Cevapsız iletiler | Aktif konular Sistem saati: Cum 22 Ağu, 2014 10:51



Konuya cevap yaz  [ 29 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2
K Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları 
Yazar Mesaj
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Kiremit ve tuğla tozlarının kireç ve su ile karıştırılmasından elde edilen bir çeşit harç: HORASAN
Kiremit: MARSİLE
Kiremitlerin altına döşenen ince tahta: BALAR-PEDAVRA-HARTAMA
Kırgın, kıran: ÖLET
Kırgız reislerinden biri: İNAL
Kırgızistan ve Kazakistan’da bir ırmak: ÇU
Kırgızistan’da bir kent: OŞ
Kırgızistan’ın başkenti Astana’nın eski adı: AKMOLA
Kırgızistan'ın en büyük ve en uzun nehri: NARİN
Kırgızistan'nın en uzun nehri: ÇU
Kırgızlarda kazanda süt, yağ, tuz ve biber eklenilerek kaynatılan çay: KALMIK
Kırgızlarda, olağanüstü vasıflara sahip kişilere verilen bir unvan: ARTUKDOĞAN
Kırgızların ünlü destanı: MANAS
Kırgızların ve Özbeklerin İslamiyet öncesi inançlarında yer alan şeytani bir varlık: AZIKTI
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde: AÇMALIK
Kırık bir kemiğin iki kırık yüzü arasında kaynamayı sağlayan ve bağ dokusundan oluşan kemik maddesi: KAL
Kırık boynuzlu hayvan: KÖLÜK
Kırık çanak çömleği yapıştırmaya yarayan yumurta akı, kireç, süt ve pamuk karışımı: SEP
Kırık kemikleri bir arada tutmak amacıyla kullanılan tahta gibi düz nesne: ATEL-CEBİRE-SÜYEK
Kırık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva ya da tenekeden yapılmış, üzeri bezle kaplanan levha: CEBİRE
Kırık pirinç, şeker ve suyla yapılan bir tür tatlı: NAZLAŞ
Kırık pirinç: DÜĞÜRCÜK
Kırık taş döşeli yol: MAKADAM
Kırık, çıkık: SINIK
Kırıkkale yöresinde yetişen, ince kabuklu, erken olgunlaşan kara üzüm: PAMİT
Kırılan veya bel veren tavan direklerine dikine konulan destek, dikme: ALLIK
Kırılma: REFRAKSİYON-İNKİSAR
Kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral: ASBEST
Kırılmalı piyade tüfeği: KARABİNA
Kırılmaya uğrayan yer katmanının yüksekte kalan kısmı: HORST
Kırılmış kemiğin parçaları yerli yerine konduktan sonra bunların aynı durumda kalmasını sağlayan alet: KOAPTÖR
Kırılmış mısır, tereyağ ve ayrandan yapılan Karadeniz yöresine has çorba: KORKOTO
Kırılmış nohut ve patlıcanla yapılan bir yemek: MUHAŞERLAŞ
Kırılmış taş döşenip silindir geçirilerek yapılan yol: MAKADAM
Kırılmış veya dövülmüş tahıl: KIRMA
Kırılmış yumurtanın ekmeğe sürülüp kızartılması ile yapılan yemek: ÇULLAMA
Kırım hanlarına ve prenslerine verilen san: GİRAY-KALGAY
Kırım Tatarları'nın 23 Eylül civarı bağbozumu zamanında kutlanan milli bayramı: DERVİZA
Kırım Türklerinde "mani" ye verilen ad: CIR
Kırım Türkleri'ne has mani atma oyunu: ŞIN
Kırım'ın en uzun akarsuyu: SALGIR
Kırınım: DİFRAKSİYON
Kırıntılı olmayan, kimyasal veya organik menşeli çökel kayalar: PROTOJEN
Kırışıklıkların giderilmesinde yüz derisinin çekilmesi ve gerilmesine dayanan plastik cerrahi girişimi: LİFTİNG
Kirişleri veya bazı çatkı parçalarını taşımak üzere altlarına geçirilen ''U'' şeklinde bükülmüş, lama demiri veya yuvarlak demir: ÜZENGİ
Kırk dirhemlik bir ağırlık ölçüsü: OKİYYE
Kırk iki müzik makamını kapsayan ve Hindistan’da çok tanınan bir derleme: RAGAMALA
Kırk sekiz kâğıt ve dört kişi arasında oynanan bir iskambil oyunu: REVERSİ
Kırk yaşın üstündeki erkeklerde rastlanan ve bacaklarda ödemle başlayan bir hastalık: KAPOSİ
Kırk yaşından sonra doğan çocuk: KİRKLUK
Kırkağaç da denilen bir kavun cinsi: ALTINBAŞ
Kırkılan keçilerin karnında bırakılan kıllar: EDEKLİK
Kırkılmış koyun tüyü: YAPAĞI
Kırklareli ilinin Babaeski ilçesinde IV. Murat devrinde inşa edilen köprü: BABAESKİ
Kırklareli yöresine özgü, koyun sütü ve kırık peynirle hazırlanan bir yiyecek: OFÇAVİNA
Kırklareli’nde Demirköy ilçesinde Türkiye’nin en uzun mağaralarından biri: DUPNİSA
Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde bir göl: ERİKLİ
Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde kurulu doğalgaz santralı: HAMİTABAT
Kırklareli’nin Vize ilçesinde bir mağara: KOVANTAŞI
Kırklareli’nin Vize ilçesinde tabiatı koruma alanı kapsamına alınan orman ve körfez: KASATURA
Kırklareli-Çiçek dağı ilçesinde bulunan, romatizmaya ve nevralijiye iyi geldiği söylenen ılıca: MAHMUTLU
Kırklarelinde yetişen çok kaliteli bir şaraplık üzüm: PAPAZKARASI
Kırklareli'nin Demirköy ilçesinde bir göl: ERİKLİ
Kırklareli'nin Demirköy ilçesinde, ''tabiatı koruma alanı'' kapsamına alınan bir göl: SAKA
Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde, ''tabiatı koruma alanı'' kapsamına alınan eşsiz bir orman alanı: LONGOZ
Kırklareli'nin İğneada beldesinde, birçok kuş türünü barındıran bir gölün adı: MERT
Kırklareli'nin Vize ilçesinde bir mağara: KOVANTAŞI
Kırklareli'nin Vize ilçesinde, "tabiatı koruma alanı" kapsamına alınan orman bölgesi ve körfez: KASATURA
Kırlangıca benzeyen hızlı uçan küçük bir kuş: SAĞAN
Kırlangıçotu: HİLALİYE
Kırlarda biten, kurutulduktan sonra, kışın hayvanlara yedirilen sarımtırak, kokulu bir ot: ÇAHŞIR
Kırlarda yetişen tek ve büyük ağaç: AZAT
Kırlarda yetişen yabani bir otun dışı dikenli tohumu: BITIRAK-PITIRAK
Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü: ANDIZ
Kırlarda yetişen, yaprakları dikenli, taze iken pişirlerek yenen bir ot: ACAKIZI
Kırlarda, ormanlarda yetisen bir çesit yaban üzümü: ÇİFEK
Kırlardaki yabani meyva fidanları: ACIMIK-ACIMUK
Kirletme, pisletme: TELVİS
Kirli beyaz: AKSIMAN
Kirli çamaşır: ÇIKINTI
Kirli elbise: PASAK
Kirli işler yapan çetenin başı: BABA
Kirli kanı kalbe taşıyan damarlar: VEN
Kirli saç: YAPIK
Kirli sarı renk: KAZBOKU
Kirli su birikintisi: LİKİT
Kirli suları toplayan taş tekne ya da çukur: ÇAĞ
Kirli ve eski çamaşır: ALIK
Kirli ya da donuk sarı renk: NOHUDİ
Kirli, pis, karışık, düzensiz: MÜLEVVES
Kırma mısır veya buğdaydan yapılmış bol tereyağlı aş: KEŞKAH
Kırma, azma, melez: METİS
Kırmak, bozmak: SIMAK
Kırmataş: MUCUR-MICIR-BALAST
Kirmen, iğ: MENGİRE
Kırmız böceğinden çıkarılan, mora çalan kırmızı renk: FIRFIRI
Kırmız böceğinin güzel lal boya çıkarılan bir türü: KOŞNİL
Kırmızböceğinden çıkarılan parlak al boya: KIRMIZ
Kırmızı acı biberli sirkeli sos: TABASKO
Kırmızı aknenin gelişimi sırasında burunda meydana gelen biçim bozukluğu: RİNOFİMA
Kırmızı armut: GOGİNAP
Kırmızı biber ve cevizle yapılarak kahvaltıda yenilen, salça kıvamında bir yiyecek: ACIKA
Kırmızı biber: PAPRİKA
Kırmızı bir elma cinsi: STARKİNG
Kırmızı boya: LAKİT-LAL
Kırmızı civa oksit: SÜRÜR
Kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık: BARATA
Kırmızı dut: FİRSAD
Kırmızı ile mor arsındaki renk: MAGENTA
Kırmızı kabuklu bir çesit üzüm: ALYANAK
Kırmızı kabuklu ve portakal büyüklüğünde bir mandalina türü: MİNEOLA
Kırmızı kadife: ERCÜVAN
Kırmızı kadifeden boydan yapılmış sarı iplerle işlemeli püsküllü gelin giysisi: FİSTANBOLKA
Kırmızı kis toprağın ince kum hali: ÖLLÜK
Kırmızı küçük yemişleri olan bir ağaç türü: SÜMSÜLÜK
Kırmızı kurşun oksidin ya da sülüğenin eski adı: ZİNCİFRE
Kırmızı mercimek ve ince bulgurla yapılan bir çorba: EZOGELİN
Kırmızı mercimekle yapılan çorba veya pilav: MALHITA
Kırmızı mercimekli bulgurlu çorba: KÖLÜKAŞI
Kırmızı mürekkep: SÜRH
Kırmızı ördek: SÜRHABİ
Kırmızı pancar: ÇÖĞÜNDÜR
Kırmızı parafinle yapılan bir tür peynir: EDAM
Kırmızı renkli bir çeşit mürekkep: LAL
Kırmızı renkli bir çesit üzüm: GÜLÜKÜZÜM
Kırmızı renkli bir çeşit yaban kazı: BAKLAN
Kırmızı renkli bir elma cinsi: STARKİNG
Kırmızı renkli bir şeftali cinsi: HÜLÜ
Kırmızı renkli böğürtlene benzeyen bir meyva: VADO
Kırmızı renkli güzel kokulu bir çeşit üzüm: MELİKE
Kırmızı renkli olan: LALİN
Kırmızı renkli turmalin çeşidi: SİBERİT
Kırmızı renkli ve baklava şeklinde benekleri olan iskambil kâğıdı, karo: ORYA
Kırmızı renkli ve desenli basma: ALKEMEL
Kırmızı renkli ve iri taneli bir üzüm cinsi: KARDİNAL
Kırmızı renkli ve mayhoş bir elma cinsi: ARAPKIZI
Kırmızı renkli yaban ördeği: ALMABAŞ
Kırmızı renkli, demir oksit ve alüminyum bakımından zengin toprak: LATERİT
Kırmızı renkli, kekremsi tadı olan ünlü bir İtalyan içkisi: CAMPARİ
Kırmızı renkli, pis kokulu, zehirli sıvı bir element: BROM
Kırmızı renkli, susuz ve kekremsi tadı olan bir üzüm çesidi: DİLKİBOĞAN
Kırmızı renkli, tatlı, sulu ve kokulu bir erik cinsi: ALBARDAK
Kırmızı renkli,amorf antimuan sülfür: METASTİENİT
Kırmızı saplı, beyaz taneli bir çesit üzüm: ERGENET
Kırmızı şarap, brendi, kinin ve çeşitli bitkilerin karışımıyla yapılan, tadı kekremsi bir Fransız aperitif içkisi: BYRRH
Kırmızı şarap, şeker ve meyvelerden yapılan, İspanya kökenli bir içecek: SANGRİA
Kırmızı şarap: SAHBA
Kırmızı şarapta bulunan anti-tümör etkisi yüksek madde: ACUTİSSİMİNA
Kırmızı tohumlarından gerdanlık ve tespih yapılan Guayana'da yetişen bitki: PANAKOKO
Kırmızı toprak: GAV
Kırmızı ve beyaz, sıkı ve tatlı küçük elma: APİ
Kırmızı ve dayanıklı kerestesi olan bir çeşit orman ağacı: AKRİ
Kırmızı ve ufak taneli birçeşit buğday: ALBUSTAN
Kırmızı ya da siyah çizgili pamuklu bir bez: KALADARİS
Kırmızı yünden örülmüş bir tür külah: TARPUŞ
Kırmızı zırnık: REALGAR
Kırmızı, kan kırmız, ten rengi tebeşir ya da pastel boya ile yapılan çizim: SANGİN
Kırmızı, kızıl: SÜRH-AHMER
Kırmızı, pembe ya da mor renkli çiçekler açan bir süs bitkisi: ORTANCA
Kırmızı, sırası az bir çesit üzüm: SERGEN
Kırmızı,beyaz,sarı,pembe ya da turuncu renkte çiçekler açan ve süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaç: ÇİNGÜLÜ
Kırmızı,kızıl anlamlarında eski bir sözcük: AHMER
Kırmızı,pembe ya da mor renkli çiçeklerini yaz başında açan,gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi: ORTANCA
Kırmızıbiber: ÇUŞKA
Kırmızımsı bir semin üzerinde daha koyu ve gri ve siyah lekeleri bulunan Belçika mermeri: LEOPAR
Kırmızımsı mavi renkte yerli bir erik cinsi: AYNABAKAR
Kırmızımtırak ve küçük taneli sert buğday: SÜMTER
Kırmızımtrak gri renk: TURNAKIRI
Kırmızımtrak sarı renk, papağan gagası rengi: DUDUBURNU
Kırmızıya çalan açık mor rengİ: FİRFİRİ
Kırmızıya çalan eflatun renk: SİKLAMEN
Kırmızıya çalan mor ya da turuncu ipekten, üzeri yaprak esenli, ucu püsküllü bir tür bohçalık kumaşa ve bundan yapılan sarığa verilen ad: AHMEDİYE
Kırmızıya yakın, koyu sarı renk: ANKUT
Kirpi gibi tostoparlak olabilen bir tür karıncayiyen: EKİDNE
Kirpi: KHONDOROÇA-HANDOŞERA-JİK
Kirpik boyası: MASKARA-RİMEL
Kirpik: MÜJE
Kirpikler: MÜJGAN
Kırsal aşk şiiri: İDİL
Kırsal otlak alan: HOZAN
Kırsal yörelerde biten otsu bitki: OBİONE
Kırsal yörelerde içinde su depolanan üstü kapalı yer: HAYRAT
Kırşehir kenti yakınında bir göl: HILLA
Kırşehir kentinin antik dönemlerdeki adı: MOKİSSOS
Kırşehir yöresine özgü bir yemek: SOĞANLAMA
Kırşehir'de bir göl: SEYFE-HILLA
Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesinde bir yer altı kenti: İNLİMURAT-ALÇAK
Kırtasiyeci: BÜROKRAT
Kirve, sünnet babası: KİVRA
Kış armudu: KÜPDÜŞEN
Kış günlerinde canavarlara gökten yağdığına inanılan, baldan bile tatlı olduğu söylenen yiyecek: MAYDA
Kış için hazırlanan kuru otun piramit şeklinde yığılması: GEBEN
Kış için, tavanlara asılan kavun, üzüm: HEVENK
Kış mevsimimin ilk günlerinde yağan ve yeryüzünü tamamen kapatmayan ve yer yer toprak görülen hafif kar: ALAKAR
Kış mevsiminin en soğuk dönemi: ÇİLDE
Kış ortasında doğan kuzular: GIŞ-KIŞ
Kış sonlarında yapılan ekim: REBİYE
Kısa aba: MİLTAN
Kısa anlatım: FEZLEKE

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:03
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kısa ayaklı, uzun boyunlu ve saplı bir su kabı: ASLANAĞZI
Kısa bacaklı bir köpek cinsi: BASE
Kısa bacaklı kimse: KOPÇA
Kısa bacaklı ve uzun gövdeli bir köpek cinsi: TEKEL
Kısa bacaklı: DİBBİDİ
Kısa bir sopanın kullanılmasına dayanan Japon savaşma sanatı: TAMBO
Kısa bir süre için: BİRAZ
Kısa boylu bodur çalılık: KOMAR
Kısa boylu kimse: BONDOBOKSİ
Kısa boylu ve şişman kimse: GÖDE
Kısa boylu ve tıknaz: BODUR
Kısa boylu veya yakasız bir tür gömlek: GÜDÜK
Kısa boylu, karnı şişkin insan: GÖDE
Kısa boylu,tıkız kimse anlamında kullanılan sözcük: KOTAN
Kısa boylu: BALAT-CURA-GUCUR-KÜNTAN-PİPA
Kısa boynuzlu hayvan: KABAK
Kısa ceket: GÜDÜK
Kısa ceviz sopası: TOLAĞKA
Kısa çizme: EDİK-TİRE
Kısa çorap: SOKET-ŞOSET
Kışa dayanıklı sert buğday: KARABAŞ
Kısa değnek: ÇOMAK
Kışa doğru ekilen tohum: DONDURMA-DOĞDÜRME
Kısa dönemli fonların yatırıldığı alandan alınıp başka bir alana kaydırılması: ARBİTRAJ
Kısa ebe iskemlesi: ÖREKE
Kısa gezinti: TUR
Kısa görünüş, modelin karşıdan, yandan bakıldığında çizgilerinin olduğundan kısa görünmesi: RAKURSİ
Kısa hırka: LİBADE
Kısa hortumlu bir hayvan: TAPİR
Kısa ipek ceket: HAORİ
Kışa kadar saklanabilen sarı renkli bir üzüm cinsi: EMİRALİ
Kısa kadın ceketi: BOLERO
Kısa kafalı: BRAKİSEFAL
Kısa kanatlı ve uzun kuyruklu bir kuş türü: KUKAL
Kısa kaput: SAKO
Kısa kepenek: KEBE
Kısa kesilmiş dal: ÇELİK
Kısa kesilmiş kadın saçı: TONKA
Kısa kesilmiş saç: ALAGARSON
Kısa kesilmiş, parçalanmamış yuvarlak odun: GKOLO
Kısa kıllı Arap tazısı: SLUGİ
Kısa kıllı ve sarkık kulaklı av köpeği cinsi: BRAK
Kısa kır manzumesi, çoban türküsü: EGLOG
Kısa konçlu çizme: EDİK
Kısa konçlu ve küt burunlu, altı lastik asker postalı: ÇÖRÇİL
Kısa konçlu, kaba ve hafif bir erkek ayakkabısı: YEMENİ
Kısa kulaklı hayvan: GÜRÜK
Kısa kuyruklu uzun gövdeli ötücü kuş: SIĞIRCIK
Kısa manto: TRUAKAR
Kısa mesafelerde kalkış ve iniş yapabilen uçak: STOL
Kısa mızrak: HARBE-KAÇUT
Kısa namlulu bir top: OBÜS
Kısa namlulu bir tüfek türü: FİLİNTA
Kısa ökçeli ve bağsız ayakkabı: MOKASEN
Kısa ökçeli, hafif kadın ayakkabısı: BABET
Kısa örme çorap: PATİK
Kısa paçalı bir tür pantalon: KAPRİ
Kısa saç: ALAGARSON
Kısa saplı odun baltası: NACAK
Kısa sürede değişen aralıklarla birbiri ardına röntgen filmlerinin çekilmesi: SERİGRAFİ
Kısa sürede midede hidroklorikasit üretimini uyaran yapay madde: PENTAGASTRİN
Kısa süreli acil toplantı: ARALAŞ
Kısa süreli bilinç kaybı: ABSANS
Kısa talim oku: GEZ
Kısa tarih kitabı: EPİTOME
Kısa tüylü bir av köpeği: PUANTER-BRAK
Kısa tüylü yük devesi: LUK
Kısa urgan: ÇATI
Kısa vadeli borçların uzun vadeli hale getirilmesi: KONSOLİDASYON
Kısa ve boz renkli yılan: ALAGÜCÜK
Kısa ve iki tarafı keskin düz kılıç veya şiş şeklinde kasatura: PALYOŞ
Kısa ve kalınca: KÜT
Kısa ve kestirme yol: KESE
Kısa ve kolsuz kadın ceketi: BOLERO
Kısa ve küçük ok, özel ok: ÇİGİLVAR
Kısa ve oldukça sert ot: KİRTİL
Kısa ve özlü söz, veciz: LAKONİK-AFORİZMA
Kısa ve özlü: MÜCMEL
Kısa ve sert yağan yağmur: ÇAA-ÇAĞA
Kısa ve şişman: TUMBADIZ
Kısa ve tıknaz: BIDIK
Kısa ya da özlü anlatımı olan güldürücü öykü: ANEKDOT
Kısa yazı yazmaya yarayan küçük kâğıt: RUKA
Kısa yelek: CEPKİN
Kısa zamanda yetişip boy attığı için gölge ağacı olarak dikilen ama kötü kokan bir ağaç: AYLANDIZ
Kısa, büyük başlı, kenarlı çivi: KADAK
Kısa, kestirme yol: KESE
Kısa, tıknaz: BIDIK-BODİK
Kısaca diyapozitif: DİA
Kısacası: VELHASIL
Kısaltılmış olan, kısa,özet: MUHTASAR
Kısaltma, kısa kesme: KASR
Kısamahmut, kurtluca'' gibi adlar da verilen, halk hekimliğinde iştah açıcı ve mide ağrılarını giderici olarak kullanılan otsu bitki: PERYAVŞAN
Kışı geçirmek için yapılan çoban kulübesi: ODAK
Kişi: ZEYD-ZEYT
Kişide ayın etkisiyle ortaya çıktığı düşünülen psikolojik rahatsızlık: AYBASTI
Kısık: BASIK-KLÜZ
Kısıl ya da yeşil renkte, damarlı ve çok sert bir porfir türü mermer: SOMAKİ
Kişiler arasında gösterilen saygı sırası: KORAM
Kişiler, zatlar: ZEVAT
Kişileri ve olayları karikatürleştirerek veren ve genellikle yerici, taşlayıcı, abartılı güldürü türü: BURLEKS
Kişilerin psikolojik ve fizyolojik tepkilerini değerlendirmeğe yarayan bilimsel metotların tümü: PSİKOTEKNİK
Kişilerin söyleşmelerinin taklidine dayanan öykü biçimi: MAKAMA
Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi: ARA
Kişileştirilen varlıklara söz söyletme sanatı: İNTAK
Kişiliğin bir anlatımı olarak kabul edilen el yazısını yorumlama tekniği: GRAMOFOLOJİ
Kişiliksiz, boş, serseri: SAPISİLİK
Kısımlar: AKSAM
Kışın sisli havalarda, ağaç dallarını, toprak yıkıntılarını kaplayan buz tabakası: KIRÇ
Kışın ayakkabı üzerine giyilen kauçuk fotin: ŞOŞON
Kışın ekilen ekin: GÖMME
Kışın en soğuk günleri: ZEMHERİ
Kışın geceleyin aşırı soğuk tan ağaç dallarının otların üzerindekibillur andıran bir çeşit kar tutması: GIRCI-KIRÇ
Kışın görünen dilenci, isteyici: ALIYALI
Kışın hayvanlara vermek üzere yığılmış büyük ot yığını: TAYA
Kışın hayvanlara yedirilen ot yığını: HAYMA
Kışın hayvanların yem yedikleri yer: KARIK
Kışın kar üstünde yürümeye mahsus içi sicimle örülmüş ağaçtan yapılmış bir nevi ayakkabı: HEDİK
Kışın karla karış tipi şeklinde esen rüzgar: ÇIVGIN
Kışın keçi ve koyunların yemesi için yazın kesilerek üst üste yığılmış meşe ağacının dalları: BASTIRMA
Kışın kırlardan toplanan labada otunun bulgur ve yağ ilavesiyle birlikte kavrulması ile yapılan bir yemek: İLİBADA
Kışın nehir ve çayların sürüklediği su parçaları: KIĞIÇ
Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer: KIŞLAK
Kışın yapraklarını dökmeyen mor çiçekli bir ağaççık: KOMAR
Kışın yaylalarda biten bir ot: ACİBİCİK
Kışın yorgan ya da battaniye gibi örtülerin en üstüne örtülen dokuma çul: PALAZ
Kişinin bilincini saran kurtulması olanaksız yineleyici düşünce: SAPLANTI
Kişinin bilmediği bir yabancı dilde aniden konuşabilme, yazabilme, okuyup anlayabilme yeteneği: KSENOGLOSİ
Kişinin çocukluğunu geçirdiği yere dönmek için duyduğu dürtüsel gereksinme: NOSTOMANİ
Kişinin dış dünyayla ilişkiyi reddederek kendi iç dünyasına kapanması: OTİZM
Kişinin eğilim ve isteğine uymayan iş ve davranışlara zorlanması ya da bu özellikteki davranışları göstermesi: ZORGU
Kisinin etrafa saldirganligi, asiri aktivitesi ile karakterize durum: AJİTASYON
Kişinin fikir ve tedbirinin zayıf ve eksik olması: GABANE
Kişinin hoşnutluk duyduğu ve kendisini iyi hissettiği bir ruhsal durum: ÖFORİ
Kişinin kalıtsal yapısının dışa akseden görünümü, aynı tür fertlerini belirleyen, gözle görülebilen özelliklerin tümü: PHENOTYPE
Kişinin kendi bedensel ve ruhsal benliğine karşı duyduğu aşırı hayranlık: NARSİSİZM
Kişinin kendi kanısına dayanan: İNDİ
Kişinin kendini, organlarını kesmesi ya da vücudunu zarara uğratması: OTOMUTİLASYON
Kişinin kendisini bir düşünceye, bir eyleme adaması: ZAHİDANE
Kişinin ne kadar uzun yaşayacağını belirten ve ana, baba ile iki dedenin yaşları toplamı anlamında İngilizce deyimin kısaltması: TİAL
Kişinin sevinç, güven ve her tür devimsel etkinliklerinin normal olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığı: MANİ
Kişinin toplumsal ve uğraşal konumu: ETİKET
Kişinin ya da medyumun bedensiz varlıklardan bilgi alması: POSTKOGNİSYON
Kişinin yaşamadığı geçmişe duyduğu özleme verilen ad: RETRO
Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı örgütünce kaldırılması: KIŞIT
Kişinin, kendisini başkasının yerine koyarak onun duygularını, isteklerini anlayabilme yeteneği: EMPATİ
Kişinin, kendisini kurt ya da başka bir hayvan sandığı akıl hastalığı, kurt adam hastalığı: LİKANTROPİ
Kısır döngü: FASİT
Kısır kadın ya da dişi hayvan: ASLIK
Kısır koyun: ŞİŞEK
Kısır, hiç doğurmamış hayvan: EREMİK-ENEK
Kısır, verimsiz: AKİM-AKAMET-KARAN
Kısırlaştırılan dişi kedinin dikiş yerinin üzerine konulan geçici tampon: BUKET
Kısırlaştırılmış erkek keçi: SEYİS
Kısırlaştırılmış öküz: BURUK
Kısırlaştırma: KASTRASYON-ENEME
Kısırlık: İNFERTİLİTE-AKAR
Kısıt, kısıtlılık: HACİR
Kısıtlı: MAHCUR
Kişiye adının dışında takılan lakap: AYAMA
Kişiyi hastalık bulaşması olasılığına karşı çeşitli önlemler almaya iten hastalığa yakalanma saplantısı: NOZOFOBİ
Kişiyi sersem eden dimağ dolgunluğu: KARANİTIS
Kişiyi yangın çıkarmaya sürükleyen saplantılı itki: PİROMANİ
Kıskaç ya da forseps anlamında kullanılan eski sözcük: MİLKAT
Kıskaç, cımbız: MİNKAŞ-PENSE
Kıskaçları birbirinden çok farklı büyüklükte olan, küçük bedenli yengeç cinsi: UCA
Kıskaçlı böcek: DİLDAN
Kıskanma: REŞK
Kışkırtıcı: AJİTATÖR
Kışkırtma: AJİTASYON-ITMA
Kışkırtmak, duygu sömürüsü yapmak: AJİTE
Kışlık davar ağılı: MÜZE-ÇALAK
Kışlık hayvan yiyeceği: YEYGİ
Kışlık için hazırlanan hayvan yemi: ALAF
Kışlık kurutulmuş ağaç yaprakları: TEV
Kışlık tahıl: ZEHRE
Kışlık yakacağın ormandan temini: MERCANA
Kışlık yiyecek veya eşya konan yüksek geniş raf: GASI
Kışlık yiyecek,tahıl: ZAHRA-HAZIN
Kısmen erimiş, tekrar donmuş ve sıkışmış tanecikli yeni kar için kullanılan terim: BUZKAR
Kısmen oksitlenmiş katı hidrokarbonlar: MUM
Kısmet, nasib: ABİY
Kişneme: AŞİHE
Kişniş bitkisinin, banarat olarak kullanılan kurutulmuş tohumları: CORİANDER
Kısrak sütünün mayalanmasıyla yapılan eski Türk içkisi: KIMIZ
Kısrak: MADİYAN
Kısrakların yeni kulunu tay: KİRİH
Kıssa: İKTİSAS
Kıstak: BERZAH-KRİTER
Kıta halinde şiir parçaları: MUKATTAAT
Kıta sahanlığı” da denilen ve karaları çevreleyen 200 metre derinliğe kadar olan sığ deniz dipleri: ŞELF
Kıta, parça: SAN
Kitabeler bilimi: EPİGRAFİ
Kitabı yazan kişi: MÜELLİF
Kitabın kolay açılması için genellikle sırt boşluğu tarafına yerleştirilen kırkbeş derece kırlmış karton kenar: PAH
Kitap cildinin iki kapağından her biri: DEFFE
Kitap ciltlenirken arka yuvarlağını yapmakta kullanılan bir çeşit araç: KAMBURA
Kitap ciltleyen, ciltçi: MÜCELLİD
Kitap içindeki bir yazıyı açıklayan ya da süsleyen resim: İLLÜSTRASYON

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:03
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kitap kaplığı: KAPLICAK
Kitap kılıfı: ŞÖMİZ
Kitap koymağa yarayan mahfazanın açılıp kapanan kısmına verilen ad: KÖRÜK
Kitap yaprağı: KAİME
Kitap yaprakları: KAVAİM
Kitap yapraklarını düzgün tutmaya yarayan ince örülmüş şerit: ŞİRAZE
Kitap yazan veya hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, yazar: MÜELLİF
Kitap yüzünün iki yüzünden her biri: DEFFE
Kitap: MECELLE
Kitapbilim: BİBLİYOLOJİ
Kitaplar ciltlenirken kenarlarını kesmeye yarayan rende biçiminde alet: GILDIRGIÇ
Kitaplarda başlıklara mahsus büyük boy bir yazı üslubu: SÜLÜS
Kitapların ciltlenmesiyle sırt bölümünde oluşan yuvarlaklık: KAMBURA
Kitaplık, kütüphane: BİBLİYOTEK
Kitle iletişim araçlarında izlenme durumu, değerlendirme: RATİNG
Kitle ve katmanların genel adı: OLUŞUK
Kitleleri kışkırtma: AJİTASYON
Kıtlık günlerinde tohumundan ekmek yapılan bir ot: FESS
Kıtlık yılı: KAHİT
Kıtlık: KILLET
Kitre'' adı verilen zamkın elde edildiği dikenli bir çalı: GEVEN
Kitre” de denilen ve geven bitkisinden çıkarılan bir tür zamk: KESTERE
Kıvama gelme, yayılma: NUUZ
Kivi: APTERİKS
Kıvılcım gibi ufak ateş koru: ÇENGE
Kıvırcık havlı bir tür yün kumaş: ANYELE
Kıvırcık koç ile Karaman koyununun birleşmesinden doğan melez koyun: DAĞLIÇ
Kıvırcık saç: CAD-GIJİK
Kıvırcık tüylü bir süs köpeği: BİŞON
Kıvırcık tüylü kuzu postu kürkü: BERKAN
Kıvırcık yünlü koyun: KARAKUL-KARAPÜL
Kıvrılmış, küçük lüle şeklinde saç: BUKLE
Kıvrılmış,bükülmüş şeyler: MATAVİ
Kıvrım'' anlamında yerel bir sözcük: İVİNTİ
Kıvrım kıvrım olma: İLTİVA
Kıvrımbağırsağın iltihaplanması: İLEİT
Kıvrımları olan yün, pamuk veya ipek kumaş: KREPON
Kiyafet değiştirmiş konukların, ev sahiplerine armağanlar verip ardından törensel dans yaptıkları eğlence: MASK
Kıyamet günü bütün ölülerin dirilerek toplanacağı yer: ARASAT
Kıyamet günü çalınacağına inanılan Surun ikinci üflenişine verilen ad: RADİFE
Kıyamet günü dirilip toplanma: HAŞİR
Kıyamet günü İsrafil’in öttüreceği borunun adı: SUR
Kıyamet gününde çalınacağına inanılan Sur adlı borunun ikinci üflenişi: RADİFE
Kıyamet gününde çalınacağına inanılan surun ilk üflenişi: RACİFE
Kıyamet gününü, öttüreceği "sur" adlı boruyla bildireceğine inanılan melek: İSRAFİL
Kıyamet: KARİA
Kıyı dili: TOMBOLO
Kıyı sağlık idaresince gemilere verilen giriş çıkış izni: PIRATİKA
Kıyı şeridinde deniz kabukları, kum, çakıl gibi şeylerle oluşan yığınakla ilgili: NERİTİK
Kıyıcı, öldüren, hunhar: KATTAL
Kıyılara ve en çok düşman kıyılarına asker indirme: ÇIKARMA
Kıyılardaki çamur yataklarının bir kısmına verilen ad: SLİKKE
Kıyıları koruyan gemilere verilen ad: VARDAKOSTA
Kıyıları simle işlemeli yeni gelinlerin örtündüğü örtü: BAŞBEZİ
Kıyıların yosunla kaplı kayalık diplerinde ve bol bitkili kesimlerinde yaşayan iki,kemikli balık türünün ortak adı: LAPİN
Kıyılmış et, bulgur, soğan, domates, biber gibi şeylerle yapılan ve asma yaprağına sarılarak çiğ olarak yenen bir yiyecek: BATIRIK
Kıyısında akıntı oluşan okyanus ortasındaki deniz: SARGASS
Kıyıya dik derin vadilerin, sular altında kalmasıyla oluşan kıyı tipi: RİA
Kıyıya yakın yüzen: VADAL
Kıyma karıştırılarak yapılmış bazı yemeklere verilena d: BASTI
Kıyma ve bulgurla yapılan irili ufaklı bir tür sulu köfte: ANALIKIZLI-YUVALAMA
Kıyma ve bulgurla yapılan sulu köfte: TOPALAK
Kıyma ve soğanla yapılan bir yemek: SOĞANLAMA
Kıyma yerine patates haşlaması konularak yapılan bir tür mantı: METEZ
Kıymadan yapılmış köftelerle kızarmış soğandan oluşan ve tümü kremayla kıvama getirilen bir Polonya yemeği: ZRAZY
Kıymanın yağda kavrulmasıyla yapılan bir yemek: SIZGIT
Kıymayla yapılan bir tür sebze yemeği: OTURTMA
Kıymetli bir lale çeşidi: MAHBUBE
Kıymetli evrakı kanunlara uygun olarak elinde bulunduran, taşıyan gerçek ya da tüzel kişi.: HAMİL
Kıymetli madenlerle yapılmış, süslü eyer veya at başlığı: SİTAM
Kıymetli malların alış verişinin yapıldığı üstü kapalı çarşı: BEDESTEN
Kıymetli taşlarla bezenmiş: MURASSA
Kıymetsiz, tapon şeyler: ADİYAT
Kız çocuğu olmayan ailelerin en son doğan erkek çocuklarına verdikleri isim: DURSUNALİ
Kız çocuğu: KİTİ-EĞİ-KERİME
Kız çocuklarının babaya, erkek çocuklarının anneye âşık olması şeklinde görülen kompleks: OİDİPUS
Kız kardeş: ABAŞ-ABEŞ-ACO-BİKE-CİCE-EME
Kız Kulesinin eski adı: DAMALİS
Kız tarafınca yapılıp, oğlan evine götürülen hediyeler: DÜRÜ
Kız ve erkek tarafının gönderdikleri hediye: ÇIKMA
Kız: BİNT
Kızağın ayaklarına takılan önü yukarı kalkık, kaymayı sağlayan parça: ŞÜRÜTMA
Kızağın tabanına konan iki eğri uçlu sopa: CAĞ-CAV
Kızak ayağı: SÜRÜTME
Kızak çekmekte kullanılan boğuk sesli bir köpek ırkı: HASKİ
Kızak: ÇAYAN
Kızaklara yapılan korkuluk: AMEÇ
Kızamık hastalığı: ALGÖYNEK
Kızamık,kızıl gibi hastalıklarda vücudun çeşitle yerlerinde kırmızı lekeler belirmesi: İNDİFA
Kızamık: KÖME
Kızana gelmiş köpek: ALAK
Kızarmak, olgunlaşmaya başlamak: ALARMAK
Kızarmış ekmek dilimi: TOST
Kızarmış ekmek: GABİRA
Kızartılan iç yağı: HARHIZ
Kızartılarak pişirilen ve dilim dilim kesilen et: ROSTO
Kızartılmak amacıyla hazırlanmış sığır eti: ROZBİF
Kızartılmış ekmeği et suyuyla haşlayarak yapılan yemek: TİRİT
Kızartılmış köfte: KÜBBÜLMÜŞVEYYE
Kızartılmış tahıl: TALKAN
Kızartma: TEZGELDİ
Kızartması yapılan sığır eti: ROZBİF
Kızdırılmış bir madeni yüzey üzerinde sıvı damlarının durabilmesi olayı: KALEFAKSİYON
Kızdırma: İGZAB
Kızgın yağda pişirilen hamur tatlısı: CIRITTA
Kızgın, asabi: CAMUGA-AÇUVLU
Kızgın, yakıcı: HAR
Kızı zorla, isteği olmadan kaçırmak: ÇEKME
Kızıl arı: ALMABAŞ
Kızıl ayaklı, küçük, parlak siyah bedenli kınkınatlı siyah böcek: OLİGOTA
Kızıl Deniz'de Yemen kıyılan yakınında bir ada: KAMARAN
Kızıl Deniz'dejn çıkarılan dallı budaklı taşlar: ŞAB
Kızıl ötesi: ENFRARUJ
Kızıl renkli bir çalı kuşu: ALÇİN
Kızıl renkli bir su kuşu: BAĞLAN
Kızıl renkli kayaçlarda rastlanan, doğal demir oksit: OLİJİST
Kızıl sarı tüylü ve öne doğru kıvrık boynuzlu bir antilop: NAGOR
Kızıl sarı veya gri benekli yeşilimsi renkte kücük ötücü kuş: ORTHOTOMUS
Kızıl tüylü bir kuş: TOY
Kızıl üzüm: DEBİT
Kızıl ve kaba yünlü koyun: KALABA
Kızıl veya yeşil renkte sert bir mermer: SOMAKİ
Kızıl ya da sarı renkli,üst katmanları orak biçiminde kıvrık,orta irilikte gündüz kelebekleri cinsi: DREPANA
Kızıl yapraklı bir yayla çiçeği: İŞGÜN
Kızıl yara: ŞİRPENÇE
Kızıl, kırmızı: AHMER
Kızıla çalan sarı veya boz renkli küçük ötücü kuş: ÖTLEĞEN
Kızıla yakın sarışın: GULAS
Kızılağaç kabuğunun sıcak ve tuzlu suda kaynatılmasıyla elde edilen ve çaırk derilerini boyamakta kullanılan boya: AFKU
Kızılağaç: YAYKIN-YEYKİN
Kızılay derneğinin eski adı: HİLALİAHMER
Kızılbaş: SÜRHSER
Kızılcahamam ilçesinde bir içmece: DİŞİ
Kızılcık ağacının meyvesi: KİREN-ZUVAL-KÜREN-ZOĞAL-GIZAMBUH
Kızılcık anlamında yerel bir sözcük: ZOVAL
Kızılcık benzeri bir meyveden yapılan bir Fin likörü: KARPİ
Kızılcık: KARANİYA-ZOVAL-ERGEN-ŞİNDİ-ZOĞAL
Kızıldeniz ile Umman denizi arasında kalan körfez: ADEN
Kızıldeniz'de bulunan bir ada grubu: HANİSH
Kızıldeniz'den çıkarılan dallı budaklı taş: ŞAB
Kızılderili dilinde "büyük köy" anlamına gelen ülke: KANADA
Kızılderili uygarlığın Latin Amerika’da oynadığı rolü ön plana çıkaran öğretiler ve siyasetler bütünü: İNDİGENİSMO
Kızılderililer tarafından tek bir okaliptüs yaprağının sarılmasıyla yapılan küçük sigara: BİDİ
Kızılderililerin birbirlerine armağanlar verdikleri dini bayram: POTLAÇ
Kızılırmak Deltası'ndaki orman alanına verilen ad: GALARİÇ
Kızılırmak’ın en büyük kollarından biri: GÖKIRMAK
Kızılırmak'ın batı kanadında kalan en önemli ikinci kolu: DEVREZ
Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki: KANTARON
Kızılkum ve Fergana vadisinin birleştiği alanlarda görülen, yeryüzünden çok yükseklere çıkabilen ve genellikle ocak ayında esen rüzgar: URSATEV
Kızılyara adıyla da bilinen bir tür kan çıbanı: ŞİRPENÇE
Kızkardeş: AMA-ABAŞ-AME
Kızma, gazap: MAĞZEBE
Kızmak: HORATA
Klan: SOP
Klapa: MOSTRA
Klasik Aztekçe" de denilen Orta Amerika dili: NAHUATL
Klasik çağda yardımlaşma derneği: ORGEON
Klasik ciltlerde, kapağın dış kenarını çevreleyen kısma verilen ad: BORDÜR
Klâsik ciltte kitabın yapraklarını düzgün tutan bağ ve örgü: ŞİRAZE
Klasik Fransız mutfağındaki iş bölümüne göre et pişirmekle sorumlu olan aşçı: RÖTİSÖR
Klasik giyinen erkeklerin kullandıgı genelde deri veya deriye yakın kısa topuklu topukta kaucuk kullanılan ayakkabı: İSKARPİN
Klasik Hint dansının geleneksel büyük formlarından biri: KUÇİPUDİ
Klasik Hint sanatı kurallarına göre ,bir sanat yapıtının kişide uyandırdığı duygu ya da ruhsal durum: RASA
Klasik Japon şiirinde, altı dizeli ve otuzaltı heceli bir şiir formu: SEDOKA
Klasik Japon şiirinin nazım şekillerinden biri: RENGA
Klasik Japon şiirinin, 14. yüzyıl sonlarına doğru doğan en kısa nazımşekli: HAİKU
Klasik Japon şiirinin, uzunluğu sınırlı olmayan en eski türü: NAGAUTA
Klasik Japon şiirnin hece ölçüsüyle yazılan bedizeli en eski ve önemlişiir türlerinden biri: TANKA
Klasik mimaride sütunların başını örten saçaklığın en alçak parçasını tanımlamak için kullanılan terim: ARŞİTRAV
Klasik öncesi döneme ait ve en eski ulusal efsaneleri içeren İspanyol romans derlemelerine verilen ad: ROMANCERO
Klasik ruhçuluk anlayışına göre, ruh ve beden bağlantısını sağlayan yarı maddi bir bağ: PERİSPRİ
Klasik sanatı izleyen, 1600-1750 yılları arasındaki resim ve mimarlık üslubu: BAROK
Klasik şiirde bir kısa bir uzun iki heceden oluşan ayak: İAMBOS
Klasik Türk Edebiyatı'nda şairlerin hayatını, sanatını ve eserlerini konu edinen eserler: TEZKİRE
Klasik Yunan şiirinde uzun ya dakısa hecelerden oluşan bir ölçü ve bu ölçüyle yazılmış bir kıta türü: ALKAİOS
Klasör: SIRALAÇ-CİLBENT-İLBENT
Klimanjaro Dağının en yüksek doruğu: KİBO
Klinik: SERİRİ
Kliring: TAKAS
Klişe laf: HAYİDE
Klorlu elyaf grubundan sentetik elyaf: ROVİL
Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan bitki yaprağı: ABRAŞ
Kloroplastlar içindeki klorofil taşıyan yapı: GRANA
Kobalt oksitle mavi renge boyanmış özel cam: SAFR
Kobalt oksitle mavi renk verilmiş cam: SMALT
Kobaltlı mispiker çeşidi: DANAYİT
Koç burcu: HAMEL
Koç olmaya yakın tokluya verilen isim: ÖGEÇ
Koç ve teke aşığı: SAKKA-ENEKE
Koca arayan kız: KOCASAK
Koca yemiş: DAVULGA
Kocabaş: FLURCUN
Kocaeli ilinde turistik bir belde: MASUKİYE
Kocaeli ilinde, kayak merkezi olan bir dağ: KARTEPE
Kocaeli Yarımadası'nın en uzun akarsuyu: RİVA
Kocaeli yöresinde dokunan bir ünlü bir halı: HEREKE
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde,tabiat parkı kapsamına alınmış ünlü kanyon: BALLIKAYALAR
Kocaeli'de bir göl: SAPANCA-HERSEK
Kocaman başlı büyük bir karınca türü: ATTA

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:03
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kocaman ve ağır kitle: BLOK
Kocaman: KAZULET
Kocanın ağabeyi: ÇELEBİ
Kocanın erkek kardeşi: AVA
Kocanın kız kardeşi: BILLA
Kocası ölen bir kadının kayınbiraderi ile evlenmesini öngören gelenek ya da yasa: LEVİRAT
Kocası ölen yada kocasından boşanan kadının yeniden evlenmesi için beklemesi gereken süre: İDDET
Kocası ölmüş kadın: MAHLULE-MAHALLEFE
Kocası tarafından bırakılmış veya boşanmış olan kadın: METRUKE
Kocasından boşanan veya kocası ölen kadının tekrar evlenebilmesi için beklemesi gereken süre: İDDET
Kocayemiş: HARTLAP-ÇİLEK
Koçların güzün çiftleşmek için koyunların arasına salındığı mevsim: KOÇKATIMI
Köfte: TOKMA
Köftelik bulgur ve un karışımı, sacda yapılan bir tür ekmek: AHITMA
Köfteyle servis yapılan bir tür pilav: ALİPAŞA
Kök boyası gillerden, meyve, kabuk veya odunundan güzel kırmızırenk elde edilen bir kök: CEHRİ
Kök boyası gillerden, sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi: GARDENYA
Kök boyası: ALİZARİN
Kök hücrelerindeki kromozom sayısını yarıya indiren bölünme, redüksiyon bölünmesi: MAYOZ
Kök salmak amacıyla yere dikilen dal: ÇELİK
Kök saplarından, safranı andıran boyalı madde çıkarılan bir bitki: ZERDECAL
Kök sökmekte kullanılan bir tür büyük balta: TOPUR
Kök tutmuş, köklenmiş: RİŞEGİR
Kök üzerine kalemin aşıladığı bağ çubuğu: ANAÇ
Kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan bir süs bitkisi: HATMİ
Kök, asıl, cevher: TÖZ-ÜS
Kök, gövde veya yaprak gibi doku özelleşmesi görülmeyen, alglerde ve bazı basit yapılı bitkilerde görülen vücut yapısı: TALLUS
Kök, sap ve yaprak şeklinde farklılaşmamışbir bitkinin yaşama ve büyüme organı: TAL
Kök: CEZR
Kokar ağaç: AYLANDIZ
Kokar Gelincik de denilen kürkü değerli bir hayvan: İLTİS
Kokarca cinsinden etçillerden elde edilen kürk: SKUNK
Kökboyası: ALİZARİN
Kökboyasıgillerden, Eski Dünya'nın tropikal bölgelerinde yetiştirilen, ''arbura'' denilen kerestesi değerli bir ağaç: MİTRAGYNA
Kökboyasıgillerden, güzel kırmızı renk veren bir kök: CEHRİ
Kökboyasıgillerden, kokulu ağaççık: PAVETTA
Kökboyasıgillerden, sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç: GARDENYA
Köken, menşe: ORİJİN
Kökeni Uzakdoğu'ya dayanan, stilize çiçek ve yaprak motiflerinden oluşan bezeme biçimi: HATAYİ
Kökenleri 10. yüzyıla dayanan Rus savunma sanatı: SYSTEMA
Kökleri hekimlikte kullanılan, dikenli ve tırmanıcı bir bitki: SAPARNA
Kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki: ÇÖPLEME
Kökleri ve sapları ilaç olarak kullanılan karabuğdaygillerden bir bitki: RAVEND
Köklerinden çıkarılan reçine benzeri madde hekimlikte kullanılan sarı çiçekli otsu bitki: MAHMUDE
Köklerinden sarı boya çıkarılan bir süs bitkisi: MAHONYA
Köklerinin kısaltılması, dal ve sürgünlerinin bağlanması ve biçimlendirilmesi suretiyle saksıda yetiştirilen bodur ağaç: BONSAİ
Köklerinin suyu müshil olarak kullanılan, çok parçalı yapraklı, şemsiye biçimli bileşik sarı yada kırmızı çiçekler açan sıcak iklim bitkisi: DERYAS
Kökleşmiş inanışlara aykırı olarak ileri sürülen düşünce: PARADOKS
Köklü asma çubuğu: AVAR-EBELİ-ABALİ
Kokmuş sularda bulunan küçük böcek: YANİS
Kokmuş, bayatlamış: SASIK
Kokmuş, çürümeye yüz tutmuş hayvan ölüsü: LEVİN
Kokmuş, pis: GİRAN
Köknar ağacının yaprağı: PÜR
Köknar odunundan elde edilen en iri kereste: BARFOR
Köknar ve ladin ağaçlarından elde edilen ve çatı örtüsü olarak kullanılan dilme tahta: PADAVRA-PEDAVRA-PETAVRA
Köknar: MEZDEĞİ-BOZ
Kokoreç: GIGILİK
Köksap: RİZOM
Kökten dincilik: FUNDAMENTALİZM
Kökten sürme uzun ve dar yapraklı, beyaz ya da pembe çiçekli bir bitki: OTZAMBAK
Köktendincilik: FUNDAMENTALİZM
Kokteyl malzemelerin çalkalandığı çift çeperli kapalı maşrapa: SHAKER
Kokteyllerde kullanılan nar şurubu: GRENADİNE
Koku alamama duyusunun bozulması: ANOSOMİ
Koku alma bozukluğu: PAROSMİ-DİSOSMİ
Koku alma duyusu: ŞAMME
Koku alma duyusunun aşırı artmış olması: HİPEROSMİ
Koku almanın azalması: HİPOSMİ
Koku duyma şeklinde beliren patalojik durum: KAKOSMİ
Kökü kesildikten sonra sızan suyundan zamk yapılan bir yaban otu: SAKIZLIK
Koku ölçüm: ODORİMETRİ
Kökü pişirilip yenen bir bitki: GOLOGAS
Koku satıcısı: AKTAR
Koku siniri: OLFAKTORYUS
Kökü toz durumuna getirilip hekimlikte ishal kesici olarak kullanılan bir bitki: RATANYA
Koku ve duman çıkarmadan, büyük bir ısı vererek yanan bir tür taşkömürü: ANTRASİT
Kökü yenen bir tür yabani ot: PURÇALIK
Kökü yukarıda dalları aşağıda olduğuna inanılan cennet ağacı: TUBA
Koku: BUKE-RAYİHA-LUURA-BU-BUY-DEM
Kokulandırılmış: AROMATİK
Kokulu bir süs bitkisi: SÜSEN
Kokulu kiraz" da denilen bir ağaç: MAHLEP
Kokulu mum: YIBAR
Kokulu reçine: PELESENK
Kokulu sandal ağacı: KALEMBEK
Kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakıcılıkta kullanılan bir bitki: ANASON
Kokulu yonca: MELİLOTUS
Kokulu, iri beyaz taneli bir çesit üzüm: BELEN
Kökün büyüme bölgesinin üzerini örten yüksük biçiminde koruyucu doku: KALİPTRA
Kökünden ginseng elde edilen ağaççık: PANAKS
Kökünden kesme: ISTILAM
Kokuşma, kötü kokma: İNTAN
Kokuşmak, tefessüh etmek: SASIMAK
Kokuşmuş: SASI
Kokusu hardala benzeyen zehirli bir savaş gazı: İPERİT
Kokusu kötü bir böcekBAMBIL
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki: AÇELYA
Kol ağrısı: BRAKİYALJİ
Kol böreği: BURMALI
Kol gezen silahlı kuvvet, devriye: GEZGE
Kol gücünü geliştirmek için kullanılan jimnastik aracı: LOBUT
Kol küreklerinin arası: YAĞANNI
Kol muskası: PAZUMENT
Kol saatlerinde, ani bir darbenin şiddetiyle veya düşme sonucunda, tablanın zedelenmesini önleyen esnek çelik parça: PARAŞÜT
Kol sepeti: HARKALAT-KALAT
Kol ve bacak damarlarındaki kan akımı kesmek amacıyla uygulanan lastik bant: TURNİKE
Kol ve bacaklardan birinin ya da bir kaçının aşırı derecede gelişip ucubeleşmesi: MAKROMELİ
Kol veya ayağı örten elbisenin bir miktar katlanarak çekilmesi: ÇEMREK
Kol veya bacağın dip kısmını sarmak için kullanılan çapraz sargı: SPİKA
Kol ya da bacağın tamamının ya da bir bölümünün vücudun dikey ekseinden yana doğru hareketi: ABDUKSİYON
Kol yerine omuzdan yarı bele kadar sarkan iki kanadı olan kolsuz bir çeşit palto: MAKFERLAN
Kol, pazı ya da yardımcı,dayanak: ADUD
Kola belirli amaçla takılmış enlice kumaş parçası: PAZUBENT
Kola takılan muska: BEZMENT
Kola takılan sepet: KARNAL-KARKAN
Kola takılmak için kolçağı olan yayvan sepet: GIDIK
Kolalı bir çeşit parlak bez: KETA
Kolan tokası: TARTKI
Kolandan ince ip örgüsü: ÖRME
Kolay dağılabilen bir cins yumuşak taş: KEFEKE
Kolay düğüm: İLMEK
Kolay kolay bir şey beğenmeyen kimse: KINTIRAVAZ
Kolay kolay karar veremeyen, ikircikli: DURUKSUN
Kolay kopması istenilen bölümlerin belirli aralıklarla kesilmesi işlemi: PERFORAJ
Kolay ve edebi anlatış: SELASET
Kolay yayılan ince balçık: LÖS
Kolay yorulmayla ortaya çıkan kas zayıflığı: MİYASTENİ
Kolay, sehi: ASAN
Kolayca aldatılan, saf: SAFDİL
Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı: ALPAKS
Kolayca bükülebilen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş, bir tür ak asbest: AMYANT
Kolayca etkilenen, her şeye çabuk kapılan: KAPILGAN
Kolayca geçit vermeyen aşılması güç, doğal engel: PEKENT
Kolayca hatırlanan, yapısı sağlam dize ya da beyit: BERCESTE
Kolayca sıvılaşabilen gaz halindeki hidrokarbon: PROPAN
Kolayca üreyebilen bitki: ARSIZ
Kolayca yontulabilen ve kesilebilen yumuşak bir taş cinsi: MALTA
Kolaylaştırılmış: MÜYESSER
Kolaylıkla söz söyleyen, konuşan: NATUK
Kolaylıklar: TESHİLAT
Kolda ya da bacakta oluşan laktik asit birikmesi: DOLUKMA
Köle, kul" anlamında eski sözcük: RAKABE
Köle: GULAM
Koleksiyon: DERLEM
Kolektör: TOPLAÇ
Kölelerin özgürlük bedelini ödemek için çalışmaları: SİAYE
Köleliğin kaldırılması yanlısı: ABOLİTİONİST
Köleliğin kaldırılması: ABOLİSYON
Kölelik, kulluk: UBUDİYET
Kölenin özgürlüğünü satın alma bedelini ödeyebilmek için çalışması: SİAYE
Kölenin, efendisinin yanından kaçması: İDDİFAN
kolera hastalığı: HEYZA
Kolera hastalığına yol açan mikrop: ELTOR
Kölesi veya cariyesini azad etmiş olan: MUTİK
Köleye ya da cariyeye özgürlüğünü geri verme: ITIK
Köleyi azat etmek: ATK-İTAK
Kollagen ve kalsiyum tuzlarından yapılmış omurgalı hayvanların dişinin içteki sert kısımı: DENTİN
Kollar, bacaklar ve baş dışında kalan insan gövdesinin heykeli: TORSO
Kolları geriye sarkık cepken biçiminde,beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir çeşit ceket: KOPARAN
Kolları sağa ve tümü sola bükülerek yapılan dokuz kollu bitkisel halat: İZBARÇINA
Kolları veya bacakların paçasını sıvamak: ÇEMLE
Kolları yakadan inen palto: RAGLAN
Kolları yırtmaçlı ve uzun, harçla işlenmiş bir tür kısa, yakasız üst giysisi: CEPKEN
Kollarından kıyıya çekilen balık ağlarının düzgün ve gergin durmasını sağlayan, altına ağırlık takılabilen sopa: MAÇA
Koloit iyonlarında molekül yığılmasından oluşan ve yalnız başına koloidin bütün niteliğini taşıdığı kabül edilen bölüm: MİSEL
Kolomb öncesi dönemin Orta Amerika kültürü: OLMEK
Kolombiya dağlarında ve soğuk yerlerde yetişen bir orkide: ADA
Kolombiya’nın güneydoğu kesiminde bir yönetim merkezi: LETİCİA
Kolombiya’yı işgal eden İspanyollar tarafından 1555 yılında bulunabilmiş,İnkaların en önemli zümrüt merkezi: MUZO
Kolombiya'da bir dağ: TOLİMA-ABİBE-AYAPEL
Kolombiya'da bir il: MANİZALES
Kolombiya'da panama denilen şapkaların yapımında kullanlın palmata ağacı yaprağıyla örülen sepet: PETAKA
Kolon kiriş sistemindeki bir yapının taşıyıcı öğelerinin bütünü: KARKAS
Kolorado yakınlarında beş kayanın bir araya gelmesinden oluşan kaya formasyonu: FLATİRONS
Kolordu: FEYLAK
Kolsuz ceket: SAKO
Kolsuz erkek fanilası: ATLET
Kolsuz giysi: ZIBIN
Kolsuz kadın giysisi: JAPONE
Kolsuz kürk manto: ŞİNEL
Kolsuz yelek: DÖŞLÜK
Koltuğa alınan şey, bohça: İBAT
Koltuk altı boşluğu: BÖĞÜR
Koltuk altı çıbanı: ZİRKOL
Koltuk altları: ABAT
Koltuk değneği, destek: DAYANÇA
Koltuk kokusu: KUNAN
Koltuk veya iskemlenin kol konacak parçası: KOLÇAK
Koltuk, sandalye gibi eşyaların dikiş ve çivilerini gizlemekte kullanılan şerit: TRAK
Koltuklara konulan yastık: KIRLENT
Koltukluk: SUBRA
Kolu bedeniyle biçilmiş, bol ve geniş kadın giysisi: JAPONE
Kolun bilekten aşağı kısmı: AL
Kolun dirsekle bilek arasındaki kısmı: ÖNKOL
Kolun dirsekle omuz arasında kalan kısmı, üst kol: KARACA
Kolun dirsekten parmaklara kadar olan bölümü: ARIŞ
Kolunu yada paçalarını sıvamak, eteğini toplamak: ÇEMREMEK
Kolyoz balığı ile yapılan bir tür meze: GAROZ

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:04
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Koma hali: ZEKARAT
Komedi ve operetlerde saf genç kız tipi: ENJENU
Komedi: MUDHİKE
Komediler: MUDHİKAT
Komedilerde hafifmeşrep genç kadın ya da işveli hizmetçi rollerine çıkan kadın oyuncu: SUBRET-SABRET
Komedyaya altlaşık oyun türü: FARS
Komisyoncunun,satıcının alıcıya olan borcunu ödeyeceği konusundaki kefilliği: DÜKRÜVAR
Komodin: KOMOT
Komodorlara özgü çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak, fors: GİDON
Komposto: BASTI-HOŞAF
Kompozisyon elemanları içinde bırakılması gereken anlamlı boşluklar: ESPAS
Kompozisyon: KİTABET
Komşu olan, bitişik, yanında bulunan: MÜCAVİR
Komşu: CİRAN-TUTAŞ
Komşular: CİRAN
Komşulara yemek vermek: ÜLÜŞ
Komşusuna bir şey vermeyen kadın: AFİRE
Komşuya çok giden kişi: OBAÇANA
Kömür isi: MUR
Kömür kalemle yapılmış resim: FÜZEN
Kömür kazılan ocak: PANO-AYAK
Kömür keseri: RAMGERET
Kömür lekesi: MANİYA
Kömür madenciliğinde kömürü yıkama tesisi: LAVVAR
Kömür rendesi: PULLUK
Kömür tozu toprağı: BRİKET
Kömür ve isin bıraktığı leke: MUR
Kömür ve sigara dumanında bulunan kanser yapıcı bir hidrokarbon: BENZİPİREN
Kömür yanarken çıkan gaz, karbondioksit: ALAGAZ
Kömür yapılırken meydana getirilen ve içi kömür olacak ağaçlarla dolu kümbet: TORLAK
Kömür yatakalrında bulunan fosil ağaç: KALAMODENDRON
Kömür: FAHM-ÇOMUR
Kömürleştirilecek ağaç veya pişirilecek tuğlalarla dolu olan ve dışı çamur ile sıvanan kümbet: TORAK
Kömürlü arazide görülen, beyaz renkli, yağlı, yanardağ küllerinin tabakalaşmasıyla oluşmuş kil çeşidi: KİLTAŞI
Kömürü vagondan kayığa yüklemek için kullanılan iskele: OLUK
Kömürün maden ocaklarından kazılıp çıkarıldığı yer: AYAK
Kömürün yıkanması sırasında su ile sürüklenen çok ince malzeme: ŞLAM
Komutan, özellikle izci komutanı: KALGAY
Komutan: KAİD
Konak hizmetçisi: AYVAZ
Konaklayan: NAZİL
Konçlu ve kaba potin: POSTAL
Konçsuz veya yarım konçlu zarif ayakkabı: İSKARPİN
Konçsuz yün çorap: BABUK
Koncu ayak bileğini örtecek kadar uzun olan, bağcıklı ayakkabı: POTİN-FOTİN
Kondansatörlerde ve transformatörlerde yalıtkan olarak kullanılan yanmaz yağ: PİRALEN
Konfeksiyonda kullanılan, üzerinde tüm yazı ve işaretlerin bulunduğu, payları verilmiş kesime hazır karton kalıp: ŞABLON
Konferans, konser veya tiyatro gösterilerinin yapılabileceği gibi düzenlenmiş büyük salon: ODİTORYUM
Konforlu, lüks hayat, parlayan, parlatıcı: LEYAN
Konfuçyusçulukta beş toplumsal bağı ifade eden terim: GORİN
Konfüçyüsçülük'te "doğru davranış" ya da "doğruluk" anlamına gelen kavram: Lİ
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde bir ırmak: FİMİ
Kongo Demokratik Cumhuriyetinin başkenti: KİNŞASA
Kongo Demokratik Cumhuriyetinin eski adı: ZAİRE
Kongo ilkellerinin inandıkları yeteneklilik gücü: ELİMA
Kongo jütü" de denilen otsu bir bitkiye ve bunun saplarından elde edilen liflere verilen ad: URENA
Kongo’da bataklık ormanlarda yaşayan, gövdesi kızıl kestane, bacakları beyaz çizgili memeli bir hayvan: OKAPİ
Kongo’da konuşulan bir Bantu dili: LENGALA
Kongo'da bol bulunan ongokea ağacından elde edilen yağ: ISANO-BOLEKO
Kongo'da ırmak: MONGGALA-NİARİ-SANKURU-SABAKİ
Kongo'da yaşayan yerli bir halk: BABUNGO
Kongo'daki bazı kabilelerin yeteneği, beceriyi ve çocuk yapmayı etkilediğine inandıkları gizimli güç: ELİMA
Koni biçiminde camsız aydınlatma aracı: FİSKE
Koni biçiminde sivri tepe: DİKMEN
Koni biçiminde, uzun ve kenarları kıvrık başlık: KALENSÖVE
Koni: MAHRUT
Konik: MAHRUTİ
Konkur hipiklerde binicilerin kilosunu tamamlamaları için kullanılan, teğelti içine yerleştirilen metal plakalar: MADRABA
Konma, konulma: VAZ
Konserve kutularının kapağınıkeserek açmaya yarayan alet, açacak: KAMÜTATÖR
Konserve zehirlenmesi: BOTÜLİZM
Konsol kirişi: KUNDUR
Konsolos: ŞEHBENDER
Konsültasyon: KONSULTO
Kont'a eşit İngiliz ünvanı: EARL
Kontra da denilen ve şarap üretiminde kullanılan siyah bir üzüm cinsi: KARASAKIZ
Kontrast: TEZAT
Kontre: KOKO
Kontrol etmekçİNSPECTİON
Konu külliyatı: KORPUS
Konu, husus: BAP
Konuk odası: MAYBENİ
Konuk, misafir: MİHMAN
Konuş, anlat, söyle anlamında argo sözcük: AKOZA
Konusal: TEMATİK
Konuşkan sevimli küçük kız: LİKLİKE
Konuşma bozukluğu: PARAFİZİ-AFEMİ
Konuşma bozukluklarının tanı ve tedavisiyle ilgili tıp dalı: LALOPATOLOJİ
Konuşma kusurlarının düzeltilmesi ile ilgili bilim dalı: LOGOPEDİ
Konuşma ve tartışmayı bir araç değil amaç sayan felsefe yöntemi: ERİSTİK
Konuşma ya da okuma sırasında bir hece ya da sözcüğün diğerlerinden daha baskılı söylenmesi: VURGU
Konuşma, görüşme, söyleşi: MUSAHABE
Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi: DURAK
Konuşmalı ve şarkılı bölümleri bir arada olan oyun: OPERAKOMİK
Konuşması çok iyi anlaşılmayan: FANFAN
Konuşmasını bilmez, kaba: BADIRIK-BADRAK
Konuşmasıyla kandıran: DİLBAZ
Konuşmayı güçlendirmek için aralara serpiştirilen ve karşılıksız kalacağı bilinen soru: AYTA
Konuşturma söyletme: İNTAK
Konusu bir öncekinin devamı olan, birkaç uzun filmden meydana gelmiş sinema yapıtı: SERİYAL
Konusu cansız varlıklar veya nesneler olan resim: NATÜRMORT
Konusu çiçek, meyve gibi şeyler ya da cansız varlıklar olan resim: NATÜRMORT
Konusu çoğunlukla insanları yumuşatan ve keder veren küçük lirik şiir türü: ELEJİ
Konusu daha çok aşk olan kısa şiir: MADRİGAL
Konusu dansla anlatılan müzikli sahne gösterisi: BALE
Konusu insanı incelemek olan bilim dalı.: ANTROPOLOJİ
Konusu şarapla ilgili olan kasidelere verilen ad: SAKİNAME
Konusu tanrıya yakarış olan şiir: MÜNACAAT
Konusu ve türü komik olan opera: OPERABUF
Konuşulan asıl konu: SADET
Konuşulan dil, lisan: ZEBAN
Konuşur gibi şarkı söylenen şarkı ve üslubu: RESİTATİF
Konuşurken bazı harf ve sesleri söyleyemeyen: TATIŞ
Konuşurken gereksiz yere tekrarlanan söz: PELSENK-PERSENK
Konuşurken tiz seslerden, kalın seslere sürekli geçişlerde ortaya çıkan konuşma bozukluğu: BARİLALİ
Konut kapılarında menteşe ve kilidin takıldığı düşey konumdaki kalın parça: SEREN
Konut olarak dağ yamaçlarına yapılan mağara: KESMELİK
Konya Alaeddin Tepesi'ndeki ünlü medrese: KARATAY
Konya ilinde bir göl: HOTAMIŞ
Konya ilinde ünlü bir höyük: ÇATALHÖYÜK
Konya ilinde, Hitit dönemine ait bir höyük: SAKSAK
Konya iline bağlı, Akşehir ilçesinin Roma dönemindeki ismi: PHİLOMELİUM
Konya iline bağlı, Nasrettin Hoca ile anılan, Akşehir ilçesinin Roma dönemindeki ismi: PHİLOMELİUM
Konya kentinde, Anadolu Selçuklu döneminden kalma bir cami ve medrese: İPLİKÇİ
Konya Selçuklulan'ndan ünlü bir komutan: AYDINALP
Konya ve Adna çevrelerinde toprak testiye verilen ad: CERA
Konya ve Beyşehir'de yetişen kök şeklinde bir baharat türü: HAZANBEL
Konya ve çevresinde Zindana verilen ad: OPRUK
Konya ve Karaman yöresine ait, koyun eti, Patlıcan, Domates ve baharatlarla güveçte yapılan bir et yemeği: CALLA
Konya yöresinde yetişen, beyaz, sık taneli bir çesit üzüm: KUNT
Konya yöresinde yetişen, iyi cins kuru üzüm: KEÇİMEN
Konya yöresinde yetişen, pembe renkli, güzel kokulu bir çesit üzüm: MİSKİ
Konya yöresinde yetişen, salkımı büyük, taneleri dağınık bir çesit üzüm: MEDEŞ
Konya yöresinde yetişen, sert kabuklu bir çeşit üzüm: KARAKIZ
Konya yöresine özgü yemeklerden yaş ya da kuru erikten yapılan bir tür sebze yahnisi: ZÜLBİYE
Konya: İCONİUM
Konya’nın Akşehir ilçesine özgü dövülmüş buğday ve etle yapılan bir yemek: HERSE
Konya’nın Akşehir ilçesine özgü,küçük ve yassa hamur parçaları,sarımsaklı yoğurt ve kıymayla yapılan bir yemek: PARAPARA
Konya’nın Altınekin ilçesinin eski adı: ZIVARIK
Konya’nın antik dönemlerdeki adı: İKONİON
Konya’nın Beyşehir ilçesinde bir mağara: TULUMİNİ
Konya’nın Beyşehir ilçesinde, Anadolu Selçuklu döneminden kalma ünlü saray: KUBADABAD
Konya’nın Cihanbeyli ilçesinde bir göl: BULAK
Konya’nın Cihanbeyli ilçesinin eski adı: İNEVİ
Konya’nın Çumra ilçesinde bir göl: HOTAMIŞ
Konya’nın Derebucak ilçesinde bir mağara: KÖRÜKİNİ-ASMACIİNİ-BALATİNİ
Konya’nın Ereğli ilçesinde yüzlerce kuş türünü barındıran ve Tabiatı Koruma Alanı kapsamına alınan bir göl: AKGÖL
Konya’nın Hadım ilçesinde ünlü bir şelale ve mağara: YERKÖPRÜ
Konya’nın kaplıcasıyla ünlü bir ilçesi: ILGIN
Konya’nın Karapınar ilçesinde bir göl: MEKE
Konya’nın Kulu ilçesinde bir göl: SAMSAM
Konya’nın Meram ilçesinde, ikinci Kapadokya olarak da adlandırılan,tüf kayalara oyulmuş antik kent: KİLİSTRA
Konya’nın Seydişehir ilçesinde bir mağara: FERZENE-KARİNİ-SAKALTUTAN
Konya’nın Seydişehir ilçesinde, “tabiat parkı” kapsamına alınan orman alanı: KOCAKORU
Konya'da bağları, bahçeleri birbirinden ayıran toprak sınır: MERİS
Konya'da Mevlâna'nın türbesi haricinde ve kıble cihetindeki büyük kabristana verilen isim: HAMUŞAN
Konya-Ermenek'te bir mağara: MERASPOLİS
Konya'nın Abbasiler dönemindeki adı: KUNİYE
Konya'nın Akşehir ilçesine özgü bir tür çörek: YAĞLIKUŞ
Konya'nın Akşehir ilçesine özgü, küçük ve yassı hamur parçaları, sarmıskalı yoğurt ve kıymayla yapılan bir yemek: PARAPARA
Konya'nın Akşehir ilçesine özgü, kuşbaşı et, arpacık soğanı ve nohutla yapılan bir yemek: ZÜLBİYE
Konya'nın Altınekin ilçesinin eski adı: ZIVARIK
Konya'nın antik çağdaki adı: İKONİON
Konya'nın Beyşehir ilçesinde önemli bir höyük: ERBABA
Konya'nın Çumra ilçesinde, birçok kuş türünü barındıran bataklık: HOTAMIŞ
Konya'nın Derebucak ilçesinde bir mağara: KÖRÜKİNİ
Konya'nın Ereğli ilçesinde, 150 dolayında kuş türünü barındıran ve "tabiatı koruma alanı" kapsamına alınan göl: AKGÖL
Konya'nın eski adı: İKONİON
Konya'nın Hadım ilçesinde bir mağara ve şelale: YERKÖPRÜ
Konya'nın Karapınar ilçesinde küçük bir göl: MEKE
Konya'nın Karapınar ilçesinde Yörükler tarafından dokunan bir cins halı: TÜLÜ
Konya'nın Kulu ilçesinde bir göl: SAMSAM
Konya'nın Meram ilçesinde, "2. Kapadokya" da denilen, tüf kayalara oyulmuş antik kent: KİLİSTRA
Konya'nın Seydişehir ilçesinde bir mağara: FERZENE
Konya'nın Seydişehir ilçesinde, Türkiye'nin en uzun mağaralarından biri: TINAZTEPE
Koordinasyon: EŞGÜDÜM
Koparma, sökme, kökünden söküp atma: KAL-TAHLİ-KAL
Kopça, kanca: AGRAF
Köpeğe takılan çıngırdak: GORU
Köpeğin acı acı hakırması: ÇENİLTİ
Köpeğin arka ayakları üzerine kalkması: SALTA-SUSTA
Köpeğin ısırmaması için boğazına bağlanan değnek: TOHLU
Köpeğin kuyruk sallayarak yaltaklanması: BASBASA
Köpek cinsi: KUVASZ
Köpek ekmeği: TOP
Köpek eniği: TULA
Köpek hırlaması: HERİR
Köpek nefesiyle pislenen kapları su ile yıkadıktan sonra, bunların içinde kâğıt, çaput yakarak etrafında çevirme: ALAZLAMA
Köpek ve kurt cinsinden hayvanların çiftleşme zamanı: KIZAN
Köpek ve kurtlar, nadiren kedilerde bulunan bir parazit: EKİNOKOK
Köpek yiyeceği: YAL-PAY-ABA
Köpek, buzağı gibi hayvanların boynuna takılan ip ya da kayış: HILTAR
Köpekgillerden, soluk kahverengi, karnı beyaz tüylü, kısa kulaklı, postundan kürk yapılan bir memeli türü: KARSAK
Köpeklerde yaş: MELES
Köpeklere takılan demir tasma: ÇANGAL
Köpeklere yapılan yuvarlak ekmek: DEPİT
Köpeklere yem vermek için kullanılan kap: KOZER
Köpekleri ürkütüp kaçırmak için kullanılan ünlem: HOŞT
Köpeklerin bapırsaklarında yaşayan asalak kurtçuk: EKİNOKOK

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:04
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Köpeklerin birbirleriyle barış içinde yaşamaları: HAMPA
Köpeklerin boynuna takılan küçük, küre şeklindeki çan: TONGURAK
Köpeklerin boynuna takılan sivri demirlerden yapılmış özel tasma: TOT
Köpeklerin boyuna takılan dikenli demir halka: HALTA-TOHTA-HIŞ-TOT-MERE-MERES
Köpeklerin çiftleşmesi: BADAŞMA
Köpeklerin sahiplerine veya tanıdıklarına karşı hırlaması: ÇEMKİRMEK
Köpeklerin yaşadığı bir acıdan dolayı çıkarmış olduğu ses, avaz: ÇENİLEMEK
Köpekte yaş: MERES
Kopmuş kaya parçası: OPUK
Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı: MAHMUZ
Köprü dubalarına verilen isim: PONTON
Köprü ve binalarda yük taşıyan kalın ağaç: KOSAT
Köprü: DEVREN
Köprücük kemiği: CLAVİCULA
Köprülerde ilk yerleştirilen ve köprüyü oluşturan bölüm: TABLİYE
Köpük kıvamında, tuzlu ya da tatlı yiyecek: MUS
Köpük: KEF
Köpüklenerek akma: ÇAMÇAK
Kopuntu: DİASPORA
Köpürmek: FEVERAN
Köpürücü: EFERVESAN
Kopya: EŞLEM
Kor ateş: LOHA
Kor ateşli külde pişirilen ekmek: POĞAÇ
Kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü: APANDİS
Kör baston: CIVADIRA
Kör düğüm: GORDİL
Kor halinde ateş: CEMRE-KÖZ
Kor halindeki küçük ateş parçası: ÇITLAK
Kor haline gelmiş odun: BALAV
Kör tırnak: BAKANAK
Kor yanan teneke şeklinde yuvarlak, içi kiremit kaplı pişirme ocağı: MALDIZ
Kör yılan: ANGONA-EĞMERUK
Körbağırsakta ve genellikle çıkan kalınbağırsakta görülen akut ya da kronik iltihab: TİFLİT
Körbarsağı ve apandisi çevreleyen karın zarı iltihabı: PERİTİFLİT
Kore mutfağına özgü, Çin lahanası ve turpla yapılan bir çeşit turşu: KIMÇİ
Kore savaş sanatı: HAPKİDO
Kore Savaşı sırasında, VIII. Amerikan ordusunun yok olmaktan Türk birliğinin direnişi sayesinde kurtulduğu savaş: KUNURİ
Kore’de, çayhanelerde ya da zengin evlerinde şiir okumak, şarkı söylemek ve dans etmek üzere yetiştirilmiş genç kız: KİSAENG
Kore’nin ilk hükümdarı: GİCA-KİCA
Kore’nin Japonca adı: ÇOSEN
Kore’ye özgü bir dövüş sporu: HAPKİDO
Kore’ye özgü, pirinçten elde edilen bir tür bira: SUK
Kore’ye özgü,çeşitli sebzeler ve sığır etiyle yapılan bir tür pilav: BİBİMBAT
Kore'de goya verilen isim: BADUK
Körelme: ATROFİ-DUMUR
Kore'nin başlıca ırmağı: NAKTONG
Kore'nin ilk bisiklet ve otomobil üreticisi: KİA
Kore'nin milli içkisi: SAKE
Korent düzeni sütun başlıklarında ve Bizans oymalarında kullanılan ve kenger bitkisinin yapraklarını andıran süs motifi: AKANT
Koreografide bir degagenin nasıl yapılacağını belirten terim: ECARTE
Kore'ye özgü bir dövüş sporu: HAPKİDO
Korfu Adası: KORKYRA
Korint stili sütun başlıklarını süsleyen kenger yaprağı motifi: AKANT
Korinthos kıstağında yaşayan ve Thesus tarafından öldürülen haydut: SİNİS
Korkma, ürkme: HEVL-TAHAŞİ
Korku ile bağırma: EFZA
Korku ile karışık şüphe: İŞÇİL
Korku veya soğuk sebebiyle şiddetli titreme: SAKIRTI
Korku ya da heyecan nedeniyle duyulan sıkıntı: EZİNTİ
Korkulu yerler veya işler: MEHALİK
Korkuluk, küpeşte: PARAPET-GEYREK
Korkunç güzel , erkek hemşire örneğinde olduğu gibi, birleşemeyecek ters kavramların bir araya getirilmesine verilen ad: OKSİMORON
Korkunç hayal: HEYULA
Korkunç: HAİL
Korkup kaçma: HEREBAN
Korkutma, çıkışma, gözdağı verme, azarlama: ZILGIT
Korkutucu: MEHİP
Korlanmış ateş: HAZVEL
Körler alfabesi: BRAİLLE
Körlerin okuyabilmesi için, harfleri kabartmalı olarak çizmeye yarayan iğneli klavye: RAFİGRAF
Körleşmeye kadar gidebilen, köpeklerde görülen kalıtsal bir hastalık: PRA
Körlüğe sebeb olan göz hastalığı: KARASU-GLOKOM
Körlük, göremezlik: AMA
Kormızımtrak gri renk: TURNAKIRI
Kornea iltihabı: KERATİT
Korneanın doğuştan gelen bozukluğu: MEGALOKORNEA
Korneanın matlaşması: LOKOM
Korneayı muayene etmeye yarayan alet: KERATOKOP
Koroner damar hastalığında uygulanan cerrahi tedavi: BAYPAS
Koroner damarları genişletici ilaç: İMOLAMİN
Körpe salatalık: ZİNİK
Körpe yaban domuzu: FESEK
Körpelik, tazelik: TARAVET
Korsika mermeri: MOLTİFAO
Korsika’nın en yüksek dağı: CİNTO
Korsika'ya özgü kan davası: VENDETTA
Körü körüne: ALELAMYA
Koru sönmediği halde alevi sönen ateş: HAMİD
Koru: GOLLUK
Koruk, üzüm: GORA
Körük: MİNFAH
Koruluk: BÜRÜME
Koruma alanı: SİT
Koruma altına alınmış arazi: KORUK
Korumak için diş üzerine geçirilen metal kaplama: KURON
Korunan, korunmuş, saklanmış: MASUN
Korunan, saklı tutulan: MAHFUZ
Koruncak: KAPSÜL
Korunmak için bir yere çekilme, sığınma: TAHASSUN
Korunmuş yer, sığınak: HIRZ-SİPER
Koruyucu: YASAVUL
Kosa çeşidi: PIRNAT
Koşamayan, hızlı gidemeyen at: YÜRÜĞEN
Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan binek hayvanlarının biniciyi sarsmayan koşma biçimi: RAHVAN
Köşe kuşatması: SHİMARİ
Köşe minderi: DAYANGI
Köşe taşlarına yapılan yaklaşma hamlesi: KAKARİ
Köşede açılış: JOSEKİ
Köşede korunaklı hamle: KOMOKU
Köşegen: DİYAGONAL
Kösele ayakkabı: İSKARPİN
Kösele ya da sentetik maddeden yapılan ve ayakkabı altını kalınlaştırmak amacıyla burun ile kamara arasına yerleştirilen parça: FİYAPA
Kösele: GUSALE-GÖN-MOSTRA-GÖN-BADOŞ
Köseleyi yumuşatmak için kullanılan içi su dolu kap: MASTALYE
Köşeli büyük çivi: ENSER
Köşeli kesilmiş tahta parçası: KOTETA
Köşesine çekilip etliye sütlüye karışmayan: KAÇINIK
Köşker ipi: GIRNAP
Köşklü adındaki yangın habercisinin kullandığı ucu demirli değnek: HARBE
Koşma niteliğinde ve içli bir ezgi ile okunan dörtlüklerden oluşmuş bir çeşit halk şiiri ve türküsü: KESİKKEREM
Koşma, bisiklet, yol yarışı ve yüzmeyi içeren yarışma dalı: TRİATLAON
Koşma, seğirtme: PUYE
Koşma, semai ve destanlarıyla yapmış XIX. yüzyıl halk ozanı: ERBABİ
Koşmaca: JOGGİNG
Kosta Rika’da liman şehri: PUNTARENAS
Kostarika’da bir yarımada: OSA
Köstebek'' de denilen çıban, kemik veremi, sıraca: ADIBATASI
Köstek, ayak bağı: PAYVEND
Köstek, zincir: BUKA-NİKL-PAYVANT
Koşu atlarına yedirilen arpa ve saman karışımı yem: MALANGA
Koşu hayvanlarına yardımcı olarak koşulan hayvan: ÇIVGAR
Koşucu devekuşu da denilen, kanatları küt olduğu için uçamayan, Avustralya’da yaşayan kuş: EMU
Koşuk biçiminde yazılmış ağlatı: HAİLE
Koşuk yazan kimse: NAZIM
Koşuklarda uyaktan sonra yinelenen aynı anlamdaki sözcük ya da ek: REDİF
Koşul eki: İSE
Koşulan atların tepmesini önlemek için kuskun kayışına eklenen kayış: KÖSTEK
Koşularda kullanılan yaylı bir at arabası: HİNTO
Koşularda, öne geçip geriden gelenlerin temposunu ona göre ayarladıkları atlete verilen ad: TAVŞAN
Koşullar: ŞERAİT
Koşullu: ŞARTLI
Koşum atlarına takılan boyunluk: HAMİT
Koşut çizgiler çizmek için kullanılan alet: MİHENGİR
Koşut, muvazi: PARALEL-ARASIL
Kot kumaşı: DENİM
Kötü at: DÜLDÜL
Kötü ayakkabı: DANİK
Kötü beslenmenin yol açtığı sayrılıkları, yiyeceklerin besin değerlerini inceleyen sağlık bilgisi dalı: DİYETETİK
Kötü bir durumla karşılaşma sanısı: İŞKİL
Kötü bir durumla karşılaşma, gücünü kaybetme: İKTİRAS
Kötü bir işteki yardımcılar: AVENE
Kötü cins at: GÖLÜK
Kötü cırtlak ses: CRİARD
Kötü dikiş nedeniyle kumaşta oluşan büzülme ya da kıvrım: POT
Kötü günlerde zor durumda kalmamak için mal ve silah hazırlığı yapma: UDDET
Kötü hava koşullarına dayanıklı ısı iletkenliği düşük, yanmayan hafif yapı gereci: ETERNİT
Kötü hava şartları: CEBEL
Kötü huy: ALACA-DIRS
Kötü huylu bir tümörün vücuda yayılması: KARSİNOZ
Kötü huylu: ABAYTI
Kötü iktidarların egemen olduğu toplum düzeni: KAKOKRASİ
Kötü iş yapma, kötülük etme: İRTİKAP
Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kimse, omuzdaş: HEMPA
Kötü işlerde birine yardım eden kimse: YARDAKÇI
Kötü kalpli: BEDHAH
Kötü kokulu ve acı olan yaprakları tıpta kullanılan kızıl kantarongillerden bir bitki: ACIYONCA
Kötü kokulu: KOKAK
Kötü niyet: SUİNİYET-KAST
Kötü odun kömürü: MARSIK
Kötü ruhlu ihtiyar: GORBAGOR
Kötü söyleme: İFHAŞ
Kötü ün kazanan, kötülüğü ile dillere düşen: BEDNAM
Kötü ve fesat kimse: ŞERİR
Kötü ve korkunç cin: İFRİT
Kötü yola sapmış olan kadın: ESNAF
Kötü, fena: KEM
Kötü, pis: CUDAM
Kötü, sevimsiz: MADARA
Kötü, ters, bozuk: KEC
Kötü,alçak,bayağı anlamında eski bir sözcük: REDİ
Kötücül bağ dokusu uru: SARKOM
Kötüleme, yergi: ZEM
Kötülük düşünen: GUNZURA
Kötülük isteyen, kötü yürekli: BEDHAH
Kötülükçü, fesat kimse: ŞERİR
Kötülülük, zarar: BEİS
Kötümser, karamsar: PESİMİST-BEDBİN
Kötürüm, inmeli, sakat: ÇALGIN
Kötürüm, sakat: KÜT
Kötüye kullanma, haksızlık: İTİSAF
Kovalamaca oyunu: PATA
Kovan: ÇINGA
Kovanda arının yemesi için bırakılmış bal: KAVARA
Kovanda kalan bal artıklarının kaynatılmasıyla elde edilen pekmez: BALBAŞI
Kovanda, ana arının büyüdüğü özel petek: ANAFOL
Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen,ön tarafı telden başlık: GÖZENE
Kovandan bal almaya yarayan çengelli alet: EGİÇ
Kovası el ile çekilen kuyu: ATAN

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:04
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kovma: DEF-TARD-İBAD
Kovucuk: ADESE
Kovulmuş: MERDUT
Kovuşturma: TAKİBAT
Köy bekçisi: DEŞTİMAN-KİZİR-DEŞTİVAN
Köy bekçisine verilmek üzere muhtarlığa ödenen eski bir vergi türü: BOTÇA
Köy bütçesine verilen para: SALMAN
Köy camaşırhanesi: DERDAMİ
Köy çeşmesi: PUNAR
Köy çobanı: SIĞIRTMAÇ
Köy ekmeği, kalın bazlama, pide: GIRCIN
Köy ekonomisi: KORİDOR
Köy evi veya köy görünüşü veren, kırsal: RÜSTİK
Köy evi: DAM
Köy evinin girişi: GARABAN
Köy evlerinde arka balkonun ortasına çıkma biçiminde yapılan süslemeli yüksekçe bir yer: KÖŞKİ
Köy evlerinde balkon: GAKLIK-GAKLUK-KÖSE
Köy evlerinde bulunan sergiliklerin en uç başı: ÖNKAŞ
Köy evlerinde giriş yeri: GEDEMEÇ-SİYAT
Köy evlerinde kapıların arkasına konulan kalın kuşak: ARKIT
Köy evlerinde karanlık oda: HÖCÜRE
Köy evlerinde mutfaktan bölme ile ayrılan genişçe yer: LAKAZ
Köy evlerinde salona verilen isim: EĞÜN
Köy evlerinde yükü taşıyan kalın ağaç: KOŞAT
Köy evlerinde, oda kapılarının üstünde eşya koymaya yarayan küçük oyuk: BALAMUR
Köy evlerinde, oda kapısının iç tarafındaki ayakkabı çıkarılan yer: GEDEMEÇ
Köy evlerindeki ağaç askı: GEVÜK
Köy evlerine bitişik,iki,üç dönümlük boş tarlaya halk arasında verilen ad: KÖKERE
Köy evlerinin çatısından çıkan kalas uzantısı: ÇANTI
Köy evlerinin damlarında iki direk arasında kalan boşluk: ABARA
Köy evlerinin ön taraflarındaki küçük sofa: BADAMA
Köy evlerinin tabanına konulan kalın, ağaç kiriş: MESON
Köy evlerinin tavan kısmındaki boşluk: ABARA
Köy İhtiyar Heyeti’nin başı: KOCABAŞI
Köy ihtiyar heyetinin kararıyla, köy işlerinin görülmesi için köylüden alınan para: SALMA
Köy işlerine bakmak için seçilmiş kimse: KOCABAŞI
Köy kadınlarının giydikleri fesin alın kısmına konan altın dizisi: ANNİK
Köy kadınlarının üzerlerine örttüğü siyah bez: FERECE
Köy kenarlarında etrafi çit ve taş duvarlarla çevrilmis küçük tarla: ÇEVLİK
Köy korucusu: KİYA
Köy köy gezerek canlı hayvan toplayan tüccar: ÇELİKCİ
Köy kuşu: DARILCAN
Köy manzarası: RÜSTİK
Köy meydanına bakmak için açılan pencere: ACUK
Köy meydanlarında bulunan tahıl öğütmek için kullanılan tas biçimindeki çukur taş: DİBEK
Köy meydanlığı: GANARİ
Köy muhtarı yardımcısı: KİZİR
Köy nikahı.AHT
Köy odalarında üstü kapalı hayat: YAZLIK
köy odalarının altında misafirlerin at ve eşeklerini koydukları ahır: ATLIK
Köy oyunlarını yöneten kimse: AYNAZ
Köy ya da mahalle ihtiyar heyetindeki kişi: AKSAKAL
Köy ya kır yaşamını konu alan şiir türüne verilen ad: PASTORAL
Köy yolu: ERME
Koy: BÜK
Köy: KARYE-RUSTA-KEFR
Koyak: VADİ
Koyan" anlamıyla sözcüğe ulanan sonek: NİH
Köyceğiz’in eski adı: KAUNOS
Köyde pişirilen yuvarlak buğday ekmeği: SOMUN
Köyde sığırların her gün bir aile tarafından sırayla topluca otlatılması: KESİK
Köyde su dağıtımı yapan su bekçisi: MARROCU
Köydeki işlerin elbirliğiyle bitirilmesi: İMECE
Köyden uzak orman içindeki tarla: GÖYNÜK
Köye yakın tarla: KESİK
Köygöçürenotu: MADIMAK
Koylarda,kıyılarda fırtınanın aksi yönünde beliren dalgalar: KALASTRA
Köyle ilgili, köylü : RUSTAİ
Köyler, çitlikler: RESATİK
Köylerde çamaşırhane: YUNAK
Köylerde çöp atmaya ayrılmış bölüm: KÜLLÜK
Köylerde ekilmemiş arazi: HOZAN
Köylerde hekimlik yapan kimseler: OTÇU
Köylerde oda kapısı yanında ayakkabı çıkartılan yer: GEDEMEÇ
Köylerde ortaklaşa süt biriktiren gruplara verilen ad: HAB
Köylerde otların arasında yetişen, çileğin küçüğüne verilen isim: HAMUKTA
Köylerde şarkı söyleyerek dolaşan çingeneler: ALAYALI
Köylerdeki serander denilen ev kısmının dallardan örtülmüş kısmı: ZAZEL
Köylere para toplamak için çıkan din adamı veya medrese softası: CERHOCASI
Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını iyi ettiğini ileri süren sahte hekim: KIRLANGIÇ
Köylerin çevresindeki otlak alanlar, mera: GERİŞ
Köylü kadınların giydiği kollu veya kolsuz uzun elbise: SARAFAN
Köylü: PAGAN-OĞUZ
Köylülerin içinde yağ, peynir, yoğurt sakladıkları mağara: OPAN
Koyu cama benzeyen, tıkız, camsı volkan kayası: OBSİDİYEN
Koyu kabak veya lahana yemeği: MANCA
Koyu karanlık: ZİFİR
Koyu kırmızı renkli at: DORAT-KONGAR
Koyu kırmızı renkli bir çeşit İtalyan yemeği.SÖBÜERİK
Koyu kırmızı renkli, az sulu bir üzüm çeşidi: DARENDE
Koyu kırmızı renkte yakut benzeri değerli bir taş: SEREND
Koyu kül rengi: KURŞUNİ
Koyu mavi değerli bir süs taşı: LAJVERDİ
Koyu mavi renk: İNDİGO
Koyu mavi renkli kordierit çeşidi: İYOLİT
Koyu olmayan yoğurt: ÇILBIK
Koyu pekmez: ADA-AKIDA-BULAMA-DELBEKİ
Koyu pembe renkli bir bahar çiçeği: PITIRCA
Koyu renkli buğday ve arpa maltının birlikte kullanıldığı, acılığı yüksek ve sert içimli bir bira tipi: ALTBİER
Koyu renkli, sert, bir çeşit yanardağ kütlesi: BAZALT
Koyu renkten açık renge ya da bir renkten başka bir renge geçiş işlemi: DEGRADE
Koyu sarı veya açık kestane rengi: KUMRAL
Koyu sarı: KIRBIS-KIRBIZ
Koyu süt: GOYURTMAÇ
Koyu un çorbası: HERLE
Koyu ve keçi gibi hayvan sürülerini kapatılarak beslendiği etrafı çevrili yer: SAYA
Koyu yeşil renkli, değişik biçimli yapraklan olan tırmanıcı bir bitki: SARMAŞIK
Koyu yeşil renkli, hidratlı doğal demir ve potasyum silikat: GLOKONİ
Koyu yoğurt: HALUM
Koyu, sakız gibi sıvı: GÖMEK
Koyu, sarı özel pekmez: ÇALMA
Koyu: GOYGUN
Koyulaşmış, hamur kıvamında madde: BAGAÇ
Koyulaştırılmış şerbet: ŞURUP
Koyuluk, tav: KIVAM
Koyun ağılı: KOM-RABIZ-AĞIL
Koyun bağırsağı: BUMBAR-BUMEHEN
Koyun barınağı: AĞIL
Koyun çobanı yardımcısı: ÇELTEK
Koyun çobanı: FAFAİ
Köyün dışında koyun ve keçilerin dinlenmesi için, düzenlenen yer: ARKAÇ
Koyun dışkısı: GURGUL
Koyun geceleme yeri: BAD
Köyün hayvanlarını otlatan sıyırtmaçı: HERGELECİ
Koyun idrarı: SANRA
Koyun ile kuzuyu birbirinden ayırma: SEÇEK
Koyun keçi ahırı: SAYVAN-PER
Koyun keçi gibi hayvanların arka bacaklarında çıkan kemik parçası: AŞŞIK
Koyun keçi gibi hayvanların dışkısından yapılan yakacak: KALDIRIM
Koyun keçi gibi hayvanlarn tırnak aralarında çıkan yara: BABAĞ
Koyun keçi gübresi: FIŞKI
Koyun kırkmakta kullanılan büyük makasın herbir yüzü: CELEM
Koyun kokusu: SANGRA
Koyun kursağından elde edilen maya: ŞILDAN
Koyun pisliği: GİLDİK-KAKAÇİ
Koyun pisliğinden yapılan yakacak: KERME
Koyun postundan yapılmış kürk: KEVEL
Koyun sağma yeri: PERE-BERE
Koyun sağmak için bağlanan ip: KOŞAN
Koyun sürüsü: FİR-FİZR-DAVAR
Koyun sürüsünün üçte biri: BORNAK
Koyun sütünden yapılan tatlı bir yiyecek: GOYULTMAÇ
Koyun sütünden yapılan, mahzenler de olgunlaştırılan, içi özel küflü peynir: ROKFOR
Koyun sütünden yapılan, tekerlek biçiminde, sarımtırak, yağlı bir peynir: KAŞAR
Koyun tezeği: KERMA
Koyun toynağındaki meydana gelen irinli hastalık: AKBAŞ
Koyun tüyü: YÜN
Koyun ve inek sütü karışımından yapılan Bulgaristan'a özgü yumuşak bir peynir türü: SİRENE
Koyun ve insanların akciğerinde olan bir hastalık: BABBA
Koyun ve keçi arka bacağından çıkarılan aşık kemiği ve bir cins oyun: AŞUK
Koyun ve keçi gibi hayvanların kulaklarını keserek yapılan işaret: EN
Koyun ve keçi gibi küçük baş hayvan: MAŞİYE
Koyun ve keçi sütünden yapılan salamuraya yatırılarak olgunlaştırılan yumuşak Yunan peyniri: FETA
Koyun ve keçi yavrularının beklediği yer: KUZLUK
Koyun ve keçi yünü kırkmada kullanan makas: KIRKLIK
Koyun ve keçilerin sağıldığı yer: KOŞAN
Koyun ve keçinin yavrusu: TOLUK
Koyun ve keçiye takılan çıngırakların içinde sallanan kısım: İŞLİK
Koyun ve keçiye verilen ortak ad: DAVAR-GANEM
Koyun ve sığır pisliği: MAYIS
Koyun veya keçi ayağı satan kimse: PAÇACI
Koyun veya keçi derisinden yapılan azık taşımaya yarayan araç: HAMANÇA
Koyun veya keçi postu: PÖSTEKİ
Koyun veya keçilerin iki yıl üst üste yavrulamayanı: KEZYARMA
Koyun veya keçiyi bağlamaya yarayan dikine çakılmış çatal ağaç: ALMAZLIK
Koyun veya kuzu kaburgası içine pirinç doldurularak yapılan bir yemek: SURA
Koyun ya da keçi sütünden yapılan, orta sertlikte, yağlı bir Portekiz peyniri: RABACAL
Koyun ya da keçi yavruladığı zaman çobana verilen bahşiş: GENIŞKE
Koyun ya da kuzu kaburgası içine pirinç doldurularak yapılan bir yemek: SURA
Köyün ya da mahallenin genellikle merkezine yakın, boş ve düz arazi: GIRAN
Köyün ya da mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse: AKSAKAL
Koyun yada keçi yavruladığı zaman çobana verilen bahşiş: GENİŞKE
Koyun yapağısından elde edilen saf yağ: LANOLİN
Koyun yatağı, ağıl: GELEMBE-AREK
Koyun yavrusu: GICIK
Koyun yunu ipliğinden eltazgahında dokunarak elde edilen kumaştan dikilen ceket: ÇOKA
Koyun yününden yapılan elbise veya dal kuşağı: KARS
Koyun yününden yapılan kilim: GECİM
Koyun yününü kırkmaya yarayan büyük makas: KIRKLIK
Koyun yününün iğde eğrilerek yuvarlak hale getirilmiş şekli: SIRÇAN
Koyun yüzülürken derisinin iç kısmında kalan yağ çizgisi: İSPİRE
Koyun zili: ÇARBADAN
Koyun, keçi barınağı: HAYAT
Koyun, keçi gibi birtakım hayvanların kuyrukları altındaki kıllara takılıp kuruyan pislik: ÇAKILDAK
Koyun, keçi gibi hayvanların boynuna takılan küçük çan: CERES-KELEK
Koyun, keçi sürüsü: SELLE
Koyun, keçi türünden küçük baş hayvan: RES
Koyun, keçi veya deve pisliği: KIĞ
Koyun, keçi ya da inek sütünden yapılan bir İtalyan peyniri: RAMANO
Koyun, keçinin süt sağılması için toplandığı üstü açık, etrafı çevrili alan: ÇALMAR
Koyun, kuzu ve keçilerin tanınması için vücutlarının belli bir yerine yün kırpılarak vurulan işaret: ALIK
Koyun,keçi gibi hayvanların boyunlarına takılan küçük çan: CERES
Koyun,keçi gibi hayvanların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik: ÇAKILDAK
Koyun,keçi ya da deve pisliği: KIĞI-KIĞ
Koyun,keçi ya da inek sütünden yapılan bir İtalyan peyniri: ROMANO
Koyun,kuzu ve keçilerin tanınması için vücutlarının belli bir yerine yün kırpılarak vurulan işaret: ALIK
Koyun: MİŞ-ŞAT-ABBİL-KUL-TAVAR
Koyungözü: PAPATYA
Koyunlara takılan çan: TAKA

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:04
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Koyunlara takılan çıngırak: YEDEK
Koyunlarda ağızdan köpük saçmayla beliren öldürücü hastalık: KILAV
Koyunlarda çiçek hastalığı: ÇALIK
Koyunlarda görülen beyin hasarına dayalı bir hastalık: BURUT
Koyunlarda görülen bir tür hastalık: KARAMUK-KILAV
Koyunlarda görülen kene: DIĞIRBİ-TIĞIRBİ
Koyunlarda meydana gelen uyuzluk: EMİHE
Koyunlarda ve danalarda görülen tehlikeli bir hastalık: DELİBAŞ
Koyunlardan deri yoluyla insanlara bulaşan ve bulaştığı yerde kan çıbanı meydana getiren tehlikeli hastalık: KARAKABARCIK
Koyunları birbirine bağlayan ip: GOŞAN
Koyunları yıkamak için kullanılan yer: YÜNEK
Koyunların barındığı vadi kenarlarında yapılmış yer: YATAK
Koyunların boğazına takılan çıngırak, torba veya çanta: HOPEÇİ
Koyunların boynuna asılan çan: HUMİ-ÇENE-YEDEK
Koyunların boynuna takılan yassı küçük çan: TIKIRDAK
Koyunların çenelerinin altının şişmesi ile oluşan bir hastalık: GEBELEK
Koyunların derilerinde görülen yaralar: DEMROY
Koyunların dinlenmek için bırakıldıkları rüzgara açık yerYATAK
Koyunların gece yattıkları üstü açık, kuytu yer: ARHAÇ-ARKAÇ
Koyunların kaçmaması için çobanın ayağını koyunun ayağına bağlamak: BAĞARCAK
Koyunların kime ait olduğunun kolay tanınabilmesi için sırtına sürülen boya: AŞU-AŞI
Koyunların kulağına vurulan damga: EN
Koyunların küme küme durması: PERNEK
Koyunların kuyruğundaki kalan pislik: ÇAKILDAK-ŞAKILDAK
Koyunların kuyruk ucu: PÖÇÜK
Koyunların kuzulama dönemine yakın sürü sahiplerini dolaşarak yiyecek ve bahşiş toplayan çoban: SAYA
Koyunların sağıldığı yer: PER-BERE
Koyunların sıcakta birbirlerinin gölgesine girerek sıcaktan korunmaları ve hareket edemez hale gelmeleri: KÖRNEK
Koyunların sırtına sürülen kırmızı boya: YOŞA
Koyunların toplandığı yer: SALAK
Koyunların yağ bezlerinden elde edilen bir madde: LANOLİN
Koyunların yayıldığı otlak bölgesi: OYRAK
Koyunların yıkandığı dere, su yatağı: YUNAK
Koyunların yününde toplanan koyun dışkılarının kurumasından oluşan topak: ÇAŞAK
Koyunların yününü kesmeye yarayan büyük makas: GIKLIK
Koyunun derisinden yünle birlikte çıkan, yünün üzerinde biriken ve lanolin yapımında kullanılan madde: YAĞILTI
Koyunun kuzuladığı yer: DÖLEK
Koyunun kuzusu tarafından emilmesi: EMİŞME
Koyunun tırnağı arasında meydana gelen çıban: AKSAK
Koyunun üstündeki tüy: YÜRE
Koyunun yavrusunu emzirmemesi: naban
Koyunyününden dokunmuş, yaylaya göç ederken hayvan yüklerinin üzerine atılan bir kilim türü: CECİM
Köz karıştırıcı: KÖSKÜ
Köz ocağı: MANGAL
Köz üzerinde bütün olarak kızartılmış tavuk: GERMEÇ
Köz üzerinde pişirilen yiyecek, özellikte ateşle pişirilen et, külbastı: KÖZLEME
Koz: CEVİZ
Koza: KORUNCAK-KUKULYA
Kozadaki kurtçuk: KRİZALİT
Kozalak: KABILDAK-GIJO-KOZAK-MOÇÇAK-TORÇUK
Kozalaklardan çizilerek alınan kokulu reçine: TEREBANTİN-TEREBENTİN
Kozalaklı bitkilerin yetiştirilmesinde özelleşmiş olan ağaç parkı: PİNETUM
Közde pişirilen sebze: SÖĞÜRME
Közde pişmiş et: ÇAMAN
Közlenmiş patlıcan ile yapılan bir meze: MÜTEBBEL
Közlenmiş patlıcan, sarmısaklı yoğurt ve kıymayla yapılan bir yemek: ALİNAZİK
Közlenmiş patlıcan, tahin ve limonla yapılan bir meze: BABAGANNUŞ-BAGANNOŞ
Közlenmiş patlıcan,soğan,sarımsak,zeytinyağı,kaşar peyniri,maydanoz ve yumurta ile yapılan bir Fas yemeği: TAGİNE
Kozmetikte emici olarak kullanılan kile benzer bir materyal: BENTONİTE
Kozmetikte, hekimlikte kullanılan saydam, pelte kıvamında karışım: JEL
Kozmik mertebelerin bir şema halinde temsili: MANDALA
Kozmos ve güneş görünümlü Veda tanrıları: ADİTYA
Kral karısı: MELİKE
Kral sarayı: BAZİLİKA
Kral sofralarında kullanılan ve yemeklerin zehirli olup olmadıklarını anlamaya yarayan kap: NEF
Kral vekili: NAİP
Kraliçe: BANU
Kralları korumakla görevli seçme Pers birliklerine verilen ad: IMMORTAL
Krallık taraftarı: ROYALİST
Kramp: KASINÇ-DİKİLGEN
Kreasyon: YARATI
Kredi kalitesinin veya borçlanma araçları üzerindeki risk derecesinin belirlenmesi operasyonu: RATİNG
Kredi kartıyla yapılan alışverişlerde, kullanıcıya verilen fiş: SLİP
Kredi mektubu: AKREDİTE
Krem renginde, silindir şeklinde ve küflendirilmiş bir İngiliz peyniri: STILTON
Kreması labne adlı peynirle yapılan, üzerine bol kakao dökülen bir pasta: TİRAMİSU
Krep: PELİT-CIZLAK
Krezol: LİZOL
Kristal yapılı minerallerden meydana gelen taneli görünüşlü magmatik derinlik kültesi: GRANİT
Kristal: SIRÇA
Kristallerde oluşan titreşimlere verilen ad: FONON
Kristallerin şeklini ve yapılışını inceleyen bilim dalı: KRİSTALOGRAFİ
Kristalleşmiş arı karbondan elde edilen taş: ELMAS
Kristalleşmiş kalsiyum karbonat: ARAGONİT
Kristalli ya kum taşlı kayaçların çıplak bir yüzeyinde açılan yuvarlak oyuk: TAFANE
Kristof Kolomb'un Haiti adasına verdiği ad: HİSPANİOLA
Kritik sıcaklığın üstünde, pagmatit ya da aplit özelliğinde mağmasal kayacın oluşumunda etkili olan gaz ve buharlardan bileşik özsu: İKOR
Kriz anlamında, Burdur dolaylarında kullanılan sözcük: PUNTU
Krizlerden önce görülen marazi bozuklukların tümü: MOLİMEN
Kromatik görüntü bozulmasına karşı gerekli düzeltme yapılmış objektif: AKROMATİK
Kromozomların üzerlerinde genlerin bulunduğu özel yerler: LOKUS
Küba havanada 1945 senesinde kurulan ve yalnızca havayolu firmalarının üye olarak kabul edildiği uluslararası ticari bir kuruluşun kısa adı: İATA
Küba kökenli bir dans: SON
Küba’da doğan ve komşu adalarla ABD’de özellikle siyahlar arasında yaygın olan, Hıristiyanlıkla Afrika inançlarının karışımı bir din: SANTERİA
Küba’da şeker kamışı hasadı: ZAFRA
Küba’ya özgü dinsel bir hareket: SANTERİA
Küba'ya özgü, romla yapılan ünlü bir kokteyl: MOJİTO
Kubbe: KÜMBET
Kubbeli mezar, kümbet: GÜRABE-THOLOS
Kubbenin tepesi: KÜNGÜRE
kubbesi bir kolon dizisine oturtulmuş dinsel tapınak: MONOPTER
Kübik sistemde billûrlaşan, tabii demir ve nikel sülfür: BRAVOYİT
Kübik sistemde kristalleşen,klorlu doğal alüminosilikat: SODALİT
Kübik sistemde yer alan, değişken bileşimde doğal silikat: GRENA
Kübizm akımının bir devamı olan renk ve renk uyumlarına değer veren bir sanat anlayışı: ORFİZM
Kucağında İsa ile ayakta duran Meryem figürü: HODEGETRİA
Kucağında İsa ile oturan Meryem figürü: PANACHRANTOS
Kucak çağındaki iri ve tombul çocuk: APALAK
Kucak çocuklarını, bebekleri eğlendirmek için çıkarılan ses: CE
Kucak: AGUŞ
Kucaklaşma: MUANAKA
Kucaklaşmak, sarılmak: KOÇMAK
Kucaktaki tombul çocuk: APALAK
Küçük ada: CAYO
Küçük adam: MERDÜMEK
Küçük ağaç direk: SÜVEN
Küçük ağaç grubu: KAFUL
Küçük ağaç küskü: MANELA
Küçük ağaç kütüğü: KOTATA
Küçük ağaç parçası: ÇÖLÜK
Küçük ağıl: KÜM
Küçük akarsu yatağı: ŞİB
Küçük akarsu: CAFER-AKARCA
Küçük alanlardan çok ürün alman yöntemleri: ENTANSİF
Küçük arklarda su akış yönünün toprak ve taşla önü kesilerek değiştirilmesi: GEVER
Küçük armut: CÖRTÜK
Küçük ateş: APSOMAT
Küçük ayakkabı çivisine Anadolu'nun çeşitli yörelerinde verilen isim: PERİ
Küçük ayı yıldızı: FERKADANİ
Küçük bahçe kapısı: GAPISA-GAPSALIK
Küçük bakır ibrik: MİHAMME
Küçük bakır kova: ÇİNGİL
Küçük bakır tencere: ÇALBARA
Küçük bakır: ÇANGA
Küçük bakraç: CİNGİL
Küçük bal teknesi: LAZA
Küçük balkon: ARTUMA
Küçük balyoz: MATRİKA
Küçük baş hayvan tersi: GIĞ
Küçük baş hayvanların tırnağı: SİNNAĞ
Küçük başlı, orta boy demir çivi: KARFİÇE
Küçük bazlama: TORAMAN-BEZİME-KÜLÜK
Küçük bez torba: DARCUK
Küçük bez torba: DARCUK
Küçük bıçak: ENGE
Küçük bileğitaşı: KÖSTERE-KÖSÜRE
Küçük bilmece: BÜRDEK
Küçük bir alan üzerine odaklanmış yoğun ışık kaynağı: LAZER
Küçük bir çayır otu: FLEOL
Küçük bir cins incir: AŞİNCİRİ
Küçük bir gezegen: İKAR
Küçük bir kavuna benzeyen, sarı ya da yeşil kabuğu olan, hoş kokulu bir meyve: KIRLANGIÇ
Küçük bir kelebek türü: FELFELEK
Küçük bir mancınık çeşidi: ARÜSEK
Küçük bir maymun türü: LORİ
Küçük bir odacık şeklinde dışa taşan pencere, cumba: BAKINCAK
Küçük bir orak şeklinde kesici alet: ÇAKALAP-GÜREBİ
Küçük bir sinek: MUCUK
Küçük bir tür kuş kapanı: ÇARAPALİ
Küçük bitkilere verilen ad: OT
Küçük böcek: CİS
Küçük böcekleri öldürmek için püskürtülen ilaç: FLİT
Küçük böcekleri organları vasıtasıyla hapsedip sindiren bitkiler: KARNİVOR
Küçük bohça: ÇKI-ÇIKIN
Küçük boşluk, delik: LAKÜN
Küçük boy İngiliz av köpeği: COCKER
Küçük boylu bir at türü: MİDİLLİ
Küçük boylu İngiliz tazısı: VİPİT
Küçük boylu İsviçre sığır ırkı: HERENS
Küçük boylu köpek: MASKE
Küçük boylu, uzun ve ipeksi tüylü, sarkık kulaklı bir köpek cinsi: KOKER-BAFA
Küçük burunlu: MUŞUK
Küçük çadır: FAZE-ÇEVDİR
Küçük çalı kuşu: CIRTLIK
Küçük çalı parçası: TOKUÇ
Küçük çalı topluluğu: MOL
Küçük çalı, yaprak karışımı kırıntı: HAŞVENTİ
Küçük çam fidesi: PUŞİ
Küçük çan: ÇINGIRAK-ZİL
Küçük çapa: ÇEKEL-KEHNİ-ÇÖTE-KİÇİ
Küçük cariye: KENİZEK
Küçük çay bardağı: ISTİKAM
Küçük çayır yığını: GUMBUL
Küçük cep bıçağı: ÇAKI
Küçük çiçekli ve güzel kokulu bir çeşit papatya: BABINEÇ-BABİNİÇ
Küçük çıkrık: KECEVE
Küçük çıra kütüğü: KONÇİK
Küçük çivi: EĞSERİ-PÖRÜ-PİRİ
Küçük çocuğun yürümeye başlaması: ADAKLAMAK
Küçük çocuk bebek yiyeceği, çocuk maması: DADA
Küçük çocuk salıncağı: ILINCAK
Küçük çocuklar için, yürümeye başlamak: ADAKLAMAK
Küçük çocuklara genellikle Perşembe günü dağıtılan şeker, üzüm, badem içi gibi çerez: ADAK
Küçük çocuklara verilen tatlı yiyecekler, tatlı: DADAK
Küçük çocuklarda görülen ağır ishallerden sorumlu bir grup virüs: ROTAVİRÜS
Küçük çocuklarda kaba öksürük, ses kısıklığı ve solunum güçsüzlüğüyle beliren akut rahatsızlık: KRUP-KRAP
Küçük çocukların sidiğini ileriye doğru fışkırtarak işemesi: ADDIRAÇ
Küçük çömleğe ya da güveç kabı: GÜDÜ
Küçük çömlek: ŞAPŞAK

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:05
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Küçük çubuklarla oynanan bir oyun: MİKADO
Küçük çuval: TELİS
Küçük dağ armudu: ÇÖRDÜK
Küçük dalgaların üzerinde oluşan beyaz köpükler: KUZULAR
Küçük danalardan elde edilen kaygan ve ince deri: TOSUN
Küçük dar yarık ve sokak: HANIK
Küçük değnek: MET
Küçük delik: ÇİÇİNA-LÜLÜK
Küçük demiryolu arabası: DREZİN
Küçük demiryolu treni: DEKOVİL
Küçük demiryolu: DEKOVİL
Küçük deniz: BUHAYRA-ZUĞANA
Küçük denk, top: FERDE
Küçük dere: İLİPİN-OBUZ-ÖZ
Küçük deve: HABERKAS
Küçük dil: UVULA
Küçük divan: DİVANÇE
Küçük doğranmış kabak, fasulye gibi sebzelerle yapılan bir yemek: ÇİNTME
Küçük doğranmış patates, patlıcan, biber, domates gibi sebzelerle yapılan bir kızartma yemeği: ŞAKŞUKA
Küçük dolu tanesi: DÜĞÜRCÜK
Küçük düet: DÜETTO
Küçük düz taş: MOTTİK
Küçük düzlük: ALANCIK
Küçük ekmek somunu: GÜDL
Küçük ekmek: CIRIFTA
Küçük el baltası: TAHRA
Küçük el değirmeni: ŞOROMİL
Küçük el havlusu: PEŞKİR
Küçük el kantarı: KİRVANKA
Küçük el sepeti: BADİLA
Küçük erik: SAROL
Küçük erkek kardeş: İNİ-İNİSİ
Küçük eşya: KUŞTİRİK
Küçük ev köpeği : ÇANİ
Küçük ev: KARIK
Küçük fakat tarihi bir Yunan adası: SÖMBEKİ
Küçük fare yavrusu: SİVSİV
Küçük fare: KESEĞEN-ZİVZİK
Küçük fıçı: VARİL
Küçük gaz lambası: ÇIRAKMAN-KURUŞTA
Küçük geniş çapa: MEĞEL
Küçük gezegen: ASTEROİT
Küçük göl: GADİR-GADER
Küçük gümüşpara: AKÇE
Küçük günahlar: SAGAİR
Küçük güveç kabı: GUDUL
Küçük halı: KALİÇE
Küçük hamur parçası: DIMBIL
Küçük han: LOSTARYA
Küçük harf veya küçük harflerle yazılmış yazı: MANİSKÜL
Küçük harf: MİNÜSKÜL-MAJÜSKÜL
Küçük hayvan yuvası: DELİK
Küçük hediye: BERGÜZAR
Küçük heybe: ÇENTİ
Küçük heykel yapılabilen bir çeşit beyaz toz: ALA
Küçük heykel: İDOL
Küçük Hindistan cevizi: MUSKAT-HAL
Küçük hıyar turşusu: KORNİŞON
Küçük incirci kuşu: FİSFİS
Küçük İngiliz anahtarı: KURBAĞACIK
Küçük ırmak: GADİR-GADER-CAFER
Küçük ispirto ocağı: KAMİNETO
Küçük kabak: MASRA
Küçük kabarcık: PÜTÜR
Küçük kabukluların birleşerek kumluk mahallerde meydana getirdikleri bir tür mercan topluluğu: KEKEMOZ
Küçük kadın: ZENEK
Küçük kaftan zıbını: GILALE
Küçük kale: HİSAR
Küçük kamyon: PİKAP
Küçük kanal: HARK
Küçük kanape: KOZÖZ
Küçük kap: KAPÇIK-HUMÇE
Küçük kapan: KAPANCA
Küçük kapı: TEMEK
Küçük kar kızağı: SİGA
Küçük kara saban: CILGA
Küçük kardeş: GICIM-İNİ-İNE
Küçük kare şeklinde kesilmiş yufkanın yağda kızartılması: MAFİŞ
Küçük kareler biçiminde kesilmiş hamur katları arasına kıyma konularak yapılan İtalyan yemeği: RAVİYOLİ
Küçük kareli kumaş: PÖTİKARE
Küçük kasaba: KABAK
Küçük kavun: ŞEMEN
Küçük kazan: ÇUGAL-HARANİ-BEROŞ-GARDALA
Küçük kazma: ÇÖKÜR-ÇÖLTE-BODAN-KÜLBE-OYİĞ-ÇEPİN
Küçük kene: RA
Küçük kentlerde bayram ya da panayır günlerinde yapılan eğlenceli toplantı: KERMES
Küçük kepçe: DELİGIZ
Küçük kertik: ÇENTİK
Küçük kervan: BARHANA
Küçük kese: ŞASE
Küçük kil küp: DERGÜLE
Küçük kilise: ŞAPEL
Küçük kırmızı acı biber: ÇUÇKA
Küçük kirpik kılı: MÜJEK
Küçük kitap: RİSALE
Küçük kıvrım: BÜZGÜ
Küçük kızak: SIKA
Küçük kokulu kavun: ZIRLAÇ
Küçük kömür küreği: ERSÜN
Küçük köpek yavrusu: HOPAL
Küçük kor parçası: KÖZ
Küçük körük: HAMLAÇ
Küçük kova: BAKRAÇ-KALEMLİ
Küçük köy: TOL
Küçük küçük doğranmış et parçası: TİKE
Küçük küçük parçalara ayırmak: DİTMEK
Küçük küfe: KUYİÇA-KUVİTSA
Küçük kulaklı keçi: CUGUŞ-ÇUPRA
Küçük kulübe, ev: KELİK-TAM-KELİF-KOROP
Küçük kürek: SAASI
Küçük kuş: SURTİKA-BÜLÜÇ
Küçük kuvars billurlarıyla mikadan oluşmuş, yaprak biçiminde başkalaşmış kaya: MİKAŞİST
Küçük kuyruklu bir koyun cinsi: PIRLAK
Küçük lamba: FİRFİR
Küçük lirik şiir türü: BALAD
Küçük lüle durumunda, kıvrımlı saç: BUKLE
Küçük mağara: İN
Küçük makara: MANDAR
Küçük mala: SPATULA
Küçük manda yavrusu: BALAK
Küçük maşa veya cımbız: ÇİFT-PENS
Küçük maymun: PİÇİN
Küçük mendil: OYA
Küçük mızrak: NİZEK
Küçük mülkiyetin geliştirilmesini konu alan toplumsal öğreti: MORSELİZM
Küçük musluk: FİLKE
Küçük nacak: ÇEKKEL
Küçük nesne: ZERRE
Küçük niceliklerde statik elektrik elde etmeye, çoğullamaya yarayan aygıt: ELEKTROFOR
Küçük nişler, üçgensel ögelerle meydana getirilen üç boyutlu İslam süsleme tekniği: MUKARNAS
Küçük nohutun ikiye bölünmüş hali: YARMACA
Küçük oda: KABİNE
Küçük odun baltası: NACAK
Küçük ok: TİREK
Küçük öküz arabası: GICIT
Küçük önerme: MİNÖR-SUGRA
Küçük orak: KALIÇ-ROSA-MİŞVEL
Küçük orman: KORU
Küçük örs: SAVA
Küçük ot yığını: TAPUL-PULYL-ÇARPAN
Küçük otel: MOTEL
Küçük otları kesmek için kullanılan alet: BIÇKI
Küçük otobüs: MİDİBÜS
Küçük oturak: SÖKÜTMEN
Küçük oyma kapı veya pencere: DERİÇE
Küçük oyuk: ÇENTİK
Küçük parçalardan oluşan nakışlı ve ince bir kilim türü: CİCİM
Küçük parmağın iç yüzünde bulunan toplardamar: SALVATELLA
Küçük parmak, serçe parmağı: ERNEK
Küçük pencere: PİNEK-PARSİ-TAKA-DELİK-PARSİ-PECE
Küçük peynir kurdu: MAMALİ
Küçük pide: GİLİK
Küçük pınar: ÇIRÇIR
Küçük puro: SİGARİLLO
Küçük Rum çocuğu: KOPİL
Küçük rütbeli yönetici: BAGA
Küçük sabun parçası: KİRTİK
Küçük sahan: NELBEKİ
Küçük salatalık: MİÇAR
Küçük salkım biçiminde,toplu beyaz çiçekli otsu bitki: ARENAİRA
Küçük salkımlı bir üzüm çeşidi: NEFERİYE
Küçük samanlık: GUBURLUK-MEREK
Küçük sandık: SANDUKÇE
Küçük saplı et doğrama baltası: YAZGI
Küçük şarap kabı: SEBUÇE
Küçük saray: KASR
Küçük sebze bahçesi: KAVSARA-ÇİT
Küçük şelale: ŞARLAVİK
Küçük simit: MEMECİM
Küçük sınav: YOKLAMA
Küçük sinek: MUCUK
Küçük sitil: KOLOPİ
Küçük siyah renkli göçmen kuş: ZEVZİR
Küçük soba: PEŞGİ-PEŞKO
Küçük soğan tohumu: GÜVER
Küçük soğan: ISGA
Küçük solucan: ZİZİL
Küçük su değirmeni: BUÇULA
Küçük su kabı: CINGIL-IRBIK
Küçük su kanalı: ARK
Küçük su kaynağı: İŞME
Küçük su yolu: ARGACİ
Küçük sürahi: GANE
Küçük sütun: SÜTUNÇE
Küçük tahta fıçı: YATIK
Küçük tahta kepçe: ÇÖMÇE
Küçük tahta köprü: GEÇEK
Küçük tahta oturak: KÜTMEK
Küçük takke, papaz takkesi: BARET
Küçük tanecikler halinde yağan kar: BULGURCUK
Küçük tanelei bir bakla türü: FUL
Küçük taneli bir çesit üzüm: KİRKİT
Küçük taneli bir fındık türü: PİKOLA
Küçük taneli bir muşmula cinsi: EZGİL
Küçük taneli bir tür çekirdeksiz siyah üzüm: KİŞMİŞ
Küçük taneli dolu: GIRCI
Küçük taneli fasülye: CİLBAN
Küçük taneli siyah üzüm: ÇAKIRCIMBIT
Küçük taneli ve lezzetli bir kurufasulye cinsi: HORTİK

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:05
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Küçük taneli yabani üzüm: CİVEK
Küçük taneli yabanil üzüm: MARDAVUL-MARDAVIL
Küçük taneli, eksice bir çesit üzüm: ALAGÖZ
Küçük taneli, kokulu ve pekmez yapmaya uygun bir üzüm cinsi: KARABURCU
küçük taneli, siyah yabani üzüm: CİVEK
Küçük tansiyon: DİYASTOLİK
Küçük tapınak: NAİSKOS
Küçük taş parçası: CEMRE
Küçük taş: HALİK
Küçük tay: KÜRÜ
Küçük tekke: ZAVİYE
Küçük tencere: HEVLANE
Küçük testere: BİÇKİ
Küçük toprak çanak: KADAH
Küçük toprak testi: BODUŞ
Küçük toprak yığını: TÖM
Küçük torba: TOPRİK
Küçük tüfek: FÖLT-GADDARE
Küçük tümsek: GUMBİK
Küçük tüp: KOMİNATA
Küçük turşu küpü: DERGÜLE
Küçük tuzlu bisküvi: KRAKER
Küçük üzüm sepeti: TEZGİRE
Küçük uzunlukları, çapları ve kalınlıkları doğru olarak ölçmeye yarayan bir ölçü aygıtı: KOMPAS
Küçük vadi: BIÇIK
Küçük vagon: VAGONET
Küçük ve bakımlı orman: KORU
Küçük ve çok tüylü bir süs köpeği ırkı: FİNO
Küçük ve hızlı salınım: TİTREŞİM
Küçük ve hoş kokulu bir kavun türü: ŞEPETEN
Küçük ve kırmızı bir tür acı biber: ÇUÇKA
Küçük ve özel bölme: KABİN
Küçük ve renkli kumaş parçalarının çiçek ve benzeri motifler halinde kesilip çuha gibi kalınca kumaşlara aplike edilmesi ile yapılan elişi: BENALUKA
Küçük ve şairane resim: İDİL
Küçük ve tatlı bir tür karpuz: CİMCİME
Küçük yabani armut: ÇÖRDÜK-PANÇA
Küçük yapılı bir geyik cinsi: MÜNÇAK
Küçük yapılı bir kanguru cinsi: VALABİ
Küçük yaprak: VÜREYKA.
Küçük yassı taş: APBAN-LEP
Küçük yaşta alınıp boğaz tokluğuna ev işlerinde çalıştırılan kız: BESLENGİ
Küçük yaştaki hırsız: SIÇAN
Küçük yastık: NÜMRUKA
Küçük yayık: ATIK
Küçük yemek kazanı: SİTİL
Küçük yokuş: BAYIR
Küçük yufka ekmeği: ŞEPİT
Küçük yumru: TÜMBEK-DÜĞLEK
Küçük yumurta sepeti: GIDIK-GIDIH-TEPÜÇ
Küçük yün torba: HONÇA
Küçük yuvarlak Japon şalgamı: KABU
Küçük zil: CURA
Küçük, dar yer veya hücre: MASARA
Küçük, derin yağ tavası: MALAH
Küçük, dolu yağışı: BULGURCUK
Küçük, iki tepe arası çukur: BIÇIK
Küçük, kara bir çesit üzüm: LİNLİNGARA
Küçük, keskin, üçgen biçimli kesici alet: LANSET
Küçük, kısa mızrak: HİŞT
Küçük, küçük doğranmış et parçası: TİKE
Küçük, olmamış meyve: CİVİLDEK
Küçük, tadı hoş ve ağacının yaprakları sert ve koyu yeşil renkte olan bir çeşit incir: KARAYAPRAK
Küçükbaş hayvan pisliği: BAKILDAK
Küçükbaş hayvan zili: TIKIRDAK-KEREK-TAKA
Küçükbaş hayvanlar için kullanılan,karışık cins,safkan olmayan anlamında bir sözcük: ÇANDIR
Küçükbaş hayvanlarda görülen bir çeşit hastalık: BOCCA
Küçükbaş hayvanlardan alınan vergi: ANAM
Küçükbaş hayvanların boynuna takılan küçük çan: TAKRAK
Küçükbaş hayvanların tezeği: KERME
Küçükbaş hayvanların yuvarlak dışkısı: DIĞIL
Küçükçekmece Gölü kenarında bulunan mağara: YARIMBURGAZ
Küçümseme: İSTİHFAF
Küçümseyici, aşağılayıcı, kötüleyici, yermeli: PEJORATİF
Kudret Helvası elde edilen ve deve dikeni de denilen bitki: YANDIK
Kudret helvası: ÇİS-MANNA-TARANCİBİN-MANNA
Kudret sahibi: CEBBAR
Kudret, güç: YED
Kudretnarı: MOMORDİCA
Kudurmuş çakal: BARDİ
Kudurmuş: AKUR
Kudurmuşcasına, saldırırcasına anlamında bir söz: AKURANE
Kudüs’te, İslam’ın bazı kutsal emanetlerinin saklandığı mescit ve ziyaret yeri: KUBBETÜSSAHRA
Kuduz hastalığı: KELAR
Kuduz hastalığının etkeni olan virüs: RABİES
Kuduz: AKUR-AKÜR-RABİES
Küf bağlamış, kirli: BARLI
Küf ve çürük gibi kokan: SASI
Küfeki taşı: KEZAN
Küflenmek: ANALANMAK
Küflüce'' de denilen bir bitki hastalığı: MANTAR
Küfür etme: SİBAB
Küfürbaz: TAAN
Kuğuya benzer bir efsane kuşu: KAKNUS
Kükreme: NEHM
Kükremiş, kızgın, coşmuş: JIYAN
Kükürte benzeyen elementlerin genel adı: SÜLFÜRİT
Kükürtle benzerlikler gösteren ametal: SELENYUM
Kükürtle demir bileşimlerinden biri: ZAÇ
Kükürtlü buharların çıktığı ve kükürtün çökeldiği arazi: SOLFATAR
Kükürtlü kurşun çeşidi: SATÜRNİT
Kül çöreği: KETE
Kül değneği: KOSAVI
Kül içinde pişirilen ekmek: FED
Kül içine gömülü ateş: ANTIK
Kül rengi: BOZ-ABGEZ
Kül renginde olan anlamında kullanılan eski bir sözcük: ATHAL
Kul: ABD
Kül: REMAD-KHON
Kula at: SEMEND
Kula ilçesi yöresinde görülen, çok genç volkan konilerine verilen ad: DEVLİT
Kula renkte at, alacalı hayvan: ABEŞ
Kuladan açık sarı at: CERDE
Kulağa asılan uzun küpe: ASIRGA
Kulağa hoş gelen ses: BERRAK
Kulağa nahoş gelen sözcükler kullanarak birini övme: METAMOFROZ
Kulağa takılan uzun küpe: ASIRGA
Kulağı beyaz işaretli keçi: KIR
Kulağı delik koyun: HARKA
Kulağı duymayan, sağır: KER
Kulağı işitmeyen: SAVUR
Kulagı kesik deve: BAHİRE
Kulağı kesik koyun: CEZMA
Kulağı tırmalayan hece ve sesleri peş peşe sıralanması veya tekrarlanması: KAKAFONİ
Kulağı yarık dişi deve veya koyun: BAHİRA
Kulağın dış boşluğu: SAHIN
Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ: KESECİK
Kulağın duyabildiği titreşim: SES
Kulağın içinde bulunan merdiven şeklindeki boşluk: SÜLLEM
Kulağın işitme gücünün kaydı: ODİOGRAM
Külah, fes: KULEK
Kulak ağrısı: OTALJİ
Kulak arkasındaki tümsekçe kısım: KULAKTOZU
Kulak davulu boşluğunun üst bölümü: ATTİK
Kulak deliği: SAMLAH-SIMAH
Kulak hematomu: OTHEMATOM
Kulak iltihabı: OTİT
Kulak kanaması: OTORAJİ
Kulak kepçesi arkasındaki mastoid hücrelerin iltihaplanması nedeniyle mastoid kemiğin çıkartılması ameliyatı: MASTOİDEKTOMİ
Kulak kiri vb. gibi vücut salgısı: ÇİRK
Kulak kiri: CERUMEN-SAMLAH
Kulak mantısı: PİROĞU
Kulak memelerine takılan süs eşyası: KÜPE
Kulak taşı: OTOLİT
Kulak vermek: SROŞ
Kulak veya duyma organına ait: AURAL
Kulak yıkama aleti: ENEMA
Kulak yolundan gelen akıntı: OTORE
Kulak yolunun dış kulağa açıldığı derin boşluk: KONKA
Kulak zarı: DRUM
Kulak: ÜZN-GUŞ-MİSMA
Kulakaltı tükürük bezi iltihabı: PARODİDİT
Kulak-burun-boğaz hekimliğinde dış kulak yolunu yıkamakta kullanılan alet: ENEMA
Kulakla algılanan her şey, ses: SELEN
Kulakla gözün arasında kalan, yüzün kısmı: TAŞÖLÇER
Kulakla ilgili anatomi, fizyoloji ve patoloji dalı: OTOLOJİ
Kulaklar: AZAN
Kulakları dik olan keçi: KİRİK
Kulakları uzun ve düşük, bacakları kısa, bodur bir köpek cinsi: MASTI
Kulakları yarılarak putlar için bırakılan deve: BAHİRA
Kulakları yuvarlak, suratı kısa, kürkü yumuşak olup tropikal Amerikan ormanlarında yaşayan evcil memeli: KİNKAJU
Kulaklık: MİSMA
Kulaksız keçi: COMAK
Kulaksız koyun: HUNA
Kulakzarı boşluğunun iç çeperinde bulunan iki açıklığa verilen ad: PENCERE
Külçe halindeki gümüş: NUKRE
Külde pişen çörek: KETE
Külde pişirilen bir çeşit pide: BABİKHO
Külde pişirilen yağlı çörek: KÖMBE-GÖMBE
Külde yapılan ekmek: PAĞAÇ
Küle gömülerek yapılan simit şeklinde pasta: HALKA
Külek sapını bağlayan ağaç perçin: ÇANCİK
Kulelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü: BARBATA
Külküreği: GELBERİ
Kullanılacağı zaman hazırlanan losyon: LUK
Kullanılacak duruma getirilmiş koyun yada keçi postu: PÖSTEKİ
Kullanılacak veya kullanıldıktan sonra artan halatların güverte üzerine sıra sıra uzunlamasına yatırılması: SALYA
Kullanıldığı çağdan daha eski bir çağdan kalma bir biçimin, bir yapının özelliği: ARKAİK
Kullanılmamış, açılmamış nebati halat sargısı: RODA
Kullanılmamış, eskimemiş: ACER-ACAT
Kullanılmayan veya az kullanılan eşyaların saklandığı çatı katı: GARADABAN
Kullanılmaz durumdaki askeri malzemelere verilen ad: HEK
Kullanılmış ayakkabı: ÇAPULA
Kullanılmış çivi: KÖREZ
Kullanılmış eşya: MÜSTAMEL
Kullanılmış sabun parçası: İLİMA
Kullanılmış, eskimiş giyecek eşya: DOŞAN
Kullanım alanına göre bir çok modeli olan sondalara verilen ortak ad: KATETER
Kullanım hakkı olan, elinde bulunduran: MUTASARRIF
Kullanıma hazır budanmış ağaç,ince ağaç: MERTEK
Kullanışı sırasında çözgü ve atkı istikametinde kendiliğinden yırtılan ipekli kumaş: AKMAZ
Kullanma süresi: MİAT
Kullanma: İSTİMAL
Kullar, köleler: AKNAN
Külliyat: İZER
Küllü bir volkan konisinin yamaçlarında,kenarları çökme tehlikesi gösteren su yatağı: BARANKO
Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama: BOĞADA
Kulluk ve itaat eden: ABDİ
Kulluk, kölelik: UBUDİYET
Kulplu küçük kap: YANGI

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:05
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kulplu tas: NAŞABA
Kulplu tencere: ÇALPARA
Kulplu ve ağzı kapaklı, bakırdan yapılmış su kabı, güğüm: DEBBE
Kulpsuz elbezi: DUTAK
Kulpsuz sepet: ÇİTEN
Kulpsuz toprak çömlek: ÜZLÜK
Külrengi: GRİ
Kültegin yazıtlarında sözü geçen Uygur kabilesi: ADİZİ
Kültür: EKİN-HARS
Kültürel ve sportif amaçlarla seyahat edenlere ayrılan basit barınak: HOSTEL
Külü közle karaştıran saplı sac kürek: EĞİŞ
Kuluçka dönemindeki tavuk: GOSİ
Kuluçkahane: HAÇERİ
Kulun tüm varlığıyla kendisini Tanrı yoluna vermesi: UBUDİYET
Külün üzerinde uçuşan beyaz tanecikler: ABLI-ABLİ
Külünden soda elde edilen deniz yosunu: BARİLLA
Kum adacağı: KEY
Kum büyüklüğünde taneciklerden oluşan tortul kayaçların genel adı: ARENİT
Kum çölü: ERG
Kum elemede kullanılan kare veya dikdörtgen şeklinde elek: SARAT
Kum falı: REMİL-FULE
Kum falına bakan kimse: REMMAL
Kum saati: FULE
Kum taşı: KUVARSİT-GRE-KRİ
Kum tepeleri, tepeler: ARAF
Kum ve çakılların basınçla birleşmesi ve zamanla sertleşmesi sonucu oluşan kütleler: KONGLOMERA
Kum yığını, kumul: EKSİBE-KUMUL
Kum, kireç, çakıldan oluşan harçla yapılan duvar: ŞIMA
Kum, taş ve çamur ile karışık toprak: ABRAK
Kum: MİM
Kuma gömülü olarak yaşayan bir balık: VATOZ
Kuma: KÜNDEŞ-BİRİCE
Kumandan düdüğü: FİSKET
Kumandan: SALAR
Kumarda kâğıt aldıça ortaya para koyma: DAV
Kumarda kaybedene verilen son hak ve bir miktar para: ÇUR
Kumardan eşit kalkma: TAPİ
Kumaş alıp satan kimse, manifaturacı: BEZZAZ
Kumas dokunurken yüksek devirlerde çözgü ipliğinin kopmaması icin kullanılan nisasta bazlı bir malzeme: HASIL
Kumaş için ölçü: BOY
Kumaş kenarı: NASIBUR
Kumaş kenarına işlenen süs: TURRA
Kumaş kenarına makineyle yapılan sık sürfile dikişi: OVERLOK
Kumaş kırpıntısı: PIRPİT
Kumaş parçaları: RIKA
Kumaş parçalarından dikilmiş yaygı: ULAMA
Kumaş üstünde birbirinden ayrı duran desenler meydana getirmek için başvurulan dokuma yöntemi: BROŞE
Kumaş üzerinde görülen desen tekrarı: RAPORT
Kumaş üzerine baskı yapmakta kullanılan boyarmadde: SERÜLEİN
Kumaş üzerine demir halkalar yerleştirilerek yapılan zırh: BEGTER
Kumaş üzerine küçük delikler açılarak yapılan işleme türü: CİĞERDELDİ
Kumaş üzerine sarma tekniğiyle ve ipek iplikle yapılan bir tür işleme: ANAVATA
Kumaş üzerine sinmiş kalıcı meyve sütü, leke: GER
Kumaş üzerine yapılan bir tür işleme: ABAŞİRİ-AJUR
Kumaş ve kağıt süslemede kullanılan bir yöntem: BATİK
Kumaş ya da derinin cilalanması: APRE
Kumaş ya da ince deriden, çoğunlukla düz topuklu, ayağı bütünüyle saran ayakkabı: SOSON
Kumaş yüzeyinde,üretim sırasında oluşan düğüm: NOPE
Kumaş yüzeyindeki tüycükler ve bunların uçuntuları: HAV
Kumaş, halı, tablo gibi desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk: ZEMİN
Kumaş, kağıt vb. bir bölümün öbürünün üzerine gelmesiyle oluşan kıvrım: PLİ-PİLE
Kumaş, metal veya ağaç üzerine işlenen süsleme: CASAMA
Kumaşı ağartma işi: KASAR
Kumaşı katlayarak yapılan süs: KIRMA
Kumaşı sıkı ve yoğun bir hale getirmek için yapılan bir keçeleştirme işlemi: DİNKLEME
Kumaşın çapraz dikişi: TİRİZ
Kumaşın en veya boy yönünde gözükebilen çizgi ya da bant şeklinde ortaya çıkan düzgünsüzlük: ABRAJ
Kumaşın enine açık hali: AÇIKEN
Kumaşın günlük hayattaki bazı şartlara (yıkama, ter, güneş ışığı gibi) dayanımının ölçülmesi: HASLIK
Kumaşın ipliklerinin atmaması için kenara yapılan seyrek dikiş: SÜLFİLE
Kumaşın konfeksiyonda bedenlere göre ayrılması ve ona göre kesilmesi: ASORTİ
Kumaşın örüm sonrası kesilmemiş hali: TÜP
Kumaşın sevke hazır hale getirilmesi: FİNİŞ
Kumaşın telleri birbirinden ayrılmak, kabarmak, tiftik tiftik olmak: TİVSİMEK
Kumaşın veya derinin cilalanması: APRE
Kumaşın yumuşaklık derecesi: TUŞE
kumaşın yüzeyini tüylendirerek havlu hale getirilmesi: ŞARDONLAMA
Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez: TELA
Kumaşlar üzerinde örgüden meydana gelen eğik desen çizgisi: RİGA
Kumaşlara çekmezlik özelliği kazandıran işlem: SANFORİZASYON
Kumaşlara ve çinilere uygulanan bir süsleme motifi: ÇİNTOMANİ
Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma: AKERDEON
Kumaşlardaki benek: PUAN
Kumaşların aprelenmesinde kullanılan makine: RAM
Kumaşların hatalı kısımlarının işaretlenmesi için kullanılan renkli etiketlere verilen ad: METO
Kumaşların havlarını kıvırmaya yarayan makine: RATİNE
Kumaşta düz çizgi: ÇUBUK
Kumaştaki deliği örerek kapamak: ÇİTMEK
Kumaştaki tel tel iplik: TARAZ
Kumaştan iplik çekilmesi ya da delinmesi yöntemiyle oluşturulan işleme: AJUR
Kumaya karşıt olarak bir erkeğin ilk karısı: ALTÇI
Kumcul, kumlu yerlerde yetişen: ARENİKOL
Kumda çeşitli çizgiler çizerek fal bakma işlemi: REMİL
Kumda oynanan çocuk oyunu: COCO
Kumdan yığılmaş yumuşak tepe: DIS
Kümeleşim, pıhtılaşma: AGLÜTİNASYON
Kümes deliğini kapatan taş: HONNUK
Kümes hayvanları üzerinde asalak yaşayan kene: ARGAS
Kümes hayvanlarına gelen salgın hastalık: ÖLET
Kümes hayvanlarını alevden geçirmek yada tadı belirginleştirmek amacıyla yemeği alkolle ıslatarak üzerini yakma işlemi: ALAZLAMA
Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu: FERİK-FİRİK
Kümes hayvanlarının dışkı organı: ÇAT
Kümes hayvanlarının en yaşlı ve iri olanı: BABAÇ
Kümes hayvanlarının kuluçkaya yatması: BASMAK
Kümes hayvanlarının veya kuşların burnu: KAKART
Kümeste tavukların, üzerine tünediği ağaçlar: TAR
Kumlu alanlarda yer eşilerek açılan pınar: EŞME
Kumlu toprak: GIYRAK-KIYIR
Kumlu topraklarda yetişen ve çit bitkisi olarak kullanılan ağaççık: ILGIN
Kumlu ve ince çamur: SALSAL
Kumlu, otsuz yer: CERA
Kumluk yer: KUMLA-KİK
Kumru'' da denilen bir kuş: REZE
Kumru güvercin gibi kuşların ötüşü: SECİ-SEC
Kumru kuşu: YAĞDÖKTÜ-HAKURAN
Kumtaşı: GRE
Kumtaşını düşük ısıda, hızlı bir şekilde pişirme yöntemi: RAKU
Kumul: ERG-EKSİBE-KAUR
Kumun rengi dolayısıyla Arabistan'da ıssız iller adıyla anılan bir çölün adı: DEHNA
Küncü destesi: BAĞLAĞI
Kundak bezi: BELEK
Kundak çocuklarının altına bez yerine konulan toprak: HÖLLÜK
Kundak çocuklarının avucunda biriken kir: UYKULUK
Kundak çocuklarının başlarında oluşan kepek tabakası: KONAK
Kundak çocuklarının beline zıbının üzerinden sarılan geniş sargı: FASKA
Kundak, çocuk bezi: BELEK
Kundak: SÖMELEK
Kundaklama: BELEME
Kundaklı, tetikli yay: ARBALET
Kundaktaki çocukların avucunda biriken kir: UYKULUK
Kundura atölyesi: KALAVRAHANE
Kunduracıların çalışırken kundurayı dizleri üzerinde tutmak için kullandıkları kayış: PAZVAL
Kunduracıların delik açmakta kullandıkları sivri uçlu çelik tığ: BİZ
Kunduracıların, derileri vurarak inceltmek için kullandıkları metalden tokmak: MUŞTA
Kunduracılık, duvarcılık, demircilik, marangozluk, dokumacılık vb. küçük el sanatları: HİRFET
Kunduracılıkta deriyi kalıba çekmeye yarayan pense: DİŞLİ
Kunduracılıkta köselesinin yüzünü sıyırmaya veya perdahlamaya yarayan alet: RASPA
Kunduracının dikişi gizlemek için taban astarına ya da taban köselesine açtığı yarık: HARAMA
Kunduracının, dikişten sonra vardela perçinlemekte kullandığı demir alet: ÖRS
Kunduz kürkü: KASTOR-SUİTİ
Künk: BÜZ
Künkleri birleştirmekte kullanılan macun: LÖKÜN
Kuntra da denilen ve şarap üretiminde kullanılan yerli bir üzüm cinsi: KARASAKIZ
Kuntra güvertelerin üzerine alınan filikaların oturtuldukları ağaç veya metal kürsü: KALSTRA
Künye, kimlik: ESEME
Küp, kesme: MİKAP
Küp, şarap küpü: HUM
Küp, tandır, baca gibi şeylerin taş veya topraktan yapılmış kapağı: DUVAK
Küp, testi, fırın ve bunlara benzer şeylerin ağzı: DEHANE
Küp: MİKAP
Küpe, iğne vb. takıları tutturmaya yarayan yaylı düzenek: KİLİPS
Küpe: HIRIZMA
Küpeşte, korkuluk: PARAPET
Kupkuru: ÇEDENE
Kuplu su kabı: UBRUH
Kuplu süt, su kabı: BAKRAÇ
Kuplu ufak sepet: GANDİL
Kuplu yayık: TUFRAN
Kupür: KESİK
Kura çekme, seçme: İKTİRA
Kurak bölgelerde dağların eteklerindeki tuzlu bataklık: PLAYA
Kurak bölgelerde yaşayan bir sürüngen türü: SKİNK
Kurak bölgelerde yaşayan kemirgen bir hayvan: GERBİL
Kurak bölgelerde,hemen hemen yalnızca sel suyu ile beslenen,zaman,zaman kuruyan akarsu: UVED
Kurak iklimlerde yetişen ve kapsadığı karbonatların bütünüyle yıkanmasıyla nitelenen toprak: PEDOKAL
Kurak koşullar altında oluşan, çok zayıf okrik horizon içeren çölümsü alanlar: YERMOSOL
Kurak yerlerde yetişen, altın sarısı renginde çiçekleri olan dikenli bir bitki: KARAÇALI
Kurak: ARİD
Kuraklığa dayanıklı, ekmeklik bir buğday cinsi: BAYRAKTAR
Kural olarak benimsenmiş, yerleşmiş ilke ya da kanuna uygun durum, düzgü: NORM
Kural: DÜSTUR
Kuraldışı, uyumsuz" anlamında eski sözcük: ŞAZ
Kurallar: KAVAİT
Kuralları oldukça esnek bir Çin Edebiyatı türünü belirten Çince sözcük: FU
Kuralsızlık: ANOMİ
Kuram bölgelerde yaşayan bir sürüngen türü: SKİNK
Kuran'ı ayetlerinin içsel anlamlarına göre yorumlamayı öneren tasaffui tefsir okulu: İŞARİLİK
Kur'anı düzgün, usulünce ve yüksek sesle okumak: TİLAVET
Kuran'ı hatmeden öğrencinin hocaya verdiği hediye: AKDARMALIK
Kur'ân-ı Kerim cüzlerini okuyan kimse: CÜZHAN
Kur'an-ı Kerim'den 10 ayetlik bir bölümü okuma: AŞİR
Kur'an-ı Kerim'i en güzel ve en doğru okuma: AKRE
Kur'an'ı kurallarına uygun bir biçimde okuyan kimse: KARİ
Kuran'ı tecvit kurallarına uygun olarak yavaş yavaş okuma: MÜRETTİL
Kuranı usulüne göre ve güzel okuyan: KARRA
Kuranı yorumlayan kimse: MÜFESSİR
Kuran'ın açık ve herkesçe anlaşılabilen ayetleri: MUHKEMAT
Kuran'ın ayrıldığı otuz cüzden her biri: SİPARE-SÜPARE
Kurbağa kurtçuğu: ARİBAS-İRİBAŞ
Kurbağa yosunu: ARMAZ-GALFAK
Kurbağagillerden uzun gövdeli, kuyruklu bir cins su kertenkelesi: SEMENDER
Kurbağaların bilimsel adı: ANURA
Kurban ayı: ZİLHİCCE
Kurban bayramı: ADHA
Kurban payı: ABİ
Kurbanlık hayvan: BESİ
Kurbanlık koyun: TERCÜMAN
Kürdan görevini yapan ağaç parçası: ÇALFATI
Kurdela: FLANDRA

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:05
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kurdeşen de denilen bir deri hastalığı: ÜRTİKER-DABAZ
Kurdun ya da tilkinin ense postundan yapılan kürk: CILKAVA
Kürek gibi kimi araçların, enli ve yassı bölümü: PALA
Kürek kemiği: MUŞT-KEBZE-KETİF-YAĞRIN
Kürek kemiğine bakarak kehanette bulunma: KEBZE
Kürek: LAPATKA-İFTAR
Küresel görüntü bozulmasına karşı gerekli düzeltme yapılmış olan objektif: APLANAT
Küreselliği düzelten objektif: ANTİPLANAT
Kürk hayvanlarının göbek kısmından alınan parçalarla yapılan kürk: NAFE
Kürk yapılan deri: EMŞEN
Kürkçülükte kullanılan kanguru derisine verilen ad: VALABİ
Kürkten yapılmış omuz atkısı: ETOL
Kürkü değerli bir hayvan, kakım, as: ERMİN
Kürkü için avlanan yabani bir kedi türü: OSELO-OPOSSUM
Kurmay: ERKANIHARP
Kursakları, taneleri iyi öğütebilsin diye civcivlere verilen çok sert,silisli kum cisimleri: GRİT
Kurşun bileşenli cam türü: FLİNT
Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet: BOYNUZ
Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan ucu sivri takoz: BAT
Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç: TOPAÇ
Kurşun çıkarılan bir maden çevheri: KOLOMBİN
Kurşun kalem yapımında kullanılan bir madde: GRAFİT
Kurşun karbonatlı beyaz boya: ÜSTÜBEÇ
Kurşun lehimlemekte kullanılan pamuklu bez: LÖK
Kurşun plakalı akülerde pozitif ve negatif plakaların birbirlerine değmesini önleyen yalıtım maddesi: SEPERATÖR
Kurşun renginde bir kertenkele: BOZUMCA
Kurşun renginde olan: RASASİ
Kurşun, kalay ve az miktarda bakır alaşımı: KALEN
Kurşun: RASAS
Kurşuna dayalı dizgi sisteminde som (tek) satırlar dizen mekanik dizgi makinası: ENTERYPE
Kurşunkalemi ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen bir çeşit doğal karbon: GRAFİT
Kurt bilimi: HELMİNTOLOJİ
Kurtçuğu deri, yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek: GÜVE
Kurtçuk evresindeki ekinlerin kökünü, ergin evrede başkaları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek: BAMBUL
Kurtluca: DALAKOTU
Kurtulma: NECAT
Kurtulmalık: FİDYE
Kuru ağaç mantarı: KAV
Kuru ağaç yaprakları: ÇAÇA
Kuru ahlat unu: GAVUT
Kuru bitki sapı: KÖVREK
Kuru börülce: LOĞLAZ
Kuru çam yaprağı: KÜKÜM
Kuru dere yatağı: UADİ
Kuru dere: KAYRAK
Kuru direk: CİZ
Kuru ekmek üzerine yumurtalı su ve yağ dökülerek yapılan, ekmek aşına benzeyen bir çeşit yemek: CILBIRA
Kuru ekmek: AŞEM
Kuru ekmekten yapılan bir tür yemek: PAPARA
Kuru erik: TAMAS
Kuru fasülye: BÖLCE-LOBYA-AKBAKLA-BADİK
Kuru hamurdan hazırlanan ve arasına krema doldurulan küçük pasta: PÖTİFUR
Kuru iklimi olan yerlerde, verim almanın olanaksızlaştığı, erozyon sonrası dilim dilim yarılmış, yararsız topraklara verilen ad: KIRGIBAYIR
Kuru incir: BURMA
Kuru kayısı: AŞMA
Kuru mercimek ve ince kıyılmış pancardan yapılan bir yemek: ÇIRPMA
Kuru mevsimin belirgin olduğu bir iklim kuşağında,killi tepelerin yamaçlarını etkileyen toprak kayması biçimi: FRANA
Kuru meyve: GAGA
Kuru mısır yaprağı: HOŞETİ
Kuru ot başağı: İĞECEN
Kuru ot: HAŞİŞ-PALAK
Kuru otları altüst etmeye yarayan ucu çatallı odun, sopa: AKUMET
Kuru pancar: KEVÜK
Kuru sıva üzerine zamklı boya ile yapılan duvar resmi: DETRAMP
Kuru soğuk: AYAZ-MEHRECEN
Kuru tütün yaprağı rengi: TABA
Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi: TABA
Kuru üzüm, hurma, bal, arpa, buğday vb. şeylerin suda bekletilerek onu tadlandırması yolu ile elde edilen bir içki çeşidi: NEBİZ
Kuru üzüm: KİŞMİŞ-CEREZ-ÇEMİŞ-FESTİKA
Kuru ve canlı yemlerle beslenen bir tür akvaryum balığı: ARNOLDİ
Kuru ve gevrek ses: KITIR
Kuru ve ince tandır ekmeği: KITIRIK
Kuru ve taneli cismileri ezmek için kullanılan alet: KAFİZ
Kuru ve taze fasulye: PAKLA
Kuru yaprak, kuru güz yaprağı: KEZEL
Kuru yemiş: KIRINTI
Kuru yufka ekmeğin konması için kamıştan yapılmış yayvan sepet: SELE
Kuru yufka: GARTALAÇ
Kuru yufkanın ufalanarak yağ ve şekerle kavrulması ile yapılan tatlı yiyecek: ÜFELEMEÇ
Kurucu, kuran: BANİ
Kuruduktan sonra yoğurt suyunda bekletilen koyun işkembesiyle mayalanan sütten yapılan peynir: BIŞLAK
Kurul, meclis, toplantı: ASAMBLE
Kurulu bir çerçeve içerisine yaylarla ara bağlantısının sağlandığı zıplama alanın oluşturduğu spor ve eğlence aleti: TRAMBOLİN
Kuruluk: SAML
Kuruluş yeri seçimi: LOKALİZASYON
Kuruluş: HALAS
Kuruluşu devletten devlete değişen süvari birliği: İLE
Kurum, müessese, tesis: KURULUŞ-İS
Kurumamış yeşil ot: GAMİR
Kurumuş ama devrilmemiş ağaç: AYAĞAN
Kurumuş çam yaprağı: PÜR
Kurumuş çamur: TEPİK
Kurumuş ekin kökü: FİREZ
Kurumuş hayvan tersi: KÖN
Kurumuş hurma tanesi: ACUVA
Kurumuş ince dal parçaları: ÇITURUK
Kurumuş İnek pisliğinden yapılan yakacak: KERME
Kurumuş köknar yaprağı: SİSVİ
Kurumuş meşe kayın yaprağı: GAZEL
Kurumuş meyve ezmesi: BESTİL
Kurumuş mısır kabuğu: GAŞAL
Kurumuş mısır sapı: ÇALA
Kurumuş oğlak ve keçi pisliği: GIĞ
Kurumuş ot: GAGAÇ
Kurumuş saplarından mobilya yapılan bambu türü: HEZAREN
Kurumuş sığır gübresi: TEZEK
Kurumuş toprak kabuğu: KEPİR
Kurumuş tütün yaprakları dizisi: TONGA
Kuruntuya düşürme: İHAM
Kurusu yakıldığında güzel koku yayan bir bitki türü: ÜZERLİK
Kurutarak saklama yöntemlerinden biri: FÜME
Kurutma kabı: DESİKATÖR-KURUTAÇ
Kurutma kâğıdı ile kurutmak: BLOT
Kurutma kâğıdı: PAPYEBÜVAR
Kurutma sergisi: SERGEN
Kurutma, finiş makinesi: RAM
Kurutulmak için asılmış mısır koçanı: ÇADAR
Kurutulmak için yığılmış mısır sapı: ÇÖMEN
Kurutulmuş armut tozu: GAVUT
Kurutulmuş çam kozalağı: GICI
Kurutulmuş çökelek: GURUT
Kurutulmuş davar gübresi: KURULUK
Kurutulmuş ekmek: GOLİT
Kurutulmuş elma: TAŞUT
Kurutulmuş erik: TAMAZ
Kurutulmuş fasulye: GAVŞAK
Kurutulmuş hamuru ya da hamur bulaşığını tekneden kazımaya yarayan aygıt: EGİSTİREN
Kurutulmuş incir: BESTİL-BELCENE-MAYA
Kurutulmuş incirden yapılan bir çeşit koyu reçel: HELEŞ
Kurutulmuş kavun dilimleri: GÖRGÜT
Kurutulmuş kayısı: ÇİR
Kurutulmuş meyve dilimleri ile hazırlanmış şerbet: GALLE
Kurutulmuş meyve dilimleri: KAH-KAK
Kurutulmuş meyve: AŞMA
Kurutulmuş meyveleri halk hekimliğinde kullanılan bir ağaççık: GİLABURU
Kurutulmuş meyvenin pişirilip sıkılmış hali: HOPUR
Kurutulmuş meyvesi halk hekimliğinde kullanılan bir ağaç: HALİLE
Kurutulmuş ot, saman vb. gibi hayvan yeminde kullanılan şeylerin muhafaza edildiği depo: MARAK
Kurutulmuş sarı çiçek: ZAHVUR
Kurutulmuş su kabağı: HOPEÇİ
Kurutulmuş süt ürünü: KURUT
Kurutulmuş taze fasulye: ÇENÇO
Kurutulmuş tohumu baharat olarak kullanılan,maydanozu andırır bir bitki: KİŞNİŞ
Kurutulmuş toz halinde küçük baş hayvan gübresi: FIŞKI
Kurutulmuş üzüm: ÇEMİŞ
Kurutulmuş yeşil fasulye: PAKLA
Kurutulup yakacak olarak kullanılan, bir kır bitkisi: HÖMÇEK
Kuruyarak ya da çürüyerek içi boşalmış olan: KOF
Kuruyemiş: KIRINTI
Kuruyunca çatlayan toprak, verimsiz, tuzlu, killi toprak: GEREN
Kuruyunca çatlayan toprak: GEREN
Kuruyunca kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı: ÇAKMAK
Kuş avlamak için yapılan sapan: LAKATHA
Kuş avlamak için yapılan tuzak: CIDIK
Kuş avlamaya yarayan tuzak: KAPANİZA
Kuş başı etle yapılan bir tür börek: KÖBETE
Kuş beslenip üretilen özel yer: SALMA
Kuş bilimi: ORNİTOLOJİ
Kuş burnu: KIZILCIK
Kuş burnundan yapılan bir reçel: PEVRADA
Kuş dili: BİBERİYE
Kuş ekmeği: MADIMAK
Kuş gagası: NAL-NUL-KUTUÇİ-NÜL
Kuş gagası: NİKART-İBİK-NUK-NUL
Kuş göçü: SÖKÜN
Kuş kafesine konan ve ortasında kuşun başının geçebileceği bir delik bulunan kovacık: GERDEL
Kuş kanadı: CENAH-RİŞ
Kuş kanadındaki en uzun tüy: ŞEHBAL-ŞAHBAL
Kuş kanadının büyük tüyleri: PER-YELEK
Kuş kapanı: TABANK
Kuş kirazı da denilen, meyvesi likör ve reçel yapımında kullanılan yabanıl bir ağaç: ILGINCAR
Kuş kursağı: HAVSALA-CAGER
Kuş lastiği: SAPAN-SÜNGER
Kuş ötüşü: GÜR
Kuş pisliği: SAĞI-SANK-SANKI-ÇIMKIRIK
Kuş sapanı: ATACAK-GICIR
Kuş sürüsü: ZURBA-ZORTUL
Kuş tutmak için yapılan kapan: HAPBAN
Kuş tutmakta kullanılan, yapışkan bir maddeyle kaplanmış değnek: ÖKSE
Kuş tuzağı olarak küçük bir kapan: KAPANCA
Kuş tuzağı: KUŞMAR-ÖKSE-CIDIK-RAGİ-KAPANCA
Kuş üretme odası: SALMA
Kuş üretmeye yarayan kafesli yer: ÇİFTEHANE
Kuş üzümü: KIRTA-MOHSI-CİVEK-PEPİR
Kuş veya tavukların boğazlarının hemen altında bulunan ve yedikleri taşları veya katı yiyecekleri biriktirdikleri yer: GUCE
Kuş yakalamak için kurulan tuzak: ÇITIH
Kuş yavrusu: CÜCÜK-BİCİ
Kuş yemi: ÇİNE-DANE
Kuş yiyecek büfesi: BÜVET
Kuş yumurtalarını inceleyen bilim dalı: OOLOJİ
Kuş yuvası: AŞİYAN-UŞ-LANE-FOL-UŞ-VECN
Kuş(Arapça): TAYR
Kuş, tavuk yavrusu: CÜCÜK
Kuş: TUYUR
Kuşa havalandığı anda ateş etmek: PARLAMAK
Kuşadası’nın antik dönemlerdeki adı: NEAPOLİS-NEOPOLİS
Kuşağın kenarlarına dikilen bir dokuma çeşidi: ÇAPAN
Kuşak ipi: KAZAZ
Kuşak, nesil: JENERASYON

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:05
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kuşatılan bir şehrin veya kalenin sur veya kapılarını yıkmaya yarayan savaş aracı: KOÇBAŞI
Kuşatılmış bir şehre tahrip araçları atmağa yarayan kule: FALA
Kuşatılmış: MAHFUF
Kuşatma yarışı: SEMAİ
Kuşatma, çevirme: İHATA-MUHASSARA-ABLUKA
Kuşbaşı doğranmış et: TİKE
Kuşbaşı doğranmış kuzu etini pişirdikten sonra yufka içine yerleştirip fırında kızartarak yapılan yemek: ÇULLAMA
Kuşbaşı et kavurması: SIRZINT
Kuşbaşı et ve bulgurla yapılan bir yemek: TAPLAMA
Kuşbaşı et ve pirinçle yapılan bir tür börek: KÖBETE
Kuşbaşı et ve yufkayla yapılan bir tür kebap: ALİPAŞA
Kuşbaşı şeklinde doğranmış etin, daha sonra yenilmek üzere kavrulup tuzlandıktan sonra, yumruk büyüklüğünde sıkılmış hali: TOPAÇ
Kuşbaşı ve kıymanın bazlamaların üzerine serilmesiyle yapılan, sarımsaklı yoğurtla yenen bir yemek: YAĞLAMA
Kuşbilim uzmanı: ORNİTOLOG
Kuşbilimi: ORNİTOLOJİ
Kuşburnu marmelatı: PEVREDE
Kuşburnu: ÇALIGÜLÜ-ASKİL-ESGİL-ŞİLAN
Kuşçu eldiveni: NİKAP
Kuşkonmaz: ASPARAGUS-MENEVCER-AYRELLİ
Kuşku sözü: ACABA
Kuşku, kuruntu: İŞKİL-REYB
Kuşkucu, şüpheci: SEPTİK
Küskünlüğünü, bir şeye sıkıldığını, keyifsizliğini anlatacak biçimde yüzünü buruşturmak, surat asmak: DOMUŞMAK
Kuşlar gibi omurgalı hayvanların sindirim, boşaltım ve üreme sisteminin açıldığı bölüm: KLOAK
Kuşlar üzerinde araştırmalar yapan bilginler: TAYRİYUN
Kuşların "taşlık, katı" gibi adlar da verilen midesi: KONSA
Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy: ÇAKŞIR
Kuşların ayak parmak ucu: CIRNAK
Kuşların barındığı yuva: DÜNEK
Kuşların gagasını oluşturan alt ve üst bölümlerden her biri: ÇENEK
Kuşların gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan çeşitli renklerde kalın eksenli tüy: TELEK
Kuşların kanat tüylerinin uzun ve sert olanı: TELEKE
Kuşların omuz kısmında bulunan küçük kuşların tümü: OMUZLUK
Kuşların taşlık, katı gibi adlar da verilen midesi: KONSA-KURSAK
Kuşların toplu halde uçması, kuş topluluğu: CERGE
Kuşların tüy değiştirme zamanı: KARINSA
Kuşların tüyündeki sakalda bulunan diverküllerin her biri: RADYUS
Kuşların üretilmesine ayrılan oda: SALMA
Kuşların yerini bulmakta kullanılan üç av köpeğinin ortak adı: SETER
Kuşluk vakti kesilen kurban: DUHYE
Kuşluk vakti: ÇAŞT
Kuşluk yemeği: BRUNCH-BRANÇ-GIDA
Kusma gibi belirtilerle açığa çıkan bir hastalık: PARANTİFO
Kusma: GASEYAN-KAY
Küsmek: ÖHÜM
Küsmüş, sessiz: ÜSKÜT
Kuşpalazı'' da denilen bulaşıcı hastalık: DİFTERİ
Küstah, saygısız kimse: EŞİR
Küstümotu: MİMOZA
Kuşun kanat tüyü: TELEK
Kuşun yavrusuna taşıdığı yem: BEN
Kuşun, kursağında biriktirerek yavrusuna verdiği yem: ZUK
Kusurlu kemiği düzeltme veya sağlam kemikle deiştirme ameliyatı: OSTEOPLASTİ
Kusursuz yontulmuş dört köşe taşlarla eşit ve düzenli diziler halinde örülen Yunan duvarı: İSODOMON
Kusursuz, kabahatsiz: BERİ
Kusursuzluk: CEVDET
Kuşüzümü ile tatlandırılan bir tür şarap: CABERNET
Kuşüzümü: PEPİR
Kut, saadet: MUT
Küt: KOTOL
Kütahya çini fırınlarında, kırmızı kilden yapılmış raf desteklerine, raf ayaklarına verilen ad: KİNET
Kütahya ilinde bir kaplıca: HARLEK
Kütahya ilinde içme suyu sağlamak için yapılan baraj: ENNE
Kütahya yöresine özgü bir tür börek: CURLAMA
Kütahya yöresine özgü, bulgur, tarhana, un ve yoğurtla yapılan bir çorba: SIKICIK
Kütahya yöresine özgü, mantıya benzer bir yemek: CİMCİK
Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesinde antik bir kent: AİZANOİ
Kütahya’nın Domaniç ilçesinde tabiatı koruma alanı kapsamına alınan orman bölgesi: KAŞALIÇ
Kütahya’nın Gediz ilçesinde bir kaplıca: ILICASU
Kütahya’nın Simav ilçesinde bir kaplıca: EYNAL
Kütahya’nın Simav ilçesinde bir kaplıca: NAŞA
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bir kaplıca: GÖBEL
Kütahya’ya özgü, şişkin, yuvarlak gövdeli, kısa ince boyunlu sürahi türü: ALİBABA
Kütahya'da bir akarsu: EMET
Kütahya'da bir dağ: MURAT-YELİCE
Kütahya'da Eskişehir karayolu çevresinde bulunan bir kaplıca: HARLEK
Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde eski bir yerleşim: AİZANOİ
Kütahya'nın Gediz ilçesinde bir kaplıca: ILICASU
Kütahya'nın Simav ilçesinde bir kaplıca: EYNAL-NAŞA-SIRMA
Kütahya'ya özgü, şişkin gövdeli ve ince boyunlu bir tür sürahi: ALİBABA
Kutlama: TESİD
Kütleleri aynı olan farklı element atomlarına verilen isim: İZOBAR
Kütlesi, görünürdeki bütün hacmi, kaplama ve doldurma olmayan, som: MASİF
Kutlu, uğurlu ay: AYKUT
Kutlu: SAİD-ONGUN
Kutsal gömlek: SUDRE
Kutsal Hint destanı: RAMAYANA
Kutsal HinT metinlerine verilen ad: UPANİŞAD
Kutsal Hint metinlerinin başında ve sonunda yinelenen büyülü ve mistik hece: AUM
Kutsal kaplarla ayin elbiselerinin konulduğu ve rahiplerin ayine hazırladıkları oda: SAKRİSTİ
Kutsal kimse: AYA-KUDDİSİ
Kutsal Kitabın İbranice metni aktarılırken, yüzyıllar boyunca uğradığı değişikliklere çözüm getirmek üzere kaleme alınmış açıklamaların bütünü: MASORA
Kutsal Kitap sonrası dönemde Yahudi Edebiyatında Yasa Bilginlerine verilen unvan: RABİ
Kutsal Kitap’ta adı geçen bir kavim: AMALİKA
Kutsal Kitaplarda Suriye ile Mezopotamya’yı içine alan bölgeye verilen ad: ARAM
Kutsal Kitapta adı geçen ve İşaya ile aynı dönemde yaşamış peygamber: MİKA
Kutsal Kitapta sözü edilen, bir çok sanat yapıtına konu olan kişi: TOBİYA
Kutsal Kitapta ve Yahudi metinlerinde şeytana verilen ad: BELİAL
Kutsal Mısır öküzü: APİS
Kutsal pınar: AYAZMA
Kutsal sayılan hayvanlara saygı duyma ya da tapınma: ANİMALİZM
Kutu biralarda içeriğin köpürmesi için muhteviyata eklenen köpürtücü kapsül: WİDGET
Kutub bölgelerinde deniz suyunun donmasıyla meydana gelen buzların tamamı: BANKİZ
Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı: KAMA
Kütüğünde kendiliğinden kuruyan üzüm: TEH
Kütük çekmek için kullanılan ikinci takviye öküzü: GOŞAN
Kütük ve tomrukları çekmek için uçlarına çakılan halkalı çivi: İRO
Kütük, tomruk: ALVAR
Kütüklerden çıkartılan kenar tahtası: PUŞTA
Kutuların katlama yeri: RİL
Kutup bölgelerinde geniş buzul parçaları: AYSFİLT-İSFİLT
Kutup Bölgelerindeki iki yıldızın adı: FARKADAN
Kutup bölgelerine özgü bitki topluluğu: TUNDRA
Kutup bozkırı: TUNDRA
Kutup sineği: OEDOMAGEN
Kutup yıldızı: DEMİRKAZIK-POLARİS
Kutup: UCAY
Kutuplanma: POLARİZASYON
Kuvars ile çimentolanmış bir düzeyde, demir, humus ve kil yığışmasının ve yumruların etkisiyle meydana gelen oluşuk: ORTSTAYN
Kuvars, mika ve feldispattan bileşmiş kayaç: GNAYS
Kuvarslı diyorit birleşiminde olan bir sızıntı kütlesi: DASİT
Kuvvet momenti, buru(fiz.): TORK
Kuvvet, kudret: KER
Kuvvetler, güçler: KUVA
Kuvvetli alkolün bir veya birkaç taze bitki üze­rinde çözündürücü etkisiyle elde edilen ilâç: ALKOLATÖR
Kuvvetli esen soğuk yel: SAZAK
Kuvvetli etkileşimlere girmeyen, atom altı parçacıkların genel adı: LEPTON
Kuvvetli etkileşmeler doğuran elementer tanecik: Pİ
Kuvvetli lodos rüzgarları estiği zaman Karadeniz’e doğru oluşan akıntı: ORKOS
Kuvvetli meyve sebze kokusu: KOR
Kuvvetli ve sivri gagalı, esmer tüylü küçük kuş: MOLOTHRUX
Kuvvetli ve tiz ıslık: FIYIK
Kuvvetli yağmur: CAANAK
Kuvvetli, dinç, canlı: TÜVANA
Kuvvetli, harıl harıl yanan: HARLI
Kuvvetli, sağlam: AKVA
Kuvvetölçer: DİNAMOMETRE
Kuvvetsizlik: ADİNAMİ
Kuyruğu beyaz olan at: EŞAL
Kuyruğu çok iri koyun: KÖLÜK
Kuyruğu çok iri, doğurmamış koyun: KÖLÜK
Kuyruğu çok küçük ve cılız koyun: ADECE
Kuyruğu çok uzun, eti beğenilen bir kuş: SÜLÜN
Kuyruğu kesilmiş hayvan: GOLLİK-GOLLO
Kuyruğu körelmiş, yüzü ve elleri et renginde, kabası kırmızı, Kuzey Afrika ve Avrupa'da yaşayan tek maymun: MAGOT
Kuyruğu uzun ve çatallı bir avcı kuş: ÇAYLAK
Kuyruğu uzun ve kalın koyun: KÖLÜK
Kuyruğu uzun, siyah ve beyaz karga: ALASAKÇA
Kuyruk altından bağlanan hayvan kayışını bağı: GUSGUN
Kuyruk kemiğinin kıkırdaklı bölümü: KEMİRDEK
Kuyruk kızartması: GAKKİRDEK
Kuyruk sallayan da denilen bir kuş: YUNDA
Kuyruk sokumu kemiği: PÖÇ-UCA-HÖSHÖS-SAKRUM
Kuyruk sokumu: BIZDON-KUKUSO
Kuyruk sokumunun iki yanındaki şişkin yer: KABA
Kuyruk ve yelesi kara, vücudu kula renginde olan at: AŞKAR
Kuyruk yağının eritilmesiyle elde edilen, içinde az miktarda et bulunan katılaşmış yağ: GIHIRDAK
Kuyruk yağının posası: HIKIRDAK
Kuyruk yağıyla kızartılmış et parçaları: KAKIRTLAK
Kuyruklu biber de denilen ve karabibere benzer bir tür baharat: KEBABE
Kuyruklu biber: KEBABE
Kuyruklu kurbağa yavrusu: KAŞIKÇI
Kuyruklu yalan: EFTAMİNTOKOFTİ
Kuyruklu yıldız: KOMET
Kuyruklu yıldızın kuyruğu: BÜRÇÜK
Kuyruklu: ZUZENEB
Kuyruklular: URODEL
Kuyruksallayan'' da denilen bir kuş: YUNDA-YONTKUŞU
Kuyruksokumu kemiği: UCA-SAKRUM
Kuyruksuz kurbağa: HYLODES
Kuyruksuz: ANURA
Kuytu ve sıcak yer: ARAN
Kuytu yer: DÖNELGE
Kuytu yerlerde toplanmış kar yığını: KÜRTÜ
Kuytu, loş ve nemli yer: İZBE
Kuytu: KAYTAK
Kuyu açmak ya da kazık temel yapmak üzere burgu ile yeri delme: FORAJ
Kuyu açmakta kullanılan alet: FREZE
Kuyu basamağı: PAYAB
Kuyu bileziği: AĞIZLIK
Kuyu çıkrığı: CAĞARA
Kuyu duvarı: CAL
Kuyu gibi olan çukur ya da çöküntü: KOKURDAN
Kuyu gibi yerlerde kullanılan, makara, çıkrık, çark: BEKRE
Kuyu içinden çıkan toprak: CEBE
Kuyu kazanı: BEDURU
Kuyu kenarında üstüne oturup su içmeye mahsus taş: ETAN
Kuyu kovası: TOLA
Kuyu örülen taş: DURUS
Kuyu şeklinde çukur ve çöküntüler: KOKURDAN
Kuyu, çukur: ÇAH-ÖMEL-FOYTAK-PUVAR
Kuyuda odun ateşiyle pişirilen, koyun etinden kebap: BİRYAN
Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç: ÇIKRIK
Kuyudan su çekmek için kullanılan kova: GÜVLEK
Kuyudan su çekmeye yarayan sırık: SEREN
Kuyulardan su çekmede kullanılan demir veya lastik kova: ÇOMÇAK
Kuyumculara taslak hazırlayan kimse: SADEKAR
Kuyumcuların kullandığı külçe kalıbı: ŞİDE
Kuyumcuların kullandığı tuza benzer madde: BÜRE

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:06
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Kuyumcuların maden eritmek amacıyla ateşi üflemek için kullandıkları ince boru: HAMLAÇ
Kuyumcuların ocağı üflemek içik kullandıkları eğri boru, hamlaç: KAMIŞÇIK
Kuyumculuk ve seramikte, silindir biçiminde vazo: RULO
Kuyumculukta altın ve gümüş eritilen kabın içine konulmuş çerçeve: İLİÇE
Kuyumculukta Kasımpatı çiceğine benzetilerek yapılmış elmas iğnesi: PAT
Kuyumculukta kullanılan altın sarısı renginde beril: HELYODOR
Kuyumculukta kullanılan bir çeşit yeşil grena: DERMANTOİT
Kuyumculukta kullanılan ve beş santigrama eşit olan ağırlık ölçüsü: ÇEKİRDEK
Kuyumculukta kullanılan yüzde seksen bakır, yüzde yirmi çinkodan oluşan sarı renkli alaşım: TOMBAK
Kuyumculukta, altın ve gümüş eritilen kaıbın içine konan çerçeve: İLİCE
Kuyumculukta, bir zincirin ucuna asılarak takılan mücevher: PANDANTİF
Kuyumculukta, gümüşün üzerine özel bir şekilde kurşunla yapılan siyah işleme: SAVAT
Kuyumcunun yaptığı değerli takıların tamamı: BİJUTERİ
Kuyunun ve havuzun etrafında deve çekip duracak yer: ATAN
Kuyuyu temizleyen kişinin üzerine oturması için kuyunun dibine konan taş: RAUFE
Kuzen: BÖLE
Kuzey Afganistan’da eski bir şehrin adı: HULM
Kuzey Afrika çöllerinde yaşayan antilop türü: ADDAKS
Kuzey Afrika ülkelerinde kullanılan bir uyuşturucu madde: KİF
Kuzey Afrika ülkelerinde ortasında güreş yapılan yer: RAHBA
Kuzey Afrika ve Anadolu'da yaşayan, uzunluğu 42cm.kadar olan, bacakları çok küçük pullu bir sürüngen türü: SEPS
Kuzey Afrika ve Cezayir'de, hint keneviri yapraklarından elde edilen ve tütüne karıştırılarak esrar gibi içilen sarhoşluk verici toz: KİF
Kuzey Afrika ve Güney Avrupa'nın Paleolitik kültürüne ait olan veya onunla ilgili: KAPSİYEN
Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde görülen, gövdeye cin girmesiyle ortaya çıktığına innaılan ruhsal hastalık: ZAR
Kuzey Afrika ve zenci Afrika’sında yerliler arasında toplanarak oluşturulan yedek askeri güç: GUM
Kuzey Afrika’ ya özgü etli bulgur pilavı benzeri yemek: COUSCOUS
Kuzey Afrika’da 800-909 yılları arasında egemenlik kurmuş olan hanedan: AGLEBİLER
Kuzey Afrika’da bir hükümdarın hisarı ve sarayı: KASBA
Kuzey Afrika’da bir sebhayı çevreleyen tuzlu toprak: ŞOT
Kuzey Afrika’da çadırlardan oluşan yerleşme: DEVAR
Kuzey Afrika’da dervişlere verilen ad: MURABUT-MARABUT
Kuzey Afrika’da kurulmuş bir tarikat: TİCANİLİK
Kuzey Afrika’da üst giyimi olarak kullanılan ve el tezgahlarında dokunan bir tür kumaş: HAİK
Kuzey Afrika’da yaşamış bir berberi kabilesi: İRATEN
Kuzey Afrika’da yetişen bir meşe türü: EEN
Kuzey Afrika’daki dervişlere verilen ad: MURABUT
Kuzey Afrika’daki ırmaklara verilen ad: VAD
Kuzey Afrika’nın geleneksel yerleşmelerinde görülen, taş ya da kerpiçle inşa edilen ve yalnızca küçük bir kapıdan doğal ışık alan konutlara verilen ad: KURBİ
Kuzey Afrika'da Berberilerin giydikleri başlıklı, geniş, kısa kollu bir üstlük: BORNOZ
Kuzey Afrika'da bir çöl: SİNA
Kuzey Afrika'da dağlardan inen sellerin ağzına kurulan tahkimli köy: KSAR
Kuzey Afrika'da hayvan derisinden yapılmış torbalardan süzülerek katılaştırılan yoğurt ürünü: LABENZEER
Kuzey Afrika'da ırmak: MOLOPO
Kuzey Afrika'da su ile örtülü tuzlu çöküntü: SEBHA
Kuzey Afrika'da tahıl tarımı yapılabilen bölgelere verilen ad: TEL
Kuzey Afrika'da tek hörgüçlü deveye verilen ad: MEHARİ
Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip halı yapımında kullanılan bir bitki: ALFA
Kuzey Afrika'da yaşayan misk faresi: MÜŞEK
Kuzey Afrika'da yetişen ve odunu demiryolu traversi yapımında kullanılan bir meşe türü: ZEEN
Kuzey Afrika'da, hintkeneviri yapraklarından elde edilen ve tütüne karıştırılarak esrar gibi içilen sarhoşluk verici toz: KİF
Kuzey Afrika'daki son topraklarını da yitirdiği antlaşmanın adı: UŞİ
Kuzey Afrika'dan Ortadoğu'ya kadar çok geniş bir alanda konuşulan dil öbeği: SAMİ
Kuzey Alplerde sel yatakları: ARC
Kuzey Amerika bozkırları: PRERİ
Kuzey Amerika kıtasında, kuzeybatı topraklarında bir göl: ENNADAİ-POİNT
Kuzey Amerika Kızılderililerin inandıkları doğaüstü güç: MANİTU
Kuzey Amerika Kızılderililerinin giydiği deriden yapılmış, tek parça ayakkabı: MAKOSEN
Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması: NAFTA
Kuzey Amerika ve Sibirya’da yaşayan ren geyiği: KARİBU
Kuzey Amerika ve Sibirya’da yaşayan bir ren geyiği cinsi: KARİBU
Kuzey Amerika yerlilerin XlX. Yüzyıla doğru değin konut olarak kullandıkları geleneksel yapı türü: UZUNEV
Kuzey Amerika yerlilerine özgü yer altı tören ve toplantı odası: KİVA
Kuzey Amerika yerlilerinin birbirine armağanlar verdikleri dinsel bayram: POTLAÇ
Kuzey Amerika yerlilerinin giydiği deriden yapılmış, tek parça ayakkabı: MOKASEN
Kuzey Amerika yerlilerinin inandıkları doğaüstü güç: MANİTU
Kuzey Amerika yerlilerinin savaş baltası: TOMAHAWK
Kuzey Amerika’da ağaçlarda yaşayan, kafası tilkiye benzeyen kürklü bir hayvan: RAKUN
Kuzey Amerika’da beş büyük gölden biri: HURON
Kuzey Amerika’da yaşamış Kızılderili bir halk: ARAPAHOLAR
Kuzey Amerika’da yaşayan iri bir kemirgen hayvan: NEOTAMA
Kuzey Amerika’da yaşayan Kızılderili bir halk: APAÇİLER-KRİK
Kuzey Amerika’da yaşayan kızılderili bir kabile: MOHİKANLAR
Kuzey Amerika’da yaşayan sincaba benzer bir hayvan: GOPHER
Kuzey Amerika’da yaşayan ve Çamaşırcı Ayı da denilen bir hayvan: RAKUN
Kuzey Amerika’da yaşayan yerli halk: PUEBLO
Kuzey Amerika’da yaşayan,iri boynuzlu bir geyik: ELK
Kuzey Amerika’da yaşayan,sincaba benzer bir hayvan: GOFHİR
Kuzey Amerika’da yetişen ve ceviz ağacına çok benzeyen bir ağaç: HİKOR
Kuzey Amerika’daki Kayalık Dağlar’da kışın esen kuru ve ılık rüzgâra verilen ad: ŞİNUK
Kuzey Amerika’daki kızılderililerin kabile şeflerine verilen ad: SACHEM
Kuzey Amerika’daki St.Lawrence ırmağındaki adlara verilen ad: BİNADALAR
Kuzey Amerika’nın beş büyük gölünden biri: ERİE
Kuzey Amerika’nın ılıman bölgelerinde yetişen bir tür ceviz ağacı: PEKAN
Kuzey Amerika'da bir dağ dizisi: APALAŞ
Kuzey Amerika'da kızılderili kabilesi: ALABAMALAR
Kuzey Amerika'da Kretase devri topraklarında fosillerine rastlanan, dişleri güçsüz ya da olmayan fosil sürüngen dinazor cinsi: NODOSAURUS
Kuzey Amerika'da kumlu ve kumtaşlı kıyı tepelerinden meydana gelen bölge: SAHİL-SAHEL
Kuzey Amerika'da önceleri Superior Gölü çevresinde yaşayan, Kızılderili kabilesi: SİU
Kuzey Amerika'da reçineli ormanlarda öndemli bir yer tutan iğne yapraklı çeşitli ağaçlardan elde edilen kereste: SPRUS
Kuzey Amerika'da yaşayan iri bir kemirgen hayvan: NEOTAMA
Kuzey Amerika'da yaşayan Kızılderili bir halk: VAKAŞLAR-KRIK
Kuzey Amerika'da yaşayan ova yerlileri: OMAHALAR
Kuzey Amerika'da yaşayan Pueblo yerlilerine özgü yeraltı tören ve toplantı odası: KİVA
Kuzey Amerika'da yetişen ağaççık: FENDLERA
Kuzey amerika'da, irakualarda gizemsel bir gücü anlatan kavrama verilen ad: ORENDA
Kuzey Amerika'daki Kayalık Dağlar'ın doğu yamaçlarında kış aylarında esen kuru ve ılık rüzgâr: ŞİNUK
Kuzey Amerika'nın beş büyük gölünden biri: ERİE
Kuzey Amerika'nın en yüksek dağı: MCKİNLEY
Kuzey Amerika'nın ılıman bölgelerinde yağış ve ısının elverişsiz olduğu, orman oluşmamış bölge: PRERİ
Kuzey Amerika'nın ılıman bölgelerinde yetişen bir tür ceviz ağacı: PEKAN
Kuzey Amerika'nın kuzeybatı kıyılarında yaşayan Kvakiut'ların gizli birliğinin adı: HAMATSA
Kuzey Anadolu dağlarında yetişen, 3-5 m boyunda, kışın yapraklarını dökmeyen, iri ve mor çiçekleri olan bir ağaç: KOMAR
Kuzey Anadolu’da yetişen, tüylü ve çiçekli dalları sebze olarak kullanılan otsu bir bitki: GALDİRİK-GELDİRİK
Kuzey Anadolu’da yetiştirilen bir koyun cinsi: HELİK
Kuzey Arnavutluk'ta yaşayan Katolik Arnavutlara verilen ad: MALİSOR
Kuzey Asya'nın soğuk ve dağlık bölgelerinde yaşayan büyük yıtıcı yavan: İRBİS
Kuzey Atlas Okyanusu, Portekiz civarında bulunan özerk adalar gurubu: MADEİRA
Kuzey Atlas Okyanusunun Batı Avrupa kıyılarında oluşturduğu geniş körfez: BİSKAY
Kuzey Avrupa da kullanılan, 2000kg'a yakın gemi yüklerine ve büyük miktardaki ticaret mallarına değer biçmeye yarayan kütle birimi: LASTA
Kuzey Avrupa ülkeleri ile Ortadoğu'yu birbirine bağlayan otoyolun simgesi: TEM
Kuzey Avrupa’da yaşayan, çok yumuşak ve ince tüyleri olan, postu için avlanan küçük hayvan: SAMUR
Kuzey avrupada bulunan bir baltık devletinin internet alan kodu: EE
Kuzey Bulgaristan'da bulunan, Tuna Nehri'nin bir kolu: OGOSTA
Kuzey Buz Denizinde yaşayan bir martı türü: ALK
Kuzey Buz Denizini araştırmak için yapılmış Norveç giemisi: FRAM
Kuzey Buz Denizinin bir dış uzantısı olan deniz: BARENTS
Kuzey Çin’de güçlü bir devlet kuran ve Topalar da denilen bir halk: TABGAÇLAR
Kuzey Doğu Afrika'da ırmak: CUBADİN
Kuzey Doğu Anadolu'da Fırat kıyısında bu günkü Erzincan şehri: AZİRİS
Kuzey Doğudan esen ve sağanak halinde yağmur getiren, Malta ve Sicilya civarında daha çok görülen bir Akdeniz rüzgârı: GREGAL
Kuzey gökkürenin en parlak yıldızı: VEGA
Kuzey Hindistan kökenli bir dil: PALİ
Kuzey Hindistan’da birbirine komşu ve genellikle paralel olan iki akarsu arasındakiherhangi bir bölgeye verilenad: DOAB
Kuzey Hindistan'da ''Tandoori'' fırınlarında pişirilen yemek çeşidi: NAAN
Kuzey Hindistan'da yaşamış olan on gurunun öğretilerini temel alan monoteistik bir din: SİHİZM
Kuzey ırakda bir şehir: ZAKHO
Kuzey Irak'ta ve Mardin yöresinde yaşayan Hıristiyan Keldani halkına verilen ad: ASURİLER
Kuzey İspanya'da, görkenmli tarih öncesi duvar resimleri ve duvar kazımalarıyla ünlü mağara: ALTAMİRA
Kuzey İtalya’da üzüm cibresinden elde edilen damıtık içki: GRAPPA
Kuzey İtalya'da ve Dalmaçya'da kullanılmış, değeri 25 ile 148 litre arasında değişen eski hacim ölçüsü: STAİO
Kuzey Kafkasya’da konuşulan bir dil: ANDİ
Kuzey Kafkasya’da Kuban havalisinde ,Karadeniz kıyısında liman: ANAPA
Kuzey Kafkasya’da yaşayan bir Türk boyunun adı: NOGAY
Kuzey Kafkasya'da bir Kıpçak lehçesinde Türkçe konuşan topluluk: KUMIKLAR
Kuzey Kafkasya'da dağlı savasçılara verilen isim: ABREK
Kuzey Kafkasya'da konuşulan bir dil: ANDİ
Kuzey Kafkasya'nın yerli halklarından olan Adıgelere mensup topluluklardan biri: SAPSIĞLAR
Kuzey Karadeniz kıyılarında tarihi bölge: PONTOS
Kuzey korede liman: SİNPO
Kuzey Kutbu çevresinde yaşayan ördek: PUPLA
Kuzey Kutbu çevresindeki kozalaklı ormanlarda yaşayan etçil memeli hayvan: OBUR
Kuzey Kutbu: ARKTİKA
Kuzey Kutbu'na yakın bölgelerde yaşayan bir halk: ESKİMOLAR
Kuzey kutbuyla ilgili, kuzey kutup yakınında olan: ARKTİK
Kuzey kutup bölgesi: ARKTİKA
Kuzey Kutup Bölgesinde yaşayan memeli ve yırtıcı bir hayvan: GULO
Kuzey Kutup Denizinde bulunan 5220 metre derinliğindeki çukur: SEDOW
Kuzey mitolojisinde Odin’in omzuna konan iki kargadan biri: MUNEN
Kuzey Nijerya'da ırmak: KADUNA
Kuzey rüzgarı: BOYRAZ
Kuzey takımyıldızlarından ''Çalgı''nın en parlak yıldızı: VEGA
Kuzey Uganda ile Sudan'ın en güneyinde bir etnik ve dinsel grup: AKOLİLER
Kuzey ülkelerinde rastlanan, yapısına likenlerin de katıldığı bodur ot toplulukları: TUNDRA
Kuzey Vietnam'da bir akarsu: GAM-MA-CHU
Kuzey Vietnam'da bir il: CAMPHA
Kuzey yarıkürede yetişen,beyaz kabuklu bir ağaç: HUŞ
Kuzey Yugoslavya’da bir bölge: SREM
Kuzey: ŞİMAL
Kuzeybatı Fransa'da önemli bir akarsu: SEN
Kuzeybatı Hindistan’ın yerli halkı: DASALAR
Kuzeybatı Kafkas halklarından biri: UBIHLAR
Kuzeybatı Kanada'da doğup kuzeyde Kuzey Buz Denizi'ne dökülen bir nehir: MACKENZİE
Kuzeybatı rüzgârı: MAYİSTRA
Kuzeyden esen rüzgar: YILDIZ
Kuzeydoğu Afganistan’da yaşayan bir halk: DARDİLER
Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde,özellikle Kars ve Ardahan yöresinde oynanan türkülü ve taklitli bar türü bir halk oyunu: DİMME
Kuzeydoğu Anadolu’nun en büyük ırmağı: ÇORUH
Kuzeydoğu Asya’da yaşayan, büyük boynuzları olan bir yaban koyunu: ARGALİ
Kuzeydoğu Brezilya kıyısında paralel uzanan sıradağ: BORBOREMA
Kuzeydoğu Ege Yunan adaları grubuna giren, Gökçeada'nın güneybatısında bulunan Yunan adası: LİMNİ
Kuzeydoğu Etiyopya ve Cibuti'de yaşayan bir halk: AFAHLAR
Kuzeydoğu Gürcistan'ın Pankisi Vadisinde yaşayan bir halk: KİSTLER
Kuzeydoğu Kafkasya ile Hazar denizinin batı kıyısında yaşayan bir Türk boyu: KUMUK
Kuzeydoğu Kafkasya'da Azerbaycan'ın kuzey ve Dağıstan'ın güney kesimlerinde yerleşik halk: LEZGİLER
Kuzeydoğu öbeğinden Kafkas dili: UDİ
Kuzeydoğu Sibirya’da yaşayan ve Yakutlar da denilen Türk soylu halk: SAHALAR
Kuzeydoğu ve Güney Anadolu’da türkülü halk öykülerine verilen ad: BOZLAK
Kuzeydoğu: ŞİMALİŞARKİ
Kuzeye dönük, bu yüzden çok az güneş gören ve hep serin olan dağ yamacı: KUZYAKA
Kuzeye dönük: KUZ
Kuzeyinde Tuna Nehri, güneyinde Cargania Alpleri’nin bulunduğu Roma İmparatorluğu eyaleti: NORİCUM
Kuzgun Kılıcı da denilen sivri yapraklı bir süs bitkisi: GLAYÖL
Kuzgunkılıcı" da denilen bir süs bitkisi: GLAYÖL
Kuzine: PİLİTA
Kuzların oluşturduğu topluluk: GÖRPE
Kuzu ağılı: ÇİTEN
Kuzu bağırsağından yapılmış ip: KİRİŞ
Kuzu beslenen küçük ağıl: GAŞŞAK
Kuzu çevirmesi: GERDENA
Kuzu çobanı: ÇONTU
Kuzu derileri üzerindeki yağları ve fazlalıkları temizlemede kullanılan iki kulplu bıçağa verilen ad: AŞKİ
Kuzu doğumunda çobana hediye olarak verilen kuzu: DÖLÇEK
Kuzu emzirilen yer: HAVŞE
Kuzu emzirmek anlamında yöresel bir sözcük: KOZUYAKMAK
Kuzu eti suyuna biraz un katılarak taze soğan ve nane ilave edilerek yapılan çorba: SORPA
Kuzu etiyle yapılan bir tür yemek: KUŞNEME
Kuzu gübresi: GIĞI
Kuzu kulağı, ekşi ot, ekşi kulak: EKŞİCE-EKŞİLİK-EKŞİMİK-EBHEKAN
Kuzu mantarı adları ile bilinen, yenen bir mantar türü: HOBOÇUÇULA
Kuzu topluluğu: DÖL
Kuzu ve buzağı barınağı: KÖLEN
Kuzu veya koyun postundan yapılmış kürk: KEVEL
Kuzu: EMLİK-BERE
Kuzugöbeği: HOBOÇUÇULA
Kuzukulağı benzeri bir bitki: LABAZA
Kuzukulağı gillerden yaklaşık 40cm. yüksekliğe ulaşan, dişli kenarlı yapraklı, kazık köklü, küçük çiçekli bir bitki: IŞGIN
Kuzukulağı: YARPIZ-NARPIZ-LÜTEŞ
Kuzukulağıotu: ACIGICI-ACIGÜNEK-ACIMCAK
Kuzulama dönemine girmiş ya da doğurmuş koyun: ŞİŞEK
Kuzuların pek sevdiği mayhoş bir ot: ACIGICI
Kuzunun sırt bölümünden elde edilen etin kızartılmasıyla yapılan bir yemek: KARSKI
Kuzusu ölmüş, sağmal koyun: CANGAL

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:06
Profile bak WWW
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Konuya cevap yaz   [ 29 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2

İlgili Konular
 Konu   Yazar   Cevap   Gösterim   Son ileti 
Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. E Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

14

9310

Pzr 04 Nis, 2010 21:51

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. F Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

2

3166

Pzr 04 Nis, 2010 22:21

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. H Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

9

7256

Pzr 04 Nis, 2010 22:39

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. J Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

1

2931

Pzr 04 Nis, 2010 22:54

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. L Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

1

2191

Pts 05 Nis, 2010 17:35

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. M Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

8

6590

Pts 05 Nis, 2010 17:41

AkrepKral Son iletiyi göster

 


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


Guvenli Arama Acik


 


| | | | | |
web siteleri
Review www.akreportal.net on alexa.com

İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Akreportal.net Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Akreportal.net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler İletişim sayfamız aracılığı ile veya adresinden iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 2 (iki) Hafta içerisinde tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.

News News Site map Site map SitemapIndex SitemapIndex RSS Feed RSS Feed Channel list Channel list
Powered by phpBB 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group.
Designed by ST Software for PTF.
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO