Cevapsız iletiler | Aktif konular Sistem saati: Sal 23 Arl, 2014 03:46



Konuya cevap yaz  [ 30 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2
B Harfi ile başlayan bulmaca kelimelerinin anlamları 
Yazar Mesaj
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Bir nokta etrafında toplanmış olan şey: DERİŞİK
Bir noktadan bütün çevrenin görünüşü, engin görünüş: PANORAMA
Bir noktanın uzaydaki yerini bulmaya yarayan ana çizgilerden yatay olanı, koordinat: APSİS
Bir noktanın, seçilen bir karşılaştırma yüzeyine göre yükseltisi: KOT
Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi: ALIN
Bir oda veya mekana açılan,duvar ya da çitle çevrili girinti: ALKOV
Bir odada yataklık koymak için yapılmış bucak: ALKOV
Bir odanın tüm tabanını kaplamakta kullanılan genellikle kısa havlı ya da tüyleri bukleli halı: MOKET
Bir odun parçasının kabasını almak ve doğrama haline getirmek için kullanılan bir tür rende: KARGIN
Bir öğretinin yandaşlarının bütünü: KABALA
Bir öğretmenin, aynısını yazmaları için öğrencilerine verdiği yazı örneği: MEŞK
Bir okçuluk sporu: KEMANKEŞLİK
Bir okula gitmeden kendi kendini yetiştiren: OTODİDAKT
Bir öküz cinsi.HODUL
Bir olay üzerine toplanan insanlar topluluğu: GÜLLETO
Bir olay, özellikle de doğum nedeniyle düzenlenen gök haritası: HOROSKOP
Bir olayı semboller yoluyla anlatmak: ALEGORİ
Bir olayı, bir işlemi başlangıçtaki durumuna ve konumuna getiren süreçlerin tümü: DÖNGÜ
Bir olayı, seyircilerle çevrili, yuvarlak bir alanda gösteren oyun türü: ORTAOYUNU
Bir olayın başlangıcı: MUKADDİME
Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem: BEYYİNE
Bir olayın hemen sonrası: AKAB
Bir olayın kendi nedenleri üzerindeki tepkisi: KAYITIM
Bir olayın,niceliğin çeşitli durumlarını göstermek için verilen çizimlerle gösterilmesi: GRAF
Bir ölçeğin dörtte biri: MUCUR
Bir ölçü birimi: KOD
Bir ölçü biriminin önüne getirildiğinde bu birimi binle bölen önek: MİLİ
Bir ölçü uzunluğunda susma: DURAK
Bir ölünü ayak ucuna yerleştirilen ve üzerinde kokular yakılan küçük sunak: ACERRA
Bir omurun alttaki omura oranla arkaya kayması: RETROLİSTEZİS
Bir önceki gün: ÖNGÜN
Bir önceki yıl iyi bakım yapılmış tarla: FELHAN
Bir önceki: BILDIRKİ
Bir önermenin doğruluğunu ispat etmek için karşıt önermenin saçmalığını göstermeye dayanan akıl yürütme: APAGOJİ
Bir önermeyi başka bir önermeyle tanıtlamak yoluyla yapılan sofizm, üstü örtülü bir tür kısırdöngü: DİYALEL
Bir önermeyi tanıtlamak için gösterilen ve daha önce doğru diye kabul edilen başka önerme, belgit: HÜCCET
Bir optik alette gözün önünde yer alan mercek dizgesi: OKÜLER
Bir orak türü: KOSA
Bir ördek cinsi: BADEM KARGA-ALMABAŞ
Bir organ veya vücut kısmının bir bölümünün veya tamamının çıkartılması: REZEKSİYON
Bir organ ya da bezin, görev gören dokusu: PARANKİM
Bir organ ya da dokunun organizmadaki sınırları belli bir maddeden arındırma yetisini belirleyen kat sayı: KLİRENS
Bir organ ya da dokunun yapı ve işlevinde hastalık belirtisi niteliğinde herhangi bir değişikliği belirten genel terim: LEZYON
Bir organ ya da organizma kesitinin röntgenle filmini çekme yöntemi: TOMOGRAFİ
Bir organda, bir atardamarın kan pıhtısı sonucu doku ölümü: ENFARKTÜS
Bir organı kesip çıkarma: AMPÜTASYON
Bir organı normal yada patolojik bağlantılardan kurtarma manevrası: MOBİLİZASYON
Bir organı su vererek yıkayıp temizleme: LAVAJ
Bir organik maddede bulunan azotun gaz oylumunu ayarlamaya yarayan aygıt: AZOTOMETRE
Bir organıkesip çıkarma: AMPÜTASYON
Bir organın başka bir organ ile tek bir organ teşkil edecek şekilde bileşik oluşunu belirten sıfat: ADNAT
Bir organın doğuştan yokluğu: AGANEZİ
Bir organın duruş anormalliği: DİSTOPİ
Bir organın normal konumda değil arkaya doğru eğik durumda olması: RETROVERSİ
Bir organın ya da vücut bölümünün havayla şişmesi: AMFİZEM
Bir organın yuvarlak ve birbirinden ayrılmış parçalarından her biri: LOP
Bir organizma tarafından meydana getirilmiş toksik maddeler: ZOOTOKSİN
Bir organizmanın çevre koşullarında gösterdiği değişiklik: FENOTİP
Bir organizmanın kalıtsal yapısı, soyyapı: GENOTİP-JENOTİP
Bir organizmanın karın kısmı: VENTRAL
Bir organizmanın uyarıya karşı reaksiyon gösteren vücut kısmı: EFEKTÖR
Bir organizmanın yaşadığı ve geliştiği yer: HABİTAT
Bir organizmanın, şartlandığı durumlara benzeyen durumlara da benzer tepkiler göstermesi: GENELLEME
Bir örgütün, bir kurumun içine sızan gizli ajan: KÖSTEBEK
Bir orkide türü: ADA
Bir orman ağacı: SEKOYA
Bir örneğe göre davranma, uyma, benzemeye çalışma: İMTİSAL
Bir örneğin çoğaltılmasıyla meydana getirilen yazılı şeylerden her biri: NÜSH
Bir örnek doğrultusunda hareket etme, ona uyma: İMTİSAL
Bir Orta Afrika ülkesi: BURUNDİ
Bir Orta Amerika ülkesinin başkenti: TEGUCİGALPA
Bir orta çağ evinde oturanların birlikte yaşadıkları, yiyip içtikleri, yattıkları ortak oda: HOL
Bir orta oyunu tipi: ZUHURİ
Bir orta salon ve ondan daha alçak iki ya da dört yan salondan oluşan Bizans kilisesi: BAZİLİKA
Bir örümcek türü: BÖ
Bir ot ve bu otun öğütülmesiyle elde edilen tozdan yapılan bir çeşit tutkal: ÇİRİŞ
Bir otomatik silahın atış sonuçlarını kaydetmeye yarayan araç: SİNEMİTRALYÖZ
Bir öyküde, şiirde asıl olaya karışan ikincil olay: EPİZOD
Bir oyuğa bir yuvaya yerleştirilmiş tesisat: ANKASTRE
Bir oyun türü: MANKALA
Bir oyun ya da filmde aniden yaratılan komik durumlar: GAG
Bir oyuncunun yerine oynayabilecek başka oyuncu: DUBLÖR
Bir oyunda, bir filmde dinlenme süresi, ara: ANTRAKT
Bir oyunda, kişilerden birinin kendi kendine yaptığı konuşma: MONOLOG
Bir özel kişi, bir işletme, bir yatırım ortaklığı ya da bir bankanın elinde bulunan menkul değerlerin tümü: PORTFÖY
Bir özelliğin yaradılıştan, doğuştan gelmsi: HİLKİYET
Bir palmiye türü: DUM
Bir pancar hastalığı: KARABACAK
Bir paragraf sonunda yarım kalmış satır: DUL
Bir parazitten ileri gelen deri ve asalak hastalığı: PARAZİTOZ
Bir parça üzerine paralel çizgiler çizmek için kullanılan alet: MİHENGİR
Bir parça ya da, bir lokma yiyecek: DIKIM
Bir parçanın kenar ayrıtını kırarak elde edilen eğik yüzey: PAH
Bir parti ya da örgüt içindeki farklı görüşlerin ideolojik düzeyde kimlik kazanması sonucu ortaya çıkan guruplardan her biri: FRAKSİYON
Bir pasta cinsi: ROKOKO
Bir patlama sonucu, derinlemesine yayılan dalgaların incelenmesi yoluyla (yeryüzü katmanlarındaki madenleri) araştırma yöntemi: JEOSİSİMİK
Bir perdah takımını taşıyan, döndüren veya hareket ettiren silindirik kol: KATER
Bir perdenin dekor değişikliğiyle belirlenen alt bölümü: YABLO
Bir petrol lambası: LÜKS
Bir petrol ölçü birimi: VARİL
Bir petrol yatağını örten geçirimsiz oluşuk: ÖRTÜ
Bir peygamber: HUD
Bir peygamberin tebliğ ettiği dine ve kitaba iman eden cemaat: BERŞAN
Bir peygamberin, vahiy gelmeden önce, ileride peygamber olacağını gösteren, buna delil olan olağanüstü olaylara verilen ad: İRHASAT
Bir peynir türü: ÇEÇİL
Bir pikap, bir yükselteç ve ayrılabilir bir veya bir çok hoparlörden oluşan ve bir plak üzerine kaydedilmiş sesleri oluşturmaya yarayan birleşik bütün: ELEKTROFON
Bir pırasa cinsi: KEYLEKAN
Bir plakanın değişik nitrik asit etkisinde bırakılmasıyla elde edilen baskı: OFORT
Bir poliçenin arkasına yazılan havale emri: ORDİNO
Bir poliçenin, müracaat alacaklısının, yeni bir poliçe düzenleyerek müracaat borçlularına başvurması durumu: RETRET
Bir poliester kumaş tipi: POLAR
Bir Polonya votkası: JARZEBİAK
Bir Polonya yemeği: BİGOS
Bir polyester kumaş tipi: KANTARA-POLAR
Bir portakal çeşidi: NAVEL
Bir posta servisi aracılığıyla nakledilen mektup veya paket: POSTA
Bir prensin iç hizmetleriyle ilgili bütün görevleri yüklenen saray subayı: ŞAMBELLAN
Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi: ALMA
Bir projenin sonuçlarının değerlendirildiği toplantı, kongre: ÇALIŞTAY
Bir pullukta oklu demiri birleştiren iki direkten her biri: PAYANDA
Bir radyo elektrik bağlantısı kurmaya olanak veren en yüksek frekansın uluslar arası adı: MUF
Bir ravent türü: IŞKIN
Bir reçine veren burseraceace ailesinden çeşitli ağaçların cins adı: İCİCA
Bir reklam kampanyasının halkın dikkatini çekmek ve canlı tutmak için bilmece biçiminde sorulan ilk evresi: TEASER
Bir renge onu daha açık yapmak için beyaz eklendiğinde ortaya çıkan renk: TINT
Bir rengin en açığından en koyusuna kadar olan dereceleri: VALÖR
Bir rengin koyuluk ve açıklık dercesi: TON
Bir renkten başka bir renge geçiş sırasında meydana gelen renk geçişi: DEGRADE
Bir resim, desen ya da alçak kabartmada, bazı nesne ve figür boyutlarının, perspektifin etkisiyle kısalması: RAKURSİ
Bir resmi yapma süreci içinde gerçekleştirilen değişiklik: PENTİMENTO
Bir resmi, sulandırılmış çini mürekkebi veya bir başka boya ile boyama tarzı: LAVİ
Bir resmin bütün noktalarının eşit, koşut ve yöndeş yollar çizmesiyle beliren davranış: ÖTELEME
Bir resmin yapısına uygun olarak yapıştırılan çeşitli kağıtlar, fotoğraflar ya da kumaş gibi gereçlerle yapılan düzenleme: KOLAJ
Bir ribana tipi: KAŞKORSE
Bir roman veya öyküde ikinci derecede bir olay: EPİZOT
Bir ruhun, bir bedenle ilişki halinde olması, onu bir süreliğine hakimiyeti altına alması: POSESYON
Bir rüzgâr türü: DIRAMUDANA
Bir sözün fonetik veya morfolojik yapısında yapılan değişiklik: BARBARİZM
Bir saç şekli: ALABROS
Bir saçak silmesini ya da bir çıkmayı destekleyen bir çeşit konsol: ANKOR
Bir saçaklığı, bir balkonu, bir merdiveni taşıyan erkek vücudu biçiminde erkek sütun: ATLANT
Bir sahadaki bilgileri veya bütün bilgileri sistemli veya alfabetik bir şekilde sıralayan eser: ANSİKLOPEDİ
Bir şahin türü: ATAĞ-ATAK-BEYGU-ÇAPLAN
Bir sahne oyununda sonucu hazırlayan vaka yada bir roman veya piyes kahramanının durumunda meydana gelen ani değişim: PERİPESİ
Bir sahne yapıtındaki ana bölümlerin alt kesimleri: TABLO
Bir sahnenin anlaşılmasını sağlayacak bir ayrıntıyı değerlendirmeye yarayan plan: İNSERT
Bir Sahra ülkesi: ÇAD
Bir şaire yazdığı methiye karşılığı verilen para: SİLLE
Bir şairin şiirine başka bir şair tarafından aynı şekil, vezin, kafiye ve redifle yazılan şiir: NAZİRE
Bir şairin, başka bir şairin şiirini biraz değiştirerek sahiplenmesi: İLMAM
Bir şairin, bir mısra veya bir beytin bir başka şairce kullanılması: TAZMİN
Bir salgı bezi dokusunda,o doku aleyhine gelişen tehlikesiz ur: ADENOM
Bir salgı veya lenf bezinin cerrahi olarak çıkarılması: ADENEKTOMİ
Bir salgının yokluğu: AKRİNİ
Bir salkımı oluşturan küçük salkımlardan her biri: ŞINGIL
Bir sanat eserinde uydurularak bulunmuş şey: FİKSİYON
Bir sanat kolunda, bilim dallarında yada teknik alanlarda özel olarak kullanılan terimlerin tümü: TERMİNOLOJİ
Bir sanat veya bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi: KILGI
Bir sanat yapıtında işlenen konu: TEMA
Bir sanat yapıtının "güzel olan" yanını belirten sözcük: TOKALON
Bir sanat yapıtının çizilerek ya da boyanarak yapılmış kopyası: RÖLÖVE
Bir sanat yapıtının ilk taslağı: EBOŞ
Bir sanat yapıtının kopyası ya da taklidi: RÖPRODÜKSİYON
Bir sanat yapıtının taklidi: PASTİŞ
Bir sanat yapıtının ya da yazılı bir metnin taklidi: KOPYA
Bir sanatçının tüm eserleri: OEUVRE
Bir sanatçının, belli bir yüzde karşılığında, çalışma izlencelerini ve anlaşmalarını düzenleyen kimse: EMPREZARYO
Bir sanatçının, bir okulun veya bir dönemin yapıtlarını toplu bir biçimde sunan resim sergisi: RETROSPEKTİF
Bir sanatın ilk kurucusu: PİR
Bir sanatın, bir üslubun oluşum aşamasını niteleyen sözcük: ARKAİK
Bir sanayi ya da ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü: POSTA
Bir sancağın direk veya rüzgar üstü tarafındaki yakasındaki takviye edilmesi için geçirilen beyaz renkli şerit: UÇKURLUK
Bir sanığın kendisini suçun işlendiği anda başka bir yerde bulunduğu şeklindeki savunması: ALİBİ
Bir saniyede 1000 titreşimi olan elektromanyetik dalga boyu ölçüsü birimi: KİLOHERTZ
Bir sanrı duygusu: ESTEZİ
Bir sap iplik, kol gerilişiyle kirmene sarılacak yün: SİÜM
Bir sara nöbeti tipi: PETİTMAL
Bir şarabın ahengi veya ağızda bıraktığı his: DOKU
Bir şarabın damakta bıraktığı dolgunluk hissi: GÖVDE
Bir şarabın özelliklerinin değerlendırilmesi, olumlu yönleri ya da kusurlarını saptamak amacıyla yapılan tadım işlemi: DEGÜSTASYON
Bir şarap cinsi: ROE
Bir şarap kadehinde kalan son damlaları madeni bir leğene dökerek çıkan sesi aşk konusunda tanrısal bir kehanet olarak yorumlamaya dayanan oyun: KOTTABOS
Bir saten çeşidi: SİRESATEN-SİRE
Bir satıcıveya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılan anlaşma: ABONMAN
Bir satıh üzerine düşen ışının, yansıyan ışına göre oranı: ALBEDO
Bir satranç oyuncusunun tek başına birçok oyuncuya karşı aynı anda oynadığı parti: SİMÜLTANE
Bir savaş uçağı tipi: MİG
Bir savaşı yönetme sanatı: OPERATİF
Bir sayfada sözcük aralarındaki boşlukların alt alta gelmesiyle ortaya çıkan duvar çatlağı gibi beyazlık: LEZARD
Bir sayının logaritmasının ondalık bölümü: MANTİS
Bir sebze yemeği: ÇITMA
Bir seçimde adaylardan hiç birinin geçerli oyu sağlayamaması nedeniyle seçimin sonuçsuz kalması: BALOTAJ
Bir şehirde mahrumiyet içerisinde yaşayan azınlık mahallesi: GETTO
Bir şehrin avukatlarının toplandığı meslek kuruluşu: BARO
Bir şehrin güzellerini ve güzelliklerini konu edinen eserlere verilen ad: ŞEHRENGİZ
Bir şehrin herhangi bir azınlıkça yerleşilen bölümü: GETTO
Bir şehrin koruyucu tanrısının heykeli: PALLADİON
Bir şehrin ortası, merkezi: BITANE
Bir şehrin sarayı, başlıca yapısı: KASBA

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:22
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Bir şehrin su işlerine bakan kimse: MİRAB
Bir şehrin yakın çevresinde bulunan mahalle ve yerleşme yerleri: BANLİYÖ
Bir semeri, bir bumbayı bir taraftan diğer tarafa döndürme: DİRİSA
Bir senedi ciro eden kimse: CİRANTA
Bir seramik pişirme yöntemi: RAKU
Bir sergide ve fuarda malların sergilendiği yer: STATNT
Bir şerit gibi uzunlamasına gelişen bezemelere verlen ad: FRİZ
Bir sesin bozulması veya bozuk çıkması: SÖLOSTOMİ
Bir sesin yalımıyla oluşan şiddet, vuru, ton gibi değişiklikleri düzenlemeye yarayan aygıt: MODÜLATÖR
Bir sesin yarım ses kalınlaşacağını belirten nota işareti: BEMOL
Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti: DİYEZ
Bir sesin yayımında meydana gelen şiddet, vurgu, ton değişimlerinden her biri: MODÜLASYON
Bir şey getiren kimse: ARENDE
Bir şey için uygun durum, fırsat: PUNT
Bir şey sayılırken birim olarak alınan sayıya gelince söylenen uyarma sözü: DALYA
Bir şey üzerindeki gerekli bilgi, kavram: NOSYON
Bir şey üzerine çökmüş toz: GABERE
Bir şey yapabilmek için ele geçen zaman ya da elverişli durum: OĞUR
Bir şeydan kopan küçük parça: NAPİSKAL
Bir şeyde bükülmekten ötürü oluşan çizgi: VATKI
Bir şeyde gizli olan derin anlam: BELAGAT
Bir şeyden dönme: MAHİS
Bir şeyden duyulan sevinç: HAZ
Bir şeyden huylanıp geri giden at: HARIN
Bir şeyden kalan kötü iz: ŞAİBE
Bir şeyden korkmak, ürkmek, çekinmek: OCUMAK
Bir şeyden kurtulmuş, bir şeyin uzağında: VARESTE
Bir şeye aşırı düşkünlük gösterme, kapılma: İNHİMAK
Bir şeye bakarak aynısını yazma: İSTİNSAH
Bir şeye dayanan: MÜSTENİT
Bir şeye doğru gitme, yaklaşma: ADİRE
Bir şeye el ile vurmak: FATV
Bir şeye elektrik akımı uygulamak veya elektrik potansiyalini ölçmek için kullanılan metal iletkenin ortak adı: ELEKTROD
Bir şeye göz ucu ile bakmak: LAHZ
Bir şeye inanarak bağlanış: AKİDE
Bir şeye karşı aşırı ilgi duymak: ENEZİMEK
Bir şeye uygun, layık, yaraşır, değer: ŞAYAN
Bir şeye ya da bir kimseye bağlama, mal etme: İZAFE
Bir şeye yalnız bir noktada değen: TANJANT
Bir şeyi anlatmak için ona benzetilen başka bir şeyin adını kullanma: İSTİARE
Bir şeyi atlamak istediğini söyleyerek dikkati ona çekmek, bu yolla onu vurgulamak: PARALİBSE
Bir şeyi ayrıntılarıyla anlatma, açıklama: TAFSİL
Bir şeyi başka bir biçime çevirme: İFRAĞ
Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma: HALT
Bir şeyi belirli bir zaman için kiralama: MUHAYENE
Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik: ŞİAR
Bir şeyi bir kimseye bir şeye ya da bir nedene bağlama: İZAFE
Bir şeyi bir yerden bir yere götürüp getirmeye yarayan halat: VARAGELE
Bir şeyi bir yere ulaştırma: İSAL
Bir şeyi bulmak için konan işaret: SİNAGUŞ
Bir şeyi bulunduğu yerden yukarı çıkarma: ISAD
Bir şeyi çekmek için kullanılan araç: GEGEK
Bir şeyi çok sıkı istif etme: ISKARÇA
Bir şeyi değiştirme, başkalaştırma, aslından saptırma: TAĞYİR
Bir şeyi desteklemek ya da çürütmek için ileri sürülen neden, tanıt: ARGÜMAN
Bir şeyi düşünmemesi için desteklemek anlamında yerel sözcük: TİREMEK
Bir şeyi duvara vidalamak için kullanılan plastik: DÜBEL
Bir şeyi edinme isteği: İMREN
Bir şeyi elden verme: MUATAT
Bir şeyi elle sıvazlama: MESH
Bir şeyi elle tutma, dokunarak hissetme: LEMİS
Bir şeyi eritme: İZABE
Bir şeyi ezmek için kullanılan pres: CENDERE
Bir şeyi ifade etmek için kullanılan klasikleşmiş sözler: MAZMUN
Bir şeyi iki misli yapma: IZAF
Bir şeyi ilk olarak ortaya atıp düzenleme: İNİSİYATİF
Bir şeyi kesin olarak bilme: İKAN
Bir şeyi kiraya veren: ACİR-MÜKRİ
Bir şeyi kötü ve iğrenç bulma, iğrenme: KERAHET
Bir şeyi kutlamak amacıyla düzenlenen eğlence: PARTİ
Bir şeyi olan, elinde bulunduran, taşıyan: HAİZ
Bir şeyi örtme, gizleme: SETİR
Bir şeyi sıkmak, ezmek gibi işlerde kullanılan mekanizma: CENDERE
Bir şeyi sımsıkı tutma: İTİSAM
Bir şeyi tam kesmeyip ilişik bırakmak: FASM
Bir şeyi tazmin eden: ZAMİN
Bir şeyi temsil eden şey, örnek, model: MOSTRA
Bir şeyi toptan ve götürü alma: KABAL
Bir şeyi ufalayarak küçük parçalar haline getirme: İFTİZAH
Bir şeyi unutmamak için parmağa bağlanan iplik: RETİME
Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilave: BADAK
Bir şeyi yapmaktan vazgeçmek: KAYITMAK
Bir şeyi yapmaya kararlı olma: CEHT
Bir şeyi yapmayı önceden düşünmüş olma, niyet: YASAN
Bir şeyi yaratan, ortaya koyan kimse: KREATÖR
Bir şeyi yerden çekip götürmeye yarayan aet: VARAGELE-VARGELE
Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse: BEYİN
Bir şeyi zihinde biçimlendirme ve kurma: TASARIM
Bir şeyi zorla yerinden ayırma, çekip koparma: İNTİZA
Bir şeyi, bir durumu olduğundan farklı göstermek amacıyla hazırlanan düzen: MİZANSEN
Bir şeyi, bir yerden bir yere çekerek getirip götürmeye yarayan halat: VARAGELE
Bir şeyi, tek bir işe ya da kimseye özgü kılma: KAPAL
Bir şeyin açık, ortada olma durumu: ALENİYET
Bir şeyin alındığı yer, kaynak: MEHAZ
Bir şeyin aslını bozma: TAHRİFAT
Bir şeyin ayrıntılarına girmeden ana çizgilerini belirten: KABATASLAK
Bir şeyin balmumu, alçı gibi maddeyle kalıbını çıkarmak için yapılan işlemlerin tümü: MULAJ
Bir şeyin başından ayrılmayan, onunla oynayan: ŞERGÜL
Bir şeyin başka bir şey üzerinde yarattığı etki: AKİS
Bir şeyin bir taraftan diğer tarfa aktarılması: LİMBO
Bir şeyin bütününe ait olan: ENTEGRAL
Bir şeyin çevresine veya kenarına uzunluğuna eklenen dar kenarlık: PERVAZ
Bir şeyin çıkardığı sese benzer seslerle yapılan sözcük: ONOMATOPE
Bir şeyin çıktığı yer: KAYNAK
Bir şeyin denetlendiğini yada görüldüğünü belirtmek için işaretleme, işaret koyma: PUANTAJ
Bir şeyin dışardan görünüşü, dışyüz, görünüm: ZEVAHİR
Bir şeyin dışında kalan şeylerin tümü: MASİVA
Bir şeyin doğasını ya da niteliğini bozmak: DENŞİRMEK
Bir şeyin doğduğu yer: MEŞİME
Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan işaret: SAH
Bir şeyin doğru olduğunu kanıtlayan şey, ölçüt: MISDAK
Bir şeyin doğruluğunu belgeleme: TEVSİK
Bir şeyin doğruluğunu göstermek için yapılan işaret: SAH
Bir şeyin doğup geliştiği yer: BEŞİK
Bir şeyin eğilip ikiye bükülmesi: DEFA
Bir şeyin eksikliğini gidermek için eklenen şey: TETİMME
Bir şeyin elden ele geçmesi: ALAVERE
Bir şeyin en elverişli durumu: OPTİMUM
Bir şeyin en güçlü ve sağlam yönü: RÜKÜN
Bir şeyin en üstteki bölümü: TEPE
Bir şeyin en yüksek ve sivri noktası: DİN
Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil: ERİM
Bir şeyin eşit parçalara bölünebilen ve ölçülebilir olan yanları: NİCELİK
Bir şeyin etrafında döndüğü nokta: MEDAR
Bir şeyin etrafını bir defa koşma: ŞAVT
Bir şeyin fiyatı, bedel: MALİYET
Bir şeyin fiyatını indirme, ucuzlatma: İRHAS
Bir şeyin geçmişi: SİBAK
Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep, bahane: MAHNA
Bir şeyin gereğinde kullanılmak için elde bulundurulan eşi ya da benzeri: YEDEK
Bir şeyin içeriğini oluşturan şeylerin tümü: KAPSAM
Bir şeyin içinde var olan: MÜNDEMİÇ
Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk: YUVA
Bir şeyin içindeki öz, lup: EVİN-NÜVE-LÜP
Bir şeyin içine doldurulan şey: İÇİRİK
Bir şeyin içyüzünü araştırma, aslını tetkik etme: FAHS
Bir şeyin ilk çıkış yeri: MEMBA
Bir şeyin kalıbını alarak yapılan kopyası: MULAJ
Bir şeyin kalitesini garanti eden işaret: LABEL
Bir şeyin kenarı: UÇ
Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılan süs: TIRTIL
Bir şeyin kenarına veya etrafına kazılmış çukur, hendek: KENDE
Bir şeyin kenarını koruyan, süsleyen veya sınırını belirleyen çerçeve: BORDÜR
Bir şeyin kıymetli ve saflık derecesini gösteren alet: MİYAR
Bir şeyin köşeden köşeye yapılan kesimi: VEREV
Bir şeyin meydana gelmesine sebeb olan temel esaslar: ANASIR
Bir şeyin miktarını arttırma: İBLAĞ
Bir şeyin niteliği üzerine edinilen özel kanı: NOT
Bir şeyin öbür yüzü: ART-MAYE
Bir şeyin öğelerini ters çevirme: EVİRTİM
Bir şeyin ölçüsü,kalitesi,değeri: GRAD-GRADO
Bir şeyin olmasına neden olan kişi: MÜSEBBİP
Bir şeyin ön tarafı: ALNAÇ
Bir şeyin öncesi, geçmişi: MAKABİL
Bir şeyin ortası, orta: NAF
Bir şeyin ortaya çıktığı göründüğü yer veya kimse: MAZHAR
Bir şeyin oyuk durumda bulunan iç bölümü: KOVUK
Bir şeyin özü, aslı: MAYE-NÜVE
Bir şeyin özünü oluşturan ana öğe: ESAS
Bir şeyin parçaları arasındaki uygunluk: LORANT
Bir şeyin sayılabilen ölçülebilen ya da azalıp çoğalabilen durumu: NİCELİK-KEMİYET
Bir şeyin son durumu: HATİME
Bir şeyin sonu: UHRİ
Bir şeyin üst üste katlanmaya elverişli bölümü: KÖRÜK
Bir şeyin üstü, üst bölümü: SIRT
Bir şeyin varlığını kaldırma: İLGA
Bir şeyin yansıdığı yer: MAKES
Bir şeyin yarısı: ŞAK
Bir şeyin yere yakın olan alt kısmı: AŞAĞI
Bir şeyin yerine başka bir şeyi koymak, ikame etmek: ORNATMAK
Bir şeyin yokluğunu hissetme: ARAMİ
Bir şeyin zahmetini,sıkıntısını çekme: MUANAT
Bir şeyin zıddı, aksi: AFŞAR
Bir şeyin, bir yerin merkezi: ÖZEK
Bir şeyler koymak için kullanılan duvardaki oyuk bir nevi dolap: GÖSCÜK
Bir sıfatı aşırı ölçüde şiddetlendirmektir: İFRAT
Bir sigorta şirketinin üstlendiği risklerden başka şirketlere devretmeyip üzerinde tuttuğu kısım: KONSERVASYON
Bir sigortanın bir başka sigortaya teminatı, mükerrer sigorta: REASÜRANS
Bir şiir üzerine bestelenmiş müzik eseri: LİED
Bir şiirde sözcük başındaki ünsüzlerin yinelenmesine dayanan ahenk: ALİTERASYON
Bir şiirde, hikayede, romanda ana konuya bağlı ikinci derecede olay, ek: EPİZOD
Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bent: BAĞLAM
Bir şiiri topluluk önünde yüksek sesle ve gerektiği biçimde okuma: İNŞAT
Bir şiirin bazı mısraları, bölümleri veya bir mısranın bazı sözcüklerin değişik dillerde yazılması: MÜLEMMA
Bir şiirin bir mısraını veya mısralarının bir kısmını başka dilden söyleme sanatı: TELMİ
Bir sıkımlık köfte: LÜLÜK
Bir sinema filmini televizyonda göstermeye yarayan cihaz: TELESİNEMA
Bir sinir hastalığı: SARA
Bir sinir hücresinin alınan sinir uyarılarını hücre dışına taşıyan uzantısı: AKSON
Bir sinir kesme ameliyatından sonra sinir hücrelerinin uzantılarında görülen değişiklik: MONİLİZASYON
Bir sinir lifini uyarmak için anında devreye giren bir doğru elektrik akımının sahip olması gereken en düşük şiddet değeri: REOBAZ
Bir sınırdan geçebilmek için verilen yazılı izin: LESEPASE
Bir siniri oluşturan uzun liflerin her biri: AKSON
Bir sinirin duyu dallarının dağılım alanına uyan ağrılı durumları gösteren terim: NEVRALJİ
Bir siparişe ait renk örnekler: KARTELA
Bir sıra halinde giden kuş sürüsü: EBABİL
Bir sıra sütunla çevrili tapınak: PERİBTEROS
Bir şirketi veya tahvili değerlendirmek amacıyla yapılan incelemenin ve çözümleme araçlarının tümü: RATİNK
Bir şirketin ani batışı: KRAK

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:23
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Bir sırrı ve bilgiyi saklama: İKTİTAM
Bir sistemin çeşitli özellikleri arasındaki karşılıklı etkiye verilen ad: KUPLAJ
Bir sıvı akıntısının hızını ölçmeye yarayan alet: RÖMAMETRE
Bir sıvını, bir çözeltinin ya da katı bir cismin çok küçük ve ince parçacıklarının havada ya da gaz içinde dağılması ya da asılması: AEROSOL
Bir sıvının dibine çöken tortu: LAY
Bir sıvının içinde bulunduğu kapla temas ettiği yerde görülen yüzey eğriliği: MENİSK
Bir sıvının içindeki alkol derecesi: GRADO
Bir sıvıyı gaz biçiminde püskürten aygıt: ATAMİZATÖR
Bir siyasa gereği oluşturulan Mısır-Yunan tek tanrısı: ŞERAPİS
Bir soda tipi: TONİK
Bir şogunun doğrudan vasallığı altına giren samuray: HATAMOTO
Bir solukta çıkarılan ses veya ses birliği: HECE
Bir sonuç çıkartma yolu: ANALOJİ
Bir sonuca katkıda bulunan her şey: ETKEN
Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılan iş: TUR
Bir sorunda çözüme varmanın olanaksızlığı durumu, çıkış yolunun olmayışı: APORİA
Bir sorunu çözmek için belirlenmiş kurallar veya işlemler: ALGORİTMA
Bir sorunu ele alış, ona bakış biçimi: YAKLAŞIM
Bir sorunun çözümünü bulmaya yönelik felsefe yöntemi: ZETETİK
Bir soruşturma veya mahkeme tutanağı özeti: FEZLEKE
Bir söylemde yer alan ek açıklama: ARASÖZ
Bir söz veya fıkrayı olduğu gibi veya kısaltarak alma: İKTİBAS
Bir söz yada düşüncede direnen: MUSİR
Bir sözcüğün alışılmış anlamı dışında kalan bir anlamda kullanılması: METAFOR
Bir sözcüğün fonetik ya da morfolojik yapısında yapılan yanlışlık: BARBARİZM
Bir sözcüğün yerine başkasını kullanma biçiminde görülen konuşma bozukluğu, söz karışıklığı: PARAFAZİ
Bir sözcük içindeki birbirini izleyen iki sesin yer değiştirmesi, göçüşme: METATEZ
Bir sözcük ya da adın baş harfi: İNİSİYAL
Bir sözcükte harflerin yerlerini değiştirerek yeni bir sözcük çıkartma,anagram: EVİRMECE
Bir sözcükteki harflerin yerini değiştirerek elde edilen yeni sözcük: ANAGRAM
Bir sözleşme yapılırken taraflardan birinin ötekini aşırı bir biçimde sömürmesi: GABİN
Bir sözlü ya da yazılı eserde anlatılanların hikmetli bir sözle son bulması: EPİFONEM
Bir sözün fonetik veya morfolojik yapısında yapılan büyük yanlışlık: BARBARİZM
Bir spor takımının gözde oyuncusu: AS
Bir su altı aracı: BATİSKAF
Bir su bendinde, çarpan dalgaların yüksekliğini arttıracak şekilde rüzgarın etkileyebileceği maksimum uzunluk: FETEYAN
Bir su kuşu: YUĞAK
Bir su veya bataklık bitkisi türü: ROTALA
Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü aynı biçimde uyguluyarak cezalandırma: KISAS
Bir sümbül çeşidi: NARDİN
Bir süre sonra: BİMAFİR
Bir süre sürülmeyerek boş bırakılmış tarla: GEN
Bir süs bitkisi: ŞAKAYIK-KATALPA-SÜSEN
Bir süs köpeği ırkı: PİNŞER
Bir süs taşı: AMETİST -AKİK
Bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı: AKASYA
Bir sütun gövdesinin taban ve başlıkla birleşme yerlerine yapılan yarım oluk silme: APOFİZ
Bir sütunun, bir direğin tepeliği: BAŞLIK
Bir taahhüt sırasında yatırılan güvence veya bağlanma parası: DEPOZİT
Bir tabanca türü: PİŞTOV
Bir tabloda, üstüne başka boya katları sürülen ilk boya katı: FON
Bir tablonun aslına uygun baskı kopyası: RÖPRODÜKSİYON
Bir tablonun çerçevesine veya kenarlarına yapılan süs: KARTELA
Bir tahıl ölçeği: TENEKE
Bir taht,katafalk ya da yatak üzerinde yer alan kumaş ya da ahşap tavan: BALDAKEN
Bir tahta parçası üzerine tutturulmuş kösele bir üstlükten oluşan ayakkabı: SABO
Bir tahtanın üzerindeki ufak pürüzleri giderip dümdüz bir duruma getirmeye yarayan ince çelik lama: SİSTİRE
Bir takım alıştırma ve çağrışımlardan faydalanılarak belleği geliştirme yöntemi: MNEMOTEKNİ
Bir takım bitkilerden elde edilen mavi boya maddesi: TURNUSOL
Bir takının asıl süslemeye takılan mücevher, madalyon bölümü: MONTÜR
Bir takıyı kapalı tutmaya yarayan düzenek: KİTLEK
Bir takoz türü: BAT
Bir takvim türü: RUMİ
Bir tane iri inci: FERİDE
Bir tanrının elbiselerini korumakla görevli mısırlı rahibe yunanlılar tarafından verilen ad: STOLİSTES
Bir tapınağı çevreleyen sütun sırası: PERİSTASİS
Bir tapınak ya da kutsal alanın yalnız din adamlarının girmesine izin verilen bölümü: ABATON
Bir tarafa çekilip sürüklenen: MÜNCER
Bir tarafa dönme, meyletme: İNİTAF
Bir tarafa yatırma: İMALE
Bir tarafa yönelme: İNİTAF
Bir tarafı dışarıya açık olan oda: AYVAN
Bir tarafı kıllı battaniye: GEVGENE
Bir tarafı yassı, öbür tarafı sivri, iki ağızlı tarım aracı: ÇEPİN
Bir taraftan bir tarafa dönme: DİRİSA
Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvuf yollarını öğrenen kimse: MÜRİT
Bir tarikata giriş, kabul töreni: TELETE
Bir tarikatın asıl ve büyük tekkesi: ASİTANE
Bir tarikatın müritlerinin, ibadet ve ayin yaptıkları tekkelere verilen ad: ZAVİYE
Bir tarla veya alanın etrafını, tahta veya çalılarla çevirme işi: AVUL
Bir tarlanın hayvan ve diğer canlılardan korunması için yapılmış siperlik: ULAVU
Bir tarlayı dinlenmeden ekme: YÜZLEME
Bir tartışmada karşısındakini susturma: İSKAT
Bir tartışmada kelime oyunları yaparak, argümanları çarpıtarak veya düzlem dışına kayarak sözkonusu tartışmadan üstün çıkma çabası: DEMOGOJİ
Bir tartma aygıtının kaldırabildiği ağırlık miktarı: ÇEKER
Bir taş esir alındığında oluşan şekil: PONNUKİ
Bir tasarımın ön taslağı: ESKİS
Bir tasarın veya algı içeriğinin bilinçli olarak kavranması: TAMALGI
Bir tasarının gerçekleştirilmesi amacıyla alınan önlemlerin uygulanması: OPERASYON
Bir taşın yüzeyinde dal veya yaprak şeklindeki değişik renkli desenler: DENDRİT
Bir taşıtın hızını uzaktan saptamaya olanak veren düzenek: TELETAKİMETRE
Bir taşıtın kimliğini gösteren metal levha: PLAKA
Bir tavanın kirişleri arasındaki boşluk: LAKUNAR
Bir tavşan türü: TOLAY
Bir tayyör yakada, yakanın ön parçayla birleşmesiyle meydana gelen açı: ÇIT
Bir tehlikeyi belirtmek amacıyla dikilen işaret çubuğu: ÇÖTELE
Bir tek bakış: NAZRA-NAZRE
Bir tek kol veya bacağa gelen inme: MONOPLEJİ
Bir tek mikroptan meydana gelen, dış görünüşü, dayanıklılığı ve renginden tanınan mikrop grubu: KOLONİ
Bir tek söz veya kelime: LAFZA
Bir tek: VAHİT
Bir tekkede şeyhe yardım eden,vekillik yapan en yaşlı derviş ya da dede: NAKİB
Bir tekkenin şeyhi olan kimse: POSTNİŞİN
Bir telefon hattına, aralıklarla ve seri olarak indüktanslar bağlayarak hattın kapasitesini azaltma yöntemi: PUPİNLEME
Bir televizyon ekranına bağlanan mikrofon yardımıyla, ekrandaki görüntüler eşliğinde şarkı söyleme esasına dayanan oyun: KARAOKE
Bir telgraf aracı: MANİPÜLATÖR
Bir tema etrafında oluşan: TEMATİK
Bir tembih sözü: EMİ
Bir tencereden, buzdolabından, kaptan vb. yemeği ayaküstü, çoğunlukla gizli gizli yemek: SIPIRTMAK
Bir tenekelik ölçü birimi: KOD
Bir tepede çevresinin en iyi görülebildiği yüksek yer, gözetleme yeri: BAKACAK
Bir tepkimeye sebep olan ve onu hızlandıran organik madde, ferment: ENZİM
Bir termik motorla çalışan, yolcu taşıyan demiryolu taşıtı: MOTOTREN
Bir terzinin ya da modaevinin yarattığı her türlü yeni model: KREASYON
Bir testere türü: ALMAN
Bir testin öğesi ya da sorusu: İTEM
Bir tezi, görüşü veya iddiayı geçerli ya da geçersiz kılmak amacıyla ileri sürülen, kendi içinde tutarlılık gösteren çıkarım veya akıl yürütme: ARGÜMAN
Bir ticaret alanının tümünü kapsayan alışveriş işlemleri: PİYASA
Bir ticaret senedinin yenilenmesinden alınan komisyon: ACYO
Bir ticaret ya da endüstri kurumunun ticaret siciline geçirilmiş adı: FİRMA
Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü: AKTİF
Bir ticari kuruluşu tanıtan, onunla ilgili bilgi aktaran ve bu yolla kazanç sağlayan işkolu: AJANS
Bir tip kromozom mutasyonu sonucunda DNA daki bir bazın yada bazların yok olması hali: DELESYON
Bir tiyatro eserini çözülüşe götüren önemli ve son olay: KATASTROF
Bir tiyatro oyuncusunun rol gereği seyircilerin duyabileceği biçimde ama diğer oyuncular sanki duymuyormuş gibi düşünmesi yahut konuşması: APAR
Bir tiyatro oyununda oyuncuların bir defada söylediği parça: TİRAT
Bir tiyatro oyununda ya da filmde yalnızca varlığına gerek duyulan oyuncu: FİGÜRAN
Bir tiyatro oyununda, karşısındakinin sözüne gerekli karşılığı verme: REPLİK
Bir tiyatro oyununun ilk temsili: PRÖMİYER
Bir tiyatro sahnesinin önünde, ışık ve ışıldakların yerleştirildiği, izleyiciye en yakın yer: RAMP
Bir tiyatro yapısının arka yüzü: ARLEKİNO
Bir tiyatroda en üst balkon: PARADİ
Bir tiyatronun sahne önü: BEMA
Bir tomurcuğun diğer tarafında gelişen ilave tomurcuk: ACCESSORY
Bir tonaliteden öbürüne geçme: MODULATİON
Bir tonozun, kemerin ya da atkının bir duvar ya da dayanak üzerine uyguladığı yatay kuvvet: İTKİ
Bir top namlusunun iki yanına tutturulan millere verilen ad: MUYMUL-MUYLU
Bir toplantı için ulaşılması gereken yeter sayıda üyeyi belirten oran: NİSAP
Bir toplantıda bulunma karşılığı alınan para, oturum ücreti: HAKKIHUZUR
Bir toplu tabanca: NAGANT
Bir topluluğu oluşturan din ve ırk bakımından değişik kesimler: ANASİR
Bir topluluğu siyasal alanda etkilemek ve coşturmak amacıyla yapılan yoğun çalışma: AJİTASYON
Bir topluluğu yöneten kimse: BAŞ
Bir topluluğun başı: SERNAME
Bir topluluğun davranış kalıpları: ETHOS
Bir topluluğun din ve dünya düşüncelerinde inançlarında birbirlerine uygun olmaları: ÜLFET
Bir topluluğun kendisine özgü kişiliği: ETOS
Bir topluluk içinde bir kimsenin durumu ya da kazandığı saygınlık: STATÜ
Bir toplulukça, hep bir ağızdan ezgili biçimde söylenen kalıplaşmış tekbirlere, dualara verilen ad: GÜLBANK
Bir toplulukta az sayıda ve seyrek olarak bireylerin yakalandığı hastalıklara verilen ad: SPORADİK
Bir toplumda eski kuşaklardan, yeni kuşaklara geçen değerler: ÇELENEK
Bir toplumda, çöküntü, karışıklık ya da çatışma olması durumu: ANOMİ
Bir toplumun kendine özgü kişiliği: ETOS
Bir toplumun yabancı kişiler tarafından yönetilmesi: MUGTARİYET
Bir toprak çeşidi: DOYUN
Bir toprak parçasını veya arsayı parçalara ayırma, parselleme: İFRAZ
Bir toprakta biriken suların çeşitli yollarla boşaltılması: AKAÇLAMA
Bir topu raketle ya da sopayla belli bir yere atmaya dayanan oyun: POM
Bir törenin düzenlenmesini sağlayan kuralların tümü: RİTÜEL
Bir traktörün arkasına monte edilen ve zemini derince kazmaya yarayan alet: RİPER
Bir tüketim kooperatifinin yıl sonunda ortaklarına yaptığı ödeme: RİSTURN
Bir tümcedeki bir öğenin açıklayıcısı olan söz: ARASÖZ
Bir tümceyi oluşturan birimlerden her biri: ÖĞE
Bir tümün bir parçasıyla ilgili olan: TİKEL
Bir tür akışkanı,belli bir hızda devinen başka bir akışkan kütlesiyle sürükleyerek boşaltmaya yarayan aygıt: EJEKTÖR
Bir tür Amerikan kekliği: İNAMBU
Bir tür Amerikan üzümü: ELVİRA
Bir tür antilop: UREBİ-KAV
Bir tür armut çeşidi: FAGAZ
Bir tür armut şarabı: PERRY
Bir tür at arabası: LANDO-TALİKA
Bir tür av köpeği: TÜLE
Bir tür avcı kuş: ÇAYLAK
Bir tür avcı tuzağı: DOLAMIK
Bir tür başlık: KABALAK
Bir tür baykuş: YAPALAK
Bir tür bez çarşaf: ÇAR
Bir tür bıçak: DAĞA-UFLAA
Bir tür bilye oyunu: KAFAKARIŞ
Bir tür Bizans altını: PIRPIRI
Bir tür böcek: ÇATALAVRAT
Bir tür börek: KATMER
Bir tür boyama tekniği: İKAT
Bir tür büyük cep saati: PİRYOL
Bir tür çalı dikeni: KIRCAN
Bir tür çalılık: ÇIĞRALIK
Bir tür çapa: KIRGA
Bir tür çay kuşu: CÜLLÜK-KOCALAK
Bir tür Çek likörü: CARLSBERG
Bir tür ceylan derisi: NEBRİS
Bir tür cilt mantarı: TEMRE
Bir tür çitlembik ağacı ve meyvesi: DAĞDAĞAN
Bir tür çocuk oyunu: SAKLAMBAÇ
Bir tür çöl sıçanı: CIRBOĞA
Bir tür cönk: DANADİLİ
Bir tür çörek: KETE
Bir tür çuha: EN
Bir tür cüppe: BİNİŞ
Bir tür dağ ağacı: KARAKAN

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:25
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Bir tür dana ve öküz derisi: TELATİN
Bir tür Danimarka peyniri: ESROM
Bir tür deniz böceği: DENİZPELİDİ
Bir tür deri hastalığı: MANTAR
Bir tür deve olan teke ile iki hörgüçlü erkek devenin geriye melezlenmesiyle elde edilen bir deve türü: KERTELES
Bir tür devir taşımacılığı: RORO
Bir tür diken: AVUÇGEREN
Bir tür dikkat bozukluğu: HİPERPROZEKSİ
Bir tür dişbudak: KUŞDİLİ
Bir tür dokuma tezgahına ve bu tezgahta dokunan karmaşık desenli kumaşlara verilen ad: JAKAR
Bir tür dokuma: FARDA
Bir tür domino oyunu AZNİF
Bir tür düz ve ensiz kılıç: MEÇ
Bir tür eğrelti otu: ÇIPARA
Bir tür eğri budama bıçağı: TAHRA
Bir tür el matkabı: DRİL-BREYZİ
Bir tür elenmiş toprak: ÖLLÜK
Bir tür elmas iğne: PAT
Bir tür erik: BARDACIK-EŞİGARA
Bir tür erkek çorabı: ZANGAL
Bir tür erkek deve: LÖK
Bir tür eski ateşli silah: ARKEBÜZ
Bir tür esnek örgü: LASTİK
Bir tür et sosu: RAGU
Bir tür et yemeği: PATE
Bir tür ferace: ALAVURA
Bir tür fes: AZİZİYE
Bir tür fisto: BRODE
Bir tür Fransız peyniri: CAMEMBERT
Bir tür Fransız rakısı: PERNOD
Bir tür gaz lambası: FANYA
Bir tür gece kuşu: KİVİÇİ
Bir tür gotik mimari öge: GARGOYLE
Bir tür göz iltihabı: İRİTİS
Bir tür gözleme: YANIÇ
Bir tür gümüş para: DİRHEM
Bir tür hafif ve kaba ayakkabı: YEMENİ
Bir tür halı motifi: DÖNMELİ
Bir tür hamur kızartması: CIRITTA
Bir tür hamur tatlısı: LOKMA-ŞAMBABA
Bir tür hamurlu çorba: ERİŞTE
Bir tür imece: EĞRALTLIK
Bir tür ince dokunmuş, çizgili kumaş: ÇİTARİ
Bir tür ince ipek kumaş: FULAR
Bir tür ince Japon makarnası: NUMUL
Bir tür ince meşin: VAKETA
Bir tür ince ve yumuşak kuşak: MERMERŞAHİ
Bir tür İngiliz birası: ALE
Bir tür ipek kumaş: MANTİN
Bir tür iplik bükme aracı: TEŞİ
Bir tür iri hıyar: ACUR
Bir tür iri sinek: GÜVENEK
Bir tür iri, aşılı kiraz: DALBASTI
Bir tür iskambil oyunu, pişti: PASTRA-PİKET-BLUM
Bir tür işleme: KOPANAKİ
Bir tür İspanyol beyaz şarabı: MANDARİNETTO
Bir tür İtalyan peyniri: PARMESAN-RİCOTTA
Bir tür İtalyan sucuğu ve böreği: MORTODELLA
Bir tür ızgara: MANTIZ
Bir tür ızgaralı mangal: MANTIZ
Bir tür Japon seramiği: SUEKİ
Bir tür jelatin: AGARAGAR-JELOZ
Bir tür kaba ipek ipliği: SADAKOR
Bir tür kabak: TEVRİZ
Bir tür kabartmalı pamuklu kumaş: PİKE
Bir tür kağıt süslemeciliği: EBRU
Bir tür kalın ve ağır çizme: TOMAK
Bir tür kalsiyum karbonat: ARAGONİT
Bir tür karalahana yemeği: GULİYA
Bir tür katık: ABKAME
Bir tür kayak sporu: BİATLON
Bir tür kaynak makinesi: PUNTA
Bir tür keçe çadır: GEDEME
Bir tür kek: PAY
Bir tür kement: BOLA
Bir tür kemirgen hayvan: GELENİ
Bir tür kenarları saçaklı ipek, pamuk, yün gibi şeylerden yapılmış baş örtüsü: POŞU
Bir tür kene: YAVSI
Bir tür kertenkele: BABAKÖŞ-AGAMA-VARAN-YALINGÖZ
Bir tür keten patiska ya da basma: KRETON
Bir tür kilim dokuma tezgahı: MAZMAN
Bir tür kırmızı örümcek: AKARLAR
Bir tür kısa hırka: LİBADE
Bir tür kısa pantolon: ŞORT
Bir tür kıymalı pide: LAHMACUN
Bir tür koltuk: BERJER
Bir tür kömür sobası: SALAMANDRA
Bir tür koyu mavi renk: ÇİVİT
Bir tür küçük atmaca: CURA
Bir tür küçük erik: CANCUR
Bir tür küçük kazan: CUG
Bir tür küçük pasta: PAY
Bir tür küçük taneli muşmula: EZGİL
Bir tür küçük ve tatlı yaş incir: BARDACIK
Bir tür küçük, çizgili motifli kavun türü: ALABAŞ
Bir tür kudret helvası: BALSIRA-KİRPİ
Bir tür Küfi yazı: MAKİLİ
Bir tür kukla oyunu: KARÇÖR
Bir tür kukuletalı asker kaputu, yağmurluk: AVNİYE
Bir tür kumar oyunu: PASATA
Bir tür kumaş: FLANEL-DRA
Bir tür kürek: AYALEMA
Bir tür kuş: ÇEKİK-ÇAKILI
Bir tür kuzu eti yemeği: KAPAMA
Bir tür lastik ayakkabı: DERBEY
Bir tür lokum: APANDİ
Bir tür lor peyniri: İRİMÇİK
Bir tür macun: BERŞ
Bir tür mantar: AMANİTA
Bir tür mantar: CÜCÜL
Bir tür menteşe: KULLAP
Bir tür meşale: FARFARA
Bir tür meyveli sarmaşık: HEBİL
Bir tür meze: PİLAKİ
Bir tür misk faresi: KALEMİS
Bir tür muşmula: TÖNGEL
Bir tür nakış ve işleme: CİVANKAŞI
Bir tür nakış: ANAVATA
Bir tür nakış: CİVANKAŞI
Bir tür nişasta helvası: SABUNİYE
Bir tür ökçesiz ayakkabı: KALAVRA
Bir tür ot: CACIK
Bir tür oyun: CİMDALLI
Bir tür pabuç: ÇEDİK
Bir tür palmiye: AREKA
Bir tür pamuk ipliği: FİLDEKOZ
Bir tür pamuklu kumaş: PAZEN-BELEDİ-KOT-BELEDİ-KALİKO
Bir tür parlak ipekli kumaş: SİRESATEN
Bir tür patiska: HASA-EKLER
Bir tür pelerinli palto: REGLAN
Bir tür pelte: PALUZE
Bir tür pembe elmas: ROZA
Bir tür pense: KAZABURUN
Bir tür perde: STOR
Bir tür petrol lambası: LÜKS
Bir tür peynir, çökelek: ÇEKELİK
Bir tür peynir: EDAM
Bir tür peynirli mantı: PERAVU
Bir tür Polonya yemeği: BİGOS
Bir tür rende: KARGIN
Bir tür romatizma: EEZEN
Bir tür sağlam, yumuşak dana ya da öküz derisi: TELATİN
Bir tür şahin, doğan: LAÇIN
Bir tür şalvar: ELİFİ
Bir tür şapka: PAPAK
Bir tür sebze yemeği: ÇAKILDAKLI
Bir tür sedir ağacı: HAŞUR
Bir tür şeker hamuru: NUGA
Bir tür seramik çamuru: MASE
Bir tür serçe: DAĞSAR-LOKRA
Bir tür sert ipekli kumaş: TAFTA
Bir tür sert ve fazla kızarmayan domates: KAVATA
Bir tür sert, ipekli kumaş: TAFTA
Bir tür ses alma cihazı: DİKTAFON
Bir tür sıçan: FARİG
Bir tür sinirsel hastalık: SARA
Bir tür sıralaç: KALAMAZO
Bir tür sırmalı ve köstekli bıçak: AKVA
Bir tür sıvı ölçer: BARİLLON
Bir tür soğanlı süs bitkisi: AMARİLİS
Bir tür spor ceket: BLAZER
Bir tür sulu bulgur yemeği: TOPALAK
Bir tür sulu yemek: BİŞME
Bir tür sümbül: NARDİN
Bir tür suni ipekli kumaş: AMORAZA-DAMUR
Bir tür süs iğnesi: BARET
Bir tür süs kağıdı: SERPANTİN
Bir tür susamsız ve yağlı simit: AÇMA
Bir tür sütlü ot: ÇITLIK
Bir tür tabanca: NAGANT
Bir tür tafta: LUİZİN
Bir tür takoz: BAT
Bir tür taşkömürü: ANTRASİT
Bir tür tatlı su balığı: TARANGA
Bir tür tavla oyunu: KÜŞAT
Bir tür taze ve tuzsuz beyaz peynir: LOR
Bir tür terlik yada ayak giysisi: TAKUNYA
Bir tür toplu tabaca: NAGANT
Bir tür tozluk: GETR
Bir tür tuzlu peynir: ŞOR
Bir tür ufak ve hafif motosiklet: VESPA
Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit: HALKA
Bir tür üzüm: IRAZDA
Bir tür uzun Japon kemeri: OBİ
Bir tür uzun namlulu kaval top: KOLOMBORNE
Bir tür uzun paçalı şort: BERMUDA
Bir tür uzun saplı orak: KOSA
Bir tür verimli balçık: LÖS
Bir tür yaban kedisi: GAPAR
Bir tür yaban ördeği: SAKARCA
Bir tür yaban turpu: TERME
Bir tür yabani bitki: PAMPARA
Bir tür yabani erik: DEMAL
Bir tür yabani siyah üzüm: PERPİL
Bir tür yabanmersini: ENİR
Bir tür yağlı çörek: KÜLİÇE
Bir tür yağlı ve tuzlu simit: HALKA
Bir tür yağmurkuşu: KALİNİS
Bir tür yağsız ve tuzsuz peynir: TELEME

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:26
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Bir tür yapay mermer: BREŞ
Bir tür yaş incir: BARDACIK
Bir tür yastık: KIRNET
Bir tür yaylı at arabası: HİNTO
Bir tür yeşil meşe çalısı: PIRNAL
Bir tür yumuşak hasır şapka: PANAMA
Bir tür yumuşak keçi derisi: MAROKEN
Bir tür yumuşakça: OPİS
Bir tür yün örgüsü: HARAŞO
Bir tür yünlü kadife kumaş: MOKET
Bir tür yünlü kumaş: KAŞE
Bir tür zamk: KİTRE-LAK
Bir tür zararsız yılan: LANGONA
Bir tür zehirli yılan çeşidi: BATSALİ
Bir türde ya da bireyde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde ya da bireyde rastlanılmayan: ÖZE
Bir türden akımı başka türden bir akıma çeviren alet: KONVERTİSÖR
Bir turizm kuruluşunca kiralanan uçak: CARTER
Bir Türkistan sikkesi: KİPEKİ
Bir türlü sütlü yemek: AŞUDE
Bir türü Asya ve Afrika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan, 2 metre uzunluğunda, kısa hortumlu bir hayvan türü: TAPİR
Bir türün iki farklı forma sahip olma durumu: DİMORFİZM
Bir türün yerine onun değişik bir biçiminin geçmesi: ORNATMA
Bir türün, bir olayın karakteristik yönünü veren: SPESİFİK
Bir tutam hamur: BEZİ
Bir tutam ot: ORUM
Bir tutum ve davranışın ortaya çıkardığı şey: ÜRÜN
Bir tuzla ürününün satıldığı bölgeler: OROS
Bir üçgende, üç yüksekliğin kesişme noktası: ORTOSANTR
Bir üçgenin tabanı dışında kalan kenarlarından her biri(mat.): SAK
Bir ucu ateşli odun: ÖKSO
Bir ucu çember biçiminde eğri, diğer ucu keskin çekiç: BARDA
Bir ucu halkalı, yassı yük örmesi: KOLAN
Bir ucu kıvrık sopalarla çayır veya buz üzerinde iki takım arasında oynanan bir top oyunu: HOKEY
Bir ucu kıyıya bağlı durumda denize uzatılıp bırakılarak kullanılan balık ağı: UZATMA
Bir ucu nargilenin şişesine bağlanan bükülebilir boru: MARPUÇ
Bir ucu sivri, ince ve uzun çubuk: ŞİŞ
Bir ucu yontularak sivriltilmiş ağaç veya demir takoz: SİĞİL
Bir ucu zeytin biçiminde şişkin, öteki ucu bazen oluklu olan, sert veya bükülebilir ince madeni çubuk: STİLE
Bir ucundan bağlı bulunduğu nokta etrafında dönen kol: MANİVELA
Bir ülkede aydınların tümüne verilen ad: ENTELİJANSİYA
Bir ülkede egemenliğin zenginlere ait olduğu siyasal yapı: PLÜTOKRASİ
Bir ülkede ekonomik alanda ihtiyaçları kendi kendine karşılamaya yönelik tutum: OTARSİ
Bir ülkede olağanüstü dönemlerde devletin ödeme süresi gelmiş borçlarını yasayla ertelemesi: MORATORYUM
Bir ülkede yetişen bitkilerin tümü: FLORA
Bir ülkede yönetime el koyan kimselerden oluşan kurul: CUNTA
Bir ülkedeki aydınların tümüne verilen ad: ENTELİJANSİYA
Bir ülkedeki halkın bütünü: KAMU
Bir ülkeden kontenjan sisteminden ithal edilecek malların çeşitlerini ve miktarlarını gösteren liste: KOTA
Bir ülkenin aydınlarının tümüne verilen ad: ENTELİJANSİYA.
Bir ülkenin iskeleleri arasında gemi işletebilme hakkı: KABOTAJ
Bir ülkenin kendi kendine yetmesi, dış ülkelere ihtiyacı olmaması: OTARŞİ
Bir ülkenin parası esas alınarak diğer iki ülke parasının bu esas alınan ülke parası karşısındaki değeri: PARİTE
Bir ülkenin yabancılarca sömürülmesine aracılık eden kimse: KOMPRADOR
Bir ülkenin, bir bölgenin insanlarına özgü söyleyiş özelliği: AKSAN
Bir ülkeye girmek ya da bir ülkeden çıkmak için yetkili makamlardan alınması gerekli izin: VİZE
Bir ulusun başka bir ulusu siyasi ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması: EMPERYALİZM
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız araştırma, inceleme ve eğitim kurumu: ENSTİTÜ
Bir üretimde yararlanılan para, gereç ve işgücü: GİRDİ
Bir ürünü tanıtmak amacıyla o maldan verilen örnek parça: EŞANTİYON
Bir ürünün kalitesini garanti eden işaret: LABEL
Bir uyaktan sonra yinelenen aynı anlamdaki sözcük ve eklere verilen ad: REDİF
Bir uyartıya verilen ani cevap: REFLEKS
Bir uzak doğu dövüş sporu: NAGİNATA.
Bir uzay aracının bütün yapısı içinde yer alan bağımsız bölüm: MODÜL
Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen düzlem ya da çizgi: ORTAY
Bir üzüm çeşidi: HÖNÜSÜ-MÜŞKÜLE
Bir üzüm salkımını oluşturan saplardan her biri: PÜSLEN
Bir uzvu derince, kötü bir şekilde kesme: TAKİR
Bir uzvu dışa doğru çeken kas, uzaklaştırıcı kas: ABDÜKTÖR
Bir vadi ya da ırmak üzerine kurulan yüksek ve uzun köprü: VİYADÜK
Bir varlığın doğası: NELİK
Bir vasiyeti yerine getirmekle görevli kimse: MUSA
Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru: DESTEK
Bir veya bir çok kişili küçük heykel: FİGÜR
Bir veya birkaç tırnağın eksikliği ile belirgin doğuştan biçim bozukluğu: ANONİK
Bir veya daha fazla sömürgeye ait veya onunla ilgili olan: KOLONYAL
Bir veya iki milimlik pli: NERVÜR
Bir vidada iki diş arasında kalan çukur bölüm: YİV
Bir vincin yana olan hareketini kontroletmek için kullanılan halat: ABLİ
Bir volkanın patlaması veya tepe kısmının çökmesi sonucunda oluşan geniş çukur: KALDERA
Bir ya da bir çok yazarın eserlerinden seçilerek derlenmiş parçalar: ANALEKT
Bir ya da birden çok kas grubunun yerel ağrısını tanımlayan terim: MİYALJİ
Bir ya da birden çok öncülü kaldırılmış çıkarım: ENTİMEM
Bir ya da birkaç sinirde birlikte görülen iltihabi durum: NEVRİT
Bir ya da birkaç yıl işlenmeyip dinlendirilen tarla: HOZAN
Bir ya da daha çok elektron kazanmış yada yitirmiş bir atom yada bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacık: İYON
Bir ya da daha çok lobun, beyindeki öbür bölgelerle sinir bağlantısının kesilmesini içeren cerrahi işlem: LOBOTOMİ
Bir ya da daha fazla kas grubunun kalıcı ve sürekli kasılmasıyla nitelenen patolojik durum: KONTRAKTUR
Bir ya da daha fazla mineralin bir araya gelmesiyle oluşmuş bütün: KAYAÇ
Bir ya da her iki idrar borusunun anormal ölçüde genişlemesiyle ortaya çıkan patolojik durum: MEGAÜRETER
Bir ya da iki yaş arasında koyun: ŞİŞEK
Bir yada daha çok lopun, beyindeki öbür bölgelerle sinir bağlantısının kesilmesini içeren cerrahi işlem: LOBOTOMİ
Bir yağ türü: BEZİRYAĞI
Bir yalıtkan makara üzerine belirli sayıdaki sarılmış tel grubu: BOBİN
Bir yamacı ağaçlandırmak için teraslandırma: SEKİLEME
Bir yanardağ patlaması sonucunda ortaya çıkan, huni biçimli küçük krater: MAAR
Bir yanı açık üç duvarlı kemer: EYVAN
Bir yanı kırmızı renkli elma: ALYANAK
Bir yanında duvar bulunan, üç yanı açık ve üstü küçük bir çatıyla örtülü mekan: SUNDURMA
Bir yanlışı doğru diye kabül ettirmek için yapılan hatalı muhakeme: SOFİZM
Bir yapı elemanının köşe keskinliğini gidermek ve eğik bir yüzey elde etmek amacıyla yapılan köreltme: PAH
Bir yapı öğesini kagir bir bölüme kenetleme tutturma işi, demirleme: ANKRAJ
Bir yapı veya konutun satış ya da kira bedelinin, benzeri ile karşılaştırılması: EMSAL
Bir yapıda ağaçların ya da taşların birbirine tutturulmasında kullanılan iki ucu dirsekli kenet: KLAMO
Bir yapıda dış kapıyla odalar arasındaki giriş bölümü: DALAN
Bir yapıda girip geçilen yer: METHAL-ANTRE
Bir yapını yada grubunun ortasında kalan üstü açık duvarla çevrili alan: AVU
Bir yapının ağaç kısmı, iskeleti: ANGAZ
Bir yapının altındaki zeminin hareketi veya sıkışması dolayısıyla aşağıya doğru hareketi: OTURMA
Bir yapının Belediyece öngörülen yüksekliği: GABARİ
Bir yapının bütün boyutlarını ölçerek plan, kesit ve görünüşünü yeniden çıkarma, ölçüleme: RÖLEVE
Bir yapının damında çevresi ve üstü açık yer: TERAS
Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü: BALKON
Bir yapının genellikle toprak altında kalan bir bölümüne ışık almak üzere yapılan, üstü ızgaralı veya cam tuğlalı bir çeşit ışık bacası: KURANGLEZ
Bir yapının giriş yeri: LOBİ-DALAN
Bir yapının hangi amaçla yapıldığı konusunda bilgi vermek ve yapıyı tanımlamak amacıyla kullanılan amblem: BELGELİK
Bir yapının iç duvar kaplaması: LAMBRİ
Bir yapının istinat duvarına, sızma sularının akışını kolaylaştırmak için açılan dar ve uzun yarık: BARBAKAN
Bir yapının tabanını oturtmak için kazılan çukur: TEMEL
Bir yapının taşıyıcı bölümü: STRÜKTÜR
Bir yapının taşıyıcı öğelerinin tümüne verilen ad: KARKAS
Bir yapının temel durumunu arsa üzerinde belirleme işi: APLİKASYON
Bir yapının temelini veya çatısını meydana getiren büyük kereste, temel direği: OCAKLIK
Bir yapının veya bir maden ocağının giriş yeri: METHAL
Bir yapının veya evin giriş kısmı: DALAN
Bir yapısal öğeyi metal kenetlerle tutturma işlemi: ANKRAJ
Bir yapıt yada yazının son bölümü: HATİME
Bir yapıtın ana bölümleri arasında yorumlanan parça: INTERLUDE
Bir yapıtın başına konulan, övücü tanıtma yazısı: TAKRİZ
Bir yapıtın başına konulan, yetkili bir kimsenin yazdığı övücü tanıtma yazısı: BEĞENCE
Bir yapıtın sonuç bölümü: EPİLOG
Bir yapıtta uzak ve yabancı ülkelerle ilgili olayları, kişileri, yöresel görüşleri yansıtma: EGZOTİZM
Bir yapıtta, o yapıt için yazılmış övgülü sunuş yazılarının yer aldığı bölüme verilen ad: TAKRİZAT
Bir yapıyı çevreleyen ve katları belirleyen yatay ve çıkıntı şeklinde taş örgü: SARAK
Bir yapıyı koruyan ve suların yapıya zarar vermesini önleyen taş kaplama: PERE
Bir yapıyı özgün biçimi ile betimleyen resim, maket vb. verilen genel adı: RESTİTÜSYON
Bir yaranın iyileşip kapanması: İLTİHAM
Bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası: KISTAK
Bir yarış yelkenlisi: SNİPE
Bir yarışma ya da rekabet sonucunda kazanılan ödül: NEFEL
Bir yarışmada konulan ödüle yeterli nitelikte görülmemekle birlikte, anılmaya değer bulunan kimseye ya da yapıta verilen derece: MANSİYON
Bir yarışmada zayıf kalan kimseye tanınan öncelik: AVANS
Bir yarışmanın başkanı veya hakemi: AİSYMNETES
Bir yarışmaya katılan kimse: MÜSABIK
Bir yasanın, bir kararın yürürlüğe girmesine karşı çıkma hakkı: VETO
Bir yaşına gelmiş köpek yavrusu: GULUK
Bir yaşına kadar ki inek yavrusu: BİZAV
Bir yaşında dişi koyun: ŞİŞEK
Bir yaşında doğum yapan, koyun ve keçi: OĞLAMAN
Bir yaşında erkek keçi: SEYİS
Bir yaşındaki dana: YOZİ
Bir yaşındaki danaya verilen yöresel ad: DAPLAK
Bir yaşındaki dişi keçi: YAZMIŞ
Bir yaşındaki keçi yavrusu: ÇEPİÇ
Bir yaşındaki sığır: YOZ
Bir yaşından üç yaşına kadar olan tay: GÜRE
Bir yaşındayken doğuran davar: OLAMAN
Bir yaşını bitirmiş dana: YAŞAR
Bir yaşını bitirmiş erkek tay: DOLAMA
Bir yaşını geçmiş danaların annelerini emmemesi için burunlarına takılan ucu sivri demir: BURUNSAK
Bir yaşını geçmiş inek yavrusu: DÜVE
Bir yayın etkisi altında bulunan ve bir akışkanın akışını düzenlemek için kullanılan kapama elemanı: SUPAP
Bir yazarın özgün yapıtının bir kopyacı tarafından temize çekilmiş el yazması: OTOGRAP
Bir yazı sayfasının altına, metnin herhangi bir noktasıyla ilgili olarak yazılan açıklama: HAŞİYE
Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, derkenar: ÇIKMA
Bir yazı tarzı, üslubu: MUALLA
Bir yazı türü: DİBAC
Bir yazı, desen, tablo vb.nin fotoğrafından kalıp çıkarılarak yapılan aynı basım: FAKSİMİLE
Bir yazıda cümle ve kelimelerin akıcı, âhenkli, kolay ve anlaşılır olması: SELASET
Bir yazıdan alınan parça: PASAJ
Bir yazılım ya da donanımda meydana gelen hata: BUG
Bir yazının silinmiş olduğunu gösteren iz: SİLİNTİ-ABRASİON
Bir yazının son bölümüne verilen ad: HATİME
Bir yazıya eklenen parça: ZEYİL
Bir yazıyı bütün ses inceliklerini belirterek başka bir alfabeye çevirme yolu, yazı çevrimi: TRANSKRİPSİYON
Bir yem bitkisi: TİRFİL
Bir yer altı kuyusunun üst kısmına geçmeyi sağlayan geçit: BAŞYUKARI
Bir yer bayındır duruma getirildiğinde, çevrede bulunan mülklerin değeri arttığından ötürü, bunların sahiplerinden belediyece alınan para: ŞEREFİYE
Bir yerde biriken sıvıları dışarıya akıtmakta kullanılan oluk veya boru: AKAÇ
Bir yerde birikip toplanmış su: ECİL
Bir yerde kalan, kalıcı: GABİR
Bir yerde nemlilik derecesini sabit tutan alet: HİGROSTAT
Bir yerde öteden beri olagelen davranış: TEAMÜL
Bir yerde oturanlar, sakinler: SEKENE-SAKİN
Bir yerde oturma, eğleşme: İKAMET
Bir yerde oturmak, yerleşmek, durmak: ALEŞMEK
Bir yerde toplanan kalabalık: AHALİ
Bir yerde toplanma: TEMERKÜZ
Bir yerde toplanmış olan halk topluluğu: CEM
Bir yerden başka bir yere gidip yerleşme, göç: MUHACERET
Bir yerden başka bir yere göç edenler: MUHACİR
Bir yerden bir yere geçişi önleyen engel: BARİYER
Bir yerden bir yere haber götüren, posta gibi çalışan ücretli serbest kişi: BEGEVÜL
Bir yerden geçerken ödenen para: MÜRURİYE
Bir yere adam gönderme: İBAS
Bir yere akıntısı olmayan küçük göl: AKMAZ
Bir yere bağlı olarak yaşayan: SESİL
Bir yere çağrılmadan birdenbire girmek: DAMLAMAK

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:27
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş ya da kereste: PALA
Bir yere sarılarak büyüyen çiçek: ITRİ
Bir yere sunulan bildiri özeti: EKSPOZE
Bir yere tırmanmak için kullandığımız nesne: MERTMEN
Bir yeri bayırdır duruma getirmek için yapılan işlemlerin tümü: NAFİA-NAFIA
Bir yeri bölmek, sınırı belli etmek için yapılan tahta perde: GERME
Bir yeri çevreleyen duvar, çit, tahta perde: HAİT
Bir yeri daha küçük bölümlere ayırmak, sınırlarını belli etmek için kullanılan tahta perde, çit, parmaklık: GERGİ
Bir yeri istila eden, yönetimi altına alan: MÜSTEVLİ
Bir yeri savaşta ele geçirme: FETİH-FETH
Bir yeri süsleme: DEKARASYON
Bir yeri, bir şeyi iyi bilen: KURT
Bir yerin çevresinde dolanmak: AYLANMAK
Bir yerin doğal görünüşünün betimlendiği resim türü: PEYZAJ
Bir yerin en gözde delikanlısı, yiğit, kahraman: KOÇARİ
Bir yerin en kenarda kalan bölümü: UÇ
Bir yerin etrafına duvar yapma, çit çekme: İHTİCAN
Bir yerin özelliklerini araştıran asker kıtası: ARAVUL
Bir yerin pusula kertelerine göre bulunduğu yön: KERTERİZ
Bir yerle veya işle olan ilgisini sürdüren kimse, müdavim: GEDİKLİ
Bir yerleşim planında genellikle yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılan bir tür tarama biçimi: ARAPSAÇI
Bir yetkinin, bir yasanın, bir kararın yürürlüğe girmesine karşı çıkma hakkı: VETO
Bir yıl boyunca güneş’in gökküresi üzerinde çizdiği çemberin sınırladığı daire: EKLİPTİK-TUTULUM
Bir yıldan öbür yıla varlığını sürdüren, yarı buz, yarı kar özelliğini gösteren eskimiş kar: FIRN
Bir yılın yarısından fazla bir süre ile kırlarda otlatılan ve ürünlerinden yararlanmak amacıyla beslenip yetiştirilen hayvanlar: SAİME
Bir yıllık çiftçi: AZAP
Bir yıllık kuzu: TOKLU
Bir yıllık soğan: ISKA
Bir yiyecek veya içecekten sağlanan fayda: HASİYE
Bir yola giren, bir yol tutan: SALIK
Bir yolculuk için gerekli öteberi: BETAT
Bir yolculuk sırasında mola verilen yer: DİNEK
Bir yolcuya, bir havayolu şirketinin biletini, başka bir şirketin hatlarında kullanabilmesi için verilen izin: ENDOS
Bir yolu ipek, bir yolu pamuk kumaş: SANDAL
Bir yolun yokuş olan bölümü: RAMPA
Bir yöne çevrilmiş olan: MATUF
Bir yönetim biçimi, zengin erki: PLUTOKRASİ-BEYERKİ
Bir yöreye yerleşen ilk insanlar: AUTOKHTHON
Bir yörünge üzerinde dolanan bir gök cisminin kuzeyden güneye doğru ilerlerken geçtiği düğüm noktası: İNEN
Bir yüksek memurun görev süresince geçerli olan genelgeleri: EDİCTA
Bir yükü güvenlik içinde indirip kaldırmaya, istenilen konumda tutmaya yarayan ince halattan yapılmış kısa kamçı: LENTİYE
Bir yükün hafif olan tarafı: AĞMAN
Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç: MAKARA
Bir yumruğun yarattığı gücü ölçmeye yarayan aygıt: PÜJİLOMETRE
Bir yün eğirme aracı: KİRMEN
Bir yün örgüsü türü: HARAŞO
Bir Yunan sitesinde kamu varlığını iyi kullanılmasını gözetlemekle görevli mali denetçi: LOGİSTES
Bir yuvanın içine yerleştirilmiş, gömülmüş olan: ANKASTRE
Bir yüzey üstünde imgeler oluşturma sanatı ya da tekniği: ÇİZİM
Bir yüzey üzerinde girinti ve çıkıntılar oluşturarak yapılan ve değişik yönlerden bakıldığında başka görüntüler veren resim: OPART
Bir yüzey üzerinden beliren oluşumlar: PAPİLLA
Bir yüzeyde renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık, meneviş: DALGIR
Bir yüzeyde renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık: MENEVİŞ-HARE-DALGIR
Bir yüzeydeki çatlak veya aralık: GEDİK
Bir yüzeyi düz, kaygan, parlak bir duruma getirme işlemi: AÇKI
Bir yüzeyi içbükey, diğer yüzü dış bükey olan mercek: MENSİK
Bir yüzeyin daha güzel görünmesi için, üzerine yapılan işlemeler: BEZERNE
Bir yüzeyin eğiklik derecesini anlamaya yarayan araç, tesviye aleti: DÜZEÇ
Bir yüzeyin eğiklik derecesini anlamaya yarayan araç: NİVO
Bir yüzü balta, bir yüzü kazma olan araç: ÇÜKÜR-ÇÖKÜR
Bir yüzü havlı kumaş: DİVİTİN
Bir yüzü havlu, pamuklu ya da yünlü kumaş: DİVİTİN
Bir yüzü içbükey, öbür yüzü dışbükey olan mercek: MENİSK
Bir yüzü tüylü astarlık kumaş: BALZORİN
Bir yüzü uzun tüylü, kalın yünden dokunarak yapılmış yağmurluk: YAMÇI
Bir yüzü uzun tüylü, yumuşak ve parlak, kadifeye benzer, bir kumaş türü: PELÜŞ
Bir yüzü uzun tüylü,kalın ve ağır battaniye: VELENSE
Bir zaman için tutulup alıkonulmuş olan mal ya da para: MEVKUFAT
Bir zamanın, vadenin son günü, son dakikası: ULTİMO
Bir zamanlar Mauritius Adası'nda yaşayan, sonra tükenmiş uçamayan bir kuş türü: DODO
Bir zeytin cinsi: AZMAN-ULAK
Bir zinciri oluşturan halkalardan her biri: BAKLA
Bir ziyafetin sonunda içilen içki dolu büyük kadeh: HEYHEY
Bira mayasında, bulunan enzim: MALTAZ
Bira ve sade gazoz karışımıyla yapılan hafif bir içki: SHANDY
Bira yapmak için çimlendirilip kurutularak hazırlanmış arpa : MALT
Bırakıt: TEREKE
Bırakma, salıverme" anlamında eski sözcük: ITLAK
Bırakma, salıverme: ITLAK
Biralık bir arpa cinsi: ZAFER-TOKAK
Biraz önce: BİSSAAL
Biraz siyahla karışık esmerimsi veya kırmızımsı tüylü, küçük boylu ötücü kuş: REMİZ
Biraz unun eritilmiş tereyağı içinde kavrulduktan sonra pekmezli su ilave edilip krema haline getirilmesi ile yapılan ve sıcak yenen yemek: HEYRE
Biraz yükselmiş ekin: APALAK
Birbiri üzerine yapıştırılarak mukavva gibi olmuş kâğıda yazılan güzel yazı örneği: MURAKKAA
Birbirinden ayrılmış dokuların kenarlarının yanaştırılarak dikilmesi: SÜTÜR
Birbirinden hiç ayrılmayan sıkı arkadaşlar: EKÜRİ
Birbirinden on bir derece uzaklıkta bulunan iki noktanın meydana getirdiği aralık: ONBİRLİ
Birbirine alından yapışık iki bireyden oluşan ucube: METOPAJ
Birbirine alışma: İSTİNAS-ÖĞÜRLEŞME.
Birbirine bağlanmış parçaların her yönde dönmesini sağlayan bağlantı öğesi: MAFSAL
Birbirine bağlı yanılgı, rastlantı ve tuhaflıklarla örülü bölümlerden kurulu, taşlamalara dayanan, ezgili oyun: VODVİL
Birbirine bakan iki pli: PLİKAŞE
Birbirine benzeyen şeyler: AHAVAT
Birbirine bitişik büyük yapılar: BLOK
Birbirine çok benzeyen iki şeyin karışması, andırışma: İLTİBAS
Birbirine dikme, birleştirme: ÇATMA
Birbirine eklenerek boru haline getirilmiş çanak parçaları: ALUDEL
Birbirine ekli metal halkalardan oluşan soyut heykel: STABİL
Birbirine ekli parçalardan oluşan ve kendi kendine hareket eden soyut heykel: MOBİL
Birbirine geçme küçük ve düzgün ahşap parçalarla yapılan bezeme tekniği: KÜNDEKARİ
Birbirine girmiş, dağınık: JÜLİDE
Birbirine girmiş, ezilmiş, dağılmış, çiğnenmiş halde olan: HAŞIL
Birbirine göbekten yukarı kısımlarından yapışık iki gövdeden oluşan ucube: TORADELF
Birbirine ipli bağlı iki değnek ve uç uca yapıştırılmış iki koniden oluşan bir tür makara ile oynanan beceri oyunu: DİABOLO
Birbirine karşı öğeler içeren farklı bölümlerinin dönüşümlü olarak seslendirilmesiyle oluşan tekrar bölümü: RİTORNELLO
Birbirine komşu olan orman ve çayır gibi farklı iki bitki topluluğu arasındaki geçiş bölgesi: EKOTON
Birbirine menteşeli üç ahşap levhadan oluşan Avupa resim sanatı ürünü: TRİPTİK
Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı: KIRAN
Birbirine sarılmış, birbirine dolanmış: HORHON
Birbirine sürtünen cisimlerin karşılıklı etkileşimini inceleyen bilim dalı: TRİBOLOJİ
Birbirine uygun, birbirini tutar renk ve yapıda olan giysi: ASORTİ
Birbirine uygun, karışık: MÜMTEZİÇ
Birbirine yakın iki harfi tek yazarak vurgulu okumak: İDGAM
Birbirini izleme, birbiri arkasından gelme, düzenli sıralanma: ITTIRAT
Birbirini izleyen değişik renkte dilimler oluşturacak biç imde dizilmiş boru biçiminde boncuklardan yapılan eski Mısır gerdanlığı: USEH
Birbirini tutar renk ve yapıda olan: ASORTİ
Birbirinin içine girip karşmış, girişik, karmaşık: GİRİFT
Birbiriyle bağdaşmayan duygu, düşünce, istek ve amaçların kişide aynı zamanda toplanmasına psikolojide verilen ad: AMBİVALENZ
Birbiriyle uyumlu, birbirini tamamlayan ögeler dizisi: SET
Birbirleri ile ilgili sözcük ya da kavramların bir dize ya da beyitte toplanması sanatı: TENASÜP
Birbirleri sırtına binmiş iki çocuk grubu arasında oynanan bir çocuk oyunu: CURRUH
Birbirlerine benzer ürünlerin çok sayıda üreticisinin fakat sadece iki tüketicisinin bulunduğu piyasalara verilen ad: DİOPSON
Birbirlerine benzeyen özellikleri olan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk: HOMOJEN
Birbirlerine pamuk ipliği ile bağlanmış bambu çubukları: MAKİSU
Birçeşit pirinç: CAVA
Birci: MONİST
Bircilik: MONİZM
Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri: DİL
Birçok Avrupa ordusunda mızraklı suvarilere verilen ad: UHLAN
Birçok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı: SABO
Birçok bedensel özelliğiyle file benzeyen, tavşan iriliğinde memeli bir hayvan: DAMAN
Birçok bitki ile yapılan birçok çeşidi bulunan, bir Kuzey Avrupa içkisi: SCHNAPPS
Birçok bitkilerde bulunan glikoz birleşiklerinin genel adı: GLİKOZİT
Birçok dokuda bulunan demir deposu işlemini gören protein deposu: FERRİTİN
Birçok efsaneye konu olmuş ünlü Frigya kralı: MİDAS
Birçok elektrik şebekesi arasında bağlantı kurma: İNTERKONEKSİYON
Birçok guatr türünde en olumlu sonucu veren tedavi yönteminin kısa yazılışı: RAI
Birçok hastalığa sebep olan çok küçük birhücreli asalak: RİKETSİYA
Birçok İrlandalı ve İskoç soyadının önünde kullanılan ve "oğlu" anlamına gelen sözcük: MAC
Birçok kattan oluşan, bir tür karton: BRİSTOL
Birçok kez: KERRAT
Birçok kişinin yaptığı işlerde gayret vermek için söylenen söz: YISA
Birçok konuda bilgisi olan kimse: KIRKAMBAR
Birçok küçük gonktan oluşan Java çalgısı: BONANG
Birçok kuşağı kapsayan ve bir romanda ya da bir filmde anlatılan bir tür aile destanı: SAGA
Birçok memelilerin ve insanın karaciğerinde gelişen ekinokok tenyasının larvası: HİDATİT
Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı: DOKUNAÇ
Birçok onayaklı kabukluda orta sularda yaşayan larva biçimi: ZOE
Birçok ülkede 24 ile 33 gram arasında değişik değerler alan ağırlık birimi: ONS
Birçok ülkede kuruntu, stres ve uykusuzluk ilacı olarak kullanılan bir cins karabiber: KSİLOFON-KAVA
Birçok yapraktan meydana gelen ve üzerine yazı yazmağa yarayan levha: POLİPTİK
Birden alevlenen ateş: FAYRAP
Birden bire geri dönerek aynı çizgi üzerinde kaçma,geri çekilme: KAHKARA
Birden çok ailenin kurduğu ortak kır sofrası: FELFELE
Birden çok anlamı olan bir sözcüğün yakın anlamının değil de uzak anlamının kullanılması sanatı: TEVRİYE
Birden çok işletmenin bir grup başkanının yönetimi altında, belirli bir işi gerçekleştirmek amacıyla belirli bir süre için oluşturdukları topluluk: POOL
Birden çok karısı olan kimsenin ilk karısı: ALTCI-ALTCU
Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu genişbina, büyük han veya kervansaray: FERHANE
Birden çok ögeden oluşmuşkarmaşık bir bütün: HALİTA
Birden çok sesi birleştirme kurallarının tümü: KONTRAPUNTA
Birden çok şeyin birbirine eşit ve denk olması: İSTİVA
Birden çok ve birbirinden ayrı tonalitelerin bir arada kullanılması: POLİTONALİTE
Birden dokuza kadar olan sayılar: ANAD
Birden fazla karışımın çırpılarak yoğun hale getirilmesi: ÖZEMEK
Birden fazla ölünün gömülebilmesi için yapılan, yüksek duvarlarla çevrili mezarlara verilen ad: SOFA
Birden fazla terimi olan cebirsel ifade: POLİNOM
Birdenbire akla gelen, içe doğan şey: SANİH
Birdenbire çıkan fırtına: BORA
Birdenbire meydana çıkmak, yakalamak: HİNKAKA
Birdenbire, düşünmeden yapan: FEVRİ
Birdirbir oyunu: APLAMSIRA
Bireşim yoluyla üretilmiş boyar madde sınıfı: AZO
Birey oluş: AONTOGENEZ
Bireyci: İNDİVİDÜALİST
Bireycilik: İNDİVİDÜALİZM
Bireydeki duyu alıcılarını etkileyen dış öğe: UYARTI-FADO
Bireyi çokluk ve bireysellik dünyasına bağlı kılan, bilgisizliği belirten Sanskritçe sözcük: AVİDYA
Bireyi yangın çıkarmaya iten saplantılı itki: PİROMANİ
Bireyin davranış etkinliğinin zaman içindeki dağılımını ölçmeye yarayan düzenek: AKTOGRAF
Bireyin kendini başkalarının yerine koyabilme yetisi: EMPATİ
Bireyin kişiliğinde derin bozukluklara yol açan bütün zihinsel hastalıkları belirten terim: PSİKOZ
Bireyin toplum içindeki pozisyonu: STATÜ
Bireyler, fertler: EFRAT
Bireyleri yangın çıkarmaya sürükleyen saplantılı itki: PİROMANİ
Bireylerin ihtiyaç duydukları malları, ellerindeki diğer mallarla değiştirmeleri: TRAMPA
Bireylik: FERDİYET
Bireysel psikoloji okulunu kuran ve aşağılık duygusu terimini ilk kez ortaya atan ünlü Avusturyalı hekim: ADLER
Bireysel: İNDİVİDÜEL
Birgözeli özel bir asalağın hindi karaciğerine yerleşerek yaptığı, büyük ölçüde ölümlere yol açan kümes hastalığı: KARABAŞ
Biri Alfa, öbürü Beta olarak adlandırılan iki aminoasitin ortak adı: ALANİN
Biri Amerika’da, diğeri Madagaskar’da yetişen ve yelpaze biçiminde yaprakları olan iki ağacın ortak adı: RAVENALA
Biri döndüğü vakit ötekinin de dönmesine fırsat vermemek üzere uç uca getirilerek serbest bir eksenle bağlanmış iki halkadan ibaret teknik düzen: FIRDÖNDÜ
Biri Orta Amerika’da,diğeri Madagaskar’da yetişen ve muz ağacına benzeyen iki ağacın cins adı: RAVENALA
Biri sabit diğeri hareketli iki tornodan yapılmış palanga: KABASORTA-KABASORTO
Birikme, toplanıp kalma: RETANSİYON
Birikmiş hayvan gübresi: KERME
Biriktirmek, toplamak: İRKMEK
Birimleri matematik anlamda değişken olabilen: MARJİNAL
Birimlerin başına konulduğunda on katı gösteren bir ek: DEKA

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:28
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Birinci çağın altıncı ve sonuncu dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer katmanları: PERMİYEN
Birinci çağın dördüncü dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer tabakaları: DEVONİYEN
Birinci çağın ilk dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer katmanları: KAMBRİYEN-SİLÜRYEN
Birinci Dünya Savaşı sırasında İtalyan Ordusunda, yardım amacına yönelik özel müfrezelere verilen ad: ARDİTİ
Birinci Dünya Savaşında Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, şapkaya benzeyen bir tür başlık: KABALAK
Birinci Haçlı seferinde Antakya kalesinin kapılarını arkadan açarak Türkler'e ihanet eden ve öldürülen Ermeni dönmesi: EMİRFER-FİRUZ
Birinci mısrasının son kelimesini ikinci mısranın başında yineleyerek yazılan manzume: İADE
Birinci zaman: PALEOZOYİK
Birinci: ULA
Birincil: ASLİ
Birinde bir sıvı, ötekinde pişirilecek madde bulunan, iç içe iki kaptan oluşmuş aygıt: BENMARİ
Birinden ötekine söz taşıyan kimse: GOMSU
Birinden sonra gelen, birinin yerine geçen: HALEF
Birine bir mülkü sahip kılma: TEMLİK
Birine dokunsun diye söylenen söz: TAŞ
Birine göre yüksek aşamada olan kimse: ÜST
Birine içerleme, gücenme, kızgınlık duyma: İNFİAL
Birine karşı gelmek, sert cevap vermek: ÇEMKİRMEK
Birine yaranmak amacıyla aşırıövgüde bulunan kimse: KASİDECİ
Birini başkasına karşı kışkırtma: FİT
Birini istememek, hor görmek: İRİLEMEK
Birini övmek için kaleme alınan divan edebiyatı nazım türü: FAHRİYE
Birini övmek için yazılan şiir: METHİYE
Birini övmek için yazılan ve bahardan söz ederek başlayan kasidenin baharı anlatan bölümü: BAHARİYE
Birini zayıf ve kuvvetsiz bırakma: İHAN
Birinin aleyhinde konuşan: KADİH
Birinin ardından gelip omun yerine geçen kimse: HALEF
Birinin buyruğu altında olan görevli, ast: MADUN
Birinin doğru olmasıötekinin yanlışlığınıgerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem: MÜNAVEBE-ALMAŞ
Birinin ölümünü haber veren: NAİ
Birinin sırtına yavaşça vurarak okşama: YEPELEME
Birinin üstüne fazlaca düşme,ifrata kaçma: HINDIM
Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev: UHDE
Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş: UHDE
Birinin yer, hal, medeni durumu vs. gösteren resmi belge, hal kağıdı: İLMÜHABER
Birinin yerine geçen, birinin yerine vekâlet eden: CANİŞİN
Birinin sırlarını, eylemlerini, düşüncelerini gözleyip yetkililere bildirerek çıkar sağlayan kimse: İSPİYON
Birisine yazılan kısa mektup: LAPİSKA
Birisini aldatarak faydalanma: HAMİNTO
Birisini tanıyormuş gibi yaparak para sızdırma: MANİTA
Birisinin konuşmasını taklit etmek: ÖKENMEK
Biriyle ilgili olarak yetkililere verilen kötüleme, ihbar yazısı: JURNAL
Biriyle ya da bir şeyle eğlenme ve onu küçümseme: ALAY
Birkaç arabalı bir katarda elektrik motoru ya da patlamalı motorla çalışan ve öbür arabaları çekmeye yarayan taşıt: MOTRİS
Birkaç bilinmeyenli birinci dereceden eşitlik sistemlerini çözmede kullanılan yardımcı cebirsel anlatım: DETERMİNANT
Birkaç birleşim kuralına ve belirli bir sözcük alanının sözcük dağarcığına indirgenmiş karma dil dizgesi: SABİR
Birkaç demirli büyük pulluk: KOTAN
Birkaç dizi altın zincirden oluşan enli gerdanlık ya da bilezik: AKITMA
Birkaç dizi enli gerdanlık: AKITMA
Birkaç dolandırıcının, bir insanın ilgisini belli bir konu üzerinde toplayıp parasını çalmaları: DIZDIZCILIK
Birkaç katlı yüksek bina: ANAY
Birkaç kez şeker ağdasına daldırılarak üzeri kaplanmış kavrulmuş badem yada fındık: PRALİN
Birkaç kişinin karşılıklı sohbeti: COR
Birkaç kişinin kuvvetlerini denemeleri için belirli bir yerden attıkları demirden bir oyun aracı: EL
Birkaç kıtadan meydana gelen şirlerin her bir kıtası: BEND
Birkaç köyün gittiği yayla: OBA
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan soya çekim nitelikleri için kullanılan terim: ÇEKİNİK
Birkaç Müslüman bir arada toplu namaz kılmak istediklerinde, içlerinden birinin öne geçerek namaz kılanlara önderlik etmesi: İMAMET
Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma: ALACA
Birkaç sanayi kurumunun tek yönetimde birleşmesi: KOMBİNA
Birkaç şeker ağdasına yapıştırılarak üzeri kaplanan kavrulmuş badem ya da fındık: PRALİN
Birkaç şeyi birbirine karıştırıp iyice çırparak yoğunlaşmasını sağlamak: ÖZLEMEK
Birkaç takımdan oluşan askeri birlik: LEJYON
Birler, tekler: YEGAN
Birleşemeyecek ters kavramların bir araya getirilmesine verilen ad: OKSİMORON
Birleşerek bir güce karşı duran topluluk veya asker: EZEV
Birleşik Arap Emirlikleri'ni oluşturan emirliklerden biri: FÜCEYRE
Birleşik Arap emirliklerinin en büyüğü: ABUDABİ
Birleşik Arap Emirlikleri'nin kısa yazılışı: BAE
Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden (prizma) geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü: TAYF
Birleşik bir şeyi oluşturan yalınç şeylerden her biri: ÖĞE
Birleşik Devletlerin en büyük otobüs ile ulaşım şirketi: GREYHOUND
Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi: AYNISEFA
Birleşikgillerden, şekeri çok, bir tür yer elması: BADAT
Birleşikgillerden, yaprakları dikenli yaban bir bitki, eşek dikeni, kengel: KENGER
Birleşikgillerden, yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı, kokulu bir madde bulunan, hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki: PELİN
Birleşim: SENTEZ
Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç: ARKOZ
Birleşiminde normal oksitlerden daha fazla oksijen bulunan oksitler: PEROKSİT
Birleşiminde renkli minareller olan iri taneli bir çeşit kaya: GABRO
Birleşme değeri 2 olan karbonmonoksit: KARBONİL
Birleşme, birlik kurma: İTTİHAT
Birleştirilmiş: KONSOLİDE
Birleştirme, kavuşma: VASL
Birlik: VAHDET
Birlikte bükülmüş iki, üç veya dört kol iolikten meydana gelen ince halat: MÜRNEL
Birlikte gitme, berabere yürüme, yoldaşlık: MÜMAŞAT
Birlikte yolculuk eden topluluk: KAFİLE
Birlikte yolculuk edilen kişi: AYAKDAŞ
Birlikte: MAAN-MA-BİLE-MA
Birlikten yoksun ve anlaşamayan gemi mürettebatı için kullanılan sözcük: ALABABULA
Birmanya’da sıradağlar: ARAKAN
Birmanya’da yaşayan etnik bir gurup: MON
Birmanya’nın Tungoo döneminde yaygın bir şiir türü: YADU
Birmanya'da halkın inandığı bir takım koruyu ruhlara verilen ad: NAT
Birmanya'nın diğer adı: BURMA
Birsini etki ile hasta etmek: BASMA
Birtakım alıştırma ve çağrışımlardan yararlanarak belleği geliştirme yöntemi: MNEMOTEKNİ
Birtane: BİÇEZ
Birya da iki kulplu büyük saman sepeti: KELETE
Bisiklet oturmalığı: SELE
Bisiklet sporunda pist sürat yarışı: KEİRİN
Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve sentetik maddeden yapılan kaplama: ELCİK
Bisiklet yarışı için hazırlanmış pist ve tribünlerden oluşan yapı: VELODROM
Bisiklet: DERRACE-ÇİFTÇEKER
Bisiklete verilen ad: DERRACE
Bisikletin atası sayılan taşıt: SELERİFER
Bisikletin ön tekerlek maşası üstüne bağlanmış, iki elle kullanılan yön değiştirme aracı, yönelteç: GİDON
Bisikletin oturulacak yeri: SELE
Bisiklette hareketi arka tekerleğe ulaştıran dişli takımı: AYNAKOL
Bisiklette, direksiyon: GİDON
Bistüri: NEŞTER
Bit hastalıkları: FTİRYASİS
Bit yavrusu: SİRKE-YAVŞAK-ANİÇ
Bit: KEHLE-FİLO
Bitek olmayan: ÇORAK
Bitinya adı verilen bölgenin ilk yerlileri olduğu varsayılan Trakya kökenli halk: BİTİNLER
Bitirici, yok edici: ALKA
Bitirme, tamamlama: İTMAM
Bitişme: İTTİSAL
Bitiştirme, birleştirme, iki şeyi birbirine ekleme: İLSAK
Bitki biliminde erkek organlardaki çiçek tozunun, rüzgar veya böcekler aracılığıyla çiçeklerin tepeciğine konması: ALOGAMİ
Bitki büyüme hormonu: GİBBERELLİN
Bitki dokularında yaşamayanİpsili: İPSOS silindir biçiminde küçük ağaç kurdu: İPS
Bitki esansı ile yapılmış aromatik bir acı: ANGOSTURA
Bitki gelişmesini olumsuz yönde etkileyen hertürlü zararlıya karşı kullanılan zirai ilaçların tümü: PESTİSİT
Bitki gövde ve köklerinde bulunan ve besi suyunu organlara taşıyan borular: FLOEM
Bitki gövdelerinden yaprakların çıktığı düğümyerleri: NOD
Bitki gövdesi: SAK
Bitki hastalıkları: FİTOSOSYOLOJİ
Bitki hastalıklarını inceleyen bilim dalı: FİTOPATOLOJİ
Bitki hücreleri yaşlandıkça plazmalarında oluşan ve içi hücre suyu ile dolu bulunan boşluk: KOFUL
Bitki hücrelerinde hastalık yapanbasit yapılı organizma: VİROİD
Bitki hücrelerinde renk veren taneciklerin genel adı: PLASTİD
Bitki hücrelerini inceleyen bilim: SİTOBOTANİK
Bitki kökleri, şeker, misk, dövülmüş ceviz veya fındık içi ile yapılan bir tür şekerleme: DEVAİMİSK
Bitki köklerindeki kıla benzer ince uzantılar: ÇİL
Bitki örtüsü, flora: BİTEY-VEJETASYON
Bitki özlerinden ve yağlarından elde edilen hoş kuku: AROMA
Bitki tohumlarında bir kökçük ile bir filizcikten meydana gelen asal kısım: OĞULCUK
Bitki tohumu: TANE
Bitki topluluğu: MOL
Bitki ve hayvan gibi bazı canlıların ışık, ısı ve besin gibi türlü uyarıcı sebeplerin etkisi altında bu uyarıcılara doğru veya tersine yer değiştirmeleri olayı: TROPİZM
Bitki ve hayvanlarda yaygın olarak bulunan doymamış hidrokarbon yapısındaki pigmentlerin ortak adı: KAROTEN
Bitki ve hayvanların toprakta parçalanması sonucu meydana gelen karmaşık yapılı siyah organik madde: HUMUS
Bitki ya da hayvanlarda türün iyileştirilmesi işlemi: ISLAH
Bitki yapraklarının dallarla birleştiği yer: KAİD
Bitki yetişmeyen toprak: YAS
Bitki: NEBAT-VİTAL
Bitkide büyüme, gelişme hormonu: OKSİN
Bitkide kök ve gövdenin sert ve odunsu yapısını oluşturan madde: LİGNİN
Bitkilerde besin depolama organı: KOFUL
Bitkilerde bulunan bir grup steroid alkol: FİTOSTEROL
Bitkilerde diğer dokuların arasını dolduran temel doku: PARANKİMA
Bitkilerde dişe ve erkek organları geliştirme: İBAR
Bitkilerde erkek gamet tarafından döllenerek yumurtayı oluşturan dişi gamet, yumurta hücresi: OOSFER
Bitkilerde gaz alışverişine yarayan gözenekler: STOMA
Bitkilerde kökün ucunu örten koruyucu bölüm, yüksük: KALENSÖVE
Bitkilerde oluşan diken gibi çıkıntılar: EMERGENS
Bitkilerde organik besin taşıyan, canlı, iletken doku: FLOEM
Bitkilerde salgı çıkaran tüyler: BEZTÜYLER
Bitkilerde sapın üst kısmı ile yaprağın meydana getirdiği açı: KOLTUK
Bitkilerde su çıkarılması için özelleşmiş epidermis yapı: HİDATOT
Bitkilerde tarihe bağlı olarak yapılan gözlemleri konu alan bilim dalı: FENOLOJİ
Bitkilerde tozlaşmanın rüzgar yardımıyla olması: ANEMOGAM
Bitkilerde uyartı yönleriyle ilgili olmayan yönelim hareketleri: NASTİ
Bitkilerde ve hayvanlarda gelişmenin durması: ABORSİYON
Bitkilerde yaşayan sert kabuklu küçük su biti: ORİBATA
Bitkilerde yerçekiminin etkisiyle ana kökün yere, gövdenin gökyüzüne doğru büyümesi davranışına verilen ad: JEOTROPİZM
Bitkilerde, taklit, aldatmaca: MİMİKRİ
Bitkilerdeki erkek cinsiyet hücresi: ANTEROZİT
Bitkilerdeki fazla suyun yapraklardan damla damla akması: GUTASYON
Bitkilerden doğal olarak elde edilebilen, parfüm ve tütün sanayisinde kullanılan organik bileşik: KUMARİN
Bitkilerden elde edilen ilaç: OTA
Bitkilerden elde edilen ilaçlarla bir hastalığı iyileştirmek: OTAMAK-FİTOTERAPİ
Bitkilerden elde edilen ilaçlarla hastalıkların tedavisi: FİTOTERAPİ
Bitkilerden elde edilen tedavi edici özellikteki maddelerin kullanılmasıyla yapılan tedavi: FİLOTERAPİ
Bitkilerden elde edilen ve kozmetikte öncelikli olarak kokularda kullanılan bir öz: FARNESOL
Bitkilerden özütlenen, doğal mavi boyar madde: İNDİGO
Bitkilerden veya sentetik olarak elde edilen yapışkan bir sıvı: GLİSERİN
Bitkilere farklı renkler kazandıran plastit: KROMOPLAST
Bitkilere özgü hücre organiti: BLAST
Bitkilere, özellikle ekinlere zarar veren bir böcek: BAMBUL
Bitkileri oldukları şekilde muhafaza etme usulü: STERİLİZASYON
Bitkilerin çürümesiyle oluşan koyu renkte organik toprak: HUMUS
Bitkilerin gaz alışverişlerinde önemli bir yeri olan, deri dokuda bulunan gözenekler: STOMA
Bitkilerin hücre yapısındaki bir karbonhidrattır, kağıt, suni ipek ve patlayıcı madde: SELÜLOZ
Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm: ÖZ
Bitkilerin kurutulduğu, yere dikilmiş dallı ağaç gövdesi: ÇANGAL
Bitkilerin saçaklı kökü ya da püskülü: PÜRÇEK
Bitkilerin saksılar içinde kışın barındırıldıkları camekanlı yer: LİMONLUK
Bitkilerin sanayi alanında kullanılmasını inceleyen bilim: FİTOTEKNİ
Bitkilerin tek yönlü bir ışımanın etkisiyle bükülerek gelişmesi: AKTİNOTROPİZM
Bitkilerin tıbben kullanılan bölümleri: DROG
Bitkilerin yapraklarından damlalar halinde su atılması: GUTASYON
Bitkilerin yayılış alanları: AREA
Bitkilerin yer çekimine bağlı olarak büyümeleri: GEOTROPİZMA
Bitkilerin yer çekimine bağlı olarak büyümelerine verilen ad: GEOTROPİZMA
Bitkilerin, çoğu süt görünüşünde olan öz suyu: LATEKS

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:30
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Bitkilerin, ortamın etkilerine karşı gösterdiği tepki yeteneği(bot.): İRKİLME
Bitkin duruma düşme: HELAK
Bitkin, yorgun: TUKAŞ
Bitkinin değişmez dokularını oluşturan farklılaşmamış embriyonik bitki dokusu: MERİSTEM
Bitkinin doğal olarak yetiştiği yer, yurt: HABİTAT
Bitkinin yerindeki durumu, köklerin toprak içerisindeki dağılmasını belirten morfolojik görünüş: HABİTUS
Bitkinin, uyaranın cinsine göre yaptığı fakat uyaranın yönüne bağlı olmayan davranışlar: NASTİ
Bitkinlik, enerji yokluğu: ATONİ
Bitkisel alkol: ETANOL
Bitkisel besinler ile beslenen canlılar: HERBİVOR
Bitkisel bir organın katı bir cismin çarpmasına karşı gösterdiği tepki: TİGMONASTİ
Bitkisel esaslı kahverengi bir boya: BİSTRE
Bitkisel gıdalarla beslenen, etyemez: VEJETERYAN
Bitkisel hormonlara verilen genel ad: FİTOHORMON
Bitkisel özlü yağlarla yapılan tedavi şekli: AROMATERAPİ
Bitkisel tellerden yapılmış, kaba örgülü büyük çuval: TELİS
Bitkisel unlarla hazırlanan lapaların beze sarılarak vücut üzerinde uygulandığı bir yakı türü: KATAPLAZMA
Bitkisel ve tel halatların pus olarak çevresini belirten terim: BORGATA-BURGATA
Bitkisel ya da hayvansal maddelerin etkili özü: ÖZÜT
Bitkisel yağlarla uygulanan bir tür Hint tedavi yöntemi: ÇAMPİSAJ
Bitkisel, hayvani yada madeni maddelerin karışımından yapılan macun, panzehir: TİRYAK
Bitkisiz: AFİTAL
Bitkiye bağlanan yeri uzunca, ucu boğumlu olan koyu yeşil, nazik kabuklu, hafif tatlı bir incir çeşidi: ÜLBÜKLÜ
Bitlis ilinde bir göl: AYGIR
Bitlis iline özgü bir tür sulu köfte: GİLORİK
Bitlis yöresine özgü, ceviz büyüklüğündeki hamurlar kızartıldıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yenen bir yemek: AYVANET
Bitlis'de, aile reisi olan kadın: EYO
Bitmeyen,devam eden yazı, makale ya da tefrikanın arkası: MABAT
Bitotu: MEZEVEK
Bitüm ya da başka bir petrol atığını sıvılaştırmak ya da inceltmek için kullanılan madde: FLAKS
Bıyık altından gülme: RİŞHAND
Biyogrofiler: SİYER
Biyokimyada enzimlerin tepkimelerinde işlenen maddelere verilen ad: SUBSTRAT
Biyolojide çekinik: RESESİF
Biyolojide genlerin transkripsiyonunu kolaylaştıran, DNA'nın bir bölümü: PROMOTÖR
Biyolojide refleks: YANSI
Biyolojide sıralı oluş: EPİGENEZ
Biyoloji'de, DNA dizisindeki değişikliklerden kaynaklanmayan, ama aynı zamanda ırsi olan, gen ifadesi değişikliklerini inceleyen bilim dalı: EPİGENETİK
Biyolojide, mitozun ikinci evresi: METAFAZ
Biyolojik ışık üretme özelliğine sahip, akıntı ve rüzgarlarla sürüklenen ve bir şeye dokunduğunda ışık veren deniz hayvanı: YAKAMOZ
Biyolojik ortam: BİYOTOP
Bizans askeri şefi: DOMESTİKOS
Bizans ayin düzeninde kudastan önce kutsal çanağa boşaltılan suyun ısıtıldığı kap: ZEON
Bizans devrinde, askeri annona görevlisi: OPİNATOR
Bizans Devrinin sonlarına doğru, çok ince ve çukur bir maden tabakası üzerine basılan ve bu şekliyle bir kupayı andıran para: SKYPHOS
Bizans döneminde eyaletlerden alınan ağır vergi: PAKTON
Bizans döneminde imparatorlara verilen unvan: BASİLEUS
Bizans döneminde İstanbul’da siyasal suçluların kapatıldığı ünlü zindan: ANEMAS
Bizans Dönemindeki Bilecik'in adı ve bulunan kale ismi: BELEKOMA
Bizans imparatorluğu zamanında vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli’deki Hıristiyan beylerine verilen ad: TEKFUR
Bizans İmparatorluğunda muhafız kıtası kumandanı: HETAİREİARKHES
Bizans İmparatorluğunda toprak düzeni: PAREK
Bizans İmparatorluğunda yürüyüş halindeki askerlerin şehir ve köylerde iaşesini sağlayan görevli: PARAKOHOS
Bizans İmparatorluğunun İtalya ve Afrika’daki valilerine verilen ad: EKSARH
Bizans İmparatorluğunun kılıçlı muhafızı: SPATHARİOS
Bizans İmparatorluğunun müttefiklerinden kurulu askeri birlik: FOEDERATİ
Bizans İmparatorluğunun sınırlarını savunan köylü askerlere verilen ad: AKRİTAS
Bizans İmparatorluğunun, Afrika ve İtalya'daki valilerine verilen ad: EKSARH
Bizans İmparatoru Theophilos'un muhteşem bir bahçe biçiminde yaptırdığı saray: KAMİLAS
Bizans kiliselerinde ikonların asıldığı bölme: İKONOSTASİS
Bizans kiliselerinde kadınlara ayrılan bölüm: YİNEKE
Bizans müziğinde, koro teksesli olarak bir ezgiyi seslendirirken, bir sesin yaptığı vokal burdon: İSON
Bizans sarayında rütbe: PROTOSTRATOR
Bizans sarayında yüksek görevli: PROTOSEBASTOS
Bizans sarayının hassa muhafızları: BARDARİOT
Bizans saraylarında, kubbeli büyük ve debdebeli bir oda çevresinde, bir çok daireden meydana gelen bina: KHRYSOTRİKLİNOS
Bizans’ta askeri şef: DOMESTİKOS
Bizans’ta büyük toprak sahiplerinin maaşlı askerleriBUCELLARİ
Bizans’ta Herakleios’tan bu yana saray hiyerarşisinde yüksek mevki: PROTOSPATHARİOS
Bizans’ta imparatorluk sınırları içine yerleştikten sonra orduya kabul edilen paralı barbar asker: FOEDERATİ
Bizans’ta maliyenin denetlenmesinden sorumlu yönetici: LOGOTHEDES
Bizans’ta ordu komutanı, general: DUKS
Bizans’ta ve Roma kilise hiyerarşisinde haznedar: SAKELLİON
Bizans’ta, yüz kişilik bölüğe komuta eden subay: KENTURYON
Bizans'ın ilk kadın şairi: KOSİA
Bizanslı ünlü aristokrat aile: GABRAS
Bizanslılar zamanında Eskişehir'in ismi: DARBUM
Bizanslılar'da Pazar ve bayram duaları kitabı: EUKHOLOPİON
Bizans'ta Patrik, Sezar, Soyluların soylusu ve Curopalates'in ardından gelen en yüksek mevkili saray ünvanı: BASİLEOPATOR
Bizans'ta ve Roma kilise hiyerarşisinde haznedar: SAKELLİON
Bizansta, her eyaletin ödediği vergi: PAKTON
Bızbız” da denilen ve davula sol elle vurulan ince değnek: ZİBZİBİ
Bizden öncekiler, geçmişler, öncel: ESLAF
Bizden sonrakiler: AHLAF
Bızır, klitoris: DILAK
Bizonla boğanın çiftleşmesinden doğan melez hayvan: KATOLO
Blok flütün ya da org takımlarının ağızlıklarının içine yerleştirilen ahşap ya da madeni parça: BİZO
Blok işaretlerini yöneten demiryolu memuru: SEMAFORCU
Blue Jeans'lere verilen isim: DENİM
Bluz üzerine giyilen yelek: JİLE
Boagillerden, Afrika ve Asya’da yaşayan, zehirsiz, çok güçlü büyük yılan: PİTON
Boagillerden, tropikal Amerika’da yaşayan, avını sararak ve sıkarak öldüren yılan: ANAKONDA
Böbreği çevreleyen yağlı bağdokuda ve böbreğin kapsülünde ortaya çıkan iltihap süreci: PERİNEFRİT
Böbreğin cerrahi girişimle çıkarılması: NEFROTOMİ
Böbreğin çeşitli yapılarının iltihabi süreçlerin yarattığı böbrek hastalıklarını tanımlayan terim: NETRİT
Böbreğin toplayıcısı sistemleri, idrar borusu ve idrar kesesinin kontraslı röntgen ile görüntülenmesi: PİYELOGRAFİ
Böbrek ağrısı: NEFRALJİ
Böbrek bezlerinin aşırı çalışması: HİPEREPİNEFRİ
Böbrek çanağının akut ya da kronik iltihabı: PİYELİT
Böbrek hastalığını tanımlayan genel terim: NEFROPATİ
Böbrek hastalıklarını inceleyen hekimlik dalı: NEFROLOJİ
Böbrek havuzunu idrar kesesine bağlayan 25-30 cm uzunluğunda tüp biçimli kanal: ÜRETER
Böbrek iltihabı: NEFRİT
Böbrek taşı: URAT
Böbrek üstü bezlerinden birisinin veya her ikisinin cerrahi müdahele ile alınması: ADRENALEKTOMİ
Böbrek üstü bezlerinden salgılanan ve birçok metabolik işlevi olan hormon: KORTİZOL
Böbrek: KİLYE-DEDEK
Böbrekle birlikte idrar borusunun da cerrahi girişimle çıkarılması: NEFROÜREKTOMİ
Böbrekle ilgili: RENAL
Böbrekleri ve hastalıklarını inceleyen hekimlik dalı: NEFROLOJİ
Böbrekten gelen kanama: NEFRORAJİ
Böbreküstü bezi iltihabı: SÜRRENALİT
Böbreküstü bezlerinin salgıladığı etkin bir madde: ADRENALİN
Böbreküstübezi kabuğunun salgıladığı hormonlardan biri: KORTİZON
Böbürlenme: TAFRA
Böbürlenmek: PAYA
Böceğin ısırmasıyla oluşan yumru: TİMİ-TAME
Böcek kurdu: KİRM
Böcek öldürücü ilaçlar: ENSEKTİSİA
Böcek ovaryumunda yumurta tüpünün apikal ince uzantısı: İPLİK
Böcek ve tane ile beslenen, eti için avlanan, kızıl tüylü bir kuş: TOY
Böcek yiyen bir tür kuş: SAĞAN
Böcek yiyerek beslenen büyük ye­şil çekirge: SAGA
Böcek, haşerelere karşı kullanılan ilaçlar: İNSEKTİSİT
Böcek: HAŞERE-MOMOL
Böcekbilim: ENTOMOLOJİ-OMALİUM
Böcekçil küçük memeli hayvan: SOREKS
Böcekkapan, güneşgülü'' gibi adlarda verilen küçük bitki: DROSERA
Böcekler ile beslenen canlılar: İNSEKTİVOR
Böceklerde ağzın iki yanında bulunan parçalayıcı sert organ: ÇENEK
Böceklerde baş ile karın arasında kalan beden bölümü: TARAKS
Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ: DAMAR
Böceklerde karın halkalarından en arkadakinin sırt kısmı: PİGİDİUM
Böceklerde ve örümceklerde ayağın son parçası: ONİKYUM
Böceklerde veya akarlarda, üstte trohantere bağlı, altta böceklerde tibya ile, akarlarda patella ile eklem yapan podomer: FEMUR
Böcekleri inceleyen bilim dalı: ENTOMOLOJİ
Böceklerin ağzında küçük dilin önünde bulunan bölüm: ÇIKINTI
Böceklerin koyu renkli pigmentlerinin oluşturduğu siyah beneklerde büyüme gözlenmesine verilen ad: ABUNDİSMUS
Böceklerin kurtçuk durumundan yetişkin duruma geçerken, arada aldıkları özel biçim: NEMF
Böceklerin salgıladıkları çekici hormonal maddeler: FEROMON
Böceklerin ve birçok omurgasız hayvanın dış iskeletini oluşturan boynuzsu madde: KİTİN
Böceklerin ve eklem bacaklıların karın bölgesi: ABDOMEN
Böceklerin yumurtadan çıktıktan sonra krizalit ya da ergin karakterlerini kazanmadan önceki evresi: LARVA
Bodrum ilçesi yakınında turistik bir yöre: KARAİNCİR
Bodrum ilçesi yakınında, doğal güzelliğiyle tanınmış bir köy: ASPAT
Bodrum ilçesi yakınında, otel ve eğlence yerlerinin yoğun olduğu bir yöre: GÜMBET
Bodrum ilçesi yakınlarında turistik bir yöre: AKYARLAR
Bodrum ilçesinde doğal güzelliğiyle tanınmış bir koy: MAZI-ASPAT
Bodrum ilçesinde, doğal güzelliğiyle tanınmış bir koy: MAZI
Bodrum ilçesine bağlı turistik bir belde: GÜMÜŞLÜK-BİTES-YALIKAVAK
Bodrum kalesindeki müzede doldurulmuş cesedi sergilenen ünlü Kayra kraliçesi: ADA
Bodrum katında hava ve ışık almak için tavana yakın olarak açılmış pencere: NEFESLİK
Bodrum küflerinde, çürük odunlarda yaşayan küçücük böcek: ORTHOPERUS
Bodrum Müzesi'nde sergilenen dünyanın en eski batığının çıkarıldığı, Kaş ilçesindeki burun: ULUBURUN
Bodrum ve Datça yarımadaları arasındaki körfez: GÖKOVA
Bodrum yakınlarında turistik bir belde: TÜRKBÜKÜ
Bodrum Yarımadası'nın karşısında, 8 mil uzağında yer alan Ege adası: İSTANKÖY
Bodrum, mahzen: BADVAL
Bodrum’un eski adı: HALİKARNASSOS
Bodrum'un turistik bir beldesi: GÜMÜŞLÜK
Bodur bir ağaç türü: KARAYEMEZ
Bodur bir cins horoz veya tavuk: İSPENÇ
Bodur bir köpek cinsi: MASTI
Bodur kalmış ağaç: HOTUR
Bodur ve şişman: GEBEŞ
Boehmeria nivea olarak tanımlanan, ısırgangillerden, Çin Vietnam ve Malezya’da yetişen değerli bir bitki: RAMİ
Boğa burcu: SEVİR
Boğa burcunda, yedi yıldızdan oluşan takım, Süreyya: ÜLKER
Boğa dikeni: KERENK-TOKUZOTU
Boğa güreşçilerinin boğaların omuz başına çifter çifter sapladıkları ucu zıpkınlı,ağaçtan yapılmış küçük değnek: BANDERİLLA
Boğa güreşçilerinin giydiği ceket: CHALECO
Boğa güreşçisi: TORERO
Boğa güreşi için boğa yetiştiren kimse: GANADERO
Boğa güreşi yapılan alan: ARENA
Boğa güreşi: KORİDA
Boğa güreşinde genç boğalara verilen ad: NOVİLLO
Boğa güreşinde kullanılan kılıç: ESPADA
Boğa güreşinin son safhasında matador tarafından boğayı yönlendirmek için kullanılan kısa bir değneğe iliştirilmiş ufak kırmızı bez parçası: MULETA
Boğa güreşlerinde yönetmeliğe uygun sürede hasmını öldürmeyen matadora boru sesiyle yapılan uyarı: AVİSO
Boğa güreşlerinde, boğayı kızdırmak için mızrakla saldıran atlı: PİKADOR
Boğa takımyıldızının en parlak yıldızı: ALDEBARAN
Boğa, tosun: KELE-GANKER
Boğaların kapalı tutuldukalrı arenaya bitişik yer: TORİL
Boğanın boynuzlarının, toreronun göğsüne teğet geçtiği ustalık hareketi: PASODEPECHO
Boğanotundan çıkarılarak hekimlikte kullanılan zehirli bir madde: AKONİTİN
Boğanotunun bilimsel adı: ACONİT
Boğaya tutulan kırmızı şal: MULETA
Boğaz ağrısı: BUVALA
Boğaz biçiminde küçük vadi: KLÜZ
Boğaz mukozasının şişmesi, yutak iltihabı: ANJİN
Boğaz ve bademciklere yerleşen ve anjin türü hastalıklara neden olan mikrop: BETA
Boğaz, gırtlak: İMİK-ÜMÜK
Boğazda çıkan ur: KIKI
Boğazdan sarkan et: BUKAĞI
Boğazı süzgeçli testi: KILKIL
Boğazın gırtlak bölümü, yutak: NÜNÜK
Boğazındaki 360 delikten güzel sesler çıkardığına inanılan efsane kuşu: KAKNUS
Boğazını sıkarak boğma: HANK
Boğazköy kazılarında bulunan bir yazıt: ABBAS

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:30
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Boğazköy’de bulunmuş Hititçe yazılı efsane: APPUŞ
Boğmaca hastalığı: KOKİZE-GOGİZA-KOGİZO-GOGİÇ-KOGİNÇ
Boğmaca veya boğaz iltihabı: HUNNAK
Boğum, boğum olan şeyler, küçük borucuklar: İNABİB
Boğumlanma: ARTİKÜLASYON
Böğürtlen çalılığı: CIDIR
Böğürtlen çalısı: ZİNCAR
Böğürtlen kaplı orman: KIŞLA
Böğürtlen ve üzümü: DIRI
Böğürtlenden yapılan bir Polonya likörü: JERZYNOWKA
Böğürtlene benzeyen yabani bir bitkinin yumuşak kiremit reknli yumuşak dikeni: ZMİLANÇ-MERÜLCEN
Böğürtleni andıran dikenli bir bitki: ZİNCER
Böğürtlenin ilmi adı: RUBUS
Böğürtlenli bir Fin likörü: MASİMARJA
Bohça, çıkın: HONÇA-PUĞ-BOĞ
Boks müsabakalarında hakemin kullandığı ''açıl'' komutu: BREAK
Boks sporunda, iki boksörün göğüs göğüse gelerek, çok yakın mesafeden dövüşmeleri: KORAKOR
Boks, eskrim gibi sporlarda hamlenin savuşturulması biçimi ya da eylemi: PARAD
Boksörlerin antremanlarda kullandığı yumruk torbası: PANCİKBOL
Boksta bükük kolla aşağıdan yukarıya doğru atılan yumruk: APARKAT
Boksta dövüşemez hale gelmek: ABANDONE
Boksta esas ve korunmaya hazır duruş: GARD
Boksta rakibinin yumruklarıyla çok sarsılmış ancak hâlâ ayakta durabilen boksör: GROGİ
Boksta sağa sola savrularak yapılan savunma: ESKİV
Boksta vurulan bir yumruk çeşidi: KROŞE-SWİNG-APARKAT
Boksta, orta hakemin müsabakayı durdurmak için verdiği komut: STOP
Bol laf üreten, aydın olmaya kalkışan: ENTEL
Bol meyve yüklü ağaç: CANC
Bol sarımsak, soğan, domates ve zeytinyağı ile pişirilen yemek türü: PLAKİ
Bol su olan yer: DAYLI
Bol süt veren inek: LEMSA
Bol tuzlu: ÇOR
Bol ve güçlü olarak çıkan ya da fışkıran: GÜR
Bol, çok: MEBZUL
Bol, verimli, gür: FEYYAZ
Bölge insanı tarafından Adana iline verilen ad: SEHİL
Bölge: MINTIKA
Bölgesel dil: LEHÇE
Bolivya ve Peru’da yaşayan, aynı dili konuşan yerli halk: AYMARALAR
Bolivya ve Şili'de bir nehir: LAUCA
Bolivya'da bir tuz gölü: POOPO
Bolivya'da İnka öncesi kültürüne ait önemli harabelerin bulunduğu küçük bir şehir: TİWANAKU
Bolivya'da ve Güney Peru'da Batı Cordillera'nın kuzeye doğru uzanan ve bol yağış alan vadiler: YUNGALAR
Bolkar dağları ile Ala dağlar kütlesini birbirinden ayıran tektonik çukur: ECEMİŞ
Bolluk, genişlik: FERAHİ
Bölmeli göçebe çadırı: OBA
Bolu ilinde bir kaplıca: SAROT-PABAS
Bolu ilinde turistik bir göl: ABANT
Bolu ilinde, doğal güzelliğinden dolayı ulusal park kapsamına alınmış bir yöre: YEDİGÖLLER
Bolu yakınındaki Yedigöller'i oluşturan gölcüklerden biri: NAZLIGÖL
Bolu yakınlarındaki kayak merkezi: KARTALKAYA
Bolu, Afyon arası iklim kuşağı simgesi: CXB
Bolu’nun Gerede ilçesinde kayak merkezi olan bir dağ: ARKUT
Bolu’nun Göynük ilçesinde bir kaplıca: ÇATAK
Bolu’nun Göynük ilçesinde, doğal güzelliğiyle tanınmış bir göl: SÜNNET
Bolu’nun Mudurnu ilçesinde bir kaplıca: BABAŞ-BABAS
Bolu’nun Mudurnu ilçesinde, doğal güzelliğinden dolayı ''tabiatı korkuma alanı'' kapsamına alınan göl: SÜLÜKLÜ
Bölüm, kesim: SEKTÖR-GÖZ-BAP-ŞATR
Bölümleme: HETEROGRAD-HOMOGRAD
Bölüngü: FRAKSİYON
Bölünme, taksim edilme: İNKISAM
Bölünmeler öncesi Polonya’da soylu sınıf temsilcilerinin oluşturduğu meclis: SEJM
Bölünmezliği içeren yalın bütün: BİRLİK
Bölünmüş parça: BELİK
Bolu'nun Gerede ilçesinde, kayak merkezi olan bir dağ: ESENTEPE-ARKUT
Bölüştüren, ayıran, ikilem: MUKASSİM
Bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper: KAZAMAT
Boncuk küpe: ALMES
Boncuk oyununda, oyuncunun oyunun sonuna kadar kullandığı yuvarlak, süslü meşe: AGOF
Boncuk, gümüş ya da altın parayla yapılmış, başlığa ya da giysiye takılan süs: CINGIL-CİNGİL
Boncuk, para, tüy gibi şeyler takılan renkli tüylerle yapılan gelin başlığı: KEPEZ
Boncuk: KALEÇİ-TOR
Bönlük, aptallık: RUUNET
Bora, fırtına: BOR
Borazan kuşu da denilen ve Güney Amerika’da yaşayan bataklık kuşu: AGAMİ
Borç alınan bir paranın belirli zamanlarda ödeneceğini gösteren senetler: ESHAM
Borç alma: İSTİKRAZ
Borç anlamında kullanılan eski bir sözcük: VAM
Borç ödemede güvenilir olma durumu: KREDİ
Borç ve alacaklıların kaydedildiği defter: PERAKENDE
Borç veren: DAYİN-DAİN
Borç verilen para: İKRAZAT
Borç verme anlamında eski bir sözcük: İDANE
Borç verme: İKRAZ-İDANE
Borç, bakiye: ÖDEM
Borç, ödünç: KARZ
Borç: VAM
Borçlar: DÜYUN
Borcun yerine getirilmemesi, temerrüt: DİRENİM
Borcun, alacaklı tarafından istenebilir duruma getirilmesi: MUACCELİYET
Bordo üzerine beyaz çizgili bir tür peştamal: ADAGİDE
Börek çorbası: TATAR
Borneo adasında ırmak: RAJANG
Borneo adasında küçük bir sultanlık: BRUNEİ
Borneo dağlarında yaşayan sülün: RALİC-KALİC
Borneo’da yaşayan bir maymun türü: NASALİS
Borsa dışında alışveriş yeri: KULİS
Borsada belli bir tarihte işlem görmüş değerlerin rayiçlerini belirtn terim: KOTASYON
Borsada bir senedin gerçek değerinin altına düşmesi durumu: DEKOT
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak tahvil alım satımı yoluyla açıktan para kazanan kimse: AÇIKÇI
Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre: ARALIK
Borsada işlem birimi: LOT
Borsada kesin vadeli değerlerin kuru ile primli değerlerin kuru arasındaki farka verilen ad: EKAR
Borsada rayici yükseltmek veya düşürmek için girişilen spekülatif davranışlara verilen ad: ACIYOTAJ
Borsada, kesin vadeli değerlerin kuru ile primli değerlerin kuru arasındaki fark: EKAR
Boru anahtarının kola bağlı olan, setleri dışa dönük, hareketsiz çenesi: ÖKÇEÇENE
Boru biçiminde kap: KUBUR
Boru biçimindeki metal parçaların içini düzleştirip parlatmakta kullanılan aygıt: BICIRGAN
Boru sesi: Tİ
Boru uçlarının kapatılmasnda kullanılan; ahşap, maden ya da plastik parça: TAPA
Boru ve parçalarını, geçtikleri yerlere tutturmak için kullanılan araç: KROŞE
Boruçiçeği: TATULA
Borudan akan sıvının oluşturduğu çekiş: EMME
Borudan kol almakta kullanılan bağlantı parçası: TE
Boruhattı: PİPELİNE
Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bağlantı parçası: RAKOR
Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası: DİSPONİBİLİTE-DİRSEK
Börülceyle yapılan zeytinyağlı çeşidi: LOĞLAZ
Boruyolu: PAYPLAYN
Boş duran: AVARA
Boş etken: PLASEBO
Boş geçen süre: BOŞLUK
Boş gereksiz gürültü: TANTANA
Boş gezen, avare: AYLAK-ANDIL-ALGURA
Boş inan, hurafe: SANAKA
Boş işler, lüzumsuz ve amaçsız iş: ABES
Boş rakı şişesi: POTLİKA
Boş ve anlamsız söz: ENİSAN-GÜZAF-MAVRA-FASARYA-GÜZAF-SAFSATA
Boş ve manasız yalan söz: ENİSAN
Boş yalak: GURRİT
Boş yere harcama, yıpratma: TELEF
Boş, açık: MÜNHAL
Boş, beceriksiz kimse: ELAVAYİ
Boş, çürük, yanlış: BATIL
Boş, ıssız, tenha: HALİ
Boş, temelsiz ve gerçekten uzaksözler: AFAKİ
Boş, yararsız, saçma: ABES-MALAYANİ-TEHİ
Boşa giden, işe yaramayan: NAFİLE
Boşa gitme: HEBA
Boşalma: DEJARŞ
Boşanma: SERAH-TALAK
Boşanmış kadın: TALİKA-ÇIKMIŞ
Boşanmış kadına kocası tarafından verilmesi zorunlu elbiseler: MUT
Boşboğaz, geveze anlamında yerel bir sözcük: LIVIR
Boşboğaz, söz taşıyan: YALAK
Boşluğu örtmek için kapı ve dolap kapaklarının kenarlarına çakılan çıta: BİNİ
Boşluk: KAVİTE-VAKUM-CEVF-PORTAK
Bosna Hersek sınırları içinde kalan Vişegrad kentinde yer alan osmanlı köprüsü: DRİNA
Bosna Hersek'te bir ırmak: UNA-DRİNA-MİLJACKA
Bosna-Hersek ile Sırbistan'ın sınırındaki kent: SREBRENİTSA
Bosna-Hersek’te bir akarsu: UNA
Bosna-Hersek'te bir ırmak-nehir: MİLJACKA-UNA-SANA-DRİNA-SAVA-BOSNA
Boşta gezen: HAYTA
Bostan bekleme evi olarak kullanılan derme çatma geçici küçük barınak: CERGE
Bostan beklemek için yapılan küçük kulübe: ALAH
Bostan dolabı: NAURE
Bostan ekili tarla: AVARLIK
Bostan korkuluğu: HOYUK-DAHÜL-ABAKI
Bostan sulama: SIVARMA
Bostan sulamak üzere içinde yağmur suyu biriktirilen çukur: ÇOPUL
Bostan yaprağı: TEVEK
Bostan: ANKUR
Bostancı ocağının küçük dereceli subayları: HASEKİ
Bostancı, baltacı ve kapıcıların giydikleri kırmızı çuhadan veya keçeden yapılmış,yukarısı geniş ve kıvrık,boyu uzunca başlık: BARATA
Bostanda karıklar topluluğu: KESME
Bostanda su seprmede kullanılan avuçlu kürek: SASKAVİL
Bostanda yapılan bekçi kulübesi: GÜMELE-GÜME
Bostanda yetişen bitkilerin ilk çapalanması: KAHAN
Bostanın küçüğü: ECÜR
Bostanlarda hayvanları korkutmak için yapılmış korkuluk: DEDELEK
Bostanlarda her cins sebze için ayrılmış ve çevresi yükseltilmiş toprak parçası: OCAK
Bostanlarda yapılan yanları açık, üstü dal ve yaprakla kaplı bostan kulübesi: HUK
Boşuna: TATAVIYA-BEYHUDE-ABESEN
Boşyere gereksiz konuşmak: CIRLAK
Botanik biliminden yararlanan bir alternatif tıp yöntemi: HERBALİSM
Botanik incelemeleri yapmak üzere kurutulmuş,etiketlenmiş ve adlandırılmış bitki koleksiyonu: HERMANYUM
Botanik özelliklerini incelemek amacıyla değişik türde pek çok ağacın yetiştirildiği bahçe: ARBORETUM
Botaniklerde gaz alışverişine yarayan gözenekler: STOMA
Botanikte bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık: İĞNE
Botanikte çok ince bazı organlara özellikle köklerin ince ayrıntılarındaki ince iplikçiklere verilen ad: TELCİK
Botanikte kök-sap anlamında kullanılan terim: RİZOM
Botanikte köksap: RİZOM
Botanikte, kabuğu çatlamamış meyve kabuğuna verilen ad: AKEN
Botswana'da bir il: KANYE
Böürtlen salkımı: HANGAL
Bowling oyununda devrilmeye çalışılan şişe biçimindeki on tahtaya verilen ad: KUKA
Bowling'de bir atış: CURVE-HOOK
Bowlingde oyuncunun devirmeye çalıştığı, üzeri plastik kaplı tahta kuka: PİN
Bowling'de, topun yuvarlandığı ahşap kulvara verilen ad: LANE
Boy ve oymakları kötülüklerden koruduğuna inanılan ruh: CIGI
Boy, endam" anlamında eski sözcük: KAD-KAMET-EĞİN
Boy: KLAN-ANAR-KAMET
Boya evi: BOYANA
Boya ile baskı yapılan sistem: SERİGRAFİ
Boya kazımakta kullanılan alet: RASPA
Boya olarak kullanılan bir tür toprak: SEK
Boya sanayiinde kullanılan beşlitrelik ambalaj: GALON
Boya sanayinde kullanılan zehirli bir madde: ANİLİN
Boya ve badana yapmakta kullanılan silindir biçimli fırça: RULO

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:33
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Boya: SIBAG
Boyacılık ve petrol sanayiinde kullanılan baryumoksit ya da baryumhidroksit: BARİT
Boyacılık ve sepicilikte kullanılan tanence zengin bitkisel özüt: KAŞA-KAŞU
Boyacılıkta demiri paslanmadan korumak için kullanılan, kırmızı renkli, kurşun bileşiği: SÜLÜĞEN
Boyacılıkta kullanılan bazik kurşun karbonat: DASİT
Boyacılıkta kullanılan bir tür yağ: NEFT
Boyacılıkta kullanılan Hint zamkı: LÜK
Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu: İSPANYA
Boyacılıkta kullanılan, çok zehirli bazik kurşun karbonat: ÜSTÜBEÇ
Boyacılıkta kullanılan, nikel ve demire benzeyen, gümüşi renkte bir element: KOBALT
Boyacılıkta sarı renk vermek için kullanılan, çilekgillerden meyvası yenmez bodur ve dikenli bir ağaç: ALACEHRİ
Boyacılıkta ve yaldızcılıkta astar olarak kullanılan bir çeşit zamk: LİKA
Boyalarda kullanılan bir cins tebeşir: İSPANYA
Boyaları ezmeye yarayan demir veya porselen alet: EZGİÇ
Boyaların eritilmesinde ve inceltilmesinde kullanılan organik sıvı: ANON
Boyaların inceltilmesinde kullanılan kimyasal bileşik: TİNER
Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakmak yoluyla çizgi çizme: ÇIRPI
Boyalı, renkli, parlak: RENGİN
Boyanın çabuk kurumasına yarayan bir nevi sıvı kurutucu: SEGATİF
Boyanmamış seramik rengi: ZEM
Boyanmış tahtadan yapılan ve için birbirinin eşi,gittikçe küçülen bir dizi bebek yerleştirilen oyuncak bebek: MATRİYOŞKA
Boyanmış yünlü kumaş: IHN
Boyar maddenin tutkallı suyla, genellikle de yumurta akıyla karıştırılmasıyla elde edilen bir boya türü ve bu boya kullanılarak yapılmış resim: TEMPERA
Boyar maddenin tutkallı suyla, genellikle de yumurta akıyla karıştırılmasıyla elde edilen bir boya türü: TEMPERA
Boyasından faydalanılan kırmızı renkli taş: YOŞA
Boyayan bir maddenin erimiş balmumuyla karıştırılarak resim yapımında kullanılması tekniği: ANKOSTİK
Boydan boya çok düzgün çizgileri bulunan: FRİZE
Boylam: MERDİYEN-TUL
Böylece, bu biçimde: ANCA
Boylu poslu, yakışıklı kimse: LEVENT
Boylu, çiçekleri olan, güneşli ve sulak yerleri seven uzun ömürlü bir bitki: HEZERAN
Boyna sarılma: İNAK
Boyna takılan süs eşyası: ALUNLUK
Boyna ya da bele asılı olarak taşınan su kabı: MATARA
Boynu bükük, üzgün, zavallı: MELÜL
Boynu siyahlı beyazlı, küçük bir kuş: ALERİK
Boynu uzun adam: ANAK
Boynu ve sapı kırılmış toprak testi: GÜDÜLEK
Boynunda beyaz bir leke olan at, koyun yada başka hayvanlar için kullanılan sözcük: BOYMUL
Boynuz ve hayvan başı biçiminde yapılmış kap: RİTON
Boynuz, tırnak, kıl gibi üst deri yapılarını oluşturan proteinli madde: KERATİN
Boynuz: KARN-COK
Boynuzdan yapılan bir tür boru: NEFİR
Boynuzdan yapılan şarap kadehi: BALİG-BALUG
Boynuzları düzgün ay biçiminde öküz: ÇITAK
Boynuzları hilal şeklinde olan öküz: KOKOL
Boynuzları kısa öküz: TOPUR
Boynuzları kısa ve çatalsız olan, Tropikal Amerika'da, Meksika ile Paraguay arasındaki ormanlarda yaşayan geyik cinsi: MAZAMA
Boynuzları yanlara doğru açılmış hayvanlara verilen ad: PELEŞ
Boynuzlaşma: KEROTİNİZASYON
Boynuzlu koyun: KALE
Boynuzlugillerden, Kuzey Doğu Asya'da yaşayan, büyük boynuzları olan yaban koyunu: ARGALİ
Boynuzotu: ÇÖPLEMECİK-ÇÖPLEME
Boynuzsuz büyükbaş hayvanlara verilen isim: DOBAK
Boynuzsuz keçi: KÖLÜK-KULİYA
Boynuzsuz koyun: CELCA-CEMMA-ECEMM
Boynuzsuz koyuna verilen ad: ÇOMUK
Boynuzu ardına kayık koyun: AFSA
Boynuzu çıkmamış keçi: KABIŞ
Boynuzu kırık veya eğri hayvan: ÇELEK
Boynuzu olmayan keçi: KUT
Boynuzunun biri kırık hayvan: ŞELEK
Boyu metreyle kilometre arasında değişen, farklı aşınmayla ortaya çıkan kayaç: MONOLİT
Boyu topuklara kadar uzanan etek için kullanılan sözcük: MAKSİ
Boyu üç metreye kadar ulaşabilen buğdaygiller ailesine ait bir yem bitkisi: SORGUM
Boyu yüz metreyi aşabilen bir ağaç: OKALİPTÜS
Boyu yüz metreyi aşabilen ve toprağın suyunu çekerek yerin bataklık durumuna gelmesini önleyen ağaç: OKULİPTÜS
Boyun atkısı: DOLAK-KAŞKOL
Boyun dörtte ikisi uzunluğunda kadın ceketi: DÖKAR
Boyun eğen, kendini başkasının buyruğuna bırakan: RAM
Boyun eğme, uyma, itaat etme: MTAVAAT-RAM-İNKIYAT
Boyun omurlarının üst en birincisi: ATLAS
Boyun siniri: ILBA
Boyun tutukluğu: İCL
Boyun ve kulakları örtecek biçimde başa sarılan örtü: BOĞDU
Boyun, ense, omuz: DAL
Boyun, gerdan: YAL
Boyuna asılan muskalı gümüş kap: HAMAYIL
Boyuna iki düşey düzlem arasında inşa edilmiş kemer parçası: ANO
Boyuna takılan üçgen muska: HAMAYLİ
Boyunbağı: KRAVAT-DOLAK-KAŞKOL
Boyunda çıkan bulaşıcı bir çeşit çıban: AKŞİŞ
Boyundaki kalkan bezinin aşırı büyümesiyle beliren hastalık: GUATR-GUŞA
Boyundaki lenf damarlarının şişmesi sonucu meydana gelen iltahaplı şişlik: ADENİT
Boyundurk: ŞAHA
Boyunduruğa bağlanan kayışın kaymaması için kullanılan ağaç çivi: GEDEGALA
Boyunduruğu düvene bağlayan ağaç: DÜVENSİLİK
Boyunduruğun alt kısmına takılan ağaç: DAMAKSI
Boyunduruğun deliklerine geçirilen eğri ağaçları bağlayan ip: SAMUBAĞI-SAMBAĞI
Boyunduruğun orta kısmında kayışın bağlandığı küçücük iki ağaç parça: BIDIHTI
Boyunduruğun, öküzün boynuna bağlanması için kullanılan eğri çubuk: ZEVLE-ZEVİLE
Boyunduruk ile kağnı arasında bağlantıyı yapan deri kayış pimi: MALUK
Boyunduruk: LENTO-NİR-SERAMAC-MENGÜR-ŞAHA
Boyundurukta öküzün boynunu iki yandan sıkan ağaç: SAMİ
Boyundurukta zelveleri bağlamada kullanılan bağ: ZEFTİR
Boyunlar, enseler: RİKAB
Boyunu aşmayan derinlikteki suya eğilip yatarak dalmak: TUMMAK
Boyut: BUUT
Boyutları farklı iki gövdeden oluşan tekne tipi: PRAO
Boz dalağan” da denilen ve sazlık göllerde yaşayan bir kuş: ELMABAŞ
Boz dişi deve: ARVANA
Boz renkli örümcekkuşu: BOZCEKİK
Boz renkli: AGBEŞ
Boz renkte kısa kıllı Arap tazısı: SLUGİ
Boza yakın bir renk: GER
Boza yapımında kullanılan darı türü: AKDARI
Bozbakkal da denilen ardıç kuşu: TOPKARIN
Bozcaada’ya özgü şaraplık bir üzüm cinsi: VASİLAKİ
Bozcaada'da yetiştirilen ve kaliteli bir şarap veren siyah üzüm cinsi: KUNTRA
Bozkır bıldırcını: AVKAR
Bozlak kuşu: COZAYİR
Bozma, feshetme: FEKNAKZ-NAKZ-İHLAL-HALEL-FEK
Bozuk eşya veya alet: CIRKIT
Bozuk fındık: KARAMUK
Bozuk ipek kozası: ÇEPEZ
Bozuk süt: DELAMOT
Bozuk teraziyi dengelemek için hafif gelen kefeye konulan taş, demir, çivi gibi ağırlık: DARA-ABRA
Bozuk ve bayat yumurta: CILK
Bozuk yumurta: İĞDİN-LAK
Bozuk, kapalı, yağmurlu hava: ÇEPEL
Bozukluk, yanlışlık: SAKAMET-ARIZA
Bozulabilecek yiyecekleri çok düşük ısılarda dondurarak uzun süre saklamak için kullanılan buzdolabı: DİPFRİZ
Bozularak kokuşmuş: CILK
Bozulma, çürüme: İNFİAD
Bozulma, yürürlükten çıkma: İNFİSAH
Bozulmak, ekşiyip çürümek: EPRİMEK
Bozulmamış, saf, temiz: AKMAN
Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük: PAR
Bozulmuş elma ve armut kurusu: ACIKAK-AÇIKAK
Bozulmuş turşu: MİR
Bozulmuş ve dağılmış elyazması kitapları tamir eden ve kâğıtları yenileyerek sayfaları birbirine birleştiren sanatkar: VASSAL
Bozulmus, çürümüs üzüm: TAO
Brahma çilesi: SADHU
Brahma tarikatından olanların vücutlarına ve alınlarına renkli toz, kül, beyaz tebeşirle yaptıkları işaretlere verilen ad: TİLAKA
Brahmacı eğitimde, yüksek kasttan gençleri ve öğrencileri yetiştiren kimse: GURU
Brahmacılığın alt felsefe sisteminden biri: MİMAMSA
Brahmacılığın, altı sisteminden biri: SAMKHYA
Brahmacılıkta, dinle ilgili bütün kitapları belirten terim: SMRİTİ
Brahman mitolojisinde ayı ya da güneşi parçalayıp yutarak tutulmalara neden olan şeytan: RAHU
Brahmancılık mezhebinde tanrıyı uyandırmaya ya da dikkatini çekmeye yarayan kutsal mühreyi belirten Sanskritçe sözcük: ÇANKRA
Brahmanizm’de, bir tanrıyı ya da bir kişiyi onurlandırmaya yönelik tapınma hareketi: ARATİ
Brahmanizme ve Budizm'e göre davranış kuralarını bilen ve öğreten kimse: AÇARYA
Brahmanlığın büyük kastlarından üçüncüsünün üyesi: VAİSYA
Brendi takviyeli, portakal aromalı, uzun ömürlü bir Sicilya şarabı: MARSALA
Brendi ve limon yapraklarıyla yapılan bir Yunan içkisi: KİTRON
Brendi ve yumurta sarısı ile yapılan sarı renkli bir Hollanda Likörü: ADVOCAAT
Bretagne'de konuşulan bir dil lehçesi: GALLO
Brezilya asıllı bir savunma sanatı: CAPOEİRA
Brezilya askeri güçleri tarafından geliştirilmiş kendini koruma ve güvenlik ağırlık bir savaş sanatı: KOMBATO
Brezilya su sıçanı: NECTOMYS
Brezilya ve Tropikal Amerika’da yetişen ağaç: SAPUKAYA
Brezilya, Paraguay, Uruguay ve Arjantin'in oluşturduğu Latin Amerika Ortak Pazarı: MERCOSUR
Brezilya, Uruguay ve Arjantinde yaşayan, esmer veya külrengi bir sıçanı andıran kemirgen memeli hayvan: SCAPTEROMYS
Brezilya’da bir kent: NATAL
Brezilya’da büyük kentlerin çevresini saran gecekondulara verilen ad: FAVELA
Brezilya’da oldukça yaygın olan ve Vudu dinine benzeyen bir inanç ve büyücülük anlayışı: MAKUMBA
Brezilya’da Sao Paolo’da yağmur ormanlarında yaşayan kabile: KAYAPO
Brezilya’da yaşayan ve kuyruğu üzerinde sıçraya, sıçraya çalılıkları aşarak gölcükten gölcüğe geçebilen bir balık cinsi: DORAS
Brezilya’da yaşayan yerli halk: BOROROLAR
Brezilya’da yetişen bir palmiyenin yapraklarından elde edilen dokuma lifi: PİASAVA
Brezilya’nın eski başkentinin kısa söylenişi: RİO
Brezilya’nın kuzeyinde bir bölge: AMAPA
Brezilya’nın Rio de Janerio kentinde bulunan, dünyanın en büyük stadyumu: MARACANA
Brezilya'da bir akarsu: AMAZON-RİO-ARAGUAYA-TİETE
Brezilya'da bir il: MANAUS-BAJE-ARACAJU
Brezilya'da büyük kentlerin çevresini saran gecekondulara verilen ad: FAVELA
Brezilya'da Tocantis ırmağı üzerinde bir baraj: TUCURUİ
Brezilya'da yaşayan, uzun kuyrukulu, soyu tükenmekte olan bir maymun türü: TAMARİN
Brezilya'da, sıçak bölgelere özgü, geniş otluklar arasına serpili ağaçlarında bulunduğu, bir çeşit ağaçlık bozkır: KAMPOS
Brezilya'nın, karnavalıyla da ünlü eski başkentinin kısa söyleniş: RİO
Briçte belli bir rengin rakiplerin elindeki eşit dağılımı: PARTAJ
Briçte bir oyuncunun ortağından belirli bir rengi dönmesini istemek için oynamış olduğu kağıt: APEL
Briçte çağrı anlamında kullanılan sözcük: APEL
Briçte değerli kağıtlara verilen ad: ONÖR
Briçte her roberde fazlaların ve cezaların yazıldığı bölüm: PLAFON
Briçte oyunculardan birinin elinde bir renkten hiç kağıt kalmaması: ŞİKAN
Britanya adasının batısında yer alan Galler bölgesinde yaşayan ve ana dilleri Galce olan bir etnik grup: GALLİLER
Britanya kolonisi Aden’de küçük volkanik ada: PERİM
Britanya uygarlığına bağlı halkları belirten, onlara ilişkin olan: ANGLOSAKSON
Briton efsanelerinde erkek ve dişi cüce: KORRİGAN
Bromhidrik asidin tuzu ya da eteri: BROMÜR
Bromür baskı işlemlerinin ilk şekli: ARGENTOTYPE
Bronş duvarında esnek yapıların ve kas tabaksının yıkımı nedeniyle bronşların çeşitli biçimlerdeki kalıcı genişlemesi: BRONŞEKTAZİ
Bronşları genişletmek, burun tıkanıklığını gidermek amacıyla kullanılan bir alkaloit: EFEDRİN
Bronşların daralmasından ileri gelen nefes darlığı hastalığı: ASTIM
Bronşların doğuştan ya da sonradan ''geri dönüşsüz'' biçimde genişlemesi: BRONŞEKTAZİ
Bronz mühür: SİTULA
Bronz: TUNÇ
Brülör: YAKMAÇ
Btibet yöresinde yetişen uzun tüylü bir cins sığır: KOTAS-KOTAZ
Bu gece: BECE
Bu günkü belediyenin Türkiye’de ilk kurulan biçimi: ŞEHREMANETİ
Bu günkü Hollanda, Belçika ve Kuzeydoğu Fransa’ya eskiden verilen ad: FELEMENK
Bu günkü koşullardan farklı iklim ve bit ki koşullarında oluşmuş eski toprak: PALEOSOL.
Bu günkü Vakıflar Genel Müdürlüğü: EVKAF
Bucak: NAHİYE
Buda figürleri: PAYA
Buda rahibi ya keşişi: BONZ
Buda rahibi: LAMA

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:34
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Buda tarikatı Şingon'un tapınağı: TOCİ
Buda’nın erdemlerini ve yaptığı iyilikleri anlatan yazılara verilen ad: CATAKA
Buda’yı ayartmaya ve doğru yoldan döndürmeye çalışan istekler kralı: MARA
Budacı geleneğe göre, Buda'nın aydınlanmaya eriştiği sırada altında oturduğu ağacın adı: BO
Budacı heykelin geleneksel kalıplarının oluşturulmasında önemli rol oynamış Japon sanatçı: KAİKEİ
Budacılığın en önemli yapısı olan ve kutsal emanetlerin saklandığı ya da bir olayın anısına yapılmış Hint kökenli anıt: STUPA
Budacılığın güney okullarına ait kutsal metinler bütünü: TİPİTAKA
Budacılıkta ikinci derece tanrılara verilen ad: DEVATA
Budacılıkta kendini ibadete veren ve beş din buyruğuna uyan kimse: UPASAKA
Budacılıkta varoluşun temelinde bulunan tüm varlığın geçiciliği öğretisi: ANİKKA
Budacılıkta, dünyadan el etek çekip tefekkür yolunu seçen ve dilenci keşiş cemaatine katılan kişi: BHİKKU
Budak ve ağaç başı: FAR
Budak: ÇALTAK
Budaklı ağaç: ÇANGAL
Budaksız ve düzgün tomruk: DOBALAN
Budala, ahmak, saf: BÖN-ENAYİ-EBLEH-FEDM
Budama bıçağı, bıçkı: NARİK
Budama yapılan ağaçların ince dalları: ÇİĞİRDİK
Budanan ağaçların ince dalları: ÇILPI
Budanan dallarda kalan kuru uç: GEVE
Buda'nın öğretileri: DHARMA
Budanmamıs üzüm dalı: ANNAT
Budanmış ağaç: BİRASTE-GOCAT
Buddha rahibi veya keşişi: BONZ
Buddha’nın Çin’deki adı: FO
Buddhacılığın ilkelerini ve ibadet biçimlerini anlatan ve dört bölümden oluşan kutsal kitap: DİD
Buddhacılık’la ilgili kitaplarda ikinci derece tanrılara verilen ad: DEVATA
Buddhacılıkta, acı hayatın ve varoluşun bir parçası: DUKKHA
Buddhacılıkta, acıların kaynağı arzu ve istekler: SAMUDAYA
Buddha'nın Japonya'daki adı: FO
Buddhayı ayartmaya ve doğru yoldan döndürmeye çalışan istekler Kralı: MARA
Budha başrahibi: DALAYLAMA
Budha felsefesinde, görünüşler ülkesi, biçim alemi: RUPADHATU
Budha sanatında tepe biçimli anıt, türbe: STUPA
Budha, Dharma ve Sangha'dan oluşan Budizm'in üç temel ibadet öğesi: TRİRATNA
Budha’nın Çin’deki adı: FO
Budhacılıkta hayatın tümüne yayılmış olan acı: DUKHA
Budha'nın geçmiş, gelecek yahut şimdiki zamandaki görünümü: BOSATSU
Budist düşüncede kendini tüm duyarlı canlıların Budalığa ulaşmasına yardımcı olmaya adamış kişi: BOTHİSATTVA
Budist felsefesinde, meditasyon ve bilgelik yoluyla elde edilen mucizevi güç: ABHİCNA
Budist inanışına göre ataların anılması: OBON
Budist keşişler topluluğu: SANGHA
Budist mabetlerinde kutsal eşyaların saklandığı odacığa veya dolaba verilen ad: PAGODA
Budist Uygurların şiir anlamında kullandıkları sözcük: ŞLOK
Budistlerde ölmüş olan ataların anılması geleneği: OBAN
Budizm de ruhun ulaştığı en yüksek mertebeye verilen ad: NİRVANA
Budizm' de varoluşun temelinde bulunan tüm varlığın geçiciliği öğretisi: ANİKKA-ANİTYA
Budizm felsefesinin ekirdeğini oluşturan fikir: KURUMA
Budizm ve Hinduizm'de, zihinsel konsantrasyon anlamında kullanılan bir terim: SAMADHİ
Budizm ve Hinduizmde,kişinin ruhsal yolculuğu boyunca kendini tanrıya emanet etmesi: ŞARANA
Budizm’de var oluşun temelinde bulunan tüm varlığın geçiciliği öğretisi: ANİKKA
Budizm’deki paramita’lar adı verilen yedi veya on erdemden birinin adı: VİRAGA
Budizm’e inanan ama herhangi bir manastır tarikatından olmayan kişi: UPASAKA
Budizm’in ana kollarından biri: MAHAYANA
Budizm’in Buda’yla tek vücut olmayı amaçlayan bir kolu: ZEN
Budizm’in en önemli yapısı olan ve içinde kutsal emanetler saklanan Hint kökenli anıt: STUPA
Budizm'de beden, zihin ya da konuşma yoluyla yerine getirilen, bilinçli bir çabayı içeren bir eylem: SİLA
Budizm'de bilgelik ve saflıkla özleştirilen yüce ruh: DAİNİCHİ
Budizm'de dünyanın sonu ve öbür dünya hakkındaki görüşlere göre bu dünyanın gelecek Buddhası: MAİTREYA
Budizm'de Gautama Buddha'nın öğretilerinden oluşan ve doğrudan Buda'nın sözlerini aktardığı varsayılan metinlere verilen ad: SUTRA
Budizm'de tanımlanan Üç çağın sonuncusu, Dharma'nın gerilemeye girdiği, Budizmin bozulmaya başladığı çağ: MAPPO
Budizm'e inanan, ama herhangi bir manastır tarikatından olmayan kişi: UPASAKA
Budizmin en eski okulunun günümüzdeki tek temsilcisi: THERAVADA
Budizm'in en önemli yapısı olan ve içinde kutsal emanetler saklanan Hint kökenli anıt: MAYA
Budizmin rahipler teşkilatı: SANGHA
Budizm'in yasalarını belirleyen üç bölümden oluşan eser: TRİPİTAKA
Budizm'in, Japonya'da büyük önem taşıyan bir kolu: ZEN
Budizminde belli başlı okullardan biri: CHAN
Budun ön kısmından elde edilen ve kızartmaya elverişli olan dana eti: NUAR
Budunbilim: ETNOLOJİ
Buğday ambarı: HERKİL-ABARA
Buğday başaklarının kararmasına yol açan bitki hastalığı: KÖN
Buğday başı: BAŞAK
Buğday biçerken işaretlenen yer: ÇIKIM
Buğday biçmeye başlarken ara verinceye kadar, önceden belirlenen bitirilmesi gereken alan: HON
Buğday çeşidi: GUNDULU
Buğday çuvalı: SEKLEM
Buğday değirmende öğütülürken havaya karışan ve değirmenin duvarlarına çok ince zerreler halinde yapışan un: DAKİK
Buğday destelerinin üst üste konması, susam demeti: GÜMÜL
Buğday döküntüsü: KES
Buğday ekmeği yaparken yastacın üzerine konan unun kabı: UHRAÇANA
Buğday elemeye yarayan büyük gözenekli elek: HOLUZ
Buğday içerisinde yeralan ve un öz değerlerini en fazla içeren protein grubu: GLUTEN
Buğday içinde çok olan ve ''gökçek'' adı verilen kara tohum: ZÜVAN
Buğday kabuğu: GAVIZ
Buğday kavurgası: ÇEDENE
Buğday kırığı: YARMA
Buğday kırıkları ile yapılan bir yemek: LEPE
Buğday makarnası: SOBA
Buğday öğütülürken etrafa biriken taşlı ince un: BAD
Buğday ölçeği: BUÇAKLAĞ-GOD-KATLOK-GABRAN-KABRAN-KABRAN
Buğday ölçme aracı: MUCUR
Buğday pası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu pas rengindeki hastalık: KINACIK
Buğday sapı öğütülen altında keskin taşlar olan ağaç döven: GEMİ
Buğday saplarını deste yapmaya yarayan alet: KEVÜK
Buğday savurma aleti: EVSECEK
Buğday savurma: CECATMA
Buğday sütlacı: ALOŞO
Buğday tanelerinin biçimini bozan bir hastalık: KÖLÇER
Buğday tanesi: CEÇ-TENE
Buğday tanesine keşkekliğe çeviren su değirmeni: DİK
Buğday tanesinin olgunlaşmış içi: EVİN
Buğday tarlalarında yetişen, tohumu zehirli, yabani bir bitki, belemir: ACIMIK
Buğday tarlasında yetişen arpaya benzer zehirli bir bitki: EREZ
Buğday temizlemekte kullanılan alet: DANDANAZ
Buğday tohumunun filizlenmesi: ÇÜCÜK
Buğday unu ile yapılan keşkül benzeri tatlı: BAKUZE
Buğday unu: AĞUN
Buğday unundan yapılan küçük ev ekmeği: KOLOF
Buğday unundan yapılan tatlı: GAVUT
Buğday vb. tahılları yıkarken suyun yüzünde toplanan saman, çöp ve ot tohumlarının oluşturduğu birikinti: GAVUZ
Buğday ve arpa gibi hububatın kalburlanması: KERBELE
Buğday ve arpanın sivri kısmı: SİVRİK
Buğday ve arpayı fazla yiyen hayvanın karnının şişmesi: DENELEME
Buğday ve başakla karışık iri saman: ÇELMİK
Buğday ve mısır ekmeğinden yapılan hayır için dağıtılan yağlı dilim: ÇÖREK
Buğday ve mısır gibi tahılları elemekte ve temizlemekte kullanılan bir çeşit elek: HALBUR
Buğday ve mısır kaynatması: DUZLAMA
Buğday veya fiğ destelerinden oluşturulan yığın: YUMMA
Buğday veya şıra kaynatan büyük kazan: HELLE
Buğday vs. biçerken işaretlenen yer: ÇIKIM
Buğday ya da patatesten yapılan ve kimyonla tatlandırılan bir İskandinav içkisi: AKVAVİT
Buğday yığını: MALAMA-PART-TINAZ
Buğday yıkama yeri: ÇALGAN
Buğday, arpa kılçığı: MIRIK
Buğday, arpa kökü: ULUN
Buğday, arpa, mısır gibi kuru yiyeceklerin korunduğu yer: GUM
Buğday, mercimek gibi tahıllara zarar veren haşere: BAMBIL
Buğday, mısır gibi tahılların kuruyemiş gibi yenilmek üzere kavrulmuş olanı: KAVURGA
Buğday, nohut, fasulye ve çeşitli yemişlerle yapılan bir tatlı: AŞURE
Buğday, oprak gibi şeylerin elendiği iri gözlü kalbur: GÖZER
Buğday: DENE-GENDUME-AKTAHAL-HINTA-DEN
Buğdaydan yapılmış keşkek: DÖĞME
Buğdaygiller anlamında eski bir sözcük: NECLİYE
Buğdaygiller’deki bitkileri inceleyen ilim kolu: AGROSTOLOJİ
Buğdaygillerde kavuzcuk: PALEA
Buğdaygillerde olduğu gibi yapraklarda sapın bir bölümünü uzunlamasına saran, geniş dış bölüm: KIN
Buğdaygillerde ve baklagillerde pas hastalığına neden olan mantar: PASMANTARI
Buğdaygillerde, yaprak ayası ile yaprak kınının birbirinden ayrıldığı yerde bulunan sivri uçlu, küçük, saydam çıkıntı: DİLCİK
Buğdaygillerden durgun sularda yetişen bir bitki: KUŞYEMİ
Buğdaygillerden sıçak bölgelerde yetişen bir bitki: OLYRA
Buğdaygillerden sıcak ülkelerde yetişen bambu türü: ARUNDİNARİA
Buğdaygillerden, küçük bir çayır otu: FLEOL
Buğdaygillerden, tarla ve yol kenarlarında kendi kendine biten bir tür arpa: SOKARIK
Buğdaygillerden, unlu tane veren bir bitki: ÇAVDAR
Buğdaygillerin başağında, başakçıkları ya da çiçeği saran kabuk: KAVUZ
Buğdaygillerin başağında, başakları veya çiçeği saran kabuk: KAVUZ
Buğdayı değirmen taşına akıtan oluk: ARD
Buğdayı iki taşın arasında ezerek yapılan un: GOYUT
Buğdayın bekletilerek suyunun kurutulmasıyla elde edilen özü: NİŞE
Buğdayın boy atma zamanında uzaması: KALEM
Buğdayın değirmende döküldüğü yer: SAKONARİ
Buğdayın değirmenin boğazına akısını düzenleyen araç: DİŞLİ
Buğdayın içinde bulunan bir çeşit ot: ERES
Buğdayın işlenemeyen, işe yaramayan kısmı: GIVIZ
Buğdayın kaynatılmasıyla yapılan bir çeşit yemek: UĞUT
Buğdayın soyulmuş kabuğu: KEPEK
Buğdayla karışık iri saman: ÇELMİK
Buğdayla karışık saman: ABARA
Buğdaylara ve diğer ekilen dikilen bitkilere zararlı bir ot cinsi: HARDALA
Buğdaylara zarar veren güve: SİTOTROGA
Buğdaypası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu zararlı hastalık: KINACIK
Bugün İngiltere tacı mücevherlerinden biri olan ünlü elmas: KUHINUR
Bugün kullanılan Rus alfabesini bulan (Kiril Alfabesi) Ortadoks papaz: KİRİL
Bugün Kuzey Kafkasya'da yaşayan bir Türk boyunun adı: NOGAY
Bugün yalnız iki köyde konuşulan,Kafkasyalı Aghovania’lıların dilinden gelme Kafkas dili: UDİ
Bugün Yunanistan sınırlarında kalan Gümülcüne kenti'nin Türkler tarafından alınmasından önceki adı: KOMOTİNİ
Bugüne kadar parçalarına ulaşılabilen en eski ansiklopedi olarak kabul edilen eserin yazarı: SPEUSİPPUS
Bugünkü Abhaz halkını oluşturan Kafkas halklarından biri: APSİLLER
Bugünkü Azerbaycan Cumhuriyeti ile Dağıstan'ın güneyini kapsayan eski bir devlet: ALBANYA
Bugünkü Bogota yakınlarında yaşamış bir yerli kabilesinin efsanevi yöneticisi: ELDORADO
Bugünkü Etiyopya'nın eski adı: HABEŞİSTAN
Bugünkü ırmakların dördüncü çağdan kalma en eski alüvyonlarına verilen ad: DİLÜVİYUM
Bugünkü Kazakistan'ın Kuzey Doğusu ile Mogolistan'ın batısında yaşayan en eski ve kalabalık Türk-Kazak kabilelerinden: NAYMANLAR
Bugünkü Moğolistan'ın güney batı kısmında yaşamış göçebe bir topluluk: KERAİTLER
Buhar, buğu: BUĞ-İSTİM-BUĞU
Buhara kumaşı: BUĞRAN
Buharın yada herhangi bir gazın bulunduğu kabın iç yüzeylerine yaptığı basıncı ölçen alet: MANOMETRE
Buharla çalışan ağırlık kaldırma marinası: MAÇUNA
Buharla ısıtıldıktan sonra bükülerek biçim verilen ahşap çubuklarla yapılan mobilya: TONET
Buharlaşma sonucu su kaybı oranını ölçen alet: LİZİMETRE
Buharlaşma: EVAPORASYON
Buharlaştıktan sonra suda kalan tortu: SÜNGÜT
Buharlı küçük tren: PAMPIR
Buharlı lokomotiflerde makinist ve ateşçinin bulunduğu kumanda yerine verilen ad: MARKİZ
Bukalemun: BAHTABAKAN
Bukalemun: KAYAKELERİ-BAHTABAKAN-HİRBA
Bükerek germek için iki kat edilmiş bir ipin ucuna geçirilen tahta parçası: TOYAKA
Bukle, kıvrım: PLİ
Bükmek: ABL
Bükük: MÜK
Bükülen ya da kıvrılan bir şeyin her kıvrımı: KAT
Bükülgen: İNSİRAFİ
Bükülme izi: YATKI
Bükülmemiş erkek manda: COMBA
Bükülmüş iplik ve bu iplikle dokunmuş kumaş: BUKLET
Bükülmüş kaytan veya iplik: BÜKME
Bükülmüş ot bağı: BURMA
Bükülmüş yonca bağı: BURMA

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:34
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Bükün: İNSİRAF
Bulamaç: ARDHALE-ASİDE-BULMEÇ
Bulanık görme hastalığı: ALALIK
Bulanık, net olmayan: FLU
Bulaşı bir virüs hastalığı: EBOLA
Bulaşıcı hastalık: GEZERGİ
Bulaşıcı hastalıklar bulunan bir ülkeden gelmiş insanların karantinaya alındıkları binaya verilen ad: LAZARETO
Bulaşıcı hastalıkların, özellikle veremin sonucu olarak kemik dokusunun harap olması: KARİES
Bulaşıcı menenjit'e yol açan mikrop: MENİNGOKOK
Bulaşıcı ve öldürücü bir hastalık: KOLERA-VEBA
Bulaşıcı, geçici: SARİ
Bulaşık bezi: SÜRGÜÇ-ÇAÇAN-TEHNE-SÜRGEÇ
Bulaşık suyu: YUYUNTU
Bulaşık vb. karıştırmak için kullanılan ucu çatal değnek: ÇILGIÇ
Bulaşık yıkanan musluk teknesi: EVİYE
Bulaşık yıkanırken kullanılan sünger: SÜRGÜÇ
Bulaşık: ÇEPEL-GAP-ALAT
Bulaşmak, bulaştırmak: MALAKS
Bulaşmış, bulaşık: ALUDE
Bülbül: ANDELİB-HEZAR-ÇELEK-SARDUÇ
Bülbüle benzer ötücü bir kuş: MAVİGERDAN
Bulgar kadın: BULKA
Bulgar mitoloji yaratığı: KARAKONDJUL
Bulgarca kökenli. "elbise askısı" anlamında kulanılan kelime: ZAGAÇALKA
Bulgaristan ile Tuna Nehri kıyısında bulunan bir şehir: RUSÇUK
Bulgaristan sınırları içinde kalan en büyük akarsu ve Tuna Nehri'nin kollarından biri: İSKAR
Bulgaristan’da kurulu olan ve dünyanın en riskli nükleer santrallarından biri: KOZLODUY
Bulgaristan’da yaşayan bir Türkmen boyu: NALDÖKEN
Bulgaristan’ın Deliorman yöresinde yaşayan Müslüman Türk boyu: GACALLAR
Bulgaristan'a özgü yumuşak bir peynir türü: SİRENE
Bulgaristan'da bir akarsu: OSMA-TUNCA-İSKAR
Bulgaristan'da bir dağ: RİLA
Bulgaristan'da bir il: LOM-SLİVEN-RAZGARD-VRASTA
Bulgaristan'ın kuzey bölgelerinde yer alan bir akarsu: OSAM
Bulgaristan'ın kuzey bölümlerinde yer alan, Tuna Nehri'nin sağ yönlü kolarından biri olan bir akarsu: YANTRA
Bulgaristannın güneydoğusunda yer alan kısa bir nehir: ROPOTAMO
Bulgarlardan oluşturulan "Voynuk" örgütündeki subaylara verilen ad: LİKATOR
Bulgur değirmeni: DELİP
Bulgur değirmeninde çekildikten sonra gerieye kalan iri taneler: ÖLÜ
Bulgur dövmek için ağaçtan yapılmış büyük dibek tokmağı: SOLKU
Bulgur dövmeye yarayan düzenek: TABAHNE
Bulgur ile unun küçük yuvarlaklar getirilmesi ile suda kaynatılması sonucu yapılan yemek: KUŞKUŞ
Bulgur ile yapılan bir çeşit sulu soğuk salata: BATIRIK
Bulgur kabuğunu ayıran değirmen: STAHAN
Bulgur karıştırılan tahtadan yapılmış araç: ÇÖMÇE
Bulgur kırığı: FITI
Bulgur pilavı: PİLO-PİLOV-AŞ
Bulgur pişerken boşaltmaya yarayan kap: SAVRIÇ
Bulgur salatası: BATIRIK
Bulgur tozu: DÜĞÜRCÜK
Bulgur unu ve pekmezden yapılmış helva: TOHNİK
Bulgur ve asma yaprağından yapılan yemek: YAPRAĞAŞI
Bulgur ve unun küçük yuvarlaklar haline getirilerek suda kaynatılması ile yapılan bir yemek: KUŞKUŞ
Bulgur veya dövmenin elek üstünde kalan en irileri: İRİNTİ
Bulgur veya pirinçten yapılan bir tür yemek: LEPE
Bulgur veya tarhana yapılırken kazanı karıştırmaya yarayan ahşap alet: DEPGİ
Bulgur ya da pirinç ve kıymayla yoğrulduktan sonra küçük küçük yuvarlanıp haşlanarak yapılan bir yemek: YUVALAK-YUVARLAMA
Bulgur ya da pirinçten çorba gibi yapılan, bol soğanlı ve kırmızı biberli yiyecek: LEPE
Bulgur yapmak için kaynatılan buğday: GÖLLE
Bulgur, biber, soğan, domates, maydanozla yapılan ve asma yaprağına sarılıp çiğ olarak yenen bir yiyecek: BAT
Bulgur, nohut, mercimek gibi yemek ve çorba malzemesi: AŞLIH
Bulgur, şeker, erik kurusu ve ekşi ile yapılan bir yiyecek: ACILIAŞI
Bulgur, yarma dövülen dibek taşı: SETEN
Bulgur, yarma konan koyun, keçi derisi: DAVARCIK
Bulgur: BURGUL-CEŞİŞ
Bulgurdan ince yemeklik buğday: DÜĞÜ
Bulgurdan yapılan az sulu yemek: LEPE
Bulgurdan yapılan bir yemek: ŞİLE
Bulgurdan yapılmış çorba: TIRHID
Bulgurdan yapılmış yuvalak malzemesinin, avuç içi büyüklüğünde ve kalınlığında kor ateşte pişirilmesi ile yapılan bir yiyeceK: TARKIÇ
Bulgurla yapılan bir yemek: ÇETNEVİR
Bulgurlu mercimek: ALACATENE
Bulguru kabuğundan ayıran değirmen: SITAKAN
Bulgurun en ince kısmı: DÜĞÜLCEK
Bulgurun taşını ayıklamak için kalburu hoplatarak elemek: EVSMEK
Bulgurun ufak tanelisi: DÜĞÜ-DÜĞÜLCEK
Buliz, kadın kazağı: BULUS
Bulmaca bilimi: ENİGMATOLOJİ
Bulucu: DEDEKTÖR
Bulucusunun adını taşıyan ve çok küçük boyutların ölçülebilmesine olanak sağlayan düzenek: VERNİYE
Bulucusunun adını taşıyan ve körler için hazırlanan evrensel yazı sistemi, alfabe: BRAİLLE
Bulunan, olan: KAİN
Bulunmayış, yokluk: GAYBUBET
Bulunulan yerden daha yüksekte kalan düzlük: SET
Bulunulan yere göre karşı yanda olan: ÖTE
Bulunulan yerin yüksekliğini gösteren aygıt: ALTİMETRE
Buluşma yeri: MAHED-MİKAT
Buluşma, kavuşma: TELAKİ
Bulut, sis(Osm.): MİG
Bulut: EBR-SEHAB-GAYM
Bulutların arasında güneş çıkması: ALAMUK
Bulutların sınıflandırılmasında lifleri düzensiz bir şekilde içeri doğru eğilen ve çoğu zaman birbirine dolaşmış gibi görünen bir sürris çeşidi: İNTORTUS
Bulutların sınıflandırılmasında, birbirine bitişik veya tek parça halindeki bir bulut tabakasının dalgalanmalar gösterdiği tür: UNDULATUS
Bulutlu havalardaki bunaltıcı sıcaklık: AKBULUT
Bulutlu, durgun ve çok sıcak hava: ALAMUK
Bulutlu, kapalı: BULANIK
Bulutsu: NEBÜLÖZ-NEBULA
Buluttan ayrılıp henüz yere düşmemiş yağmur tanesi: SİBEL
Buluz: KAMESELA
Bulvar: AVENÜ
Bumbaları ve mataforaları bir taraftan diğer tarafa dirisa edebilmek ve sabit tutabilmek: VENTO
Bumbaların düşey ve yatay hareketlerini sağlamak için topuklarına konulan iki yönlü menteşe: KAZBOYNU
Bumbar dolması denen bir yemek çeşidi: CERGAND
Bumbar yağı: ÇÖZ
Bumbar, bağırsak: ÇÖZ
Bunaklık: FERTÜTİ
Bunaltıcı sıcak: SIKLAT
Bunaltıcı ve boğuk geçen bulutlu hava: HAFTA
Bunaltma, tedirgin etme: İZAÇ
Bunamış, bunak: MATUH-ATEH
Bundan böyle, artık: AYUK
Bundan önce, evvelce: SABIKAN
Bundan öte: AARI
Bundan sonra, bundan böyle'' anlamında eski sözcük: MİNBAD-BADEMA
Bunun gibi, böyle: HAKEZA- KEZALİK-MAMAFİH
Bünyesi zayıf kişi: EVHAN
Burçağa benzer yemlik bir tahıl: BOY
Burçak dedikleri hububat cinsi: CÜLBAN
Burçak: KÜŞNE
Burçlar kuşağı: ZODYAK
Burçlar kuşağını simgeleyen on iki bölmeli tekerlek: ROTA
Burçlar kuşağının dördüncü işareti (Yengeç): CANCER
Burdur ilinde antik bir kent: BALBURA
Burdur ilinde bir göl: SALDA
Burdur ilinde bir göl: YARIŞLI
Burdur ilinde ünlü bir antik kent: SAGALASSOS
Burdur ilinde ünlü bir mağara: İNSUYU-SEFERYİĞİT
Burdur ilinde, MÖ 6000 yılına tarihlenen ünlü höyük: HACILAR
Burdur ve Isparta'ya özgü, peksimetle yapılan cevizli un helvası: TOSMANKARA
Burdur yöresinde koyun boyama ve yıkama şenliği: YÜNÜM BÖĞET
Burdur, Isparta ve Mersin yöresine özgü, şaraplık bir üzüm cinsi: DİMİTRİ
Burdur’da dağ köylerinde dokunan bir tür kaba kumaş: MENEVREK.
Burdur’un yakınında turistik önemi olan bir mağara: İNSUYU MAĞARASI
Burdur'da bir göl: BUCAK-SARDA-SALDA
Burgaç, çevri, eğrim: ANAFOR
Burgaçlar oluşturarak akan bir akışkanın devinimi: TÜRBÜLANS
Burgulu çivi: VİDA
Burguya bir dönme hareketi vererek yapılan kuyu açma yöntemi: ROTARİ
Burkina Faso'da yaşayan etnik bir grup: TUAREG-BOBO
Burkulma,bükülme sonucu ortaya çıkan biçim değişikliği: DİSTORSİYON
Burma boksu: LETHWEİ
Burma sarık biçimi verilmiş bir çeşit hamur tatlısı: SARIĞIBURMA
Burma: KYAT
Burma'nın resmi Dövüş sistemi: BANDO
Burna kalıcı şekil verme, estetik olarak burun şeklini değiştirme: RİNOPLASTİ
Burnandaki beyaz leke çene altına kadar inen at: ANAHTARLI
Burnu üzerinde boynuzu bulunan ve file benzeyen vahşi bir hayvan: GERGEDAN
Burnun arka kısmı ile yutağın komşuluk yaptığı bölge: NAZOFARİNKS
Burnun ucu: HERSEME
Burnundan, genizden konuşan: HIMİK-AHANN
Burnunun ucunda şark çıbanı izi olan kimse: TİRNİK
Bursa dolaylarında yetişen, küçük salkımlı bir cins üzüm: KARABULGAR
Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesinin eski adı: KİRMASTİ
Bursa ilinde bir şelale: SU UÇTU-SAİTABAT
Bursa ilinde, geleneksel ev dokusuyla tanınan tarihi ve turistik bir köy: CUMALIKIZIK
Bursa kentinde, zanaatçıların geleneksel el sanatlarını icra ettiği köprü: IRGANDI
Bursa kentinin ünlü kaplıcası: ÇEKİRGE
Bursa kökenli yoğurtlu döner kebap: İSKENDER
Bursa ve Balıkesir yöresinde,peynir altı suyuyla yapılan bir tür lor peyniri: SIRVATKA
Bursa ve Kocaeli dolaylarında yetişen yerli bir erik cinsi: ALBARDAK
Bursa yöresine özgü bir halk oyunu: AFADİMEM
Bursa yöresine özgü bir peynir cinsi: UYUŞUK
Bursa, Bolu ve Eskişehir yörelerinde yapılan, mayasız hamurdan yufka ekmeği gibi yapılıp sacta pişirilen ekmek: GARTALAŞ
Bursa’da dokunan bir tür ipekli kumaş: DOLABİ
Bursa’da, Ulucami’nin hemen kuzeydoğusunda,Orhan Gazi döneminde yapılmış ünlü han: EMİRHANI
Bursa’nın Gemlik ilçesinin antik dönemdeki adı: KİOS
Bursa’nın İnegöl ilçesi yakınlarındaki ünlü kaplıca: OYMAT
Bursa’nın İnegöl ilçesinde çıkan bir maden suyu: ÇİTLİ
Bursa’nın İznik ilçesinde ünlü bir kanyon: SANSARAK
Bursa’nın Kestel ilçesinde bir şelale: SAİTABAT
Bursa’nın Mudanya ilçesi dolaylarında dört yaşını bitiren hayvan anlamında kullanılan sözcük: ESİ
Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı, tamamıyla sit alanı olan Zeytinbağı bucağının eski adı: TİRİLYE
Bursa’nın yüksek yörelerinde yetiştirilen, küçük taneli ve lezzetli bir fasulye cinsi: FERASETSİZ
Bursa’ya özgü,püre haline getirilmiş patatesle yapılan bir tür salata: LALEZAR
Bursa'da bir göl: KİLİMLİ-ULUBAT-İZNİK
Bursa'da bir ova: KARACABEY
Bursa'da II. Bayezid tarafından yaptırılan han: KOZA
Bursa'da toplu ulaşımda ücretlendirmede kullanılan plastikten yapılma kartlara verilen ad: BUKART
Bursa-Mustafakemalpaşa’da bir kaplıca: DÜMBÜLDEK
Bursa'nın Gemlik ilçesinin antik dönemlerdeki adı: KİOS
Bursa'nın İznik ilçesinde ünlü bir kanyon: SANSARAK
Bursa'nın Kestel ilçesinde bir şelale: SAİTABAT
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bir kaplıca: DÜMBÜLDEK
Bursa'nın Nilüfer ilçesinde, Türkiye'nin en uzun mağaralarından biri: AYVA İNİ
Bursa'nın Osmangazi ve Yıldırım ilçelerini birbirine bağlayan, Türkiye'nin tek çarşılı köprüsü: IRGANDİ
Bursa'nın yüksek yörelerinde yetiştirilen, küçük taneli ve lezzetli bir fasulye cinsi: FEHASETSİZ
Bursa'ya özgü, püre haline getirilmiş patatesle yapılan bir tür salata: LALEZAR
Burudur'un eski adı: ASKANİYA
Burularak yapılmış bilezik: BURMA
Burulmuş erkek keçi: HEVİR
Burulmuş: BADAK
Bürümcük görünüşlü, çok bükümlü, genellikle pamuk iplikleriyle dokunmuş bir kumaş: JORJET
Burun akıntısı: RİNORE
Burun boşluğu ile orta kulağı birleştiren boru biçimindeki yola verilen ad: ÖSTAKİ
Burun boşluğunun yanında, buruna komşu: PARANAZAL
Burun boşluklarını döşeyen mukozanın iltihabı: RİNİT
Burun boşluklarının arka delikleri: KOANA
Burun boşluklarının incelenmesinde kullanılan yöntem: RİNOSKOPİ
Burun direği: ARABAĞI

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:36
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Burun hastalıkları ve tedavileri ile ilgili tıp dalı: RİNOLOJİ
Burun iltihabı: RİNİT
Burun kanaması: EPİSTAKSİS-MİMİSAN
Burun kısmı kısa, düz ve küçük olanlara verilen ad: KIMIK
Burun noktası: NASİON
Burun şeklinde küçük toprak parçası: BERÇİN
Burun taşı: RİNOLİT
Burun temizlemek için koyunda taşınan ipek kumaş parçası: ULATU
Burun ucu: KALAK
Burun ve ağız boşluğunun arkasındaki kısım: GENİZ
Burun ve burun boşluğu hastalıklarıyla uğraşan patoloji dalı: RİNOLOJİ
Burun ve kulak gibi organlarda bulunan küçük kıkırdak: KEMİRCİK
Burun: ENE
Burunda kurumuş sümük: PATAK
Burundaki çok küçük bir organ aracılığıyla canlılarda türdeşleri arasında iletişimi sağladığı ileri sürülen altıncı duyu: FEROMON
Burundan akan sümük: CİMBİL
Burundan su çekip püskürtme: İNTİSAR
Burundi ve Ruanda'da yaşayan zenci bir halk: TUTSİLER
Burundi'de yaşayan etnik bir grup: BATUSİ
Buruşmaz, iyi cins bir kumaşın ticari adı: CORONEL
Buruşuk yüzlü bir köpek cinsi: BULDOG
Buruşuk, büzülmüş, kıvrılmış: AÇİKİR
Buruşuk, yırtık, parçalanmış: FELFEKİÇ
Büsbütün, tamamen: MAMIR-ÇIKLA
Butların iç tarafı, iki bacak arası: APIŞ
Butların topak etinden yapılan bir tür pastırma: EĞRİCE
Bütün arterleri kapsayan iltihabi durum: PANARTERİT
Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı: ELEKTRON
Bütün beş kuruşluk: PATAGOS
Bütün beslenme işlevlerinin bozulmasıyla oluşan ileri derecede zayıflık: KAŞEKSİ
Bütün beyitleri arasında konu birliği bulunan gazele verilen ad: YEKAVAZ
Bütün bir ülkeyi saran ve çok yaygın hale gelebilen salgın: PANDEMİ
Bütün çok hücreli hayvanlarda görülen, döllenmiş yumurtanın gelişme evresi(biy.): BLASTULA
Bütün denizlerde yetişen bir deniz yosunu: LAMİNARYA
Bütün dünyanın aynı dili konuşmasını amaçlayarak oluşturulan, öğrenilmesi basit olan yapay dil: ESPERANTO
Bütün dünyaya yayılmış küçük yaprak böceği: LUPERUS
Bütün eski Yunan mimarlığına örnek olan ev biçimi: MEGARON
Bütün gelişimini ve sporlanma organlarını aynı bitki türünden tamamlayan mantar: MONOKSEN
Bütün görsel sanatlar ve mimarlıkta tek renklilik: MONOKROMİ
Bütün harfleri ve kelimeleri birbirlerine bitişik olarak yazılan bir yazı üslubu: MÜSELSEL
Bütün Hıristiyan kiliselerinin birleştirilmesini amaçlayan hareket: EKÜMENİZM
Bütün insanlığın çevresinde olup bitenin farkında olmadığını savunan görüş: OSHO
Bütün kutsal Hint metinlerinin başında ve sonunda yinelenen mistik hece: OM
Bütün maymun türlerini içine alan memeliler takımı: PRİMAT
Bütün mercimek ve pirinçle pişirilen bir çeşit çorba: ALACACI
Bütün müslümanları aynı idare altında toplama amacını güden siyasi ideal: PANİSLAMİZM
Bütün olarak fırında kurutulmuş armut: TAKALAK
Bütün parasını oyunda kaybeden kumarbaz: PAKBAZ
Bütün vücuda yayılan enfeksiyon: SEPSİS
Bütün vücudu saran, kolsuz ve bazen kukuletalı bir çeşit üst giysisi, pelerin: HARMANİ-HARMANİYE
Bütün yetkilerin sınırsız olarak bir kişide toplandığı devlet yönetim biçimi: OTOKRASİ
Bütün yönlere hareket etme imkanı sağlayan bağlantı: KARDAN
Bütün yüksekliği boyunca yuvarlak merkezi planlı, çoğu kez bir kubbeyle örtülü yapı ya da yapı gövdesi: ROTONDA
Bütün yüz sinüslerinin iltihabı: PANSİNUZİT
Bütün yüzeye tutkal sürmeyi gerektirmeyen işlerde, fırçayı aralıklı bastırarak tutkal sürme işi: KEDİBASTI
Bütün zihin yeteneklerinin tek bir düşünce etrafında toplandığı ruhsal bozukluk: MONOMANİ
Bütün: PAN
Bütüncü ekonomi: MAKROEKONOMİ
Bütüne ve genele ilişkin: KÜLLİ
Bütünleşme, birleşme: ENTEGRASYON
Bütünsel: TOTAL
Bütününü kapsamayan, tam olmayan, kısmi: PARSİYEL
Bütünüyle havada yaşayan bitkilere verilen ad: AEROFİT
Büve'' de denilen, kan emici bir sinek: İVEZ
Büve: BUNALEK
Büveleğin sokmasıyla hayvanlarda oluşan bir hastalık: NOKRA
Büyü, tılsım: AVSIN-ETKİ-FÜSUN-ARBIŞ-URASA
Büyücü kadınlar: SEVAHİR
Büyücü: CADI-SAHİR
Büyücülerin okuduğu dua, efsun: RUKYE
Büyük ağaç kaşık: ÇÖMÇE
Büyük ağır balyoz: ZOMP
Büyük ağırlıkları ölçmek için kullanılan büyük çeki, baskül: KABBAN
Büyük altın: GRAMESE
Büyük anahtar, açacak: MACAR
Büyük araç korunağı, sundurma: HANGAR
Büyük at hamlesi: OGEİMA
Büyük ay, dolunay: AYBİGE
Büyük ayaklı: DAPLIÇ
Büyük ayı: DÜBBÜEKBER-YEDİGİR
Büyük azı dişi: AŞABE-AŞEME
Büyük bahçe kapısı: DARVAZ
Büyük bakır güğüm: İSLEMİ
Büyük bakır kazan: AŞURMA
Büyük bakır maşrapa: SAPLI
Büyük bakır tencere: BADİYE-BADIYA-BADYA-BAYDA
Büyük bakraç: SİTİL -BATMAN
Büyük balkon, eski evlerin üzeri: DAMBEŞ
Büyük balkon: DAMBEŞ
Büyük balta: KERKİ
Büyük balyoz: ZOMP
Büyük baş hayvanlarda bir şeyin sürtünerek oluşturduğu yara: YAĞIR
Büyük baş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili: LİSAN
Büyük baş hayvanların tümü: MALMASAT
Büyük baş hayvanların yem yedikleri yalak: AHUR
Büyük başlı küçük kısa çivi: KADAK
Büyük başörtüsü: ÇADRA
Büyük bela, afet" anlamında eski sözcük: AHE
Büyük bez çarşaf: SABAN
Büyük bez veya deri torba: CAĞ-CAV
Büyük bıçak: UFLAK
Büyük bilgin: MOLLA
Büyük bina: BUKA
Büyük bir cins maymun: NESNAS
Büyük bir derebeyine yemin ederek bağlanan derebeyi, birine bağlanan, tabi olan kişi: VASSAL
Büyük bir heyecan duygusu yaratmaya yönelik edebiyat üslubu: PATETİK
Büyük bir ırmağa karışan ikinci derecdeki akarsulardan her biri: AYAK
Büyük bir kasede hazırlanan ziyafet kokteyllerinin genel adı: BOWL
Büyük bir kilise ya da katedralde bir kutsal kişiye adanmış dua mekanı: ŞAPEL
Büyük bir kimseye karşı beklenmedik cevap verme, karşı çıkma: DIRACA
Büyük bir leyleği andıran, boz tüylü bir kuş: PAPUÇGAGALI
Büyük bir maymun türü: LANGUR
Büyük bir orman ağacı: SEDİR-SEKOYA
Büyük bir sevgiyle, sevdalı bir deyişle: AMOROSO
Büyük bir yapının zengin biçimde süslenmiş anıtsal giriş kapısı: PORTAL
Büyük bira bardağı: ARJANTİN-ŞOP
Büyük bölümü ipekten dokunan kırmızı renkli örtü veya mendil: AL
Büyük bölümü saf metandan oluşan, kolayca tutuşabilen bir gaz: GRİZU
Büyük boy kâğıdın dörde bölünmesiyle meydana getirilen eski yazma kitaplara verilen ad: RUBU
Büyük boynuzları olan bir yaban koyunu: ARGALI
Büyük Britanya’da bir akarsu: AVON
Büyük Britanya’nın siyasal yaşamını canlandıran ve 1837-1848 yılları arasında işçi özgürlüğünden yana olan reformcu hareket: ÇARTİZM
Büyük Britanya'da göl: EARLN
Büyük çağlayan, çavlan: ŞELALE
Büyük camilerde, son cemaat yerindeki balkon biçiminde küçük çıkma: MÜKEBBİRE
Büyük çan: DONGURAK-LÖMBÜRDEK
Büyük çanak: BATİYE-GAZR
Büyük çaplı makara: MOLET
Büyük çekiç: VARAKULA
Büyük çeşme musluğu: BURMA
Büyük cins arı: BAMBIL
Büyük çit kazığı: SÖVEN
Büyük çivi: ENSERİ-ESERİ-MIH-KADAK-KARPİZİYA-MISMAR-MOSMAR
Büyük çoğunluğu Gürcistan’ın güneybatısında yaşayan ve Gürcülerin etnografik gruplarından biri olan Müslüman Gürcülere verilen ad: ACARALILAR
Büyük çoğunluğu Moldova’da, bir bölümü, Dobruca,Besarabya ve Ukrayna’da oturan Ortodoks Türk halkı: GAGAVUZ
Büyük çomça: SAPLI
Büyük çuval: HARAL-GERİ-BARDAN-TELİZ-BARDAN-SEKLEM-KODAK-YAYMAN
Büyük dağ: RASİYE
Büyük delikli kalbur: HOROT-SARAT
Büyük delikli kepçe: KELKÜR
Büyük demir çivi: EKSER
Büyük demir küskü: LOM
Büyük deri torba: CAĞ
Büyük derin sivilce: ÇIBAN
Büyük deve: KINAS
Büyük devletler(İngiltere, Fransa, Almanya ve Rusya): DÜVELİ MUAZZAMA
Büyük dikdörtgen salon biçiminde yapılmış, sütunları olan bir tür Roma yapısı: BAZİLİKA
Büyük dikiş, teğel: İL
Büyük dilli kapı kilidi: SANGA
Büyük dişi avcı doğan: BAZ
Büyük dokuma çuval: CAMADAN
Büyük dolu tanesi: KORKUT
Büyük düdük: FIŞTIRA
Büyük duvar kertenkelesi: GURKUDA
Büyük duvar tablosu: MÜRAL
Büyük ekmek sepeti: MİKEBE
Büyük erkek akbaba: KUŞAMAN
Büyük erkek kardeş: EDE
Büyük erkek oğlak: SİYİS
Büyük ev eşyası paketi: MAFRAÇ
Büyük evren: MACROCOSMO
Büyük fare: CARDIN-CUBURAN-GEME-RATE-CARDON-BUSBUR
Büyük felaket: AFAT
Büyük genişçe yayvan tabak: LENGERİ
Büyük geyik: AKMARAL
Büyük gezi otobüsü: OTOKAR
Büyük gövdeli deve: CERDAHL
Büyük gözlü elek: ÇİNEĞER-SARAT
Büyük gruplar halinde göç eden balıkların yolları üzerine kurulan, kargı ve kamıştan yapılan kafes: KUZULUK
Büyük gügüm: İSTAVRİK-İSTEMLİ-GİGMA
Büyük günah: KEBİRE
Büyük halı: GEVE
Büyük han veya kervansaray: FERHANE
Büyük harf veya büyük harflerle yazılmış yazı: MAJİSKÜL
Büyük hasır çanta: ZEMBİL
Büyük hattatların sanat yolu: ÇIĞIR
Büyük havan: DİBEK
Büyük havuz: BİRKE
Büyük heybe: ARTMAK-CAMADAN
Büyük Himalayalar'da bir doruk: HARAMUKH
Büyük Hindistan cevizi: NARCIL
Büyük iğne: GIYIK-AİNLİ
Büyük ip yumağı: HENKEL
Büyük ipekli mendil: TİRİBOLU
Büyük iplik çilesi: KELEP
Büyük ırmak: ŞAT
Büyük kaba: LOKKO
Büyük Kafkaslar'ın en yüksek doruklarından biri: KAZBEK
Büyük kağnı sepeti: ÇETEN
Büyük kalabalık: MAHALAKALLAH
Büyük kalbur: GAPSAK
Büyük kalın değnek: KOBAL
Büyük kalın direk: ILIHTIN
Büyük kan çıbanı: DÜMEL
Büyük kanca: KARMUK
Büyük kapı ortasındaki küçük kapı: KUZULUK
Büyük kapı: DARVAZA-PORTA
Büyük kara kurbağası: PAPİŞNİK
Büyük kase: MİRFED

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:40
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
Büyük kaya çıkıntısı: GAKMA-KAKMA
Büyük kaya parçası: KARTMA
Büyük kayaları kırıp ufalamaya yarayan makine: KONKASÖR
Büyük kayık tabak: BULUD
Büyük kazan: KESTİRME-GANTERİ-HALGİN-GATNERİ
Büyük kazanda tarhana, reçel gibi yemekleri karıştırmaya yarayan, uzun ve kalın saplı, ağzı geniş bir araç: TIĞIÇ
Büyük kent merkezlerinin üstünde toplanan kirli hava: SMOG
Büyük kent serserisi: APAŞ
Büyük kepçe: TETİK
Büyük kıl çuval: HARAR
Büyük kılıç: ASPET
Büyük kiliselerde binanın diğer bölümlerinden yüksekçe olan,dar,uzun yapılmış orta kısım: MABER
Büyük konaklarda yemek ve mutfak hizmetlerinde çalıştırılan uşak: AYVAZ
Büyük konferans salonu: ODİTORYUM
Büyük köpek: ZAAR -İŞKİLO
Büyük köşk, malikane: SARH
Büyük kötülük: MELANET
Büyük kova: TİKON
Büyük külek: KİLEKA
Büyük kullanışsız konak: BARHANA
Büyük küp: BERNİYE
Büyük küpeleriyle tanınan ve dinsel inançlarında Hindu, Şiva, Tandra Budhacılığı ve Hathayoga’ya özgü ögeleri birleştiren Şivacı çileciler tarikatı: KANPHATAYOGİ
Büyük kurbağa: GODEN
Büyük kuyruklu karaman koyununa verilen ad: KOLOV
Büyük kuyu: HAVDAN
Büyük leğen: TEŞT-TEŞİN
Büyük mağaza: BONMARŞE
Büyük mağazalarda hazır yemek bölümü: FESTFUT
Büyük makamdaki kimseleri hoş sözlerle, fıkra ve öykülerle eğlendiren kimse: NEDİM
Büyük makamdaki kimselerin giydiği bir tür üstlük: KONTOŞ
Büyük mal varlığı: KİRİ
Büyük Menderes Irmağı deltasında, zengin bir kuş yapısına sahip olan göl: KARİNE
Büyük Menderes Nehrinin hemen ağzına yakın deniz kıyısında bir antik liman şehri: MİLET
Büyük mendil: YAĞLIK-MAHRABA-ÇEVRE
Büyük meşe ağacı: AZAT
Büyük meşin heybe: HURÇ
Büyük meyhane: SERATİN
Büyük Moğol İmparatorluğunda geliri, ödenecek aylıkların toplamını karşılamak üzere hakanın hizmetindeki subaylara verilen toprak: ÇAĞIR
Büyük mus: ORİGİNAL
Büyük muska: HAMEYLİ
Büyük nehir: ŞAT
Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç: GELBERİ
Büyük Okyanus açıklarında akıntı: NİNO
Büyük Okyanus da bir ülke: KİRİBATİ-TUVALU
Büyük Okyanus’ta ve Çin denizi’nde görülen şiddetli fırtına: TAYFUN
Büyük Okyanus’ta yer alan Paskalya Adası’ndaki taştan yapılmış devasa insan heykellerine verilen ad: MOAİ
Büyük Okyanus’un batısındaki sığ deniz: ARAFURA
Büyük Okyanus'ta ABD'ye bağlı bir ada: GUAM
Büyük Okyanus'ta bağımsız bir cumhuriyet: PALAU
Büyük Okyanus'ta bulunan Şili'ye bağlı Paskalya Adası'nda yerleşik Polinezyalı yerliler: RAPANUİ
Büyük Okyanus'ta Fransa'ya ait bir ada: TAHİTİ
Büyük Okyanusta görülen ve dünya iklimi üzerinde büyük etkisi olan deniz akıntısı: LALİNA
Büyük Okyanus'ta küçük bir ada-devlet: NAURU
Büyük Okyanus'ta yer alan Paskalya Adası'ndaki taştan yapılmış devasa insan heykellerine verilen ad: MOAİ
Büyük Okyanusun batısında ABD’ye ait bir ada: SAİPAN
Büyük Okyanus'un batısında sığ bir deniz: ARAFURA
Büyük Okyanusun güney batısında, Vanuatanın en güneydeki adası: ANATOM
Büyük Okyanus'un güney kesiminde Yeni Zelanda'ya bağlı ada grubu: TOKELAU
Büyük Okyanusun güneybatı bölümünün bir kesimi olan deniz: BİSMARC
Büyük Okyanus'un güneydoğusunda zaman zaman görülen ve dünyanın iklimini değiştiren akıntı: ELNİNO
Büyük Okyanus'un kuzey batısında bulunan en derin çukur(11.035m.): MARİANA
Büyük ölçek: GURAF
Büyük önerme: MAJÖR
Büyük oranda İtalya’da üretilen bir kırmızı şarap türü: LAMBRUSCO
Büyük örtü: SAVAN
Büyük palamut ağacı: AZAT
Büyük piliç: YARGA-BULADA-YARKA
Büyük plastik bidon: BODİK
Büyük porselen tabak: DABRELKA
Büyük projelerin gerçekleştirilebilmesi için birden fazla şirketin bir araya gelmesi: KONSORSİYUM
Büyük protein yapılardan oluşan moleküller: PROTEAZOM
Büyük pulluk: KUTAN-KOTAN-KÖTEN
Büyük renkli leke: PAFTA
Büyük risk taşıyan sigorta işlerinin organizatörüne verilen ad: APERİTÖR
Büyük Rus kentlerinin yakınındaki tatil evlerine verilen ad: DAÇA
Büyük sahan: TEBŞİ
Büyük sahra: FEYFA
Büyük Sahra’da göçebe olarak yaşayan halk: TUAREG
Büyük Sahra’da kumullarla örtülü bölge: ERG
Büyük Sahrada kireç taşlarından oluşmuş yassı kayaların oluşturduğu yayla: HAMADA
Büyük Sahrada kumullarla örtülü bölge: ERG
Büyük Sahra'da özellikle kış aylarında esen sıcak ve kuru rüzgâr: HARMATTAN
Büyük sahrada sivri tepeli kumullara verilen ad: TİF
Büyük Sahra'da yaşayan bir halk: TUAREGLER
Büyük Sahra'da yassı kayaların meydana getirdiği yaylalara verilen ad: HANADA
Büyük salkımlı, iri yuvarlak taneli beyaz üzüm: AKBULGAR
Büyük salon, sofa: AYVAN-EYVAN
Büyük şantiyelerde hafriyata ve bu hafriyattan çıkan malzemeleri belli bir uzaklığa boşaltmaya yarayan toprak tesviye makinesi: SKREPER
Büyük şarap kadehi: RITL
Büyük sarayların iç bölümü: ENDERUN
Büyük savaş davulu: KÖS
Büyük selçuklular döneminde lüks kullanma seramiği olarak imal edilen çinilerin yapım tekniği: MİNAİ
Büyük Selçuklular ile Gazneliler arasında 1040 yılında yapılan ve Büyük Selçuklu devletinin kuruluşunu kesinleştiren savaş: DANDANAKAN
Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçuklularında askerin ihtiyaçları ile uğraşan memur: ARIZ
Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları ve Sultanlığında hükümdara çeşitli hizmetlerde bulunan saray görevlisine verilen ad: TAŞTDAR
Büyük sıçan: KEME-POSPOR-PUSPURAN
Büyük sığır tüccarı: CELEP
Büyük sinek: BUNELEK
Büyük sınır taşı: ARAÇ
Büyük sırt çantası: ZEMBİL
Büyük sofa: EYVAN
Büyük sopa: SÖVEN
Büyük sözlük: KAMUS-FERHENG
Büyük su arkı: OBUZ
Büyük su bidonu: BAYBOLAN
Büyük su değirmeni: DOLAP
Büyük su kabı: SÜMEVER-BİDON
Büyük süpürge: ÇALGI
Büyük süt bakırı: VEDERE
Büyük tahra: GÖREBİ
Büyük tahta kaşık: ÇÖMÇE-ÇOMÇA-ÇEMÇE
Büyük tahta kepçe: ÇÖMÇE
Büyük tahta süzgeç: GOBA
Büyük taneli bir çesit üzüm: BÜRGÜLÜ
Büyük tansiyon: SİSTOLİK
Büyük tarla tırmığı: KARTUK
Büyük tarla: GÖL
Büyük taş havan: SOKU
Büyük taş kütlesi: KAYA
Büyük taş: GABAN
Büyük taşları kaldırmada kullanılan demir alet: KAVRAÇ
Büyük tekke: ASİTANE
Büyük tepsi: BÖLME-SİNİ
Büyük terazi, baskül: KABBAN-KAFFAN
Büyük terazilerin ahşap tablasına verilen ad: KEFE
Büyük tesbih: ŞAKŞAK
Büyük testere: CAGA
Büyük testi: KARABE
Büyük teyze: TETE
Büyük tülbent: YAZMA
Büyük ulu: KOCA
Büyük üzüntü, acı: DAĞ
Büyük ve besili deve: ANİS
Büyük ve beyaz sert taşlar: HAMPARA
Büyük ve boz renkte yaban güvercini: ALAKANAT
Büyük ve derin karavana, kazan: KERES
Büyük ve kalın kadın başörtüsü: ATGU
Büyük ve Küçük Ağrı dağlarının eteklerinde bulunan göller: GÖLYÜZÜ-SAZ
Büyük ve kuvvetli ateş: TAMTUK
Büyük ve siyah başlı çoban köpeği: ALAŞ
Büyük ve süslü çadır: OTAĞ
Büyük ve ulu: CELİL
Büyük ve uzun çivi: EYSERİ
Büyük ve yassı çakıl: KAYDIRAK
Büyük ve yassı taş kullanılarak hazırlanmış kuş tuzağı.KAPANCA
Büyük ve yassı taş: SAY
Büyük ve yayvan sahan: LENGER
Büyük yaba: AKGÖTÜREN-ATKI-LASTOR-YABALTU
Büyük yal kazanı: GERDEL
Büyük yalak: MASLAK
Büyük yapraklı bir çeşit bitki: ALAHTA
Büyük yazma yemeni: ÇEMBER
Büyük yemek tabağı: GUŞANE
Büyük yer altı mağarası: ZERZAMBIL
Büyük yetişkin hayvan: EKE
Büyük yılan: ERAM-EJDER-SUBAN-AZDİYA-EVREN
Büyük yük kızağı: HĞIZEK
Büyük yün çilesi: KELEP-KELE
Büyük zar: GODA
Büyük zil: HAVAN
Büyük, ağır ve hantal eşya: ANGAZ
Büyük, ağzı kapaklı küp: ZAP
Büyük, beyaz, yuvarlak taneli ve kokulu bir çesit üzüm: BEYLERCE
Büyük, harap, kullanışsız ev: BERHANE
Büyük, iri, kocaman: CESİM
Büyük, kaba budaklı ağaç: KANARA-KANAR
Büyük, kadın baş örtüsü: ALİHANI
Büyük, kalın sopa: TOYKA
Büyük, kebir, ulu: FAHM-CESİM-MİHİN
Büyük, morumsu kırmızı çiçekli, ayva tüyleri ile kaplı bir bitki: AGROSTEMMA
Büyük, önemli: MAJÖR
Büyük, siyah ve çok eksi olan bir çesit üzüm: GATIGARA
Büyük, süslü köşk, saray gibi yapı: KAŞANE
Büyük, ulu kişi, saygıdeğer kişi: AKA
Büyük, yetişkin, yaşlı: EKE-EGE
Büyük, yolcu taşıma amaçlı karayolu taşıtı: BUS
Büyük, yüce, ulu: MÜNİF
Büyük, yumurtamsı, kırmızımsı mavi renkli bir erik türü: AYNABAKAR
Büyük,ağır ve hantal eşya: ANGAZ
Büyükanne, nine: EBE-CEDDE
Büyükayı takım yıldızının eski adı: DÜBBÜEKBER
Büyükbaş hayvan derisi: GÖN
Büyükbaş hayvanlarda görülen bulaşıcı ve öldürücü bir hastalık: DELİDANA
Büyükbaş hayvanları durdurmak için kullanılan seslenme sözü: OHA
Büyükbaş hayvanları ısıran bir cins sinek: GÖĞEN
Büyükbaş hayvanları musura bağlamak için kullanılan ahşap, ''U'' şeklindeki boyunduruk: ÇOLUH
Büyükbaş hayvanların işlenmiş derisi: KÖSELE
Büyükbaş hayvanların yem yediği yerden yüksek yalak: HAFT
Büyükbaş hayvanların yemlenip beslenmeleri için yem saman konulan, yerden yüksekçe duvara sabitlenmiş ahşap bölüm: BATMA
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalınbağırsağı: BUMBAR
Büyükçe çay bardağı: AJDA
Büyükçe eşek: AKÇAGURUN
Büyükçe tahıl çuvalı: YAYMA
Büyüklük gösteren çocuk: ATAÇ
Büyüklük hastalığı: MEGALOMANİ
Büyüklük, çalım, gösteriş: HÖKELEK
Büyüklük, yücelik, ululuk: İZZET-CELAL-KİBRİYA-CELAL
Büyülteç: AGRANDİSÖR
Büyültme: AGRANDİSMAN

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:41
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15319
Yaş: 38

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Büyülü içki: İKSİR
Büyüme çağında, kemikleşme bozukluklarına sebep olan hastalık: OSTEOKONDROZ
Büyüme evresini tamamlamış, fakat henüz döllenebilecek duruma gelmemiş dişi gamet: OOSİT
Büyüme hormonu: SOMATHORMON
Büyüme hormonunun aşırı salgılanmasına bağlı olarak ellerde,ayaklarda ve başta aşırı büyüme gibi değişikliklerle belirgin hastalık: AKROMEGALİ
Büyüme, gelişme: NEMA
Büyümemiş karpuz: KALAK-ŞALAK-ACUR
Buyurma, buyruk: EMR
Buyurun efendim, emredin'' anlamında bir seslenme sözü: LEBBEYK
Büyüteç: LUP
Büyütme, abartma: İZAM
Büyütücü: AGRANDİZÖR
Büyüye, olağanüstü güçlere, perilere dayanan tiyatro oyunu: FEERİ
Büyüyüp gelişme: NEMA
Buz çözer: DEFROSTER
Buz hokeyinde kullanılan, sıkıştırılmış plastikten top: PAK
Buz tutmuş erimeyen kar yığını: KÜRTÜK
Buzağı veya kuzu ağılı: ÇETEN
Buzağı, malak, kuzu, oğlak gibi yavru hayvanlara takılan renkli yün ipliklerden örülen süs eşyası: GUDU
Buzağılara takılan zil: TİNGİL
Buzağıların analarını emmelerini önlemek için ağızlarına takılan sivri uçlu aygıt: BÜĞEK
Buzağıların boynuna takılan tasma: YILTAR
Buzağıların, annelerinden ayrılarak konuldukları bölme: GAŞAK
Buzağın ağzına takılan çatal demir: MİZ
Buzağının boynundaki ip tasma: HALTUK
Buzçözer: DEFROSTER
Buzdolabı gibi metal eşya üzerine yapıştırılan üzerinde resim ya da yazı bulunan, mıknatıslı küçük etiket: MAGNET
Buzdolabı için kullanılan ölçü birimi: AYAK
Buzla: BANKİZ
Buzlu veya dondurulmuş olarak sunulan içki, meşrubat: FRAPE
Buzu çözen, donmayı önleyen aygıt: DEFROSTER
Buzul bilimi: GLASYOLOJİ
Buzul Çağı'ndan günümüze kadar gelebilmiş en yaşlı ağaç: GİNKO
Buzul kökenli blok kil: TİL
Buzul taşı: MOREN
Buzul ve don etkisiyle oluşmuş, sarp kenarlı çukur: SİRK
Buzul yüzeyi üstünde yükselen çoğunlukla sivri kayalık tepeler: NUNATAK
Buzul: CUMUDİYE
Buzulbilim: GLASİYOLOJİ
Buzullar tarafından oluşturulan ve iç kesimlere kadar sokulan ince uzun körfez: FİYORT
Buzullarda buzul kar buzunu ya da buzul dili kenarlarını kaya çeperinden ayıran çatlak: RİMAYE
Buzulların dip bölümlerinin erimesi ile ortaya çıkan suların sürükleyerek biriktirdiği katmanlı kum ve çakıllardan oluşan dar uzun ve kavisli tepe: OS
Buzulların kenarlarında yetişen liken: SOLORİNA
Büzülme, küçülme: UFALMA
Buzultaş: MOREN
Büzüşmüş: ÇİVRİKOS
Byzantion’da iki yer adı: BUS

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Cmt 03 Nis, 2010 23:42
Profile bak WWW
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Konuya cevap yaz   [ 30 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2

İlgili Konular
 Konu   Yazar   Cevap   Gösterim   Son ileti 
Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. A Harfi ile başlayan bulmaca kelimelerinin anlamları

[ Sayfaya gitSayfaya git: 1, 2 ]

AkrepKral

20

14460

Çar 31 Mar, 2010 00:19

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. E Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

14

9789

Pzr 04 Nis, 2010 21:51

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. F Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

2

3306

Pzr 04 Nis, 2010 22:21

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. H Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

9

7517

Pzr 04 Nis, 2010 22:39

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. J Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

1

3093

Pzr 04 Nis, 2010 22:54

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. K Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

[ Sayfaya gitSayfaya git: 1, 2 ]

AkrepKral

28

18248

Pzr 04 Nis, 2010 23:06

AkrepKral Son iletiyi göster

 


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


Guvenli Arama Acik


 


| | | | | |
web siteleri
Review www.akreportal.net on alexa.com

İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Akreportal.net Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Akreportal.net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler İletişim sayfamız aracılığı ile veya adresinden iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 2 (iki) Hafta içerisinde tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.

News News Site map Site map SitemapIndex SitemapIndex RSS Feed RSS Feed Channel list Channel list
Powered by phpBB 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group.
Designed by ST Software for PTF.
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO