Cevapsız iletiler | Aktif konular Sistem saati: Per 31 Tem, 2014 14:26



Konuya cevap yaz  [ 29 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki
K Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları 
Yazar Mesaj
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Kaba ambalajlı bez: KORDA
Kaba ayakkabı: KAZGAL
Kaba bir kimseye yakışır biçimde: NADANCA
Kaba bir komedi türü: FARS
Kaba bir şekilde dokunmuş, dimi çeşidinden dayanaklı yünlü kumaş: ŞAYAK
Kaba deriden yapılmış adi ayakkabı: ÇABIR
Kaba deriden yapılmış ucu sivri ve kalkık ayakkabı: ÇAPULA
Kaba dikiş: İLMEK-LEKENDE
Kaba döşemelik kumaş: BERGAMO
Kaba güvercin: TAHTALI
Kaba iplikten yapılan dokuma: PERGALE
Kaba ipten yapılmış kalın dantel: GALVA
Kaba kaya haline gelmiş toprak tabakası: KESMELİK
Kaba kumaştan yapılmış ceket, palto aba: KEBE
Kaba minder: YANKABA-YANGABA
Kaba nesne: ANABİL
Kaba örgülü çuval: PALAS
Kaba şeyler dikmeye, bağlamaya yarayan ince sicim veya kalın iplik: KINNAP
Kaba sıva: ÇARPI
Kaba sofu: ZAHİT
Kaba ve çirkin olan şey: KAZULET
Kaba ve çirkin, iğrenç: GALİZ
Kaba ve kötü huylu olan kimse: FAZZ
Kaba ve kötü konuşma: İGLAZ
Kaba ve küfürlü konuşma: KAYIŞDİLİ
Kaba yün dokuma: CACİM
Kaba yünden ve bazı hayvani dokuma maddelerinin lifleri arasına karışmış halde bulunan kalın ve sert lifler: KITIK
Kaba yünden yapılmış, bir cins soft: BARAKAN
Kaba yünden, kare biçiminde yapılan ve omuza iliştirilen kısa harmani: SAGUM
Kaba, biçimsiz: KUBAT-SAKİL
Kaba, görgüsüz, nobran: NADAN
Kaba, haşin, acımasız: DÜRÜŞT
Kaba, huysuz, kavgacı: ÇITAK
Kaba, kabartılmış, yumuşak minder: PUF
Kaba, kalın bez: AŞDAR
Kaba, yol iz bilmez kimse: AHLAT
Kaba: SAKİL
Kabaca dokunmuş dayanıklı bir yün kumaş: ŞAYAK
Kabaca temizlemek: AVKMAK
Kabadayı Rum delikanlısı: PALİKARYA
Kabağın dikine bölünmesi: LORİ
Kabağın şerit haline getirilerek kurutulmuş şekli: PAPASELA
Kabahatli: MANAA
Kabahatten ağır ve cinayetten hafif olan suç: CÜNHA
Kabak asması: TEVEK
Kabak böreği: BİDE
Kabak çiçeğinden yapılan yemekGÜLCACIĞI
Kabak dilimi: FELİ
Kabak ile yapılan yemek çeşidi: MALEZ
Kabak kemane: IKLIĞ-IKLIK
Kabak ocağı: FOLİL-FOLİT
Kabak sarısı renginde, alacalı, kargaya benzer bir çeşit kuş: ALAABAK
Kabak tohumu dikilen yer: FOLİT
Kabak tohumu: ÇİĞİT
Kabak ya da fasulye ile yapılan bir yemek: ÇİNTME
Kabak yaprakları biçiminde etli ve tüylü yaprakları olan, kırlarda ve su kenarlarında yetişen bir bitki: KABALAK
Kabak yemeği: MALEZ
Kabak, börülce, bamya, semizotu, patates gibi sebzelerle yapılan zeytinyağlı bir yemek: ÇİPOHORTA
Kabak, patates gibi sebzelerin, toplandıktan sonra geriye kalan otları: CALA
Kabak: KEDÜ-LAMER
Kabakla yapılan sebze çorbası: ŞELLO
Kabakların içindeki yumuşak, çekirdekli ksım: ALVAC
Kabaktan yapılmış su kabı: ALAVURT
Kabakulak hastalığı: YAZMA
Kabakulak: PAROTİTİS
Kabala’yı esas alarak sözcükler ve sayılar üzerine yapılan kabalistik çalışmalarla ilgili bir uzmanlık alanı: GEMATRİA
Kabalık, sertlik: ANAFET-ANEF
Kabaran boyaları veya paslı yerleri kazıyıp temizlemek için bir uçları kıvrık L şeklindeki çekiç gibi çelik aletler: RASPA
Kabarcık, tomurcuk: DOMUR
Kabarcıklı döküntü şeklinde ortaya çıkan akut deri rahatsızlığı: HERPES
Kabarık kordon açmaya yarayan,ay şeklinde tığı olan rende: ARGAÇ
Kabarık ve kalın olması için arasına pamuk, yün, kauçuk, cam elyafı vb. yumuşak dolgu maddesi yerleştirilen iki kumaşın üzerine el ya da makine dikişiyle çeşitli biçimlerde dikilerek yapılan süsleme: KAPİTONE
Kabarıklık: BOMBE
Kabarmış sel suyu: SELGAH
Kabartılmış, yumuşak duruma getirilmiş: PUMBA
Kabartılmış, yumuşak minder: PUF
Kabartma bir figür oluşturacak biçimde yontulmuş değerli taş: KAME
Kabartma nakışlı ipek kumaş: LÜSTRİN
Kabartma tozu: BEKİN
Kabartma ve sırmalı süslerle işli bir cins ipek kumaş: İSTOFA
Kabartma yapması için kumaşın altına yerleştirilen kaytan vb. Şey: FİTİL
Kabartma: RÖLYEF
Kabartmalı pamuklu kumaş: PİKE
Kabasakal otu ve ondan yapılan yemeğin adı: GABASAHAL
Kabe yakınında bulunan kuyu ve bu kuyunun Müslümanlarca kutsal sayılan suyu: ZEMZEM
Kabe ziyareti: UMRE
Kabe: BEYTULLAH
Kabe’nin damında suların akması için yapılmış ve üstüne altın kaplanmış oluk: ALTINOLUK
Kabe’nin örtüsü: BURKA-BÜRKA
Kabe’ye girerken hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü: İHRAM
Kabe’yi ve Hz.Muhammet’in türbesini süpürme işi: FERAŞET
Kabe'nin siyah örtüsü: KİSVE
Kabenin tavaf edildiği taş döşemenin adı: METAF
Kabe'nin temizliği bakımıyla uğraşanlara verilen ad: ŞEYBEİşlenmemiş altın parçası: ŞEZRE
Kâbe'ye verilen bir başka ad: BEYTULLAH
Kâbe'yi yıkmak için Mekke'ye yürüyen Ebrehe'nin ordusunu, gökyüzünden yağdırdıkları taşlarla yok ettiğine inanılan bir tür cennet kuşları: EBABİL
Kabı ile darası çıkarılmadan tartılan ağırlık için kullanılan sözcük: BRÜT
Kabile toplantısı: MAKAME
Kabile, devlet: AFA
Kabile: BOY
Kabın içinde kalan yemek artığı: SIYRINTI
Kabın içindeki sıvının doluya yakın olması,tam dolu olmaması: KOĞOZ
Kabın içindeki yemek, çeşit: KAP
Kabin veya koltuk taşıyabilen modern kayak teleferiklerine verilen isim: KONDOLA
Kabızlık: PEKLİK
Kabların ağzından ayrı açılan delik: ÜMZÜK
Kablo ile kablonun iki askı noktasını birleştiren doğru arasındaki en büyük düşey uzaklık: SALGI
Kablo: TELİT
Kablosuz iletişim sağlayan bluetooth protokolünün Türkçe karşılığı: MAVİDİŞ
Kablumbağa: GAPLAMCA
Kablumbağanın erkeği: GAYLEM
Kabuğu alınmış buğday: DÖĞME
Kabuğu alınmış bütün buğday: İRİ
Kabuğu ayıklanmamış pirinç: ÇELTİK
Kabuğu çatlayıp soyulan: YALINGAÇ
Kabuğu çıkmış arpa: KEŞK
Kabuğu dökülmüş ağaç: KAVLAK
Kabuğu düğme ve süs eşyası yapımında kullanılan bir tür deniz kabuklusu: ABALON
Kabuğu ile kurutulmuş fasulye: ÇAKILDAK
Kabuğu ince, çekirdeği ufak, iri taneli bir tür beyaz üzüm: ÇAVUŞÜZÜMÜ
Kabuğu kalın, dayanıklı, beyaz ve uzun taneli bir çesit üzüm: CEVŞEN
Kabuğu kalın, küçük yollu ceviz: GIRGIT
Kabuğu kendi kendine çatlayıp soyulan ağaç: YELENGEÇ
Kabuğu kırmızı ya da erguvani renkte olan ve sexxxilikte kullanılan bir söğüt türü: TAVULGA
Kabuğu oluşmamış yumurta: PAŞKIL
Kabuğu şal boyamada kullanılan bir ağaç türü: MORKAN
Kabuğu sarı benekli, çok tatlı bir çeşit kavun: ALTINBAŞ
Kabuğu soyulmuş ağaçtan yapılmış sopa: SOYMANTI
Kabuğu soyulmuş,taşınmaya hazır kütük: KOZİK
Kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki, kadıntuzluğu, amberbaris: SARIÇALI
Kabuğundaki zehirinden ötürü bazen öldürücü de olabilen ve pişirilerek yenen tropikal bir meyve: AKİ
Kabuğundan elde edilen reçine hekimlikte kullanılan bir ağaç: ASELBENT
Kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç: KINAKINA
Kabuğundan siyah boya yapılan yabanıl bir ağaç: IŞIĞAN
Kabuğunun üzeri pürtüklü, lezzetli, özellikle turşu yapımında kullanılan bir tür hıyar: KORNİŞON
Kabuk bağlamış yara: SAKAT
Kabuk böcekleri familyasından, fındık ağaçlarında yaşayan kın kanatlı böcek: DALKIRAN
Kabuk tutmamış yumurta: TORHOLA
Kabuk: KAVKI-KIŞIR-KORTEKS
Kabukları kendiliğinden çatlayan bütün kabuklu kuru meyveleri kapsayan terim: KAPSÜL
Kabuklarını temizlemek: SIYMA
Kabuklu çekirdek: ÇİĞİT
Kabuklu kuruyemiş: ÇİTLEK
Kabuklu meyvelerin içi: MAĞZ
Kabuklu pirinç: ÇELTİK
Kabuklu tohum: SAKNA
Kabuklu yemiş içi: GANDZİ
Kabuksuz salyangoz: LOKORO
Kabul etme: AHİZ
Kaburga altı: DÖŞ
Kaburga altı: GEYREK
Kaburga ile kalça kemiği arasında kalan yer: BÖĞÜR
Kaburga kemiği: EĞE-GİYREK-TEMEÇİ-ÇİT
Kaburga kemikleri: BEVANİ
Kaburga kemiklerini kesmeye yarayan bir çeşit makas: KOSTOTOM
Kaburga: EYE-GİYREK-ÇİTLİK-NERVÜR
Kaburgadan çıkarılan et: PEHLİ
Kaburganın alt yanında bulunan boşluklardan her biri: GEĞREK
Kaburka kemiği: KAMBOL
Kabus: KARABASAN
Kabzanın demir siperi: BALÇAK
Kaç, ne kadar anlamında bir belirteç: NİCE
Kaçak mal: ÇAPARAK-ÇAPANAK
Kaçak rakı imalatında kullanılan damıtma aracına verilen isim: IMBIK
Kaçak tütün: AYINGA
Kaçak, firari: BADRUK
Kaçak, kaçan: ABIK
Kaçak, kaçmış olan: FİRARİ
Kaçınma, sakınma, çekinme: İMTİNA
Kaçırılmış, yakalanmamış: EŞAPE
Kaçkar dağlarında ünlü bir yayla: VERÇENİK
Kaçma, korkarak dağılma: NÜFUR
Kaçmaması için hayvanların ayağına takılan zincir, demir köstek: BUKAĞI
Kadastro haritalarında parseller topluluğu: ADA
Kadayıf , tatlı çeşidi: TELTELİ
Kadeh: KESİ-PEYMANE-CAM
Kadem: UĞUR
Kadercilik: FATALİZM
Kaderi inkar ederek kul,ettiklerinin yaratıcısıdır diyen ve Tanrı’nın sıfatları konusunda sünnet ehlinden ayrılan bir felsefe: MUTEZİLE
Kadı ve kazaskerlerin hizmetindeki görevlilerden biri: KASSAM
Kadı ya da hükümdar vekilliği: NİYABET
Kadife üzerine demir halkalar yerleştirilmiş zırhlı elbise: BEGTER
Kadife üzerine sırma işlemeli kadın elbisesi: DALLI
Kadife, çuha, yün gibi kumaşların yüzeyindeki ince tüy: HAV-ÜLGER
Kadife: BARGI-BARGIT-VELUR-ZERDUVA
Kadifede, özellikle epengle kadifede birkaç ipliğin atkıdan sonra düğümlenmeden serbest kalması: ATLAK
Kadifeden sırma işlemeli tek parçalı elbise: BİNDALLI
Kadifemsi bir görünüş kazandırılmış sığır derisi: NUBUK
Kadifemsi döşemelik bir kumaş cinsi: ŞİNİL
Kadifenin ince tüyü,kumaş tüyü: HAV
Kadifeye benzer uzun tüylü, yumuşak ve parlak bir kumaş: PELÜŞ
Kadifeye benzer, döşemelik bir kumaş cinsi: ŞÖNİL
Kadıköytaşı: KALSEDUAN
Kadıköy'ün eski adı: KALKEDON
Kadılar: KUZAT
Kadılara ve müderrislere verilen ad: ULEMA
Kadim: BAYRI
Kadın arkadaş: NEDİME
Kadın baş süslemesinde kullanılan, genellikle gümüşten yapılmış takı: TOMAKA
Kadın başlı aslan heykeli: SFENKS

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 22:59
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kadın başörtülerinin kenar kısımlarına süs olarak dikilen ufak, yuvarlak, parlak tenekecikler: PUL
Kadın başörtüsü: YAŞMAK-ÇİT -BÜRÜK
Kadın bileziği: EVRENCEN
Kadın çarşafı: BÜRÜK
Kadın cinsel organı: VAJEN
Kadın çoban: BERJER
Kadın düşmanlığı, kadınlara karşı duyulan soğukluk, antipati: MİSOGNİE
Kadın düşmanlığı: MİSOJİTİZM
Kadın elbiseliklerinde de kullanılan ince bir kumaş: EOLİYEN
Kadın entarisi: BOYLAMA
Kadın erkek birlikte oynanan bir halk oyunu: ACARA
Kadın eş: KÜLDÖKEN
Kadın eşey özelliklerini sağlayan ve yumurtalıktan salgılanan hormon: ÖSTRADİOL
Kadın esirlere verilen ad: FERTÜT-FERTÜTE
Kadın giyiminde kullanılan bir çeşit ipekli kumaş: OTOMAN
Kadın giysilerinin etek ucu, kol gibi yerlerine verev kesilmiş kumaştan yapılan süs: VOLAN
Kadın giysisi yapımında kullanılan çok sık dokunmuş bir tür hafif kumaş: PARAMATTA
Kadın giysisi: FİSTAN-BANDİK-SUBUN
Kadın hapishanesi: İMAMEVİ
Kadın hizmetçi: TATABA
Kadın hükümdar: MELİKE
Kadın iş önlüğü: ALA
Kadın köle: KARAVAŞ-keniz
Kadın saç beliklerinden biri: KLAY
Kadın saç tuvaleti: MİZANPLİ
Kadın şalvarı: ÇİNTAN
Kadın samurayların kullandığı kılıç: NAGİNATA
Kadın şapkalarına konulan ve yüzü örten, ince hafif tül: VUALET
Kadın savaşçı: AMAZON
Kadın süs eşyası olarak kullanılan deniz salyangozu kabuğu: ÇILKAK
Kadın terzi: MODİSTRA
Kadın üreme sisteminde sık görülen iyi huylu tümör: FİBROMİYOM
Kadın ve çocuklarda görülen ayva tüyü: LANUGO
Kadın yeleği: JİLE
Kadın, kız, eksik etek: KANAYAK
Kadın: ZEN-İMREET
Kadıncıl: ZENDOST
Kadında “cinsel soğukluk” olarak da bilinen cinsel işlev bozukluğu: FRHİDİTEE
Kadında cinsel isteğin hastalık derecesinde artması: UTEROMANİ
Kadında cinsi arzunun aşırı hal alması: NEMFOMANİ
Kadında erkeğe özgü cinsel özelliklerin ortaya çıkmasıyla belirlenen patolojik durum: VERİLİZM
Kadının bilinç dışındaki erkek bileşeni: ANİMUS
Kadının dış genital organlarını oluşturan yapıların tümü: VULVA
Kadının kocasına bir miktar mal verip nikahını satın alması ve ayrılması: MUHALAA
Kadının nikah ile kocasından hak ettiği mal: MİHR-MEHR
Kadınla, kızlar: İNAS
Kadınlar hamamında hizmet eden ve müşterileri yıkayan kadın: NATIR
Kadınlar hapishanesi: İMAMEVİ
Kadınlar için aynı türden süs eşyası: JABO
kadınlar için devenin üzerine konulan küçük mahfeler: HEVADİC
Kadınlar kızlar anlamında eski sözcük: İNAS
Kadınlar, kızlar: İNAS
Kadınlara karşı candan, gönül okşayıcı bir şekilde davranan: GALAN
Kadınlara özel bir vücut yapısı: JİNANDRİ
Kadınlarda Adet görmeme rahatsızlığı: AMENORE
Kadınlarda adet yokluğu: AMENORE
Kadınlarda anormal kıllanma artışı: HİRSUTİZM
Kadınlarda cinsiyet hormonu: OSTROJEN
Kadınlarda doğurma yeteneğinin sona ermesi: MENOPOZ
Kadınlarda görülen, hastalık derecesinde zayıflama isteği: BLUMİA
Kadınların düğünden bir hafta önce toplanarak gelin çeyizini sergiledikleri merasim: ASTAR
Kadınların alınlarına bağladıkları ince eşarp: ÇALMA
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası: ALINLIK
Kadınların alttan giydiği entari: ALTENTERE
Kadınların ata binerken giydikleri bir ceketle uzun bir etekten oluşan kıyafet: AMAZON
Kadınların aylık adet kanamalarının başlamasından önce ya da kanama sırasında ağrı duyulması: DİSMENORE
Kadınların baş örtüsünün kalını: TAVŞAL
Kadınların başına örttüğü yarım çarşaf, başörtüsü: ÜSÜRGÜ
Kadınların başına sardıkları beyaz şerit: ÇİT
Kadınların başından beline kadar kapandıkları düz, tek parça halindeki örtü: BÜRÜK
Kadınların başlarına bağladıkları örtü: ÇEKİ
Kadınların başlarına bağlamış oldukları ketenden dokunmuş ince bez: DÜLBENT-TÜLBENT
Kadınların başlarına sardıkları beyaz peştamal: KÜM
Kadınların başlarına sardıkları beyaz sarık: TEKNE
Kadınların başlarına taktıkları 5-6 parçalı altın süs: AYAKLI
Kadınların başlarını ve boyunlarını sardıkları dantelden veya ipekten uzun eşarp: MANTİLLA
Kadınların bluz ya da gömlek üzerine giydikleri yelek: JİLE
Kadınların boyunlarına aldıkları yılan biçiminde dar ve uzun kürk, boyun kürkü: BOA
Kadınların boyunlarına taktıkları altın dizisi: EMİKALTINI
Kadınların çarşaf yerine kullandıkları, başörtüsüyle birlikte giyilen hafif üstlük: YELDİRME
Kadınların dastar altına giydikleri başlık: KEPEZ
Kadınların dirseklerine kadar taktıkları basmadan yapılan süs eşyası: KOLÇAK
Kadınların gecelik üzerine giydikleri, sıcak tutan hafif ceket: LİZOZ
Kadınların genellikle başlarının arkasına taktıkları ek saç: POSTİŞ
Kadınların giydiği bir çeşit gömlek: GURDAŞKA
Kadınların giydiği çarşaf: CAR-ZAR
Kadınların giydiği dizden bileğe kadar olan bir çeşit çorap: BADIÇ-BADIŞ
Kadınların giydiği don: ÇAKIŞIR
Kadınların giydiği elbise: FİSTAN
Kadınların giydiği entari: PAŞALI
Kadınların giydiği kolsuz üstlük: KAP
Kadınların giydikleri çarşaf: EREM-ZAR
Kadınların giydikleri kısa ve kolsuz iç çamaşırı: KOMBİNEZON
Kadınların giysi altına giydikleri etek, iç etek: JÜPON
Kadınların iş yaparken giydikleri eski püskü elbise: ALIK
Kadınların iş yaparken kullandıkları geniş pijama: GOCADON
Kadınların işine çok karışan erkek: ALİKARI
Kadınların kaşlarını ya da saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya: RASTIK
Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri boya: RİMEL
Kadınların kollarına taktıkları süs eşyası, bilezik: DESTVANE
Kadınların kullandığıaltın dizisi veya zincirli mücevherat: ASKI
Kadınların mantoya benzer,sokakta giydikleri üst giysisi: FERACE
Kadınların omuza aldıkları yumuşak kumaştan yapılmış örtü: FİŞÜ
Kadınların önlerine bagladıkları dokuma bez: PEŞTEMAL
Kadınların örtündükleri çarşaf: ZAR
Kadınların oynadığı hareketli bir Fransız dansı: KANKAN
Kadınların özel gecelerde giydiği şık giysi veya tuvalet: ABİYE
Kadınların saç altına koydukları küçük, yapma saç paketi: KREPON
Kadınların saçlarını tutturmak için kullandıkları toka: FİRKETE
Kadınların saçlarının düzenli durması için saçlarına takmış oldukları iğnelik: FİLTEKE
Kadınların sokağa çıkarken örtündükleri büyük ve dört köşe sınır: CAR
Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer bir üst giysisi: FERACE
Kadınların su taşımak için kullandıkları boyna geçirilen alet: ÇATI
Kadınların süs eşyası olarak kullandıkları altın dizisi: AHMA
Kadınların süs eşyasında kullandıkları madeni, parlak ve ortası delik, yassı pul: AKÇA
Kadınların süs için başlarına taktıkları çelenk,taç,sorguç: ÇIĞA
Kadınların süs için başlarının arka kısmına taktıkları saç: POSTİŞ
Kadınların süs olarak başlarına taktıkları, çeşitli renk ve biçimdeki baş süsü: HOTOZ
Kadınların süs olarak kullandıkları bir çeşit başlık: KOTAS
Kadınların süslenme amacıyla yüzlerine sürdükleri beyaz ya da koyu pembe renkte krem: DÜZGÜN
Kadınların ve kız çocuklarının boyunlarına taktıkları üçgen şeklindeki kırmızı boncuk: AKIK
Kadınların verev katlayarak başlarına bağladıkları dört köşe örtü: LEÇEK
Kadınların yanaklarını pembeleştirmek için sürdükleri boya, allık: KIZILCA
Kadınların yük taşırken bellerine doladıkları bez yada ipten örtü: KURDİ
Kadınların yüzlerine ben yapmak için kullandıkları bir tür reçine: LADEN
Kadınların yüzlerine örttükleri peçe, yaşmak: LİSAM
Kadınların yüzlerine sürdükleri allık: GAZE
Kadınların yüzlerine sürdükleri ince düzgün: TAZE-GAZE-AĞLIK-ÜSTÜBEÇ
Kadınların yüzlerini kapatmak için kullandıkları örtü: ECE
Kadınların, aksesuar olarak bileklerine taktıkları, boncuklu halka: KOLBAG
Kadınların, başlarını tülbentle saçlarının bir kısmını dışarıda kalacak şekilde bağlaması: CEMİLEBAŞ
Kadınlık hormonu: ÖSTROJEN
Kadınsı davranışları olan erkek: EFEMİNE
Kadınsılaşma: EFEMİNASYON
Kadıntuzluğu: AMBERBARİS
Kafa dengi arkadaş: BÜZÜKTAŞ
Kafa dinçliği: OĞ
Kafa tutan, başkaldıran: SERKEŞ
Kafadaki şişlik: KULA
Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu oaln ve ahtapota benzeyen bir hayvan: ARGONOT
Kafadar: AKILDAK
Kafasının ön-art ekseni yan eksenine göre kısa olan kimse, kısakafalı: BRAKİSEFAL
Kafatası içindeki beyin ve yardımcı organlarının tümü: ANSEFAL
Kafatası, tüm kemikleşmeden önce, kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölüm: BINGILDAK
Kafatasının aşırı derecede büyük olması: MAKROSEFALİ
Kafatasının biçimine bakarak insanın karakterini ve zihni yeteneğini inceleme: FRENOLOJİ
Kafatasının Collosium’da olduğuna inanılan dev: OLUS
Kafatasının doğumsal çatlağı: KRANYOŞİZİS
Kafatasının içgüdü ve yeteneklerle olan ilgisini inceleyen bilim dalı: KRANİYOLOJİ
Kafatasının ön art ekseni, yan eksenine göre uzun olan kimse, uzun kafalı: DOLİKOSEFAL
Kafatasının yan tarafını belirtmek için kullanılan isim: PARİETAL
Kafatasının biçimine bakarak insanın karakterini ve zihni yeteneğini inceleme: FRENOLOJİ
Kafe, küçük bar: BİSTRO
Kafes biçiminde bir tür el işi: MUŞABAK
Kafes biçimindeki örgü: AĞ
Kafes ve balık ağı biçiminde yapılan, tezhib, oyma gibi süslemelerde kullanılan motif: ŞEBEKİ
Kafesteki kuşlara su verilen ufak kap: SULUK
Kafile, küçük kervan, göç: BARHANA
Kafirler: KEFERE-KÜFFAR
Kafiye kelimesi: ALVARDI
Kafiyeleri birbirinin peşinden gelen ve iki kafiyeli olan şiir: MÜTAKARRİN
Kafiyeli kısa şiirler: ERACİZ
Kafkas bağlarında yetişen bir çeşit üzüm: KAMURİ
Kafkas çingenelerine verilen ad: BOŞA
Kafkas efsanelerinde anlatılan insanüstü varlık: EMEGEN
Kafkas Engereği'' de denilen ve yurdumuzun Artvin yöresinde yaşayan engirek yılanı türü: KAZNAKOVİ
Kafkas müziğine özgü bir tür davul: DOLİ-UDLİ
Kafkaslar'ın kuzeyinde yaşayan bir halk: OSETLER
Kafkaslar'ın ve Rusya'nın en yüksek dağı: ELBRUZ
Kafkas-Rus savaşlarında Ruslar'la çarpışan silahlı Kafkas süvarileri: ABREK
Kafkasya’da bir ırmak: MALKA
Kafkasya’da sarp bölgelere kurulan dağ köyü: AUL
Kafkasya’da yaşayan bir boy: NOGAY
Kafkasya’da yaşayan Müslüman bir halk: LEZGİLER
Kafkasya'da düz olmayan inişli çıkışlı arazilere verilen ad: ÇALA ÇÖLEK
Kafkasya'da kalın kumaştan yapılan başlığa verilen ad: BARLAK
Kafkasyada ve Avrupa'nın yüksek dağlarında eti için avlanan dağ keçisi: ŞAMUA
Kafkasya'da yetiştirilen ve beyaz üzüm veren asma çeşidi: OKTAURİ
Kafkasya'da, başı ve boynu kesici ya da sivri silahların darbelerinden korunmak için, kalın kumaştan yapılmış kukuletaya verilen ad: BARLAK
Kafkasya'nın kuzeydoğusunda yaşayan bir halk: ÇEÇEN
Kafkasya'nın Türk bölgelerinde kasırga, kum fırtınası için kullanılan isim: BURAĞAN
Kaftan altına giyilen kısa elbise: ANTERİ
Kaftan astarı: BİTANE
Kağan eşlerine verilen bir unvan: KATUN
Kağan ve Han’ların mektuplarını yazmakla görevli kişi: CILIMGA
Kağan ve Hanlara yapılan bağlılık andı: BIÇKAS
Kâğıda yumuşaklık, parlaklık ve düzlük vermek için kullanılan camdan alet: MÜHRE
Kâğıdın yazı yazılacak orta bölümüyle çevresini ayrı renklerde boyamaya ve bu tür tezhipli yazma kitaplara verilen ad: AKKASE
Kâğıdın yüzeyinin pürüzlülük derece ve tipinin bir izlenimi: GREN
Kâğır oyunlarından, 32'lik veya 52'lik deste ile iki kişi tarafından oynanan oyun: BATAY
Kagir yapılarda meydana gelen çatlakların üzerine yerleştirilen küçük alçı levha: SINAK
Kağıt dağıtılırken yapılan yanlışlık: MALDON
Kağıt destesi: KÜLTEM
Kâğıt dolgu maddesi: HAMULE
Kâğıt hamuru: SELÜLİT
Kağıt kenarındaki boşluk: MARJ
Kağıt kırpıntısı: HOHOLİ
Kâğıt makası: MIKRAZ
Kâğıt negatiften elde edilen ilk fotoğraf işlemlerinden birsi: CALOTYPE

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 22:59
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kağıt oymacılığı: MARJ
Kağıt oyunlarında ortaya para koyma: DAV
Kâğıt para cüzdanı: KAİMELİK-PORTFÖY
Kağıt para koymaya yarayan cüzdan: KAİMELİK
Kâğıt para: KAİME
Kağıt parçası: VARAKPARE
Kağıt perdahlamakta kullanılan makine: KALENDER
Kâğıt üzerinde bir takım noktalar koyup sonra aralarını çizgilerle birleştirerek oynanan bir çocuk oyunu: SUYOLU
Kağıt üzerine tasarım yaparken vektörel çizmek için kullanılan, ölçü işaretsiz cetvel: PİSTOLE
Kağıt ve belgeleri saklamak için yapılmış dosya: CİLBENT
Kâğıt ve kumaşla bir modelin kalıbını olduğu gibi almak: MOULAGE
Kâğıt veya madeni para üzerindeki kafa resmi: EFİJİ
Kağıt veya para demeti: DÜRGE
Kağıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, başlık: ANTET
Kâğıt ya da bez yapıştırmakta kullanılan, kaynatılmış nişasta bulamacı: KOLA
Kağıt ya da kumaş üzerine yapılmış, dinsel konuları işleyen ve özellikle Bengal ve Tibet’te hazırlanan, boyanmışrulo ya da pano: PATA
Kağıt ya da madeni parayı tedavüle koyma: MONETİZASYON
Kâğıt yapmaya yarayan ve ağaçların iç kısmından elde edilen madde: KİTABİYE
Kağıt, kumaş veya plastik madde gibi değişik maddelerden yapılan ve deri üzerine gelecek yüzüne etken madde sıvanmış olan sargı: SPARADRAP
Kâğıtlar aharlandıktan sonra parlatmak için kullanılan alet: MÜHRE
Kâğıtları bozulup yırtılmış yazma eserlerde bu kısımlara kâğıt eklenerek yapılan tamir biçimi: VASSALE
Kâğıtları keserek dantel gibi süslü şekiller meydana getirme sanatı: KAT
Kağıtların yüzünü düzeltmekte kullanılan araç: PESTEREK
Kagittan bir tür küçuk uçurtma: GOGONA
Kağıttan kesilmiş tasarımların, kolaj yapmak için bir yüzeye uygulandığı yöntem: DEKUPAJ
Kağıttan yapılan örmeli süsler: KOKONA
Kâğıttan, parfüm emdirilmiş bir çeşit para çantası: ŞASE
Kağnı arabalarında dingil başına takılan çivi: BULİ
Kağni arabalarının tekerleğinin çevresine geçirilen yuvarlak oval demir: MARAN
Kağnı arabasında bir parça: KOPO-KÖP
Kağnı arabasında okun altına dayanarak sabit ve dengede durmasını sağlayan parça: DAYAK
Kağnı arabasında öküz bağlanan yerin arkasındaki kalın tahta kısım: KÖP
Kağnı arabasını çeviren mil: İĞLİK
Kağnı arabasının arkasına çökerek ön tarafının havaya kalkması: ÇÖĞDÜRMEK
Kağnı arabasının arkasındaki enine uzun tahtanın iki ucundaki oturulabilen bölümler: GÖP
Kağnı arabasının direği: CAĞ-CAV
Kağnı arabasının hayvana bakmaması için yan tarafına üç sıralı konulan parça: KALAFAT
Kağnı arabasının hayvanın arkasında kalan parçası: GÖBCÜK
Kağnı arabasının kolları: ARIK
Kağnı arabasının tekerindeki ağaç aksam: HASPUT
Kağnı arabasının üst kısmı: ÜSTÜRLÜK
Kağnı arabasının üzerine yerleştirilen yük aleti: BEŞİK
Kağnı arabasının yokuşta yavaş gitmesi için arkasına takılan ağaç: SÜRGÜ
Kağnı benzeri ot taşıma aracı: FURĞUN
Kağnı dingili: İSAN
Kağnı ile saman taşımaya yarayan sepet: SELE
Kağnı izi: AĞUR
Kağnı okunun ucuna öküzleri dinlendirmek veya yere düşmesini önlemek için konulan meşeden yapılmış düzgün sırık: IRAHAT
Kağnı tekeri: HASPUT-AVSIT
Kağnı tekerine takılan kama: KORZİVER
Kağnı tekerini eksende tutan ahşap kazık: AZI
Kağnı tekerinin çemberinden ayrılması: FOLAHLAMA
Kağnı tekerleği parçası: ASBUT
Kağnı tekerleğin geçirilen demir halka: MARAN
Kağnı tekerleğine verilen ad: APSUT
Kağnı tekerleğinin çevresindeki demir çember: KETEZ
Kağnı tekerleğinin dış kısmını kaplayan demir çember: ABSUT
Kağnı tekerleğinin orta kısmı: ANAÇ
Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri: GÖBEK
Kağnı tekerleğinin ve mazının hareket ederken kaymasını önlemek için, kağnı oku üzerine konulan ağaç parçası: AĞARE
Kağnı tekerleklerinin üst kısmına demir çember: AFSUT
Kağnı tekerlerinin kolay dönmesini sağlamak için kullanılan sıvı sabunun konduğu boynuzdan yapılma kap: SABINDIRIK
Kağnı ve kızakların kayışının ucuna takılan ağaç yada boynuz parça: MALUK
Kağnı veya öküz arabasında öküzleri yönlendirmek için kullanılan uzun sopa: MESES
Kağnı ya da saban oklarını boyunduruğa bağlayan halka biçiminde bükülmüş ağaç: EYEF
Kağnı yanlarındaki parmaklıklar: TARAK
Kağnı yükünü bağlayan ipi çevirerek sıkan yuvarlak dal parçası: BURAŞAN
Kağnı: KORARABA-GANGLI
Kağnıda dingili tutan takoslardan her biri: DİL
Kağnıda kullanılan kalas: KÖP
Kağnıda mazı üzerine boydan boya uzatılan yan ağaçları: OK
Kağnıda öküzleri boyunduruğa bağlayan çubuk: ZEVLE
Kağnıda öküzün boynunu boyunluğa sabitleştiren dikey değnek: SAMI
Kağnıda saman çekmede kullanılan keçi kılından yapılan çul: DONÇULU
Kağnıda tekerleklerin takıldığı yuvarlak parça: MAZİ
Kağnıda, mazının yerinde durmasını sağlayan eğri araç: AĞRE
Kağnılarda boyunduruğun takıldığı uzun direk ok: RAMAS
Kağnılarda oku yukarıda tutmaya yarayan ağaç destek: DAYAK
Kağnılarda öküzlerin koşumunda boyunduruktan geçirilmiş öküz boynunun iki yanındaki ağaç çubuklar olan samileri bağlayan ip: SAMBAĞI
Kağnılarda tekerleğin bir parçası: BURE
Kağnılarda tekerlerin ön ve arka tarafında kasa kısmının uç tarafında bulunan uzun ve yassı tahta: KÖB
Kağnıların arka kısmında bulunan aygıt: CEREK
Kağnıların arka tarafı: GÖP
Kağnıların boyunduruğunu oka tutturan kayış: YAĞANDIRIK
Kağnıların ön kısmına kurulan düzenek: GARAÇOR
Kağnıların üstüne konan taşıma aleti: KARAÇÖVE
Kağnıların üstüne kurulan, saman ve hayvan gübresi çekmek için kullanılan fındık çubuğundan örülmüş alet: ÇETEN
Kağnının "v" şeklindeki ana yeri: İRAMPAS
Kağnının her iki tarafındaki parmaklık: ANGIÇ
Kağnının her iki yanındaki korkuluk tahta: CA
Kağnının iç kısmı: HISUT
Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar: ÇA
Kağnıya bezden, tente yaparak yük taşınabilir hale getirmek: ÇETEN
Kahırlar: SATAVAT
Kahkahaciçeğine benzeyen bir süs bitkisi: NOLANA
Kahnı tekerleğine takılan kama: KORZİVER
Kahraman, güçlü kimse: BÖKE
Kahramanlar, yiğitler: ASÜD
Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir veya bu şiirin orkestra eşliğindeki tek veya çok sesli bestesi: KANTAT
Kahramanlık ya da din konularında yazılıp bestelenmiş şiir: KANTAT
Kahramanmaraş ilinde antik bir kent: GERMENİCİA
Kahramanmaraş iline özgü, sarmısaklı yenilen yuvarlak bulgur köftesi: TAKALAK
Kahramanmaraş yöresinde Sardunya çiçeğine verilen ad: LÖKKE
Kahramanmaraş yöresine özgü tadı ekşimsi üzüm pekmezi: RAVANDA
Kahramanmaraş yöresine özgü, kuşbaşı et ve bulgurla yapılan bir yemek: CIVIKLAMA
Kahramanmaraş: GERMENİKEİA
Kahramanmaraş'ın ünlü yemeklerinden birisi: CİRGİNDİŞ
Kahramanmaraş'ta bir dağ: ENGİZEK
Kahretmek: ANVET
Kahve ağacına benzeyen, fakat tanelerinde besidokusu az olan bir ağaç: RUTİDEA
Kahve aromalı, kekre tatlı bir Brezilya likörü: BAHİA
Kahve cezvesi: AÇIK
Kahve haşlaması: MOKA
Kahve kreması: MATE
Kahve telvesi gibi koyu renkli, kötü kokulu ve yapışkan kıvamlı dışkı: MELENA
Kahve, çay, çikolata ve kolalı içeceklerde doğal olarak bulunan kafein vb. gibi uyarıcı etkiye sahip maddeler: KSANTİN
Kahveci tepsisi: FENER-ASKI
Kahvelerde gizli oyun yeri: TOSSUNLUK
Kahverengi at: DOR-KEHER
Kahverengi ile kırmızı arası bir renk: ALA
Kahverengi tüylü baykuş türü: KUKUMAN
Kahverengi ve kızıl renkli, larvaları oduncul böceklerle beslenen damalıkınkanatlıgiller ailesine mensup böceklerin cinsi: OPİLO
Kahverengi ya da soluk sarı renkte bir süs taşı: TOPAZ
Kahverengine çalan yeşil renk: ZEYTUNİ
Kahverengiye çalan yeşil renkte olan: KİMYONİ
Kahveye benzer yemişleri olan bir çeşit bitki: AKRAP
Kahveyle birlikte yenilen bir tür çikolata: TRÜF
Kahya, köy korucusu: KİYA
Kahya: KETHÜDA-KİZİR
Kakao ve bisküviyle yapılan bir cins pasta: PİRAMİT
Kakao, süt ve şekerden yapılan tatlı bir yiyecek türü: ÇİKOLATA
Kakım, gelincik gibi hayvanların lekesiz beyaz renkteki postu: ERMİN
Kakım” da denilen bir kürk hayvanı: AS
Kaktüsden elde ve parfüm yapımında kullanılan özüt: ALOE
Kaktüslerde bulunan dikenli iğne: SETULA
Kaktüsten yapılan ünlü Meksika içkisi: TEQUİLA
Kakül: PERÇEM-ANGIT
Kalabalığı düzene sokmak için kullanılan kısa ve kalın sopa: DÜRBAŞ
Kalabalık olmayan: HAVLET
Kalabalık ordu: AREMREM
Kalabalık, çok sayıda askere sahip ordu" anlamında eski sözcük: AREMREM
Kalabalık, Papaz'' gibi adlar da verilen bir iskambil oyunu: HOŞKİN
Kalabalıktan suya yaklaşmayan deve: REKUB
Kalafat macununun katranlı kıldan yapılan bir türü: BİLAR
Kalan, artan: REZİDÜEL
Kalas tipi damda kullanılan ağaç ya da kerpiç hatılı: KÖPLEME
Kalas, sakal, salak'' örneğinde olduğu gibi, bir sözcük içindeki seslerin yerini değiştirerek elde edilen sözcüğe verilen ad: ANAGRAM
Kalay oksit katılarak donuklaştırılmış veya kemik tozu katılarak yarı donuk hale getirilmiş cama verilen ad: OPALİN
Kalay ve kurşun alaşımlarının genel adı: LEHİM
Kalaycıların bakır kapları temizledikleri kum havuzundaki kumların yıkanması, süzülmesi ile elde edilen kahverengi bakır kırıntıları: TUAL
Kalaylı ince sac: TENEKE
Kalaylı tencere: ÇALPARA
Kalb kasının kasılması: SİSTOL
Kalbe ait: KARDİAK
Kalbe inen inme, felç: DAMLA
Kalbi besleyen büyük damarlardan birinin aniden tıkanması sonucu ortaya çıkan bir durum: ENFARKTÜS
Kalbi bir kese gibi sararak örten zar: PERİKART
Kalbi saran perikartın iltihabı: PERİKARDİT
Kalbin atışlarını yavaşlatan, sindirim sistemini ve salgıları düzenleyen sinir sisteminin adı: PARASEMPATİK
Kalbin bütün zarlarının iltihabı: PANKARDİT
Kalbin elektriksel etkinliği inceleme yöntemi: VEKTOKARDİYORGRAFİ
Kalbin en dış örtüsünde verieln ad: PERİKARP
Kalbin göğüsten dışarıda, vücudun dışında bulunması: EKTOKARDİ
Kalbin iç zarı iltihabı: ENDOKARDİT
Kalbin içini örten bir sıra yassı epitel dokudan oluşan zar: ENDOKARD
Kalbin kas kısmı: MİYOKARD
Kalbin normal dışı atımını tekrar normal kalp ritmine dönmesini sağlayan araç: DEFİBRİLATOR
Kalbin önde bulunan iki odası: ATRİYUM
Kalbin ortasında bulunduğu varsayılan küçük siya benek: SÜVEYDA
Kalbin yanında, kalbe komşu: PARAKARDİAK
Kalbin yeterli oksijen ve kan alamadığı bir durumu: ANGINA
Kalbin, atardamarlarının ya da dışarıyla ilişkili içi hava dolu bışlukaların dinlenmesiyle işitebilen gürültü: ÜFÜRÜM
Kalbin, iç organların hareketlerini dinlemeye yarayan araç: STETESKOP
Kalbur ve elek üzerinde kalan iri taneler: İRİNTİ
Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp: ÇALKANTI
Kalbur: GÖZE-ELEK
Kalburaltı döğme: YARMA
Kalburdan biraz daha büyük ve buğday elemeye yarayan alet: HOLUS
Kalburdan daha geniş gözlü eleme aracı: SARAT
Kalburdan geçmiş tahıl: ELENTİ
Kalburun irisi: GÖZEL
Kalça çıkığını iyileştiren taş: JAD
Kalça kemiği, bel kemiği: OMA-COXAL-HOT
Kalça kemiği: HOT
Kalça kemiğinden ayak ucuna kadar uzanan sinir: NESA
Kalça kemiğinin bir bölümü: OMACA
Kalça kemikleri arasındaki boşluk: HAVSALA
Kalça: ÇON
Kaldırılmış: MÜLGA
Kaldırım taşı: RASAF
Kaldırma, giderme: REF
Kale bekçisi: DİZDA
Kale burcu: KURUT
Kale çukuru: MELE
Kale duvarı: BEDEN-SUR
Kale duvarından kısa duvar: FASİL
Kale duvarlarında düşmana ok atmak için açılmış delik: BARBAKAN
Kale hendeği: CERR-UR-OR-URKAN
Kale muhafızı: ONGUT

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:00
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kale muhasarasında duvara çakılan büyük çengel: KAPÇAK
Kale surlarını dövmekte kullanılan, taş gülle atan, yaklaşık 6-7 metre uzunluğundaki toplar: DARBZEN
Kale, duvar: BAR
Kalelerde, tehlike anında kaçmak ya da dışarıdaki düşmana gizlice baskın yapabilmek amacıyla açılmış gizli kapı: UĞRUNKAPI-HURUÇKAPI
Kalem işi eski bir yazma türü: ALAPLI
Kalem koymak için kullanılan kutu: MİKLEME
Kalem silmekte kullanılan bez: FÜRRAA
Kalem, seyf: AKTAAN-MİRKAM
Kalemin yarılması işinde kullanılan kalemtıraş: MİFREZ
Kalemle oyularak işlenmiş: ÇALMA
Kalemler birbirine çarpmasın diye kalemdanların içine konulan çuha örtü: MİTREŞE
Kalemtıraş: AÇACAK-KESKİ
Kalemtıraşlarda madeni bölümle sapı birleştiren madeni parça: PIRAZVANA-PARAZVANA
Kalenderler: RİNDAN
Kalevi: ALKALİK
Kalıba dökme, kalıpla şekil verme: İSAGA
Kalıba dökme: İSAGA
Kalıba dökülerek dondurulmuş kremayla yapılmış pasta: PARFE
Kalıbarsağın son bölümü: GÖDEN
Kalıbın ya da kesilmiş kumaşın, dikiş paysız çizim kalıpları ile yeniden çizilmesi: REGOLA
Kalıç: ORAK
Kalıcı, ebedi: LEMYEZİL
Kalıcılık, ebedilik: LEMYEZEL
Kaliforniya ve Avustralya'da kuvars biçiminde parçacıklar helinde bulunan altın cevheri: NÜGET
Kaliforniya’da üretilen beyaz şarap markası: SAUTERNE
Kaliforniya'da bir tuz gölü: SALTON
Kaliforniya'da yetişen ve bahçelerde kenar süsü olarak kullanılan sarı çiçekli bitki: MONOLOPİA
Kaliforniya'da yetişen ve kaliteli bir şarap veren üzüm cinsi: ZİNFANDEL
Kaliforniya'da yetişen, 100-130 metre boyunda büyük bir orman ağacı: SEKOYA
Kalın ağaç parçası: GODİK
Kalın ağacın yarılmasıyla elde edilen odun: YARMAÇA
Kalın ağızlı,küt uçlu,kısa kabzalı ve savrularak kullanılan büyük bıçak: MAÇETE
Kalın bağırsağın gödenden önceki bölümü: KOLON
Kalın bağırsak yangısı: KOLİT
Kalın bezden yapılan bir tür mont: GEMCİ
Kalın bezden yapılan ip: GOLAN
Kalın biçilmiş uzun tahta: KALAS
Kalın bir ekmek türü: BEZDİRME
Kalın çam tahtası: DABAN
Kalın çeperli dar ve dik akasu ağzı: KALANK
Kalın çizgili, kişileri ve olayları karikatürleştirerek veren ve genellikle yerici, taşlayıcı, abartılı güldürü türü: BURLESK
Kalın çoban değneği: ZOPLAMA
Kalın dam direği: MAĞ
Kalın değnek: SOPA
Kalın demir boru: PİK
Kalın dikişli bir çeşit giysi: HEREKE
Kalın dokunmuş kilim : BERCED
Kalın entari: GABAMA
Kalın eyer örtüsü: HAŞA
Kalın gözleme: BAZLAMA
Kalın iplikle elde örülmüş iş: MAKROME
Kalın iplikten dokunmuş bir tür giyecek: ÇOHA
Kalın kabuklu olgun kavun: DİVLEK
Kalın kabuklu üzüm: FARŞAK
Kalın kabuklu, çekirdekli ve oval bir portakal türü: YAFA
Kalın kabuklu, kara üzüm: KABATEPEK
Kalın kabuklu, ufak ve sık taneli bir çesit üzüm: DİBİKARA
Kalın kabuklu, uzun taneli, dayanıklı siyah üzüm: BÜZGÜLÜ
Kalın kabukulu, az ballı kısmen esmer renkli ve sert incir çeşidi: KÜREKMALI
Kalın kadın başörtüsü: TAVŞAL
Kalın kafalı: SEMELEK-GABİYE-GABİ
Kalın kafalılık: BELADET-GAŞAVET
Kalın kara bir kabukla kaplı sivilce ve yara halindeki mikroplu deri hastalığı: EKTİME
Kalın kestane tahtası: FRAHTİ
Kalın kışlık kaban: SAKU
Kalın kum: KAYIR
Kalın kumaştan dikilmiş maksi etek: BELLEME
Kalın kumaştan yapılmış palto: KAPUT
Kalın kuru ağaç: HAŞEBE
Kalın numara iplikten yapılmış bir kumaş türü: DİYAGONAL
Kalın odun: OLDURUK-PADAR
Kalın öğütülmüş buğday: İRMİK
Kalın öğütülmüş mısır unu: KORKATA
Kalın öğütülmüş un: UGRA
Kalın oklava: CENDERE-MERDANE
Kalın palto: SAKO-SAKAV
Kalın pamuklu bir bez türü: REVENDÜK
Kalın sacdan yapılmış, sapı lama demirden olan, ocak ve sobadan kül çıkarmada kullanılan toz küreği: SATAM
Kalın saman: HAVZAL
Kalın sis tabakası: KARGEYEN
Kalın sopa, değnek: MATRAK-MASSA-GÜBEL
Kalın su borusu: BÜL
Kalın su buğusu: SELİS-SİS
Kalın tabanlı ve topuklu bir kadın ayakkabısı: SABO
Kalın tüylü battaniye: VELENSE
Kalın üst kış giysisi: GOCUK
Kalın ve ağır bir çizme türü: TOMAK
Kalın ve çakıllı saman: KESMÜK
Kalın ve dar tahta: LATA
Kalın ve enli diken: OMCA
Kalın ve ensiz bir kumaş cinsi: KUTNU
Kalın ve etrafı püsküllü kadın başörtüsü: TAVŞAL
Kalın ve güçlü bacaklı, yere yakın iri gövdeli köpek: MATİN
Kalın ve kaba kumaş: ABA
Kalın ve küçük yufka: ÇEVİRME
Kalın ve üçgene benzeyen kavkılı iki çenekli yumuşakça cinsi: OPİS
Kalın ve uzun ağaç: HEZEN
Kalın ve uzun bir perelin biçiminde, hem erkek hem de kadınların giydiği antik Yunan giysisi: KHYMATON
Kalın yorgan iğnesi: KIYIK
Kalın yufkalarla yapılan kıvrımlı bir börek: KÖMEÇ
Kalın yün: ARAS
Kalın, enli bir ağaç: DÖĞER
Kalın, kısa ve düzgün sopa: LOBUT
Kalın, kışlık bir tür yün kumaş: KAŞE
Kalın, sağlam ip, urgan: ARKAN
Kalın, seyrek ve gelişigüzel dikiş: OYULGAMA
Kalınağaç: TELEBARIK
Kalınbağırsağı anüs yoluyla su fışkırtarak yıkama: LAVMAN
Kalınbağırsağı saran zarın iltihabı: PERİKOLİT
Kalınbağırsağın alt bölümünde ve anüste toplardamarların genişlemesiyle oluşan varis: BASUR
Kalınbağırsağın alt tarafı: SÜRM
Kalınbağırsağın ameliyatla açılması: KOLOTOMİ
Kalınbağırsağın son bölümü: REKTUM-GÖDEN
Kalınbağırsağın tümünü ya da bir bölümünün anormal olarak gelişmesiyle ortaya çıkan patolojik durum: MAGAKOLON
Kalınbağırsağın, karın duvarında bir ağızla geçici ya da kalıcı olarak dışarı açılması: KOLOSTOMİ
Kalınbağırsak iltihabı: KOLOPATİ
Kalınbağırsak yangısı: KOLİT
Kalınbağırsakta aşırı miktarda gaz bulunması: METEORİZM
Kalınbağırsakta ve karın boşluğunda duyulan güçlü sancı: KOLİK
Kalınbarsağın ve tüm sindirim kanalının son bölümü: REKTUM
Kalınca bir bambudan yapılmış Japon flütü: ŞAKUHACİ
Kalınca bükülmüş ipek iplik: İBRİŞİM
Kalınca kabuklu, iri ve uzunca taneli bir tür üzüm: RAZAKI
Kalınca ve açık saman renginde ipekten yapılan yarı mat bir kağıt türü: ABADİ
Kalınca ve yuvarlak yastık biçimindeki mobilya öğesi: BALİN
Kalınca yaplmış ekmek: SALLAMA
Kalınca yufka: BEZİRME
Kalınlaşmış vücut kiri: DONRA
Kalınlaşmış, tabaka durumuna gelmiş kir: DONRA
Kalınlığı 5 mm. den az, ince ağaç levha: KAPLAMA
Kalınlıkları ölçmeye yarayan alet: PALPÖR
Kalıntılar: BAKAYA
Kalıp çıkarma işi: MULAJ
Kalıp çıkarmaya yarayan polyester madde: ERVAPON
Kalıp haline getirilmiş tezek: BAZMA
Kalıp ipeği: ELEK
Kalıp, model: KİP
Kalıpla dökülen tezek: KERME
Kalıplaşmış vücut kiri: DONRA
Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım: FORMÜL
Kalıplaşmış, basmakalıp: KLİŞE
Kalıpta pişen bir tür meyveli pasta: TART
Kalıtçılar, mirasçılar: VERESE
Kaliteli bir kahve cinsi: ARABİKA-ROBUSTA
Kaliteli bir pirinç türü: BALDO
Kaliteli deriden yapılan çarık türü: ÇAPULA
Kaliteli lastik ayakkapı: DERBEY
Kalitesiz meyve: DIĞIL
Kalitesiz meyve: KURKANTAL
Kalitesiz mısır: MANZİYA
Kalitesiz, kolayca zarar görebilecek, eğreti yapılmış eşya, mal: EVHAN
Kalitesiz: PERPE
Kalıtımla ilgili olmayan değişiklik: MODİFİKASYON
Kalk dilinde dikenli bitki topluluğuna verilen ad: KORAAMAZ
Kalk edebiyatında aruz ölçüsüyle yazılan şiir türlerinden biri: SATRANÇ
Kalkan biçiminde levha: ŞİLT
Kalkan takımyıldızı: SCUTUM
Kalkan ve zırh gibi korunma aracı: YAT
Kalkan: KORUK-OPOFİZ-YAT
Kalkerli bölgelerde yetişen ağaç: PORSUK
Kalkerli taş yüzeyine sert bir cisimle kazındıktan sonra basılmış olan yazı, resim, taş basması: LİTOGRAFYA
Kalkerli ve jipsli kayaçlarda oluşan, huni yada çanak benzeri çöküntü: DOLİN
Kalkerli yamaçlarda yağmur ve kar sularının yüzeyi eriterek açtıkları küçük oluklar: LAPYA
Kalma durumu: LOKATİF
Kalorifer döşeminde bükülmüş borularla yapılmış ısıtıcı: SERPANTİN
Kalorifer kazanının sıcaklığından yararlanarak, içindeki suyun ısıtıldığı depo: BOYLER
Kaloriferlerden çıkan yanmış kömür artığı: CÜRUF
Kalp atımında çıkan seslerin grafik olarak kaydedilmesi: FONOKARDİYOGRAFİ
Kalp atımlarının hızlanması: TAŞİKARDİ
Kalp atışı: DARABAN
Kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik: ARİTMİ
Kalp boşluğunda ya da kalpten çıkan büyük damarların başlangıç noktasından kalp zarı boşluğundan akan geçmesi: HEMOPERİKART
Kalp çarpıntısı: PALPİTASYON
Kalp dış zarı boşluğunda gaz bulunması: PNOOMOPERİKARDİYUM
Kalp fıtığı: KARDİYOSEL
Kalp karıncıklarında bulunan kas oluşumu: PEPİLLERKAS
Kalp kası etkinliğinin,bazı ritim bozukluğuna neden olan yayılım anomalisi: REANTRE
Kalp kası iltihabı: MİYOKARDİT
Kalp kası: MİYOKART
Kalp kasına oksijence zengin kan taşıyan iki damarın ortak adı: KORONER
Kalp kasında görülen müzmin rahatsızlık: MİYOKARDİ
Kalp kasını doğrudan doğruya kaplayan perikardın üst tabakası: EPİKART
Kalp kasının kasılması: SİSTOL
Kalp kulakçığı: ATRİYUM
Kalp seslerini hastadan uzakta dinleten alet: TELEKARDIOFON
Kalp sıkıntısı, çarpıntı: AİL
Kalp ve damarlarda normal iki kasılma arasında oluşan fazladan kasılma: EKSTRASİSTOL
Kalp ve solunum etkinliğinde bir duraklamayla birlikte görülen ani, ve geçici bilinç kaybı: SENKOP
Kalp veya ayarı düşük paralar: ZÜYUF
Kalp, damar sisteminin teşhisinde kullanılan ultrasonik bir yöntem: EKOKARDİYOGRAFİ
Kalp: COR
Kalpte sol kulakçık ile sol karıncık arasını kapayan kapak: MİTRAL
Kalpte yıkıma uğramış bir ya da fazla kapakçığı çıkarmak için yapılan cerrahi girişim: VALKÜLEKTOMİ
Kalpteki gizli günah: SÜVEYDA
Kalpten çıkan, vücudun en büyük damarı: AORTA
Kalsın, o don ıslak” örneğinde olduğu gibi, tersinden de aynı şekilde okunan tümce: PALİNDROM
Kalsit ile serpantinden meydana gelen billursu kireçtaşı: OFİKALSİT
Kalsiyum florür birleşiminde, çeşitli renkleri olan bir mineral: FLORİT-FLÜORİT
Kalsiyum hidratlı tabii silikat: AFVİLİT

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:00
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kalsiyum karbonat hamurundan yapılan bir tür renkli kalem: PASTEL
Kalsiyum okside verilen bir başka ad: KİREÇ
Kalsiyum ve magnezyumlu karbonat birleşiminde bir mineral: DOLOMİT
Kalsiyumlu mikalar gurubundan bir mineral: EFEZİT-KLİNTONİT
Kam: DİLEK
Kama, ucu sivri bıçak: AFŞAR
Kambiyo borsalarında kullanılan fiyat verme metodlarından biri: ENSERTEN
Kamboçların törenlerde,saç tuvaletlerinin üzerine yerleştirdikleri piramit biçimindeki süs: PNOM
Kamboçya kralının rahibi: BAKU
Kamboçya'da konuşulan resmi dil: KHMERCE
Kamboçya'da sel baskınına uğrayan arazilerde yapılan tarıma verilen ad: ŞAMKAR
Kambriyumlardan önce oluşan en eski yer katı: ARKEEN
Kamçı ile sapını bağlayan deri ip: ŞEP
Kamçı: BERKE-BİRGE
Kamçının ucuna bağlanan kayış: CİLAZ
Kameralarda netliğin otomatik olarak sağlanması: AF
Kameranın yaptığı yatay hareket: PAN
Kameraya takılan ve çekim sırasında geçen kare sayısını ölçen aygıt: TAKOMETRE
Kameri ayın son gecesi: SERAR-SİRAR
Kamerun’da yaşayan bir halk: DUALALAR
Kamerun’un başlıca ırmağı: SANAGA
Kamerun'da yaşayan bir halk: KAKALAR
Kamerun'un güneybatısında, Gine Körfezine dökülen akarsu: NYONG
Kamış düdük: NAL
Kamış elek: TEPİR
Kamış gibi boğum boğum ince saplı palmiye: GEONOMA
Kamış gibi içi boş bitki saplarından yapılan düdük: ZEZZIK
Kamış kalem içindeki ince tel: NAL
Kamış kalem: MİZBER-KİLK
Kamış kalemin kabuğunu soymaya yarayan alet: MİKŞAT
Kamış kalemlerin birbirine veya mahfazaya çarparak bozulmaması için, divitin kalem konan kısmına yerleştirilen örtü: MİFREŞE
Kamış kalemlerin ortalarına tesadüf eden, kapalı ve hafif çıkıntılı kısımlarına verilen ad: BOĞUM
Kamış kemiği: FİBULA
Kamış ya da benzeri nesneden yapılmış düdük: ZIBIK
Kamış, saz: KARGI-NAY
Kamış,dal ya da kuru otlardan konu biçiminde yapılan,Fas’a özgü kulübe: NUALA
Kamıştan örülen yazgı: HASIR
Kamıştan ve ağaç dalından yapılan derin ve geniş sepet: KÜFE-KÖFEN
Kamıştan veya dikenden yapılan duvarımsı örgü: ÇİT
Kamıştan yapılan çit: ÇEPER
Kamıştan yapılmış iki tarafı kulplu meyve sepeti: KAVSARA
Kamıştan yapılmış kulübe: HUĞ
Kamıştan yapılmış su sıkan çocuk oyuncağı: FIŞTAN
Kamıştan yapılmış, iki kulplu meyve sepeti: KAVSARA
Kamıştan, çalıdan yapılan bostan kulübesi: PASKA
Kamlumbağa kabuğu: BAĞA
Kampçılılar grubundan tek hücreli asalak cinsi: LEİSHMANİA
Kamu gelirlerini kiralamaya dayanan vergi toplama sistemi: İLTİZAM
Kamu yararı için Kızılderililerin tabi tutuldukları zorunlu çalışma: MİTA
Kamuya duyurulmak istanan şeyleri yüksek sesle haber vermeyi iş edinmiş olan kimse: MÜNADİ
Kamuyu ilgilendiren anlaşma sözleşme benzeri belgeleri koruyan kilise görevlilerine verilen ad: CARTULARIUS
Kan aktarımı: TRANSFÜZYON
Kan asalağı: HEMATOFAJ
Kan bağı olan akraba: CEN
Kan çıbanı: HUMRA
Kan çökeltisi: SEDİMANTASYON
Kan damarları duvarının dış katmanı: ADVENTİSYA
Kan damarlarında oluşan urlar: HEMANJİOM
Kan damarlarında tıkanıklığıa yol açan kan pıhtısı: SİMAM
Kan damarlarının genişlemesi: HİMANJİEKTAZİ
Kan damarlarının pıhtı veya ateron plakları oluşarak tıkanması: TROMBOZ
Kan Damlası'' da denilen ve kırmızı ve sarı çiçekli bir süs bitkisi: ADONİS
Kan dinmezliği: HEMOFİLİ
Kan dökücü: SEFFAK
Kan emen küçük bir böcek: SAKITLAK
Kan emici bir sinek: İVİZ
Kan emici böcek: TİZA
Kan emici büyük sinek: VİNDO
Kan fışkırtma anlamında eski sözcük: İFAHE
Kan glikoz düzeyinin düşmesi sonucu oluşan metabolik bir hastalık: KETOZİS
Kan hastalıkları bilimi: HEMATOLOJİ
Kan hücrelerinin kümeleşerek pıhtılaşması: AGLÜTİNASYON
Kan işeme: HEMATÜRİ
Kan kanseri: LÖSEMİ
Kan kardeşi: KANKA
Kan kurutan: ADAMOTU
Kan kusma: HAMATEMEZ
Kan oturması nedeniyle deride oluşan kızarıklık, deri döküntüsü: ERİTEM
Kan pıhtısı: TROMBUS-ALEKA-ALAK
Kan plazmasındaki proteinlerin yoğunluğu: PROTİDEMİ
Kan şeker düşüklüğü: HİPOGLİSEMİ
Kan şeker düzeyinin normal değerlerin üstüne çıkması: HİPERGLİSEMİ
Kan şekeri düzeyini yükselterek insüline karşı etki gösteren bir hormon: GLUKAGON
Kan şekerinin düşmesi: HİPOGLİSEMİ
Kan ve lenf serumunda bulunan albüminli bir madde: FİBERİN
Kan yuvarlarının aglütinasyonu: HEMAGLUTİNASYON
Kan: DEM-HUN-NUMAN
Kanada Eskimolarının geçici kış evleri veya av bölgesi konutları: İGLU
Kanada Kayalık Dağlarının en yüksek tepesi: ROBSON
Kanada kökenli bir içki firması: SEAGRAM
Kanada madencilik endüstrisi araştırma organizasyonu: CAMİRO
Kanada ren geyiği: KARİBU
Kanada’nın kuzeyindeki topraklara,Eskimoların Bizim Ülkemiz anlamında verdikleri ad: NUNAVUT
Kanada'da bir akarsu: SLAVE-OLDMAN
Kanada'da bir dağ: CARİBOA
Kanada'da bir göl: ABERDEEN-LOUİS-MİSTASSİNİ-ALLARD
Kanada'da bir il: MANİTOBA-ALBERTA
Kanada'da ırmak: EASTMAİN-ALBANY-RUPERT
Kanada'da Ontario eyaletinin kuzey doğusunda bir nehir: ALBANY
Kanada'nın kuzeyindeki topraklara, Eskimolar'ın ''bizim ülkemiz'' anlamında verdikleri ad: MUNAVUT
Kanal, ark, su yolu: EVLEK-PEĞ-AKAÇ
Kanalizasyon: GERİZ-SUAYA
Kanamayı durdurmak ya da bir irini boşaltmak için yaranın içine sokulan gazlı bez: MEŞ
Kanarya Adaları yerlilerini simgeleyen bir dans: CANAİRE
Kanarya otu: SENEÇON
Kanarya sevenler derneği: SERİNOFİL
Kanarya: ALAMANÇIK
Kanat şeklinde uzamış bir yapı: ALA
Kanat: ANGIÇ-BAL
Kanatları küt olduğu için uçamayan,bacakları güçlü, Yeni Zelanda’da yaşayan bir kuş: KİVİ-APTERİKS
Kanatları mavi hareli bir ördek çeşidi: ÇAKIRKANAT
Kanatların bağlı bulunduğu kapı ya da pencere çerçevesi: SALAÇOR-KASA
Kanatlarının üstü ve boynu kırmızı renkli küçük bir kuş: ALAMECEK
Kanatlı açılmayan kuru meyve: SAMARA
Kanatlı kapı arkasına verilen demir destek: KÖS
Kanaviçe veya telleri sayılabilecek türde kumaş üzerine renkli iplikle yapılan özel bir işleme: GOBLEN
Kanaviçe, el işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi: KANAVA
Kanaviçe: TELE
Kanca, kopça: AGRAF
Kancalı örgü şişi: TIĞ
Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen,genellikle genç kızlarda görülen kansızlık: KLOROZ
Kanda alyuvar, akyuvar ve trombosit sahasından görülen azalma: PANSİPOTENİ
Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı: PLAZMA
Kanda amonyak bulunması: AMONYEMİ
Kanda asalak bulunması: PARAZİTEMİ
Kanda belirli bir antikoru varlığını saptamak ya da düzeyini belirlemek amaçlı yapılan kan testi: ELİSA
Kanda bulunması gereken kalsiyummiktarı: KALESEMİ
Kanda fibrin bulunması: FİBRİNEMİ
Kanda hastalık yapan bir bakteri bulunmasından ileri gelen her türlü hastalık: SEPTİSEMİ
Kanda irin oluşturan mikropların bulunması sonucunda ortaya çıkan angın enfeksiyon tablosu: PİYEMİ
Kanda kalsiyum düzeyinin düşmesi sonucu kasılmalar ve kramplar şeklinde beliren durum: TETANİ
Kanda keton bulunması: KETONEMİ
Kanda ketonlu maddelerin belirmesiyle ortaya çıkan durum: ASETONEMİ
Kanda oksijen azlığı: ANOKSİA
Kanda parazit bulunması: PARAZİTEMİ
Kanda proteinlerin bulunması: LİPOPROTEİNEMİ
Kanda safra pigmentinin anormal olarak yüksek bulunmasıyla ilgili patolojik durum: KOLEMİ
Kanda şeker miktarını ayarlayan hormon: ENSÜLİN
Kanda süt bulunması: GALAKTEMİ
Kanda toksit maddelerinin bulunmasıyla çeşitli organ ve sistemlerde değişik hastalık belirtilerinin ortaya çıkması: TOKSEMİ
Kanda ve kemik iliğinde akyuvarların iyice azaldığı ya da tümüyle yok olduğu ağır hastalık: AGRANÜLOSİTOZ
Kanda virüs varlığını belirtmek için kullanılan terim: VİREMİ
Kanda yaşayan asalak: KANCIL
Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan hücresi: LENFOSİT
Kanda, lenfte, safrada vs. de bulunan bir protein türü: GAMAGLOBÜLİN
Kandaki alkol oranını ölçmekte kullanılan birim: PROMİL
Kandaki alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen ve genellikle genç kızlarda görülen kansızlık hastalığı: KLOROZ
Kandaki alyuvarlarda bulunan ve dokulara oksijen taşıyan protein: HEMOGLOBİN
Kandaki fosfor miktarı: FOSFOREMİ
Kandaki glikoz miktarı: GLİSEMİ
Kandaki kalsiyum miktarının aşırı artması: HİPERKALSEMİ
Kandaki kalsiyum miktarının azalması: HİPOKALSEMİ
Kandaki kalsiyum oranının 12 mg/100 ml’nin üzerine çıkması: HİPERKALSEMİ
Kandaki normal demir oranının azalması: OLİGOSİDEREMİ
Kandaki potasyum oranı: KALİEMİ
Kandaki şeker miktarı: GLİSEMİ
Kandaki şekilli öğeleri mikroskopta görerek sayma olanağı veren çapı ölçülmüş hücre: MALASSEZ
Kandaki sodyum oranı: NATREMİ
Kandaki taşıtıcı proteinlere bağlı olmayan T 3 hormonu: SERBEST
Kandaki ürik asit miktarı: ÜRİSEMİ
Kandaki ve diğer vücut sıvılarındaki asit düzeyinin aşırı derecede düşük ya da alkali düzeyinin çok yüksek olması: ALKOLOZ
Kandaki zararlı maddeleri süzen, idrar salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organlardan her biri: BÖBREK
Kandamlası, keklikgözü” gibi adlar da verilen, kırmızı ya da sarı renkli çiçekler açan bir süs bitkisi: ADONİS
Kandamlası” da denilen, kırmızı ya da sarı çiçekli bir süs bitkisi: ADONİS
Kandaş toplumlarda, özellikle öbür dünyayla ilişki kurma ve şifa verme yeteneği taşıdığına inanılan, ayin ve törenleri düzenleyen kişi: ŞAMAN
Kandil çiçeği de denilen bir kır bitkisi: CİVANPERÇEMİ
Kandil fitili: BELİK
Kandil, çıra: ÇERAĞ
Kandilleri ve mumları yakıp söndürmekle görevli kişi: ÇERAKÇI
Kandıra adı verilen ot: KEVLAN
Kandırma, aldatma, hile: HIDA
Kanepe: MAKAT
Kanguru derisi: VALABİ
Kanguru ve koalayla birlikte Avustralya’nın en ünlü hayvanı olan ve kahkahaya benzer ötüşüyle tanınan kuş: KOOKABURRA
Kanı akan yara: DAMİYE
Kanı durdurmak için kullanılan bir çeşit reçine: ANDEM
Kanı durdurulamayan damar: NAUR
Kanı fazla insan: DEMENİ
Kanı kan yapıcı organları ve bunların hastalıklarını konu alan bilim dalı: HEMATOLOJİ
Kanı oluşturan maddelerden biri olan iri moleküllü protein: GLOBULİN-GLOBÜLİN
Kanın asitlik oranının düşük, baz oranının artması: ALKOLOZ
Kanın hemoglobinle renklenmiş kırmızı yuvarı: HEMATİ
Kanın pıhtılaşma kapasitesini belirlemek amacıyla uygulanan laboratuar testi: PROTROMBİNORANİ
Kanın pıhtılaşmasına yarayan albumin cinsinden bir madde: FİBRİN
Kanın pıhtılaşmasındaki bir bozukluğa bağlı kalıtımsal kanama sayrılığı: HEMOFİLİ
Kanın pıhtılaşmasını önleyen madde: ANTİKOAGÜLAN
Kanın ve dokuların alkalinitesindeki düşüşle tanımlanan bir rahatsızlık: ASİDOZ
Kanıt gösterilmiş, delil gösterilmiş: MAHCUC
Kankardeş: ANDA
Kanla beslenen: HEMATOFAJ
Kanlı basur hastalığı: İĞİNİK
Kanlı basur: DİZANTERİ
Kanmış, inanmış: KANİ
Kanser yapan endüstriyel çözücü: BENZEN
Kanser: AKİLE
Kanserbilimci: ONKOLOG
Kansızlık: ANEMİ-FIKDAN
Kantar: PUJİNE
Kanun gereği yazılan yazı, lazım gelmiş, ihtiyaca göre istenmiş görüş: MUKTEZA

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:00
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kanun gücü ile zorla alınan: MÜSADERE
Kanun veya kurala, normal ve mantıki ölçülere dayanmayan, keyfi: KARAKUŞİ
Kanun, nizam: ZAGON
Kanuni esaslara göre alınan vergi: AĞRAM
Kanunsuz işlerle uğraşan kimselerden oluşan çete: GANG
Kanya'da bir akarsu: ATHİ
Kanyon: KAPUZ-KLÜZ-KAPIZ
Kaolinit grubunda yer alan hidratlı doğal alüminyum slikat: NAKRİT
Kap ağırlığı: DARA
Kap içinde fırında pişirilmiş ekmek: GÖMBE
Kap, kaçak, mutfak takımları: AVANİ
Kap, kacak: İNA
Kapadokya bölgesinde bir ilk çağ kenti: ANİSA
Kapadokya yöresinde Şar’dan Malatya’ya giden yol üzerinde bir kasaba ve konak yerinin eski adı: ASARİNUM
Kapadokya yöresine özgü, yufka, tavuk eti, ceviz üzerine kırmızı biberli tereyağı gezdirilerek yapılan bir tür mantı: KORİPADARONİ
Kapağı iç basınçla kapalı duran kap: OTOKLAV
Kapaklı ve yüksek ayaklı kap ya da bardak: POKAL
Kapaksız dolap: BECE
Kapaksız ve rafları olan taşınabilir dolap: ETAJER
Kapalı bir eğri: ELİPS
Kapalı bir yerdeki akışkanın basıncını ölçmeye yarayan aygıt: MANOMETRE
Kapalı formülleri aynı,açık formülleri farklı olan maddelerin başka başka özellikler göstermesi olayı: İZOMERİ
Kapalı jimnastik ayakkabısı: KES
Kapalı olarak yapılan ya da söylenen, dolayısıyla anlatılan; kapalı, gizli: ZIMNİ
Kapalı plastik kap: TAPER
Kapalı su yolu, kanal: ALGUN
Kapalı su yolu: GERİZ
Kapalı ve dört tekerlekli bir at arabası: KUPA
Kapalı ve karışık söz: GAMIZ
Kapalı yerlerden sebepsiz yere korkma reaksiyonu: KOLSTROFOBİ
Kapalı yerlerin ağzına kadar insna dolu olması: ZINGAZINK
Kapalı, havasız yer: BOĞANAK
Kapalı, kilitli, kilitlenmiş: MAĞLUK
Kapalı, süslü balkon: CUMBA
Kapanduygu: İDİOPATİ
Kapatılan bir hesaptan yapılacak indirme: DEKONT
Kapçıkmeyve: AKEN
Kapı anlamında eski bir sözcük: BAP
Kapı arkasına dayatılan destek: DAYAK
Kapı çengeli: ZIRZA
Kapı demiri: GULLEP
Kapı kanadını sergenden ayıran büyük silme: BAŞTABAN
Kapı kasalarının tutturulduğu ağaç: SÖYE
Kapı kasası: SÜVE-SÖYE
Kapı kasasının dik ağaçları: SOVA
Kapı kenarına çakılan çıta: CAPLAMA
Kapı kilidi: GALAK-ZIRGA-ZANGA-DİLLENGİÇ
Kapı kilitleme kolu: ZERZE
Kapı kilitlemeye yarayan ucu eğri demir: KARAK
Kapı kolu, elektrik anahtarı gibi çevrilince herhangibir işi görmeye yarayan araç: ÇEVİRGİ
Kapı kolu: ŞIKLAK
Kapı kolunun altına monte edilen metal parça: ROZET
Kapı komşusu: ODİYAN
Kapı menteşesi: ÇAPANA-ZİRZA
Kapı önü, eşik'' anlamında eski sözcük: ASİTAN
Kapı önü, eşik: İŞŞİK
Kapı önündeki beton yer: ŞİMA
Kapı pencere gibi yerlerin yarı açık kalması ya da bırakılması: GINDIRIK-KINDIRIK
Kapı penceresi: SÖVE
Kapı pervazı ve çerçevesi: BELEND
Kapı sürmesi: JERFİN
Kapı tokmağı: GÜLLEP
Kapı tutmaya yarayan demir parçası: ZERZEE
Kapı üstü: SÖFE
Kapı ve dolap mandalı: ÇEKURGE
Kapı ve pencere arasındaki hava cereyanı: KURANDER
Kapı ve pencerelerin ağaç ve betondan yapılmış üst eşiği: LENTO
Kapı ve pençerelerin ağaç, taş veya betondan üst eşiği, boyundurluk: LENTO
Kapı ve pencerelerin kilitlenmesine yarayan küçük çengel: ÇENCİK
Kapı ve pencerelerin üstüne atılan ağaç,taş veya beton destek: ATKI
Kapı ve pencerelerin yerleştiği çerçeve: SÖYE-SÖVE
Kapı veya dolap kanatlarının kenarına çakılan çıta: BİNİ
Kapı veya pencerelerin kilitmesi için kullanılan çengelli araç: KARAK
Kapı ya da pencere mandalı: ÇEVİRGE
Kapı ya da pencerenin aralık olması: GIRIÇ
Kapı yada pencerelerin açılıp kapanmasına yarayan alet: GULLEP
Kapı yüzeyine takılan kilit: FİREK
Kapı zembereğinin mandalı: HOROZ
Kapı, dolap gibi şeylerin kanatlarına çakılan çıta: BİNİ
Kapı, geçit, boğaz: BAB-DER
Kapı, pencere gibi yerlerin üstündeki kubbeli bölüm: TAK
Kapı, pencere ve dolabın sürgüsü ya da mandalı: FİL
Kapı, pencere ya da kapak kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti: LAMBA
Kapı,pencere ya da kapak kenarlarına açılan dik açılı girinti: LAMBA
Kapıkulu süvarilerinin birinci bölüğünü oluşturan askeri ocak: SİPAHİ
Kapıkulu süvarilerinin oğullarına verilen ad: VELEDEŞ
Kapıkulu teşkilatı bünyesinde yer alan ve görevi padişahın muhafızlığını yapmak olan koruma görevlisi: SOLAK
Kapıkulu'nun ikinci süvari bölüğü: SARI BAYRAK
Kapılanma: İNTİSAP
Kapılar kapısı: DERBENT
Kapılara asma kilit vurmak için kullanılan halka demir: ZIRZA
Kapılara takılan yaylı kapama düzeneği: ZEMBEREK
Kapılara, pencerelere veya evlerin iç bölümlerine süsleme amacıyla yapılıp takılan dövme demir: FERFORJE
Kapılarda su sızan yerleri kapamaya çalışan bir nevi macun: LÖK
Kapının arkadan kilitlenmesini sağlayan düzenek: VURGUÇ
Kapının arkasına konan ağaç: KOS
Kapının arkasına sürülen demir veya tahta sürgü: TIRKA
Kapının arkasına takılan demir: KÖSLEME
Kapının çatısına konan ağaç, mertek: USTUN
Kapının önünde ya da arkasında kalan tarla: NAPUZZAR-NAPIZAR
Kapının tam önü: BOSAĞA
Kapının tutunduğu dış kenarı: SÖVE
Kapının üst eşiği: NİCAF-FAİZ
Kapının üstten geçmeli kilidi: GARGABURNU
Kapının ya da pencerenin üst yanında bulunan ve havanın değiştirilmesine yarayan, açılır kapanır bölüm: VASİSTAS
Kapının yan tarafı: YANAV
Kapıp koyuverme: FALYA
Kapıya bağlanan köpek: GOLLO
Kapıyı arkadan bastırmak için kullanılan ağaç dayak: BASTIRIK
Kapıyı arkadan kilitleyen ağaç sürgü: KÖSKÜ
Kapıyı çalma: KAR
Kapıyı emniyette tutan ağaç veya demir çubuk: MANCILIK
Kapıyı içeriden sağlamca kilitlemek: DİREMLEMEK
Kapıyı sıkıca kapamak için arkasına enine sürülen demir veya ağaç: TIRKAZ
Kapkacak, mutfak ya da çay takımları, tabaklar: AVANİ
Kaplama işlerinde kullanılan ince ve dar tahta: ŞENDERE
Kaplama olmayan: SOM
Kaplama veya masif işlerin yüzey kenarlarını süslemekte kullanılan, tek veya çok renkli, şerit biçiminde kaplama: FİLOTA
Kaplama ya da doldurma olmayan: MASİF
Kaplama ya da uyma,uyumluluk gösterme: İTBAK
Kaplamacılıkta kullanılan bir çeşit ince tahta: SANDIKLI
Kaplamacılıkta kullanılan ince tahta: ŞENDERE
Kaplan cinsi, yırtıcı bir hayvan: BABÜR
Kaplan: BEBİR
Kaplanmamış yorgan: MİTİL
Kaplarda su nedeniyle oluşan tortu: BAR
Kapların soğuk su ile deterjansız yıkanması: CAVGALAMAK
Kaplıca, ılıca: ÇERMİK-AKARCA-BANA
Kaplumbağa kabuğu: BAĞA
Kaplumbağa: KEŞEF
Kapora: PEY
Kapsam: ŞÜMUL
Kapsama, içerme, içine alma: TAZAMMUN-TEŞMİL
Kapsamına alan, dahil eden: ŞAMİL
Kapsız yorgan: MİTİL
Kapsül: KORUNCAK
Kaptırma'' da denilen kollu testere: SIĞAÇA-SIĞAÇO
Kapuska: PISKA
Kaput bezi: HUMAYIN
Kaput bezinden dikilmiş kollu iç giysisi: GOYNEK
Kar altında bile varlığını koruyan, beyaz ince kabuklu, yuvarlak bir kıs üzümü: ATMALI
Kar altında bulunan kuru ot: MORUK
Kar ayakkabısı: LEKEN-HEDİK
Kar birikintisi: KÜRTÜK
Kar doldurulan kuyu: KARHANE
Kar eriten hava: ÇOR
Kar fırtınası: TİPİ-FİŞON-KAYI
Kar için pantolonun üstüne çekilen dipsiz çorap: DİZLEME
Kar ile pekmezin karıştırılması ile edilen tatlı: KARKATMASI-KARGABEYNİ
Kar kalkınca hemen arkasından çıkan bir bitki: ÇİRİŞ
Kar kızağı: GAYUK-SİKA
Kar küreği: HAL-KAKACAK-KAKIÇ-AYA
Kar kürümekte kullanılan büyük kürek: SIYIRGA
Kar kürümeye yarayan alet: MAŞRAFA-SIYIRGI-AYA-HAL
Kar kuyusu: KARLIK
Kar maskesi: BALAKLAVA
Kar piresi olarak da bilinen,silindir biçimli,kanatsız ve pulsuz küçük böcek cinsi: İSOTOMA
Kâr sağlayan: RANTABL
Kar temizlemeye yarayan alet: SÜRAÇ
Kar tipisi kopmak: TALGIRMAK
Kar ve çamurla donmuş, kurumuş, derin tekerlek ve ayak izi: BADAL
Kar ve dolu arası bir yağış türü: KICI
Kar ve pekmezle, bazen de şerbet ile yapılan kar helvası: BASMACA-KALECOŞ
Kar ve rüzgarla karışık yağan yağmur: ÇIVGIN-ÇAVGUN
Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması: KARIK
Kar yüzeyindeki buz tutmuş tabaka: KÖREŞE
Kâr, kazanç: SUD
Kar’ın doğusunda ünlü antik kent: ANİ
Kara ağaç: GAVİS
Kara ağaçgillerden, düz kabuklu, kerestesi sert ve dayanıklı bir ağaç: ÇİTLENBİK
Kara alanlarının yükselerek denizin gerilemesi olayı: REGRESYON
Kara bakmaktan gözlerin kamaşması: KARIKMAK
Kara batmadan yürümeye olanak sağlayan kenarlı bir çeşit geniş taban: RAKET
Kara batmamak için ayağa giyilen geniş ayakkabı: HEVENK-LEKEN
Kara benekli bir av kuşu: KARAHAL
Kara boya: ZAC
Kara buğday ve buğday unundan yapılan geleneksel bir Japon yemeği: SOBA
Kara bulut: NİMBUS
Kara burçak: KÜŞNE
Kara çalma, iftira: İSNAT-İFTİRA-BÜHTAN
Kara çarşaf: İZAR
Kara denizde eğimli arazilerde, araziyi düzeltmek için yapıla küçük setler: BAĞLAK
Kara elmas: KARBONADO
Kara kabak: GUBALEÇ-ARAP
Kara kabarcık, kara yanık, şarbon: YANIKARA
Kara kalem çalışmalarında yumuşak bir ton elde etmek için kullanılan kağıttan yapılmış kalem: İSTOMP
Kara karga: SAĞ
Kara karınca: CESLE
Kara kurbağası: OTLUBAĞA
Kara lahana bitkisinin gövdesinin içindeki yenilebilen kısım: RİZİ
Kara lahana ezmesi: HUS
Kara lastik: LAPÇIN
Kara nakil vasıtalarındaki yükün yükseklik ölçüsü: GABARİ
Kara ordusu: NİZAMİYE
Kara saban: HARUL-ÇİFT-ARUNA
Kara sakız: ZİFT
Kara sırtlı martı: ZAFFERANO
Kara tavuk: GOSVA
Kara toprak: ÇERNEZYOM

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:00
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kara üzüm: HEVEK-MADİK
Kara ve demir yollarını kesen dereciklerin sularının, yolun altından geçmesini sağlayan küçük tüneller: MENFEZ
Kara ve deniz savaşlarında kullanılan, orta çapta, uzun menzilli, tunçtan top: BALYEMEZ
Kara ve denizlerin, dağ sıralarının ve vadilerin, yer tarihinin her dönemindeki dağılışlarını inceleyen bilim dalı: PALEOCOĞRAFYA
Kara yakınlarındaki bir adayı karaya bitiştiren ince uzun yığıntı dili: TOMBOLO
Kara yakınlarındaki ünlü eskiçağ kenti: ANİ
Kara yapılarda toprakla örtülmüş çatı kısmı: DAMBAŞI
Kara yemiş: KARAMIŞ-TAFLAN
Kara yumuşakçası: ENA
Kara, siyah: ESVED
Kara, sulu ve tatlı bir çesit üzüm: LAPRA
Karaağaç: NARVEN-MULA
Karabamya ya da Hibisküs; ebegümecigiller ailesinden bitki: KERKEDE
Karabasan: AFAKAN-HİPİLİK-KARAKURA
Karabiber meyvelerinde bulunan, tadı keskin ve acımsı organik bileşik: PİPERİN
Karabibere benzeyen bir tür baharat: KEBABE-KEBABİYE
Karabük’ün Safranbolu ilçesinde bir mağara: MENGİLİS
Karabük'te bir dağ: TEKELİ
Karabulut: NİMBÜS
Karaburçak: KÜŞNE
Karabüyü: VUDU
Karaca ya da dağ keçisinden elde edilen deri cinsi: GÜDERİ
Karaçam: LARİCE
Karaçam'a Toroslarda verilen ad: ALAÇAM
Karaçay halkının"Gelinin getirdiği çeyiz"e verdiği isim: HADEK
Karaçay Malkar Türkçesi'nde kasım ayı: ABISTOL
Karaçay-Çerkes Özerk bölgesinde yaşayan müslüman bir halk: ABAZA
Karaciğer ağrısı: HEPATALJİ
Karaciğer büyümesi: HEPATOMEGALİ
Karaciğer hücrelerinden kaynaklanan tümör: HEPATOM
Karaciğer iltihabı: HEPATİT
Karaciğer ve dalak büyümesiyle kansızlıpğa yol açan bir sıçak ülke hastalığı: KALAAZAR
Karaciğer ve kaslarda bulunan, hidrolizle şeker veren karbonhidrat: GLİKOJEN
Karaciğer ve ödkesesi kanallarının birleşmesinden oluşan ve safrayı bağırsağa veren kanal: KOLEDOK
Karaciğerde bulunan langerhans adacıklarından salgılanan vücuda giren şekerin kullanımında çok önemli rolü olan hormon: İNSULİN
Karaciğerde görülen bir hayvan hastalığı: GEBELEK
Karaciğerde safra yollarını döşeyen hücrelerden kaynaktan tümör: KOLANHOM
Karaciğerin iltihaplaşması: HEPATİT
Karaciğerin kısmen yada tümüyle cerrahi olarak çıkarılması: HEPATEKTOMİ
Karaciğerin safra salgısını durdurması: AKELİ
Karaciğerinden balık yağı çıkarılan bir balık: MORİNA
Karada yaşayan karından bacaklı yumuşakça: ENA
Karadağ'dan Romanya'ya dek uç boylarında yaşayan çoğu islavlaşmış köylüler: EFLAKAN
Karadan havaya güdümlü füze: SAM
Karadeniz Bölgesi ve Uludag'da yetişen, 1 metre kadar yüksekliğinde, geniş yapraklı, kalın köklü bir bitki: CENTİYANE
Karadeniz Bölgesi'nde ''Eylül ayı'' na verilen ad: İSTAVRİT
Karadeniz bölgesinde kızılcığa verilen yöresel isim: EGREN
Karadeniz bölgesinde yeni yumurtlamaya başlayan tavuğa verilen ad: NASAKA
Karadeniz bölgesinde yetişen siyah renkli bir tavuk ırkı: GERZE
Karadeniz Bölgesi'nde yetiştirilen bir tavuk türü: HACIKADIN
Karadeniz Bölgesi'nin batı kesiminde, doğal güzelliğinden dolayı "ulusal park" kapsamına alınan göl ve orman alanı: YEDİGÖLLER
Karadeniz Bölgesi'nin dağlık kesimlerinde görülen dağınık kırsal yerleşme tipi: DİVAN
Karadeniz dışında tüm Türkiye kıyılarında yaşayan,eti yenebilen kabuklu hayvan: LANGUST
Karadeniz Ereğlisi'ne özgü, ketenle dokunan ve giysi yapımında kullanılan bir bez: ELPEK
Karadeniz kıyısı halkının giydiği dar paçalı potur: ZIPKA
Karadeniz kıyısında Gürcistan'a açılan kapımız: SARP
Karadeniz kıyısında, Gürcistan’ın güneybatı kesiminde yer alan Acara Özerk Cumhuriyeti'nin yönetim merkezi: BATUM
Karadeniz sahil kesiminde özellikle Samsun'dan Rize'ye kadar, ağaçlara sarılmış olarak en fazla rastlanan bir üzüm çeşidi: İZABELLA
Karadeniz yöresinde haşlanmış mısıra verilen ad: KOLİVA
Karadeniz yöresinde kadınların kullandığı iki renk üzerine çubuklu pamuklu peştamal: FUTA
Karadeniz yöresinde lor peynire verilen ad: MİNZİ
Karadeniz yöresinde orman içindeki çayırlara verilen ad: KODUL
Karadeniz yöresinde patlamış mısıra verilen ad: PAFULİ
Karadeniz yöresinde peynirle yapılan özel bir yemek: MUHLAMA
Karadeniz yöresinde yetişen bir zeytin cinsi: SATİ
Karadeniz yöresinde yetişen, salatası, yemeği ve turşusu yapılan bir bitki: TOMARA
Karadeniz yöresinde yetişen,yaprakları ve ince dalları sebze olarak kullanılan dikenli ot: MELOCAN
Karadeniz yöresine ait yumurtalı bir yiyecek: KAYGANA
Karadeniz yöresine özgü bir çeşit ambar: NALİYA
Karadeniz yöresine özgü bir tür küçük sepet: TİKİNA
Karadeniz yöresine özgü bir tür erkek ayakkabısı: ÇAPULA
Karadeniz yöresine özgü, aynı adlı taş üzerinde pişirilen mısır ekmeği: BİLEKİ
Karadeniz yöresine özgü, bir çeşit saç ekmeği, böreği: KA
Karadeniz yöresine özgü, mısır unu, peynir ve tereyağıyla yapılan bir yemek: MIHLAMA
Karadeniz yöresine özgü, mısır ununa çeşitli sebzeler karıştırılarak yapılan bir ekmek: LAMES
Karadeniz yöresine özgü, mısır ununa çeşitli sebzeler katarak yapılan bir ekmek: LALOTO
Karadeniz yöresine özgü, pekmezden yapılan aşuremsi bir tatlı: TERMONİ
Karadeniz yöresine özgü, peştamal ya da başörtüsü yapımında kullanılan dokuma: KEŞAN
Karadeniz yöresine özgü, yağı alınmış sütten elde edilen çökelek peyniri: MİNCİ
Karadeniz yöresine özgü, yontulmamış ağaç gövdelerinin üst üste oturtulmasıyla yapılan ev: ÇANTI
Karadeniz yöresine özgü,aynı adlı taş üzerinde pişirilen mısır ekmeği: BİLEKİ
Karadeniz yöresine özgü,Laz Böreği de denilen ve yufkayla yapılan bir tatlı: BUREĞİ
Karadeniz yöresine özgü,pekmezden yapılan aşuremsi bir tatlı: TERMONİ
Karadeniz’de balıkların su yüzüne yaklaştıklarında sürüyle alçalıp,yükselen martılara, balıkçıların verdikleri ad: AKKUŞ
Karadeniz’de tulum eşliğinde horon oynanarak yapılan geleneksel yayla şenliği: VARTAVAR
Karadeniz’de yetişen ve derideki tahrişleri iyileştirmekte kullanılan otsu bir bitki: LİVERA
Karadeniz’e özgü bir tür ipek başörtüsü: ŞAY
Karadeniz’in bazı bölgelerinde yetiştirilen bir tür koyun: HERİK
Karadeniz’in kuzeyinde kalan sınır eyaleti: ÖZİ
Karadenizde bulunan Türkiye'ye bağlı tek ada: KEFKEN
Karadeniz'e dökülen Avrupa'nın ikinci uzun ırmağı: TUNA
Karadeniz'e özgü körüklü şalvar: ZİPKA
Karadenizin kıyı şeridinde yetiştirilen, vücudu beyaz renkli kaba yapağı ile örtülü bir koyun ırkı: KARAKAYA
Karadeniz'in kuzeyindeki iç deniz: AZAK
Karadenizlilere özgü bir tür yufkalı yemek: ZİRON
Karadut: KIŞGANA
Karagöz fasıllarından biri: KANLI NİGAR
Karagöz ile Orta Oyununda oyunun son bölümü: BİTİŞ
Karagöz ile Ortaoyunu’nda sık görülen bir oyun tipi: BOLULU
Karagöz oynatan kimse: HAYALİ
Karagöz oynatılan kahve: TATU
Karagöz oyun bölümlerinden ikincisi ve en uzun olanı: FASIL
Karagöz oyunu tiplerinden biri: AKARAP
Karagöz oyunu tiplerinden Yahudiye verilen ad: CUD
Karagöz oyununda Beberuhilere verilen isimlerden biri: ALTI KARIŞ
Karagöz oyununda Çelebi tipinin bir başka adı: HOPPA
Karagöz oyununda dedikoducu kadın tiplerinden biri: ÇERKEZ HALAYIK
Karagöz oyununda doğadışı bir tasvir: CİN
Karagöz oyununda ermeni tipi: AYVAZ-HAY
Karagöz oyununda kabadayı ya da efe tipi: AYDINLI
Karagöz oyununda kahveci: TATUCU
Karagöz oyununda kötü huylu cüce tipi: BEBERUHİ
Karagöz oyununda kullanılan kamış düdük: NAREKE
Karagöz Oyununda Mahalle bekçisi: HARPUTLU
Karagöz oyununda omuzunda baltasıyla gezen Kastamonu’lu bir tip: BABA HİMMET
Karagöz oyununda şarkı,türkü ve semaileri söyleyen kişi: YARDAK
karagöz oyununda soytarı tipi: MASKARA
Karagöz oyununda yarı Ulahça, yarı Rumca konuşan bir Rumeli çobanı: BARBA YORGOS
Karagöz oyununda zorba bir yeniçeri ya da levent tipi: GAZİ BOŞNAK
Karagöz oyununu oynatan usta: ŞEBBAZ
Karagöz perdesinin arkasına yakılan ışık: MEŞALE
Karagöz tasvirlerinin gösterildiği, mermerşahiden dikilmiş, ekran görevi gören gergin beyaz bez: AYNA
Karagöz ustalarının ''altın'' karşılında kullandıkları terim: OSKİ
Karagöz ustalarının ''ekmek''e verdikleri ad: HABE
Karagöz ve Orta oyununda ''Ev''e verilen ad: PECİZ
Karagöz ve orta oyununda Karadenizli tiplemesi: LAZ
Karagöz ve Ortaoyunu argosunda Yahudi tiplemesine verilen ad: CUD
Karagöz, Matiz ve Külhanbeyi tiplerince "mum" ya da "ışık" anlamında kullanılan sözcük: YILDIZ
Karagöz, Matiz, Külhanbeyi tiplerinin "yemek yemek" anlamında kullandığı söz: HABBE
Karagöz, orta oyunu, tuluat gibi seyirlik oyunlarda lafı açan ve karşıdakine nükte yapma fırsatı vererek konuşan kişiye verilen ad: ŞİRİNKAR
Karagöz’ün başlığı: IŞKIRLAK
Karagözcülerin çengiye verdikleri ad: TÜCCAR
Karagözcülerin ''Ermeni''ye verdikleri ad: HAY
Karagözcülerin şarkı söyleyene verdikleri ad: KERİZCİ
Karagözdeki kambur ve cüce tip: BEBERUHİ
Karagöz'ün başındaki serpuş: IŞKIRLAK
Karahanlı Türkçesine veya Türkçe'nin Karahanlı dönemine verilen isim: HAKANİYE
Karahanlılar ve Uygurlar döneminde, han ve kağanların analarına verilen bir unvan: AYÜN
Karahanlılar'da vezire verilen ad: NOYAN
Karahindibanın sebze olarak yenen yaprakları: RADİKA
Kara-Hitay prenslerine verilen unvan: GÜRHAN
Karaimler" de denilen ve Yahudi inancını benimseyen, Orta Asya kökenli bir Türk boyu: KARAİM-KARAYİT-KARAYLAR
Karaiplerde Antil Denizinde, Martinique adasında bulunan 1397 m. yüksekliğindeki yanardağ: PELEE
Karakabak: KUBALEZ
Karakalem resimde çizgiyi yada pastel boyasını yaymak için kullanılan kendi üzerine sarılmış kağıt veya deri: ESTOMP
Karakarga: KUZGUN
Karakeçili'' de denilen Türkmen boyu: ULUYÖRÜK
Karakehribar da denilen ve sigaralık, tespih, takı yapımında kullanılan linyit türü: OLTUTAŞI
Karakış: ZEMHERİ
Karakter çözümlemesi ya da geleceği önceden bilmek amacıyla sayıların kullanılması: NÜMEROLOJİ
Karakucak güreşinde pehlivanların giydiği, keçi kılından dokunmuş kumaştan giydiği kısa pantalona verilen ad: PIRPIT-PİTPİT
Karakul kuzusunun kıvırcık ve parlak postu: ASTRAGAN
Karakulak dedikleri hayvan: ANAK
Karakurbağasına verilen bir başka ad: OTLUBAĞA
Karakurum Dağlarından doğan, güney Sincan Uygur Özerk Bölgesinde bir nehir: KARAKAŞ
Karalahana bitkisinin gövdesinin içindeki yenilebilen kısım: RIZİ
Karalahana döğeceği: LAPERA
Karalahana ezmesi: PERTECİ-HUS
Karalahana yemeği: HOLİYA-MANCA
Karalahana: MANCAR-PANCAR
Karalahananın ilkbahardaki çiçekleri: MURÇUK
Karalar arasına sokulmuş deniz kolu: İNLET
Karaları çevreleyen ve karalardan sayılan, 200 metre derinliğe kadar olan sığ deniz dipleri: ŞELF
Karaların toptan alçalması ya da yükselmesi olayı: EPİROJENEZ
Karaman bölgesine özgü, iri ve mayhoş bir cins üzüm çeşidi: EKŞİKARA
Karaman ilinin Osmanlı dönemindeki adı: LARENDE
Karaman kimyonu: KERAVİYE
Karaman ve Konya taraflarında tavanların kirişleri arasına verilen ad: BODAM
Karaman yöresinde kaput bezine verilen ad: EMALİKEN
Karaman’da Yörüklerİ tarafından dokunan bir cins halı: TÜLÜ
Karaman’ı Silifke’ye bağlayan karayolunda yüksek bir dağ geçidi: SERTAVUL
Karaman’ın Ayrancı ilçesinde bir mağara: HIŞLAYIK
Karaman’ın Ermenek ilçesinde, Türkiye’nin en uzun mağaralarından biri: MARASPOLİ
Karaman’ın eski adı: LARENDE
Karaman’ın Taşkale beldesinde,dik bir kaya kütlesine kat kat odacıklar biçiminde oyulmuş mağaralara verilen ad: MANAZAN
Karaman'da Yörükler tarafından dokunan bir cins halı: TÜLÜ
Karaman'ın Ermenek ilçesinde bir mağara: MARASPOLİ
Karaman-Silifke karayolunda yüksek bir dağ geçidi: SERTAVUL
Karameke de denilen bir tür yaban ördeği: SAKARCA
Karamsar, tedirgin, üzgün: HİPOKONDRİYAK
Karamsarlık: PESİMİZM
Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharatların karışımı: ALAT
Karanlıkçı: OBSKÜRANTİST
Karanlıkta bırakma, karartma: IZLAM
Karanlıkta görmede rolü olan ve yapısında A vitamini bulunan renkli madde: RODOPSİN
Karar veremeyen, mütereddit: DURUKSUN
Karargah: MAKAR
Kararlaşmış, kararlaştırılmış: MUKARRER
Karartıcı: TONER
Karartıcıda bulunan bobin boyunca kayarak ışığın voltajını indirip yükselten iletken: PAPUÇ
Karasaban okuna takılan ağaç aparat: KÖZÜYER
Karasaban: ARUNA
Karasabanda boyunduruk mili: DEDAĞLI
Karasabanı boyunduruğa bağlayan mil: KORZEVEL
Karasabanın boyunduruğa takma yeri: GEDAVLU
Karasabanın eğri yeri: EĞENK
Karasabanın ökçesini oka bağlayan kısım: GILIÇ
Karasabanın sap kısmı: ENEK
Karasabanın sivri kısmı: OK

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:01
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Karasabanın tarlada açtığı yol: ÇİZGEN
Karasakız üzümü: KUNTURA
Karasal: BERRİ
Karaşar prenslerinin ünvanı: LUN
Karasergi” de denilen, siyah, yuvarlak ve ekşi bir üzüm cinsi: KARAPARMAK
Karasevda: MELANKOLİ-MALİHÜLYA
Karasineğe benzer, ondan daha büyük bir sinek türü: BORİ
Karasu Irmağı: STRYMON
Karasu: GLAKOM
Karasu'nun kıyısında, Keban dolaylarında höyük: KALAYCITEPE
Karat'' da denilen bir deri hastalığı: PİNTA
Karataş: ADALA
Karatavuk'' da denilen ötücü bir kuş: BAKAL
Karatavuk kuşu: GARABAKAL
Karatavukgillerden boz renkli ardıç kuşu: BOZBAKKAL
Karatavukgillerden, tüylerinin büyük bir kısmı morumsu mavi veya kızıl renkli ötücü kuş: SİALİA
Karatavukgillere yakın ötücü kuşlar familyası: MİMİDAE
Karate, judo gibi dövüş sporlarında "vuruş, darbe" anlamında kullanılan sözcük: ATE
Karateci: KARATEKA
Karatede temel teknik çalışmalarına verilen ad: KİHON
Karatede, yumruk ve tekme atma gibi dövüş tekniklerinin uygulandığı yarışma: KUMİTE
Karatl cinsinden siyah kuşlara verilen ad: KARAKUŞ
Karavananın küçüğü: TOBASSARA
Karavaş: KUL
Karavaşlar arasından seçilen padişah gözdesi: HASEKİ
Karaviye aromalı renksiz bir Danimarka likörü: CLOC
Karaya saplanma: BAŞTANKARA
Karaya vur kumandası: ABOSA
Karayagız at: EDHARZ-EDHEM
Karayemiş ağacı: KAREMİŞ
Karayemiş'' de denilen ve süs bitkisi olarak yetiştirilen küçük bir ağaç: TAFLAN
Karayib'de yaşayan tekeböceği: HETEROPS
Karayip Adalarında yaşayan yerli bir halk: KALİNA
Karayip Denziinde bir ada ülke: ANGUİLLA-ARUBA
Karayiplerde bir ada ülkesi: BARBADOS
Karayiplerde onlarca adadan oluşan bir ülke: BAHAMALAR
Karayla toprakla ilgili: BERRİ
Karayolu enkesitlerine verilen eğim: DEVER
Karayolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler: KASİS
Karayosunu: TEMRİYE-HYPNUM
Karbon atomlarının dizilişi elmasla aynı olan hidrokarbon: ADAMANTAN
Karbon, fosfor gibi maddelerin, fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu: ALOTROPİ
Karbon, hidrojen ve azottan oluşan organik bileşik: ADENİN
Karbonatlı kayalardan meydana gelmiş yüksek dağlar arasında bulunan geniş düzlük veya ovalar: POLYE
Karbonatlı kumtaşı: MOLAS
Karbondioksit veya diğer asitli atıkların vücuttan atılmaması nedeniyle kanda fazla hidrojen iyonu bulunması: ASİDEMİ
Karbonil grubuna iki alkil kökünün bağlanmasıyla türeyen bileşik: KETON
Karbonmonoksit ile klordan meydana gelen boğucu bir gaz: FOSGEN
Karbonun başka bir elementle bileşmesinden oluşan madde: KARBÜR
Karda açılan davarın geçtiği yol: ÇIĞIR
Karda açılan yol: ÇINIR-ÇİĞIR
Karda batmamak için kullanılan yuvarlak ayaklık: HEDİK
Karda insan geçebilecek genişlikte açılan yol: TARAK
Karda kürekle, dallarla açılan dar yol: ÇIĞRALIK
Karda yapılan patika: SOKMAK
Karda yaşayabilen, çiçeklenebilen bitki: KARCIL
Karda yetişebilen çiçekli bitki: KIŞÇIL
Karda yürümek için ayakkabılara takılan kalbura benzer ayaklık: PAÇİLE
Karda yürüyebilmek için ayakkabı üzerine geçirilen, lif ya da ipten örülmüş geniş tabanlı giyecek: SELBUR
Kardelen çiçeği: CANKOZ
Kardeş anlamında yerel sözcük: KADA
Kardeş çocuklarının birbirlerine göre her biri: BÖLE
Kardeş, kardeş çocuğu: İNAK
Kardeşçe sevgi: MUAHAT
Kardeşçe, dostça: AHAVİ
Kardeşi Kabil tarafından öldürülen, Ademle Havva'nın ikinci oğlu: ABEL
Kardikeni: ACANTHOLİMON
Kardinal başlığı: BARATA
Kare altyapıdan kubbe eteği olan daireye geçiş öğesi: PANDANTİF-TROMP
Kare biçiminde, yassı ve içbükey kafalı, saydam eş kanatlı böcek cinsi: LİVİA
Kare biçiminde, yassı, antik Roma tuğlası: BESSALİS
Kare planlı bir hacmi kubbeyle örtmek için köşelere inşa edilen geçiş öğesi: BİNGİ
Karekökü alınan bir sayıyı tekrar karekökü ile çarpma: KAP
Karelere ayrılmış haç biçiminde bir tahta üstünde karşılıklı iki eşten dört kişi ile oynanan Hindistan ulusal oyunu: PAÇİSİ
Kareli bezden yapılmış ekmek bohçası: ALA
Karetade yumruk ve tekme atma gibi dövüş tekniklerinin uygulandığı yarışma: KUMİTE
Karete sporunda yer minderi: TATAMİ
Karga burnu seklinde olan ingiliz anahtarı: GAVRO
Karga büyüklüğünde, gövdesi esmer beyaz, kanatları mavi benekli olan Avusturalya yalıçapkını: DACELO
Karga civcivi: CULA
Karga üzümü: EMPETRİUM
Karga yavrusu: CULA
Kargabükenden çıkarılan etkili bir zehir: STRİKNİN
Kargacık, burgacık, özensiz: ESKÜLABİ
Kargaşalık, anarşi: FEVZA-İFSAT
Kargaşalık, karışıklık: AŞÜB
Kargı ve ot ile yapılan barınak: HUĞ-HU
Kargı, mızrak: NİZE
Kargıdan veya hayıttan örülen orta boy sepet: SELE
Kargıdan veya hayıttan yapılan büyük sepet: KÖHÜN
Kargış: LANET
Karı ile kocadan her biri: IRS
Karı kocanın baba ve analarının her biri: DÜNÜR
Karı, eş: AYAL-AVRAT
Karidese yakın önayaklı kabuklu hayvan: SERGESTES
Karın ağrısı: ABDOMİNAL-KENAK
Karın boşluğu: GAMBAT-EĞE
Karın boşluğunun cerrahi ameliyatla açılması: SÖLYOTOMİ
Karın iç organlarının gözlenmesini sağlayan tanı yöntemi: LAPAROSKOPİ
Karın içi organları çepeçevre saran, karın boşluğunun iç yüzünü örten zar: PERİTON
Karın içinde biriken fazladan olan sıvı: ACİTES
Karın kısmı aşağı doğru genişleyen amfora: PELİKE
Karın kısmı şiş, kemerli kulplu bir çeşit antik yağ kabı: ASKOS
Karın şişiren, rahatsızlık veren yemek: TOHMA
Karın şişkinliği: UM
Karın şişmesiyle beliren bir hastalık: KIRBA
Karın üstü kaslarının veya boğazın kasılmasına yol açan,paniğe kapılma şeklinde görülen ruhsal ve fiziksel rahatsızlık: ANGUAZ
Karın zarı arkasında böbreğin yakınında bulunan bağ dokusunun iltihabı: PARANEFRİT
Karın zarı boşluğunun ışıklı bir aygıtla gözlenmesi ve ameliyatı: LAPAROSKOPİ
Karın zarı iltihabı: PERİTONİT
Karın zarı, periton(Halk Dl.): KAVRAM
Karın: BORD-ŞİKLEM-BADIR
Karınca yiyen hayvan: TAPİR-NUMBAT -MELEEKE
Karınca yuvası: KÖRE
Karınca: MUK-MUR-NEML-NEMLE
Karıncaların sevdiği bitkilere verilen ad: MİRMEKOFİT
Karıncayiyen de denilen keseli bir hayvan: NUMBAT
Karında su birikmesi nedeniyle olan ve şişmeyle beliren hastalık: KÜPLEME
Karında su biriktirme hastalığı: AMAR
Karında su toplama hastalığı: ÇOR
Karındaki devamlı ağrı: DİSPEPSİ
Karındaki tümör: PARAGANGLLİYOM
Karından bacaklı bir yumuşakça cinsi: RAPANA-ENA
Karındanbacaklı akciğerli yumuşakça: OTİNA
Karındanbacaklı bir kara yumuşakçası: ENA
Karındanbacaklı yumuşakça türü: OTİNA
Karındanbacaklılar: GASTROPODA
Karışabilme: İMTİZAÇ
Karısı ölen bir erkeğin baldızı ile evlenmesini öngören gelenek ya da yasa: SORORAT
Karışık ağaçlı orman: TAYGAN
Karışık buğday: ALAHİNTA
Karışık durum: CURCUNA
Karışık iş: ÇAPARIZ
Karışık maddelerle yapılan bir çeşit ekmek: ALATA
Karışık sebze pidesi: LAMES
Karışık ve bulanık hissi uyandıran şarap: DONUK
Karışık, dolambaçlı: ÇELPEŞÜK-FAZA
Karışık, melez: ÇANDIR-ÇEPEL-ALAŞMAN
Karışık, solgun renk: KONNUR
Karışıklık, gürültü: MAGLATA
Karışıklıklar,cins bozuklukları: EŞAİB
Karısını boşamış koca veya kocasından boşanmış kadın: HANİ
Karkas yapılarda ahşap çatkı: İSKELET
Karkas yapılarda dikmelerin altına yerleştirilen ve temel vazifesi gören taş altyapı: PABUÇ
Karkas yapılarda dış veya iç duvar kaplaması: SARGU
Karkas yapılarda sıva işlemlerinde kullanılan ahşap eleman: TABLA
Karla örtülü yerde açıkta kalan toprak parçası: ALA
Karların erimesiyle oluşan ufak dere: OBUZ
Karlı havada kanatları ıslanarak uçamayan keklik: KAMALAK
Kârlı iş: MASLAHAT
Karma karışık saç: ÇITURUK
Karma karışık: KARMAKUDAL-MUHTELİT
Karmaşık, güç, çetin: MUDİL
Karnabahar: KARNABİT-AKBAŞ-KELBAŞ
Karnaval maskesi: MASKARA
Karnaval, düğün, balo gibi toplantılarda atılan renkli küçük yuvarlak kâğıt: KONFETİ
Karnaval: FEŞİNG
Karnı aç kimse: GARSAN
Karnı ağrıyan bir hastaya oynanan seyirlik oyun ve tedavi yöntemi: TATARCA
Karnı büyük olan kimse: ASCEL
Karnı büyük, çok yiyen hayvan: HARNAPA
Karnı çok aç kişi: ALHAN
Karnı geniş testi: AMFİ
Karnı şiş, altı düz su kabı: FIÇI
Karnı tok kimse: BİTAN
Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap: BALON
Karnıkara: BÖRÜLCE
Karnın açılması: LAPARATOMİ
Karnın, kaburga kemikleri kıkırdağı ve kısa kaburgalar altında olan bölgesi: ABGAH
Karnındaki yavruyu taşıyamayan koyun ya da keçi: LOPUK
Karnıyarık yemeği: KISTIRMA
Karnıyuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap: BALON
Karo: ORYA
Karpuz dilimi: ÇİNET
Karpuz kabugu: GANGAL
Karpuz, kavun ve ham incir kurutulup pekmezle kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı: İLENDE
Kars civarında yaramazlık yapıp uyumayan çocuklara yedirilerek sersemlemeleri sağlanan kökün adı: DELİBADBADI
Kars dolaylarında başörtüsüne verilen ad: VALA
Kars dolaylarında Terekemeler arasında söylenen türkülü büyük halk hikâyesi: ALİYAR
Kars ilinde bir harabe: KOBİEN
Kars ve Ardahan yöresinde yaşayan Türkmen kökenli bir halk: TEREKEMELER
Kars yakınlarında ünlü bir ören yeri: ANİ
Kars yöresinde yapılan içsiz mantı: HENGEL
Kars yöresine özgü, sac üstünde pişirilen bir tür ekmek: NEZİK
Kars yöresine özgü, tandırda pişirilen bir tür pide: KALIN
Kars yöresine özgü, tuzlu ve yumuşak bir peynir cinsi: ŞOR
Kars, Ağrı, Iğdır yörelerine özgü, "Bozbaş" da denilen, et ve nohutla yapılan yemek: PİTİ
Kars, Ardahan ve Iğdır yörelerinde yetiştirilen beyaz yünlü koyun cinsi: TUJ
Kars’ın 8 km güneybatısında, kayalar üzerine yapılmış hayvan resimleriyle ünlü bir vadi: BORLUK
Kars’ın Akyaka ilçesinde, yüzlerce kuş türünü barındıran bir göl: KUYUCUK
Kars’ın doğusundaki ünlü eskiçağ kenti: ANİ
Kars’ın Sarıkamış ilçesinde kayak merkezi olan dağ: CIBILTEPE
Karşı cinsin kılığına girme biçiminde ortaya çıkma bir tür cinsel sapma: TRAVESTİZM
Karşı eylem, tepki: AKSÜLAMEL
Karşı gelmek: ÇEMKİRMEK
Karşı güreşçinin bacağını türlü biçimlerde dizinin üstünden kavrayıp çekerek açık düşürmesi: KEPÇE
Karşı koyan, karşı çıkan: MUARIZ
Karşı ziyarette bulunma: DÖNE
Karşı, aksi: KONTRA

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:01
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Karşı, karşı taraf: ALIN
Karşıdakine vurmak için parmaklara geçirilen demir parçası: MUŞTA
Karşılama: PEZİRE
Karşılaşıp görüşme: İHTİLAT
Karşılığı mal olarak ödenmiş: AYNİ
Karşılığı ödenmemiş bir poliçeden dolayı, hak sahibince sorumlu kişilerden birine çekilen yeni poliçe: RETRET
Karşılığı olmayan model: ASİMETRİK
Karşılık olma, karşılama: TEKABÜL
Karşılık verme: CEMKİRME
Karşılık, cevap: PASUH
Karşılık: ANNAÇ-İVAZ
Karşılıklı alıp verme: TEATİ
Karşılıklı dikiş: SALÇATURA
Karşılıklı direşmek: İNATLAŞMAK
Karşılıklı görüşmek, arkadaş olmak, yakınlık göstermek: ANESE
Karşılıklı iki akıntının ya da esintinin çarpıştığı yerde oluşan ters akıntı: ÇEVRİ
Karşılıklı iki kişi tarafından söylenen şarkı: DÜET
Karşılıklı iki yandan her biri: GEÇE
Karşılıklı iktisadi yardım konseyi: COMECON
Karşılıklı ilişkilerde iki tarafın birbirine eşit olması: PARİTE
Karşılıklı konuşma: DİYALOG-MÜKALEME-MUTABE
Karşılıklı lanet okuma: LİAN
Karşılıklı olarak arkadaşça konuşma,sohbet: YARENLİK
Karşılıklı olarak birbirine bilmece sorularak yapılan yarış: MUHACAT
Karşılıklı oturan, çapraz dizilen: DEKKUSAT
Karşılıklı şiir söyleme: MÜŞAARE
Karşılıklı söylenen sorulu cevaplı manilere Kars çevrelerinde verilen ad: AKIŞTA
Karşılıklı yer değiştirme: BECAYİŞ
Karşılıklı: MÜTEKABİL
Karşılıksız sevgi: AGAPE
Kars'ın 8 km güneybatısında, kayalar üzerine yapılmış hayvan resimleriyle ünlü bir vadi: BORLUK
Kars'ın Akyaka ilçesinde, zengin bir kuş yapısına sahip olan göl: KUYUCUK
Kars'ın Sarıkamış ilçesinde, kayak merkezi olan bir dağ: CİBİLTEPE
Karşısındaki güreşçinin arkasına geçerek ellerini onun göğsünde ya da karnında kilitleme: KEMANE
Karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz: AÇMAZ
Karşısındakine vurmak için özel olarak açılmış deliklerine parmakların geçirilmesi ile kullanılan demir parçası: MUŞTA
Karşısındakini alt edecek etkili şey: KOZ
Karşısındakini susturacak biçimde ve çok konuşan, çenesi kuvvetli, geveze insanlar: ÇAÇARON
Karstan oluşan, küçük, doğal kuyu: SUYUTAN
Karstik alanlarda çözünme ve çökme ile meydana gelmiş kuyu biçimli yer şekli: OBRUK
Karstik arazide taşların erimesyile oluşmuş huni biçimindeki çukurluklar: DOLİN
Karstik Bölgelerde, suların güçlü biçimde basınçla yükseldiği membalara verilen ad: BÜNGÜLDEK
Karstik sahalarda kireç taşlarını çözünmesi sonucu oluşan büyük düzlük: POLYE
Karstik yörelerde rastlanan ufalanmış kireç taşı yüzeyi: LAPYA
Kart mantar: GAV
Kartaca’nın kurucusu olan efsanevi prenses: DİDO
Kartal başlı aslan: GRİFON
Kartal türünden yırtıcı kuş: KARAKUŞ-İLKUŞ
Kartal yavrusu: OMURTAG
Kartal, atmaca, çaylak gibi yırtıcı kuşlara verilen ad: ÇALAŞAN
Kartal: BERETE-BÜRGÜT
Kartalgillerden yırtıcı kuş: ROSTRHAMUS
Kartlaşmış erkek keçi yavrusu: KÖRÜT
Karton ambalajın teknik tasarımı: KONSTRÜKSİYON
Karton fiyat etiketini giysiye tutturan plastik parça: KILÇIK
Karton, tahta veya plastikten yapılan,üzerine şerit,iplik vs sarılan koni veya silindir: MASURA
Karuma, savunma: HİRASET
Karyokinez hücre bölünmesinin bir evresi: ANAFAZ
Karyokinez: MİTOZ
Karyola örtüsü: BİKE
Karyolanın yanı başına konan üstü masa biçimindeki dolap: KOMOT
Kas bilimi: MİYOLOJİ
Kaş boyası: MASKARA
Kas çalışmasını grafiksel kaydetmeye yarayan aygıt: ERGOGRAF
Kaş çıkıntısının altına sıkıştırılmak suretiyle takılan tek gözlük camı: MONOKL
Kas dokusu uru: MİYOM
Kas faaliyeti: KİNEZİ
Kas gerginliğinde azalma: HİPOTONİ
Kas gerginliğini ölçmek için kullanılan alet: MİYOTONOMETRE
Kas gerginliğinin azalması veya büsbütün yok olması: MİYATONİ
Kas gücünde bir eksilmeden ileri gelen felç: PAREZİ
Kas gücünü geliştirmek için kullanılan, gürgenden jimnastik aracı: LOBUT
Kas hücrelerinde bulunan ve kas kasılmasında önemli rol oynayan protein: MİYOZİN
Kaş ilçesindeki Gömbe Yaylası'nda bir şelale: UÇANSU
Kaş ilçesinin karşısındaki Yunan adası: MEİS
Kas iltihabı: MİYOZİT
Kaş Kalkan arasında, ''Mavi Mağara"sı ve doğal güzelliğiyle tanınmış bir kumsal: KAPITAŞ
Kas kasılması bozukluğu: PARATONİ
Kaş kemerinin altına sıkıştırılarak kullanılan gözlük camı: MONOKL
Kas kirişi ve zarı: SİNİR
Kas kuvveti ve hislerde bir bozukluk olmadan, yürümenin kısmen veya tamamen kaybolması: ABAZİ
Kas kuvvetinin yetersizliği: PAREZİ
Kas sertliği: KONTRAKTUR
Kas teli: MİYOFİBRİL
Kas uru: MİYOM
Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek için kullanılan pompa: İĞNE
Kas ya da eklemdeki romatizmadan kaynaklanan ağrıyı belirten genel terim: ROMATALJİ
Kas yapılı ur: MİYOM
Kas zayıflığı: MİYASTENİ-ADİNAMİ
Kaş, Fethiye arasında uzanan kumsala ve burada kurulmuş önemli bir Likya kentine verilen ad: PATARA
Kaş: EBRU-NUN-KAVİS-KAVS
Kasabada kadınların dışarıda başörtülerinin üzerine örtünmek için kullandıkları küçük küçük siyah beyaz renkte kareli örtü kumaş bezi: BİTİKARE
Kaşağı, hayvan tarağı: GAŞŞA
Kaşağı: GEŞEV
Kasaplık hayvanlardan çıkarılan iç yağı: ÇÖZ
Kasaplık hayvanlardan elde edilen çeşitli yağların eritilmişi: ÇERVİŞ
Kasaplık hayvanların budu: JİGO
Kasaplık hayvanların kesilip yüzüldüğü yer: KANARA-KANARE
Kasaplık hayvanların kesilmiş ayağı: PAÇA
Kasaplık hayvanların omurga kemiğinin iç tarafından elle çekilip çıkarılan, en ideal kebaplık et: KÜŞNEME
Kasaplık hayvanların omuz başından çıkan külbastılık veya pastırmalık yumuşak et: MEHLE
Kasaplık hayvanların sırtında, dikensi çıkıntı boyunca iki yandaki et: FİLETO
Kasar ve beyzlatma yapılmış bir bez: AMERİKAN
Kasası devrilerek ya da dibi açılarak boşaltılan yük aktarma aygıtı: SKİP
Kasatura, bıçak gibi kesici silahların uzun ve keskin bölümü: NAMLU
Kasbilimi: MİYOLOJİ
Kaside ve gazelleriyle tanınmış XVI. yüzyıl divan şairi: ZATİ
Kaside: NAAT
Kasidelerde mevzuya girmeden evvel söylenen beyit: GÜRİZ
Kasidelerin nesip bölümünden sonra medhiye bölümüne geçerken söylenen beyit veya beyitler: GİRİZGAH
Kasidenin giriş bölümüne verilen ad: NESİB
Kasık biti: KIRKAYAK
Kasık fıtığı: GULDUR
Kasık lenf bezlerinin iltihaplanması: HIYARCIK
Kaşık sepeti: KAŞIKLA
Kasık uru: MİYOM
Kasık: ANE
Kasılarak vücuttaki herhangi bir deliği açan veya kapayan çember biçimindeki kasların genel adı: BÜZGEN
Kasım patına benzer bir çiçek: PAT
Kasımpatı: KRİZANTEM-SARIPAT-GÜLATMA
Kasın gerginliğini yitirerek bütünüyle gevşek hale gelmesi: MİYOATONİ
Kasınç: KRAMP
Kaşındırıcı bir deri hastalığı: LİKEN-UYUZ
Kaşındırıcı bir ot: NEML
Kaşınmak: GİŞİ
Kaşıntı, alerji: DABAZ
Kasıntı: PRURİTUS
Kaşıntılı bir deri hastalığı: EGZAMA
Kasırga, fırtına: TALAZ-ALAMADI
Kaşkol: DOLAK
Kaslarda kasılmayı sağlayan protein yapıdaki ince iplikler: AKTİN
Kasları vücuttaki öbür organ ve dokulara bağlayan yapı, kiriş: TENDON
Kasların aşırı yorgunluğu: ADİNAMİ
Kasların çok yavaş gevşemesi: MİYOTONİ
Kasların kasılma gücüne verilen ad: İNOTROP
Kasların kasılmasını büyülterek tespit eden cihaz: MİYOGRAF
Kasların kasılmasını giderici, hekimlikte kullanılan bitki: TATULA
Kasların kemiklere yapışmasını sağlayan yapılar: TENDON
Kaşların üstünden geçerek başın çevresini dolaşan çember gibi bağlanan bağ, çatkı: KAŞBASTI
Kasların üzerini kapsayan ince zar: SIFAK
Kasların yumuşaması: MİYOMALASİ
Kaslı, kuvvetli, yorgunluk nedir bilmeyen: DİZMAN
Kaşmirden yapılan bir tür yünlü kumaş: KAŞA
Kasnağa geçirilmiş kumaşa iğne ya da tığla yapılan bir tür nakış: SÜZENİ
Kasnak, trampet kasnağı: CAİSSE
Kasnakçı: ETTAR
Kasta bulunan ve ona kırmızı renk veren hemoglobin yapısında bir madde: MİYOGLOBİN
Kastamonu ilinde bir baraj: KARAÇOMAK
Kastamonu ilinde bir kanyon ve mağara: KARA CEHENNEM
Kastamonu ilinde bir kanyon: VALLA
Kastamonu ilinde bir sulama barajı: ASAR
Kastamonu yöresinde,közde yada sacda kebap edilmiş kestaneye verilen ad: ABABURA
Kastamonu yöresine özgü bir bulgur cinsi: SİYEZ
Kastamonu yöresine özgü bir çorba: ECEVİT
Kastamonu yöresine özgü bir tür lokma tatlısı: ZELEM
Kastamonu yöresine özgü, hindi ya da tavuk etive yufkayla yapılan bir yemek: BANDUMA
Kastamonu yöresine özgü, içine kıyma,patates, haşlanmış yumurta konularak yapılan bir börek: SAMSİ
Kastamonu’nun Abana ilçesinde bir iskele: İLİŞİ
Kastamonu’nun Azdavay ilçesinde bir mağara: MEDİL
Kastamonu’nun Cide ilçesinde sarkıt ve dikitleriyle tanınmış bir mağara: KILIÇLI
Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde bir mağara: ILGARİNİ-MUŞKULU
Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde bir şelale: ILICA
Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde ünlü bir kanyon: VALLA
Kastamonu’nun Cide ilçesinde, doğal güzelliğiyle tanınmış bir koy: GİDEROS
Kastamonu’ya özgü,hindi ya da tavuk eti ve yufka ile yapılan bir yemek: BANDUMA
Kastamonu-Bartın Küre dağları milli parkında, mağaralarıyla ünlü bir kanyon: ARIT
Kastamonu-Cide ilçesinin Aydıncık köyünde denizcilere yol gösteren, dünyaca ünlü bir deniz feneri: KEREMPE
Kastamonu'nun Azdavay ilçesinde bir mağara: MEDİL
Kastamonu'nun eski adı: TUMANA
Kastilla dilinden gelen ve bu dilden özellikle birkaç sesbilimsel özellikle ayrılan İspanyol lehçesi: ANDALUZ
Kat kat ayrılabilen şeylerde kat: YABRAK
Kat kat çakıl ve kumdan oluşmuş yer kıvrımı: OS
Kat kat dizilmiş geniş hamur şeritlerinden oluşan bir tür İtalyan yemeği: LAZANYA
Kat kat ve şiddetli yanan ateş: CAHME
Kat kat yufka ekmek: ÇARPIM
Kat kat: FERSAH
Kat sayı: EMSAL
Kat, büklüm" anlamında eski sözcük: TA
Kat, karşılık: MİSİL
Kat, makam: ORUN
Katalog: FİHRİST
Katanadan daha uzun ve daha kıvrık bir Japon kılıcı: TAÇİ
Katanaya benzeyen fakat daha kısa olan Japon kılıcı: VAKİZAŞİ
Katarakt: AKBASMA
Katar'dan yayın yapan bir televizyon kanalı: ELCEZİRE
Katedrallerin kapı sundurmasının ortasındaki gül pencere: ROTA
Kategori: ULAM-GRUP
Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç: BİZ
Katı cisimleri tasvir etme sanatı: STEREGRAFİ
Katı cisimlerin alçı ya da balmumu ile alınan kalıbı: MULAJ
Katı cisimlerin parçalarını birbirine yapıştıran madde: GLÜTEN
Katı hidrokarbon: PARAFİN
Katı maddelerin uygulanan gerinim sonrası tekrar eski formuna dönmesi: ELASTİKİYET
Katı yakıtların içerdiği uçucu maddelerin havasız ortamda gazlaştırılması: PİROLİZ
Katı yapıdaki çözünük gazların yapıdan çıkması sonucu, çeliğin yüzeyinde oluşan yüzey çıkıntısı: PUL
Katı yel: CEFCEF
Katı yumurta: LOP
Katıksız, duru, temiz: SAFİ
Katıksız, saf: RAİK-ÇIHLA

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:01
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Katıksız: ÇIKLA
Katılaşmakta olan bir sıvıda cisimler kristalleştikten sonra arta kalan çökelti: ANASU
Katılma, ulanma, eklenme: İNZİMAM-İLTİHAK
Katılmış, ulanmış, eklenmiş: MUNZAM-EK
Kâtip Çelebi'nin iki tarih kitabına birden verilen ad: FEZLEKE
Katip, yazıcı: SAFİR-YAZMAN
Katipler: KETEBE
Katır çiftinde katıra yürümesi için vurulan sopa: KIMÇI
Katır Kuyruğu da denilen ve Akdeniz bölgesinde yetişen tohumları çok zehirli küçük ağaççık: ZİVİRCİK
Katır: ESTER
Katışmaç: AGREGA
Katlama yerlerinin düzgün ve kolay katlanması için yapılan ezme işlemi: PİLYAJ
Katlamadan kullanılan baş örtüsü: BÜRGÜ
Katlar arasındaki kapalı merdiven çıkışının açık kısmı: MAMRAK
Katma, bağlama, ekleme: İLHAK
Katmanbulut: STARATUS-STRATÜS
Katmanlar halinde dilinebilen, ince taneli ve kristal yapılı kayaç: ŞİST
Katmanlarında iç içe daireler bulunan billurlu bir kalker türü: SİPOLİN
Katmanlı kayaçların içeri doğru çukur ve alçak bölümü: İNEÇ
Katmer: FESELLİ
Katmerli bitkilerin en iç bölümü: CÜCÜK
Katmerli ve yalınkat olarak çok çeşitli olan, güneşli yerleri seven, beyaz, mor, mavimtırak çiçekli bir ev bitkisi: PETUNYA
Katolik Arnavutlar: MALİSOR
Katolik din adamı: PİSKOPOS
Katolik inancında ''Meryem Ana'nın Günahsız Gebeliği'' anlamındaki kutsal gün: İMMACOLATA
Katolik kiliselerinde Hz İsa’nın çarmıha gerilmesini anmak için yapılan tören: MİSSA
Katolik kilisesinde "günahların bağışlanması, suçun bağışlanması'': ABSOLUTİON
Katolik kilisesinde bağış karşılığında günahlardan kurtulma: ENDÜLJANS
Katolik kilisesine göre, büyülü formüller kullanılarak insan vücudundan şeytanın kovulması: EGZORSİZM
Katolik kilisesine özgü ayin müziği: MESSE
Katolik Kilisesinin başkanı: PAPA
Katolik mezhebinde kendini dine adayan ve manastırda yaşayan kadın: SÖR
Katolik mezhebini koruyup yaymak amacıyla kurulan Hıristiyan tarikatı: CİZVİT
Katolik piskopos ve başkeşişler ile bazı Anglikan ve Lutherci piskoposların kullandığı ayin başlığı: MİTRE
Katolik ve bazı Anglikan diyakozların gündelik cüppelerinin üstüne giydikleri ayin cüppeleri: DALMATİKE
Katolikler’in büyük perhizden önceki eğlence ve şenlikleri: KARNAVAL
Katoliklerde aforoz eden,herkesle ilişkiyi kesen yargı: ANATHEMA
Katolikler'de Başpiskopos: METROPOLİT
Katoliklerde kendini dine adayan ve manastırda yaşayan kadın: SÖR
Katoliklerde papanın bir ülkede dini hizmetleri durdurarak hükümdarı cezalandırması: ENTERDİ
Katoliklerde, Roma'ya hacca gidenlerin, kilisece günahlarının tam olarak bağışlandığı yıl: JÜBİLE
Katoliklerin sabah, öğle ve akşam ibadetlerinde okumaları gereken dua: AVEMARİA
Katotta toplanmış iyon: KATYON
Katran köpüğü: GARİKUN
Katran sakızı: EMİZİK
Katran, petrol, neft gibi maddelerden çıkarılan bir tür katı hidrokarbon: PARAFİN
Katranla kıldan yapılan ve kalafat işlerinde kullanılan bir tür macun: BİLAR
Katrantaşı: PEKŞTAYN
Katrasız kendirden yapılmış iki kollu sicim: İSPAVLO
Katyon: ARTIN
Katyuvarı: STRATOSFER
Kauçuğun ezikliğini gidermek için kullanılan kimyasal madde: SPARAGUM
kauçuk ağacı: HEVEA
Kauçuk ağacının kabuğundan toplanan ve içinde genellikle kabuk kırıntıları, kum ve diğer yabancı maddeler bulunan kauçuk: SKRAP
Kauçuk ve incir gibi bitkileri içeren cinsin bilimsel adı: FİCUS
Kauçuk, ipek, pamuk ya da yün karışımı bir tür kumaş: LASTEKS
Kauçuktan yapılmış, su geçirmeyen yağmurluk: GAMSELE
Kauçuktan yazı silgisi: LASTİK
Kavak ağacı: GAREB-ETA-ARANİ
Kavak, meşe gibi ağaçlardan uçuşan pamukçuklar: TOZAK
Kavaklıkta kavak dizisi ve sulama yolu: ANDAL
Kavanoz, camdan yapılmış ağzı geniş kapaklı şişe: GANEVİZ
Kavanoz: SIRÇA-JAR
Kavgacı, huzursuzluk yaratan: ÇİTİL
Kavgacı, yaramaz.ACITİYEK
Kavis: EĞMEÇ
Kavisli arıcı bıçağı: HELENGOR
Kavisli duvar: APSİS
Kavisli işlerin ve köşelerin kabasını almakta kullanılan,çifte saplı ve içbükey ağızlı bıçak: IÇKI
Kavisli, eğri, eğmeçli: MUKAVVES
Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür kılıç: PALA
Kavram: MEFHUM-NOSYON-KONSEPT
Kavramcılık: KONSEPTÜALİZM
Kavranılamazlık: AKATALEPSİA
Kavrulduktan sonra yumurta kırılarak yenilen ebegümeci ve ıspanak tadını andıran bir çeşit doğal bitki: KALDIREK
Kavrulmamış et, kavurma: SIZGIT
Kavrulmuş arpanın öğütülmesiyel elde edilen, un ve sıcak sudan oluşan karışıma pekmez ya da yağ karıştırılarak yapılan yemek: BURŞUNDA
Kavrulmuş buğday, mısır: KAVURGA-KAVURMAÇ
Kavrulmuş ceviz ya da bademle karameladan yapılan bir tür şekerleme: NUGA
Kavrulmuş darı unu veya kurutularak öğütülmüş ahlat unu: KAVUT
Kavrulmuş mısır unundan yapılmış yemek: HAŞIL
Kavrulmuş mısırdan yapılan un: FURNESİ
Kavrulmuş nohut yada buğday: ÇATIRGAÇ
Kavrulmuş şekerle karıştırılmış buğday: PUĞUNT
Kavrulmuş soğan ve salçayla pişirilen et yemeği: YAHNİ
Kavrulmuş susam ve pekmez karışımıyla elde edilen yiyecek: SUSAMSURA
Kavrulmuş susamın, pekmez, bal veya şeker ile kaynatılması ile yapılan, soğuyunca kırılarak yenen bir yiyecek: KİRKİTLE-KİRKİTLE
Kavrulmuş un içine sirke, soğan ve et konularak Ankarada pişirilen bir yemek: SAZ
Kavrulmuş un ile yapılan yol azığı: SEVİK
Kavrulmuş un: GAVUT-MİYANE
Kavrulmuş undan yapılan bir çeşit yemek: KIMKIMA
Kavrulmuş undan yapılan muhallebi biçimindeki yemek: DOLAZ
Kavrulmuş ve dövülmüş tahıl ununa şeker ya da tatlı yemiş katılarak yapılan yiyecek: KAVUT
Kavrulmuş ve öğütülmüş kahve satan yer: TAHMİS
Kavrulmuş yemek: GAVURGA
Kavuğun altına giyilen takke: ARAKÇİN
Kavuğun veya fesin altında, ter toplanması için giyilen takke: ARAKİYYE
Kavuk altına giyilen bir cins takke: KELLEPUŞ
Kavuk, fes gibi bazı başlıkların üzerine sarılan tülbent, abani veya şala verilen ad: SARIK
Kavun ağacı: PAPAYA
Kavun cinsi: ŞAMAMA-HASANBEY
Kavun içi: ŞEPART
Kavun karpu, asma gövdesi: SETE
Kavun karpuz gibi meyvelara verilen ad: HİNDUVANE
Kavun ve ahududu karışımı bir tada sahip olan, "C" vitaminince zengin tropikal bir meyve: PEPİNO
Kavun, karpuz gibi bitkilerin gövdeleri ve yerde kayılan kolları, dalları: TAĞ
Kavun, karpuz, kabak gibi bitkilerin toğrağın üstünde yayılan filizi: ÖRK
Kavun, karpuz, kabak, hıyar çekirdeklerini dikmek için yığılan toprak: KÖMELE
Kavun, karpuzun yaprağında yapışkan gibi kabuğunda delik şeklinde görülen içinde sertlik oluşturan bir hastalık: ZENK
Kavun: DÜELEK-DÜLEK-KULTİK
Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki: ŞAMAMA
Kavunağacı: ÇARKIFELEK
Kavunun kabuk kısmı: HIŞIR
Kavunun küçük olgunlaşmamış şekli: HIRTI
Kavurma yapmak için satın alınan inek: CELEP
Kavurma: ÇİLİĞANİ-SIZGIT
Kavuşma, buluşma: TELAKİ
Kaya antilobu: KLİPSPRİNGER
Kaya aralarında su biriken çukur: KAKLIK
Kaya ardıcı da denilen göçmen bir kuş: TAŞKIZIL
Kaya çatlaklarında yetişen bitkilere verilen isim: KASMOTİF
Kaya keleri: BUKALEMUN
Kaya lifi: ASBEST
Kaya oyuğu: KAKLIK
Kaya üzerine yontulmuş, çizilmiş veya boyanarak yapılmış arkeolojik resim sanatı: PETROGLİF
Kaya ve ağaç kovuklarında su birikintisi: KAK-KAKLIK
Kaya: SAHR-SAHRE
Kayaç katmanlarının kırılmadan yukarı doğru kabarması sonucunda ortaya çıkan elips biçimli yapıların ortak adı: DOM
Kayaç parçalarının bir yüzeye sürtünmesi ile oluşan aşındırma: ABRAZYON-ABRASİON
Kayaç yüzeyinde oluşmuş yapraklanmaların pul pul dökülmesi olayı: SOYULMA
Kayaç: LİPARİT
Kayaçların erimesi: ANATEKSİ
Kayaçların erimesiyle yeraltı akıntıları olan, kireç taşı ve dolomit bölgesi: KARST
Kayaçların içinde kristalleşmiş minerallerle dolmuş oyuk: JEOT
Kayağan taş: ARDUVAZ-KAYRAK
Kayağan taştan yapılmış kara, yazı tahtası: TAHTALİYA
Kayak koltuklu uzun kızak: SKELTON
Kayak sporunda bir yarış dalı: SLALOM
Kayak ve kros ile ateşli silah nişancılığı dallarını kapsayan kış sporları karşılaşması: BİATLON
Kayak: SKİ
Kayakçıları ya da yayaları, sürekli hareket halindeki bir kabloya asılı oturma yerlerinde taşıyan bir tür teleferik: TELESİYEJ
Kayakeleri” de denilen bir cins kertenkele: AGAMA-BUKALEMUN
Kayakların altına karın yapışmasını önlemek için sürülen yağlı madde: FART
Kayakta bedenin ağırlığının bir ayaktan öbür ayağa geçirilmesine dayanan viraj: STEM
Kayalar içinde oyuk açarak yaşantısını sürdüren bitkisel ve hayvansal organizmalar: LİTHOPHAGA
Kayalar üzerine tırmanma hareketine verilen ad: VARAPPE
Kayalardan sızarak akan su: SIZAK-AKSU
Kayaları delmekte kullanılan siyah elmas, karaelmas: KARBONADO
Kayaları yarmak için kullanılan çivinin yanlarını beslemeye yarayan nal ya da ince demir parçaları: NALPARA
Kayalık dağlarda yaşayan yabani keçinin ilmi ismi: AREAMNOS
Kayalık Dağları'nın doğusunda esen sıcak ve kuru rüzgar: CHİNOOK
Kayalık uçurum: COPLAN
Kayalık yer: KEPİR
Kayalık yerlerde bulunan dar ve çoğunlukla dik geçit: BACA
Kayalıkların sarp yamaç ve eteklerinde meydana gelmiş ufak toprak parçası: KORULAM
Kayan arazi: FLİŞ
Kayan yer: KAYRAR
Kayası kurusu: ÇİR
Kayası, zerdali: ABRİKOS
Kayatuzu ve alçıtaşıyla birlikte bulunan doğal, susuz kalsiyum sülfat: ANHİDRİT
Kaybetme, yitirme: İZAA
Kaybolan bir eşya aranırken o eşya için küfür gibi kullanılan kelime: TERMAŞ
Kaybolmağa yüz tutan Kuşi grubuna bağlı dillerin tümüne verilen ad: AGAV
Kaybolmak: YİTMEK
Kaybolmaya yüz tutmuş: BATAL
Kaydetme, yazma: SEBT-DERÇ
Kaydırak da denilen bir çocuk oyunu: SERSEK
Kaygan: ZIYPAK
Kaygana da denilen, yumurta ve un ile yapılan tatlı: HAYGENE
Kaygana''ya benzer bir hamur işi tatlısı: DİBİLE
Kaygı, endişe: SAKIŞ
Kaygı, heyecanı veya gerginlik semptomlarını gidermek için kullanılan diazepam gibi ilaçların ortak adı: ANKSİYOLİTİK
Kaygı, üzüntü: STRES-HAY
Kaygısız: UMURSUZ
Kayha: KETHÜDA
Kayı boyuna bağlı olan ve Anadolu’nun çeşitli yörelerinde yaşayan büyük bir aşiret: KARAKEÇİLİ
Kayın ağacı: GÜRGEN-İMEN
Kayın ağacından yapılan zincir: ÇİÇGOL
Kayın cinsi bir ağaç: ALUÇ
Kayınbirader: İNİ
Kayırıcı: NEPOTİST
Kayırma, bir tarafı tutma: İLTİZAM
Kayırma, himaye: KOLTUKALTI
Kayırmak, korumak: AYAMAK
Kayış: BELT
Kayısı hoşafı: KAYSEFE-GEYSEFE
Kayısı kurusu: BASMACA-LAK
Kayısı reçeli: MARMARA
Kayısı tatlısı: GALUK
Kayısı ve kuzu etiyle yapılan bir tür yahni: MİŞMİŞİYE
Kayısı ve zerdali: MİŞMİŞ-MIŞMIŞ-BERGE
Kayısı ya da erik kurusuyla yapılan bir tatlı: KAYSEFE
Kayısı, zerdali gibi meyvelerin kurusu: ÇİR
Kayısı, zerdali: BERGE-EŞBABİYE
Kayısının kurutulmuş biçimi: YARMAÇA
Kayışkıran: SABANKIRAN-EŞEKOTU
Kayışlarız üzerine süs yapmakta kullanılan alet: BADEMZIMBA
Kayıştan yapılan üzengi: GAREZ
Kayıt için alınan para: KAYDİYE

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:02
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kayıt parası: KAYDİYE
Kayıtsız, gevşek, uyuşuk: APATİK-LAKAYD
Kaymağı alınmış peynirlik süt: TİLAMOD
Kaymağı alınmış şnek sütünden yapılmış, sert, sarı renkte ve hafif mayhoş bir tür İtalyan peyniri: PARMESAN
Kaymağı alınmış süt: ÇUMA-GOGMASONA
Kaymak kabı: SİYAFKİ
Kaymak katılarak yapılan bir yemek: KUYMAK
Kaymak taşı, su mermeri: ALBATR
Kaymak ve peynirle yapılan helva: DOLAZ
Kaymak: AKINMAK-ZILAK
Kaymakam: İLÇEBAY-MUHASSİL-KAİMMAKAM
Kaymakkâğıdı: KUŞE
Kaymaklı hamurdan yapılan ekmek: FETİR
Kaymaktan yapılan bir cins tulum peyniri: TOMAS
Kaymaktaşı, su mermeri: ALBATR
Kaynaç taşı: GAYZERİT
Kaynağı duygulanma değil, akıl olan neden(fels.): GÜDÜ
Kaynağı Kaliforniya olan bir bitki: ABRONİA
Kaynak kitap: MEHAZ
Kaynak suyunun küçük birikintisi: EŞME
Kaynak taşı, su mermeri: ALBATR
Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç: ÜFLEÇ-HAMLAÇ
Kaynak, pınar: BULAK-MEHAZ-EŞME
Kaynaklar, kaynakça: BİBLİYOGRAFYA
Kaynaktan gelen mesaja alıcının gösterdiği tepkinin tekrar kaynağa ulaşması süreci: DÖNÜT
Kaynama sıçaklıkların ölçülmesi: EBÜLİYOSKOPİ
Kaynama, fışkırma: FEVERAN
Kaynamaölçer: EBÜLYOSKOF
Kaynana: GAYINNA-GELİNCE-ABU
Kaynanadili: KAKTÜS
Kaynar suda haşlanıp üzerine yağ gezdirilen mısır unu yemeği: MAMALİGA
Kaynaşma: FÜZYON
Kaynatılan bitkinin renkli ve tesirli ilk suyu: ACARI
Kaynatılan yemeğin üzerinde istenmeyen kısımların oluşturduğu köpük: KEF
Kaynatılarak elde edilen koyu meyve: ŞİRE
Kaynatılarak hastalara içirilen pekmez,yağ ve baharat karışımı: KAYNARCA
Kaynatılarak koyulaştırılan pekmez: AKIT
Kaynatılıp kıvama geldikten sonra dondurulan meyve suyu tatlısı: MURABBA
Kaynatılıp, suyu alınmış sütten elde edilen yiyecek: KURUT
Kaynatılmadan öğütülen buğday: AŞLIK
Kaynatılmış buğday, bulgur, mısır gibi şeyler: HEDİK-GÖLLE
Kaynatılmış şerbet: IRVAK
Kaynayan pekmezin, pişen etin üstünde oluşan köpük: KEF
Kaypak, herkese yaranmayı beceren: YALABIK
Kayrak taşı: GAYAAN
Kayseri ilinde bir göl: ENGİR
Kayseri ilinde, bir çok kuş türünü barındıran bir göl: YAY
Kayseri ilindeki Kültepe höyüğüne verilen bir başka ad: KANEŞ
Kayseri yakınlarında bir ilkçağ kenti: ANİSA
Kayseri yöresinde yetişen, bir çesit üzüm: SAPISARI-SAREMİN-DİRMİT
Kayseri yöresinde yetişen, yuvarlak, kalın kabuklu, suyu az bir üzüm: ORUN
Kayseride bir dağ: ALİ
Kayseri'de bir ova: TOMARZA-DEVELİ
Kayseri'de bulunan Kültepe Höyüğü'nün diğer adı: KANİŞ
Kayseri'de bulunan ve Kaniş harabelerinin bulunduğu ören yeri: KÜLTEPE
Kayseri'de dehlizleri, mağaraları, yeraltı şehirleriyle ünlü bir köy: AĞIRNAS
Kayseri'nin Develi ilçesine ait bir ev yemeği: PIRTIMPIRT-KİRTİMBURT
Kayseri'nin Develi ilçesine mahsus bir pide: CIVIKLI
Kayseri'nin külde pişmiş, ekşisi alınmış ekmeği: PAHAÇ
Kayseri'nin Yahyalı ilçesinde, doğal güzelliğiyle tanınmış şelaleler: KAPUZBAŞI
Kaysı ve erik kurusu: ASMA
Kaysı: MİŞMİŞ
Kaz Dağı’nın antik dönemlerdeki adı: İDA
Kaz Dağı'nda yaşadığına ve ermiş olduğuna inanılan efsane kişisi: SARIKIZ
Kaz dağlarında yaşayan yarı göçebe çobanların meskeni olan kollektif yapı: İGERM
Kaz yavrusu: PEPİL-PAPA-MİNİ
Kaz, ördek, güvercin gibi kimi kuş yavrularının civcivlikten sonraki durumu: PALAZ
Kaz, ördek, hindi yavrusu: BICI
Kaz: BAT
Kaza yada başka bir olayı karadakilere bildirmek için gemilerden denize salınan, içinde mektup olan şişe: POTKAL
Kazagistan'da bir tuz gölü: ALAKOL
Kazagistan'da giyilen, deve tüyünden yapılmış, su ve soğuğu geçirmeyen yerel bir giysi: ÇAPAN
Kazagistan-Kırgızistan sınırında dağcılık sporu için en riskli sayılan dağ: POBEDA
Kazak askeri birliklerine verilen ad: PULK
Kazak halk meclisi: RADA
Kazak örerken kullanılan şiş: CAĞ
Kazak reisi: ATAMAN
Kazak süvari birliği: LAVA
Kazak Türkleri’nde helva: ALVA
Kazak Türklerinde bir hastalığın iyileşmesi için yapılan tören: BEDİK
Kazak ve benzeri örgülere saç örgüsü biçiminde konulan model: BURGAÇ
Kazak ve Kırgızlarda göçebe boylardan ayrılıp kent ve kasabaların çevresine yerleşen yoksul çiftçi ya da işçi sınıfı: CATAK
Kazak ve Kırgızlarda, ozan ve müzisyenlere verilen ad: AKIN
Kazak veya Kafkas kılıcı: ŞAYKA
Kazak, Uluyüz oymağı ilk beylerinden: ABDAN
Kazakistan'da bir tuz gölü: ALAKOL
Kazakistan'ın başkenti Astana'nın eski adı: AKMOLA
Kazakistan'ın doğusunda tatlı su gölü: ZAYSAN
Kazak-Kırgızlarda göçebe boylardan ayrılıp şehir ve kasabaların çevresine yerleşen yoksul çiftçi ve işçi sınıfı: CATAK
Kazaklarda “ayağı uğurlu” kişiler: COLAY
Kazaklar'da halk meclisi: RADA
Kazaklarda seçimle iş başına gelen başkan: ATAMAN
Kazaklar'ın at etinden baharatsız ve bibersiz olarak yaptıkları sucuk: KAZI
Kazalar, belalar: AVARIZ
Kazan karıştırmaya yarayan uzun odun: KUDAL
Kazan sapı: ÇECİK
Kazan Türkleri tarafından Volga Irmağı'na verilen ad: İTİL
Kazan tutucağı: DUTAK
Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç: EĞSİRAN
Kazanç sağlama, çıkar, yarar: ES
Kazanç sağlayan kimselerin Vatikan’a ödemek zorunda oldukları vergi: ANNATO
Kazanç sağlayan mülkler, akarlar: AKARAT
Kazanç, alacak: ALGI-TEMETTÜ
Kazanda pişenleri karıştırmaya yarayan uzun odun: KUDAL-GUDAL
Kazanda, yeterince mayası gelmemiş hamurun, içinde bekletilip dinlendirildiği madeni tekne: ISLANGA
Kazandan küçük tencere: HUBBALI
Kazanılan zaferin gerçek bir zafer olmadığını belirten bir deyime ad olmuş ünlü Epir kralı: PİRUS
Kazanılmış, edinilmiş: MÜKTESEP
Kazanma(arapça): KESP-KİSB
Kazanma, elde etme, erişme: İHRAZ
Kazaskerlere verilen san: SADIR
Kazdan büyük, tuğla renginde bir kuş: ANGUT
Kazı makinesi, kazaratar: EKSKAVATÖR
Kazı rendesi: SABAN
Kazı sırasında toprağın göçmesini önlemek için enlemesine yerleştirilen ahşap ya da çelik parça: BAĞIN
Kazı yeri yada birbirine yakın kazı yerlerinin tümü: ARIN
Kazı yeri: ARIN
Kazı: ABATAJ-HAFRİYAT-ZİKKE
Kazıklardan ve kazıklar üzerine sarılmış dikenli tellerden oluşan siper ve engel: ŞARAMPOL
Kazıkların ve belli kalınlıktaki dikmelerin üzerine bindirilmiş bir tür demir veya ahşap çardak: PERGOLA
Kazıklıhumma" da denilen ateşli ve tehlikeli bir hastalık: TETANOS
Kazılan tarlanın üst başı: ÖGNER
Kazılarda çıkan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme: BABA
Kazıma veya bellemeden sonra yağan yağmurun tarlaya zarar vermesi: ABOŞAMAS
Kazınan kâğıdın pürüzlerini düzeltip, eskisi gibi parlatmak için, çoğu zaman deniz böceği kabuğundan yapılan âlet: MISKALE
Kazları semirtmek için verilen mısır hamuru: AVELEM
Kazma, eşme, eşeleme: KAVİŞ
Kazma: ZAGEL
Kazmak, toğrağı alt üst etmek: HIRZİYA
Kazmanın küçüğü: CEMEK
Kebap şişi: CELU-SİH
Kebaplık demir şiş: SİH
Keçe terlik: PANTUFLA-PANDUFLA
Keçe veya cam elyaf uçlu kalem: FLOMASTER
Keçe ya da bez kaplı bir tokmakla vurularak titreşmesi sağlanan bir kurstan oluşan vurgulu çalgı: GONK
Keçe, halı, minder, kilim gibi yaygı: BİSAT-BİSNA-ABA-KEBE-KİYİZ
Keçe: NEMED
Keçeden yapılan çoban giysisi: ÇUKA
Keçeden yapılan Türkmen evi: BENGAH
Keçeden yapılmış çadır: ALAÇİK-DERİMEVİ
Keçeden yapılmış çoban külahı: BÖRKENEK
Keçeleşmiş koyun yünü: ÇALDAK
Keçeleşmiş yün: KEPREM
Keçeli boya kalemi: ÇİŞİT
Keçeli kaşağı: GEPRE
Keçenin pişirilmesi sırasında ortaya çıkan değersiz yün parçaları: HAV
Keçi ayağı: SIRNAK
Keçi boku: GILDIK
Keçi boynuzu: HAREP
Keçi derisi: MAROKEN
Keçi derisinden yapılan bir tür at eyeri: ÇAPRAK
Keçi derisine basılarak yapılan tulum peyniri: GATUK
Keçi dili: MELER
Keçi gübresinin tanesi: GICI
Keçi kılı: ÇÖPÜR
Keçi kılından dokunan kumaş: PEÇE
Keçi kılından dokunan yaygı olarak kullanılan düz desensiz dokuma: ÇUL
Keçi kılından dokunarak yapılan küçük çadır: TİRŞE
Keçi kılından dokunmuş kilim ve yaygı: PALA-PALAS
Keçi kılından dokunmuş kumaş ve bundan yapılmış giysi: KILÇAR
Keçi kılından hayvan çulu, yem torbası gibi şeyler dokuyan kimse: MUTAF
Keçi kılından sırt çantası: CAMADAN
Keçi kılından veya sığır kuyruk kılından örülmüş, dikdörtgen şeklinde süt süzeceği: ÇAÇAN
Keçi kılından yapılan çorap: ÇÖPÜR
Keçi kılından yapılan ince ip: KESTEL
Keçi kılından yapılan ip: ÖRGEN
Keçi kılından yapılmış büyük çadır: GERİ
Keçi kılından yapılmış kilim: PALAZ
Keçi kılından yapılmış kumaş: KEÇE
Keçi kılından yapılmış urgan: ÖRME
Keçi mantarı: AKMANTAR
Keçi sütünden pişirilerek veya pişirilmeden sıkıştırılarak hazırlanan bir İtalyan peyniri: PECORİNO
Keçi ve koyun gibi hayvanların otlamak için ormanın içinde meydana getirdikleri patika yol: CILĞA
Keçi ve koyunların dışkısı: GIGI
Keçi ve koyunların yününü kesmeye yarayan iri makas: GIRHLIH
Keçi ya da inek sütünün özel bir mantarla mayalanmasıyla yapılan ekşi içecek: KEFİR
Keçi yapağında bulunan kaproik asit gliseri: KAPRON
Keçi yavrusu: TİVİTİVİ-KIDIK-BECİK-GİDAK-OĞLAK-GİDİK-KİDİK-KIDIKEMLİK-KORUT-TİTAN
Keçi yolu, patika, yolak: İZLEK-CILGA-CILGIT
Keçi yünü: FİLİK
Keçi, ceylan, akbaba, kartal gibi hayvanların dişisi: ANZ
Keçi, koyun gibi hayvanların iç organları: HIŞIR
Keçi, koyun gübresi: PITIK
Keçi, koyun yüyü kesmeye yarayan makas: GIRKLIK
Keçi: EÇGÜ
Keçiboynuzu: LARKİ-HARNUP
Keçilerde hayvanın kulakların iki tarafında boz veya beyaza yakın çizgileri olan keçilere verilen ad: AKGER
Keçilerde rasgele kıl kesimi: ÇEŞTE
Keçilerin küçük yuvarlak taneler halinde çıkardıkları dışkı: GILLİH
Keçinin kirli kılı: ÇOPUR
Keçinin küçüğü: KOŞAT
Keçinin veya oğlakların acı acı bağırması: BEERME
Keçinin yeni doğmuş yavrusu: EMLİK
Keder, gam, üzüntü: MEJENK
Kederli bir tarzda: MESTO
Kedi kulağı: PİNNA
Kedi otu: VALERYAN
Kedi tırnağı: GEBERE-KEBERE
Kedi ve köpek yavrusu: ENİK

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:02
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kedi yavrusu: MANIK
Kedi, köpek yiyeceği: MANCA
Kedilerin derilerindeki pigment eksikliği sebebi ile tüy renginin beyaz ve göz renginin pembemsi olması: ALBİNO
Kedinin burun bölgesindeki uzun tüyler: BIYIK
Kedinin kürkünün zemin rengi: AGUTİ
Kedinin ön ayağı: PATİ
Kediotu" da denilen ve köksapı hekimlikte kullanılan bir bitki: VALERİVAN
Keditırnağı: KEBERE
Kediye yemek verilen çanak: VRASTİ
Kefalet, teminat: FİDEJUSSİO-OKA
Kefaret duası, tövbe duası: PATET
Kefil: EZİN-ZAMİN
Kehribar çeşidi olan fosil reçine: SÜKSİNİT
Kehribar: SAMANKAPAN-KILKAPAN-SÜKSİN
Kekeleme şiiri: PELTEKNAME
Kekeme ya da dilsiz kimse: TAT-LAL
Kekeme: REKİK-KEKEÇ-KEKE-KEKEZ
Kekemelik: AFT-REKAKET-AGTEM
Kekik gibi güzel kokulu bir ot: ABAYTARAN
Kekik otu: AVİŞE-AVİŞEN-AVŞİN-SATER-SUMBURA
Kekik: KONDARİ-KONDAR
Kekik: ZAHTER-KONDAR
Kekliğin boynundaki siyah halka: ALA
Kekliğin göğsündeki kınalı tüyler: ALAÇARPAZ
Kekliğin yürümesi: SEKME
Keklik alayı: ZURBA
Keklik avlamak için küçük taşlardan yapılan yuvarlak bir metre boyunda sığınak: METERİS
Keklik tutmakta kullanılan, tahtadan kapanların yan taraflarına bağlanan ağaç parça: ARGIT
Keklik ve sülün avında kullanılan tuzak: ÖRME
Keklik yavrusu: FARIÇ-FERİK-PALAZ
Keklik yumurtası büyüklüğünde bir çesit üzüm: HORİZÜRE
Keklik, bıldırcın gibi kuşları avlanmak için kullanılan iki renkli bez: ALACA
Keklik, bıldırcın, tavuk gibi hayvanların civciklikten çıkmış yavruları: FERİK
Keklik: BÜRGE-HACE
Kekliklerin gelme zamanında ilk gelen keklikler: ABUR
Kekremsi bir tadı olan, koyu renkli bir Alman likörü: STONDORFER
Kel işlemeli örtü: ŞUMATA
Kel saçsız: ABBAK
Kelebeğin ilmi adı: STAUROPUS
Kelebek biçiminde bağlanmış kurdele: FİYONK
Kelebek hastalığı.DİSTOMATOZ
Kelebek olmadan önce bir böceğin, koza veya kozasız olarak geçirdiği başkalaşma durumu: KRİZALİT
Kelebek, güve gibi Lepidoptera sınıfındaki canlıları yakalayan, toplayan ve üzerlerinde araştırmalar yapan entomologlar: LEPİDOPTERİST
Kelebekçiçekligiller familyasından bir ağacın gövde kovucuklarında bulunan bir madde: GOA
Kelebeklerde ön kanat kaidesinin önünü örten doku parçası: TEGULAE
Kelebekotu, üçgül: TİRFİL-YONCA
Kelek, küçük kavun: DÜVLEK
Kelem'' de denilen kış sebzesi: LAHANA
Kelepir: LUTRİYA
Kelerden büyük bir hayvan: ADREFUT
Kelime kullanımındaki cimrilik: HASASET
Kelime ve cümlelerin gramere uygun olarak kurulamaması: AGRAMATİZM
Kelimelere dil bilgisi bakımından biçim veren çoğu ek halinde olan kelime parçaları, biçim birimi: MORFEM
Kelimeleri yerinde kullanamama ile karekterize anlamsız ve anlaşılmaz: JARGON
Kelimelerin anlamını ve kullanımını gösteren eser: ONOMASTİKON
Kelimelerin arası birleştirilerek yazılan bir yazı üslubu: TEVKİİ
Kelimelerin başında bulunan bir olumsuzluk eki: Bİ
Kelimelerin birbirine karıştırılmasından meydana gelen yazı dili bozukluğu: PARAGRAFİ
Kelimelerin birbirine karıştırılmasıyla ortaya çıkan yazı dili bozukluğu: PİREKSİ
Kelimelerin ilk hecelerini veya tamamını kekeleyerek söyleme sanatı: PELTEKNAME
Kelimelerin taşıdıkları seslerin değerlerine ve hecelerin taşıması gereken seslere göre söylenmesi: PROZODİ
Kelimenin anlamla, kelimenin vezinle, kelimenin kelimeyle, anlamın vezinle, anlamın anlamla uygunluğu: MUVAFAKAT
Kelimenin içine katılan ek: İÇEK
Kelimesi kelimesine, hiç değiştirmeden, aynen: MOTAMOT
Kelimeye gramer yönünden görev yükleyen yapım unsuru: MORFEM
Kelle peyniri'' de denilen, İzmir ve Balıkesir yöresinde üretilen bir peynir cinsi: MİHALIÇ
Kellesi dört sıra olarak olgunlaşan sarı buğday: AKYAZLIK
Kellik: BÜRGE
Kelt Edebiyatında putperestlerin öbür dünya maceralarını konu alan yapıtlarına verilen ad: İMRAMHA
Kelt medeniyetine bağlı Galyalı bir halk: ARVERNİ
Kelt ozanı: BARDE
Kemekulağı: MYOSOTİZ
Kement bağı: ARGAN
Kement: LASO
Kemer altı, çardak: KEVAK
Kemer ve tonozların içbükey aly yüzeyi(mim.): KAVSARA
Kemer yakınlarındaki antik kent: FASELİS
Kemer, bele bağlanan kuşak: NİTAK
Kemere istikametinden gelen rüzgar: APAZLAMA
Kemerler üzerine oturtulmuş kubbe ile kemerlerin arasını kapatan üçgen biçimindeki kubbe parçalarından her biri: BİNDİ
Kemerli yapı: KANTARMA-TONOZ
Kemiğin çürümesi: OSTEOLİZ
Kemiğin içinde gelişen kıkırdak tümörü: ENKODROM
Kemiğin içindeki kemik iliği: ZOLİ
Kemiğin oynak yeri: FAS-FASS
Kemiğin sert dolgu dokusunun azalmasıyla ortaya çıkan hastalık: OSTEOPOROZ
Kemiğin temel maddesinde oluşan boşluk: OSTEOPLAST
Kemiğin ve kemik iliğnin birlikte iltihabı: OSTEOMİYELİT
Kemik bilim: OSTEOLOJİ
Kemik bilye: AKAT
Kemik çıkıntısı veya kemik çıkıntısına benzer yumru: NÜTU
Kemik dokunun ara maddesi: OSEİN
Kemik dokusu iltihabı: OSTEİT
Kemik dokusunun çürümesi: NUHRE
Kemik dokusunun ve özellikle kemiği meydana getiren ana maddenin tahribi: OSTEOLİZ
Kemik dokuyu oluşturan kemik hücreleri: OSTEOSİT
Kemik erimesi: OSTEOPOROZ
Kemik hastalığı: OSTEOPATİ-OSTEOTOMİ
Kemik hücresi: OSTEOBLAST
Kemik iliğinde bulunan ve dolaşan kandaki alyuvarların öncülü: MİYELOM
Kemik iltihabı: OSTEOMİYELİT-OSFEİT
Kemik plastiği: OSTEOPLASTİ
Kemik sağlığında önemli olan kalsiyum ve D vitamini gibi besin öğelerinin yetersizliğinde kemiklerde yumuşama: OSTEOMALASİA
Kemik sarkomu: OSTEOSARKOM
Kemik uru(tıp): ESTEOM-OSTEOM
Kemik üzerindeki kanat benzeri uzantı: ALA
Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu: YENİRCE
Kemik ve diş dokusunun harap olması: REM
Kemik veremi: AKARCA
Kemik yağında var olan heterosiklik bileşik: PİROL
Kemik yapıcı: OSTEOJENİK
Kemik zarı iltihabı: OSTEOPERİYOSTİT
Kemik zarı: PERİOST
Kemik: AZM-BONE-SINIK-BONE
Kemikbilim: OSTEOLOJİ
Kemiklerde bulunan kasların tutunmasına yarayan pürtüklü çıkıntı: İBİK
Kemiklerdeki kalsiyum içeriğinin azalması: HALİSTEREZ
Kemiklerin birbirine kilitlendiği yerler, eklem: CİK
Kemiklerin içini dolduran yağlı madde: İLİK
Kemiklerin iletkenliği sayesinde dış sesleri iç kulağa iletmeye yarayan alet: OSTEOFON
Kemiklerin kaynakla yapılmış gibi birleşmesi: SİNOSTOZ
Kemiklerin sert dolgu dokusunun incelmesi sonucunda hafif bir baskıyla bile kırılabilir duruma gelmesiyle tanımlanan hastalık: OSTEOPOROZ
Kemiklerin toparlak ucu: OM
Kemiklerin ve kemik dokusnun menşei ve oluşumuyle ilgili emriyoloji bölümü: OSTEOGENEZ
Kemiklerin yumuşaması ile karakterize bir hastalık: OSTEOMALASİ
Kemiklerin yuvarlak ucu: OM
Kemikli kavrulmuş et: SIYGIÇ
Kemikli sığır eti: KARKAS
Kemikte delik açmaya yarayan cerrah aleti: TREPAN
Kemikte gelişen iyi huylu tümör: EGZOSTOS
Kemikte şekil bozuklukları komplikasyonu gösteren eklem hastalığı: OSTEOARTROPATİ
Kemikten yapılmış kalem ucunu düzeltmeye yarayan araç: MAKTA
Kemikten yapılmış ziynet eşyalarına verilen ad: FİBULA
Kemirgenlerden, Afrika'nın güneyinde yaşayan bir memeli türü: KUMKAZAN
Kemirgenlere karşı kullanılan ilaçlar: RODENTİSİT
Kemirici ülser: AKİLE
Kenaf" da denilen bir tekstil bitkisi: DAH
Kenan ülkesinde ve Fenike’de kent: ARVAD
Kenar çizgisi: KONTUR-ZIH
Kenar süsü: BORDÜR-SU
Kenar temizleme, dikiş örtme ve süsleme amacı ile bant geçirme: BİYE
Kenar: KIY
Kenarda üç hoshi noktasının da kapatılması: SANRENSEİ
Kenarı eğik olarak yontulmuş cam için kullanılan sözcük: BİZOTE
Kenarı işlemeli mendilÇEVRE
Kenarı işlemeli, baş örtüsü: AKPULLU
Kenarı traşlı cam veya ayna: BİZOTE
Kenarında girinti çıkıntı olan eşya: KIRTİK
Kenarlara koşut olarak yapılan süs: SU
Kenarları dar büyük tepsi: KIYLİ
Kenarları işlemeli büyük baş örtüsü: ALACA
Kenarları işlenmiş kapaklı sahan: TERPUŞLU
Kenarları kabartmalı, parlak görünümlü duvar bölümü: AYNADUVAR
Kenarları kagir, üstü kapak taşlarıyla örtülü mezar: LAHİT
Kenarları saçaklı bir tür başörtüsü: POŞU
Kenarları yüksek tepsi: LENGER-KIYLI
Kenarlarına lastik takılmış çarşaf: FİTTED
Kenarlarına oranla eğrilemesine dokunmuş kumaş: DİYAGONAL
Kenarlarında tutma yeri olan küçük tencere: GULAKLU
Kenarlı bakır tepsi: AMADAN
Kenarlı ekmek tahtası: TEPUR
Kendi adını taşıyan İncil ile tanınmış Hz.İsa’nın havarilerinden biri: BARNABAS
Kendi besinini kendi yapabilen canlılar: OTOTROF
Kendi biten, kendi kendine yetişen bitki: HÜDAYİNABİT
Kendi değerlarine yabancılaşmış kimse: MANKURT
Kendi evladı olmayan birine babalık yapma: İBAVET
Kendi içine kapalı, uzun replik: TİRAD
Kendi kafasına göre hareket eden, söz dinlemeyen kız: ADİYLE
Kendi kendine cinsel doyum sağlama: ONANİZM
Kendi kendine hareket hareket eden ilk otomobil: FARDİER
Kendi kendine oturduğu yerde sallanmak: YÜGRÜL
Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma: AHİT
kendi kendine yetişen bitki: HUDAYİNABİT
Kendi kendine" anlamı veren önek: OTO
Kendi kendine, kendi kafasıyla, kendiliğinden, kimseye danışmadan: HODBEHOT
Kendi kendini ayarlama: OTOREGÜLASYON
Kendi kendini sevmek: NARSİZM
Kendi kendini tatmin: ONANİZM
Kendi kendini tenkit etme, özeleştiri: OTOKRİTİK
Kendi kendini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı: NAİF
Kendi köşesine çekilip etliye sütlüye karışmayan: KAÇINIK
Kendi muhtaç olduğu halde bahşiş verme: İSAR
Kendi öz değerleri dışında bütün yabancı öğelerden arınmış,her türlü aktarıma kapalı dil: ARIDİL
Kendi suyu içinde dondurulmuş dana,tavuk ya da av eti yemeği: GALANTİN
Kendi türünün en iyi konuşanı sayılan ve Afrika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan bir papağan: JAKO
Kendi yağında kavrularak dondurulmuş kuşbaşı et: SIZGIT
Kendi yaşıtları arasındaki yarışmalara katılan 18 yaşını geçmemiş sporculara verilen ad: JUNYOR
Kendi: HOD
Kendilerine kazanç sağlayan kişilerin Vatikan’a ödemek zorunda oldukları vergi: ANNATO
Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan yurttaş sınıfı: HAVAS
Kendiliğinden dağılan güzel koku: FAYİH
Kendiliğinden kıvırcık veya permanantlı saç üzerinde su ile yapılan bir çeşit dalga: MİZANPLİ
Kendiliğinden olan, spontane: TAVİ
Kendiliğinden yetişmiş çim: ÇİMENKA
Kendiliğinden, özünden, kendisi: BİZATİHİ
Kendinde kullanım hakkı olan,elinde bulunduran: MUTASARRIF
Kendinden geçme, bayılma: GAŞİY
Kendinden geçmiş, sarhoş, mest: ESRİK-ESRİMEK-DALGIN
Kendine bakmayan, bakımsız: CIVIŞ

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:02
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kendine çekme: CEZP
Kendine has bir deri döküntüsü ve boğaz ağrısı ile ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalık: KIZIL
Kendine mal etme: AHZİKABZ-AHZÜKABZ
Kendine özgü bir ışık ile kullanılan çift göz mercekli mikroskop: BİOMİKROSKOP
Kendini acındırmak amacıyla yazılan mektup: FERYADNAME
Kendini becerikli, usta gösteren kimse: OLÇUM
Kendini beğenme, bencillik: ENANİYET
Kendini beğenmiş kimseler için kullanılan bir alay sözü: EKABİR
Kendini beğenmiş, sevimsiz, budala: KAKAVAN-ALLEGİM-DENÜK
Kendini beğenmişlik: İCAB
Kendini bir konuya verme: İTİKAF
Kendini büyük ve önemli görme: MEGALOMANİ
Kendini tutan, öfkesini yenen: KAZIM
Kendini yüceltme, kendini önemseme veya kendini merkeze koyma anlamına gelen eğilim: ETNOSANTRİZM
Kendir bıçağı: KOFTE
Kendir dokuma: KETEN-ÇEDENE
Kendir iplerinden dokuma yapılırken kullanılan tezgahın parçalarından birisi: CAHRA
Kendir liflerinden dokunan kumaş: TEVEK
Kendir sapı: KÖFREK
Kendir sapının iç kısmı: KUNDZİ
Kendir teli işlenen alet: ROGHE
Kendir tohumu: ÇEDENE
Kendir yumağı: ALEMİRA
Kendir: KOLİDİ
Kendirden yapılmış çuval: TELİS
Kendirden yapılmış ince ip: KINDAP-GINNAP
Kendirin sarılarak ip yapıldığı alet: ROKOVAT
Kendisinde hem erkek hem kadın organları bulunan: ERSELİK
Kendisinden ahlak dersi çıkartılan özlü ve kısa söz: KISSA
Kendisinden nefret edilen kimseler için kullanılan sözcük: YEZİT
Kendisinden yaşça büyük kişilerle cinsel ilişkiye girme eylemi: GERANTOFİLİ
Kendisine bağlanılan: METBU
Kendisine bir çocuğun eğitim ve bakımı verilmiş olan kadın: MÜREBBİYE
Kendisine inanılan, sır verilen kimse: İNAL
Kendisine kızılmış: MAGZUB
Kendisine tapınılacak kadar güzel sevgili: SANEM
Kendisiyle yalnız parası için evlenilen kadın: MENNANE
Kendo dövüşünde kullanılan bambu bastonlar: SHİNAİ
Kene humması: SAKIRGA
Kene yavrusu: YAVSI
Kene: DİZA-SAKIRGA-SAKIRKU-HAMNAME-TİZ-TİZA
Kenelerden bulaşan ve romatizma ile kalp ve sinir rahatsızlığına yol açan hastalık: LYME
Keneleri kaçırmakta ve öldürmekte kullanılan katran: PESE
Kenenin en küçüğü: CEĞE
Kenenin taşıdığı virüsun sebep olduğu enfeksiyon: BORRELİOZ
Kenevir tohumu: ŞAHDANE
Kenevir, kendir: JÜT
Kenevirden dokunmuş çuval: TEYLİZ
Kenevirden yapılmış kalın ip: HALAT
Kengel adlı bitkinin sütünden elde edilen sakız: ENGER-ACISULU
Kenger otu: GALİS-GALS
Kent civarı yerleşim: BANLİYÖ
Kent devletlerinde danışma meclisine verilen ad: BOULE
Kent devletlerinin ilk yıllarında Yunan krallarına verilen ad: BASILEUS
Kent şebeke akımında bina akımını ayıran sigorta: KOFRA
Kent soylu: BURJUVA
Kent ve kalelerin yerli halkı arasından görevlendirilen topçulara verilen ad: İCARELİLER
Kent, şehir: ŞAR
Kente giren şeylerden alınan vergi: OKTRUVA
Kentin tümünü ya da bir bölgesini kuşatan yol: RİNG
Kenya ve Tanzanya'da yaşayan göçebe bir halk: MASAİLER
Kenya’da yaşayan bir halk: LUOLAR-MANDİLER-KİKUYULAR
Kenya’daki yerli halkın beyaz azınlığa karşı ayaklanma hareketini yöneten ve 1960’ta ortadan kaldırılan gizli örgüt: MAUMAU
Kenya’ya özgü, sazdan yapılan ve üstü samanla örtülen yuvarlak kulübelere verilen ad: ŞAMBA-ÇAMBA
Kenya'da bir akarsu: NYANDO-DUKANA-BOR-NYİKA-SABAKİ-DERA-ATHİ
Kenya'da bir il: REGİNA
Kenya'ya özgü, sazdan yapılan ve üstü samanla örtülen yuvarlak kulübelere verilen ad: ŞAMBA
Kepaze, rezil: MALAMAT
Kepçe: ÇÖMÇE-ISTAM-ÇOLPU-SAPLAĞU-GERDEL-KEHKÜR
Kepçeburun" da denilen bir ördek cinsi: KEPÇEL
Kepçeli buldozer: ŞİRO
Kepek, tuz ve karıştırılarak yapılan hayvan yemi: LAHMİ
Kepek: KİS
Kepeklenmiş meyve: KEPERÜM
Kepekli undan yapılan, pideye benzer bir tür ekmek: FODLA
Kepenek: AKTARMA
Keramiklerin süslenmesinde kullanılan bir teknik: BARBOTİN
Keramilik tarikatının on iki kolundan biri: İSHAKİYE
Keraviye tohumları ve çeşitli bitkilerle aromalandırılmış ünlü bir likör türü: KUMMEL
Kerem, cömertlik: MEKREMET
Kereste ticaretinde kullanılan bir Afrika ağacı: AFRORMASİA
Kereste: USTUN
Keresteleri dört köşe olarak kesip biçmek: ÇAPLAMAK
Kerestelik bir ağaç cinsi: HUŞ-KOLİK
Kerestelik tomruk ve tahta biçilirken karşılıklı iki kişi tarafından kullanılan, iki saplı büyük testere: ERRE
Kerestelik tomruk: AZMAN
Kerestesinden yararlanılan bir tropikal bölge ağacı: OBEŞE
Keresteye şekil verirken çıkan talaştan büyük parçalar: IÇKI
Kerevet, divan: SEDİR-KARAVİDE
Kereviz: KOKAROT
Kerkük dolaylarında yetişen, iri taneli bir çesit üzüm: ŞAKŞAKI
Kerpeten: PENSA
Kerpiç çamuru: HARPIÇ
Kerpiç duvarlarda kullanılan yatay kiriş: BEĞER
Kerpiç kalıbı: MİLBEN-KASNAK
Kerpiç ve tuğlayla örülmüş ahşap duvar: HIMIŞ
Kerpiç, tuğla: HİŞT
Kerpiççi kalıbı: KALBÜD
Kerpiçlerin daha sağlam ve düzgün örülmesi amacıyla duvarın çeşitli aralıklarla bölünmesi için kullanılan ağaç: GEYDANA
Kertenkele benzeri bir sürüngen: İNEEMEN
Kertenkele derisi: LEZAR
Kertenkele türünden bir sürüngen: GOÇMAR
Kertenkele: EBİLAN-MİŞARO
Kertenkeleden büyük sürüngen bir hayvan: ARABANA
Kervan başı: CELEPTER
Kervan yolları üzerinde, büyük depoları olan konaklama yeri: BERHANE
Kervan: BARHANA-KARBAN-ARKIŞ
Kervanın başında giden deve: KAİD
Kervanın önünde giden yola alışkın beygir: PEŞENK
Keş pişirilerek yapılan yemek: CELECOŞ
Keşan ilçesinin antik çağdaki adı: ZERLANİS
Keşan: ÇEKEN
Kese, torba: SAK-KİSE
Keseli ayı: KOALA
Keseliler üst takımından bir çok memeli türünün ortak adı: OPOSSUM
Keselilerden, Avustralya'da yaşayan, ağır gövdeli, kısa bacaklı hayvan: VOMBAT
Kesen anlamında kullanılan matematik terimi: SEKANT
Kesen doğru: SEKANT
Kesen, kesici: KATTA
Kesenek: İLTİZAM-AİDAT
Keser, balta gibi aletlerin vurmakta kullanılan küt yüzü: DÖVDÜ
Keser: KERKİ-AŞŞEBAR-TİŞER
Keserde çivi çıkarmaya yarayan delik: MAÇA
Keserin çivi çakmaya yarayan tarafı: DÜĞDÜ
Kesici alet, bıçak: BİÇEK
Kesici aletleri bilemeye yarayan silindir taş: KORSE
Kesici aletlerin ağzı: LAMLİ
Kesici aletlerin bilendiği taş: ÇARKİ
Kesici aletlerin kesici olan tarafı, ağzı: GİZLİK
Kesici aletlerin keskin kısmı: ZEH
Kesici aletlerin keskin yanı: AĞIZ
Kesici araçların keskinlik durumu: GLAVU
Kesici araçların kesmeyen kenarı: SIRT
Kesici diş: ALTIŞ
Kesici dişsiz memeli hayvan, tembel hayvan: AY
Kesici ve batıcı aletlerin kesen ya da batan bölümü: YALMAN
Kesici: SARİM
Kesik koni biçiminde, alınlıksız, deri, kürk veya kumaştan yapılmış başlık: KALPAK
Keşikleme, münavebe: ALMAŞ
Kesildiğinde kanı durdurulamayan damar: NAUR
Kesilecek kurbanlık hayvanlar: ZEBAYIH
Kesilen ağacın geri kalan kısmı: KUDUZ
Kesilen ağacın topraktan yukarıda kalan bölümü: ÇOTUK
Kesilen ağacın yerde kalan kütük dibi: OMACA-OMÇA
Kesilen ağaçları sürüterek taşımak için uç kısmına açılan delik: TOROS
Kesilen mısırların tarlada kalan köklerine verilen yöresel ad: KAKAÇ
Kesilen yada kırılan dalın gövdeye veya köke bağlı kalan sivri kısmı: ÇORTMUK
Kesilen, yontulan veya rendelenen bir şeyden çıkan parçaya Ordu çevresinde verilen ad: KELTENKESEK
Kesilerek biçim verilmiş parçaları bir yüzeye kompozisyon oluşturacak biçimde yapıştırma sanatı: DEKUPAJ
Kesilme, kesinti: İNKITA
Kesilmesi zor odun: ANKAS
Kesilmeyen odun: MARSIK
Kesilmiş ağaç gövdesi: POTUK
Kesilmiş ekşi sütten yapılan bir tür rakı: ARAKA
Kesilmiş hamur içine kıyma konularak yapılmış bir çeşit çorba: TATARAŞI
Kesilmiş hamurları ya da ekmeği, yağlı su ya da et suyuna doğrayıp pişirerek yapılan bir yemek: ISLAMA
Kesilmiş hayvan işkembesi: GARINTI
Kesilmiş hayvanın derisini yüzme: SELH
Kesilmiş hayvanın etinin bütünü: GÖVDE
Kesilmiş mısır saplarının birbirine dayanarak kümelendirilmesi: HOROM
Kesilmiş saçta bırakılan fazlalık: KOÇOR
Kesilmiş sütten yapılan çökelek: DOLAZ
Kesilmiş sütten yapılan peynir: TELEME
Kesilmiş sütün koyu bölümü: KESMİK
Kesilmiş, biçilmiş: KENDE
Kesilmiş, kesik: MAKTU
Kesim hayvanlarında, belkemiğindeki dikensi çıkıntının iki yanında bulunan et dilimi: KONTRFİLE
Kesim hayvanlarının boğaz kısmı: BOĞAZLAĞA
Kesimevi, mezbaha: KANARA
Kesimevinde kesilen hayvanlar için kasapların ödedikleri vergi: ZEPHİYE
Kesimi pantolona benzeyen bir tür şalvar: ELİFİ
Kesin bilgi: YAKİN
Kesin bilgiye, sağlam kanıtlara dayanan" anlamında eski sözcük: İKANİ
Kesin karar veren: CAZİM
Kesinleme: AFİRMASYON
Kesinlikle uyulması gereken Kuran ve hadis hükümleri: NAS
Keşiş yengeci: PAGUR
Kesit: MAKTA
Kesitinden bakıldığında petek şeklinde, yukarı aşağı çalışabilen mekanizmalı perde: DÜET
Kesitinden bakıldığında zigzag şeklinde, yukarı aşağı çalışabilen mekanizmalı perde: PİLİSE
Keşkeği pişirirken kullanılan, ağaçtan yapılmış karıştırma aleti: GÜDEL
Keşkek de denilen ve dövülmüş buğday ve et ile yapılan bir yemek: HELİSE
Keşkek yameği: HERİSE
Keşkeklik buğday: GENDÜME
Keskin bıçak: MİŞRAT
Keskin bir Fransız brendisi türü: MARC
Keskin İspanyol bıçağı: NAVAHARİ-NAVAJA
Keskin kılıç: SAMSAM-SAMSAME-ALPKIN-FAYSAL
Keskin kokulu bir Fransız peyniri: CAMEMBERT
Keskin kokulu yerli bir şeftali çeşidi: AKYARMA
Keskin olmak veya keskin hale gelmek: İTİMEK
Keskin tarafı geniş, arkası tokmaklı, sapı genellikle kısa olan odun baltası: NACAK
Keskin ve katmerli beyaz çiçeklerinden dolayı süs bitkisi olarak yetiştirilen yasemin türü: FUL
Keskinliği yeterli olmayan: KÖR
Kesme işareti: APOSTROF
Keşme keçilerinin kıllarından yapılmış ince kumaş: KAŞMİR
Kesme özelliğini yitirmiş, körleşmiş, keskin olmayan bıçak, orak vb: KAMKAZ
Keşmir’de Yukarı Hint Havzasında yerleşmiş,hayvan yetiştiriciliği yapan ve taştan evlerde oturan bir halka ait kişi: LADAK
Keşmir'de brahmanlara verilen ünvan: PANDİT

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:02
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 
Kestane çubuğundan örülmüş yemek sinisi: ÇIV-ŞIV
Kestane ezmesi ve kremayla yapılan bir tür pasta: ULUDAĞ
Kestane gibi meyve veren su bitkisi: SUCEVİZİ
Kestane kabuğunun dikenli kısmı: KAMAŞİ
Kestane kargası'' da denilen iri gövdeli bir kuş: ALAKARGA
Kestane rengi: MARON-AR
Kestane ya da fındık çubuklarıyla örülen iki kulplu sepet: ÇİTİNEK
Kestane: ABABURA-şavalıt
Keten bezi ve pamuklu beze verilen ad: KİRPAS
Keten çuval: DİLO
Keten dövmeye yarayan tokmak: FİLARİZ
Keten eğirmede kullanılan araç: ROGOBOL-ROGOSTEL
Keten helvası yapmak için koyulaştırılmış şerbet: LAPLAK
Keten ipliği yapımında ilk işlem: ETALAJ
Keten ipliğinden dokunmuş kilim: ÇEKENE
Keten tarağı: MİLSAH
Keten tohumu: ÇEDENE-BEZİR-zeyrek
Keten ve yünden dokunan kumaş: FLANEL
Keten ya da pamuktan dokunan ince ve saydam bir dokuma: LİNON
Keten yağı karıştırılarak yapılan afyonlu şurup: BERS
Keten: LİFAFE
Ketenden örülmüş çuval: DİLLO
Ketenden yapılan ip: GATMA
Ketenden yapılmış bir tür kumaş: KİŞ
Ketenden yapılmış ip: GIRNAP
Kevdere de denilen, Doğu Anadolu’da ve Kafkasya’da yaşayan keklik cinsi: URKEKLİK
Keven bitkisinin kökünden yapılmış bulaşık bezi: TEHNE
Kible rüzgarı: KALAŞ
Kıbrıs adasında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Gazimağusa şehrinin 6 km. kadar kuzeyinde yer alan bir antik kentSALAMİS
Kıbrıs adasının eski adı: ALASİYA-ALAŞİYA
Kıbrıs, Gazi Magosa yakınlarında bir İlkçağ kenti: SALAMİS
Kıbrıs’a özgü bir çeşit hamur tatlısı: ÇERÇELLİ
Kıbrıs’ın kuzey kıyısında arkeolojik bir yer: VUNİ
Kıbrıs’ın tatlı ve koyu şarabı: KUMANDARYA
Kıbrıs’ta cacığa verilen ad: TALATUR
Kıbrıs’ta Trohodros kütlesiyle Karpas Dağları arasında yer alan geniş çöküntü yöresi: İÇOVA
Kıbrıs’ta üretilen bir tür tatlı sofra şarabı: KUMANDARYA
Kıbrıs’ta yapılan portakal likörü: FİLTAR
Kıbrıs'a has bir tür tuzlu çörek: PİLAVUNA
Kıbrıs'a has, üzümden yapılan çok yüksek alkol oranı olan bir içki: ZİVANİYA
Kıbrıs'a özgü bir tür lahana: GULUMBRA
Kıbrıs'a özgü sarımsak, zeytinyağı ve kişniş soslu zeytine verilen ad: ÇAKIZDEZ
Kıbrıs'da yetişen, iri ve pembe taneli bir üzüm çeşidi: VERİGO
Kıbrıs'ın kuzey kıyısında antik bir kent: LEDRAİ
Kıbrıs'ın kuzeyindeki sıradağların adı: BEŞPARMAK
Kıbrıs'ta bir liman kenti: BAF
Kıbrıs'ta çelik çomak oyununa verilen isim: LİNGİRİ
Kıbrıs'ta yapılan bir çeşit beyaz peynir: HELLİM
Kıbrısta, karatavuğa verilen ad: CİKLA
Kıbrısta, keklik avındaki avcı yürüyüş düzenine verilen ad: BANYA
Kıbrısta, patikaya verilen ad: MONOBADİ
Kıbrısta, sık çalılıklara verilen ad: GATSARA
Kıbrısta, tahtalı kuşuna verilen ad: FASSA
Kibrit çöpleriyle oynanan bir oyun: NİM
Kıdemli, sonradan gelse de daha önce gelmiş sayılan: BILDIRKİ
Kıdemsiz kapıkulu askeri: KARAKULLUKÇU
Kiev devletinin kurucusu Rus prensi: OLEG
Kiev yakınlarında ünlü Nazi toplama kampı: BABİYAR
Kıkırdak yapı hücrelerinin salgıladıkları ara madde: KONDRİN
Kıkırdak, kemik, tırnak ve diş gibi dokuların yapısında bulunan kimyasal element: FLUOR
Kıl dokuma: ÇUL
Kıl elek: LEÇER-PETGİR
Kıl fırça, kıl kalem: HULB
Kil ile karışık kireçli toprak: MARN
Kıl ipten yapılan bir çeşit sapan: FİNDİREK
Kıl keçi hastalığı: ÇEĞELİ
Kıl keçisi: KARAKEÇİ
Kıl köklerinin iltihaplandığı bir grup hastalığa verilen ad: FOLİKÜLİT
Kıl ucu: SERMU-SERİMU
Kil ve kum karışımı, sarı renkli verimli balçık: LÖS
Kıl ve saçların dökülmesi veya yokluğu: ALOPESİ
Kıl ve yünden dokunarak su tuluğuna sarılan veya ocak kenarlarına serilen kilim: ARGAÇLIK
Kıl yağ foliküllerinin genellikle enfeksiyon kökenli iltihabı: FOLİKULİT
Kil yerine kullanılan beyaz toprak: AGALA
Kıl, yüy: MU-RİŞ
Kılağı: ZAĞ
Kılaptan ipekle işlenmiş kalın ve iri desenli bir kumaş türü: ABAİ
Kılaptan,kayış,sırma veya pesent gibi çeşitli nakışlarla işlenmiş,önü kapanmayan bir çeşit yelek: FERMENE
Kılavuz, rehber: BELEK
Kılavuzluk, aracılık: DELALET
Kılcal dama: KAPİLER
Kılcal damarların genişleyerek kan toplaması sonucunda deride görülen kızarıklık: ERİTEM
Kılcal: ŞARİ
Kılçığı alınmış hamsi balığı ile yapılan bir meze: KOPSİYA
Kılçıkları kara bir çeşit buğday: ALKARAKILÇIK
Kılçıklarısiyah olan, kırmızıveya beyaz, sert taneli buğday: KARAKILÇIK
Kılçıksız hamsiye yumurta kırılarak yapılan yemek: KULUMİKA
Kılçıksız, iri ve yassı taneli bir fasulye cinsi: DERMASON
Kılçıksız, lezzetli bir tür taze fasulye: AYŞEKADIN
Kıldan bükülmüş, çuval dikmekte kullanılan ip, sicim: KAZIL
Kıldan dokunan pantalon: POTUR-DEPME
Kıldan dokunan saman koymaya yarayan büyük çuval: HARAR
Kıldan dokunan sırt çantası: ZEMBİL
Kıldan don, şalvar: PORBUT
Kıldan kalın örgü çadır: PALAZ
Kıldan örülerek taban ve üstün birbirine dikilmesi ile oluşturulan ayakkabı: HARİK
Kıldan örülerek yapılan ve eskiden süt süzmek için kullanılan örgü: ÇAÇAN
Kıldan örülmüş kaşağı: GEPRE-GEBRE
Kıldan örülmüş kilim: ÇADAR-SERGİ
Kıldan örülü süt süzgeci: ÇAÇAN
Kıldan ya da yünden dokunmuş çuval: SEKLEM
Kıldan ya da yünden örülmüş uzun ip: ÖRKEN
Kıldan yapılan ince ip: GAZIL-KESTEL
Kıldan yapılmıış halat: GOLAN
Kıldan yapılmış döşek: KEBE
Kıldan yapılmış yoğurt torbası: GÖYNÜK
Kilden pişirilerek yapılmış yemek tabağı: ÇANAĞ
Kilden yapılmış ağzı geniş küçük kil: PİL
Kilerde köşeden bölme küçük yer: TAR
Kilerde tahıl, un konulan derin bölüm: HARO
Kilerlerdeki tahtadan yapılmış geniş un bölmeleri: HARU
Kılı kırk yaran, bir şeyi inceden inceye araştıran: MUŞİKAF
Kılı kırk yarma özelliği: TİTİZLİK
Kılıç gibi çaprazlama konan yassı kiriş veya kereste: PALA
Kılıç gibi şeylerin yapımında kullanılan iyi cins demir: TABAN
Kılıç kabzası: ÇUTUR
Kılıç kabzasındaki demir siper: BALÇAK-BARÇAK
Kılıç kayışının aşağıuzanan parçası: BALDIRAK
Kılıç kını: NİYAM
Kılıç kolanının halkası: BALDAK
Kılıç oyununda meşin göğüslük: PLASTRON
Kılıç pası: TAT
Kılıç sapı: BALÇAK
Kılıç sırtı: NUN
Kılıç ve bıçakların bilendikten sonra ağız kısmında meydana gelen çizgi: KILAĞI
Kılıç veya bıçak gibi silahların kabza içinde kalan kısmına verilen isim: PIRAZVANA
Kılıç veya bıçakların tutacak yerinde eli korumak için yapılan kısım: BARÇAK
Kılıç yapımında kullanılan, iyi bir çelik türü: KURÇ-KURUÇ
Kılıç, bıçak vb. elle tutulacak yeri, kabza: DESTE
Kılıç, süngü gibi silahların veya başka madeni eşyaların birbirine çarpması sonucu çıkan ses: KAKAA
Kılıç,bıçak gibi şeylerin sap içinde kalan bölümü: PIRAZVANA-PARAZVANA
Kılıç: TİG-SEYF-SALUR-NUN
Kılıcın keskin yanı: ÇALIM
Kılıcın kullanıldığı bir Japon savaş sanatı: KENJUTSU
Kılıçların tutağındaki demir siperlik: BACAK
Kılıçoyunu oynarken kullanılan meşin göğüslük: PLASTRON
Kılıçoyununda kullanılan ucu düğmeli kılıç: FLÖRE
Kilidin dilinin yerleşmesi için açılan delik: ZIVANA
Kılığı ve görünümünden, davranışlarındanhoşlanılmayan kimse: KIL
Kılığının veya eşyasının düzgün ve temiz olmasına özenmeyip düzensizlik içinde yaşayan, pasaklı: ÇAPAÇUL
Kilikya bölgesinde bir orta çağ kalesi: ADAMODANA
Kilikya bölgesinde bulunan antik bir kent: ANAVARZA
Kilikya'nın yarısı kadın yarısı yılan biçimindeki efsanevi yaratığı: EKHİNDA
Kilim dokuma tezgahı: TEVÜN
Kilim dokumada kullanılan ince uzun çivi: CUMBAR
Kilim dokumalarında ipliklere renk veren taş: ŞAP
Kilim şeklinde dokunan yatak örtüsü: DASTAR
Kilim tezgahı: ISTAR-CULFALIK-MUTAH
Kilim tezgahında sürekli hareket eden düzenek: VARANGELEN
Kilim ve halı dokunurken sarılan atkı ipi: MELİK
Kilim, yün çorap ve heybelerde kullanılan bir çeşit motif: AKITMACIK
Kilimanjaro Dağı'nın ve dolayısıyla Afrika'nın en yüksek tepesi: KİBO
Kilime benzer, renkli ve motifli uzun yolluk, yaygı: ZİLİ-SİLİ
Kilis ilinde ünlü bir kale: RAVANDA
Kilis ilinde, Türkiye ile Suriye arasındaki sınır kapısı: ÖNCÜPINAR
Kilis mutfağına özgü mercimekli bulgur pilavı: MÜCEDDERE
Kilis yöresinde yetişen bir üzüm çeşidi: HOROZ KARASI
Kilis yöresine özgü bir tür çorba: MALHITA
Kilis yöresine özgü, kabak, acur ve patlıcandan yapılan dolma: ŞIHILMAHŞİ
Kilis yöresine özgü, kemikli et, patlıcan ve nohutla yapılan bir yemek: TEŞRÜBE
Kilis yöresine özgü, kuşbaşı et, acur ve yoğurtla yapılan bir yemek: MUTAYANA
Kilis yöresine özgü, zeytin, kırmızı biber, kekik ve nar ekşisiyle yapılan bir yiyecek: EKŞİLEME
Kilis’e mahsus bir üzüm cinsi: NEBİDEDE
Kilise ayinlerinde dinsel müziğin en temel formu olan ilahilere verilen ad: ŞARAGAN
Kilise çanı: NAKUS
Kilise hizmetini gören ve çan çalan kimse: ZANGOÇ
Kilise kandilcisi: ŞEMMAS
Kilise ya da katedralde bir azize adanmış küçük tapınma mekanı: ŞAPEL
Kilisede kutsanmış su ve şarap dökmeye yarayan kulplu ve ağızlıklı ibrik: AKUAMANİL
Kilisede piskoposun oturduğu taht: CATHEDRA
Kilisede sağda bulunan ve kutsal kitap okunan kürsü: AMBON
Kilise'de sahın ile koro arasındaki basamaklı bölme: JUBE
Kilisedeki törenler esnasında org ya da piyano eşliğinde, genellikle bir kadın vokalin söylediği doğaçlamalar: GOSPEL
Kiliselerde ana kapıdan koroya değin uzanan bölüm: NEF
Kiliselerde batı girişinin üstünde bulunan ve devlet ileri gelenleri ile koronun yer aldığı bölüme verilen ad: EMPOR
Kiliselerde çamları çalmakla görevli kimse: ZANGOÇ
Kiliselerde dini eşya ve metinlerin saklandığı, din adamlarının ayin için hazırlık yaptığı yer: DİOKONİKON
Kiliselerde koro bölümü duvarına açılan ve vaftiz leğeni konulan küçük göz: FENESTELLA
Kiliselerde koronun arkasında bulunan, tonoz ya da kubbe ile örtülü bölüm: APSİS
Kiliselerdeki apsisin önündeki bemaya çıkan basamaklar: SYNTRANON
Kiliselerin ön yüzünün bütün enini kaplayacak genişlikte düzenlenen giriş bölümü: NARTEKS
Kilisenin hizmetlerini gören ve çan çalan kimse: ZANGOÇ
Kilislerde mihrabın önünde yer alan kutsal kürsüye verilen ad: BEMA
Kiliste bir akarsu: AFRIN
Kilit dilini hareketsizleştiren ve anahtarın itişiyle serbest bırakan bir yayın etkisindeki hareketli parça: FİŞE
Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva: GÖBEK
Kılkuyruk da denilen ve yurdumuzun sulak alanlarında da yaşayan bir ördek cinsi: KIKIRLIK
Kılkuyruk ördek: ANASACUTA
Kılkuyruk” da denilen ve yurdumuzun sulak alanlarında da yaşayan bir ördek cinsi: KIKIRLIK-ANASACUTA-PİNTAİL-SPİSSENTE
Kılları kısa ve sert, bedeni bol kaslı bekçi köpeği: BOKSER
Kıllarında ve gözlerinde, kimi zaman da derisinde doğuştan boya maddesi bulumadığı için her yanı beyaz olan insan ya da hayvan: ALBİNO-AKŞIN
Killerin başkalaşımı ile oluşmuş, yapraklar durumunda ayrılabilen bir taş: ARDUVAZ
Killi kireçli araziler üzerinde bulunan çoğunlukla koyu renkli ve taşlı toprak: RENDZİNA
Killi toprak: KEREM-KİS
Killi ve nemli toprakta yetişen, uzun yapraklı mor çiçekli sapları soyularak yenen bir tür diken: AKKIZ
Killi, silisli kum ve çakmak taşından meydana gelen ince çini hamuru: KAYUTAJ
Kilo ile yapılan pamuk toplama işi: OKKA
Kilometre taşı: AKTAŞ
Kilotun lastikli olan kısmı: VEZEK

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:02
Profile bak WWW
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 15238
Yaş: 37

Yaşadığınız il: Bilinmeyen
Burcunuz: Akrep Burcu: 23 Ekim-21 Kasım
Cinsiyetiniz: Erkek
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Kimi Afrika kabilelerinde krala verilen ad: KASUKA-KABAKA
Kimi ağaçlarda yapraklardan ayrı olarak süren ince yaprak: PÜREN
Kimi ağaçlardan elde edilen, parfüm ve ilaçların yapımında kullanılan reçine: BALAM-BELSEM
Kimi ağaçlardan elde edilen,yağlı boya ve vernik üretiminde kullanılan kokulu reçine: TEREBENTİN
Kimi ağaçlardan elde edilerek cila yapımında kullanılan bir reçine: HALFA
Kimi akıl hastalarında yangın çıkarmaya duyulan aşırı istek: PİROMANİ
Kimi Anadolu evlerinde asma kat: MUSANDIRA
Kimi Anadolu evlerinin üst katlarında, dışa doğru çıkıntılı inşa edilmiş hela: KİRNAS
Kimi av hayvanlarını çekmek için kullanılan çığırtkan kuş: MÜHRE
Kimi av uçaklarının kalkışını sağlayan fırlatma düzeneği: ŞARYO
Kimi Avrupa toplumlarında Yahudilerin gönüllü olarak ya da zorlanarak yerleştikleri kent dışındaki yer: GETTO
Kimi baklagillerden özütlenen bir alkaloit: LUPİNİN
Kimi basit kayaçlarda bulunan hidratlı doğal alüminyum silikat: ZOİSİT
Kimi Batı devletlerinde soyluluk sanı: MARKİ
Kimi betonarme kirişlerin kolonla birleştikleri köşelerde yapılan üçgen destek: GUSE
Kimi bitkilerden çıkarılan ve sadeyağ yerine kullanılan katıyağ: VEJETALİN
Kimi bitkilerden elde edilen bir çeşit zamk: KASNI
Kimi bitkilerden elde edilen yumuşak bir recçine: ELEMİ
Kimi bitkilerden sızan ve katılaşarak sarımtırak bir cisim durumuna gelen bir çeşit şekerli özsu: ÇİS
Kimi bitkilerin sapında oluşan yaprak biti: KIM
Kimi bitkilerin uç bölümlerinden çıkarak havada uçuşan pamuğumsu parçacıklara verilen ad: TOZAK
Kimi bölgelerde kadınların sokağa çıkarken manto üstüne örtündükleri işlemeli geniş örtü: MAHRAMA
Kimi bölgelerde,balçıktan yapılan ve dikine duran sandık biçimindeki tahıl ambarı: PETEK
Kimi Budacı mezheplerin yazı sanatı: BOKUSEKİ
Kimi çok hücreli hayvanlarda iç organları içine alan boşluk ya da vücut boşluğu: SÖLOM
Kimi dervişlerin taşıdıkları sapı uzun, keskisi ayça biçiminde, küçük ve hafif balta: TEBER
Kimi dillerde erkek cinsten sayılan sözcük: ERİL
Kimi dillerde, sözcük kökünün içine giren ek(dilb.): İÇEK
Kimi Divan şairlerinin ortak mahlası: BAHTI
Kimi eklemlerde kemik arasında bulunan kıkırdaksı levha: MENİSK
Kimi erkek kelebeklerin kanatlarındaki dişileri çeken kokulu bir madde salgılayan kıl ya da pul: ANDROKONİ
Kimi gemilerde baş bodoslamasından omurgaya kadar uzanan ek yapı öğesi: TALİMAR
Kimi giyeceklere setlik vermek için kullanılan bir tür kumaş: TARLATAN
Kimi giysilerin bol olması için yanlarına eklenen kumaş parçası: PEŞ-PEÇ
Kimi göçebe Türk boylarında birkaç aileye ait çadırdan oluşan topluluk: AVUL
Kimi güç doğumlarda çocuğun başını tutup dışarı çekmeye yarayan araç: FORSEPS
Kimi hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan, iğne biçiminde billur madde: RAFİT
Kimi hayvanların arka tarafında kendi pisliklerinden oluşan kurumuş yuvarlak şey: ÇAKILDAK
Kimi hayvanların dudaklarına geçirilen demir halka: HIRIZMA
Kimi hayvanların özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke: AKITMA
Kimi hayvanların, giyecek yapmak için işlenmiş postu: KÜRK
Kimi hurma ağaçlarının özünden çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı bir madde: SAGU
Kimi ince işlerin yapımında kullanılan siyah bir ağaç ve bu ağacın kökü: YÜSRÜ
Kimi iskambil oyunlarında aynı cins iki karta verilen ad: PER
Kimi İslam tarikatlarında büyük, zilsiz tefe verilen ad: MAZHAR
Kimi kağıtların dokusunda bulunan ve ancak ışığa tutulunca görülen çizgi, resim veya yazı: FİLİGRAN
Kimi kırıntılı çökellere özgü düzenleme: TANEBOYU
Kimi köylü giysilerinde kolun yeninden sarkan kumaş parçası: SALMA
Kimi mantarlara özgü üreme organı: BAZİT
Kimi mantarlarda üreme organı: ASK
Kimi nefesli çalgılarda ağızlığın dudağa dayanan bölümünde hunimsi tepe çukurluğu: AĞIZLAK
Kimi ortak yönleri olan iki şey arasındaki benzeşmeANALOJİ
Kimi oyunlarda, vurmak için kullanılan düğümlenmiş mendil: TURA
Kimi ozan ve yazarların yapıtlarında kullandıkları değişik ad: MAHLAS
Kimi pehlivanların güreşte kıspet yerine giydikleri kalın bezden yapılmış ya da keçi kılından örülmüş giysi: PIRPIT
Kimi sesli harflerin üstüne konan yan yana iki nokta: TREMA
Kimi şeylerde beyaz bölüm: AK
Kimi sıfatların ve adların sonuna gelerek mastar oluşturan ek: İYET
Kimi siyah, kimi beyaz iri taneli üzüm: AYAŞ
Kimi Slav uluslarında "prens, kral" anlamında kullanılan sözcük: KNEZ
Kimi sorunları görüşüp tartışmak için toplanan meclis: KONSEY
Kimi sözlerde çıkakları yakın seslerin art arda gelmesi sonucu söyleyişin kulağı rahatsız etmesi: KAKOFONİ
Kimi sözlerde, söz öbeklerinde çıkakları yakın seslerin art arda gelmesi sonucu söyleyişin kulağı rahatsız etmesi: KAKIŞMA
Kimi su bitkilerinin, suyun altındaki organlarında bulunan ve hava boşlukları içeren dokusu: AERANKİMA
Kimi top oyunlarında pasları gerçekleştiren oyuncu: PASÖR
Kimi Türk topluluklarında Nevruz’a verilen ad: ÇAĞAN
Kimi Türk topluluklarında ve İran'da kullanılan bir soyluluk sanı: MİRZA
Kimi türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, kimi türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye: LATANYA
Kimi ülkelerde profesör olmak için sınav veren kişi: AGREJE
Kimi ülkelerde yarı askeri siyasal örgütlere verilen ad: FALANJ
Kimi ülkelerde yürürlükte bulunan , anayasallığı denetleme yöntemi: AMPARO
Kimi ünlülerin üstüne konan çift nokta: TREMA
Kimi vakit, bazen: KAH
Kimi varlıklı Arapların giydiği ipekten harmani: MAŞLAH
Kimi yabancı dillerde sözcük kökünün önüne gelerek sözcüğe belirli bir anlam katan ek: ÖNEK
Kimi yapılarda giriş kısmının ya da kapı ve pencerelerin üstünde bulunan üçgen veya yarı değirmi süsleme: ALINLIK
Kimi yerlerde kadınların boydan boya örtündükleri çarşaf: CAR
Kimi yörelerde az kavrulmuş un ve tavuk eti ile dövülerek yapılan, pelte kıvamında bir tür yiyecek: HERİSE
Kimi yörelerde babanın kız kardeşine verilen ad: EMETİ
Kimi yörelerde çiftliklerde çalışacak işçileri toplayan ve bunlarla çiftlik sahibi arasında aracılık eden kimse: ELCİ
Kimi yörelerde düğünde oğlan tarafından kız tarafına verilen hediye anlamında kullanılan sözcük: HELET
Kimi yörelerde içkili, çalgılı ve kadınlı eğlencelere verilen ad: OTURAK
Kimi yörelerde kaput bezine verilen ad: ÇAPAN
Kimi yörelerde mayası tutmamış hamur anlamında kullanılan sözcük: ANİK
Kimi yörelerde tarak’a verilen ad: DEME
Kimi yörelerde üç ya da dört yaşına kadar olan dişi manda: EVERE
Kimi yörelerde uzun tüylü, güreşçi erkek deveye verilen ad: TÜLÜ
Kimi yörelerimizde domatese verilen ad: BANADURA
Kımıldanma: İRTİKAZ
Kımız böceğinden elde edilen, saydam kırmızı boya: KARMEN
Kımız rakısı: ARİKA
Kimononun üzerine bağlanan uzun Japon kemeri: OBİ
Kimse, kişi: ZAT-KİMESNE
Kimseler, insanlar: KESAN
Kimsesiz, başıboş çocuk: GÖBEL-BİKES-ACİ
Kimya da hacim ölçmeye yarayan küçük çam kap: BEHER
Kimya göçümü: ŞİMİOTAKSİ
Kimyada benzenden türeyen bir amin: ANİLİN
Kimyada bir molekül içindeki atomların uzamdaki dağılım yada yerleşim düzeni, uzamsal biçimlenme: KONFİGÜRASYON
Kimyada elementlerin tarihteki ilk gruplar halinde sıralanma biçimine verilen isim: TRİAT
Kimyada yaklaşık hacim ölçülerinde kullanılan cam, çelik, plastik vb.’ dan yapılmış kap: BEHER
Kimyada, bir değerli karbonlu köklerin genel adı: ARİL
Kimyada, bir karmaşık bileşikte değerli altının bulunduğunu gösteren önek: ORİ
Kimyasal bir yöntemle parlaklık verilmiş pamuk ipliği: MERSERİZE
Kimyasal elementlerin farklı görünebilme özelliği: ALLOTROPİ
Kimyasal işlemler sırasında, duyarlı yüzeye sürekli olarak bozulmamış banyonun temas etmesini sağlayan yöntem: AJİTASYON
Kimyasal maddeleri içinde bulunduran işlem çözeltisi: FLOTTE
Kimyasal mücadelede kullanılan tarımsal ilaçlar: PREPARAT
Kimyasal özellikleri benzer, fiziksel özellikleri ve kristallerinin dizilişleri birbirinden farklı olan aynı cins atomlar: ALLOTROP
Kimyasal savaşta kullanılan zehirli bir gaz: LEVİZİT
Kimyasal sentez yoluyla organik besinleri sağlayan bakteri: KİMYOTROF
Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi: POLARMA
Kimyasal tepkimelerde gazların oylum değişmelerini ölçmeye yarayan aygıt: ÖDYOMETRE
Kimyasal tepkimelerin hızlarını inceleyen bilim dalı: KİNETİK
Kimyasal tepkimeye katılmadan tepkimenin hızını artıran madde: KATALİZÖR
Kimyasal yönden oluşan bir aşınma: KORROZYON
Kimyonla yapılan Rus kökenli likör: KÜMMEL
Kin besleme, nefret etme: BUGUZ-NEFSANİYET
Kın kanatlılardan bir böcek: DOMUZLAN
Kin tutma: HIKD
Kına ağacı: HENNA
Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen, saç ve elleri boyamakta kullanılan toz, kına: KHINA
Kına gecelerinde yakılan ateşli sopa: MAŞALAMA
Kına ile saç sakal boyama: İHTİZAB
Kına satan kimse, kınacı: HINAİ
Kına yakılan ve sarılan bağ: LEÇEK
Kına yakılırken kullanılan çiçek desenli deri: YAKI
Kına: HINA-HINNA-RAKA
Kınama, azarlama: AZL
Kinayeli konuşan, dokunaklı ve iğneli söz söyleyen: KANİ
Kinayeli söz: KERÇ
Kinci, kin tutan: BAGİZ
Kındıra otunun yenen kısmı: CIYMAK
Kinetik sanatın içinde devinim izlenimi uyandıran optik aletlerin ağır bastığı eğilim: OPART
Kinin esaslı bir ispanyol likörü: CALİSAY
Kinin, enginar ve çeşitli baharatlarla yapılan, kırmızı, kekremsi bir tadı olan aperatif bir İtalyan içkisi: CYNAR
Kınına, kılıfına koyma: İGMAD
Kinizme verilen bir ad: SİNİZM
Kınkanatlı böceklerde, kıvrılan arka kanada kılıf ödevi gören çok sertleşmiş ön kanat: ELİTRA
Kınkanatlılar familyasından, küçük türleri çürük tahtalarda yaşayan bir böcek: AGATİDİ
Kınkanatlılardan bir böcek: DOMUZLAN
Kios Adasının diğer ismi: SAKIZ
Kip: SIYGA
Kıpçak halkına Çinliler tarafından verilmiş isim: KÜYEŞE
Kıpçal: KUMAN
Kipçözüm: DEMODÜLASYON
Kıpırdadıkça farklı renklerde parlayan kumaş çeşidi: JANJAN
Kıpırdamadan sürekli korunan duruşa verilen ad: KATALEPSİ
Kippadan dışarı taşan ve yahudilere tanrının emirlerinin hatırlatan perçem: TSİTSİT
Kır adamı: OĞUZ
Kır bekçisi, korucu: DEŞTİBAN-KORUCU-PANDUR
Kir birikintisi: YANIR
Kır çiçeği: GELİNCİK
Kır güvercini: AKREP
Kır hayatı içinde aşk konusu işleyen kısa şiir: İDİL
Kır hayatını ve törelerini anlatan: PASTORAL
Kır korucusu: KARAVUL
Kır köşkü: ŞALE
Kır lalesi: PAMPAL
Kır menekşesi: AĞIRŞAK
Kır renkli keçi: ALAGER
Kır renkli: KIRÇIL
Kır şiiri: EGLOG
Kır ve doğa andırışlı, yansıtıcı: RUSTİC
Kır yaşantısı üzerine yazılmış şiir: BÜKOLİK
Kır, orman vb. yerlerde yapılan koşu sporu: JOGGİNG
Kır, ova: SAHRA-DÜZ
Kir: ÇİRK-PASAK-ŞAİBE-ÇEPEL-LEVS
Kira geliri getiren mülk: AKAR-AKARET
Kira ile tutma, kiralama: İSTİCAR-İKTİRA
Kira karşılığı alınan veya ödenen para: İCARE-İCARET
Kıraç tarlada yetişen karpuz, mısır, darı pancar gibi bitkilere verilen ad: DEŞTİYE
Kıraç toprak: KIRAN
Kiracı: ÇIKANCI
Kırağı, sert ve küçük kar: GICI-İBA
Kiralanmış yük hayvanı: MEKKARE
Kiraya tutulmuş tarlanın biçilmesi: GABAL
Kiraya veren: ACİR-MUCİR
Kiraya verilerek gelir getiren ev: AKAR
Kiraz ağacı sakızının bileşenlerinden biri olan metaarabik asit: SERAZİN
Kiraz kabuğundan yapılan halka bilezik: ALEVİR
Kiraz kurusu: CEMİÇ
Kiraz kuşu da denilen bir kuş: ÇİNTE
Kiraz rakısı: KİRŞ
Kirazdan yapılan bir cins likör: MARASKİNO
Kirazkuşu da denilen bir kuş: ÇİNTE
Kırbaç kurdu: TRİKOSEFAL-ARİKOSEFAL
Kırbaçlama: SAVT
Kireç badanası: ÇIRPI
Kireç karıştırılan tekne: TAVA
Kireç ocağı: KİLSİYE
Kireç taşı: KALKER-KİLS
Kireç ve mermer tozu karışımı yaş sıva üzerine yapılan sulu boya resim: FRESKO
Kireç, sönmemiş kireç: KİLS
Kireç: AKBAŞIK
Kireçle, zeytinyağı ve pamuk karıştırılarak dövmek suretiyle yapılan bir macun: LÖKÜN-LÖKEN
Kireçtaşı: KİLS
Kiremit kırığı: HELİK
Kiremit rengi: ANGUDİ

_________________
Bir Sıkıntın Olduğu Zaman Rabbine Dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” Deme. Sıkıntına Dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” De..!


Twitter: http://twitter.com/AkrepPortal


Pzr 04 Nis, 2010 23:03
Profile bak WWW
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Konuya cevap yaz   [ 29 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki

İlgili Konular
 Konu   Yazar   Cevap   Gösterim   Son ileti 
Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. E Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

14

9230

Pzr 04 Nis, 2010 21:51

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. F Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

2

3131

Pzr 04 Nis, 2010 22:21

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. H Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

9

7169

Pzr 04 Nis, 2010 22:39

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. J Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

1

2909

Pzr 04 Nis, 2010 22:54

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. L Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

1

2181

Pts 05 Nis, 2010 17:35

AkrepKral Son iletiyi göster

Bu konuda okunmamış yeni ileti yok. M Harfi ile başlayan bulmaca sözcüklerinin anlamları

AkrepKral

8

6528

Pts 05 Nis, 2010 17:41

AkrepKral Son iletiyi göster

 


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  


Guvenli Arama Acik


 


| | | | | |
web siteleri
Review www.akreportal.net on alexa.com

İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Akreportal.net Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Akreportal.net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler İletişim sayfamız aracılığı ile veya adresinden iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 2 (iki) Hafta içerisinde tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.

News News Site map Site map SitemapIndex SitemapIndex RSS Feed RSS Feed Channel list Channel list
Powered by phpBB 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group.
Designed by ST Software for PTF.
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO