Cevapsız iletiler | Aktif konular Sistem saati: Cmt 19 Nis, 2014 22:49



Konuya cevap yaz  [ 2 ileti ] 
Düzenli Ordunun Kurulması ve Kurtuluş Savaşında Cepheler 
Yazar Mesaj
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15138
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
A. DÜZENLİ ORDUNUN KURULMASI
TBMM açıldığı sırada ülkedeki tek düzenli askeri birlik doğudaki Kazım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu idi. Bunun dışındaki askeri birlikler Mondros Ateşkes Antlaşması gereği terhis edilmişti. Batıda Yunanlılara, güneyde ise Fransızlara karşı

Kuva-yı Milliye birlikleri savaşıyordu.
Kuva-yi Milliye halkın içinden çıkmış, vatan ve yurt sevgisi ile düşmana karşı mücadele eden silahlı güçlerdi. Terhis edilen birçok subay ve asker Kuva-yı Milliye birliklerine katılmıştı. TBMM 1920 sonlarında Kuva-yi Milliye birliklerini kaldırıp düzenli ordu kurmaya karar verdi. Bunun başlıca nedenleri;
a. Kuva-yi Milliye birlikleri düşmana karşı başarıyla savaşıyordu. Ancak düşmanı tamamen durdurup yurttan atamıyordu.
b. Kuva-yi Milliye birlikleri kendi başına düzensiz bir şekilde hareket ediyordu. Çoğu zaman görevlendirilen değerli komutanları dinlemiyorlardı.
c. Kuva-yi Milliye birliklerinin yeterli askeri birikimi, bilgisi ve ağır silahları yoktu.
d. Kuva-yi Milliye birlikleri ihtiyaçlarını halktan karşılıyordu. Bu konuda bazan zor kullanıyor, bu da tepkilere neden oluyor, suçluları cezalandırma yöntemleri de ciddi sorunlara yol açıyordu.
Bütün bunlar devlet olma yolundaki TBMM’yi olumsuz etkiliyordu. Ülkede devlet otoritesini kurmak ve düşmanı yurttan atmak için düzenli ordunun kurulması gerekliydi. TBMM bu iş için İsmet ve Refet Beyleri görevlendirdi. Kısa sürede Batı Cephesi’nde düzenli ordu kuruldu. Düzenli orduya katılmak istemeyen Çerkez Ethem gibi bazı Kuva-yi Milliye şefleri ise isyan ettiler.

DOĞU CEPHESİ
B. DOĞU CEPHESİ
Ermenilerle Savaş ve Gümrü Antlaşması: İtilaf Devletleri Mondros Ateşkes Antlaşmasına Doğu Anadolu’nun Ermenilere verilmesini sağlayacak maddeler koydurmuşlardı. Sevr Antlaşması’nda da Doğu Anadolu’nun Ermenilere verilmesini kararlaştırmışlardı. Ermeniler Sevr Antlaşması’ndan sonra kendilerine vaat edilen toprakları almak üzere harekete geçtiler. Ermeni işgallerinin başlaması ve bölgedeki Türkleri katletmeye başlamaları üzerine TBMM’nin de onaylaması ile harekete geçen Kazım Karabekir Ermenileri yendi. Sarıkamış, Kars ve Iğdır kurtarıldı. Ermenilerin barış istemesi ile Gümrü Antlaşması yapıldı.

Buna göre;
a. Kars ve çevresi Türkiye’de kaldı. Ermeniler işgal ettikleri yerlerden çekildiler.
b. Ermeniler TBMM’yi tanıdılar ve Doğu Anadolu’ya yönelik toprak talebinden vazgeçtiler.
Gümrü Antlaşması ile; TBMM uluslar arası alanda ilk askeri ve siyasi başarısını kazandı. TBMM’yi tanıyan ilk devlet Ermenistan oldu. Ermenilerin toprak talebinden vazgeçmesi ile Sevr Antlaşması’nın uygulanma imkanı kalmadı. Ermeni sorunu büyük ölçüde çözüldü.
Gümrü Antlaşması’ndan hemen sonra Gürcistan da TBMM ile anlaşarak Batum ve Ardahan’ı Türkiye’ye geri verdi.

C. GÜNEY CEPHESİ
Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra Hatay, Adana, Mersin, Antep Urfa ve Maraş bölgesi Fransızlar tarafından işgal edilmişti. Fransızların bölgeye getirdiği Ermenilerin bölgede katliamlara girişmesi üzerine bölge halkı silahlı direnişe başladı. Fransızlar Maraş ve Urfa’dan çıkarıldı. Antep ise uzun süre kahramanca direndi. Adana ve Osmaniye’de de yenilgilere uğrayan Fransızlar, Türklerle baş edemeyeceklerini anladılar.
TBMM’nin kurduğu düzenli ordunun Batı Cephesi’nde Yunanlıları Sakarya Savaşı’nda yenmesi üzerine Fransa, TBMM ile Ankara Antlaşması’nı yaptı. Buna göre;
a. Hatay Fransa’nın yönetiminde kalacak, ancak, özerk bir yönetim kurulacak, resmi dil Türkçe olacak ve Türk parası geçerli olacaktı. (Fransa bu maddeyle dolaylı da olsa Hatay’ın Türkiye’nin bir parçası olduğunu kabul etmiştir).
b. Taraflar belirlenen sınırların kendi taraflarında genel af ilan edecektir.
Ankara Antlaşması ile; Güney Cephesi kapanmış, buradaki birlikler Batı Cephesi’ne kaydırılmış ve ilk kez bir İtilaf Devleti TBMM’yi tanımıştır. Bu durum Kurtuluş Savaşı’nın kazanılma yolunda olduğunu göstermektedir.

D. BATI CEPHESİ
1. I. İnönü Savaşı
Yunanlılar, yeni kurulan düzenli ordunun Çerkez Ethem’le uğraşmasından yararlanmak istediler. Düzenli ordu güçlenmeden onu yok etmek, Eskişehir ve Ankara’yı alarak TBMM’yi dağıtmak üzere 9 – 10 Ocak 1919′da İnönü mevzilerine saldırdılar. Ancak yenilerek geri çekildiler.

I. İnönü Savaşı’nın Sonucu
a. Düzenli ordu ilk başarısını kazandı. Yunanlılar Türk ordusunun bir vuruşta dağıtılamayacağını anladılar.
b. Savaştan sonra Çerkez Ethem isyanı da kolayca bastırıldı.
c. Türk halkının TBMM’ye ve düzenli orduya güveni arttı. Askere alım işlemleri hızlandı. Askerden kaçmalar azaldı.
d. Dış politikada olumlu gelişmelere yol açtı. İtilaf Devletleri Sevr Antlaşması’nı gözden geçirmek için Londra Konferansı’nı topladılar. Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması yapıldı.
e. İstiklal Marşı ve 1921 Anayasası’nın (Teşkilatı Esasi) kabul edilmesini kolaylaştı.
f. İsmet Bey generalliğe yükseltildi.

Londra Konferansı (21 Şubat – 12 Mart 1921)
İtilaf Devletleri TBMM’nin Doğu, Güney ve Batı Cephesi’nde kazandığı başarılar üzerine Sevr Antlaşması’nın uygulanamayacağını anladılar ve antlaşmayı gözden geçirmek üzere Londra’da bir konferans topladılar. Konferansa İstanbul Hükümeti yanında TBMM’yi de çağırmak zorunda kaldılar. Amaçları Sevr Antlaşması’nı biraz değiştirip Türk tarafına kabul ettirmekti.
Mustafa Kemal görüşmelerden bir sonuç çıkmayacağını biliyordu. Buna rağmen barış yanlısı olduğumuzu göstermek, Türk halkının haklılığını dünyaya duyurmak ve TBMM’nin uluslar arası alanda tanınmasını sağlamak için TBMM adına Bekir Sami Bey’in konferansa katılmasını destekledi.
İtilaf Devletleri konferansta Sevr Antlaşması’nı biraz değiştirip Türk tarafına kabul ettirmeye çalıştılar. Bu yüzden anlaşma sağlanamadı. Konferansın en önemli sonucu; İtilaf Devletleri’nin TBMM’yi resmen tanıması ve “Türkler barış istemiyor” şeklindeki propagandaların etkisiz hale getirilmesi oldu.

Moskova Antlaşması (16 Mart 1921)
İtilaf Devletleri’nin Boğazları ele geçirmesi ve Anadolu’yu işgal etmesi Sovyet Rusya’nın güney sınırlarını tehdit ediyordu. TBMM de Sovyet Rusya’dan askeri malzeme almak, doğu sınırlarının güvenliğini sağlamak istiyordu.
TBMM’nin Ermeniler ve Gürcülerle anlaşması güneyde ve batıda başarılar kazanması üzerine iki taraf yakınlaşarak Moskova Antlaşması’nı imzaladı (16 Mart 1921).
Buna göre;
• Sovyet Rusya, TBMM’yi ve Misak-ı Milli’yi tanıyacak.
• Sovyet Rusya, TBMM’nin Gürcistan ve Ermenistan’la yaptığı antlaşmaları Batum’un Gürcistan’a verilmesi şartıyla tanıyacak.
• Taraflardan birinin tanımadığı uluslar arası bir antlaşmayı diğeri de tanımayacak.
• İki devlet arasında karşılıklı yardımlaşma sağlanacak.
Bu antlaşma ile ilk kez batılı ve büyük bir devlet TBMM’yi tanıdı. Sovyet Rusya Sevr Antlaşması’nın geçersizliğini kabul etti. Türkiye’nin doğu sınırının güvenliği sağlanarak buradaki birliklerden bir kısmı Batı Cephesi’ne kaydırıldı.

2. II. İnönü Savaşı
Londra Konferansı sonuçsuz kalınca İtilaf Devletleri’nin kışkırtmasıyla Yunanlılar yeniden saldırıya geçtiler. Amaçları Ankara’yı almak, TBMM’yi dağıtıp Sevr Antlaşmasını Türklere zorla kabul ettirmekti. Ancak 27 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında yapılan II. İnönü Savaşı’nda yine yenildiler.
Bu savaş Türk halkının TBMM’ye ve düzenli orduya güvenini iyice artırdığı gibi İtalyanların da Anadolu’dan çekilmeye başlamalarında etkili oldu.

3. Kütahya – Eskişehir Savaşları
Yunanlılar II. İnönü yenilgisinden sonra iyice hazırlandılar. Anadolu’ya büyük kuvvetler getirdiler ve 10 – 24 Temmuz 1921′de büyük bir saldırı başlattılar. Henüz iyi hazırlanamamış olan Türk ordusu bu taarruz karşısında geriledi. Mustafa Kemal daha fazla kayıp verilmemesi için ordunun Sakarya’nın doğusuna çekilmesini istedi.
Bu olay mecliste sert tartışmalara yol açtı. Bazı milletvekilleri ümitsizliğe kapılarak meclisin Kayseri’ye taşınmasını, düzenli ordunun kaldırılarak yeniden Kuva-yi Milliye birliklerine dönülmesini istiyordu.
Mustafa Kemal ümitsiz değildi. Ona göre düşman yenilebilirdi. Bunun için çabuk kararlar verilmesi ve verilen kararların derhal yerine getirilmesi gerekli idi. Bu nedenle meclisin yetkileriyle birlikte başkomutanlık yetkisinin kendisine verilmesini istedi. Meclis de bu isteği kabul etti (5 Ağustos 1921).
Mustafa Kemal ordunun eksiklerini gidermek için Tekalif-i Milliye emirlerini yayınladı. (8 Ağustos 1921). Buna rağmen ordunun eksiklikleri giderilemedi.

4. Sakarya Meydan Savaşı (22 Ağustos – 11 Eylül 1921)
Yunanlılar Türk ordusunun hazırlanmasına fırsat vermemek için hemen taarruza geçtiler. Başlangıçta bazı başarılar kazandılar. Mustafa Kemal “Hattı (çizgi) müdafaa yoktur. Sathı(yüzey) müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk edilemez.” emrini verdi. Sonunda Yunanlılar yenildi.

Sakarya Savaşı’nın Sonuçları
a. Yunanlıların Türk ordusunu yok etme, Ankara’yı alma ve Sevr’i Türklere kabul ettirme hayalleri sona erdi. Yunanlılar savunmaya geçti. Türk ordusu da taarruz hazırlıklarına başladı.
b. Halkın TBMM’ye ve orduya güveni tam olarak sağlandı. II. Viyana ile başlayan geri çekilme sona erdi.
c. TBMM Mustafa Kemal’e mareşallik rütbesi ve gazilik unvanı, Fevzi Çakmak’a da mareşallik rütbesi verdi.
d. Dış politikada olumlu gelişmeler oldu. Kafkas cumhuriyetleri ile Kars, Fransa ile Ankara Antlaşması yapıldı. Böylece doğu ve güneydeki birlikler Batı Cephesi’ne kaydırıldı. İtilaf Devletleri TBMM’ye ateşkes ve barış önerisinde bulundu.

Kars Antlaşması: Sakarya zaferi üzerine Sovyet Rusya TBMM ile ilişkileri iyice geliştirmek ve aradaki sorunları tamamen çözmek için Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan’ı TBMM ile anlaşmaya zorladı. Moskova Antlaşması’nın bir tekrarı olan Kars Antlaşması yapıldı. Böylece doğu sınırı kesinlik kazandı.
Ankara Antlaşması: Fransa güneydeki şiddetli halk direnişi ve TBMM’nin başarıları üzerine TBMM ile Ankara Antlaşması’nı yaptı. Bu antlaşma ile ilk kez bir İtilaf Devleti TBMM’yi tanıdı. Hatay dışında bugünkü Suriye sınırımız çizildi. (Güney Cephesi konusunda anlatıldı)

5. Büyük Taarruz (26 Ağustos – 12 Eylül 1921)
Sakarya Meydan Savaşı’ndan sonra başlayan taarruz hazırlıkları bir yıl sürdü. Sonunda hazırlıklarını tamamlayan Türk ordusu 26 Ağustos 1922′de taarruza geçti. Aslıhanlar ve Dumlupınar dolaylarında yapılan Başkomutanlık Meydan Savaşı’nda Yunan ordusunun büyük kısmı imha edildi. Türk ordusu 9 Eylülde İzmir’e girdi. 18 Eylülde tüm Anadolu Yunanlılardan temizlendi.

6. Mudanya Ateşkes Antlaşması
Yunanlıların Anadolu’dan atılmasıyla sıra İstanbul, Boğazlar ve Trakya’nın kurtarılmasına gelmişti. İtilaf Devletleri bir
savaşı göze alamayarak ateşkes önerdiler. Türkiye’yi İsmet Paşa’nın temsil ettiği görüşmeler sonunda Mudanya Ateşkes Antlaşması yapıldı.

Buna göre;
a. İstanbul’un yönetimi TBMM’ye bırakılacak.
b. Doğu Trakya’nın yönetimi bir ay içinde TBMM’ye bırakılacak. TBMM buraya sekizbin asker geçirebilecek.
c. Barış yapılana kadar İstanbul ve Boğazlarda bir miktar İtilaf kuvveti kalacak.
d. Türk – Yunan savaşı duracak.
Bu antlaşmayla, Milli Mücadelede savaşlar dönemi sona erdi. İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya savaş yapılmadan kurtarıldı. İtilaf Devletleri İstanbul’un yönetimini TBMM’ye bırakmakla İstanbul Hükümeti’ni yok saydılar.

7. Lozan Barış Antlaşması
Mudanya’dan sonra, yapılacak barış görüşmelerinin tarafsız ülke gerekçesi ile İsviçre’nin Lozan kentinde yapılması kararlaştırıldı. İtilaf Devletleri Türk tarafını bölmek için TBMM ile birlikte İstanbul Hükümeti’ni de Lozan’a çağırdılar.
Bunun üzerine TBMM. 1 Kasım 1922′de saltanatı kaldırarak İtilaf Devletleri’nin planını bozdu. Türkiye adına görüşmelere İsmet Paşa katıldı.

Yapılan uzun ve çetin görüşmeler sonunda 24 Temmuz 1923′te Lozan Barış Antlaşması imzalandı.
Buna göre;

a. Türk – Yunan sınırı Meriç nehri olacak. Yalnız Yunanistan Karağaç’ı savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verecek. Gökçeada ve Bozcaada dışındaki ege adaları Yunanistan’da kalacak.
b. Irak sınırı İngiltere ile Türkiye arasında yapılacak görüşmeler sonunda belirlenecek. Güney sınırı Ankara, doğu sınırı ise Kars Antlaşması’nda belirlenen şekilde olacak.
c. Boğazlar bütün ticaret gemilerine açık olacak, yönetimi için Türkiye’nin başkanlığında uluslar arası bir kurul oluşturulacak. Boğazlar silahlandırılmayacak.
d. Kapitülasyonlar kaldırılacak.
e. Azınlıklar Türk vatandaşı sayılacak. İstanbul dışındaki Türkiye Rumları ile Batı Trakya dışındaki Yunanistan Türkleri yer değiştirecek. Patrikhane İstanbul’da kalacak.
f. Osmanlı borçları, ayrılan devletlerle Türkiye arasında paylaşılarak ödenecek.

Lozan Barış Antlaşması ile;
• Yeni Türk devletini bütün dünya devletleri tanıdı. Sevr Antlaşması geçersiz hale geldi.
• Ekonomik gelişmemizi engelleyen kapitülasyonlar kaldırıldı. Azınlık sorunu çözüldü. Osmanlı borçları sorunu çözüldü.
• Antlaşmadan sonra İtilaf Devletleri askerleri İstanbul’u boşalttı. Böylece geldikleri gibi gittiler.
Bütün bunlara rağmen Irak sınırı belirlenemedi. Boğazlarla ilgili maddeler Türkiye’nin egemenlik haklarını kısıtladı

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Çar 14 Kas, 2012 01:13
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15138
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
1.DOĞU CEPHESİ :
1878 Berlin Antlaşması’nda Rusya’nın Ermeniler’in koruyuculuğunu üstlenmesiyle Ermeni sorunu ortaya çıkmıştır. Özellikle Rusya’nın, ayrıca İngiltere ve Fransa’nın kışkırtmaları söz konusudur. Brest-Litowsk Antlaşması’ndan sonra Kafkaslarda ilerleyişe geçen Osmanlı ordusu Mondros’tan sonra geri çekilmiş, burada Ermenistan ve Gürcistan devletleri kurulmuştur.Ermeniler Wilson ilkelerine göre nüfus çoğunluğunda olduklarını iddia etmişler, Çukurova ve Doğu Anadolu’yu içine alan bölgede bir Ermeni devleti kurmak istemişlerdir. General Harbord yayınladığı raporda Ermeni iddialarının doğru olmadığını açıklamıştır.TBMM açıldığı sırada Ermeniler saldırılarını artırmış, bunun üzerine Doğu Cephesi komutanlığına getirilen Kazım Karabekir Paşa’ya hareket emri verilmiştir. (24 Eylül 1920). Sarıkamış, Kars ve Gümrü ele geçirilmiş, Ermeniler barış istemiştir.

Sorgulayınız:Kurtuluş Savaşı'na Doğudan başlanması bir rastlantı olabilir mi? Niçin ilk açılan cephe doğu cephesi olmuştur?

Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920) :
* Çıldır gölü Aras nehri sınır olacak
* Berlin Antlaşması ile kaybedilen Kars çevresi ile Ardahan’ın bir bölümü TBMM’ye bırakılacak
* Ermenistan TBMM’nin onaylamadığı hiçbir anlaşmayı imzalamayacak
* Doğu Anadolu’da Ermeniler’in çoğunlukta olmadığı kabul edilecektir.

Önemi : TBMM’nin ilk askeri ve siyasi zaferidir.

Notlar :
* Sevr’in geçersizliği ilk kez belirtilmiştir.
* Misak-ı Milli kısmen gerçekleştirilmiştir.
* Doğu sınırı belirlenmeye başlanmıştır.
* Ermeni meselesi çözüme kavuşturulmuştur.
* İlk kapanan cephe Doğu cephesidir. Buradaki birlikler batıya kaydırılmıştır.
* Gürcistan’a bir nota verilmiş, Yapılan Batum Antlaşması’yla (23 Şubat 1921) Ardahan, Batum TBMM’ye verilmiştir.
* Halkın TBMM1ye güveni artmıştır.

2.GÜNEY CEPHESİ :
Urfa, Antep ve Maraş bölgesi İngilizler, daha sonar Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. İngiliz işgaline ayaklanmayan halk Fransızlar’ın Ermeniler’i kışkırtmaları ile yapılan katliamlar karşısında direnişe geçmiştir. Maraş ve Urfa TBMM açılmadan kurtarılmış, Antep bir yıllık bir kuşatmadan sonra düşmüştür. Çukurova bölgesinde de bazı mücadeleler yapılmıştır. Sivas Kongresi’nde alınan kararla güneyde Kuvay-ı Milliye kurulmasına çalışılmıştır. Bölgenin işgal altında tutulmasının mümkün olmadığını anlayan Fransızlar Sakarya Savaşı’ndan sonra imzalanan Ankara Antlaşması’yla askerlerini çekmişler, Hatay hariç Suriye sınırımız belirlenmiştir.

Not-1: Güney Cephesindeki başarılar bir şehir halkının düzenli orduya karşı kazandığı başarılardır. Bu cephede düzenli ordu kurulamamıştır.

Not-2: Fransa , Ankara Antlaşması ile TBMM’yi tanıyan ilk itilaf devleti olmuştur.

3.GÜNEYBATI ANADOLU CEPHESİ :
Savaş sırasında yapılan gizli anlaşmalar ile Ege ve Akdeniz İtalya’ya verilmiş iken Doğu Akdeniz
’de güçlü bir İtalya’yı menfaatlerine uygun bulmayan İngiltere Ege Bölgesi’ni Yunanistan’a verince İtalya’nın diğer İtilaf Devletleri ile arası açılır ve Milli Mücadele’den yana tavır koyar. Her ne kadar İtalyanlar Antalya yöresini işgal etmişlerse de Ankara Hükümeti orduları başarılar kazanmaya başlayınca TBMM ile çatışmayı göze alamaz ve II. İnönü’den sonra kısmen, Sakarya Zaferi’nden sonra da tamamen Anadolu’dan çekilir.

Not : İtalya ile silahlı mücadeleye girilmemiştir.

4.BATI CEPHESİ :
Düzenli ordunun kurulması : Yunanlılar’ın Bursa – Uşak arasındaki ilerleyişlerinin durdurulamaması, Gediz muharebelerinde alınan mağlubiyet, Kuvay-ı Milliye birliklerinin vatanı topyekün kurtaramayacağının, düzenli ordular karşısında başarılı olamayacağının anlaşılması ve zaman zaman halka baskı ve zulüm yapmaları düzenli ordu kurma çalışmalarını hızlandırmıştır. Ali Fuat Paşa ‘nın yerine Batı Cephesi komutanlığına getirilen İsmet ve Refet beylerin çalışmalarıyla düzenli ordu kurulmuştur.

I. İNÖNÜ SAVAŞI (6 – 10 OCAK 1921)
Yunanlılar :
* Sevr-i TBMM’ye kabul ettirebilmek,
* Eskişehir’i alıp Ankara’ya ulaşarak milli mücadeleyi sona erdirmek,
* Gücünü göstererek itilaf devletlerinden daha fazla yardım sağlamak,
* Çerkez Ethem’in isyanından faydalanmak gibi amaçlarla harekete geçmişler, İnönü mevkiinde mağlup olarak geri çekilmişlerdir. Hemen arkasından Çerkez Ethem mağlup edilmiş, Yunanlılar’a sığınmıştır.

Sonuçları :
* TBMM’nin kurduğu düzenli orduların ilk zaferidir.
* Düzenli ordu çalışmaları sona ermiş milli birlik ve bütünlük sağlanmıştır.
* Halkın kendisine ve düzenli orduya duyduğu güven artmıştır.
* Teşkilatı Esasiye kabul edilmiştir. (20 Ocak 1921)
* Londra konferansı toplanmıştır (23 Şubat – 12 Mart 1921)
* İstiklal Marşı kabul edilmiştir. (12 Mart 1921)
* Afganistan ile dostluk antlaşması imzalanmıştır. (1 Mart 1921)
* Ruslar’la Moskova Antlaşması imzalanmıştır. (16 Mart 1921)
* İsmet Bey generalliğe yükselmiştir.
* İstiklal mahkemeleri kaldırılmıştır.

LONDRA KONFERANSI (23 ŞUBAT – 12 MART 1921)
TBMM’nin arka arkaya aldığı başarılar özellikle de I. İnönü zaferinden sonra İtalya ve Fransa’nın ısrarıyla Londra’da bir konferans toplanarak Sevr’in yeniden gözden geçirilmesine sebep olmuştur. Amaçları küçük değişikliklerle Sevr’i TBMM’ye kabul ettirmek ve Yunan ordusuna zaman kazandırmaktır. İkilik çıkarmak amacıyla hem İstanbul Hükümeti hem de TBMM davet edilmiştir.

TBMM’nin Amaçları :
* Misak-ı Milli’yi dünya kamuoyuna duyurmak
* Savaş taraftarı olmadıklarını göstermektir.

İstanbul Hükümeti temsilcisinin sözü TBMM temsilcisine bırakması ikilik çıkmasını önlemiştir. TBMM temsilcisi Bekir Sami Bey Misak-ı Milli’yi İtilaf devletleri ise Sevr’i savunmuşlar, neticede konferans bir netice alınmadan dağılmıştır.

Not-1 : Londra Konferansı’nın önemi TBMM’nin varlığının İtilaf Devletleri tarafından resmen tanınmış olmasıdır.

Not-2 : Milli mücadelenin savaş meydanlarında kazanılacak başarılardan sonra gerçekleşebileceği anlaşılmıştır.

Not-3 : İtilaf devletleri arasındaki görüş ayrılığı artmıştır.

Not-4 : İtilaf devletlerince Yunanlılar’a bir şans daha tanınarak taarruz emri verilmiştir.


İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ (12 MART 1921)
TBMM’nin açtığı ödüllü yarışmaya istemeyerek de olsa katılan Mehmet Akif “Kahraman Ordumuza” hitaben yazdığı şiirle birinci gelmiştir.

AFGANİSTAN İLE DOSTLUK ANTLAŞMASI (1 Mart 1921) : Moskova’da Ruslar’la görüşmeler sürerken, Afganistan ile bir dostluk antlaşması imzalanmış, birbirlerini tanımışlar ve yardımlaşma sözü vermişlerdir.
Not : TBMM’yi tanıyan ilk Müslüman Asya devletidir.

MOSKOVA ANTLAŞMASI (16 Mart 1921) : Ortak düşman karşısında yalnızlık politikasından da kurtulmak isteyen Sovyet Rusya ve TBMM birbirlerine yakınlaşmışlar ve Moskova Antlaşması imzalanmıştır. Buna göre :

* Batum Gürcistan’a verilmek şartı ile Kars, Ardahan ve Artvin’in TBMM’ye ait olduğu kabul edilmiştir. (Misak-ı Milli’den ilk taviz verilmiştir.)
* Osmanlı Devleti’yle Çarlık Rusya arasında imzalanan anlaşmalar geçersiz sayılmıştır.
* Taraflardan birinin onaylamadığı bir antlaşmayı diğeri de onaylamayacaktır.
* Sovyet Rusya, TBMM’ye yardım yapacaktır.

Önemi : İlk kez bir Avrupa Devleti tarafından TBMM ve Misak-ı Milli tanınmıştır.

Not-1: Kapitülasyonların kaldırılması ilk kez Sovyet Rusya tarafından kabul edilmiştir.

Not-2 : Doğu sınırımız büyük ölçüde çizilmiştir. (Kesin olarak Kars’ta belirlenmiştir.)

II. İNÖNÜ SAVAŞI (23 MART – 2 NİSAN 1921)
Londra Konferansı’nın hiçbir sonuç alınamadan dağılmasından sonra, İtilaf devletleri Yunanlılar’
a bir şans daha tanıyıp taarruz emri vermişlerdir. Yunanlılar Türk ordusunun daha fazla güçlenmesini önlemek, Sevr’i kabul ettirebilmek, Eskişehir’i ele geçirip Ankara’ya geçmek, Milli Mücadele’yi sona erdirmek amacıyla harekete geçmişler fakat inönü mevkiinde mağlup olarak geri çekilmişlerdir. 8 Nisan’da Afyon da Yunanlılar’dan geri alınmıştır.

Sonuçları :
* Fransızlar Zonguldak’ı, İtalyanlar Güneybatı Anadolu’yu boşaltmaya başlamışlardır.
* Batı cephesi birleştirilmiş ve İsmet Bey’in emrine verilmiştir.
* Düzenli orduya duyulan güven artmıştır.
* Mustafa Kemal çektiği bir telgrafla İsmet Paşa’yı tebrik etmiştir.
* Türk ordusu Dumplupınar ve Aslıhanlar’da bir taarruz denemesinde bulunmuş, fakat yeterli taarruz gücüne ulaşılamadığı için başarılı olamamıştır.

KÜTAHYA – ESKİŞEHİR MUHAREBELERİ (10 – 24 TEMMUZ 1921) :
II. İnönü Savaşı’ndan sonra taarruz için yeterli gücü olmadığı anlaşılan Türk ordusuna karşı, iyi donatılmış ve üstün sayıda bir kuvvetle saldırılması durumunda başarılı olacaklarına inanan Yunanlılar, taarruza geçerek Afyon, Kütahya ve Eskişehir’i ele geçirmişlerdir. Mustafa Kemal’in emri ile Türk Ordusu Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmiştir.

Sonuçları :
* Yunanlılar Sakarya Nehri’ne kadar olan yerleri işgal etmiş
* Halkta ve mecliste bir panik başlamış
* Meclisi Kayseri’ye taşıma ve yeniden Kuvay-ı Milliye’ye dönme tartışmaları başlamış.
* Mustafa Kemal’e karşı muhalefet güçlenmeye başlamış
* 5 Ağustos’ta “başkomutanlık Yasası” çıkarılmış
* 8 Ağustos’ta Tekalif-i Milliye emirleri çıkarılmış.
* İstiklal mahkemeleri yeniden kurulmuştur.

BAŞKOMUTANLIK YASASI (5 Ağustos 1921)
Mustafa Kemal işleri daha hızlı yürütmek ve kötü gidişe son vermek amacıyla meclisten geniş yetkiler istemiş, 3 aylığına başkomutanlığa atanmıştır. Buna göre yasama, yürütme, İstiklal Mahkemeleri vasıtasıyla yargı yetkisine sahip olmuştur. Birkaç kez uzatılan görev, 1922 Temmuzu’nda süresiz olarak uzatılmıştır. Cumhurbaşkanı seçilinceye kadar bu görevde kalmıştır.

TEKALİF-İ MİLLİYE EMİRLERİ (8 Ağustos 1921)
Orduyu Sakarya Savaşı’na hazırlamak amacıyla halktan son bir kez fedakarlık istenmiş, elinde bulunan yiyecek ve giyecek maddelerinin yük ve binek araçlarının bir kısmını, silah ve cephane olarak ne varsa hepsini orduya istemişlerdir. İllerde ve ilçelerde vergi komisyonları kurulmuş, vergilerin toplanması ve askerden kaçmaların önlenmesi için yeni İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur.
Not : Tekalif-i Milliye Emirleri’ne göre toplanan yardımlar Sakarya Savaşı’na yetişmemiş, daha çok Büyük Taarruz’da kullanılmıştır.

SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ (23 Ağustos – 13 Eylül 1921)
Yunanlılar Sakarya Nehri’nin doğusuna geçerek taarruza başlamışlar, Türk savunma hattını yer yer aşarak Ankara yakınlarına kadar gelmişlerdir. Mustafa Kemal’in “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır...” sözüyle uyguladığı yeni taktik başarıyla uygulanmış, Yunanlılar durdurulmuş, sonra Sakarya Nehri’nin batısına atılmışlardır. Taarruz gücüne ulaşmamış olan Türk ordusu daha ileriye gitmemiştir.

Sonuçları
* Bir dönüm noktası niteliğindedir. 1683 II. Viyana kuşatmasından beri devam eden geri çekilme son bulmuştur.
* Son savunma savaşıdır.
* Yunanlılar’ın taarruz gücü kırılmış, savunmaya çekilmiştir.
* Sovyet Cumhuriyetleri’yle Kars Antlaşması imzalanmıştır. (13 Ekim 1921)
* Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanmıştır. (20 Ekim 1921)
* Ukrayna ile dostluk Antlaşması imzalanmıştır.( 2 Ocak 1922)
* İtalyanlar Anadolu’yu tamamen boşaltmışlardır.
* Mustafa Kemal ‘e gazilik ünvanı ve mareşallik rütbesi verilmiştir.(19 Eylül 1921)
* İngilizler teker teker müttefiklerince terkedilince çareyi savaşı durdurmakta bulmuşlar ve 22 Mart’ta iki tarafa ateşkes teklifinde bulunmuşlardır. Türk ordusunu hareketsiz bırakmak, milli hükümeti gevşetmek amaçlarını taşıyan teklif TBMM tarafından kabul edilmemiş, kesin barış için kesin zaferin lazım olduğu anlaşılmıştır.
* Yunanlılar, İngiliz desteğini kaybetmişlerdir.
* İngilizler ile Esir Mübadelesi Antlaşması yapılmıştır. (22 Ekim 1921)

KARS ANTLAŞMASI (13 Ekim 1921)
Sakarya’dan sonar Kafkas Cumhuriyetleri ile (Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan) imzalanmıştır. Buna göre; Moskova Antlaşması şartları tekrar edilmiş ve Doğu sınırımız kesinlik kazanmıştır.

ANKARA ANTLAŞMASI (20 Ekim 1921)
II. İnönü’den sonra TBMM ile anlaşmak için Ankara’ya elçiler gönderen Fransa, Kütahya – Eskişehir yenilgisinden sonra bekleme yoluna gitmiş, Sakarya Savaşı kazanılınca Ankara Antlaşması imzalanmıştır. Buna göre :
* Fransa işgal ettiği toprakları boşaltacak
* Boşaltılan topraklarda genel af ilan edilecek
* Hatay’daki Türklere geniş haklar tanınacak ve Hatay özerk bir bölge olacak
* Fransa TBMM ve Misak-ı Milli’yi tanıyacak
* Caber kalesi Türk bayrağı altında, Türk mülkü olarak kalacaktır.

Not-1: TBMM’yi ve Misak-ı Milli’yi tanıyan ilk itilaf devleti Fransa’dır.
Not-2 : Bu durum itilaf devletleri arasındaki görüş ayrılığını arttırmıştır. Güney cephesi kapanmış, buradaki askerlerimiz batıya kaydırılmıştır.
Not-3: Batum’dan sonra Hatay’ın Fransa’ya bırakılması Misak-ı Milli’den verilen ikinci tavizdir.


BÜYÜK TAARRUZ (26 Ağustos – 18 Eylül 1922)
Mustafa Kemal’in başkomutanlığındaki Türk ordusu 1 yıl kadar hazırlık devresi geçirmiş, sürenin uzaması bir ara muhalefetin yoğunlaşmasına sebep olmuştur. 26 Ağustos’ta taarruza geçilmiş, (Afyon üzerinden) 4 günde Yunan savunma hattı aşılmış, Dumlupınar mevkiinde 20 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Yunan ordusu büyük ölçüde imha edilmiştir. “ Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri” emriyle harekete geçen Türk ordusu 9 Eylül’de İzmir’i kurtarmış, 18 Eylül’de bütün Batı Anadolu Yunanlılar’dan temizlenmiştir.Türk ordusu kuzeye, Marmara, İstanbul ve Boğazlar’a doğru yönelmiş, İngilizler’le savaş durumu ortaya çıkmıştır. Fakat iki taraf da savaşı göze alamadığı için Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır.


MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI (11 EKİM 1922)
İngiltere, dominyonlarının ve İngiliz basınının baskısı ve müttefiklerinin yalnız bırakması sonucu savaşı göze alamayarak barış görüşmelerine razı olmuştur. Mudanya’daki barış görüşmelerine İngiltere, İtalya, Fransa ve TBMM katılmıştır. Görüşmelere katılmayarak Mudanya yakınlarında bir gemide bekleyen Yunanlılar’ı İngilizler temsil etmiştir.

Bu antlaşmaya göre :
* Meriç Nehri’ne kadar olan Doğu Trakya 15 gün içinde boşaltılacak ve 1 ay sonra Türk ordusu buraya girebilecek
* Barış imzalanıncaya kadar Doğu Trakya’daki Türk askeri 8 bin Jandarma kuvvetini geçmeyecek
* İstanbul ve Boğazlar TBMM’nin denetimine bırakılacak
* Barış imzalanıncaya kadar İstanbul İtilaf devletlerinin denetiminde kalacak, Türk ordusu gösterilen sınırı geçmeyecektir.

Notlar :
* Kurtuluş Savaşı’nın askeri safhası sona ermiş, siyasi safhası başlamıştır.
* Savaşılmadan Doğu Trakya, Marmara ve İstanbul çevresi kurtarılmıştır.
* Mudanya’da TBMM’yi temsil eden İsmet Paşa bu başarısından dolayı Lozan’a baş temsilci olarak gönderilmiştir.
*Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir.
*TBMM’nin varlığı İtilaf Devletleri tarafından tanınmış, Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir.

SALTANATIN KALDIRILMASI (1 Kasım 1922)
Amasya genelgesinden beri bahsedilen millet egemenliği TBMM’nin açılmasıyla gerçekleştirilmiş ve TBMM’nin üstünde hiçbir güç olmadığı belirtilmiştir.Millet egemenliğinin yanında saltanatın da devam etmesi manasızdır. Üstelik Lozan görüşmelerine İtilaf Devletleri ikilik çıkarmak için İstanbul Hükümeti’ni de davet etmişlerdir. İçte birliği sağlamak amacıyla 1 Kasım 1922’de saltanat hilafetten ayrılarak kaldırılmıştır. Böylece Osmanlı Devleti resmen sona ermiştir. Vahdettin sadece halife ünvanını kullanarak İngilizler’e müracaat etmiş ve ülkeyi terk etmiştir. TBMM Vahdettin’deki halifelik sıfatından İngilizler’in faydalanmasını engellemek için halifeliği Osmanlı hanedanından Abdülmecid Efendiye vermiştir.

Not-1 : Osmanlı Devleti resmen sona ermiştir.
Not-2 : Laikliğin ilk aşaması gerçekleşmiştir.
Not-3 : Milli egemenlik yolunda önemli bir adım atılmıştır.

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI (20 Kasım 1922 – 4 Şubat 1923, 23 Nisan 1923-24 Temmuz 1923)
TBMM barış görüşmelerinin yeri olarak İzmir’i teklif etmişse de kabul edilmemiş, tarafsız bir bölge olan Lozan’da anlaşılmıştır. TBMM’yi kimin temsil edeceği tartışma konusu olmuş, Mudanya Ateşkes Antlaşması’ndaki başarılarından dolayı İsmet Paşa gönderilmiştir. TBMM kapitülasyonlar ve Ermeni yurdu meselesinde taviz verilmemesini istemiştir.Görüşmelere birçok İtilaf devletinin yanında Boğazlar konusunda Sovyetler ve Bulgaristan da katılmıştır. ABD ise yalnızca gözlemci göndermiştir. Görüşmeler 20 Kasım’da başlamış ama bir çok konuda anlaşılamamış, 4 Şubat’ta kesilmiştir. İki tarafın orduları savaşa hazır hale getirilmişse de savaş olmadan 23 Nisan’da görüşmeler yeniden başlamıştır. Karşılıklı tavizlerle 24 Temmuz 1923’te anlaşma imzalanmıştır.

Maddeleri :
**Sınırlar :
* Yunanistan ile sınır Mudanya’da olduğu gibi Meriç nehri olacak
* Bulgaristan ile sınır İstanbul ve Nöyyi Antlaşmaları’na göre olacak
* Bozcaada ve Gökçeada dışındaki Ege adaları Yunanlılar’a verilecek, özellikle sınırlarımıza yakın olan adalar silahlandırılamayacak
* 12 ada İtalyanlar’a bırakılacak
* Türkiye-Suriye sınırı Ankara Antlaşması’na göre belirlenmiştir.
* Türkiye-Irak sınırı ilgili devletlerin (Türkiye, İngiltere) ikili görüşmelerine bırakılmış, Musul sorunundan dolayı anlaşma sağlanamamıştır.
* Türkiye-İran sınırı 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması’ndaki gibi kalmış, Zağros Dağları sınır kabul edilmiştir.
* Doğu sınırımız, Moskova ve Kars antlaşmalarına göre belirlenmiştir.

*Boğazlar : Boğazlar Türkiye’nin başkanı olduğu bir komisyon tarafından idare edilecek, her iki yakası askerden arındırılacaktır.

**Kapitülasyonlar : Kesin olarak kaldırılmıştır.

**Savaş Tazminatı : Savaş tazminatı olarak Yunanlılar’dan Karaağaç kasabası alınmıştır.

**Azınlıklar : Türkiye vatandaşı kabul edilerek ayrıcalıkları kaldırılmıştır.

**Nüfus Mübadelesi : İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Türkler haricinde kalan nüfus karşılıklı değiştirilmiştir.

**Patrikhane : Bütün çabalara rağmen patrikhane yurt dışına çıkarılamamıştır. Ancak yabancı kiliselerle irtibat kurması yasaklanmıştır.(Okuyucunun dikkatine...Bu link i izleyerek patrikhane sorunu hakkında bilinçlenmek ulusal bir görevdir.)

**Dış Borçlar : Osmanlı’dan kalma dış borçların ödenmesi isteğimize göre çözülmüş, borçlar Osmanlı’dan ayrılan devletler arasında paylaştırılmış, payımıza düşen kısım kağıt para olarak taksitle ödenmiştir. Duyun-i Umumiye kaldırılmıştır.

**Yabancı Okullar : Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmış, bu konuda yabancı devletlerin müdahalesine izin verilmemiştir.

**İstanbul’un Boşaltılması : Lozan’ın onayından sonra 6 hafta içinde gideceklerdir.

Not-1: I. Dünya Savaşı’nın en son imzalanan barış antlaşması Lozan’dır.
Not-2 : Uluslar arası bir anlaşmadır ve geçerliliğini günümüzde de korumaktadır.
Not-3 : Yabancı okullar, dış borçlar, nüfus mübadelesi, boğazlar, Musul meselesi ve Hatay sorunu sonradan tekrar gündeme gelmiş ve çoğu lehimize çözülmüştür.
Not-4 : Sevr’in geçersiz olduğu kabul ettirilmiştir.
Not-5 : İtilaf Devletleri Misak-ı Milli’yi ve Türk Devleti’nin bağımsızlığını kabul etmişlerdir.
Not-6: Musul meselesi Lozan’da çözülemeyen ve sonraya bırakılan tek meseledir.
Not-7: Türk isteklerine en fazla direnen devletler İngiltere ve Fransa’dır.
Not-8 : Türk Kurtuluş Savaşı sömürge altındaki milletlere örnek olmuştur.

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Çar 14 Kas, 2012 01:15
Profile bak WWW
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Konuya cevap yaz   [ 2 ileti ] 

İlgili Konular
 Konu   Yazar   Cevap   Gösterim   Son ileti 
Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. ülkemize kurulması planlanan nükleer santraller...?

gece_akrebi

6

1684

Pts 18 Şub, 2008 17:23

gbk Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. Devler, Türkiye için füze savaşında

AkrepKral

0

938

Pts 21 Haz, 2010 11:49

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. 1. Dünya savaşında yapılan gizli antlaşmalar

AkrepKral

0

179

Per 20 Arl, 2012 01:38

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. türkülerle kurtuluş savaşı

gece_akrebi

6

1276

Pzr 28 Arl, 2008 21:57

intuition Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. muğla ve kurtuluş savaşı

intuition

0

1417

Pzr 11 Ekm, 2009 15:09

intuition Son iletiyi göster

 


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


Guvenli Arama Acik


 


| | | | | |
web siteleri
Review www.akreportal.net on alexa.com

İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Akreportal.net Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Akreportal.net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler İletişim sayfamız aracılığı ile veya adresinden iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 2 (iki) Hafta içerisinde tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.

News News Site map Site map SitemapIndex SitemapIndex RSS Feed RSS Feed Channel list Channel list
Powered by phpBB 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group.
Designed by ST Software for PTF.
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO