B Harfi ile başlayan bulmaca kelimelerinin anlamları
| Yazar |
Mesaj |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
Bir nokta etrafında toplanmış olan şey: DERİŞİK
Bir noktadan bütün çevrenin görünüşü, engin görünüş: PANORAMA
Bir noktanın uzaydaki yerini bulmaya yarayan ana çizgilerden yatay olanı, koordinat: APSİS
Bir noktanın, seçilen bir karşılaştırma yüzeyine göre yükseltisi: KOT
Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi: ALIN
Bir oda veya mekana açılan,duvar ya da çitle çevrili girinti: ALKOV
Bir odada yataklık koymak için yapılmış bucak: ALKOV
Bir odanın tüm tabanını kaplamakta kullanılan genellikle kısa havlı ya da tüyleri bukleli halı: MOKET
Bir odun parçasının kabasını almak ve doğrama haline getirmek için kullanılan bir tür rende: KARGIN
Bir öğretinin yandaşlarının bütünü: KABALA
Bir öğretmenin, aynısını yazmaları için öğrencilerine verdiği yazı örneği: MEŞK
Bir okçuluk sporu: KEMANKEŞLİK
Bir okula gitmeden kendi kendini yetiştiren: OTODİDAKT
Bir öküz cinsi.HODUL
Bir olay üzerine toplanan insanlar topluluğu: GÜLLETO
Bir olay, özellikle de doğum nedeniyle düzenlenen gök haritası: HOROSKOP
Bir olayı semboller yoluyla anlatmak: ALEGORİ
Bir olayı, bir işlemi başlangıçtaki durumuna ve konumuna getiren süreçlerin tümü: DÖNGÜ
Bir olayı, seyircilerle çevrili, yuvarlak bir alanda gösteren oyun türü: ORTAOYUNU
Bir olayın başlangıcı: MUKADDİME
Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem: BEYYİNE
Bir olayın hemen sonrası: AKAB
Bir olayın kendi nedenleri üzerindeki tepkisi: KAYITIM
Bir olayın,niceliğin çeşitli durumlarını göstermek için verilen çizimlerle gösterilmesi: GRAF
Bir ölçeğin dörtte biri: MUCUR
Bir ölçü birimi: KOD
Bir ölçü biriminin önüne getirildiğinde bu birimi binle bölen önek: MİLİ
Bir ölçü uzunluğunda susma: DURAK
Bir ölünü ayak ucuna yerleştirilen ve üzerinde kokular yakılan küçük sunak: ACERRA
Bir omurun alttaki omura oranla arkaya kayması: RETROLİSTEZİS
Bir önceki gün: ÖNGÜN
Bir önceki yıl iyi bakım yapılmış tarla: FELHAN
Bir önceki: BILDIRKİ
Bir önermenin doğruluğunu ispat etmek için karşıt önermenin saçmalığını göstermeye dayanan akıl yürütme: APAGOJİ
Bir önermeyi başka bir önermeyle tanıtlamak yoluyla yapılan sofizm, üstü örtülü bir tür kısırdöngü: DİYALEL
Bir önermeyi tanıtlamak için gösterilen ve daha önce doğru diye kabul edilen başka önerme, belgit: HÜCCET
Bir optik alette gözün önünde yer alan mercek dizgesi: OKÜLER
Bir orak türü: KOSA
Bir ördek cinsi: BADEM KARGA-ALMABAŞ
Bir organ veya vücut kısmının bir bölümünün veya tamamının çıkartılması: REZEKSİYON
Bir organ ya da bezin, görev gören dokusu: PARANKİM
Bir organ ya da dokunun organizmadaki sınırları belli bir maddeden arındırma yetisini belirleyen kat sayı: KLİRENS
Bir organ ya da dokunun yapı ve işlevinde hastalık belirtisi niteliğinde herhangi bir değişikliği belirten genel terim: LEZYON
Bir organ ya da organizma kesitinin röntgenle filmini çekme yöntemi: TOMOGRAFİ
Bir organda, bir atardamarın kan pıhtısı sonucu doku ölümü: ENFARKTÜS
Bir organı kesip çıkarma: AMPÜTASYON
Bir organı normal yada patolojik bağlantılardan kurtarma manevrası: MOBİLİZASYON
Bir organı su vererek yıkayıp temizleme: LAVAJ
Bir organik maddede bulunan azotun gaz oylumunu ayarlamaya yarayan aygıt: AZOTOMETRE
Bir organıkesip çıkarma: AMPÜTASYON
Bir organın başka bir organ ile tek bir organ teşkil edecek şekilde bileşik oluşunu belirten sıfat: ADNAT
Bir organın doğuştan yokluğu: AGANEZİ
Bir organın duruş anormalliği: DİSTOPİ
Bir organın normal konumda değil arkaya doğru eğik durumda olması: RETROVERSİ
Bir organın ya da vücut bölümünün havayla şişmesi: AMFİZEM
Bir organın yuvarlak ve birbirinden ayrılmış parçalarından her biri: LOP
Bir organizma tarafından meydana getirilmiş toksik maddeler: ZOOTOKSİN
Bir organizmanın çevre koşullarında gösterdiği değişiklik: FENOTİP
Bir organizmanın kalıtsal yapısı, soyyapı: GENOTİP-JENOTİP
Bir organizmanın karın kısmı: VENTRAL
Bir organizmanın uyarıya karşı reaksiyon gösteren vücut kısmı: EFEKTÖR
Bir organizmanın yaşadığı ve geliştiği yer: HABİTAT
Bir organizmanın, şartlandığı durumlara benzeyen durumlara da benzer tepkiler göstermesi: GENELLEME
Bir örgütün, bir kurumun içine sızan gizli ajan: KÖSTEBEK
Bir orkide türü: ADA
Bir orman ağacı: SEKOYA
Bir örneğe göre davranma, uyma, benzemeye çalışma: İMTİSAL
Bir örneğin çoğaltılmasıyla meydana getirilen yazılı şeylerden her biri: NÜSH
Bir örnek doğrultusunda hareket etme, ona uyma: İMTİSAL
Bir Orta Afrika ülkesi: BURUNDİ
Bir Orta Amerika ülkesinin başkenti: TEGUCİGALPA
Bir orta çağ evinde oturanların birlikte yaşadıkları, yiyip içtikleri, yattıkları ortak oda: HOL
Bir orta oyunu tipi: ZUHURİ
Bir orta salon ve ondan daha alçak iki ya da dört yan salondan oluşan Bizans kilisesi: BAZİLİKA
Bir örümcek türü: BÖ
Bir ot ve bu otun öğütülmesiyle elde edilen tozdan yapılan bir çeşit tutkal: ÇİRİŞ
Bir otomatik silahın atış sonuçlarını kaydetmeye yarayan araç: SİNEMİTRALYÖZ
Bir öyküde, şiirde asıl olaya karışan ikincil olay: EPİZOD
Bir oyuÄŸa bir yuvaya yerleÅŸtirilmiÅŸ tesisat: ANKASTRE
Bir oyun türü: MANKALA
Bir oyun ya da filmde aniden yaratılan komik durumlar: GAG
Bir oyuncunun yerine oynayabilecek başka oyuncu: DUBLÖR
Bir oyunda, bir filmde dinlenme süresi, ara: ANTRAKT
Bir oyunda, kişilerden birinin kendi kendine yaptığı konuşma: MONOLOG
Bir özel kişi, bir işletme, bir yatırım ortaklığı ya da bir bankanın elinde bulunan menkul değerlerin tümü: PORTFÖY
Bir özelliğin yaradılıştan, doğuştan gelmsi: HİLKİYET
Bir palmiye türü: DUM
Bir pancar hastalığı: KARABACAK
Bir paragraf sonunda yarım kalmış satır: DUL
Bir parazitten ileri gelen deri ve asalak hastalığı: PARAZİTOZ
Bir parça üzerine paralel çizgiler çizmek için kullanılan alet: MİHENGİR
Bir parça ya da, bir lokma yiyecek: DIKIM
Bir parçanın kenar ayrıtını kırarak elde edilen eğik yüzey: PAH
Bir parti ya da örgüt içindeki farklı görüşlerin ideolojik düzeyde kimlik kazanması sonucu ortaya çıkan guruplardan her biri: FRAKSİYON
Bir pasta cinsi: ROKOKO
Bir patlama sonucu, derinlemesine yayılan dalgaların incelenmesi yoluyla (yeryüzü katmanlarındaki madenleri) araştırma yöntemi: JEOSİSİMİK
Bir perdah takımını taşıyan, döndüren veya hareket ettiren silindirik kol: KATER
Bir perdenin dekor değişikliğiyle belirlenen alt bölümü: YABLO
Bir petrol lambası: LÜKS
Bir petrol ölçü birimi: VARİL
Bir petrol yatağını örten geçirimsiz oluşuk: ÖRTÜ
Bir peygamber: HUD
Bir peygamberin tebliÄŸ ettiÄŸi dine ve kitaba iman eden cemaat: BERÅžAN
Bir peygamberin, vahiy gelmeden önce, ileride peygamber olacağını gösteren, buna delil olan olağanüstü olaylara verilen ad: İRHASAT
Bir peynir türü: ÇEÇİL
Bir pikap, bir yükselteç ve ayrılabilir bir veya bir çok hoparlörden oluşan ve bir plak üzerine kaydedilmiş sesleri oluşturmaya yarayan birleşik bütün: ELEKTROFON
Bir pırasa cinsi: KEYLEKAN
Bir plakanın değişik nitrik asit etkisinde bırakılmasıyla elde edilen baskı: OFORT
Bir poliçenin arkasına yazılan havale emri: ORDİNO
Bir poliçenin, müracaat alacaklısının, yeni bir poliçe düzenleyerek müracaat borçlularına başvurması durumu: RETRET
Bir poliester kumaÅŸ tipi: POLAR
Bir Polonya votkası: JARZEBİAK
Bir Polonya yemeği: BİGOS
Bir polyester kumaÅŸ tipi: KANTARA-POLAR
Bir portakal çeşidi: NAVEL
Bir posta servisi aracılığıyla nakledilen mektup veya paket: POSTA
Bir prensin iç hizmetleriyle ilgili bütün görevleri yüklenen saray subayı: ŞAMBELLAN
Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi: ALMA
Bir projenin sonuçlarının değerlendirildiği toplantı, kongre: ÇALIŞTAY
Bir pullukta oklu demiri birleÅŸtiren iki direkten her biri: PAYANDA
Bir radyo elektrik bağlantısı kurmaya olanak veren en yüksek frekansın uluslar arası adı: MUF
Bir ravent türü: IŞKIN
Bir reçine veren burseraceace ailesinden çeşitli ağaçların cins adı: İCİCA
Bir reklam kampanyasının halkın dikkatini çekmek ve canlı tutmak için bilmece biçiminde sorulan ilk evresi: TEASER
Bir renge onu daha açık yapmak için beyaz eklendiğinde ortaya çıkan renk: TINT
Bir rengin en açığından en koyusuna kadar olan dereceleri: VALÖR
Bir rengin koyuluk ve açıklık dercesi: TON
Bir renkten başka bir renge geçiş sırasında meydana gelen renk geçişi: DEGRADE
Bir resim, desen ya da alçak kabartmada, bazı nesne ve figür boyutlarının, perspektifin etkisiyle kısalması: RAKURSİ
Bir resmi yapma süreci içinde gerçekleştirilen değişiklik: PENTİMENTO
Bir resmi, sulandırılmış çini mürekkebi veya bir başka boya ile boyama tarzı: LAVİ
Bir resmin bütün noktalarının eşit, koşut ve yöndeş yollar çizmesiyle beliren davranış: ÖTELEME
Bir resmin yapısına uygun olarak yapıştırılan çeşitli kağıtlar, fotoğraflar ya da kumaş gibi gereçlerle yapılan düzenleme: KOLAJ
Bir ribana tipi: KAÅžKORSE
Bir roman veya öyküde ikinci derecede bir olay: EPİZOT
Bir ruhun, bir bedenle ilişki halinde olması, onu bir süreliğine hakimiyeti altına alması: POSESYON
Bir rüzgâr türü: DIRAMUDANA
Bir sözün fonetik veya morfolojik yapısında yapılan değişiklik: BARBARİZM
Bir saç şekli: ALABROS
Bir saçak silmesini ya da bir çıkmayı destekleyen bir çeşit konsol: ANKOR
Bir saçaklığı, bir balkonu, bir merdiveni taşıyan erkek vücudu biçiminde erkek sütun: ATLANT
Bir sahadaki bilgileri veya bütün bilgileri sistemli veya alfabetik bir şekilde sıralayan eser: ANSİKLOPEDİ
Bir şahin türü: ATAĞ-ATAK-BEYGU-ÇAPLAN
Bir sahne oyununda sonucu hazırlayan vaka yada bir roman veya piyes kahramanının durumunda meydana gelen ani değişim: PERİPESİ
Bir sahne yapıtındaki ana bölümlerin alt kesimleri: TABLO
Bir sahnenin anlaşılmasını sağlayacak bir ayrıntıyı değerlendirmeye yarayan plan: İNSERT
Bir Sahra ülkesi: ÇAD
Bir şaire yazdığı methiye karşılığı verilen para: SİLLE
Bir şairin şiirine başka bir şair tarafından aynı şekil, vezin, kafiye ve redifle yazılan şiir: NAZİRE
Bir şairin, başka bir şairin şiirini biraz değiştirerek sahiplenmesi: İLMAM
Bir şairin, bir mısra veya bir beytin bir başka şairce kullanılması: TAZMİN
Bir salgı bezi dokusunda,o doku aleyhine gelişen tehlikesiz ur: ADENOM
Bir salgı veya lenf bezinin cerrahi olarak çıkarılması: ADENEKTOMİ
Bir salgının yokluğu: AKRİNİ
Bir salkımı oluşturan küçük salkımlardan her biri: ŞINGIL
Bir sanat eserinde uydurularak bulunmuş şey: FİKSİYON
Bir sanat kolunda, bilim dallarında yada teknik alanlarda özel olarak kullanılan terimlerin tümü: TERMİNOLOJİ
Bir sanat veya bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi: KILGI
Bir sanat yapıtında işlenen konu: TEMA
Bir sanat yapıtının "güzel olan" yanını belirten sözcük: TOKALON
Bir sanat yapıtının çizilerek ya da boyanarak yapılmış kopyası: RÖLÖVE
Bir sanat yapıtının ilk taslağı: EBOŞ
Bir sanat yapıtının kopyası ya da taklidi: RÖPRODÜKSİYON
Bir sanat yapıtının taklidi: PASTİŞ
Bir sanat yapıtının ya da yazılı bir metnin taklidi: KOPYA
Bir sanatçının tüm eserleri: OEUVRE
Bir sanatçının, belli bir yüzde karşılığında, çalışma izlencelerini ve anlaşmalarını düzenleyen kimse: EMPREZARYO
Bir sanatçının, bir okulun veya bir dönemin yapıtlarını toplu bir biçimde sunan resim sergisi: RETROSPEKTİF
Bir sanatın ilk kurucusu: PİR
Bir sanatın, bir üslubun oluşum aşamasını niteleyen sözcük: ARKAİK
Bir sanayi ya da ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü: POSTA
Bir sancağın direk veya rüzgar üstü tarafındaki yakasındaki takviye edilmesi için geçirilen beyaz renkli şerit: UÇKURLUK
Bir sanığın kendisini suçun işlendiği anda başka bir yerde bulunduğu şeklindeki savunması: ALİBİ
Bir saniyede 1000 titreşimi olan elektromanyetik dalga boyu ölçüsü birimi: KİLOHERTZ
Bir sanrı duygusu: ESTEZİ
Bir sap iplik, kol gerilişiyle kirmene sarılacak yün: SİÜM
Bir sara nöbeti tipi: PETİTMAL
Bir şarabın ahengi veya ağızda bıraktığı his: DOKU
Bir şarabın damakta bıraktığı dolgunluk hissi: GÖVDE
Bir şarabın özelliklerinin değerlendırilmesi, olumlu yönleri ya da kusurlarını saptamak amacıyla yapılan tadım işlemi: DEGÜSTASYON
Bir ÅŸarap cinsi: ROE
Bir şarap kadehinde kalan son damlaları madeni bir leğene dökerek çıkan sesi aşk konusunda tanrısal bir kehanet olarak yorumlamaya dayanan oyun: KOTTABOS
Bir saten çeşidi: SİRESATEN-SİRE
Bir satıcıveya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılan anlaşma: ABONMAN
Bir satıh üzerine düşen ışının, yansıyan ışına göre oranı: ALBEDO
Bir satranç oyuncusunun tek başına birçok oyuncuya karşı aynı anda oynadığı parti: SİMÜLTANE
Bir savaş uçağı tipi: MİG
Bir savaşı yönetme sanatı: OPERATİF
Bir sayfada sözcük aralarındaki boşlukların alt alta gelmesiyle ortaya çıkan duvar çatlağı gibi beyazlık: LEZARD
Bir sayının logaritmasının ondalık bölümü: MANTİS
Bir sebze yemeği: ÇITMA
Bir seçimde adaylardan hiç birinin geçerli oyu sağlayamaması nedeniyle seçimin sonuçsuz kalması: BALOTAJ
Bir şehirde mahrumiyet içerisinde yaşayan azınlık mahallesi: GETTO
Bir şehrin avukatlarının toplandığı meslek kuruluşu: BARO
Bir şehrin güzellerini ve güzelliklerini konu edinen eserlere verilen ad: ŞEHRENGİZ
Bir şehrin herhangi bir azınlıkça yerleşilen bölümü: GETTO
Bir şehrin koruyucu tanrısının heykeli: PALLADİON
Bir şehrin ortası, merkezi: BITANE
Bir şehrin sarayı, başlıca yapısı: KASBA
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:22 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Bir şehrin su işlerine bakan kimse: MİRAB
Bir şehrin yakın çevresinde bulunan mahalle ve yerleşme yerleri: BANLİYÖ
Bir semeri, bir bumbayı bir taraftan diğer tarafa döndürme: DİRİSA
Bir senedi ciro eden kimse: CİRANTA
Bir seramik pişirme yöntemi: RAKU
Bir sergide ve fuarda malların sergilendiği yer: STATNT
Bir şerit gibi uzunlamasına gelişen bezemelere verlen ad: FRİZ
Bir sesin bozulması veya bozuk çıkması: SÖLOSTOMİ
Bir sesin yalımıyla oluşan şiddet, vuru, ton gibi değişiklikleri düzenlemeye yarayan aygıt: MODÜLATÖR
Bir sesin yarım ses kalınlaşacağını belirten nota işareti: BEMOL
Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti: DİYEZ
Bir sesin yayımında meydana gelen şiddet, vurgu, ton değişimlerinden her biri: MODÜLASYON
Bir ÅŸey getiren kimse: ARENDE
Bir şey için uygun durum, fırsat: PUNT
Bir şey sayılırken birim olarak alınan sayıya gelince söylenen uyarma sözü: DALYA
Bir şey üzerindeki gerekli bilgi, kavram: NOSYON
Bir şey üzerine çökmüş toz: GABERE
Bir şey yapabilmek için ele geçen zaman ya da elverişli durum: OĞUR
Bir şeydan kopan küçük parça: NAPİSKAL
Bir şeyde bükülmekten ötürü oluşan çizgi: VATKI
Bir ÅŸeyde gizli olan derin anlam: BELAGAT
Bir şeyden dönme: MAHİS
Bir şeyden duyulan sevinç: HAZ
Bir şeyden huylanıp geri giden at: HARIN
Bir şeyden kalan kötü iz: ŞAİBE
Bir şeyden korkmak, ürkmek, çekinmek: OCUMAK
Bir şeyden kurtulmuş, bir şeyin uzağında: VARESTE
Bir şeye aşırı düşkünlük gösterme, kapılma: İNHİMAK
Bir şeye bakarak aynısını yazma: İSTİNSAH
Bir şeye dayanan: MÜSTENİT
Bir şeye doğru gitme, yaklaşma: ADİRE
Bir ÅŸeye el ile vurmak: FATV
Bir şeye elektrik akımı uygulamak veya elektrik potansiyalini ölçmek için kullanılan metal iletkenin ortak adı: ELEKTROD
Bir şeye göz ucu ile bakmak: LAHZ
Bir şeye inanarak bağlanış: AKİDE
Bir şeye karşı aşırı ilgi duymak: ENEZİMEK
Bir şeye uygun, layık, yaraşır, değer: ŞAYAN
Bir şeye ya da bir kimseye bağlama, mal etme: İZAFE
Bir şeye yalnız bir noktada değen: TANJANT
Bir şeyi anlatmak için ona benzetilen başka bir şeyin adını kullanma: İSTİARE
Bir şeyi atlamak istediğini söyleyerek dikkati ona çekmek, bu yolla onu vurgulamak: PARALİBSE
Bir şeyi ayrıntılarıyla anlatma, açıklama: TAFSİL
Bir şeyi başka bir biçime çevirme: İFRAĞ
Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma: HALT
Bir şeyi belirli bir zaman için kiralama: MUHAYENE
Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik: ŞİAR
Bir şeyi bir kimseye bir şeye ya da bir nedene bağlama: İZAFE
Bir şeyi bir yerden bir yere götürüp getirmeye yarayan halat: VARAGELE
Bir şeyi bir yere ulaştırma: İSAL
Bir şeyi bulmak için konan işaret: SİNAGUŞ
Bir şeyi bulunduğu yerden yukarı çıkarma: ISAD
Bir şeyi çekmek için kullanılan araç: GEGEK
Bir şeyi çok sıkı istif etme: ISKARÇA
Bir şeyi değiştirme, başkalaştırma, aslından saptırma: TAĞYİR
Bir şeyi desteklemek ya da çürütmek için ileri sürülen neden, tanıt: ARGÜMAN
Bir şeyi düşünmemesi için desteklemek anlamında yerel sözcük: TİREMEK
Bir şeyi duvara vidalamak için kullanılan plastik: DÜBEL
Bir şeyi edinme isteği: İMREN
Bir ÅŸeyi elden verme: MUATAT
Bir şeyi elle sıvazlama: MESH
Bir şeyi elle tutma, dokunarak hissetme: LEMİS
Bir şeyi eritme: İZABE
Bir şeyi ezmek için kullanılan pres: CENDERE
Bir şeyi ifade etmek için kullanılan klasikleşmiş sözler: MAZMUN
Bir ÅŸeyi iki misli yapma: IZAF
Bir şeyi ilk olarak ortaya atıp düzenleme: İNİSİYATİF
Bir şeyi kesin olarak bilme: İKAN
Bir şeyi kiraya veren: ACİR-MÜKRİ
Bir şeyi kötü ve iğrenç bulma, iğrenme: KERAHET
Bir şeyi kutlamak amacıyla düzenlenen eğlence: PARTİ
Bir şeyi olan, elinde bulunduran, taşıyan: HAİZ
Bir şeyi örtme, gizleme: SETİR
Bir şeyi sıkmak, ezmek gibi işlerde kullanılan mekanizma: CENDERE
Bir şeyi sımsıkı tutma: İTİSAM
Bir şeyi tam kesmeyip ilişik bırakmak: FASM
Bir şeyi tazmin eden: ZAMİN
Bir şeyi temsil eden şey, örnek, model: MOSTRA
Bir şeyi toptan ve götürü alma: KABAL
Bir şeyi ufalayarak küçük parçalar haline getirme: İFTİZAH
Bir şeyi unutmamak için parmağa bağlanan iplik: RETİME
Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilave: BADAK
Bir şeyi yapmaktan vazgeçmek: KAYITMAK
Bir şeyi yapmaya kararlı olma: CEHT
Bir şeyi yapmayı önceden düşünmüş olma, niyet: YASAN
Bir şeyi yaratan, ortaya koyan kimse: KREATÖR
Bir şeyi yerden çekip götürmeye yarayan aet: VARAGELE-VARGELE
Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse: BEYİN
Bir şeyi zihinde biçimlendirme ve kurma: TASARIM
Bir şeyi zorla yerinden ayırma, çekip koparma: İNTİZA
Bir şeyi, bir durumu olduğundan farklı göstermek amacıyla hazırlanan düzen: MİZANSEN
Bir şeyi, bir yerden bir yere çekerek getirip götürmeye yarayan halat: VARAGELE
Bir şeyi, tek bir işe ya da kimseye özgü kılma: KAPAL
Bir şeyin açık, ortada olma durumu: ALENİYET
Bir şeyin alındığı yer, kaynak: MEHAZ
Bir şeyin aslını bozma: TAHRİFAT
Bir şeyin ayrıntılarına girmeden ana çizgilerini belirten: KABATASLAK
Bir şeyin balmumu, alçı gibi maddeyle kalıbını çıkarmak için yapılan işlemlerin tümü: MULAJ
Bir şeyin başından ayrılmayan, onunla oynayan: ŞERGÜL
Bir şeyin başka bir şey üzerinde yarattığı etki: AKİS
Bir şeyin bir taraftan diğer tarfa aktarılması: LİMBO
Bir şeyin bütününe ait olan: ENTEGRAL
Bir şeyin çevresine veya kenarına uzunluğuna eklenen dar kenarlık: PERVAZ
Bir şeyin çıkardığı sese benzer seslerle yapılan sözcük: ONOMATOPE
Bir şeyin çıktığı yer: KAYNAK
Bir şeyin denetlendiğini yada görüldüğünü belirtmek için işaretleme, işaret koyma: PUANTAJ
Bir şeyin dışardan görünüşü, dışyüz, görünüm: ZEVAHİR
Bir şeyin dışında kalan şeylerin tümü: MASİVA
Bir şeyin doğasını ya da niteliğini bozmak: DENŞİRMEK
Bir şeyin doğduğu yer: MEŞİME
Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan işaret: SAH
Bir şeyin doğru olduğunu kanıtlayan şey, ölçüt: MISDAK
Bir şeyin doğruluğunu belgeleme: TEVSİK
Bir şeyin doğruluğunu göstermek için yapılan işaret: SAH
Bir şeyin doğup geliştiği yer: BEŞİK
Bir şeyin eğilip ikiye bükülmesi: DEFA
Bir şeyin eksikliğini gidermek için eklenen şey: TETİMME
Bir şeyin elden ele geçmesi: ALAVERE
Bir şeyin en elverişli durumu: OPTİMUM
Bir şeyin en güçlü ve sağlam yönü: RÜKÜN
Bir şeyin en üstteki bölümü: TEPE
Bir şeyin en yüksek ve sivri noktası: DİN
Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil: ERİM
Bir şeyin eşit parçalara bölünebilen ve ölçülebilir olan yanları: NİCELİK
Bir şeyin etrafında döndüğü nokta: MEDAR
Bir şeyin etrafını bir defa koşma: ŞAVT
Bir şeyin fiyatı, bedel: MALİYET
Bir şeyin fiyatını indirme, ucuzlatma: İRHAS
Bir şeyin geçmişi: SİBAK
Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep, bahane: MAHNA
Bir şeyin gereğinde kullanılmak için elde bulundurulan eşi ya da benzeri: YEDEK
Bir şeyin içeriğini oluşturan şeylerin tümü: KAPSAM
Bir şeyin içinde var olan: MÜNDEMİÇ
Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk: YUVA
Bir şeyin içindeki öz, lup: EVİN-NÜVE-LÜP
Bir şeyin içine doldurulan şey: İÇİRİK
Bir şeyin içyüzünü araştırma, aslını tetkik etme: FAHS
Bir şeyin ilk çıkış yeri: MEMBA
Bir şeyin kalıbını alarak yapılan kopyası: MULAJ
Bir ÅŸeyin kalitesini garanti eden iÅŸaret: LABEL
Bir şeyin kenarı: UÇ
Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılan süs: TIRTIL
Bir şeyin kenarına veya etrafına kazılmış çukur, hendek: KENDE
Bir şeyin kenarını koruyan, süsleyen veya sınırını belirleyen çerçeve: BORDÜR
Bir şeyin kıymetli ve saflık derecesini gösteren alet: MİYAR
Bir şeyin köşeden köşeye yapılan kesimi: VEREV
Bir ÅŸeyin meydana gelmesine sebeb olan temel esaslar: ANASIR
Bir şeyin miktarını arttırma: İBLAĞ
Bir şeyin niteliği üzerine edinilen özel kanı: NOT
Bir şeyin öbür yüzü: ART-MAYE
Bir şeyin öğelerini ters çevirme: EVİRTİM
Bir şeyin ölçüsü,kalitesi,değeri: GRAD-GRADO
Bir şeyin olmasına neden olan kişi: MÜSEBBİP
Bir şeyin ön tarafı: ALNAÇ
Bir şeyin öncesi, geçmişi: MAKABİL
Bir şeyin ortası, orta: NAF
Bir şeyin ortaya çıktığı göründüğü yer veya kimse: MAZHAR
Bir şeyin oyuk durumda bulunan iç bölümü: KOVUK
Bir şeyin özü, aslı: MAYE-NÜVE
Bir şeyin özünü oluşturan ana öğe: ESAS
Bir şeyin parçaları arasındaki uygunluk: LORANT
Bir şeyin sayılabilen ölçülebilen ya da azalıp çoğalabilen durumu: NİCELİK-KEMİYET
Bir şeyin son durumu: HATİME
Bir şeyin sonu: UHRİ
Bir şeyin üst üste katlanmaya elverişli bölümü: KÖRÜK
Bir şeyin üstü, üst bölümü: SIRT
Bir şeyin varlığını kaldırma: İLGA
Bir şeyin yansıdığı yer: MAKES
Bir şeyin yarısı: ŞAK
Bir şeyin yere yakın olan alt kısmı: AŞAĞI
Bir ÅŸeyin yerine baÅŸka bir ÅŸeyi koymak, ikame etmek: ORNATMAK
Bir şeyin yokluğunu hissetme: ARAMİ
Bir şeyin zahmetini,sıkıntısını çekme: MUANAT
Bir şeyin zıddı, aksi: AFŞAR
Bir şeyin, bir yerin merkezi: ÖZEK
Bir şeyler koymak için kullanılan duvardaki oyuk bir nevi dolap: GÖSCÜK
Bir sıfatı aşırı ölçüde şiddetlendirmektir: İFRAT
Bir sigorta şirketinin üstlendiği risklerden başka şirketlere devretmeyip üzerinde tuttuğu kısım: KONSERVASYON
Bir sigortanın bir başka sigortaya teminatı, mükerrer sigorta: REASÜRANS
Bir şiir üzerine bestelenmiş müzik eseri: LİED
Bir şiirde sözcük başındaki ünsüzlerin yinelenmesine dayanan ahenk: ALİTERASYON
Bir şiirde, hikayede, romanda ana konuya bağlı ikinci derecede olay, ek: EPİZOD
Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bent: BAĞLAM
Bir şiiri topluluk önünde yüksek sesle ve gerektiği biçimde okuma: İNŞAT
Bir şiirin bazı mısraları, bölümleri veya bir mısranın bazı sözcüklerin değişik dillerde yazılması: MÜLEMMA
Bir şiirin bir mısraını veya mısralarının bir kısmını başka dilden söyleme sanatı: TELMİ
Bir sıkımlık köfte: LÜLÜK
Bir sinema filmini televizyonda göstermeye yarayan cihaz: TELESİNEMA
Bir sinir hastalığı: SARA
Bir sinir hücresinin alınan sinir uyarılarını hücre dışına taşıyan uzantısı: AKSON
Bir sinir kesme ameliyatından sonra sinir hücrelerinin uzantılarında görülen değişiklik: MONİLİZASYON
Bir sinir lifini uyarmak için anında devreye giren bir doğru elektrik akımının sahip olması gereken en düşük şiddet değeri: REOBAZ
Bir sınırdan geçebilmek için verilen yazılı izin: LESEPASE
Bir siniri oluÅŸturan uzun liflerin her biri: AKSON
Bir sinirin duyu dallarının dağılım alanına uyan ağrılı durumları gösteren terim: NEVRALJİ
Bir siparişe ait renk örnekler: KARTELA
Bir sıra halinde giden kuş sürüsü: EBABİL
Bir sıra sütunla çevrili tapınak: PERİBTEROS
Bir şirketi veya tahvili değerlendirmek amacıyla yapılan incelemenin ve çözümleme araçlarının tümü: RATİNK
Bir şirketin ani batışı: KRAK
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:23 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Bir sırrı ve bilgiyi saklama: İKTİTAM
Bir sistemin çeşitli özellikleri arasındaki karşılıklı etkiye verilen ad: KUPLAJ
Bir sıvı akıntısının hızını ölçmeye yarayan alet: RÖMAMETRE
Bir sıvını, bir çözeltinin ya da katı bir cismin çok küçük ve ince parçacıklarının havada ya da gaz içinde dağılması ya da asılması: AEROSOL
Bir sıvının dibine çöken tortu: LAY
Bir sıvının içinde bulunduğu kapla temas ettiği yerde görülen yüzey eğriliği: MENİSK
Bir sıvının içindeki alkol derecesi: GRADO
Bir sıvıyı gaz biçiminde püskürten aygıt: ATAMİZATÖR
Bir siyasa gereği oluşturulan Mısır-Yunan tek tanrısı: ŞERAPİS
Bir soda tipi: TONİK
Bir şogunun doğrudan vasallığı altına giren samuray: HATAMOTO
Bir solukta çıkarılan ses veya ses birliği: HECE
Bir sonuç çıkartma yolu: ANALOJİ
Bir sonuca katkıda bulunan her şey: ETKEN
Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılan iş: TUR
Bir sorunda çözüme varmanın olanaksızlığı durumu, çıkış yolunun olmayışı: APORİA
Bir sorunu çözmek için belirlenmiş kurallar veya işlemler: ALGORİTMA
Bir sorunu ele alış, ona bakış biçimi: YAKLAŞIM
Bir sorunun çözümünü bulmaya yönelik felsefe yöntemi: ZETETİK
Bir soruşturma veya mahkeme tutanağı özeti: FEZLEKE
Bir söylemde yer alan ek açıklama: ARASÖZ
Bir söz veya fıkrayı olduğu gibi veya kısaltarak alma: İKTİBAS
Bir söz yada düşüncede direnen: MUSİR
Bir sözcüğün alışılmış anlamı dışında kalan bir anlamda kullanılması: METAFOR
Bir sözcüğün fonetik ya da morfolojik yapısında yapılan yanlışlık: BARBARİZM
Bir sözcüğün yerine başkasını kullanma biçiminde görülen konuşma bozukluğu, söz karışıklığı: PARAFAZİ
Bir sözcük içindeki birbirini izleyen iki sesin yer değiştirmesi, göçüşme: METATEZ
Bir sözcük ya da adın baş harfi: İNİSİYAL
Bir sözcükte harflerin yerlerini değiştirerek yeni bir sözcük çıkartma,anagram: EVİRMECE
Bir sözcükteki harflerin yerini değiştirerek elde edilen yeni sözcük: ANAGRAM
Bir sözleşme yapılırken taraflardan birinin ötekini aşırı bir biçimde sömürmesi: GABİN
Bir sözlü ya da yazılı eserde anlatılanların hikmetli bir sözle son bulması: EPİFONEM
Bir sözün fonetik veya morfolojik yapısında yapılan büyük yanlışlık: BARBARİZM
Bir spor takımının gözde oyuncusu: AS
Bir su altı aracı: BATİSKAF
Bir su bendinde, çarpan dalgaların yüksekliğini arttıracak şekilde rüzgarın etkileyebileceği maksimum uzunluk: FETEYAN
Bir su kuÅŸu: YUÄžAK
Bir su veya bataklık bitkisi türü: ROTALA
Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü aynı biçimde uyguluyarak cezalandırma: KISAS
Bir sümbül çeşidi: NARDİN
Bir süre sonra: BİMAFİR
Bir süre sürülmeyerek boş bırakılmış tarla: GEN
Bir süs bitkisi: ŞAKAYIK-KATALPA-SÜSEN
Bir süs köpeği ırkı: PİNŞER
Bir süs taşı: AMETİST -AKİK
Bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı: AKASYA
Bir sütun gövdesinin taban ve başlıkla birleşme yerlerine yapılan yarım oluk silme: APOFİZ
Bir sütunun, bir direğin tepeliği: BAŞLIK
Bir taahhüt sırasında yatırılan güvence veya bağlanma parası: DEPOZİT
Bir tabanca türü: PİŞTOV
Bir tabloda, üstüne başka boya katları sürülen ilk boya katı: FON
Bir tablonun aslına uygun baskı kopyası: RÖPRODÜKSİYON
Bir tablonun çerçevesine veya kenarlarına yapılan süs: KARTELA
Bir tahıl ölçeği: TENEKE
Bir taht,katafalk ya da yatak üzerinde yer alan kumaş ya da ahşap tavan: BALDAKEN
Bir tahta parçası üzerine tutturulmuş kösele bir üstlükten oluşan ayakkabı: SABO
Bir tahtanın üzerindeki ufak pürüzleri giderip dümdüz bir duruma getirmeye yarayan ince çelik lama: SİSTİRE
Bir takım alıştırma ve çağrışımlardan faydalanılarak belleği geliştirme yöntemi: MNEMOTEKNİ
Bir takım bitkilerden elde edilen mavi boya maddesi: TURNUSOL
Bir takının asıl süslemeye takılan mücevher, madalyon bölümü: MONTÜR
Bir takıyı kapalı tutmaya yarayan düzenek: KİTLEK
Bir takoz türü: BAT
Bir takvim türü: RUMİ
Bir tane iri inci: FERİDE
Bir tanrının elbiselerini korumakla görevli mısırlı rahibe yunanlılar tarafından verilen ad: STOLİSTES
Bir tapınağı çevreleyen sütun sırası: PERİSTASİS
Bir tapınak ya da kutsal alanın yalnız din adamlarının girmesine izin verilen bölümü: ABATON
Bir tarafa çekilip sürüklenen: MÜNCER
Bir tarafa dönme, meyletme: İNİTAF
Bir tarafa yatırma: İMALE
Bir tarafa yönelme: İNİTAF
Bir tarafı dışarıya açık olan oda: AYVAN
Bir tarafı kıllı battaniye: GEVGENE
Bir tarafı yassı, öbür tarafı sivri, iki ağızlı tarım aracı: ÇEPİN
Bir taraftan bir tarafa dönme: DİRİSA
Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvuf yollarını öğrenen kimse: MÜRİT
Bir tarikata giriş, kabul töreni: TELETE
Bir tarikatın asıl ve büyük tekkesi: ASİTANE
Bir tarikatın müritlerinin, ibadet ve ayin yaptıkları tekkelere verilen ad: ZAVİYE
Bir tarla veya alanın etrafını, tahta veya çalılarla çevirme işi: AVUL
Bir tarlanın hayvan ve diğer canlılardan korunması için yapılmış siperlik: ULAVU
Bir tarlayı dinlenmeden ekme: YÜZLEME
Bir tartışmada karşısındakini susturma: İSKAT
Bir tartışmada kelime oyunları yaparak, argümanları çarpıtarak veya düzlem dışına kayarak sözkonusu tartışmadan üstün çıkma çabası: DEMOGOJİ
Bir tartma aygıtının kaldırabildiği ağırlık miktarı: ÇEKER
Bir taş esir alındığında oluşan şekil: PONNUKİ
Bir tasarımın ön taslağı: ESKİS
Bir tasarın veya algı içeriğinin bilinçli olarak kavranması: TAMALGI
Bir tasarının gerçekleştirilmesi amacıyla alınan önlemlerin uygulanması: OPERASYON
Bir taşın yüzeyinde dal veya yaprak şeklindeki değişik renkli desenler: DENDRİT
Bir taşıtın hızını uzaktan saptamaya olanak veren düzenek: TELETAKİMETRE
Bir taşıtın kimliğini gösteren metal levha: PLAKA
Bir tavanın kirişleri arasındaki boşluk: LAKUNAR
Bir tavşan türü: TOLAY
Bir tayyör yakada, yakanın ön parçayla birleşmesiyle meydana gelen açı: ÇIT
Bir tehlikeyi belirtmek amacıyla dikilen işaret çubuğu: ÇÖTELE
Bir tek bakış: NAZRA-NAZRE
Bir tek kol veya bacağa gelen inme: MONOPLEJİ
Bir tek mikroptan meydana gelen, dış görünüşü, dayanıklılığı ve renginden tanınan mikrop grubu: KOLONİ
Bir tek söz veya kelime: LAFZA
Bir tek: VAHİT
Bir tekkede şeyhe yardım eden,vekillik yapan en yaşlı derviş ya da dede: NAKİB
Bir tekkenin şeyhi olan kimse: POSTNİŞİN
Bir telefon hattına, aralıklarla ve seri olarak indüktanslar bağlayarak hattın kapasitesini azaltma yöntemi: PUPİNLEME
Bir televizyon ekranına bağlanan mikrofon yardımıyla, ekrandaki görüntüler eşliğinde şarkı söyleme esasına dayanan oyun: KARAOKE
Bir telgraf aracı: MANİPÜLATÖR
Bir tema etrafında oluşan: TEMATİK
Bir tembih sözü: EMİ
Bir tencereden, buzdolabından, kaptan vb. yemeği ayaküstü, çoğunlukla gizli gizli yemek: SIPIRTMAK
Bir tenekelik ölçü birimi: KOD
Bir tepede çevresinin en iyi görülebildiği yüksek yer, gözetleme yeri: BAKACAK
Bir tepkimeye sebep olan ve onu hızlandıran organik madde, ferment: ENZİM
Bir termik motorla çalışan, yolcu taşıyan demiryolu taşıtı: MOTOTREN
Bir terzinin ya da modaevinin yarattığı her türlü yeni model: KREASYON
Bir testere türü: ALMAN
Bir testin öğesi ya da sorusu: İTEM
Bir tezi, görüşü veya iddiayı geçerli ya da geçersiz kılmak amacıyla ileri sürülen, kendi içinde tutarlılık gösteren çıkarım veya akıl yürütme: ARGÜMAN
Bir ticaret alanının tümünü kapsayan alışveriş işlemleri: PİYASA
Bir ticaret senedinin yenilenmesinden alınan komisyon: ACYO
Bir ticaret ya da endüstri kurumunun ticaret siciline geçirilmiş adı: FİRMA
Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü: AKTİF
Bir ticari kuruluşu tanıtan, onunla ilgili bilgi aktaran ve bu yolla kazanç sağlayan işkolu: AJANS
Bir tip kromozom mutasyonu sonucunda DNA daki bir bazın yada bazların yok olması hali: DELESYON
Bir tiyatro eserini çözülüşe götüren önemli ve son olay: KATASTROF
Bir tiyatro oyuncusunun rol gereği seyircilerin duyabileceği biçimde ama diğer oyuncular sanki duymuyormuş gibi düşünmesi yahut konuşması: APAR
Bir tiyatro oyununda oyuncuların bir defada söylediği parça: TİRAT
Bir tiyatro oyununda ya da filmde yalnızca varlığına gerek duyulan oyuncu: FİGÜRAN
Bir tiyatro oyununda, karşısındakinin sözüne gerekli karşılığı verme: REPLİK
Bir tiyatro oyununun ilk temsili: PRÖMİYER
Bir tiyatro sahnesinin önünde, ışık ve ışıldakların yerleştirildiği, izleyiciye en yakın yer: RAMP
Bir tiyatro yapısının arka yüzü: ARLEKİNO
Bir tiyatroda en üst balkon: PARADİ
Bir tiyatronun sahne önü: BEMA
Bir tomurcuğun diğer tarafında gelişen ilave tomurcuk: ACCESSORY
Bir tonaliteden öbürüne geçme: MODULATİON
Bir tonozun, kemerin ya da atkının bir duvar ya da dayanak üzerine uyguladığı yatay kuvvet: İTKİ
Bir top namlusunun iki yanına tutturulan millere verilen ad: MUYMUL-MUYLU
Bir toplantı için ulaşılması gereken yeter sayıda üyeyi belirten oran: NİSAP
Bir toplantıda bulunma karşılığı alınan para, oturum ücreti: HAKKIHUZUR
Bir toplu tabanca: NAGANT
Bir topluluğu oluşturan din ve ırk bakımından değişik kesimler: ANASİR
Bir topluluğu siyasal alanda etkilemek ve coşturmak amacıyla yapılan yoğun çalışma: AJİTASYON
Bir topluluğu yöneten kimse: BAŞ
Bir topluluğun başı: SERNAME
Bir topluluğun davranış kalıpları: ETHOS
Bir topluluğun din ve dünya düşüncelerinde inançlarında birbirlerine uygun olmaları: ÜLFET
Bir topluluğun kendisine özgü kişiliği: ETOS
Bir topluluk içinde bir kimsenin durumu ya da kazandığı saygınlık: STATÜ
Bir toplulukça, hep bir ağızdan ezgili biçimde söylenen kalıplaşmış tekbirlere, dualara verilen ad: GÜLBANK
Bir toplulukta az sayıda ve seyrek olarak bireylerin yakalandığı hastalıklara verilen ad: SPORADİK
Bir toplumda eski kuşaklardan, yeni kuşaklara geçen değerler: ÇELENEK
Bir toplumda, çöküntü, karışıklık ya da çatışma olması durumu: ANOMİ
Bir toplumun kendine özgü kişiliği: ETOS
Bir toplumun yabancı kişiler tarafından yönetilmesi: MUGTARİYET
Bir toprak çeşidi: DOYUN
Bir toprak parçasını veya arsayı parçalara ayırma, parselleme: İFRAZ
Bir toprakta biriken suların çeşitli yollarla boşaltılması: AKAÇLAMA
Bir topu raketle ya da sopayla belli bir yere atmaya dayanan oyun: POM
Bir törenin düzenlenmesini sağlayan kuralların tümü: RİTÜEL
Bir traktörün arkasına monte edilen ve zemini derince kazmaya yarayan alet: RİPER
Bir tüketim kooperatifinin yıl sonunda ortaklarına yaptığı ödeme: RİSTURN
Bir tümcedeki bir öğenin açıklayıcısı olan söz: ARASÖZ
Bir tümceyi oluşturan birimlerden her biri: ÖĞE
Bir tümün bir parçasıyla ilgili olan: TİKEL
Bir tür akışkanı,belli bir hızda devinen başka bir akışkan kütlesiyle sürükleyerek boşaltmaya yarayan aygıt: EJEKTÖR
Bir tür Amerikan kekliği: İNAMBU
Bir tür Amerikan üzümü: ELVİRA
Bir tür antilop: UREBİ-KAV
Bir tür armut çeşidi: FAGAZ
Bir tür armut şarabı: PERRY
Bir tür at arabası: LANDO-TALİKA
Bir tür av köpeği: TÜLE
Bir tür avcı kuş: ÇAYLAK
Bir tür avcı tuzağı: DOLAMIK
Bir tür başlık: KABALAK
Bir tür baykuş: YAPALAK
Bir tür bez çarşaf: ÇAR
Bir tür bıçak: DAĞA-UFLAA
Bir tür bilye oyunu: KAFAKARIŞ
Bir tür Bizans altını: PIRPIRI
Bir tür böcek: ÇATALAVRAT
Bir tür börek: KATMER
Bir tür boyama tekniği: İKAT
Bir tür büyük cep saati: PİRYOL
Bir tür çalı dikeni: KIRCAN
Bir tür çalılık: ÇIĞRALIK
Bir tür çapa: KIRGA
Bir tür çay kuşu: CÜLLÜK-KOCALAK
Bir tür Çek likörü: CARLSBERG
Bir tür ceylan derisi: NEBRİS
Bir tür cilt mantarı: TEMRE
Bir tür çitlembik ağacı ve meyvesi: DAĞDAĞAN
Bir tür çocuk oyunu: SAKLAMBAÇ
Bir tür çöl sıçanı: CIRBOĞA
Bir tür cönk: DANADİLİ
Bir tür çörek: KETE
Bir tür çuha: EN
Bir tür cüppe: BİNİŞ
Bir tür dağ ağacı: KARAKAN
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:25 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Bir tür dana ve öküz derisi: TELATİN
Bir tür Danimarka peyniri: ESROM
Bir tür deniz böceği: DENİZPELİDİ
Bir tür deri hastalığı: MANTAR
Bir tür deve olan teke ile iki hörgüçlü erkek devenin geriye melezlenmesiyle elde edilen bir deve türü: KERTELES
Bir tür devir taşımacılığı: RORO
Bir tür diken: AVUÇGEREN
Bir tür dikkat bozukluğu: HİPERPROZEKSİ
Bir tür dişbudak: KUŞDİLİ
Bir tür dokuma tezgahına ve bu tezgahta dokunan karmaşık desenli kumaşlara verilen ad: JAKAR
Bir tür dokuma: FARDA
Bir tür domino oyunu AZNİF
Bir tür düz ve ensiz kılıç: MEÇ
Bir tür eğrelti otu: ÇIPARA
Bir tür eğri budama bıçağı: TAHRA
Bir tür el matkabı: DRİL-BREYZİ
Bir tür elenmiş toprak: ÖLLÜK
Bir tür elmas iğne: PAT
Bir tür erik: BARDACIK-EŞİGARA
Bir tür erkek çorabı: ZANGAL
Bir tür erkek deve: LÖK
Bir tür eski ateşli silah: ARKEBÜZ
Bir tür esnek örgü: LASTİK
Bir tür et sosu: RAGU
Bir tür et yemeği: PATE
Bir tür ferace: ALAVURA
Bir tür fes: AZİZİYE
Bir tür fisto: BRODE
Bir tür Fransız peyniri: CAMEMBERT
Bir tür Fransız rakısı: PERNOD
Bir tür gaz lambası: FANYA
Bir tür gece kuşu: KİVİÇİ
Bir tür gotik mimari öge: GARGOYLE
Bir tür göz iltihabı: İRİTİS
Bir tür gözleme: YANIÇ
Bir tür gümüş para: DİRHEM
Bir tür hafif ve kaba ayakkabı: YEMENİ
Bir tür halı motifi: DÖNMELİ
Bir tür hamur kızartması: CIRITTA
Bir tür hamur tatlısı: LOKMA-ŞAMBABA
Bir tür hamurlu çorba: ERİŞTE
Bir tür imece: EĞRALTLIK
Bir tür ince dokunmuş, çizgili kumaş: ÇİTARİ
Bir tür ince ipek kumaş: FULAR
Bir tür ince Japon makarnası: NUMUL
Bir tür ince meşin: VAKETA
Bir tür ince ve yumuşak kuşak: MERMERŞAHİ
Bir tür İngiliz birası: ALE
Bir tür ipek kumaş: MANTİN
Bir tür iplik bükme aracı: TEŞİ
Bir tür iri hıyar: ACUR
Bir tür iri sinek: GÜVENEK
Bir tür iri, aşılı kiraz: DALBASTI
Bir tür iskambil oyunu, pişti: PASTRA-PİKET-BLUM
Bir tür işleme: KOPANAKİ
Bir tür İspanyol beyaz şarabı: MANDARİNETTO
Bir tür İtalyan peyniri: PARMESAN-RİCOTTA
Bir tür İtalyan sucuğu ve böreği: MORTODELLA
Bir tür ızgara: MANTIZ
Bir tür ızgaralı mangal: MANTIZ
Bir tür Japon seramiği: SUEKİ
Bir tür jelatin: AGARAGAR-JELOZ
Bir tür kaba ipek ipliği: SADAKOR
Bir tür kabak: TEVRİZ
Bir tür kabartmalı pamuklu kumaş: PİKE
Bir tür kağıt süslemeciliği: EBRU
Bir tür kalın ve ağır çizme: TOMAK
Bir tür kalsiyum karbonat: ARAGONİT
Bir tür karalahana yemeği: GULİYA
Bir tür katık: ABKAME
Bir tür kayak sporu: BİATLON
Bir tür kaynak makinesi: PUNTA
Bir tür keçe çadır: GEDEME
Bir tür kek: PAY
Bir tür kement: BOLA
Bir tür kemirgen hayvan: GELENİ
Bir tür kenarları saçaklı ipek, pamuk, yün gibi şeylerden yapılmış baş örtüsü: POŞU
Bir tür kene: YAVSI
Bir tür kertenkele: BABAKÖŞ-AGAMA-VARAN-YALINGÖZ
Bir tür keten patiska ya da basma: KRETON
Bir tür kilim dokuma tezgahı: MAZMAN
Bir tür kırmızı örümcek: AKARLAR
Bir tür kısa hırka: LİBADE
Bir tür kısa pantolon: ŞORT
Bir tür kıymalı pide: LAHMACUN
Bir tür koltuk: BERJER
Bir tür kömür sobası: SALAMANDRA
Bir tür koyu mavi renk: ÇİVİT
Bir tür küçük atmaca: CURA
Bir tür küçük erik: CANCUR
Bir tür küçük kazan: CUG
Bir tür küçük pasta: PAY
Bir tür küçük taneli muşmula: EZGİL
Bir tür küçük ve tatlı yaş incir: BARDACIK
Bir tür küçük, çizgili motifli kavun türü: ALABAŞ
Bir tür kudret helvası: BALSIRA-KİRPİ
Bir tür Küfi yazı: MAKİLİ
Bir tür kukla oyunu: KARÇÖR
Bir tür kukuletalı asker kaputu, yağmurluk: AVNİYE
Bir tür kumar oyunu: PASATA
Bir tür kumaş: FLANEL-DRA
Bir tür kürek: AYALEMA
Bir tür kuş: ÇEKİK-ÇAKILI
Bir tür kuzu eti yemeği: KAPAMA
Bir tür lastik ayakkabı: DERBEY
Bir tür lokum: APANDİ
Bir tür lor peyniri: İRİMÇİK
Bir tür macun: BERŞ
Bir tür mantar: AMANİTA
Bir tür mantar: CÜCÜL
Bir tür menteşe: KULLAP
Bir tür meşale: FARFARA
Bir tür meyveli sarmaşık: HEBİL
Bir tür meze: PİLAKİ
Bir tür misk faresi: KALEMİS
Bir tür muşmula: TÖNGEL
Bir tür nakış ve işleme: CİVANKAŞI
Bir tür nakış: ANAVATA
Bir tür nakış: CİVANKAŞI
Bir tür nişasta helvası: SABUNİYE
Bir tür ökçesiz ayakkabı: KALAVRA
Bir tür ot: CACIK
Bir tür oyun: CİMDALLI
Bir tür pabuç: ÇEDİK
Bir tür palmiye: AREKA
Bir tür pamuk ipliği: FİLDEKOZ
Bir tür pamuklu kumaş: PAZEN-BELEDİ-KOT-BELEDİ-KALİKO
Bir tür parlak ipekli kumaş: SİRESATEN
Bir tür patiska: HASA-EKLER
Bir tür pelerinli palto: REGLAN
Bir tür pelte: PALUZE
Bir tür pembe elmas: ROZA
Bir tür pense: KAZABURUN
Bir tür perde: STOR
Bir tür petrol lambası: LÜKS
Bir tür peynir, çökelek: ÇEKELİK
Bir tür peynir: EDAM
Bir tür peynirli mantı: PERAVU
Bir tür Polonya yemeği: BİGOS
Bir tür rende: KARGIN
Bir tür romatizma: EEZEN
Bir tür sağlam, yumuşak dana ya da öküz derisi: TELATİN
Bir tür şahin, doğan: LAÇIN
Bir tür şalvar: ELİFİ
Bir tür şapka: PAPAK
Bir tür sebze yemeği: ÇAKILDAKLI
Bir tür sedir ağacı: HAŞUR
Bir tür şeker hamuru: NUGA
Bir tür seramik çamuru: MASE
Bir tür serçe: DAĞSAR-LOKRA
Bir tür sert ipekli kumaş: TAFTA
Bir tür sert ve fazla kızarmayan domates: KAVATA
Bir tür sert, ipekli kumaş: TAFTA
Bir tür ses alma cihazı: DİKTAFON
Bir tür sıçan: FARİG
Bir tür sinirsel hastalık: SARA
Bir tür sıralaç: KALAMAZO
Bir tür sırmalı ve köstekli bıçak: AKVA
Bir tür sıvı ölçer: BARİLLON
Bir tür soğanlı süs bitkisi: AMARİLİS
Bir tür spor ceket: BLAZER
Bir tür sulu bulgur yemeği: TOPALAK
Bir tür sulu yemek: BİŞME
Bir tür sümbül: NARDİN
Bir tür suni ipekli kumaş: AMORAZA-DAMUR
Bir tür süs iğnesi: BARET
Bir tür süs kağıdı: SERPANTİN
Bir tür susamsız ve yağlı simit: AÇMA
Bir tür sütlü ot: ÇITLIK
Bir tür tabanca: NAGANT
Bir tür tafta: LUİZİN
Bir tür takoz: BAT
Bir tür taşkömürü: ANTRASİT
Bir tür tatlı su balığı: TARANGA
Bir tür tavla oyunu: KÜŞAT
Bir tür taze ve tuzsuz beyaz peynir: LOR
Bir tür terlik yada ayak giysisi: TAKUNYA
Bir tür toplu tabaca: NAGANT
Bir tür tozluk: GETR
Bir tür tuzlu peynir: ŞOR
Bir tür ufak ve hafif motosiklet: VESPA
Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit: HALKA
Bir tür üzüm: IRAZDA
Bir tür uzun Japon kemeri: OBİ
Bir tür uzun namlulu kaval top: KOLOMBORNE
Bir tür uzun paçalı şort: BERMUDA
Bir tür uzun saplı orak: KOSA
Bir tür verimli balçık: LÖS
Bir tür yaban kedisi: GAPAR
Bir tür yaban ördeği: SAKARCA
Bir tür yaban turpu: TERME
Bir tür yabani bitki: PAMPARA
Bir tür yabani erik: DEMAL
Bir tür yabani siyah üzüm: PERPİL
Bir tür yabanmersini: ENİR
Bir tür yağlı çörek: KÜLİÇE
Bir tür yağlı ve tuzlu simit: HALKA
Bir tür yağmurkuşu: KALİNİS
Bir tür yağsız ve tuzsuz peynir: TELEME
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:26 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Bir tür yapay mermer: BREŞ
Bir tür yaş incir: BARDACIK
Bir tür yastık: KIRNET
Bir tür yaylı at arabası: HİNTO
Bir tür yeşil meşe çalısı: PIRNAL
Bir tür yumuşak hasır şapka: PANAMA
Bir tür yumuşak keçi derisi: MAROKEN
Bir tür yumuşakça: OPİS
Bir tür yün örgüsü: HARAŞO
Bir tür yünlü kadife kumaş: MOKET
Bir tür yünlü kumaş: KAŞE
Bir tür zamk: KİTRE-LAK
Bir tür zararsız yılan: LANGONA
Bir tür zehirli yılan çeşidi: BATSALİ
Bir türde ya da bireyde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde ya da bireyde rastlanılmayan: ÖZE
Bir türden akımı başka türden bir akıma çeviren alet: KONVERTİSÖR
Bir turizm kuruluşunca kiralanan uçak: CARTER
Bir Türkistan sikkesi: KİPEKİ
Bir türlü sütlü yemek: AŞUDE
Bir türü Asya ve Afrika’nın tropikal bölgelerinde yaÅŸayan, 2 metre uzunluÄŸunda, kısa hortumlu bir hayvan türü: TAPİR
Bir türün iki farklı forma sahip olma durumu: DİMORFİZM
Bir türün yerine onun değişik bir biçiminin geçmesi: ORNATMA
Bir türün, bir olayın karakteristik yönünü veren: SPESİFİK
Bir tutam hamur: BEZİ
Bir tutam ot: ORUM
Bir tutum ve davranışın ortaya çıkardığı şey: ÜRÜN
Bir tuzla ürününün satıldığı bölgeler: OROS
Bir üçgende, üç yüksekliğin kesişme noktası: ORTOSANTR
Bir üçgenin tabanı dışında kalan kenarlarından her biri(mat.): SAK
Bir ucu ateşli odun: ÖKSO
Bir ucu çember biçiminde eğri, diğer ucu keskin çekiç: BARDA
Bir ucu halkalı, yassı yük örmesi: KOLAN
Bir ucu kıvrık sopalarla çayır veya buz üzerinde iki takım arasında oynanan bir top oyunu: HOKEY
Bir ucu kıyıya bağlı durumda denize uzatılıp bırakılarak kullanılan balık ağı: UZATMA
Bir ucu nargilenin şişesine bağlanan bükülebilir boru: MARPUÇ
Bir ucu sivri, ince ve uzun çubuk: ŞİŞ
Bir ucu yontularak sivriltilmiş ağaç veya demir takoz: SİĞİL
Bir ucu zeytin biçiminde şişkin, öteki ucu bazen oluklu olan, sert veya bükülebilir ince madeni çubuk: STİLE
Bir ucundan bağlı bulunduğu nokta etrafında dönen kol: MANİVELA
Bir ülkede aydınların tümüne verilen ad: ENTELİJANSİYA
Bir ülkede egemenliğin zenginlere ait olduğu siyasal yapı: PLÜTOKRASİ
Bir ülkede ekonomik alanda ihtiyaçları kendi kendine karşılamaya yönelik tutum: OTARSİ
Bir ülkede olağanüstü dönemlerde devletin ödeme süresi gelmiş borçlarını yasayla ertelemesi: MORATORYUM
Bir ülkede yetişen bitkilerin tümü: FLORA
Bir ülkede yönetime el koyan kimselerden oluşan kurul: CUNTA
Bir ülkedeki aydınların tümüne verilen ad: ENTELİJANSİYA
Bir ülkedeki halkın bütünü: KAMU
Bir ülkeden kontenjan sisteminden ithal edilecek malların çeşitlerini ve miktarlarını gösteren liste: KOTA
Bir ülkenin aydınlarının tümüne verilen ad: ENTELİJANSİYA.
Bir ülkenin iskeleleri arasında gemi işletebilme hakkı: KABOTAJ
Bir ülkenin kendi kendine yetmesi, dış ülkelere ihtiyacı olmaması: OTARŞİ
Bir ülkenin parası esas alınarak diğer iki ülke parasının bu esas alınan ülke parası karşısındaki değeri: PARİTE
Bir ülkenin yabancılarca sömürülmesine aracılık eden kimse: KOMPRADOR
Bir ülkenin, bir bölgenin insanlarına özgü söyleyiş özelliği: AKSAN
Bir ülkeye girmek ya da bir ülkeden çıkmak için yetkili makamlardan alınması gerekli izin: VİZE
Bir ulusun başka bir ulusu siyasi ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması: EMPERYALİZM
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız araştırma, inceleme ve eğitim kurumu: ENSTİTÜ
Bir üretimde yararlanılan para, gereç ve işgücü: GİRDİ
Bir ürünü tanıtmak amacıyla o maldan verilen örnek parça: EŞANTİYON
Bir ürünün kalitesini garanti eden işaret: LABEL
Bir uyaktan sonra yinelenen aynı anlamdaki sözcük ve eklere verilen ad: REDİF
Bir uyartıya verilen ani cevap: REFLEKS
Bir uzak doğu dövüş sporu: NAGİNATA.
Bir uzay aracının bütün yapısı içinde yer alan bağımsız bölüm: MODÜL
Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen düzlem ya da çizgi: ORTAY
Bir üzüm çeşidi: HÖNÜSÜ-MÜŞKÜLE
Bir üzüm salkımını oluşturan saplardan her biri: PÜSLEN
Bir uzvu derince, kötü bir şekilde kesme: TAKİR
Bir uzvu dışa doğru çeken kas, uzaklaştırıcı kas: ABDÜKTÖR
Bir vadi ya da ırmak üzerine kurulan yüksek ve uzun köprü: VİYADÜK
Bir varlığın doğası: NELİK
Bir vasiyeti yerine getirmekle görevli kimse: MUSA
Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru: DESTEK
Bir veya bir çok kişili küçük heykel: FİGÜR
Bir veya birkaç tırnağın eksikliği ile belirgin doğuştan biçim bozukluğu: ANONİK
Bir veya daha fazla sömürgeye ait veya onunla ilgili olan: KOLONYAL
Bir veya iki milimlik pli: NERVÜR
Bir vidada iki diş arasında kalan çukur bölüm: YİV
Bir vincin yana olan hareketini kontroletmek için kullanılan halat: ABLİ
Bir volkanın patlaması veya tepe kısmının çökmesi sonucunda oluşan geniş çukur: KALDERA
Bir ya da bir çok yazarın eserlerinden seçilerek derlenmiş parçalar: ANALEKT
Bir ya da birden çok kas grubunun yerel ağrısını tanımlayan terim: MİYALJİ
Bir ya da birden çok öncülü kaldırılmış çıkarım: ENTİMEM
Bir ya da birkaç sinirde birlikte görülen iltihabi durum: NEVRİT
Bir ya da birkaç yıl işlenmeyip dinlendirilen tarla: HOZAN
Bir ya da daha çok elektron kazanmış yada yitirmiş bir atom yada bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacık: İYON
Bir ya da daha çok lobun, beyindeki öbür bölgelerle sinir bağlantısının kesilmesini içeren cerrahi işlem: LOBOTOMİ
Bir ya da daha fazla kas grubunun kalıcı ve sürekli kasılmasıyla nitelenen patolojik durum: KONTRAKTUR
Bir ya da daha fazla mineralin bir araya gelmesiyle oluşmuş bütün: KAYAÇ
Bir ya da her iki idrar borusunun anormal ölçüde genişlemesiyle ortaya çıkan patolojik durum: MEGAÜRETER
Bir ya da iki yaş arasında koyun: ŞİŞEK
Bir yada daha çok lopun, beyindeki öbür bölgelerle sinir bağlantısının kesilmesini içeren cerrahi işlem: LOBOTOMİ
Bir yağ türü: BEZİRYAĞI
Bir yalıtkan makara üzerine belirli sayıdaki sarılmış tel grubu: BOBİN
Bir yamacı ağaçlandırmak için teraslandırma: SEKİLEME
Bir yanardağ patlaması sonucunda ortaya çıkan, huni biçimli küçük krater: MAAR
Bir yanı açık üç duvarlı kemer: EYVAN
Bir yanı kırmızı renkli elma: ALYANAK
Bir yanında duvar bulunan, üç yanı açık ve üstü küçük bir çatıyla örtülü mekan: SUNDURMA
Bir yanlışı doğru diye kabül ettirmek için yapılan hatalı muhakeme: SOFİZM
Bir yapı elemanının köşe keskinliğini gidermek ve eğik bir yüzey elde etmek amacıyla yapılan köreltme: PAH
Bir yapı öğesini kagir bir bölüme kenetleme tutturma işi, demirleme: ANKRAJ
Bir yapı veya konutun satış ya da kira bedelinin, benzeri ile karşılaştırılması: EMSAL
Bir yapıda ağaçların ya da taşların birbirine tutturulmasında kullanılan iki ucu dirsekli kenet: KLAMO
Bir yapıda dış kapıyla odalar arasındaki giriş bölümü: DALAN
Bir yapıda girip geçilen yer: METHAL-ANTRE
Bir yapını yada grubunun ortasında kalan üstü açık duvarla çevrili alan: AVU
Bir yapının ağaç kısmı, iskeleti: ANGAZ
Bir yapının altındaki zeminin hareketi veya sıkışması dolayısıyla aşağıya doğru hareketi: OTURMA
Bir yapının Belediyece öngörülen yüksekliği: GABARİ
Bir yapının bütün boyutlarını ölçerek plan, kesit ve görünüşünü yeniden çıkarma, ölçüleme: RÖLEVE
Bir yapının damında çevresi ve üstü açık yer: TERAS
Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü: BALKON
Bir yapının genellikle toprak altında kalan bir bölümüne ışık almak üzere yapılan, üstü ızgaralı veya cam tuğlalı bir çeşit ışık bacası: KURANGLEZ
Bir yapının giriş yeri: LOBİ-DALAN
Bir yapının hangi amaçla yapıldığı konusunda bilgi vermek ve yapıyı tanımlamak amacıyla kullanılan amblem: BELGELİK
Bir yapının iç duvar kaplaması: LAMBRİ
Bir yapının istinat duvarına, sızma sularının akışını kolaylaştırmak için açılan dar ve uzun yarık: BARBAKAN
Bir yapının tabanını oturtmak için kazılan çukur: TEMEL
Bir yapının taşıyıcı bölümü: STRÜKTÜR
Bir yapının taşıyıcı öğelerinin tümüne verilen ad: KARKAS
Bir yapının temel durumunu arsa üzerinde belirleme işi: APLİKASYON
Bir yapının temelini veya çatısını meydana getiren büyük kereste, temel direği: OCAKLIK
Bir yapının veya bir maden ocağının giriş yeri: METHAL
Bir yapının veya evin giriş kısmı: DALAN
Bir yapısal öğeyi metal kenetlerle tutturma işlemi: ANKRAJ
Bir yapıt yada yazının son bölümü: HATİME
Bir yapıtın ana bölümleri arasında yorumlanan parça: INTERLUDE
Bir yapıtın başına konulan, övücü tanıtma yazısı: TAKRİZ
Bir yapıtın başına konulan, yetkili bir kimsenin yazdığı övücü tanıtma yazısı: BEĞENCE
Bir yapıtın sonuç bölümü: EPİLOG
Bir yapıtta uzak ve yabancı ülkelerle ilgili olayları, kişileri, yöresel görüşleri yansıtma: EGZOTİZM
Bir yapıtta, o yapıt için yazılmış övgülü sunuş yazılarının yer aldığı bölüme verilen ad: TAKRİZAT
Bir yapıyı çevreleyen ve katları belirleyen yatay ve çıkıntı şeklinde taş örgü: SARAK
Bir yapıyı koruyan ve suların yapıya zarar vermesini önleyen taş kaplama: PERE
Bir yapıyı özgün biçimi ile betimleyen resim, maket vb. verilen genel adı: RESTİTÜSYON
Bir yaranın iyileşip kapanması: İLTİHAM
Bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası: KISTAK
Bir yarış yelkenlisi: SNİPE
Bir yarışma ya da rekabet sonucunda kazanılan ödül: NEFEL
Bir yarışmada konulan ödüle yeterli nitelikte görülmemekle birlikte, anılmaya değer bulunan kimseye ya da yapıta verilen derece: MANSİYON
Bir yarışmada zayıf kalan kimseye tanınan öncelik: AVANS
Bir yarışmanın başkanı veya hakemi: AİSYMNETES
Bir yarışmaya katılan kimse: MÜSABIK
Bir yasanın, bir kararın yürürlüğe girmesine karşı çıkma hakkı: VETO
Bir yaşına gelmiş köpek yavrusu: GULUK
Bir yaşına kadar ki inek yavrusu: BİZAV
Bir yaşında dişi koyun: ŞİŞEK
Bir yaşında doğum yapan, koyun ve keçi: OĞLAMAN
Bir yaşında erkek keçi: SEYİS
Bir yaşındaki dana: YOZİ
Bir yaşındaki danaya verilen yöresel ad: DAPLAK
Bir yaşındaki dişi keçi: YAZMIŞ
Bir yaşındaki keçi yavrusu: ÇEPİÇ
Bir yaşındaki sığır: YOZ
Bir yaşından üç yaşına kadar olan tay: GÜRE
Bir yaşındayken doğuran davar: OLAMAN
Bir yaşını bitirmiş dana: YAŞAR
Bir yaşını bitirmiş erkek tay: DOLAMA
Bir yaşını geçmiş danaların annelerini emmemesi için burunlarına takılan ucu sivri demir: BURUNSAK
Bir yaşını geçmiş inek yavrusu: DÜVE
Bir yayın etkisi altında bulunan ve bir akışkanın akışını düzenlemek için kullanılan kapama elemanı: SUPAP
Bir yazarın özgün yapıtının bir kopyacı tarafından temize çekilmiş el yazması: OTOGRAP
Bir yazı sayfasının altına, metnin herhangi bir noktasıyla ilgili olarak yazılan açıklama: HAŞİYE
Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, derkenar: ÇIKMA
Bir yazı tarzı, üslubu: MUALLA
Bir yazı türü: DİBAC
Bir yazı, desen, tablo vb.nin fotoğrafından kalıp çıkarılarak yapılan aynı basım: FAKSİMİLE
Bir yazıda cümle ve kelimelerin akıcı, âhenkli, kolay ve anlaşılır olması: SELASET
Bir yazıdan alınan parça: PASAJ
Bir yazılım ya da donanımda meydana gelen hata: BUG
Bir yazının silinmiş olduğunu gösteren iz: SİLİNTİ-ABRASİON
Bir yazının son bölümüne verilen ad: HATİME
Bir yazıya eklenen parça: ZEYİL
Bir yazıyı bütün ses inceliklerini belirterek başka bir alfabeye çevirme yolu, yazı çevrimi: TRANSKRİPSİYON
Bir yem bitkisi: TİRFİL
Bir yer altı kuyusunun üst kısmına geçmeyi sağlayan geçit: BAŞYUKARI
Bir yer bayındır duruma getirildiğinde, çevrede bulunan mülklerin değeri arttığından ötürü, bunların sahiplerinden belediyece alınan para: ŞEREFİYE
Bir yerde biriken sıvıları dışarıya akıtmakta kullanılan oluk veya boru: AKAÇ
Bir yerde birikip toplanmış su: ECİL
Bir yerde kalan, kalıcı: GABİR
Bir yerde nemlilik derecesini sabit tutan alet: HİGROSTAT
Bir yerde öteden beri olagelen davranış: TEAMÜL
Bir yerde oturanlar, sakinler: SEKENE-SAKİN
Bir yerde oturma, eğleşme: İKAMET
Bir yerde oturmak, yerleÅŸmek, durmak: ALEÅžMEK
Bir yerde toplanan kalabalık: AHALİ
Bir yerde toplanma: TEMERKÜZ
Bir yerde toplanmış olan halk topluluğu: CEM
Bir yerden başka bir yere gidip yerleşme, göç: MUHACERET
Bir yerden başka bir yere göç edenler: MUHACİR
Bir yerden bir yere geçişi önleyen engel: BARİYER
Bir yerden bir yere haber götüren, posta gibi çalışan ücretli serbest kişi: BEGEVÜL
Bir yerden geçerken ödenen para: MÜRURİYE
Bir yere adam gönderme: İBAS
Bir yere akıntısı olmayan küçük göl: AKMAZ
Bir yere bağlı olarak yaşayan: SESİL
Bir yere çağrılmadan birdenbire girmek: DAMLAMAK
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:27 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş ya da kereste: PALA
Bir yere sarılarak büyüyen çiçek: ITRİ
Bir yere sunulan bildiri özeti: EKSPOZE
Bir yere tırmanmak için kullandığımız nesne: MERTMEN
Bir yeri bayırdır duruma getirmek için yapılan işlemlerin tümü: NAFİA-NAFIA
Bir yeri bölmek, sınırı belli etmek için yapılan tahta perde: GERME
Bir yeri çevreleyen duvar, çit, tahta perde: HAİT
Bir yeri daha küçük bölümlere ayırmak, sınırlarını belli etmek için kullanılan tahta perde, çit, parmaklık: GERGİ
Bir yeri istila eden, yönetimi altına alan: MÜSTEVLİ
Bir yeri savaşta ele geçirme: FETİH-FETH
Bir yeri süsleme: DEKARASYON
Bir yeri, bir ÅŸeyi iyi bilen: KURT
Bir yerin çevresinde dolanmak: AYLANMAK
Bir yerin doğal görünüşünün betimlendiği resim türü: PEYZAJ
Bir yerin en gözde delikanlısı, yiğit, kahraman: KOÇARİ
Bir yerin en kenarda kalan bölümü: UÇ
Bir yerin etrafına duvar yapma, çit çekme: İHTİCAN
Bir yerin özelliklerini araştıran asker kıtası: ARAVUL
Bir yerin pusula kertelerine göre bulunduğu yön: KERTERİZ
Bir yerle veya işle olan ilgisini sürdüren kimse, müdavim: GEDİKLİ
Bir yerleşim planında genellikle yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılan bir tür tarama biçimi: ARAPSAÇI
Bir yetkinin, bir yasanın, bir kararın yürürlüğe girmesine karşı çıkma hakkı: VETO
Bir yıl boyunca güneÅŸ’in gökküresi üzerinde çizdiÄŸi çemberin sınırladığı daire: EKLİPTİK-TUTULUM
Bir yıldan öbür yıla varlığını sürdüren, yarı buz, yarı kar özelliğini gösteren eskimiş kar: FIRN
Bir yılın yarısından fazla bir süre ile kırlarda otlatılan ve ürünlerinden yararlanmak amacıyla beslenip yetiştirilen hayvanlar: SAİME
Bir yıllık çiftçi: AZAP
Bir yıllık kuzu: TOKLU
Bir yıllık soğan: ISKA
Bir yiyecek veya içecekten sağlanan fayda: HASİYE
Bir yola giren, bir yol tutan: SALIK
Bir yolculuk için gerekli öteberi: BETAT
Bir yolculuk sırasında mola verilen yer: DİNEK
Bir yolcuya, bir havayolu şirketinin biletini, başka bir şirketin hatlarında kullanabilmesi için verilen izin: ENDOS
Bir yolu ipek, bir yolu pamuk kumaÅŸ: SANDAL
Bir yolun yokuş olan bölümü: RAMPA
Bir yöne çevrilmiş olan: MATUF
Bir yönetim biçimi, zengin erki: PLUTOKRASİ-BEYERKİ
Bir yöreye yerleşen ilk insanlar: AUTOKHTHON
Bir yörünge üzerinde dolanan bir gök cisminin kuzeyden güneye doğru ilerlerken geçtiği düğüm noktası: İNEN
Bir yüksek memurun görev süresince geçerli olan genelgeleri: EDİCTA
Bir yükü güvenlik içinde indirip kaldırmaya, istenilen konumda tutmaya yarayan ince halattan yapılmış kısa kamçı: LENTİYE
Bir yükün hafif olan tarafı: AĞMAN
Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç: MAKARA
Bir yumruğun yarattığı gücü ölçmeye yarayan aygıt: PÜJİLOMETRE
Bir yün eğirme aracı: KİRMEN
Bir yün örgüsü türü: HARAŞO
Bir Yunan sitesinde kamu varlığını iyi kullanılmasını gözetlemekle görevli mali denetçi: LOGİSTES
Bir yuvanın içine yerleştirilmiş, gömülmüş olan: ANKASTRE
Bir yüzey üstünde imgeler oluşturma sanatı ya da tekniği: ÇİZİM
Bir yüzey üzerinde girinti ve çıkıntılar oluşturarak yapılan ve değişik yönlerden bakıldığında başka görüntüler veren resim: OPART
Bir yüzey üzerinden beliren oluşumlar: PAPİLLA
Bir yüzeyde renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık, meneviş: DALGIR
Bir yüzeyde renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık: MENEVİŞ-HARE-DALGIR
Bir yüzeydeki çatlak veya aralık: GEDİK
Bir yüzeyi düz, kaygan, parlak bir duruma getirme işlemi: AÇKI
Bir yüzeyi içbükey, diğer yüzü dış bükey olan mercek: MENSİK
Bir yüzeyin daha güzel görünmesi için, üzerine yapılan işlemeler: BEZERNE
Bir yüzeyin eğiklik derecesini anlamaya yarayan araç, tesviye aleti: DÜZEÇ
Bir yüzeyin eğiklik derecesini anlamaya yarayan araç: NİVO
Bir yüzü balta, bir yüzü kazma olan araç: ÇÜKÜR-ÇÖKÜR
Bir yüzü havlı kumaş: DİVİTİN
Bir yüzü havlu, pamuklu ya da yünlü kumaş: DİVİTİN
Bir yüzü içbükey, öbür yüzü dışbükey olan mercek: MENİSK
Bir yüzü tüylü astarlık kumaş: BALZORİN
Bir yüzü uzun tüylü, kalın yünden dokunarak yapılmış yağmurluk: YAMÇI
Bir yüzü uzun tüylü, yumuşak ve parlak, kadifeye benzer, bir kumaş türü: PELÜŞ
Bir yüzü uzun tüylü,kalın ve ağır battaniye: VELENSE
Bir zaman için tutulup alıkonulmuş olan mal ya da para: MEVKUFAT
Bir zamanın, vadenin son günü, son dakikası: ULTİMO
Bir zamanlar Mauritius Adası'nda yaşayan, sonra tükenmiş uçamayan bir kuş türü: DODO
Bir zeytin cinsi: AZMAN-ULAK
Bir zinciri oluÅŸturan halkalardan her biri: BAKLA
Bir ziyafetin sonunda içilen içki dolu büyük kadeh: HEYHEY
Bira mayasında, bulunan enzim: MALTAZ
Bira ve sade gazoz karışımıyla yapılan hafif bir içki: SHANDY
Bira yapmak için çimlendirilip kurutularak hazırlanmış arpa : MALT
Bırakıt: TEREKE
Bırakma, salıverme" anlamında eski sözcük: ITLAK
Bırakma, salıverme: ITLAK
Biralık bir arpa cinsi: ZAFER-TOKAK
Biraz önce: BİSSAAL
Biraz siyahla karışık esmerimsi veya kırmızımsı tüylü, küçük boylu ötücü kuş: REMİZ
Biraz unun eritilmiş tereyağı içinde kavrulduktan sonra pekmezli su ilave edilip krema haline getirilmesi ile yapılan ve sıcak yenen yemek: HEYRE
Biraz yükselmiş ekin: APALAK
Birbiri üzerine yapıştırılarak mukavva gibi olmuş kâğıda yazılan güzel yazı örneği: MURAKKAA
Birbirinden ayrılmış dokuların kenarlarının yanaştırılarak dikilmesi: SÜTÜR
Birbirinden hiç ayrılmayan sıkı arkadaşlar: EKÜRİ
Birbirinden on bir derece uzaklıkta bulunan iki noktanın meydana getirdiği aralık: ONBİRLİ
Birbirine alından yapışık iki bireyden oluşan ucube: METOPAJ
Birbirine alışma: İSTİNAS-ÖĞÜRLEŞME.
Birbirine bağlanmış parçaların her yönde dönmesini sağlayan bağlantı öğesi: MAFSAL
Birbirine bağlı yanılgı, rastlantı ve tuhaflıklarla örülü bölümlerden kurulu, taşlamalara dayanan, ezgili oyun: VODVİL
Birbirine bakan iki pli: PLİKAŞE
Birbirine benzeyen ÅŸeyler: AHAVAT
Birbirine bitişik büyük yapılar: BLOK
Birbirine çok benzeyen iki şeyin karışması, andırışma: İLTİBAS
Birbirine dikme, birleştirme: ÇATMA
Birbirine eklenerek boru haline getirilmiş çanak parçaları: ALUDEL
Birbirine ekli metal halkalardan oluşan soyut heykel: STABİL
Birbirine ekli parçalardan oluşan ve kendi kendine hareket eden soyut heykel: MOBİL
Birbirine geçme küçük ve düzgün ahşap parçalarla yapılan bezeme tekniği: KÜNDEKARİ
Birbirine girmiş, dağınık: JÜLİDE
Birbirine girmiş, ezilmiş, dağılmış, çiğnenmiş halde olan: HAŞIL
Birbirine göbekten yukarı kısımlarından yapışık iki gövdeden oluşan ucube: TORADELF
Birbirine ipli bağlı iki değnek ve uç uca yapıştırılmış iki koniden oluşan bir tür makara ile oynanan beceri oyunu: DİABOLO
Birbirine karşı öğeler içeren farklı bölümlerinin dönüşümlü olarak seslendirilmesiyle oluşan tekrar bölümü: RİTORNELLO
Birbirine komşu olan orman ve çayır gibi farklı iki bitki topluluğu arasındaki geçiş bölgesi: EKOTON
Birbirine menteşeli üç ahşap levhadan oluşan Avupa resim sanatı ürünü: TRİPTİK
Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı: KIRAN
Birbirine sarılmış, birbirine dolanmış: HORHON
Birbirine sürtünen cisimlerin karşılıklı etkileşimini inceleyen bilim dalı: TRİBOLOJİ
Birbirine uygun, birbirini tutar renk ve yapıda olan giysi: ASORTİ
Birbirine uygun, karışık: MÜMTEZİÇ
Birbirine yakın iki harfi tek yazarak vurgulu okumak: İDGAM
Birbirini izleme, birbiri arkasından gelme, düzenli sıralanma: ITTIRAT
Birbirini izleyen değişik renkte dilimler oluşturacak biç imde dizilmiş boru biçiminde boncuklardan yapılan eski Mısır gerdanlığı: USEH
Birbirini tutar renk ve yapıda olan: ASORTİ
Birbirinin içine girip karşmış, girişik, karmaşık: GİRİFT
Birbiriyle bağdaşmayan duygu, düşünce, istek ve amaçların kişide aynı zamanda toplanmasına psikolojide verilen ad: AMBİVALENZ
Birbiriyle uyumlu, birbirini tamamlayan ögeler dizisi: SET
Birbirleri ile ilgili sözcük ya da kavramların bir dize ya da beyitte toplanması sanatı: TENASÜP
Birbirleri sırtına binmiş iki çocuk grubu arasında oynanan bir çocuk oyunu: CURRUH
Birbirlerine benzer ürünlerin çok sayıda üreticisinin fakat sadece iki tüketicisinin bulunduğu piyasalara verilen ad: DİOPSON
Birbirlerine benzeyen özellikleri olan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk: HOMOJEN
Birbirlerine pamuk ipliği ile bağlanmış bambu çubukları: MAKİSU
Birçeşit pirinç: CAVA
Birci: MONİST
Bircilik: MONİZM
Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri: DİL
Birçok Avrupa ordusunda mızraklı suvarilere verilen ad: UHLAN
Birçok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı: SABO
Birçok bedensel özelliğiyle file benzeyen, tavşan iriliğinde memeli bir hayvan: DAMAN
Birçok bitki ile yapılan birçok çeşidi bulunan, bir Kuzey Avrupa içkisi: SCHNAPPS
Birçok bitkilerde bulunan glikoz birleşiklerinin genel adı: GLİKOZİT
Birçok dokuda bulunan demir deposu işlemini gören protein deposu: FERRİTİN
Birçok efsaneye konu olmuş ünlü Frigya kralı: MİDAS
Birçok elektrik şebekesi arasında bağlantı kurma: İNTERKONEKSİYON
Birçok guatr türünde en olumlu sonucu veren tedavi yönteminin kısa yazılışı: RAI
Birçok hastalığa sebep olan çok küçük birhücreli asalak: RİKETSİYA
Birçok İrlandalı ve İskoç soyadının önünde kullanılan ve "oğlu" anlamına gelen sözcük: MAC
Birçok kattan oluşan, bir tür karton: BRİSTOL
Birçok kez: KERRAT
Birçok kişinin yaptığı işlerde gayret vermek için söylenen söz: YISA
Birçok konuda bilgisi olan kimse: KIRKAMBAR
Birçok küçük gonktan oluşan Java çalgısı: BONANG
Birçok kuşağı kapsayan ve bir romanda ya da bir filmde anlatılan bir tür aile destanı: SAGA
Birçok memelilerin ve insanın karaciğerinde gelişen ekinokok tenyasının larvası: HİDATİT
Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı: DOKUNAÇ
Birçok onayaklı kabukluda orta sularda yaşayan larva biçimi: ZOE
Birçok ülkede 24 ile 33 gram arasında değişik değerler alan ağırlık birimi: ONS
Birçok ülkede kuruntu, stres ve uykusuzluk ilacı olarak kullanılan bir cins karabiber: KSİLOFON-KAVA
Birçok yapraktan meydana gelen ve üzerine yazı yazmağa yarayan levha: POLİPTİK
Birden alevlenen ateÅŸ: FAYRAP
Birden bire geri dönerek aynı çizgi üzerinde kaçma,geri çekilme: KAHKARA
Birden çok ailenin kurduğu ortak kır sofrası: FELFELE
Birden çok anlamı olan bir sözcüğün yakın anlamının değil de uzak anlamının kullanılması sanatı: TEVRİYE
Birden çok işletmenin bir grup başkanının yönetimi altında, belirli bir işi gerçekleştirmek amacıyla belirli bir süre için oluşturdukları topluluk: POOL
Birden çok karısı olan kimsenin ilk karısı: ALTCI-ALTCU
Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu genişbina, büyük han veya kervansaray: FERHANE
Birden çok ögeden oluşmuşkarmaşık bir bütün: HALİTA
Birden çok sesi birleştirme kurallarının tümü: KONTRAPUNTA
Birden çok şeyin birbirine eşit ve denk olması: İSTİVA
Birden çok ve birbirinden ayrı tonalitelerin bir arada kullanılması: POLİTONALİTE
Birden dokuza kadar olan sayılar: ANAD
Birden fazla karışımın çırpılarak yoğun hale getirilmesi: ÖZEMEK
Birden fazla ölünün gömülebilmesi için yapılan, yüksek duvarlarla çevrili mezarlara verilen ad: SOFA
Birden fazla terimi olan cebirsel ifade: POLİNOM
Birdenbire akla gelen, içe doğan şey: SANİH
Birdenbire çıkan fırtına: BORA
Birdenbire meydana çıkmak, yakalamak: HİNKAKA
Birdenbire, düşünmeden yapan: FEVRİ
Birdirbir oyunu: APLAMSIRA
Bireşim yoluyla üretilmiş boyar madde sınıfı: AZO
Birey oluÅŸ: AONTOGENEZ
Bireyci: İNDİVİDÜALİST
Bireycilik: İNDİVİDÜALİZM
Bireydeki duyu alıcılarını etkileyen dış öğe: UYARTI-FADO
Bireyi çokluk ve bireysellik dünyasına bağlı kılan, bilgisizliği belirten Sanskritçe sözcük: AVİDYA
Bireyi yangın çıkarmaya iten saplantılı itki: PİROMANİ
Bireyin davranış etkinliğinin zaman içindeki dağılımını ölçmeye yarayan düzenek: AKTOGRAF
Bireyin kendini başkalarının yerine koyabilme yetisi: EMPATİ
Bireyin kişiliğinde derin bozukluklara yol açan bütün zihinsel hastalıkları belirten terim: PSİKOZ
Bireyin toplum içindeki pozisyonu: STATÜ
Bireyler, fertler: EFRAT
Bireyleri yangın çıkarmaya sürükleyen saplantılı itki: PİROMANİ
Bireylerin ihtiyaç duydukları malları, ellerindeki diğer mallarla değiştirmeleri: TRAMPA
Bireylik: FERDİYET
Bireysel psikoloji okulunu kuran ve aşağılık duygusu terimini ilk kez ortaya atan ünlü Avusturyalı hekim: ADLER
Bireysel: İNDİVİDÜEL
Birgözeli özel bir asalağın hindi karaciğerine yerleşerek yaptığı, büyük ölçüde ölümlere yol açan kümes hastalığı: KARABAŞ
Biri Alfa, öbürü Beta olarak adlandırılan iki aminoasitin ortak adı: ALANİN
Biri Amerika’da, diÄŸeri Madagaskar’da yetiÅŸen ve yelpaze biçiminde yaprakları olan iki aÄŸacın ortak adı: RAVENALA
Biri döndüğü vakit ötekinin de dönmesine fırsat vermemek üzere uç uca getirilerek serbest bir eksenle bağlanmış iki halkadan ibaret teknik düzen: FIRDÖNDÜ
Biri Orta Amerika’da,diÄŸeri Madagaskar’da yetiÅŸen ve muz aÄŸacına benzeyen iki aÄŸacın cins adı: RAVENALA
Biri sabit diğeri hareketli iki tornodan yapılmış palanga: KABASORTA-KABASORTO
Birikme, toplanıp kalma: RETANSİYON
Birikmiş hayvan gübresi: KERME
Biriktirmek, toplamak: İRKMEK
Birimleri matematik anlamda değişken olabilen: MARJİNAL
Birimlerin başına konulduğunda on katı gösteren bir ek: DEKA
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:28 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Birinci çağın altıncı ve sonuncu dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer katmanları: PERMİYEN
Birinci çağın dördüncü dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer tabakaları: DEVONİYEN
Birinci çağın ilk dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer katmanları: KAMBRİYEN-SİLÜRYEN
Birinci Dünya Savaşı sırasında İtalyan Ordusunda, yardım amacına yönelik özel müfrezelere verilen ad: ARDİTİ
Birinci Dünya Savaşında Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, şapkaya benzeyen bir tür başlık: KABALAK
Birinci Haçlı seferinde Antakya kalesinin kapılarını arkadan açarak Türkler'e ihanet eden ve öldürülen Ermeni dönmesi: EMİRFER-FİRUZ
Birinci mısrasının son kelimesini ikinci mısranın başında yineleyerek yazılan manzume: İADE
Birinci zaman: PALEOZOYİK
Birinci: ULA
Birincil: ASLİ
Birinde bir sıvı, ötekinde pişirilecek madde bulunan, iç içe iki kaptan oluşmuş aygıt: BENMARİ
Birinden ötekine söz taşıyan kimse: GOMSU
Birinden sonra gelen, birinin yerine geçen: HALEF
Birine bir mülkü sahip kılma: TEMLİK
Birine dokunsun diye söylenen söz: TAŞ
Birine göre yüksek aşamada olan kimse: ÜST
Birine içerleme, gücenme, kızgınlık duyma: İNFİAL
Birine karşı gelmek, sert cevap vermek: ÇEMKİRMEK
Birine yaranmak amacıyla aşırıövgüde bulunan kimse: KASİDECİ
Birini başkasına karşı kışkırtma: FİT
Birini istememek, hor görmek: İRİLEMEK
Birini övmek için kaleme alınan divan edebiyatı nazım türü: FAHRİYE
Birini övmek için yazılan şiir: METHİYE
Birini övmek için yazılan ve bahardan söz ederek başlayan kasidenin baharı anlatan bölümü: BAHARİYE
Birini zayıf ve kuvvetsiz bırakma: İHAN
Birinin aleyhinde konuşan: KADİH
Birinin ardından gelip omun yerine geçen kimse: HALEF
Birinin buyruğu altında olan görevli, ast: MADUN
Birinin doğru olmasıötekinin yanlışlığınıgerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem: MÜNAVEBE-ALMAŞ
Birinin ölümünü haber veren: NAİ
Birinin sırtına yavaşça vurarak okşama: YEPELEME
Birinin üstüne fazlaca düşme,ifrata kaçma: HINDIM
Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev: UHDE
Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş: UHDE
Birinin yer, hal, medeni durumu vs. gösteren resmi belge, hal kağıdı: İLMÜHABER
Birinin yerine geçen, birinin yerine vekâlet eden: CANİŞİN
Birinin sırlarını, eylemlerini, düşüncelerini gözleyip yetkililere bildirerek çıkar sağlayan kimse: İSPİYON
Birisine yazılan kısa mektup: LAPİSKA
Birisini aldatarak faydalanma: HAMİNTO
Birisini tanıyormuş gibi yaparak para sızdırma: MANİTA
Birisinin konuşmasını taklit etmek: ÖKENMEK
Biriyle ilgili olarak yetkililere verilen kötüleme, ihbar yazısı: JURNAL
Biriyle ya da bir şeyle eğlenme ve onu küçümseme: ALAY
Birkaç arabalı bir katarda elektrik motoru ya da patlamalı motorla çalışan ve öbür arabaları çekmeye yarayan taşıt: MOTRİS
Birkaç bilinmeyenli birinci dereceden eşitlik sistemlerini çözmede kullanılan yardımcı cebirsel anlatım: DETERMİNANT
Birkaç birleşim kuralına ve belirli bir sözcük alanının sözcük dağarcığına indirgenmiş karma dil dizgesi: SABİR
Birkaç demirli büyük pulluk: KOTAN
Birkaç dizi altın zincirden oluşan enli gerdanlık ya da bilezik: AKITMA
Birkaç dizi enli gerdanlık: AKITMA
Birkaç dolandırıcının, bir insanın ilgisini belli bir konu üzerinde toplayıp parasını çalmaları: DIZDIZCILIK
Birkaç katlı yüksek bina: ANAY
Birkaç kez şeker ağdasına daldırılarak üzeri kaplanmış kavrulmuş badem yada fındık: PRALİN
Birkaç kişinin karşılıklı sohbeti: COR
Birkaç kişinin kuvvetlerini denemeleri için belirli bir yerden attıkları demirden bir oyun aracı: EL
Birkaç kıtadan meydana gelen şirlerin her bir kıtası: BEND
Birkaç köyün gittiği yayla: OBA
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan soya çekim nitelikleri için kullanılan terim: ÇEKİNİK
Birkaç Müslüman bir arada toplu namaz kılmak istediklerinde, içlerinden birinin öne geçerek namaz kılanlara önderlik etmesi: İMAMET
Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma: ALACA
Birkaç sanayi kurumunun tek yönetimde birleşmesi: KOMBİNA
Birkaç şeker ağdasına yapıştırılarak üzeri kaplanan kavrulmuş badem ya da fındık: PRALİN
Birkaç şeyi birbirine karıştırıp iyice çırparak yoğunlaşmasını sağlamak: ÖZLEMEK
Birkaç takımdan oluşan askeri birlik: LEJYON
Birler, tekler: YEGAN
Birleşemeyecek ters kavramların bir araya getirilmesine verilen ad: OKSİMORON
Birleşerek bir güce karşı duran topluluk veya asker: EZEV
Birleşik Arap Emirlikleri'ni oluşturan emirliklerden biri: FÜCEYRE
Birleşik Arap emirliklerinin en büyüğü: ABUDABİ
Birleşik Arap Emirlikleri'nin kısa yazılışı: BAE
Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden (prizma) geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü: TAYF
Birleşik bir şeyi oluşturan yalınç şeylerden her biri: ÖĞE
Birleşik Devletlerin en büyük otobüs ile ulaşım şirketi: GREYHOUND
Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi: AYNISEFA
Birleşikgillerden, şekeri çok, bir tür yer elması: BADAT
Birleşikgillerden, yaprakları dikenli yaban bir bitki, eşek dikeni, kengel: KENGER
Birleşikgillerden, yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı, kokulu bir madde bulunan, hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki: PELİN
BirleÅŸim: SENTEZ
Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç: ARKOZ
Birleşiminde normal oksitlerden daha fazla oksijen bulunan oksitler: PEROKSİT
Birleşiminde renkli minareller olan iri taneli bir çeşit kaya: GABRO
Birleşme değeri 2 olan karbonmonoksit: KARBONİL
Birleşme, birlik kurma: İTTİHAT
Birleştirilmiş: KONSOLİDE
BirleÅŸtirme, kavuÅŸma: VASL
Birlik: VAHDET
Birlikte bükülmüş iki, üç veya dört kol iolikten meydana gelen ince halat: MÜRNEL
Birlikte gitme, berabere yürüme, yoldaşlık: MÜMAŞAT
Birlikte yolculuk eden topluluk: KAFİLE
Birlikte yolculuk edilen kiÅŸi: AYAKDAÅž
Birlikte: MAAN-MA-BİLE-MA
Birlikten yoksun ve anlaşamayan gemi mürettebatı için kullanılan sözcük: ALABABULA
Birmanya’da sıradaÄŸlar: ARAKAN
Birmanya’da yaÅŸayan etnik bir gurup: MON
Birmanya’nın Tungoo döneminde yaygın bir ÅŸiir türü: YADU
Birmanya'da halkın inandığı bir takım koruyu ruhlara verilen ad: NAT
Birmanya'nın diğer adı: BURMA
Birsini etki ile hasta etmek: BASMA
Birtakım alıştırma ve çağrışımlardan yararlanarak belleği geliştirme yöntemi: MNEMOTEKNİ
Birtane: BİÇEZ
Birya da iki kulplu büyük saman sepeti: KELETE
Bisiklet oturmalığı: SELE
Bisiklet sporunda pist sürat yarışı: KEİRİN
Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve sentetik maddeden yapılan kaplama: ELCİK
Bisiklet yarışı için hazırlanmış pist ve tribünlerden oluşan yapı: VELODROM
Bisiklet: DERRACE-ÇİFTÇEKER
Bisiklete verilen ad: DERRACE
Bisikletin atası sayılan taşıt: SELERİFER
Bisikletin ön tekerlek maşası üstüne bağlanmış, iki elle kullanılan yön değiştirme aracı, yönelteç: GİDON
Bisikletin oturulacak yeri: SELE
Bisiklette hareketi arka tekerleğe ulaştıran dişli takımı: AYNAKOL
Bisiklette, direksiyon: GİDON
Bistüri: NEŞTER
Bit hastalıkları: FTİRYASİS
Bit yavrusu: SİRKE-YAVŞAK-ANİÇ
Bit: KEHLE-FİLO
Bitek olmayan: ÇORAK
Bitinya adı verilen bölgenin ilk yerlileri olduğu varsayılan Trakya kökenli halk: BİTİNLER
Bitirici, yok edici: ALKA
Bitirme, tamamlama: İTMAM
Bitişme: İTTİSAL
Bitiştirme, birleştirme, iki şeyi birbirine ekleme: İLSAK
Bitki biliminde erkek organlardaki çiçek tozunun, rüzgar veya böcekler aracılığıyla çiçeklerin tepeciğine konması: ALOGAMİ
Bitki büyüme hormonu: GİBBERELLİN
Bitki dokularında yaşamayanİpsili: İPSOS silindir biçiminde küçük ağaç kurdu: İPS
Bitki esansı ile yapılmış aromatik bir acı: ANGOSTURA
Bitki gelişmesini olumsuz yönde etkileyen hertürlü zararlıya karşı kullanılan zirai ilaçların tümü: PESTİSİT
Bitki gövde ve köklerinde bulunan ve besi suyunu organlara taşıyan borular: FLOEM
Bitki gövdelerinden yaprakların çıktığı düğümyerleri: NOD
Bitki gövdesi: SAK
Bitki hastalıkları: FİTOSOSYOLOJİ
Bitki hastalıklarını inceleyen bilim dalı: FİTOPATOLOJİ
Bitki hücreleri yaşlandıkça plazmalarında oluşan ve içi hücre suyu ile dolu bulunan boşluk: KOFUL
Bitki hücrelerinde hastalık yapanbasit yapılı organizma: VİROİD
Bitki hücrelerinde renk veren taneciklerin genel adı: PLASTİD
Bitki hücrelerini inceleyen bilim: SİTOBOTANİK
Bitki kökleri, şeker, misk, dövülmüş ceviz veya fındık içi ile yapılan bir tür şekerleme: DEVAİMİSK
Bitki köklerindeki kıla benzer ince uzantılar: ÇİL
Bitki örtüsü, flora: BİTEY-VEJETASYON
Bitki özlerinden ve yağlarından elde edilen hoş kuku: AROMA
Bitki tohumlarında bir kökçük ile bir filizcikten meydana gelen asal kısım: OĞULCUK
Bitki tohumu: TANE
Bitki topluluÄŸu: MOL
Bitki ve hayvan gibi bazı canlıların ışık, ısı ve besin gibi türlü uyarıcı sebeplerin etkisi altında bu uyarıcılara doğru veya tersine yer değiştirmeleri olayı: TROPİZM
Bitki ve hayvanlarda yaygın olarak bulunan doymamış hidrokarbon yapısındaki pigmentlerin ortak adı: KAROTEN
Bitki ve hayvanların toprakta parçalanması sonucu meydana gelen karmaşık yapılı siyah organik madde: HUMUS
Bitki ya da hayvanlarda türün iyileştirilmesi işlemi: ISLAH
Bitki yapraklarının dallarla birleştiği yer: KAİD
Bitki yetiÅŸmeyen toprak: YAS
Bitki: NEBAT-VİTAL
Bitkide büyüme, gelişme hormonu: OKSİN
Bitkide kök ve gövdenin sert ve odunsu yapısını oluşturan madde: LİGNİN
Bitkilerde besin depolama organı: KOFUL
Bitkilerde bulunan bir grup steroid alkol: FİTOSTEROL
Bitkilerde diğer dokuların arasını dolduran temel doku: PARANKİMA
Bitkilerde dişe ve erkek organları geliştirme: İBAR
Bitkilerde erkek gamet tarafından döllenerek yumurtayı oluşturan dişi gamet, yumurta hücresi: OOSFER
Bitkilerde gaz alışverişine yarayan gözenekler: STOMA
Bitkilerde kökün ucunu örten koruyucu bölüm, yüksük: KALENSÖVE
Bitkilerde oluşan diken gibi çıkıntılar: EMERGENS
Bitkilerde organik besin taşıyan, canlı, iletken doku: FLOEM
Bitkilerde salgı çıkaran tüyler: BEZTÜYLER
Bitkilerde sapın üst kısmı ile yaprağın meydana getirdiği açı: KOLTUK
Bitkilerde su çıkarılması için özelleşmiş epidermis yapı: HİDATOT
Bitkilerde tarihe bağlı olarak yapılan gözlemleri konu alan bilim dalı: FENOLOJİ
Bitkilerde tozlaşmanın rüzgar yardımıyla olması: ANEMOGAM
Bitkilerde uyartı yönleriyle ilgili olmayan yönelim hareketleri: NASTİ
Bitkilerde ve hayvanlarda gelişmenin durması: ABORSİYON
Bitkilerde yaşayan sert kabuklu küçük su biti: ORİBATA
Bitkilerde yerçekiminin etkisiyle ana kökün yere, gövdenin gökyüzüne doğru büyümesi davranışına verilen ad: JEOTROPİZM
Bitkilerde, taklit, aldatmaca: MİMİKRİ
Bitkilerdeki erkek cinsiyet hücresi: ANTEROZİT
Bitkilerdeki fazla suyun yapraklardan damla damla akması: GUTASYON
Bitkilerden doğal olarak elde edilebilen, parfüm ve tütün sanayisinde kullanılan organik bileşik: KUMARİN
Bitkilerden elde edilen ilaç: OTA
Bitkilerden elde edilen ilaçlarla bir hastalığı iyileştirmek: OTAMAK-FİTOTERAPİ
Bitkilerden elde edilen ilaçlarla hastalıkların tedavisi: FİTOTERAPİ
Bitkilerden elde edilen tedavi edici özellikteki maddelerin kullanılmasıyla yapılan tedavi: FİLOTERAPİ
Bitkilerden elde edilen ve kozmetikte öncelikli olarak kokularda kullanılan bir öz: FARNESOL
Bitkilerden özütlenen, doğal mavi boyar madde: İNDİGO
Bitkilerden veya sentetik olarak elde edilen yapışkan bir sıvı: GLİSERİN
Bitkilere farklı renkler kazandıran plastit: KROMOPLAST
Bitkilere özgü hücre organiti: BLAST
Bitkilere, özellikle ekinlere zarar veren bir böcek: BAMBUL
Bitkileri oldukları şekilde muhafaza etme usulü: STERİLİZASYON
Bitkilerin çürümesiyle oluşan koyu renkte organik toprak: HUMUS
Bitkilerin gaz alışverişlerinde önemli bir yeri olan, deri dokuda bulunan gözenekler: STOMA
Bitkilerin hücre yapısındaki bir karbonhidrattır, kağıt, suni ipek ve patlayıcı madde: SELÜLOZ
Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm: ÖZ
Bitkilerin kurutulduğu, yere dikilmiş dallı ağaç gövdesi: ÇANGAL
Bitkilerin saçaklı kökü ya da püskülü: PÜRÇEK
Bitkilerin saksılar içinde kışın barındırıldıkları camekanlı yer: LİMONLUK
Bitkilerin sanayi alanında kullanılmasını inceleyen bilim: FİTOTEKNİ
Bitkilerin tek yönlü bir ışımanın etkisiyle bükülerek gelişmesi: AKTİNOTROPİZM
Bitkilerin tıbben kullanılan bölümleri: DROG
Bitkilerin yapraklarından damlalar halinde su atılması: GUTASYON
Bitkilerin yayılış alanları: AREA
Bitkilerin yer çekimine bağlı olarak büyümeleri: GEOTROPİZMA
Bitkilerin yer çekimine bağlı olarak büyümelerine verilen ad: GEOTROPİZMA
Bitkilerin, çoğu süt görünüşünde olan öz suyu: LATEKS
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:30 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Bitkilerin, ortamın etkilerine karşı gösterdiği tepki yeteneği(bot.): İRKİLME
Bitkin duruma düşme: HELAK
Bitkin, yorgun: TUKAÅž
Bitkinin değişmez dokularını oluşturan farklılaşmamış embriyonik bitki dokusu: MERİSTEM
Bitkinin doğal olarak yetiştiği yer, yurt: HABİTAT
Bitkinin yerindeki durumu, köklerin toprak içerisindeki dağılmasını belirten morfolojik görünüş: HABİTUS
Bitkinin, uyaranın cinsine göre yaptığı fakat uyaranın yönüne bağlı olmayan davranışlar: NASTİ
Bitkinlik, enerji yokluğu: ATONİ
Bitkisel alkol: ETANOL
Bitkisel besinler ile beslenen canlılar: HERBİVOR
Bitkisel bir organın katı bir cismin çarpmasına karşı gösterdiği tepki: TİGMONASTİ
Bitkisel esaslı kahverengi bir boya: BİSTRE
Bitkisel gıdalarla beslenen, etyemez: VEJETERYAN
Bitkisel hormonlara verilen genel ad: FİTOHORMON
Bitkisel özlü yağlarla yapılan tedavi şekli: AROMATERAPİ
Bitkisel tellerden yapılmış, kaba örgülü büyük çuval: TELİS
Bitkisel unlarla hazırlanan lapaların beze sarılarak vücut üzerinde uygulandığı bir yakı türü: KATAPLAZMA
Bitkisel ve tel halatların pus olarak çevresini belirten terim: BORGATA-BURGATA
Bitkisel ya da hayvansal maddelerin etkili özü: ÖZÜT
Bitkisel yağlarla uygulanan bir tür Hint tedavi yöntemi: ÇAMPİSAJ
Bitkisel, hayvani yada madeni maddelerin karışımından yapılan macun, panzehir: TİRYAK
Bitkisiz: AFİTAL
Bitkiye bağlanan yeri uzunca, ucu boğumlu olan koyu yeşil, nazik kabuklu, hafif tatlı bir incir çeşidi: ÜLBÜKLÜ
Bitlis ilinde bir göl: AYGIR
Bitlis iline özgü bir tür sulu köfte: GİLORİK
Bitlis yöresine özgü, ceviz büyüklüğündeki hamurlar kızartıldıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yenen bir yemek: AYVANET
Bitlis'de, aile reisi olan kadın: EYO
Bitmeyen,devam eden yazı, makale ya da tefrikanın arkası: MABAT
Bitotu: MEZEVEK
Bitüm ya da başka bir petrol atığını sıvılaştırmak ya da inceltmek için kullanılan madde: FLAKS
Bıyık altından gülme: RİŞHAND
Biyogrofiler: SİYER
Biyokimyada enzimlerin tepkimelerinde iÅŸlenen maddelere verilen ad: SUBSTRAT
Biyolojide çekinik: RESESİF
Biyolojide genlerin transkripsiyonunu kolaylaştıran, DNA'nın bir bölümü: PROMOTÖR
Biyolojide refleks: YANSI
Biyolojide sıralı oluş: EPİGENEZ
Biyoloji'de, DNA dizisindeki değişikliklerden kaynaklanmayan, ama aynı zamanda ırsi olan, gen ifadesi değişikliklerini inceleyen bilim dalı: EPİGENETİK
Biyolojide, mitozun ikinci evresi: METAFAZ
Biyolojik ışık üretme özelliğine sahip, akıntı ve rüzgarlarla sürüklenen ve bir şeye dokunduğunda ışık veren deniz hayvanı: YAKAMOZ
Biyolojik ortam: BİYOTOP
Bizans askeri şefi: DOMESTİKOS
Bizans ayin düzeninde kudastan önce kutsal çanağa boşaltılan suyun ısıtıldığı kap: ZEON
Bizans devrinde, askeri annona görevlisi: OPİNATOR
Bizans Devrinin sonlarına doğru, çok ince ve çukur bir maden tabakası üzerine basılan ve bu şekliyle bir kupayı andıran para: SKYPHOS
Bizans döneminde eyaletlerden alınan ağır vergi: PAKTON
Bizans döneminde imparatorlara verilen unvan: BASİLEUS
Bizans döneminde İstanbul’da siyasal suçluların kapatıldığı ünlü zindan: ANEMAS
Bizans Dönemindeki Bilecik'in adı ve bulunan kale ismi: BELEKOMA
Bizans imparatorluÄŸu zamanında vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli’deki Hıristiyan beylerine verilen ad: TEKFUR
Bizans İmparatorluğunda muhafız kıtası kumandanı: HETAİREİARKHES
Bizans İmparatorluğunda toprak düzeni: PAREK
Bizans İmparatorluğunda yürüyüş halindeki askerlerin şehir ve köylerde iaşesini sağlayan görevli: PARAKOHOS
Bizans İmparatorluÄŸunun İtalya ve Afrika’daki valilerine verilen ad: EKSARH
Bizans İmparatorluğunun kılıçlı muhafızı: SPATHARİOS
Bizans İmparatorluğunun müttefiklerinden kurulu askeri birlik: FOEDERATİ
Bizans İmparatorluğunun sınırlarını savunan köylü askerlere verilen ad: AKRİTAS
Bizans İmparatorluğunun, Afrika ve İtalya'daki valilerine verilen ad: EKSARH
Bizans İmparatoru Theophilos'un muhteşem bir bahçe biçiminde yaptırdığı saray: KAMİLAS
Bizans kiliselerinde ikonların asıldığı bölme: İKONOSTASİS
Bizans kiliselerinde kadınlara ayrılan bölüm: YİNEKE
Bizans müziğinde, koro teksesli olarak bir ezgiyi seslendirirken, bir sesin yaptığı vokal burdon: İSON
Bizans sarayında rütbe: PROTOSTRATOR
Bizans sarayında yüksek görevli: PROTOSEBASTOS
Bizans sarayının hassa muhafızları: BARDARİOT
Bizans saraylarında, kubbeli büyük ve debdebeli bir oda çevresinde, bir çok daireden meydana gelen bina: KHRYSOTRİKLİNOS
Bizans’ta askeri ÅŸef: DOMESTİKOS
Bizans’ta büyük toprak sahiplerinin maaÅŸlı askerleriBUCELLARİ
Bizans’ta Herakleios’tan bu yana saray hiyerarÅŸisinde yüksek mevki: PROTOSPATHARİOS
Bizans’ta imparatorluk sınırları içine yerleÅŸtikten sonra orduya kabul edilen paralı barbar asker: FOEDERATİ
Bizans’ta maliyenin denetlenmesinden sorumlu yönetici: LOGOTHEDES
Bizans’ta ordu komutanı, general: DUKS
Bizans’ta ve Roma kilise hiyerarÅŸisinde haznedar: SAKELLİON
Bizans’ta, yüz kiÅŸilik bölüğe komuta eden subay: KENTURYON
Bizans'ın ilk kadın şairi: KOSİA
Bizanslı ünlü aristokrat aile: GABRAS
Bizanslılar zamanında Eskişehir'in ismi: DARBUM
Bizanslılar'da Pazar ve bayram duaları kitabı: EUKHOLOPİON
Bizans'ta Patrik, Sezar, Soyluların soylusu ve Curopalates'in ardından gelen en yüksek mevkili saray ünvanı: BASİLEOPATOR
Bizans'ta ve Roma kilise hiyerarşisinde haznedar: SAKELLİON
Bizansta, her eyaletin ödediği vergi: PAKTON
Bızbız” da denilen ve davula sol elle vurulan ince deÄŸnek: ZİBZİBİ
Bizden öncekiler, geçmişler, öncel: ESLAF
Bizden sonrakiler: AHLAF
Bızır, klitoris: DILAK
Bizonla boğanın çiftleşmesinden doğan melez hayvan: KATOLO
Blok flütün ya da org takımlarının ağızlıklarının içine yerleştirilen ahşap ya da madeni parça: BİZO
Blok işaretlerini yöneten demiryolu memuru: SEMAFORCU
Blue Jeans'lere verilen isim: DENİM
Bluz üzerine giyilen yelek: JİLE
Boagillerden, Afrika ve Asya’da yaÅŸayan, zehirsiz, çok güçlü büyük yılan: PİTON
Boagillerden, tropikal Amerika’da yaÅŸayan, avını sararak ve sıkarak öldüren yılan: ANAKONDA
Böbreği çevreleyen yağlı bağdokuda ve böbreğin kapsülünde ortaya çıkan iltihap süreci: PERİNEFRİT
Böbreğin cerrahi girişimle çıkarılması: NEFROTOMİ
Böbreğin çeşitli yapılarının iltihabi süreçlerin yarattığı böbrek hastalıklarını tanımlayan terim: NETRİT
Böbreğin toplayıcısı sistemleri, idrar borusu ve idrar kesesinin kontraslı röntgen ile görüntülenmesi: PİYELOGRAFİ
Böbrek ağrısı: NEFRALJİ
Böbrek bezlerinin aşırı çalışması: HİPEREPİNEFRİ
Böbrek çanağının akut ya da kronik iltihabı: PİYELİT
Böbrek hastalığını tanımlayan genel terim: NEFROPATİ
Böbrek hastalıklarını inceleyen hekimlik dalı: NEFROLOJİ
Böbrek havuzunu idrar kesesine bağlayan 25-30 cm uzunluğunda tüp biçimli kanal: ÜRETER
Böbrek iltihabı: NEFRİT
Böbrek taşı: URAT
Böbrek üstü bezlerinden birisinin veya her ikisinin cerrahi müdahele ile alınması: ADRENALEKTOMİ
Böbrek üstü bezlerinden salgılanan ve birçok metabolik işlevi olan hormon: KORTİZOL
Böbrek: KİLYE-DEDEK
Böbrekle birlikte idrar borusunun da cerrahi girişimle çıkarılması: NEFROÜREKTOMİ
Böbrekle ilgili: RENAL
Böbrekleri ve hastalıklarını inceleyen hekimlik dalı: NEFROLOJİ
Böbrekten gelen kanama: NEFRORAJİ
Böbreküstü bezi iltihabı: SÜRRENALİT
Böbreküstü bezlerinin salgıladığı etkin bir madde: ADRENALİN
Böbreküstübezi kabuğunun salgıladığı hormonlardan biri: KORTİZON
Böbürlenme: TAFRA
Böbürlenmek: PAYA
Böceğin ısırmasıyla oluşan yumru: TİMİ-TAME
Böcek kurdu: KİRM
Böcek öldürücü ilaçlar: ENSEKTİSİA
Böcek ovaryumunda yumurta tüpünün apikal ince uzantısı: İPLİK
Böcek ve tane ile beslenen, eti için avlanan, kızıl tüylü bir kuş: TOY
Böcek yiyen bir tür kuş: SAĞAN
Böcek yiyerek beslenen büyük yeÂÅŸil çekirge: SAGA
Böcek, haşerelere karşı kullanılan ilaçlar: İNSEKTİSİT
Böcek: HAŞERE-MOMOL
Böcekbilim: ENTOMOLOJİ-OMALİUM
Böcekçil küçük memeli hayvan: SOREKS
Böcekkapan, güneşgülü'' gibi adlarda verilen küçük bitki: DROSERA
Böcekler ile beslenen canlılar: İNSEKTİVOR
Böceklerde ağzın iki yanında bulunan parçalayıcı sert organ: ÇENEK
Böceklerde baş ile karın arasında kalan beden bölümü: TARAKS
Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ: DAMAR
Böceklerde karın halkalarından en arkadakinin sırt kısmı: PİGİDİUM
Böceklerde ve örümceklerde ayağın son parçası: ONİKYUM
Böceklerde veya akarlarda, üstte trohantere bağlı, altta böceklerde tibya ile, akarlarda patella ile eklem yapan podomer: FEMUR
Böcekleri inceleyen bilim dalı: ENTOMOLOJİ
Böceklerin ağzında küçük dilin önünde bulunan bölüm: ÇIKINTI
Böceklerin koyu renkli pigmentlerinin oluşturduğu siyah beneklerde büyüme gözlenmesine verilen ad: ABUNDİSMUS
Böceklerin kurtçuk durumundan yetişkin duruma geçerken, arada aldıkları özel biçim: NEMF
Böceklerin salgıladıkları çekici hormonal maddeler: FEROMON
Böceklerin ve birçok omurgasız hayvanın dış iskeletini oluşturan boynuzsu madde: KİTİN
Böceklerin ve eklem bacaklıların karın bölgesi: ABDOMEN
Böceklerin yumurtadan çıktıktan sonra krizalit ya da ergin karakterlerini kazanmadan önceki evresi: LARVA
Bodrum ilçesi yakınında turistik bir yöre: KARAİNCİR
Bodrum ilçesi yakınında, doğal güzelliğiyle tanınmış bir köy: ASPAT
Bodrum ilçesi yakınında, otel ve eğlence yerlerinin yoğun olduğu bir yöre: GÜMBET
Bodrum ilçesi yakınlarında turistik bir yöre: AKYARLAR
Bodrum ilçesinde doğal güzelliğiyle tanınmış bir koy: MAZI-ASPAT
Bodrum ilçesinde, doğal güzelliğiyle tanınmış bir koy: MAZI
Bodrum ilçesine bağlı turistik bir belde: GÜMÜŞLÜK-BİTES-YALIKAVAK
Bodrum kalesindeki müzede doldurulmuş cesedi sergilenen ünlü Kayra kraliçesi: ADA
Bodrum katında hava ve ışık almak için tavana yakın olarak açılmış pencere: NEFESLİK
Bodrum küflerinde, çürük odunlarda yaşayan küçücük böcek: ORTHOPERUS
Bodrum Müzesi'nde sergilenen dünyanın en eski batığının çıkarıldığı, Kaş ilçesindeki burun: ULUBURUN
Bodrum ve Datça yarımadaları arasındaki körfez: GÖKOVA
Bodrum yakınlarında turistik bir belde: TÜRKBÜKÜ
Bodrum Yarımadası'nın karşısında, 8 mil uzağında yer alan Ege adası: İSTANKÖY
Bodrum, mahzen: BADVAL
Bodrum’un eski adı: HALİKARNASSOS
Bodrum'un turistik bir beldesi: GÜMÜŞLÜK
Bodur bir ağaç türü: KARAYEMEZ
Bodur bir cins horoz veya tavuk: İSPENÇ
Bodur bir köpek cinsi: MASTI
Bodur kalmış ağaç: HOTUR
Bodur ve ÅŸiÅŸman: GEBEÅž
Boehmeria nivea olarak tanımlanan, ısırgangillerden, Çin Vietnam ve Malezya’da yetiÅŸen deÄŸerli bir bitki: RAMİ
Boğa burcu: SEVİR
Boğa burcunda, yedi yıldızdan oluşan takım, Süreyya: ÜLKER
BoÄŸa dikeni: KERENK-TOKUZOTU
Boğa güreşçilerinin boğaların omuz başına çifter çifter sapladıkları ucu zıpkınlı,ağaçtan yapılmış küçük değnek: BANDERİLLA
Boğa güreşçilerinin giydiği ceket: CHALECO
Boğa güreşçisi: TORERO
Boğa güreşi için boğa yetiştiren kimse: GANADERO
Boğa güreşi yapılan alan: ARENA
Boğa güreşi: KORİDA
Boğa güreşinde genç boğalara verilen ad: NOVİLLO
Boğa güreşinde kullanılan kılıç: ESPADA
Boğa güreşinin son safhasında matador tarafından boğayı yönlendirmek için kullanılan kısa bir değneğe iliştirilmiş ufak kırmızı bez parçası: MULETA
Boğa güreşlerinde yönetmeliğe uygun sürede hasmını öldürmeyen matadora boru sesiyle yapılan uyarı: AVİSO
Boğa güreşlerinde, boğayı kızdırmak için mızrakla saldıran atlı: PİKADOR
Boğa takımyıldızının en parlak yıldızı: ALDEBARAN
BoÄŸa, tosun: KELE-GANKER
Boğaların kapalı tutuldukalrı arenaya bitişik yer: TORİL
Boğanın boynuzlarının, toreronun göğsüne teğet geçtiği ustalık hareketi: PASODEPECHO
Boğanotundan çıkarılarak hekimlikte kullanılan zehirli bir madde: AKONİTİN
Boğanotunun bilimsel adı: ACONİT
Boğaya tutulan kırmızı şal: MULETA
Boğaz ağrısı: BUVALA
Boğaz biçiminde küçük vadi: KLÜZ
Boğaz mukozasının şişmesi, yutak iltihabı: ANJİN
Boğaz ve bademciklere yerleşen ve anjin türü hastalıklara neden olan mikrop: BETA
Boğaz, gırtlak: İMİK-ÜMÜK
Boğazda çıkan ur: KIKI
BoÄŸazdan sarkan et: BUKAÄžI
Boğazı süzgeçli testi: KILKIL
Boğazın gırtlak bölümü, yutak: NÜNÜK
Boğazındaki 360 delikten güzel sesler çıkardığına inanılan efsane kuşu: KAKNUS
Boğazını sıkarak boğma: HANK
Boğazköy kazılarında bulunan bir yazıt: ABBAS
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:30 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
BoÄŸazköy’de bulunmuÅŸ Hititçe yazılı efsane: APPUÅž
Boğmaca hastalığı: KOKİZE-GOGİZA-KOGİZO-GOGİÇ-KOGİNÇ
Boğmaca veya boğaz iltihabı: HUNNAK
Boğum, boğum olan şeyler, küçük borucuklar: İNABİB
Boğumlanma: ARTİKÜLASYON
Böğürtlen çalılığı: CIDIR
Böğürtlen çalısı: ZİNCAR
Böğürtlen kaplı orman: KIŞLA
Böğürtlen ve üzümü: DIRI
Böğürtlenden yapılan bir Polonya likörü: JERZYNOWKA
Böğürtlene benzeyen yabani bir bitkinin yumuşak kiremit reknli yumuşak dikeni: ZMİLANÇ-MERÜLCEN
Böğürtleni andıran dikenli bir bitki: ZİNCER
Böğürtlenin ilmi adı: RUBUS
Böğürtlenli bir Fin likörü: MASİMARJA
Bohça, çıkın: HONÇA-PUĞ-BOĞ
Boks müsabakalarında hakemin kullandığı ''açıl'' komutu: BREAK
Boks sporunda, iki boksörün göğüs göğüse gelerek, çok yakın mesafeden dövüşmeleri: KORAKOR
Boks, eskrim gibi sporlarda hamlenin savuşturulması biçimi ya da eylemi: PARAD
Boksörlerin antremanlarda kullandığı yumruk torbası: PANCİKBOL
Boksta bükük kolla aşağıdan yukarıya doğru atılan yumruk: APARKAT
Boksta dövüşemez hale gelmek: ABANDONE
Boksta esas ve korunmaya hazır duruş: GARD
Boksta rakibinin yumruklarıyla çok sarsılmış ancak hâlâ ayakta durabilen boksör: GROGİ
Boksta sağa sola savrularak yapılan savunma: ESKİV
Boksta vurulan bir yumruk çeşidi: KROŞE-SWİNG-APARKAT
Boksta, orta hakemin müsabakayı durdurmak için verdiği komut: STOP
Bol laf üreten, aydın olmaya kalkışan: ENTEL
Bol meyve yüklü ağaç: CANC
Bol sarımsak, soğan, domates ve zeytinyağı ile pişirilen yemek türü: PLAKİ
Bol su olan yer: DAYLI
Bol süt veren inek: LEMSA
Bol tuzlu: ÇOR
Bol ve güçlü olarak çıkan ya da fışkıran: GÜR
Bol, çok: MEBZUL
Bol, verimli, gür: FEYYAZ
Bölge insanı tarafından Adana iline verilen ad: SEHİL
Bölge: MINTIKA
Bölgesel dil: LEHÇE
Bolivya ve Peru’da yaÅŸayan, aynı dili konuÅŸan yerli halk: AYMARALAR
Bolivya ve Åžili'de bir nehir: LAUCA
Bolivya'da bir tuz gölü: POOPO
Bolivya'da İnka öncesi kültürüne ait önemli harabelerin bulunduğu küçük bir şehir: TİWANAKU
Bolivya'da ve Güney Peru'da Batı Cordillera'nın kuzeye doğru uzanan ve bol yağış alan vadiler: YUNGALAR
Bolkar dağları ile Ala dağlar kütlesini birbirinden ayıran tektonik çukur: ECEMİŞ
Bolluk, genişlik: FERAHİ
Bölmeli göçebe çadırı: OBA
Bolu ilinde bir kaplıca: SAROT-PABAS
Bolu ilinde turistik bir göl: ABANT
Bolu ilinde, doğal güzelliğinden dolayı ulusal park kapsamına alınmış bir yöre: YEDİGÖLLER
Bolu yakınındaki Yedigöller'i oluşturan gölcüklerden biri: NAZLIGÖL
Bolu yakınlarındaki kayak merkezi: KARTALKAYA
Bolu, Afyon arası iklim kuşağı simgesi: CXB
Bolu’nun Gerede ilçesinde kayak merkezi olan bir daÄŸ: ARKUT
Bolu’nun Göynük ilçesinde bir kaplıca: ÇATAK
Bolu’nun Göynük ilçesinde, doÄŸal güzelliÄŸiyle tanınmış bir göl: SÜNNET
Bolu’nun Mudurnu ilçesinde bir kaplıca: BABAÅž-BABAS
Bolu’nun Mudurnu ilçesinde, doÄŸal güzelliÄŸinden dolayı ''tabiatı korkuma alanı'' kapsamına alınan göl: SÜLÜKLÜ
Bölüm, kesim: SEKTÖR-GÖZ-BAP-ŞATR
Bölümleme: HETEROGRAD-HOMOGRAD
Bölüngü: FRAKSİYON
Bölünme, taksim edilme: İNKISAM
Bölünmeler öncesi Polonya’da soylu sınıf temsilcilerinin oluÅŸturduÄŸu meclis: SEJM
Bölünmezliği içeren yalın bütün: BİRLİK
Bölünmüş parça: BELİK
Bolu'nun Gerede ilçesinde, kayak merkezi olan bir dağ: ESENTEPE-ARKUT
Bölüştüren, ayıran, ikilem: MUKASSİM
Bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper: KAZAMAT
Boncuk küpe: ALMES
Boncuk oyununda, oyuncunun oyunun sonuna kadar kullandığı yuvarlak, süslü meşe: AGOF
Boncuk, gümüş ya da altın parayla yapılmış, başlığa ya da giysiye takılan süs: CINGIL-CİNGİL
Boncuk, para, tüy gibi şeyler takılan renkli tüylerle yapılan gelin başlığı: KEPEZ
Boncuk: KALEÇİ-TOR
Bönlük, aptallık: RUUNET
Bora, fırtına: BOR
Borazan kuÅŸu da denilen ve Güney Amerika’da yaÅŸayan bataklık kuÅŸu: AGAMİ
Borç alınan bir paranın belirli zamanlarda ödeneceğini gösteren senetler: ESHAM
Borç alma: İSTİKRAZ
Borç anlamında kullanılan eski bir sözcük: VAM
Borç ödemede güvenilir olma durumu: KREDİ
Borç ve alacaklıların kaydedildiği defter: PERAKENDE
Borç veren: DAYİN-DAİN
Borç verilen para: İKRAZAT
Borç verme anlamında eski bir sözcük: İDANE
Borç verme: İKRAZ-İDANE
Borç, bakiye: ÖDEM
Borç, ödünç: KARZ
Borç: VAM
Borçlar: DÜYUN
Borcun yerine getirilmemesi, temerrüt: DİRENİM
Borcun, alacaklı tarafından istenebilir duruma getirilmesi: MUACCELİYET
Bordo üzerine beyaz çizgili bir tür peştamal: ADAGİDE
Börek çorbası: TATAR
Borneo adasında ırmak: RAJANG
Borneo adasında küçük bir sultanlık: BRUNEİ
Borneo dağlarında yaşayan sülün: RALİC-KALİC
Borneo’da yaÅŸayan bir maymun türü: NASALİS
Borsa dışında alışveriş yeri: KULİS
Borsada belli bir tarihte işlem görmüş değerlerin rayiçlerini belirtn terim: KOTASYON
Borsada bir senedin gerçek değerinin altına düşmesi durumu: DEKOT
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak tahvil alım satımı yoluyla açıktan para kazanan kimse: AÇIKÇI
Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre: ARALIK
Borsada iÅŸlem birimi: LOT
Borsada kesin vadeli değerlerin kuru ile primli değerlerin kuru arasındaki farka verilen ad: EKAR
Borsada rayici yükseltmek veya düşürmek için girişilen spekülatif davranışlara verilen ad: ACIYOTAJ
Borsada, kesin vadeli değerlerin kuru ile primli değerlerin kuru arasındaki fark: EKAR
Boru anahtarının kola bağlı olan, setleri dışa dönük, hareketsiz çenesi: ÖKÇEÇENE
Boru biçiminde kap: KUBUR
Boru biçimindeki metal parçaların içini düzleştirip parlatmakta kullanılan aygıt: BICIRGAN
Boru sesi: Tİ
Boru uçlarının kapatılmasnda kullanılan; ahşap, maden ya da plastik parça: TAPA
Boru ve parçalarını, geçtikleri yerlere tutturmak için kullanılan araç: KROŞE
Boruçiçeği: TATULA
Borudan akan sıvının oluşturduğu çekiş: EMME
Borudan kol almakta kullanılan bağlantı parçası: TE
Boruhattı: PİPELİNE
Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bağlantı parçası: RAKOR
Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası: DİSPONİBİLİTE-DİRSEK
Börülceyle yapılan zeytinyağlı çeşidi: LOĞLAZ
Boruyolu: PAYPLAYN
BoÅŸ duran: AVARA
BoÅŸ etken: PLASEBO
Boş geçen süre: BOŞLUK
Boş gereksiz gürültü: TANTANA
BoÅŸ gezen, avare: AYLAK-ANDIL-ALGURA
BoÅŸ inan, hurafe: SANAKA
Boş işler, lüzumsuz ve amaçsız iş: ABES
Boş rakı şişesi: POTLİKA
Boş ve anlamsız söz: ENİSAN-GÜZAF-MAVRA-FASARYA-GÜZAF-SAFSATA
Boş ve manasız yalan söz: ENİSAN
Boş yalak: GURRİT
Boş yere harcama, yıpratma: TELEF
Boş, açık: MÜNHAL
Boş, beceriksiz kimse: ELAVAYİ
Boş, çürük, yanlış: BATIL
Boş, ıssız, tenha: HALİ
Boş, temelsiz ve gerçekten uzaksözler: AFAKİ
Boş, yararsız, saçma: ABES-MALAYANİ-TEHİ
Boşa giden, işe yaramayan: NAFİLE
BoÅŸa gitme: HEBA
BoÅŸalma: DEJARÅž
BoÅŸanma: SERAH-TALAK
Boşanmış kadın: TALİKA-ÇIKMIŞ
Boşanmış kadına kocası tarafından verilmesi zorunlu elbiseler: MUT
Boşboğaz, geveze anlamında yerel bir sözcük: LIVIR
Boşboğaz, söz taşıyan: YALAK
Boşluğu örtmek için kapı ve dolap kapaklarının kenarlarına çakılan çıta: BİNİ
Boşluk: KAVİTE-VAKUM-CEVF-PORTAK
Bosna Hersek sınırları içinde kalan Vişegrad kentinde yer alan osmanlı köprüsü: DRİNA
Bosna Hersek'te bir ırmak: UNA-DRİNA-MİLJACKA
Bosna-Hersek ile Sırbistan'ın sınırındaki kent: SREBRENİTSA
Bosna-Hersek’te bir akarsu: UNA
Bosna-Hersek'te bir ırmak-nehir: MİLJACKA-UNA-SANA-DRİNA-SAVA-BOSNA
BoÅŸta gezen: HAYTA
Bostan bekleme evi olarak kullanılan derme çatma geçici küçük barınak: CERGE
Bostan beklemek için yapılan küçük kulübe: ALAH
Bostan dolabı: NAURE
Bostan ekili tarla: AVARLIK
Bostan korkuluğu: HOYUK-DAHÜL-ABAKI
Bostan sulama: SIVARMA
Bostan sulamak üzere içinde yağmur suyu biriktirilen çukur: ÇOPUL
Bostan yaprağı: TEVEK
Bostan: ANKUR
Bostancı ocağının küçük dereceli subayları: HASEKİ
Bostancı, baltacı ve kapıcıların giydikleri kırmızı çuhadan veya keçeden yapılmış,yukarısı geniş ve kıvrık,boyu uzunca başlık: BARATA
Bostanda karıklar topluluğu: KESME
Bostanda su seprmede kullanılan avuçlu kürek: SASKAVİL
Bostanda yapılan bekçi kulübesi: GÜMELE-GÜME
Bostanda yetişen bitkilerin ilk çapalanması: KAHAN
Bostanın küçüğü: ECÜR
Bostanlarda hayvanları korkutmak için yapılmış korkuluk: DEDELEK
Bostanlarda her cins sebze için ayrılmış ve çevresi yükseltilmiş toprak parçası: OCAK
Bostanlarda yapılan yanları açık, üstü dal ve yaprakla kaplı bostan kulübesi: HUK
BoÅŸuna: TATAVIYA-BEYHUDE-ABESEN
BoÅŸyere gereksiz konuÅŸmak: CIRLAK
Botanik biliminden yararlanan bir alternatif tıp yöntemi: HERBALİSM
Botanik incelemeleri yapmak üzere kurutulmuş,etiketlenmiş ve adlandırılmış bitki koleksiyonu: HERMANYUM
Botanik özelliklerini incelemek amacıyla değişik türde pek çok ağacın yetiştirildiği bahçe: ARBORETUM
Botaniklerde gaz alışverişine yarayan gözenekler: STOMA
Botanikte bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık: İĞNE
Botanikte çok ince bazı organlara özellikle köklerin ince ayrıntılarındaki ince iplikçiklere verilen ad: TELCİK
Botanikte kök-sap anlamında kullanılan terim: RİZOM
Botanikte köksap: RİZOM
Botanikte, kabuğu çatlamamış meyve kabuğuna verilen ad: AKEN
Botswana'da bir il: KANYE
Böürtlen salkımı: HANGAL
Bowling oyununda devrilmeye çalışılan şişe biçimindeki on tahtaya verilen ad: KUKA
Bowling'de bir atış: CURVE-HOOK
Bowlingde oyuncunun devirmeye çalıştığı, üzeri plastik kaplı tahta kuka: PİN
Bowling'de, topun yuvarlandığı ahşap kulvara verilen ad: LANE
Boy ve oymakları kötülüklerden koruduğuna inanılan ruh: CIGI
Boy, endam" anlamında eski sözcük: KAD-KAMET-EĞİN
Boy: KLAN-ANAR-KAMET
Boya evi: BOYANA
Boya ile baskı yapılan sistem: SERİGRAFİ
Boya kazımakta kullanılan alet: RASPA
Boya olarak kullanılan bir tür toprak: SEK
Boya sanayiinde kullanılan beşlitrelik ambalaj: GALON
Boya sanayinde kullanılan zehirli bir madde: ANİLİN
Boya ve badana yapmakta kullanılan silindir biçimli fırça: RULO
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:33 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Boya: SIBAG
Boyacılık ve petrol sanayiinde kullanılan baryumoksit ya da baryumhidroksit: BARİT
Boyacılık ve sepicilikte kullanılan tanence zengin bitkisel özüt: KAŞA-KAŞU
Boyacılıkta demiri paslanmadan korumak için kullanılan, kırmızı renkli, kurşun bileşiği: SÜLÜĞEN
Boyacılıkta kullanılan bazik kurşun karbonat: DASİT
Boyacılıkta kullanılan bir tür yağ: NEFT
Boyacılıkta kullanılan Hint zamkı: LÜK
Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu: İSPANYA
Boyacılıkta kullanılan, çok zehirli bazik kurşun karbonat: ÜSTÜBEÇ
Boyacılıkta kullanılan, nikel ve demire benzeyen, gümüşi renkte bir element: KOBALT
Boyacılıkta sarı renk vermek için kullanılan, çilekgillerden meyvası yenmez bodur ve dikenli bir ağaç: ALACEHRİ
Boyacılıkta ve yaldızcılıkta astar olarak kullanılan bir çeşit zamk: LİKA
Boyalarda kullanılan bir cins tebeşir: İSPANYA
Boyaları ezmeye yarayan demir veya porselen alet: EZGİÇ
Boyaların eritilmesinde ve inceltilmesinde kullanılan organik sıvı: ANON
Boyaların inceltilmesinde kullanılan kimyasal bileşik: TİNER
Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakmak yoluyla çizgi çizme: ÇIRPI
Boyalı, renkli, parlak: RENGİN
Boyanın çabuk kurumasına yarayan bir nevi sıvı kurutucu: SEGATİF
Boyanmamış seramik rengi: ZEM
Boyanmış tahtadan yapılan ve için birbirinin eşi,gittikçe küçülen bir dizi bebek yerleştirilen oyuncak bebek: MATRİYOŞKA
Boyanmış yünlü kumaş: IHN
Boyar maddenin tutkallı suyla, genellikle de yumurta akıyla karıştırılmasıyla elde edilen bir boya türü ve bu boya kullanılarak yapılmış resim: TEMPERA
Boyar maddenin tutkallı suyla, genellikle de yumurta akıyla karıştırılmasıyla elde edilen bir boya türü: TEMPERA
Boyasından faydalanılan kırmızı renkli taş: YOŞA
Boyayan bir maddenin erimiş balmumuyla karıştırılarak resim yapımında kullanılması tekniği: ANKOSTİK
Boydan boya çok düzgün çizgileri bulunan: FRİZE
Boylam: MERDİYEN-TUL
Böylece, bu biçimde: ANCA
Boylu poslu, yakışıklı kimse: LEVENT
Boylu, çiçekleri olan, güneşli ve sulak yerleri seven uzun ömürlü bir bitki: HEZERAN
Boyna sarılma: İNAK
Boyna takılan süs eşyası: ALUNLUK
Boyna ya da bele asılı olarak taşınan su kabı: MATARA
Boynu bükük, üzgün, zavallı: MELÜL
Boynu siyahlı beyazlı, küçük bir kuş: ALERİK
Boynu uzun adam: ANAK
Boynu ve sapı kırılmış toprak testi: GÜDÜLEK
Boynunda beyaz bir leke olan at, koyun yada başka hayvanlar için kullanılan sözcük: BOYMUL
Boynuz ve hayvan başı biçiminde yapılmış kap: RİTON
Boynuz, tırnak, kıl gibi üst deri yapılarını oluşturan proteinli madde: KERATİN
Boynuz: KARN-COK
Boynuzdan yapılan bir tür boru: NEFİR
Boynuzdan yapılan şarap kadehi: BALİG-BALUG
Boynuzları düzgün ay biçiminde öküz: ÇITAK
Boynuzları hilal şeklinde olan öküz: KOKOL
Boynuzları kısa öküz: TOPUR
Boynuzları kısa ve çatalsız olan, Tropikal Amerika'da, Meksika ile Paraguay arasındaki ormanlarda yaşayan geyik cinsi: MAZAMA
Boynuzları yanlara doğru açılmış hayvanlara verilen ad: PELEŞ
Boynuzlaşma: KEROTİNİZASYON
Boynuzlu koyun: KALE
Boynuzlugillerden, Kuzey Doğu Asya'da yaşayan, büyük boynuzları olan yaban koyunu: ARGALİ
Boynuzotu: ÇÖPLEMECİK-ÇÖPLEME
Boynuzsuz büyükbaş hayvanlara verilen isim: DOBAK
Boynuzsuz keçi: KÖLÜK-KULİYA
Boynuzsuz koyun: CELCA-CEMMA-ECEMM
Boynuzsuz koyuna verilen ad: ÇOMUK
Boynuzu ardına kayık koyun: AFSA
Boynuzu çıkmamış keçi: KABIŞ
Boynuzu kırık veya eğri hayvan: ÇELEK
Boynuzu olmayan keçi: KUT
Boynuzunun biri kırık hayvan: ŞELEK
Boyu metreyle kilometre arasında değişen, farklı aşınmayla ortaya çıkan kayaç: MONOLİT
Boyu topuklara kadar uzanan etek için kullanılan sözcük: MAKSİ
Boyu üç metreye kadar ulaşabilen buğdaygiller ailesine ait bir yem bitkisi: SORGUM
Boyu yüz metreyi aşabilen bir ağaç: OKALİPTÜS
Boyu yüz metreyi aşabilen ve toprağın suyunu çekerek yerin bataklık durumuna gelmesini önleyen ağaç: OKULİPTÜS
Boyun atkısı: DOLAK-KAŞKOL
Boyun dörtte ikisi uzunluğunda kadın ceketi: DÖKAR
Boyun eğen, kendini başkasının buyruğuna bırakan: RAM
Boyun eğme, uyma, itaat etme: MTAVAAT-RAM-İNKIYAT
Boyun omurlarının üst en birincisi: ATLAS
Boyun siniri: ILBA
Boyun tutukluğu: İCL
Boyun ve kulakları örtecek biçimde başa sarılan örtü: BOĞDU
Boyun, ense, omuz: DAL
Boyun, gerdan: YAL
Boyuna asılan muskalı gümüş kap: HAMAYIL
Boyuna iki düşey düzlem arasında inşa edilmiş kemer parçası: ANO
Boyuna takılan üçgen muska: HAMAYLİ
Boyunbağı: KRAVAT-DOLAK-KAŞKOL
Boyunda çıkan bulaşıcı bir çeşit çıban: AKŞİŞ
Boyundaki kalkan bezinin aşırı büyümesiyle beliren hastalık: GUATR-GUŞA
Boyundaki lenf damarlarının şişmesi sonucu meydana gelen iltahaplı şişlik: ADENİT
Boyundurk: ÅžAHA
Boyunduruğa bağlanan kayışın kaymaması için kullanılan ağaç çivi: GEDEGALA
Boyunduruğu düvene bağlayan ağaç: DÜVENSİLİK
Boyunduruğun alt kısmına takılan ağaç: DAMAKSI
Boyunduruğun deliklerine geçirilen eğri ağaçları bağlayan ip: SAMUBAĞI-SAMBAĞI
Boyunduruğun orta kısmında kayışın bağlandığı küçücük iki ağaç parça: BIDIHTI
Boyunduruğun, öküzün boynuna bağlanması için kullanılan eğri çubuk: ZEVLE-ZEVİLE
Boyunduruk ile kağnı arasında bağlantıyı yapan deri kayış pimi: MALUK
Boyunduruk: LENTO-NİR-SERAMAC-MENGÜR-ŞAHA
Boyundurukta öküzün boynunu iki yandan sıkan ağaç: SAMİ
Boyundurukta zelveleri bağlamada kullanılan bağ: ZEFTİR
Boyunlar, enseler: RİKAB
Boyunu aÅŸmayan derinlikteki suya eÄŸilip yatarak dalmak: TUMMAK
Boyut: BUUT
Boyutları farklı iki gövdeden oluşan tekne tipi: PRAO
Boz dalaÄŸan” da denilen ve sazlık göllerde yaÅŸayan bir kuÅŸ: ELMABAÅž
Boz diÅŸi deve: ARVANA
Boz renkli örümcekkuşu: BOZCEKİK
Boz renkli: AGBEÅž
Boz renkte kısa kıllı Arap tazısı: SLUGİ
Boza yakın bir renk: GER
Boza yapımında kullanılan darı türü: AKDARI
Bozbakkal da denilen ardıç kuşu: TOPKARIN
Bozcaada’ya özgü ÅŸaraplık bir üzüm cinsi: VASİLAKİ
Bozcaada'da yetiştirilen ve kaliteli bir şarap veren siyah üzüm cinsi: KUNTRA
Bozkır bıldırcını: AVKAR
Bozlak kuşu: COZAYİR
Bozma, feshetme: FEKNAKZ-NAKZ-İHLAL-HALEL-FEK
Bozuk eÅŸya veya alet: CIRKIT
Bozuk fındık: KARAMUK
Bozuk ipek kozası: ÇEPEZ
Bozuk süt: DELAMOT
Bozuk teraziyi dengelemek için hafif gelen kefeye konulan taş, demir, çivi gibi ağırlık: DARA-ABRA
Bozuk ve bayat yumurta: CILK
Bozuk yumurta: İĞDİN-LAK
Bozuk, kapalı, yağmurlu hava: ÇEPEL
Bozukluk, yanlışlık: SAKAMET-ARIZA
Bozulabilecek yiyecekleri çok düşük ısılarda dondurarak uzun süre saklamak için kullanılan buzdolabı: DİPFRİZ
Bozularak kokuÅŸmuÅŸ: CILK
Bozulma, çürüme: İNFİAD
Bozulma, yürürlükten çıkma: İNFİSAH
Bozulmak, ekşiyip çürümek: EPRİMEK
Bozulmamış, saf, temiz: AKMAN
Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük: PAR
Bozulmuş elma ve armut kurusu: ACIKAK-AÇIKAK
Bozulmuş turşu: MİR
Bozulmuş ve dağılmış elyazması kitapları tamir eden ve kâğıtları yenileyerek sayfaları birbirine birleştiren sanatkar: VASSAL
Bozulmus, çürümüs üzüm: TAO
Brahma çilesi: SADHU
Brahma tarikatından olanların vücutlarına ve alınlarına renkli toz, kül, beyaz tebeşirle yaptıkları işaretlere verilen ad: TİLAKA
Brahmacı eğitimde, yüksek kasttan gençleri ve öğrencileri yetiştiren kimse: GURU
Brahmacılığın alt felsefe sisteminden biri: MİMAMSA
Brahmacılığın, altı sisteminden biri: SAMKHYA
Brahmacılıkta, dinle ilgili bütün kitapları belirten terim: SMRİTİ
Brahman mitolojisinde ayı ya da güneşi parçalayıp yutarak tutulmalara neden olan şeytan: RAHU
Brahmancılık mezhebinde tanrıyı uyandırmaya ya da dikkatini çekmeye yarayan kutsal mühreyi belirten Sanskritçe sözcük: ÇANKRA
Brahmanizm’de, bir tanrıyı ya da bir kiÅŸiyi onurlandırmaya yönelik tapınma hareketi: ARATİ
Brahmanizme ve Budizm'e göre davranış kuralarını bilen ve öğreten kimse: AÇARYA
Brahmanlığın büyük kastlarından üçüncüsünün üyesi: VAİSYA
Brendi takviyeli, portakal aromalı, uzun ömürlü bir Sicilya şarabı: MARSALA
Brendi ve limon yapraklarıyla yapılan bir Yunan içkisi: KİTRON
Brendi ve yumurta sarısı ile yapılan sarı renkli bir Hollanda Likörü: ADVOCAAT
Bretagne'de konuşulan bir dil lehçesi: GALLO
Brezilya asıllı bir savunma sanatı: CAPOEİRA
Brezilya askeri güçleri tarafından geliştirilmiş kendini koruma ve güvenlik ağırlık bir savaş sanatı: KOMBATO
Brezilya su sıçanı: NECTOMYS
Brezilya ve Tropikal Amerika’da yetiÅŸen aÄŸaç: SAPUKAYA
Brezilya, Paraguay, Uruguay ve Arjantin'in oluşturduğu Latin Amerika Ortak Pazarı: MERCOSUR
Brezilya, Uruguay ve Arjantinde yaşayan, esmer veya külrengi bir sıçanı andıran kemirgen memeli hayvan: SCAPTEROMYS
Brezilya’da bir kent: NATAL
Brezilya’da büyük kentlerin çevresini saran gecekondulara verilen ad: FAVELA
Brezilya’da oldukça yaygın olan ve Vudu dinine benzeyen bir inanç ve büyücülük anlayışı: MAKUMBA
Brezilya’da Sao Paolo’da yaÄŸmur ormanlarında yaÅŸayan kabile: KAYAPO
Brezilya’da yaÅŸayan ve kuyruÄŸu üzerinde sıçraya, sıçraya çalılıkları aÅŸarak gölcükten gölcüğe geçebilen bir balık cinsi: DORAS
Brezilya’da yaÅŸayan yerli halk: BOROROLAR
Brezilya’da yetiÅŸen bir palmiyenin yapraklarından elde edilen dokuma lifi: PİASAVA
Brezilya’nın eski baÅŸkentinin kısa söyleniÅŸi: RİO
Brezilya’nın kuzeyinde bir bölge: AMAPA
Brezilya’nın Rio de Janerio kentinde bulunan, dünyanın en büyük stadyumu: MARACANA
Brezilya'da bir akarsu: AMAZON-RİO-ARAGUAYA-TİETE
Brezilya'da bir il: MANAUS-BAJE-ARACAJU
Brezilya'da büyük kentlerin çevresini saran gecekondulara verilen ad: FAVELA
Brezilya'da Tocantis ırmağı üzerinde bir baraj: TUCURUİ
Brezilya'da yaşayan, uzun kuyrukulu, soyu tükenmekte olan bir maymun türü: TAMARİN
Brezilya'da, sıçak bölgelere özgü, geniş otluklar arasına serpili ağaçlarında bulunduğu, bir çeşit ağaçlık bozkır: KAMPOS
Brezilya'nın, karnavalıyla da ünlü eski başkentinin kısa söyleniş: RİO
Briçte belli bir rengin rakiplerin elindeki eşit dağılımı: PARTAJ
Briçte bir oyuncunun ortağından belirli bir rengi dönmesini istemek için oynamış olduğu kağıt: APEL
Briçte çağrı anlamında kullanılan sözcük: APEL
Briçte değerli kağıtlara verilen ad: ONÖR
Briçte her roberde fazlaların ve cezaların yazıldığı bölüm: PLAFON
Briçte oyunculardan birinin elinde bir renkten hiç kağıt kalmaması: ŞİKAN
Britanya adasının batısında yer alan Galler bölgesinde yaşayan ve ana dilleri Galce olan bir etnik grup: GALLİLER
Britanya kolonisi Aden’de küçük volkanik ada: PERİM
Britanya uygarlığına bağlı halkları belirten, onlara ilişkin olan: ANGLOSAKSON
Briton efsanelerinde erkek ve dişi cüce: KORRİGAN
Bromhidrik asidin tuzu ya da eteri: BROMÜR
Bromür baskı işlemlerinin ilk şekli: ARGENTOTYPE
Bronş duvarında esnek yapıların ve kas tabaksının yıkımı nedeniyle bronşların çeşitli biçimlerdeki kalıcı genişlemesi: BRONŞEKTAZİ
Bronşları genişletmek, burun tıkanıklığını gidermek amacıyla kullanılan bir alkaloit: EFEDRİN
Bronşların daralmasından ileri gelen nefes darlığı hastalığı: ASTIM
Bronşların doğuştan ya da sonradan ''geri dönüşsüz'' biçimde genişlemesi: BRONŞEKTAZİ
Bronz mühür: SİTULA
Bronz: TUNÇ
Brülör: YAKMAÇ
Btibet yöresinde yetişen uzun tüylü bir cins sığır: KOTAS-KOTAZ
Bu gece: BECE
Bu günkü belediyenin Türkiye’de ilk kurulan biçimi: ÅžEHREMANETİ
Bu günkü Hollanda, Belçika ve KuzeydoÄŸu Fransa’ya eskiden verilen ad: FELEMENK
Bu günkü koşullardan farklı iklim ve bit ki koşullarında oluşmuş eski toprak: PALEOSOL.
Bu günkü Vakıflar Genel Müdürlüğü: EVKAF
Bucak: NAHİYE
Buda figürleri: PAYA
Buda rahibi ya keÅŸiÅŸi: BONZ
Buda rahibi: LAMA
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:34 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Buda tarikatı Şingon'un tapınağı: TOCİ
Buda’nın erdemlerini ve yaptığı iyilikleri anlatan yazılara verilen ad: CATAKA
Buda’yı ayartmaya ve doÄŸru yoldan döndürmeye çalışan istekler kralı: MARA
Budacı geleneğe göre, Buda'nın aydınlanmaya eriştiği sırada altında oturduğu ağacın adı: BO
Budacı heykelin geleneksel kalıplarının oluşturulmasında önemli rol oynamış Japon sanatçı: KAİKEİ
Budacılığın en önemli yapısı olan ve kutsal emanetlerin saklandığı ya da bir olayın anısına yapılmış Hint kökenli anıt: STUPA
Budacılığın güney okullarına ait kutsal metinler bütünü: TİPİTAKA
Budacılıkta ikinci derece tanrılara verilen ad: DEVATA
Budacılıkta kendini ibadete veren ve beş din buyruğuna uyan kimse: UPASAKA
Budacılıkta varoluşun temelinde bulunan tüm varlığın geçiciliği öğretisi: ANİKKA
Budacılıkta, dünyadan el etek çekip tefekkür yolunu seçen ve dilenci keşiş cemaatine katılan kişi: BHİKKU
Budak ve ağaç başı: FAR
Budak: ÇALTAK
Budaklı ağaç: ÇANGAL
Budaksız ve düzgün tomruk: DOBALAN
Budala, ahmak, saf: BÖN-ENAYİ-EBLEH-FEDM
Budama bıçağı, bıçkı: NARİK
Budama yapılan ağaçların ince dalları: ÇİĞİRDİK
Budanan ağaçların ince dalları: ÇILPI
Budanan dallarda kalan kuru uç: GEVE
Buda'nın öğretileri: DHARMA
Budanmamıs üzüm dalı: ANNAT
Budanmış ağaç: BİRASTE-GOCAT
Buddha rahibi veya keÅŸiÅŸi: BONZ
Buddha’nın Çin’deki adı: FO
Buddhacılığın ilkelerini ve ibadet biçimlerini anlatan ve dört bölümden oluşan kutsal kitap: DİD
Buddhacılık’la ilgili kitaplarda ikinci derece tanrılara verilen ad: DEVATA
Buddhacılıkta, acı hayatın ve varoluşun bir parçası: DUKKHA
Buddhacılıkta, acıların kaynağı arzu ve istekler: SAMUDAYA
Buddha'nın Japonya'daki adı: FO
Buddhayı ayartmaya ve doğru yoldan döndürmeye çalışan istekler Kralı: MARA
Budha baÅŸrahibi: DALAYLAMA
Budha felsefesinde, görünüşler ülkesi, biçim alemi: RUPADHATU
Budha sanatında tepe biçimli anıt, türbe: STUPA
Budha, Dharma ve Sangha'dan oluşan Budizm'in üç temel ibadet öğesi: TRİRATNA
Budha’nın Çin’deki adı: FO
Budhacılıkta hayatın tümüne yayılmış olan acı: DUKHA
Budha'nın geçmiş, gelecek yahut şimdiki zamandaki görünümü: BOSATSU
Budist düşüncede kendini tüm duyarlı canlıların Budalığa ulaşmasına yardımcı olmaya adamış kişi: BOTHİSATTVA
Budist felsefesinde, meditasyon ve bilgelik yoluyla elde edilen mucizevi güç: ABHİCNA
Budist inanışına göre ataların anılması: OBON
Budist keÅŸiÅŸler topluluÄŸu: SANGHA
Budist mabetlerinde kutsal eşyaların saklandığı odacığa veya dolaba verilen ad: PAGODA
Budist Uygurların şiir anlamında kullandıkları sözcük: ŞLOK
Budistlerde ölmüş olan ataların anılması geleneği: OBAN
Budizm de ruhun ulaştığı en yüksek mertebeye verilen ad: NİRVANA
Budizm' de varoluşun temelinde bulunan tüm varlığın geçiciliği öğretisi: ANİKKA-ANİTYA
Budizm felsefesinin ekirdeÄŸini oluÅŸturan fikir: KURUMA
Budizm ve Hinduizm'de, zihinsel konsantrasyon anlamında kullanılan bir terim: SAMADHİ
Budizm ve Hinduizmde,kişinin ruhsal yolculuğu boyunca kendini tanrıya emanet etmesi: ŞARANA
Budizm’de var oluÅŸun temelinde bulunan tüm varlığın geçiciliÄŸi öğretisi: ANİKKA
Budizm’deki paramita’lar adı verilen yedi veya on erdemden birinin adı: VİRAGA
Budizm’e inanan ama herhangi bir manastır tarikatından olmayan kiÅŸi: UPASAKA
Budizm’in ana kollarından biri: MAHAYANA
Budizm’in Buda’yla tek vücut olmayı amaçlayan bir kolu: ZEN
Budizm’in en önemli yapısı olan ve içinde kutsal emanetler saklanan Hint kökenli anıt: STUPA
Budizm'de beden, zihin ya da konuşma yoluyla yerine getirilen, bilinçli bir çabayı içeren bir eylem: SİLA
Budizm'de bilgelik ve saflıkla özleştirilen yüce ruh: DAİNİCHİ
Budizm'de dünyanın sonu ve öbür dünya hakkındaki görüşlere göre bu dünyanın gelecek Buddhası: MAİTREYA
Budizm'de Gautama Buddha'nın öğretilerinden oluşan ve doğrudan Buda'nın sözlerini aktardığı varsayılan metinlere verilen ad: SUTRA
Budizm'de tanımlanan Üç çağın sonuncusu, Dharma'nın gerilemeye girdiği, Budizmin bozulmaya başladığı çağ: MAPPO
Budizm'e inanan, ama herhangi bir manastır tarikatından olmayan kişi: UPASAKA
Budizmin en eski okulunun günümüzdeki tek temsilcisi: THERAVADA
Budizm'in en önemli yapısı olan ve içinde kutsal emanetler saklanan Hint kökenli anıt: MAYA
Budizmin rahipler teşkilatı: SANGHA
Budizm'in yasalarını belirleyen üç bölümden oluşan eser: TRİPİTAKA
Budizm'in, Japonya'da büyük önem taşıyan bir kolu: ZEN
Budizminde belli başlı okullardan biri: CHAN
Budun ön kısmından elde edilen ve kızartmaya elverişli olan dana eti: NUAR
Budunbilim: ETNOLOJİ
Buğday ambarı: HERKİL-ABARA
Buğday başaklarının kararmasına yol açan bitki hastalığı: KÖN
Buğday başı: BAŞAK
Buğday biçerken işaretlenen yer: ÇIKIM
Buğday biçmeye başlarken ara verinceye kadar, önceden belirlenen bitirilmesi gereken alan: HON
Buğday çeşidi: GUNDULU
Buğday çuvalı: SEKLEM
Buğday değirmende öğütülürken havaya karışan ve değirmenin duvarlarına çok ince zerreler halinde yapışan un: DAKİK
Buğday destelerinin üst üste konması, susam demeti: GÜMÜL
Buğday döküntüsü: KES
Buğday ekmeği yaparken yastacın üzerine konan unun kabı: UHRAÇANA
Buğday elemeye yarayan büyük gözenekli elek: HOLUZ
Buğday içerisinde yeralan ve un öz değerlerini en fazla içeren protein grubu: GLUTEN
Buğday içinde çok olan ve ''gökçek'' adı verilen kara tohum: ZÜVAN
BuÄŸday kabuÄŸu: GAVIZ
Buğday kavurgası: ÇEDENE
Buğday kırığı: YARMA
Buğday kırıkları ile yapılan bir yemek: LEPE
Buğday makarnası: SOBA
Buğday öğütülürken etrafa biriken taşlı ince un: BAD
Buğday ölçeği: BUÇAKLAĞ-GOD-KATLOK-GABRAN-KABRAN-KABRAN
Buğday ölçme aracı: MUCUR
Buğday pası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu pas rengindeki hastalık: KINACIK
Buğday sapı öğütülen altında keskin taşlar olan ağaç döven: GEMİ
Buğday saplarını deste yapmaya yarayan alet: KEVÜK
BuÄŸday savurma aleti: EVSECEK
BuÄŸday savurma: CECATMA
Buğday sütlacı: ALOŞO
Buğday tanelerinin biçimini bozan bir hastalık: KÖLÇER
Buğday tanesi: CEÇ-TENE
Buğday tanesine keşkekliğe çeviren su değirmeni: DİK
Buğday tanesinin olgunlaşmış içi: EVİN
Buğday tarlalarında yetişen, tohumu zehirli, yabani bir bitki, belemir: ACIMIK
Buğday tarlasında yetişen arpaya benzer zehirli bir bitki: EREZ
Buğday temizlemekte kullanılan alet: DANDANAZ
Buğday tohumunun filizlenmesi: ÇÜCÜK
Buğday unu ile yapılan keşkül benzeri tatlı: BAKUZE
BuÄŸday unu: AÄžUN
Buğday unundan yapılan küçük ev ekmeği: KOLOF
Buğday unundan yapılan tatlı: GAVUT
Buğday vb. tahılları yıkarken suyun yüzünde toplanan saman, çöp ve ot tohumlarının oluşturduğu birikinti: GAVUZ
Buğday ve arpa gibi hububatın kalburlanması: KERBELE
Buğday ve arpanın sivri kısmı: SİVRİK
Buğday ve arpayı fazla yiyen hayvanın karnının şişmesi: DENELEME
Buğday ve başakla karışık iri saman: ÇELMİK
Buğday ve mısır ekmeğinden yapılan hayır için dağıtılan yağlı dilim: ÇÖREK
Buğday ve mısır gibi tahılları elemekte ve temizlemekte kullanılan bir çeşit elek: HALBUR
Buğday ve mısır kaynatması: DUZLAMA
Buğday veya fiğ destelerinden oluşturulan yığın: YUMMA
Buğday veya şıra kaynatan büyük kazan: HELLE
Buğday vs. biçerken işaretlenen yer: ÇIKIM
Buğday ya da patatesten yapılan ve kimyonla tatlandırılan bir İskandinav içkisi: AKVAVİT
Buğday yığını: MALAMA-PART-TINAZ
Buğday yıkama yeri: ÇALGAN
Buğday, arpa kılçığı: MIRIK
Buğday, arpa kökü: ULUN
Buğday, arpa, mısır gibi kuru yiyeceklerin korunduğu yer: GUM
Buğday, mercimek gibi tahıllara zarar veren haşere: BAMBIL
Buğday, mısır gibi tahılların kuruyemiş gibi yenilmek üzere kavrulmuş olanı: KAVURGA
Buğday, nohut, fasulye ve çeşitli yemişlerle yapılan bir tatlı: AŞURE
Buğday, oprak gibi şeylerin elendiği iri gözlü kalbur: GÖZER
BuÄŸday: DENE-GENDUME-AKTAHAL-HINTA-DEN
Buğdaydan yapılmış keşkek: DÖĞME
Buğdaygiller anlamında eski bir sözcük: NECLİYE
BuÄŸdaygiller’deki bitkileri inceleyen ilim kolu: AGROSTOLOJİ
BuÄŸdaygillerde kavuzcuk: PALEA
Buğdaygillerde olduğu gibi yapraklarda sapın bir bölümünü uzunlamasına saran, geniş dış bölüm: KIN
Buğdaygillerde ve baklagillerde pas hastalığına neden olan mantar: PASMANTARI
Buğdaygillerde, yaprak ayası ile yaprak kınının birbirinden ayrıldığı yerde bulunan sivri uçlu, küçük, saydam çıkıntı: DİLCİK
Buğdaygillerden durgun sularda yetişen bir bitki: KUŞYEMİ
Buğdaygillerden sıçak bölgelerde yetişen bir bitki: OLYRA
Buğdaygillerden sıcak ülkelerde yetişen bambu türü: ARUNDİNARİA
Buğdaygillerden, küçük bir çayır otu: FLEOL
Buğdaygillerden, tarla ve yol kenarlarında kendi kendine biten bir tür arpa: SOKARIK
Buğdaygillerden, unlu tane veren bir bitki: ÇAVDAR
Buğdaygillerin başağında, başakçıkları ya da çiçeği saran kabuk: KAVUZ
Buğdaygillerin başağında, başakları veya çiçeği saran kabuk: KAVUZ
Buğdayı değirmen taşına akıtan oluk: ARD
Buğdayı iki taşın arasında ezerek yapılan un: GOYUT
Buğdayın bekletilerek suyunun kurutulmasıyla elde edilen özü: NİŞE
Buğdayın boy atma zamanında uzaması: KALEM
Buğdayın değirmende döküldüğü yer: SAKONARİ
Buğdayın değirmenin boğazına akısını düzenleyen araç: DİŞLİ
Buğdayın içinde bulunan bir çeşit ot: ERES
Buğdayın işlenemeyen, işe yaramayan kısmı: GIVIZ
Buğdayın kaynatılmasıyla yapılan bir çeşit yemek: UĞUT
Buğdayın soyulmuş kabuğu: KEPEK
Buğdayla karışık iri saman: ÇELMİK
Buğdayla karışık saman: ABARA
Buğdaylara ve diğer ekilen dikilen bitkilere zararlı bir ot cinsi: HARDALA
Buğdaylara zarar veren güve: SİTOTROGA
Buğdaypası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu zararlı hastalık: KINACIK
Bugün İngiltere tacı mücevherlerinden biri olan ünlü elmas: KUHINUR
Bugün kullanılan Rus alfabesini bulan (Kiril Alfabesi) Ortadoks papaz: KİRİL
Bugün Kuzey Kafkasya'da yaşayan bir Türk boyunun adı: NOGAY
Bugün yalnız iki köyde konuÅŸulan,Kafkasyalı Aghovania’lıların dilinden gelme Kafkas dili: UDİ
Bugün Yunanistan sınırlarında kalan Gümülcüne kenti'nin Türkler tarafından alınmasından önceki adı: KOMOTİNİ
Bugüne kadar parçalarına ulaşılabilen en eski ansiklopedi olarak kabul edilen eserin yazarı: SPEUSİPPUS
Bugünkü Abhaz halkını oluşturan Kafkas halklarından biri: APSİLLER
Bugünkü Azerbaycan Cumhuriyeti ile Dağıstan'ın güneyini kapsayan eski bir devlet: ALBANYA
Bugünkü Bogota yakınlarında yaşamış bir yerli kabilesinin efsanevi yöneticisi: ELDORADO
Bugünkü Etiyopya'nın eski adı: HABEŞİSTAN
Bugünkü ırmakların dördüncü çağdan kalma en eski alüvyonlarına verilen ad: DİLÜVİYUM
Bugünkü Kazakistan'ın Kuzey Doğusu ile Mogolistan'ın batısında yaşayan en eski ve kalabalık Türk-Kazak kabilelerinden: NAYMANLAR
Bugünkü Moğolistan'ın güney batı kısmında yaşamış göçebe bir topluluk: KERAİTLER
Buhar, buğu: BUĞ-İSTİM-BUĞU
Buhara kumaşı: BUĞRAN
Buharın yada herhangi bir gazın bulunduğu kabın iç yüzeylerine yaptığı basıncı ölçen alet: MANOMETRE
Buharla çalışan ağırlık kaldırma marinası: MAÇUNA
Buharla ısıtıldıktan sonra bükülerek biçim verilen ahşap çubuklarla yapılan mobilya: TONET
Buharlaşma sonucu su kaybı oranını ölçen alet: LİZİMETRE
BuharlaÅŸma: EVAPORASYON
Buharlaştıktan sonra suda kalan tortu: SÜNGÜT
Buharlı küçük tren: PAMPIR
Buharlı lokomotiflerde makinist ve ateşçinin bulunduğu kumanda yerine verilen ad: MARKİZ
Bukalemun: BAHTABAKAN
Bukalemun: KAYAKELERİ-BAHTABAKAN-HİRBA
Bükerek germek için iki kat edilmiş bir ipin ucuna geçirilen tahta parçası: TOYAKA
Bukle, kıvrım: PLİ
Bükmek: ABL
Bükük: MÜK
Bükülen ya da kıvrılan bir şeyin her kıvrımı: KAT
Bükülgen: İNSİRAFİ
Bükülme izi: YATKI
Bükülmemiş erkek manda: COMBA
Bükülmüş iplik ve bu iplikle dokunmuş kumaş: BUKLET
Bükülmüş kaytan veya iplik: BÜKME
Bükülmüş ot bağı: BURMA
Bükülmüş yonca bağı: BURMA
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:34 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Bükün: İNSİRAF
Bulamaç: ARDHALE-ASİDE-BULMEÇ
Bulanık görme hastalığı: ALALIK
Bulanık, net olmayan: FLU
Bulaşı bir virüs hastalığı: EBOLA
Bulaşıcı hastalık: GEZERGİ
Bulaşıcı hastalıklar bulunan bir ülkeden gelmiş insanların karantinaya alındıkları binaya verilen ad: LAZARETO
Bulaşıcı hastalıkların, özellikle veremin sonucu olarak kemik dokusunun harap olması: KARİES
Bulaşıcı menenjit'e yol açan mikrop: MENİNGOKOK
Bulaşıcı ve öldürücü bir hastalık: KOLERA-VEBA
Bulaşıcı, geçici: SARİ
Bulaşık bezi: SÜRGÜÇ-ÇAÇAN-TEHNE-SÜRGEÇ
Bulaşık suyu: YUYUNTU
Bulaşık vb. karıştırmak için kullanılan ucu çatal değnek: ÇILGIÇ
Bulaşık yıkanan musluk teknesi: EVİYE
Bulaşık yıkanırken kullanılan sünger: SÜRGÜÇ
Bulaşık: ÇEPEL-GAP-ALAT
Bulaşmak, bulaştırmak: MALAKS
Bulaşmış, bulaşık: ALUDE
Bülbül: ANDELİB-HEZAR-ÇELEK-SARDUÇ
Bülbüle benzer ötücü bir kuş: MAVİGERDAN
Bulgar kadın: BULKA
Bulgar mitoloji yaratığı: KARAKONDJUL
Bulgarca kökenli. "elbise askısı" anlamında kulanılan kelime: ZAGAÇALKA
Bulgaristan ile Tuna Nehri kıyısında bulunan bir şehir: RUSÇUK
Bulgaristan sınırları içinde kalan en büyük akarsu ve Tuna Nehri'nin kollarından biri: İSKAR
Bulgaristan’da kurulu olan ve dünyanın en riskli nükleer santrallarından biri: KOZLODUY
Bulgaristan’da yaÅŸayan bir Türkmen boyu: NALDÖKEN
Bulgaristan’ın Deliorman yöresinde yaÅŸayan Müslüman Türk boyu: GACALLAR
Bulgaristan'a özgü yumuşak bir peynir türü: SİRENE
Bulgaristan'da bir akarsu: OSMA-TUNCA-İSKAR
Bulgaristan'da bir dağ: RİLA
Bulgaristan'da bir il: LOM-SLİVEN-RAZGARD-VRASTA
Bulgaristan'ın kuzey bölgelerinde yer alan bir akarsu: OSAM
Bulgaristan'ın kuzey bölümlerinde yer alan, Tuna Nehri'nin sağ yönlü kolarından biri olan bir akarsu: YANTRA
Bulgaristannın güneydoğusunda yer alan kısa bir nehir: ROPOTAMO
Bulgarlardan oluşturulan "Voynuk" örgütündeki subaylara verilen ad: LİKATOR
Bulgur değirmeni: DELİP
Bulgur değirmeninde çekildikten sonra gerieye kalan iri taneler: ÖLÜ
Bulgur dövmek için ağaçtan yapılmış büyük dibek tokmağı: SOLKU
Bulgur dövmeye yarayan düzenek: TABAHNE
Bulgur ile unun küçük yuvarlaklar getirilmesi ile suda kaynatılması sonucu yapılan yemek: KUŞKUŞ
Bulgur ile yapılan bir çeşit sulu soğuk salata: BATIRIK
Bulgur kabuğunu ayıran değirmen: STAHAN
Bulgur karıştırılan tahtadan yapılmış araç: ÇÖMÇE
Bulgur kırığı: FITI
Bulgur pilavı: PİLO-PİLOV-AŞ
Bulgur pişerken boşaltmaya yarayan kap: SAVRIÇ
Bulgur salatası: BATIRIK
Bulgur tozu: DÜĞÜRCÜK
Bulgur unu ve pekmezden yapılmış helva: TOHNİK
Bulgur ve asma yaprağından yapılan yemek: YAPRAĞAŞI
Bulgur ve unun küçük yuvarlaklar haline getirilerek suda kaynatılması ile yapılan bir yemek: KUŞKUŞ
Bulgur veya dövmenin elek üstünde kalan en irileri: İRİNTİ
Bulgur veya pirinçten yapılan bir tür yemek: LEPE
Bulgur veya tarhana yapılırken kazanı karıştırmaya yarayan ahşap alet: DEPGİ
Bulgur ya da pirinç ve kıymayla yoğrulduktan sonra küçük küçük yuvarlanıp haşlanarak yapılan bir yemek: YUVALAK-YUVARLAMA
Bulgur ya da pirinçten çorba gibi yapılan, bol soğanlı ve kırmızı biberli yiyecek: LEPE
Bulgur yapmak için kaynatılan buğday: GÖLLE
Bulgur, biber, soğan, domates, maydanozla yapılan ve asma yaprağına sarılıp çiğ olarak yenen bir yiyecek: BAT
Bulgur, nohut, mercimek gibi yemek ve çorba malzemesi: AŞLIH
Bulgur, şeker, erik kurusu ve ekşi ile yapılan bir yiyecek: ACILIAŞI
Bulgur, yarma dövülen dibek taşı: SETEN
Bulgur, yarma konan koyun, keçi derisi: DAVARCIK
Bulgur: BURGUL-CEŞİŞ
Bulgurdan ince yemeklik buğday: DÜĞÜ
Bulgurdan yapılan az sulu yemek: LEPE
Bulgurdan yapılan bir yemek: ŞİLE
Bulgurdan yapılmış çorba: TIRHID
Bulgurdan yapılmış yuvalak malzemesinin, avuç içi büyüklüğünde ve kalınlığında kor ateşte pişirilmesi ile yapılan bir yiyeceK: TARKIÇ
Bulgurla yapılan bir yemek: ÇETNEVİR
Bulgurlu mercimek: ALACATENE
Bulguru kabuğundan ayıran değirmen: SITAKAN
Bulgurun en ince kısmı: DÜĞÜLCEK
Bulgurun taşını ayıklamak için kalburu hoplatarak elemek: EVSMEK
Bulgurun ufak tanelisi: DÜĞÜ-DÜĞÜLCEK
Buliz, kadın kazağı: BULUS
Bulmaca bilimi: ENİGMATOLOJİ
Bulucu: DEDEKTÖR
Bulucusunun adını taşıyan ve çok küçük boyutların ölçülebilmesine olanak sağlayan düzenek: VERNİYE
Bulucusunun adını taşıyan ve körler için hazırlanan evrensel yazı sistemi, alfabe: BRAİLLE
Bulunan, olan: KAİN
Bulunmayış, yokluk: GAYBUBET
Bulunulan yerden daha yüksekte kalan düzlük: SET
Bulunulan yere göre karşı yanda olan: ÖTE
Bulunulan yerin yüksekliğini gösteren aygıt: ALTİMETRE
Buluşma yeri: MAHED-MİKAT
Buluşma, kavuşma: TELAKİ
Bulut, sis(Osm.): MİG
Bulut: EBR-SEHAB-GAYM
Bulutların arasında güneş çıkması: ALAMUK
Bulutların sınıflandırılmasında lifleri düzensiz bir şekilde içeri doğru eğilen ve çoğu zaman birbirine dolaşmış gibi görünen bir sürris çeşidi: İNTORTUS
Bulutların sınıflandırılmasında, birbirine bitişik veya tek parça halindeki bir bulut tabakasının dalgalanmalar gösterdiği tür: UNDULATUS
Bulutlu havalardaki bunaltıcı sıcaklık: AKBULUT
Bulutlu, durgun ve çok sıcak hava: ALAMUK
Bulutlu, kapalı: BULANIK
Bulutsu: NEBÜLÖZ-NEBULA
Buluttan ayrılıp henüz yere düşmemiş yağmur tanesi: SİBEL
Buluz: KAMESELA
Bulvar: AVENÜ
Bumbaları ve mataforaları bir taraftan diğer tarafa dirisa edebilmek ve sabit tutabilmek: VENTO
Bumbaların düşey ve yatay hareketlerini sağlamak için topuklarına konulan iki yönlü menteşe: KAZBOYNU
Bumbar dolması denen bir yemek çeşidi: CERGAND
Bumbar yağı: ÇÖZ
Bumbar, bağırsak: ÇÖZ
Bunaklık: FERTÜTİ
Bunaltıcı sıcak: SIKLAT
Bunaltıcı ve boğuk geçen bulutlu hava: HAFTA
Bunaltma, tedirgin etme: İZAÇ
Bunamış, bunak: MATUH-ATEH
Bundan böyle, artık: AYUK
Bundan önce, evvelce: SABIKAN
Bundan öte: AARI
Bundan sonra, bundan böyle'' anlamında eski sözcük: MİNBAD-BADEMA
Bunun gibi, böyle: HAKEZA- KEZALİK-MAMAFİH
Bünyesi zayıf kişi: EVHAN
Burçağa benzer yemlik bir tahıl: BOY
Burçak dedikleri hububat cinsi: CÜLBAN
Burçak: KÜŞNE
Burçlar kuşağı: ZODYAK
Burçlar kuşağını simgeleyen on iki bölmeli tekerlek: ROTA
Burçlar kuşağının dördüncü işareti (Yengeç): CANCER
Burdur ilinde antik bir kent: BALBURA
Burdur ilinde bir göl: SALDA
Burdur ilinde bir göl: YARIŞLI
Burdur ilinde ünlü bir antik kent: SAGALASSOS
Burdur ilinde ünlü bir mağara: İNSUYU-SEFERYİĞİT
Burdur ilinde, MÖ 6000 yılına tarihlenen ünlü höyük: HACILAR
Burdur ve Isparta'ya özgü, peksimetle yapılan cevizli un helvası: TOSMANKARA
Burdur yöresinde koyun boyama ve yıkama şenliği: YÜNÜM BÖĞET
Burdur, Isparta ve Mersin yöresine özgü, şaraplık bir üzüm cinsi: DİMİTRİ
Burdur’da daÄŸ köylerinde dokunan bir tür kaba kumaÅŸ: MENEVREK.
Burdur’un yakınında turistik önemi olan bir maÄŸara: İNSUYU MAÄžARASI
Burdur'da bir göl: BUCAK-SARDA-SALDA
Burgaç, çevri, eğrim: ANAFOR
Burgaçlar oluşturarak akan bir akışkanın devinimi: TÜRBÜLANS
Burgulu çivi: VİDA
Burguya bir dönme hareketi vererek yapılan kuyu açma yöntemi: ROTARİ
Burkina Faso'da yaÅŸayan etnik bir grup: TUAREG-BOBO
Burkulma,bükülme sonucu ortaya çıkan biçim değişikliği: DİSTORSİYON
Burma boksu: LETHWEİ
Burma sarık biçimi verilmiş bir çeşit hamur tatlısı: SARIĞIBURMA
Burma: KYAT
Burma'nın resmi Dövüş sistemi: BANDO
Burna kalıcı şekil verme, estetik olarak burun şeklini değiştirme: RİNOPLASTİ
Burnandaki beyaz leke çene altına kadar inen at: ANAHTARLI
Burnu üzerinde boynuzu bulunan ve file benzeyen vahşi bir hayvan: GERGEDAN
Burnun arka kısmı ile yutağın komşuluk yaptığı bölge: NAZOFARİNKS
Burnun ucu: HERSEME
Burnundan, genizden konuşan: HIMİK-AHANN
Burnunun ucunda şark çıbanı izi olan kimse: TİRNİK
Bursa dolaylarında yetişen, küçük salkımlı bir cins üzüm: KARABULGAR
Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesinin eski adı: KİRMASTİ
Bursa ilinde bir şelale: SU UÇTU-SAİTABAT
Bursa ilinde, geleneksel ev dokusuyla tanınan tarihi ve turistik bir köy: CUMALIKIZIK
Bursa kentinde, zanaatçıların geleneksel el sanatlarını icra ettiği köprü: IRGANDI
Bursa kentinin ünlü kaplıcası: ÇEKİRGE
Bursa kökenli yoğurtlu döner kebap: İSKENDER
Bursa ve Balıkesir yöresinde,peynir altı suyuyla yapılan bir tür lor peyniri: SIRVATKA
Bursa ve Kocaeli dolaylarında yetişen yerli bir erik cinsi: ALBARDAK
Bursa yöresine özgü bir halk oyunu: AFADİMEM
Bursa yöresine özgü bir peynir cinsi: UYUŞUK
Bursa, Bolu ve Eskişehir yörelerinde yapılan, mayasız hamurdan yufka ekmeği gibi yapılıp sacta pişirilen ekmek: GARTALAŞ
Bursa’da dokunan bir tür ipekli kumaÅŸ: DOLABİ
Bursa’da, Ulucami’nin hemen kuzeydoÄŸusunda,Orhan Gazi döneminde yapılmış ünlü han: EMİRHANI
Bursa’nın Gemlik ilçesinin antik dönemdeki adı: KİOS
Bursa’nın İnegöl ilçesi yakınlarındaki ünlü kaplıca: OYMAT
Bursa’nın İnegöl ilçesinde çıkan bir maden suyu: ÇİTLİ
Bursa’nın İznik ilçesinde ünlü bir kanyon: SANSARAK
Bursa’nın Kestel ilçesinde bir ÅŸelale: SAİTABAT
Bursa’nın Mudanya ilçesi dolaylarında dört yaşını bitiren hayvan anlamında kullanılan sözcük: ESİ
Bursa’nın Mudanya ilçesine baÄŸlı, tamamıyla sit alanı olan Zeytinbağı bucağının eski adı: TİRİLYE
Bursa’nın yüksek yörelerinde yetiÅŸtirilen, küçük taneli ve lezzetli bir fasulye cinsi: FERASETSİZ
Bursa’ya özgü,püre haline getirilmiÅŸ patatesle yapılan bir tür salata: LALEZAR
Bursa'da bir göl: KİLİMLİ-ULUBAT-İZNİK
Bursa'da bir ova: KARACABEY
Bursa'da II. Bayezid tarafından yaptırılan han: KOZA
Bursa'da toplu ulaşımda ücretlendirmede kullanılan plastikten yapılma kartlara verilen ad: BUKART
Bursa-MustafakemalpaÅŸa’da bir kaplıca: DÜMBÜLDEK
Bursa'nın Gemlik ilçesinin antik dönemlerdeki adı: KİOS
Bursa'nın İznik ilçesinde ünlü bir kanyon: SANSARAK
Bursa'nın Kestel ilçesinde bir şelale: SAİTABAT
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bir kaplıca: DÜMBÜLDEK
Bursa'nın Nilüfer ilçesinde, Türkiye'nin en uzun mağaralarından biri: AYVA İNİ
Bursa'nın Osmangazi ve Yıldırım ilçelerini birbirine bağlayan, Türkiye'nin tek çarşılı köprüsü: IRGANDİ
Bursa'nın yüksek yörelerinde yetiştirilen, küçük taneli ve lezzetli bir fasulye cinsi: FEHASETSİZ
Bursa'ya özgü, püre haline getirilmiş patatesle yapılan bir tür salata: LALEZAR
Burudur'un eski adı: ASKANİYA
Burularak yapılmış bilezik: BURMA
Burulmuş erkek keçi: HEVİR
BurulmuÅŸ: BADAK
Bürümcük görünüşlü, çok bükümlü, genellikle pamuk iplikleriyle dokunmuş bir kumaş: JORJET
Burun akıntısı: RİNORE
Burun boşluğu ile orta kulağı birleştiren boru biçimindeki yola verilen ad: ÖSTAKİ
Burun boşluğunun yanında, buruna komşu: PARANAZAL
Burun boşluklarını döşeyen mukozanın iltihabı: RİNİT
Burun boşluklarının arka delikleri: KOANA
Burun boşluklarının incelenmesinde kullanılan yöntem: RİNOSKOPİ
Burun direÄŸi: ARABAÄžI
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:36 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Burun hastalıkları ve tedavileri ile ilgili tıp dalı: RİNOLOJİ
Burun iltihabı: RİNİT
Burun kanaması: EPİSTAKSİS-MİMİSAN
Burun kısmı kısa, düz ve küçük olanlara verilen ad: KIMIK
Burun noktası: NASİON
Burun şeklinde küçük toprak parçası: BERÇİN
Burun taşı: RİNOLİT
Burun temizlemek için koyunda taşınan ipek kumaş parçası: ULATU
Burun ucu: KALAK
Burun ve ağız boşluğunun arkasındaki kısım: GENİZ
Burun ve burun boşluğu hastalıklarıyla uğraşan patoloji dalı: RİNOLOJİ
Burun ve kulak gibi organlarda bulunan küçük kıkırdak: KEMİRCİK
Burun: ENE
Burunda kurumuş sümük: PATAK
Burundaki çok küçük bir organ aracılığıyla canlılarda türdeşleri arasında iletişimi sağladığı ileri sürülen altıncı duyu: FEROMON
Burundan akan sümük: CİMBİL
Burundan su çekip püskürtme: İNTİSAR
Burundi ve Ruanda'da yaşayan zenci bir halk: TUTSİLER
Burundi'de yaşayan etnik bir grup: BATUSİ
Buruşmaz, iyi cins bir kumaşın ticari adı: CORONEL
Buruşuk yüzlü bir köpek cinsi: BULDOG
Buruşuk, büzülmüş, kıvrılmış: AÇİKİR
Buruşuk, yırtık, parçalanmış: FELFEKİÇ
Büsbütün, tamamen: MAMIR-ÇIKLA
Butların iç tarafı, iki bacak arası: APIŞ
Butların topak etinden yapılan bir tür pastırma: EĞRİCE
Bütün arterleri kapsayan iltihabi durum: PANARTERİT
Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı: ELEKTRON
Bütün beş kuruşluk: PATAGOS
Bütün beslenme işlevlerinin bozulmasıyla oluşan ileri derecede zayıflık: KAŞEKSİ
Bütün beyitleri arasında konu birliği bulunan gazele verilen ad: YEKAVAZ
Bütün bir ülkeyi saran ve çok yaygın hale gelebilen salgın: PANDEMİ
Bütün çok hücreli hayvanlarda görülen, döllenmiş yumurtanın gelişme evresi(biy.): BLASTULA
Bütün denizlerde yetişen bir deniz yosunu: LAMİNARYA
Bütün dünyanın aynı dili konuşmasını amaçlayarak oluşturulan, öğrenilmesi basit olan yapay dil: ESPERANTO
Bütün dünyaya yayılmış küçük yaprak böceği: LUPERUS
Bütün eski Yunan mimarlığına örnek olan ev biçimi: MEGARON
Bütün gelişimini ve sporlanma organlarını aynı bitki türünden tamamlayan mantar: MONOKSEN
Bütün görsel sanatlar ve mimarlıkta tek renklilik: MONOKROMİ
Bütün harfleri ve kelimeleri birbirlerine bitişik olarak yazılan bir yazı üslubu: MÜSELSEL
Bütün Hıristiyan kiliselerinin birleştirilmesini amaçlayan hareket: EKÜMENİZM
Bütün insanlığın çevresinde olup bitenin farkında olmadığını savunan görüş: OSHO
Bütün kutsal Hint metinlerinin başında ve sonunda yinelenen mistik hece: OM
Bütün maymun türlerini içine alan memeliler takımı: PRİMAT
Bütün mercimek ve pirinçle pişirilen bir çeşit çorba: ALACACI
Bütün müslümanları aynı idare altında toplama amacını güden siyasi ideal: PANİSLAMİZM
Bütün olarak fırında kurutulmuş armut: TAKALAK
Bütün parasını oyunda kaybeden kumarbaz: PAKBAZ
Bütün vücuda yayılan enfeksiyon: SEPSİS
Bütün vücudu saran, kolsuz ve bazen kukuletalı bir çeşit üst giysisi, pelerin: HARMANİ-HARMANİYE
Bütün yetkilerin sınırsız olarak bir kişide toplandığı devlet yönetim biçimi: OTOKRASİ
Bütün yönlere hareket etme imkanı sağlayan bağlantı: KARDAN
Bütün yüksekliği boyunca yuvarlak merkezi planlı, çoğu kez bir kubbeyle örtülü yapı ya da yapı gövdesi: ROTONDA
Bütün yüz sinüslerinin iltihabı: PANSİNUZİT
Bütün yüzeye tutkal sürmeyi gerektirmeyen işlerde, fırçayı aralıklı bastırarak tutkal sürme işi: KEDİBASTI
Bütün zihin yeteneklerinin tek bir düşünce etrafında toplandığı ruhsal bozukluk: MONOMANİ
Bütün: PAN
Bütüncü ekonomi: MAKROEKONOMİ
Bütüne ve genele ilişkin: KÜLLİ
Bütünleşme, birleşme: ENTEGRASYON
Bütünsel: TOTAL
Bütününü kapsamayan, tam olmayan, kısmi: PARSİYEL
Bütünüyle havada yaşayan bitkilere verilen ad: AEROFİT
Büve'' de denilen, kan emici bir sinek: İVEZ
Büve: BUNALEK
Büveleğin sokmasıyla hayvanlarda oluşan bir hastalık: NOKRA
Büyü, tılsım: AVSIN-ETKİ-FÜSUN-ARBIŞ-URASA
Büyücü kadınlar: SEVAHİR
Büyücü: CADI-SAHİR
Büyücülerin okuduğu dua, efsun: RUKYE
Büyük ağaç kaşık: ÇÖMÇE
Büyük ağır balyoz: ZOMP
Büyük ağırlıkları ölçmek için kullanılan büyük çeki, baskül: KABBAN
Büyük altın: GRAMESE
Büyük anahtar, açacak: MACAR
Büyük araç korunağı, sundurma: HANGAR
Büyük at hamlesi: OGEİMA
Büyük ay, dolunay: AYBİGE
Büyük ayaklı: DAPLIÇ
Büyük ayı: DÜBBÜEKBER-YEDİGİR
Büyük azı dişi: AŞABE-AŞEME
Büyük bahçe kapısı: DARVAZ
Büyük bakır güğüm: İSLEMİ
Büyük bakır kazan: AŞURMA
Büyük bakır maşrapa: SAPLI
Büyük bakır tencere: BADİYE-BADIYA-BADYA-BAYDA
Büyük bakraç: SİTİL -BATMAN
Büyük balkon, eski evlerin üzeri: DAMBEŞ
Büyük balkon: DAMBEŞ
Büyük balta: KERKİ
Büyük balyoz: ZOMP
Büyük baş hayvanlarda bir şeyin sürtünerek oluşturduğu yara: YAĞIR
Büyük baş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili: LİSAN
Büyük baş hayvanların tümü: MALMASAT
Büyük baş hayvanların yem yedikleri yalak: AHUR
Büyük başlı küçük kısa çivi: KADAK
Büyük başörtüsü: ÇADRA
Büyük bela, afet" anlamında eski sözcük: AHE
Büyük bez çarşaf: SABAN
Büyük bez veya deri torba: CAĞ-CAV
Büyük bıçak: UFLAK
Büyük bilgin: MOLLA
Büyük bina: BUKA
Büyük bir cins maymun: NESNAS
Büyük bir derebeyine yemin ederek bağlanan derebeyi, birine bağlanan, tabi olan kişi: VASSAL
Büyük bir heyecan duygusu yaratmaya yönelik edebiyat üslubu: PATETİK
Büyük bir ırmağa karışan ikinci derecdeki akarsulardan her biri: AYAK
Büyük bir kasede hazırlanan ziyafet kokteyllerinin genel adı: BOWL
Büyük bir kilise ya da katedralde bir kutsal kişiye adanmış dua mekanı: ŞAPEL
Büyük bir kimseye karşı beklenmedik cevap verme, karşı çıkma: DIRACA
Büyük bir leyleği andıran, boz tüylü bir kuş: PAPUÇGAGALI
Büyük bir maymun türü: LANGUR
Büyük bir orman ağacı: SEDİR-SEKOYA
Büyük bir sevgiyle, sevdalı bir deyişle: AMOROSO
Büyük bir yapının zengin biçimde süslenmiş anıtsal giriş kapısı: PORTAL
Büyük bira bardağı: ARJANTİN-ŞOP
Büyük bölümü ipekten dokunan kırmızı renkli örtü veya mendil: AL
Büyük bölümü saf metandan oluşan, kolayca tutuşabilen bir gaz: GRİZU
Büyük boy kâğıdın dörde bölünmesiyle meydana getirilen eski yazma kitaplara verilen ad: RUBU
Büyük boynuzları olan bir yaban koyunu: ARGALI
Büyük Britanya’da bir akarsu: AVON
Büyük Britanya’nın siyasal yaÅŸamını canlandıran ve 1837-1848 yılları arasında işçi özgürlüğünden yana olan reformcu hareket: ÇARTİZM
Büyük Britanya'da göl: EARLN
Büyük çağlayan, çavlan: ŞELALE
Büyük camilerde, son cemaat yerindeki balkon biçiminde küçük çıkma: MÜKEBBİRE
Büyük çan: DONGURAK-LÖMBÜRDEK
Büyük çanak: BATİYE-GAZR
Büyük çaplı makara: MOLET
Büyük çekiç: VARAKULA
Büyük çeşme musluğu: BURMA
Büyük cins arı: BAMBIL
Büyük çit kazığı: SÖVEN
Büyük çivi: ENSERİ-ESERİ-MIH-KADAK-KARPİZİYA-MISMAR-MOSMAR
Büyük çoÄŸunluÄŸu Gürcistan’ın güneybatısında yaÅŸayan ve Gürcülerin etnografik gruplarından biri olan Müslüman Gürcülere verilen ad: ACARALILAR
Büyük çoÄŸunluÄŸu Moldova’da, bir bölümü, Dobruca,Besarabya ve Ukrayna’da oturan Ortodoks Türk halkı: GAGAVUZ
Büyük çomça: SAPLI
Büyük çuval: HARAL-GERİ-BARDAN-TELİZ-BARDAN-SEKLEM-KODAK-YAYMAN
Büyük dağ: RASİYE
Büyük delikli kalbur: HOROT-SARAT
Büyük delikli kepçe: KELKÜR
Büyük demir çivi: EKSER
Büyük demir küskü: LOM
Büyük deri torba: CAĞ
Büyük derin sivilce: ÇIBAN
Büyük deve: KINAS
Büyük devletler(İngiltere, Fransa, Almanya ve Rusya): DÜVELİ MUAZZAMA
Büyük dikdörtgen salon biçiminde yapılmış, sütunları olan bir tür Roma yapısı: BAZİLİKA
Büyük dikiş, teğel: İL
Büyük dilli kapı kilidi: SANGA
Büyük dişi avcı doğan: BAZ
Büyük dokuma çuval: CAMADAN
Büyük dolu tanesi: KORKUT
Büyük düdük: FIŞTIRA
Büyük duvar kertenkelesi: GURKUDA
Büyük duvar tablosu: MÜRAL
Büyük ekmek sepeti: MİKEBE
Büyük erkek akbaba: KUŞAMAN
Büyük erkek kardeş: EDE
Büyük erkek oğlak: SİYİS
Büyük ev eşyası paketi: MAFRAÇ
Büyük evren: MACROCOSMO
Büyük fare: CARDIN-CUBURAN-GEME-RATE-CARDON-BUSBUR
Büyük felaket: AFAT
Büyük genişçe yayvan tabak: LENGERİ
Büyük geyik: AKMARAL
Büyük gezi otobüsü: OTOKAR
Büyük gövdeli deve: CERDAHL
Büyük gözlü elek: ÇİNEĞER-SARAT
Büyük gruplar halinde göç eden balıkların yolları üzerine kurulan, kargı ve kamıştan yapılan kafes: KUZULUK
Büyük gügüm: İSTAVRİK-İSTEMLİ-GİGMA
Büyük günah: KEBİRE
Büyük halı: GEVE
Büyük han veya kervansaray: FERHANE
Büyük harf veya büyük harflerle yazılmış yazı: MAJİSKÜL
Büyük hasır çanta: ZEMBİL
Büyük hattatların sanat yolu: ÇIĞIR
Büyük havan: DİBEK
Büyük havuz: BİRKE
Büyük heybe: ARTMAK-CAMADAN
Büyük Himalayalar'da bir doruk: HARAMUKH
Büyük Hindistan cevizi: NARCIL
Büyük iğne: GIYIK-AİNLİ
Büyük ip yumağı: HENKEL
Büyük ipekli mendil: TİRİBOLU
Büyük iplik çilesi: KELEP
Büyük ırmak: ŞAT
Büyük kaba: LOKKO
Büyük Kafkaslar'ın en yüksek doruklarından biri: KAZBEK
Büyük kağnı sepeti: ÇETEN
Büyük kalabalık: MAHALAKALLAH
Büyük kalbur: GAPSAK
Büyük kalın değnek: KOBAL
Büyük kalın direk: ILIHTIN
Büyük kan çıbanı: DÜMEL
Büyük kanca: KARMUK
Büyük kapı ortasındaki küçük kapı: KUZULUK
Büyük kapı: DARVAZA-PORTA
Büyük kara kurbağası: PAPİŞNİK
Büyük kase: MİRFED
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:40 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Büyük kaya çıkıntısı: GAKMA-KAKMA
Büyük kaya parçası: KARTMA
Büyük kayaları kırıp ufalamaya yarayan makine: KONKASÖR
Büyük kayık tabak: BULUD
Büyük kazan: KESTİRME-GANTERİ-HALGİN-GATNERİ
Büyük kazanda tarhana, reçel gibi yemekleri karıştırmaya yarayan, uzun ve kalın saplı, ağzı geniş bir araç: TIĞIÇ
Büyük kent merkezlerinin üstünde toplanan kirli hava: SMOG
Büyük kent serserisi: APAŞ
Büyük kepçe: TETİK
Büyük kıl çuval: HARAR
Büyük kılıç: ASPET
Büyük kiliselerde binanın diğer bölümlerinden yüksekçe olan,dar,uzun yapılmış orta kısım: MABER
Büyük konaklarda yemek ve mutfak hizmetlerinde çalıştırılan uşak: AYVAZ
Büyük konferans salonu: ODİTORYUM
Büyük köpek: ZAAR -İŞKİLO
Büyük köşk, malikane: SARH
Büyük kötülük: MELANET
Büyük kova: TİKON
Büyük külek: KİLEKA
Büyük kullanışsız konak: BARHANA
Büyük küp: BERNİYE
Büyük küpeleriyle tanınan ve dinsel inançlarında Hindu, Åživa, Tandra Budhacılığı ve Hathayoga’ya özgü ögeleri birleÅŸtiren Åživacı çileciler tarikatı: KANPHATAYOGİ
Büyük kurbağa: GODEN
Büyük kuyruklu karaman koyununa verilen ad: KOLOV
Büyük kuyu: HAVDAN
Büyük leğen: TEŞT-TEŞİN
Büyük mağaza: BONMARŞE
Büyük mağazalarda hazır yemek bölümü: FESTFUT
Büyük makamdaki kimseleri hoş sözlerle, fıkra ve öykülerle eğlendiren kimse: NEDİM
Büyük makamdaki kimselerin giydiği bir tür üstlük: KONTOŞ
Büyük mal varlığı: KİRİ
Büyük Menderes Irmağı deltasında, zengin bir kuş yapısına sahip olan göl: KARİNE
Büyük Menderes Nehrinin hemen ağzına yakın deniz kıyısında bir antik liman şehri: MİLET
Büyük mendil: YAĞLIK-MAHRABA-ÇEVRE
Büyük meşe ağacı: AZAT
Büyük meşin heybe: HURÇ
Büyük meyhane: SERATİN
Büyük Moğol İmparatorluğunda geliri, ödenecek aylıkların toplamını karşılamak üzere hakanın hizmetindeki subaylara verilen toprak: ÇAĞIR
Büyük mus: ORİGİNAL
Büyük muska: HAMEYLİ
Büyük nehir: ŞAT
Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç: GELBERİ
Büyük Okyanus açıklarında akıntı: NİNO
Büyük Okyanus da bir ülke: KİRİBATİ-TUVALU
Büyük Okyanus’ta ve Çin denizi’nde görülen ÅŸiddetli fırtına: TAYFUN
Büyük Okyanus’ta yer alan Paskalya Adası’ndaki taÅŸtan yapılmış devasa insan heykellerine verilen ad: MOAİ
Büyük Okyanus’un batısındaki sığ deniz: ARAFURA
Büyük Okyanus'ta ABD'ye bağlı bir ada: GUAM
Büyük Okyanus'ta bağımsız bir cumhuriyet: PALAU
Büyük Okyanus'ta bulunan Şili'ye bağlı Paskalya Adası'nda yerleşik Polinezyalı yerliler: RAPANUİ
Büyük Okyanus'ta Fransa'ya ait bir ada: TAHİTİ
Büyük Okyanusta görülen ve dünya iklimi üzerinde büyük etkisi olan deniz akıntısı: LALİNA
Büyük Okyanus'ta küçük bir ada-devlet: NAURU
Büyük Okyanus'ta yer alan Paskalya Adası'ndaki taştan yapılmış devasa insan heykellerine verilen ad: MOAİ
Büyük Okyanusun batısında ABD’ye ait bir ada: SAİPAN
Büyük Okyanus'un batısında sığ bir deniz: ARAFURA
Büyük Okyanusun güney batısında, Vanuatanın en güneydeki adası: ANATOM
Büyük Okyanus'un güney kesiminde Yeni Zelanda'ya bağlı ada grubu: TOKELAU
Büyük Okyanusun güneybatı bölümünün bir kesimi olan deniz: BİSMARC
Büyük Okyanus'un güneydoğusunda zaman zaman görülen ve dünyanın iklimini değiştiren akıntı: ELNİNO
Büyük Okyanus'un kuzey batısında bulunan en derin çukur(11.035m.): MARİANA
Büyük ölçek: GURAF
Büyük önerme: MAJÖR
Büyük oranda İtalya’da üretilen bir kırmızı ÅŸarap türü: LAMBRUSCO
Büyük örtü: SAVAN
Büyük palamut ağacı: AZAT
Büyük piliç: YARGA-BULADA-YARKA
Büyük plastik bidon: BODİK
Büyük porselen tabak: DABRELKA
Büyük projelerin gerçekleştirilebilmesi için birden fazla şirketin bir araya gelmesi: KONSORSİYUM
Büyük protein yapılardan oluşan moleküller: PROTEAZOM
Büyük pulluk: KUTAN-KOTAN-KÖTEN
Büyük renkli leke: PAFTA
Büyük risk taşıyan sigorta işlerinin organizatörüne verilen ad: APERİTÖR
Büyük Rus kentlerinin yakınındaki tatil evlerine verilen ad: DAÇA
Büyük sahan: TEBŞİ
Büyük sahra: FEYFA
Büyük Sahra’da göçebe olarak yaÅŸayan halk: TUAREG
Büyük Sahra’da kumullarla örtülü bölge: ERG
Büyük Sahrada kireç taşlarından oluşmuş yassı kayaların oluşturduğu yayla: HAMADA
Büyük Sahrada kumullarla örtülü bölge: ERG
Büyük Sahra'da özellikle kış aylarında esen sıcak ve kuru rüzgâr: HARMATTAN
Büyük sahrada sivri tepeli kumullara verilen ad: TİF
Büyük Sahra'da yaşayan bir halk: TUAREGLER
Büyük Sahra'da yassı kayaların meydana getirdiği yaylalara verilen ad: HANADA
Büyük salkımlı, iri yuvarlak taneli beyaz üzüm: AKBULGAR
Büyük salon, sofa: AYVAN-EYVAN
Büyük şantiyelerde hafriyata ve bu hafriyattan çıkan malzemeleri belli bir uzaklığa boşaltmaya yarayan toprak tesviye makinesi: SKREPER
Büyük şarap kadehi: RITL
Büyük sarayların iç bölümü: ENDERUN
Büyük savaş davulu: KÖS
Büyük selçuklular döneminde lüks kullanma seramiği olarak imal edilen çinilerin yapım tekniği: MİNAİ
Büyük Selçuklular ile Gazneliler arasında 1040 yılında yapılan ve Büyük Selçuklu devletinin kuruluşunu kesinleştiren savaş: DANDANAKAN
Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçuklularında askerin ihtiyaçları ile uğraşan memur: ARIZ
Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları ve Sultanlığında hükümdara çeşitli hizmetlerde bulunan saray görevlisine verilen ad: TAŞTDAR
Büyük sıçan: KEME-POSPOR-PUSPURAN
Büyük sığır tüccarı: CELEP
Büyük sinek: BUNELEK
Büyük sınır taşı: ARAÇ
Büyük sırt çantası: ZEMBİL
Büyük sofa: EYVAN
Büyük sopa: SÖVEN
Büyük sözlük: KAMUS-FERHENG
Büyük su arkı: OBUZ
Büyük su bidonu: BAYBOLAN
Büyük su değirmeni: DOLAP
Büyük su kabı: SÜMEVER-BİDON
Büyük süpürge: ÇALGI
Büyük süt bakırı: VEDERE
Büyük tahra: GÖREBİ
Büyük tahta kaşık: ÇÖMÇE-ÇOMÇA-ÇEMÇE
Büyük tahta kepçe: ÇÖMÇE
Büyük tahta süzgeç: GOBA
Büyük taneli bir çesit üzüm: BÜRGÜLÜ
Büyük tansiyon: SİSTOLİK
Büyük tarla tırmığı: KARTUK
Büyük tarla: GÖL
Büyük taş havan: SOKU
Büyük taş kütlesi: KAYA
Büyük taş: GABAN
Büyük taşları kaldırmada kullanılan demir alet: KAVRAÇ
Büyük tekke: ASİTANE
Büyük tepsi: BÖLME-SİNİ
Büyük terazi, baskül: KABBAN-KAFFAN
Büyük terazilerin ahşap tablasına verilen ad: KEFE
Büyük tesbih: ŞAKŞAK
Büyük testere: CAGA
Büyük testi: KARABE
Büyük teyze: TETE
Büyük tülbent: YAZMA
Büyük ulu: KOCA
Büyük üzüntü, acı: DAĞ
Büyük ve besili deve: ANİS
Büyük ve beyaz sert taşlar: HAMPARA
Büyük ve boz renkte yaban güvercini: ALAKANAT
Büyük ve derin karavana, kazan: KERES
Büyük ve kalın kadın başörtüsü: ATGU
Büyük ve Küçük Ağrı dağlarının eteklerinde bulunan göller: GÖLYÜZÜ-SAZ
Büyük ve kuvvetli ateş: TAMTUK
Büyük ve siyah başlı çoban köpeği: ALAŞ
Büyük ve süslü çadır: OTAĞ
Büyük ve ulu: CELİL
Büyük ve uzun çivi: EYSERİ
Büyük ve yassı çakıl: KAYDIRAK
Büyük ve yassı taş kullanılarak hazırlanmış kuş tuzağı.KAPANCA
Büyük ve yassı taş: SAY
Büyük ve yayvan sahan: LENGER
Büyük yaba: AKGÖTÜREN-ATKI-LASTOR-YABALTU
Büyük yal kazanı: GERDEL
Büyük yalak: MASLAK
Büyük yapraklı bir çeşit bitki: ALAHTA
Büyük yazma yemeni: ÇEMBER
Büyük yemek tabağı: GUŞANE
Büyük yer altı mağarası: ZERZAMBIL
Büyük yetişkin hayvan: EKE
Büyük yılan: ERAM-EJDER-SUBAN-AZDİYA-EVREN
Büyük yük kızağı: HĞIZEK
Büyük yün çilesi: KELEP-KELE
Büyük zar: GODA
Büyük zil: HAVAN
Büyük, ağır ve hantal eşya: ANGAZ
Büyük, ağzı kapaklı küp: ZAP
Büyük, beyaz, yuvarlak taneli ve kokulu bir çesit üzüm: BEYLERCE
Büyük, harap, kullanışsız ev: BERHANE
Büyük, iri, kocaman: CESİM
Büyük, kaba budaklı ağaç: KANARA-KANAR
Büyük, kadın baş örtüsü: ALİHANI
Büyük, kalın sopa: TOYKA
Büyük, kebir, ulu: FAHM-CESİM-MİHİN
Büyük, morumsu kırmızı çiçekli, ayva tüyleri ile kaplı bir bitki: AGROSTEMMA
Büyük, önemli: MAJÖR
Büyük, siyah ve çok eksi olan bir çesit üzüm: GATIGARA
Büyük, süslü köşk, saray gibi yapı: KAŞANE
Büyük, ulu kişi, saygıdeğer kişi: AKA
Büyük, yetişkin, yaşlı: EKE-EGE
Büyük, yolcu taşıma amaçlı karayolu taşıtı: BUS
Büyük, yüce, ulu: MÜNİF
Büyük, yumurtamsı, kırmızımsı mavi renkli bir erik türü: AYNABAKAR
Büyük,ağır ve hantal eşya: ANGAZ
Büyükanne, nine: EBE-CEDDE
Büyükayı takım yıldızının eski adı: DÜBBÜEKBER
Büyükbaş hayvan derisi: GÖN
Büyükbaş hayvanlarda görülen bulaşıcı ve öldürücü bir hastalık: DELİDANA
Büyükbaş hayvanları durdurmak için kullanılan seslenme sözü: OHA
Büyükbaş hayvanları ısıran bir cins sinek: GÖĞEN
Büyükbaş hayvanları musura bağlamak için kullanılan ahşap, ''U'' şeklindeki boyunduruk: ÇOLUH
Büyükbaş hayvanların işlenmiş derisi: KÖSELE
Büyükbaş hayvanların yem yediği yerden yüksek yalak: HAFT
Büyükbaş hayvanların yemlenip beslenmeleri için yem saman konulan, yerden yüksekçe duvara sabitlenmiş ahşap bölüm: BATMA
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalınbağırsağı: BUMBAR
Büyükçe çay bardağı: AJDA
Büyükçe eşek: AKÇAGURUN
Büyükçe tahıl çuvalı: YAYMA
Büyüklük gösteren çocuk: ATAÇ
Büyüklük hastalığı: MEGALOMANİ
Büyüklük, çalım, gösteriş: HÖKELEK
Büyüklük, yücelik, ululuk: İZZET-CELAL-KİBRİYA-CELAL
Büyülteç: AGRANDİSÖR
Büyültme: AGRANDİSMAN
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:41 |
|
 |
|
AkrepKral
Portal Yöneticisi
Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33 İleti: 14457 Yaş: 36
Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
Büyülü içki: İKSİR
Büyüme çağında, kemikleşme bozukluklarına sebep olan hastalık: OSTEOKONDROZ
Büyüme evresini tamamlamış, fakat henüz döllenebilecek duruma gelmemiş dişi gamet: OOSİT
Büyüme hormonu: SOMATHORMON
Büyüme hormonunun aşırı salgılanmasına bağlı olarak ellerde,ayaklarda ve başta aşırı büyüme gibi değişikliklerle belirgin hastalık: AKROMEGALİ
Büyüme, gelişme: NEMA
Büyümemiş karpuz: KALAK-ŞALAK-ACUR
Buyurma, buyruk: EMR
Buyurun efendim, emredin'' anlamında bir seslenme sözü: LEBBEYK
Büyüteç: LUP
Büyütme, abartma: İZAM
Büyütücü: AGRANDİZÖR
Büyüye, olağanüstü güçlere, perilere dayanan tiyatro oyunu: FEERİ
Büyüyüp gelişme: NEMA
Buz çözer: DEFROSTER
Buz hokeyinde kullanılan, sıkıştırılmış plastikten top: PAK
Buz tutmuş erimeyen kar yığını: KÜRTÜK
Buzağı veya kuzu ağılı: ÇETEN
Buzağı, malak, kuzu, oğlak gibi yavru hayvanlara takılan renkli yün ipliklerden örülen süs eşyası: GUDU
Buzağılara takılan zil: TİNGİL
Buzağıların analarını emmelerini önlemek için ağızlarına takılan sivri uçlu aygıt: BÜĞEK
Buzağıların boynuna takılan tasma: YILTAR
Buzağıların, annelerinden ayrılarak konuldukları bölme: GAŞAK
Buzağın ağzına takılan çatal demir: MİZ
Buzağının boynundaki ip tasma: HALTUK
Buzçözer: DEFROSTER
Buzdolabı gibi metal eşya üzerine yapıştırılan üzerinde resim ya da yazı bulunan, mıknatıslı küçük etiket: MAGNET
Buzdolabı için kullanılan ölçü birimi: AYAK
Buzla: BANKİZ
Buzlu veya dondurulmuş olarak sunulan içki, meşrubat: FRAPE
Buzu çözen, donmayı önleyen aygıt: DEFROSTER
Buzul bilimi: GLASYOLOJİ
Buzul Çağı'ndan günümüze kadar gelebilmiş en yaşlı ağaç: GİNKO
Buzul kökenli blok kil: TİL
Buzul taşı: MOREN
Buzul ve don etkisiyle oluşmuş, sarp kenarlı çukur: SİRK
Buzul yüzeyi üstünde yükselen çoğunlukla sivri kayalık tepeler: NUNATAK
Buzul: CUMUDİYE
Buzulbilim: GLASİYOLOJİ
Buzullar tarafından oluşturulan ve iç kesimlere kadar sokulan ince uzun körfez: FİYORT
Buzullarda buzul kar buzunu ya da buzul dili kenarlarını kaya çeperinden ayıran çatlak: RİMAYE
Buzulların dip bölümlerinin erimesi ile ortaya çıkan suların sürükleyerek biriktirdiği katmanlı kum ve çakıllardan oluşan dar uzun ve kavisli tepe: OS
Buzulların kenarlarında yetişen liken: SOLORİNA
Büzülme, küçülme: UFALMA
BuzultaÅŸ: MOREN
Büzüşmüş: ÇİVRİKOS
Byzantion’da iki yer adı: BUS
_________________Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..! "Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur" Ey Yalnızlık; Arkadaşım, Yoldaşım, Sırdaşım, Derttaşım, Kendimi Buluşum... Twit: twitter.com/AkrepPortal
|
| Cmt 03 Nis, 2010 23:42 |
|
|
Kimler çevrimiçi |
Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir |
|
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumda konulara cevap yazamazsınız Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz Bu forumda dosya ekleyemezsiniz
|
|